Peygamberlerin Ma’sumiyeti
Allah’ın,
Hz. Peygamber (s.a.v)’e Yapmasını Emrettiği Bir Şeyi Yapmaktan Kaçınması
Hakkında Gelen
İkaz:
Bu da, Yüce Allah’ın
şu sözünde geçmektedir:
“Hani sen, Allah
‘in kendisine (en büyük nimeti olan İslam ile) nimet verdiği ve (kölelikten
azad ederek evlatlık edinip da-ha sonra da onun efendisi olduğunu belirtip veli
edinmekle) seninde nimetlendirdiğin kimseye (olan Zeyd b. Harise)ye, eşin
(Zeyneb bint. Cahş)’ı tut ve Allah’tan kork (onu boşama) diyordun, Allah’ın,
(Zeyd onu boşayacak olursa, onu nikahlayacağın şeklinde) açığa vuracağı şeyi
de içinde saklıyor ve insanlar (in, evlatlığının eski hanımını nikahladı
diyeceklerinden korkuyordun. Halbuki en çok Allah’tan korkman gerekirdi.
Nihayet Zeyd’in onunla bir (evlilik) bağı kalmayınca, onu seninle evlendirdik.
Böylece evlatlıkların, eşleriyle bir (evlilik) bağı kalmayınca, onlarla
evlenmek konusunda müminlere bir vebal olmadığı bilinsin. Buna binaen Allah’ın
emri yerine getirilmiştir.”[156]
Kalplerinde hastalık
bulunan bir takım imanı zayıf kimseler, bu konuda; Resulullah (s.a.v)’in azatlı
kölesi ve oğulluğu olan Zeyd b. Harise’nin eski hanımı olan Zeyneb bint. Cahş’m
Hz. Peygamber (s.a.v) ile evliliği etrafında bazı şüpheler yaymayı ve
Resuluîlah (s.a.v)’in masum iyetliği etrafında fırtınalar koparmayı uygun
gördüler. Kalplerinde hastalık bulunan bu kimseler; Hz. Muhammed (s.a.v)’in,
Zeyneb bint. Cahş’ı gö r-müş, ona aşık olmuş, sonrada ona olan aşkını kalbine
gömmüş, fakat daha sonra başka çaresi kalmayınca aşkını açığa vurmuş, Zeyneb’e
ilgi duymuş, Zeyd’de onu boş amış ve ardından onunla Resuluîlah (s.a.v)
evlenmiş… şeklinde ifadeler kullanarak bunları iddia etmişlerdir.
Bazı iftiracılar
ortaya çok kötü iftira atmış lardır ki bu iddialar şunlardır: “Hz.
Peygamber (s.a.v), Zeyd’in, evde bulunmadığı bir gün onun evine uğramış, 0 sırada Zeyd’in eşi Zeyneb’i görmüş, bunun
üzerine peygamberin onu görmesiyle kalbinde ona karşı bir sevgi meydana gelmiş
ve: “Kalpleri döndüren
Allah’ı teşbih ederim” demiş. Bunun üzerine Zeyneb, Resuluîlah (s.a.v)’in bu
teşbihini işitmiş vebunu kocası Zeyd’e anlatmış. Bunun üzerine Zeyd’in kalbinde
Zeyneb’i boşamaya dair bir
düşünce meydana gelmiş,
nihayet Resuluîlah (s.a.v), onunla evlenmiş… Oryantalistler[157] ve
onlara benzemeye çalışan onların yerli işbirlikçisi Müslümanlar; bu olayı
dillerine dolamaktalar, içine daldıkça dalmaktalar ve bu olayı kafalarında
hayallendip ek ilavelerde de bulunmaktadırlar. Bu tip düşünceye sahip kimseler;
-kendilerinin düşünce yapılarını, ahlaki durumlarını ve içine düştükleri
hataları gö r-medikleri halde- başkalarının namusu, iffeti, şerefi vb. konularda
derinlemesine konuşmayı kendilerine mubah ve serbest görmektedirler. Ayrıca Hz.
Peygamber (s.a.v) hakkında ileri-geri konuşmaktalar ve Hz. Peygamber (s.a.v)’i,
bir çok insanların tasvir edemeyeceği bir biçimde tasvir etmektedirler. Onların
bu konudaki dayanakları, tefsir kitaplarına sokuşturulmuş ve serpilmiş İsrailî
rivayetlerdir. Tefsir, tarih vb. kitaplarda bulunan bu çeşit rivayetler, bu
konuda Sahîh ve doğru olm a-yan batıl riv ayetlerdir.
Ebu Bekr İbnü’l Arabî,
bu konuda şöyle der: “İbn Ebi Ha-tim’in, Süddi yoluyla rivayet ettiği bu
olayın tafsilatı şu seki1dedir:
“(Süddi derki:)
Bize ulaştığına göre; bu ayet, Zeyneb bint. Cahş hakkında inmiştir. Zeyneb’in
annesi, Resulullah (s.a.v)’in halası Ümeyye bint. Abdulmuttalib’dir… Resulullah (s.a.v),
Zeyneb’e taüb oldu. Zeyneb ise Resulullah (s.a.v)’in, kendi şahsı için talib
olduğunu zannetmişti. Fakat kendisini, Zeyd adına istediğini anlayınca, bundan
hoşnut olmadı ve Zeyd ile evlenmek istemedi. Daha sonra bu evliliği Resulullah
(s.a.v) tertiplediği için, Zeyd ile evlenmeye razı oldu ve onunla evlendi.
(Çünkü Allah ve Resulü, herhangi bir hususta hüküm verdikleri taktirde inanan
erkekler ile inanan kadınların bu hükme herhangi bir şekilde karşı gelmeleri
doğru değil dir. Üstelik buna haklan da yoktur. Böyle
yapmaları kendilerine yaraşmaz. Zira Resulullah (s.a.v), müminlere kendi
nefislerinden daha yakındır. Müminlerin, Onu, kendi nefislerinden daha üstün
tutmaları gerekir. Çünkü 0, müminlere karşı çok merh a-metli ve şefkatli olup
onlara düşkündür. Allah ve Resulü’nün emrine aykırı bir işi tercih eden kimse
isyankar olmuş, sapıkl ı-ğa düşmüştür. 0 büyük bir günaha müstahak olmuştur)
Şanı Yüce Allah, peygamberine; Zeyd’in, karısı Zeyneb’i boşayac a-ğı ve
kendisinin de, Allah’ın emri üzerine onunla evleneceğini bildirmiştir.
Resulullah (s.a.v) ise bunu, içinde gizliyordu. Çünkü 0, Zeyd’e, karısını
boşamasını emretmekten haya ed i-yordu. Tam bu sıralarda Zeyd, Zeyneb’in
huysuzluğundan ve kendisine itaat etmediğinden dolayı Peygamber efendimize
gelerek karısı Zeyneb’i Ona şikayette bulunduğunda ve karısını boşamak
istediğini bildirdiğinde, Hz. Peygamber (s.a.v) iyilik tavsiye etme bakımından
Zeyd’e:
– ‘Sen, bu sözü söylerken Allah’a karşı
gelmekten s akın ve karını nikahın altında tut.’ dedi. Hz. Peygamber (s.a.v),
ona böyle söylerken, Zeyd’in
ondan ayrılacağını ve kendisinin
Zeyneb ile evleneceğini biliyordu.
Fakat bunu, içinde gizliyordu. Buna rağmen Zeyd’in,
karısı Zeyneb’i boşamasını da istemiyordu. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v),
münafıkların:
– ‘Muhammed, oğulluğu olan Zeyd’in boşadığı
Zeyneb ile evlendi’ şeklindeki kınamalarından korkmaktaydı. İşte Yüce Allah’ın,
‘Allah ve peygamberi,
bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin erkek ve gerekse mümin bir kadın için
artık (bu) işe aykırı olacak işlerinde, onlar için seçme hakkı yoktur. Kim
Allah’a ve peygamberine isyan ederse, muhakkak ki 0 (kimse) apaçık bir
sapıklıkla yolunu sapılmıştır.’ (Ahzab: 33/36) ayeti kerimesi, bu olay hakkında
inmiştir.”[158]
Hz. Ali’nin oğlu
Hüseyin (rh.a) bu konuyla ilgili olarak şöyle der: “Allah, peygamberine;
(Zeyd’in karısı) Zeyneb ile evlenmezden önce (Zeyd’in onu boşayıp) onunla
evleneceğini bildirmiştir. Zeyd,
Zeyneb’in
(huysuzluğundan ve kendisine itaat etmediği fiden dolayı Hz. Peygamber
(s.a.v)’e gelerek) şikayette bulunduğunda (ve onu boşamak istediğini
bildirdiğinde) Hz. Pe y-gamber (s.a.v), ona: ‘(Sen, bu sözü söylerken), Allah’a
karşı gelmekten sakın ve kannı nikahın altında tut’ demiştir. (Zira Hz.
Peygamber (s.a.v), Zeyd’in, onu boşayacağını ve onun la kendisinin evleneceğini
biliyordu. Fakat Hz. Peygamber (s.a.v) bunu içinde saklıyordu. Çünkü bu konuda
münafıkların vb. kimselerin kınamalarından korkmaktaydı. ‘Bundan böyle e
v-latlıklann, kadınlarıyla bir bağı kalmayınca, onlarla evlenmek konusunda
müminlere bir vebal olmadığı bilinsin’ (Ahzab: 33/37) mealindeki ayetten dolayı
Allah’ın kendisine mubah kıldığı bir hususta insanlardan çekindiği için) Yüce
Allah, Hz. peygamber (s.a.v)’i kınamış ve ona şöyle buyurmuştur:
‘Seni, onunla
evlendireceğime dair sana haber verdiğim halde, sen daha hala Allah’ın açığa
vuracağı şeyi içinde saklıyorsun.”[159]
İftiracıların iddia
ettiği gibi, Resulullah (s.a.v)’in içinde sakladığı husus; Zeynebe olan aşkı
değil, Allah’ın Ona haber vermiş olduğu Zeyneb ile evlenme işiydi. Yüce
Allah’ın, Resulullah (sav)’e, Zeyneb ile evleneceğine dair işi, kendisine
bildirdiği halde, bunu, içinde saklaması, Allah’ın yüce hilem e-tindendir. Bu
ise, cahiliyyet dönemindeki Araplar arasında meşhur ve örf olarak yürürlükteki
bir ilke (olan kişinin kendi evlatlığının boşadığı kadınla evlenme yasağının
hükmünü) g e-çersiz kılmak içindi. Fakat Resulullah (s.av.), bu hareketiyle,
münafıkların; “Muhammed, oğulluğu olan Zeyd’in boşadığı karısıyla
evlendi” şeklindeki söylentilerinden ve dedikodul a-nndan çekinmekteydi.
Çünkü Zeyd, insanlar arasında daha hala “Zeyd b. Muhammed = Muhammed’in
oğlu Zeyd” diye çağın İmaktaydı.
Prof. Dr. el-Hicazî,
“Furkan Tefsiri” adlı kitabında bu konuyla ilgili olarak şöyle der:
“Bazı tefsir
kitaplarında büyük alimlere nispet edilen birtakım uygunsuz sözler yer alması,
gerçekten esef vericidir. A1lah bilir ki, O büyük alimler bu sözleri
söylemekten uzaktırlar. Olsa olsa bu gibi haberler, İsrailiyyat zehirlerinden
başka bir şey değildir.
Bu haberleri, İslam’ı
kabul eden bazı Yahudi alimleri, gerek iyi niyetten ve gerek kötü niyetten
dolayı tefsir k itaplarına yerleştirmişlerdir. Bu tefsir kitaplarında,
yaratıkların en sere f-lisi ve bütün insanların yüksek ve sadakat sahibi bir
kimse o I-duğuna tanıklık ettikleri Hz. Peygamber (s.a.v) hakkında kullanılan
bu sözler, adi bir kimseye bile yakışmayacak ifadele irdir…
Zeyneb’in Zeyd ile
evlenme tarihine ve içinde bulunduğu ortama basit nazarlarla baktığımızda şu
inanca varırız: ‘Zeyd ‘in, Zeynep ile geçinemeyişinin nedeni, sosyal durumları
bakımından aralarında büyük bir mesafenin bulunmasından d o-Iayıdır. Çünkü
Zeynep, şerefli ve as aletli bir kadın. Zeyd ise daha düne kadar köle olan bir
kimseydi. Yüce Allah, Zeyneb’i, Zeyd ile evlendirmek suretiyle onu imtihan
etmek, kabilecilik asabiyetinin temellerini yıkmak, cahiliyyetra şeref ve ün k
a-zanmak gibi Aristokrat tabakaya ait olan düşünceleri ortadan kaldırmak,
şerefin İslam da ve takvada olduğunu bildirmek istedi. Zeynep, bu ilahi emre
istemeyerek boyun eğdi. Vücudunu, Zeyd’e teslim etti. Lakin ruhunu ve gönlünü
ona veremedi. Böyle olunca da kendisini sıkıntı ve elemden kurtaramadı.
Resulullah (s.a.v),
Zeyneb’i küçüklüğünden itibaren tanı r-dı. Çünkü 0, halasının kızıydı. Eğer
Resulullah (s.a.v) onunla evlenmek isteseydi, rahatlıkla evlenir ve b unu Ondan
men e-debilecek bir kimsede yoktur? Nasıl olurda bir kimse, bakire bir kadınını
bir başkasına takdim eder. 0 adam da o kadınla evlenip boşandıktan ve kadm dul
hale geldikten sonra nasıl ilgi duyar?!!
Bu mümkün değildir.
Böylece bir duşunca gerçeğ e uygun değildir.
Söylediklerinizi iyi düşünün
ve akıllıca konuşun.
Hiçbir karışıklığa
meydan vermeden, hiç leke sürmeden hakkı, sırf hak olduğu için anlayıp
kavrarlar. Bakınız bazıları da neler söylüyorlar: ‘Muhammed, Zeyneb’e olan
aşkını gizlediği için Allah tarafından kınanmış!’ Kişi, komşusunun karısına
olan aşkını ve sevgisini gönlünün derinliklerine gizleyip açığa ç ı-karmadıkça
hiç kınanır mı?!
Ama gerçek olan şu ki;
Zeyneb ile Zeyd’in evlenmesi, Zeyneb ile kardeşini imtihan etmek içindi. Çünkü
Cenab-ı Allah, Zeyneb’i, Zeyd’i kocalığa kabul etmeye zorlamıştı. Bu e
v-lilik, sonunda Resulullah (s.a.v) için çok zorlu bir imtihan oldu. Çünkü
Zeyneb, henüz Zeyd’in nikahı altındayken bile bu evliliğin, ne şekilde
sonuçlanacağım biliyordu. Ve bu esnada Allah, Hz. Peygamber (s.a.v)’e, Zeynep
ile evlenmesini emrediyordu…
Kur’ân-ı Kerîm’in de
ifade ettiği gibi; Hz. Peygamber (s.a.v)’in, Zeyneb
ile olan evliliğindeki
hikmetin sebebi; cahiliyyet
devrinde Araplar arasında meşhur ve örfi y ürürlükte olan bir ilkeyi yani
kişinin kendi evlatlıklarının boşadıkları kadınlarla evlenme yasağım yıkmak
idi. Cahiliyyet döneminde üvey baba konumunda bulunan kimse, evlatlıklarının
karılarım kendi neseplerinden olan öz oğullarının karıları gibi kabul ed
i-yorlardı. Bu adet, cahiliyyet dönemini yaşayan kimselerin
kalplerine iyice yerleşmişti. Bu adet ancak Hz. Peygamber (s.a.v)’in ve de
azatlı kölesi Zeyd b. Harise’nin elleriyle yıkıl a-bilirdi ve yıkıldı da. Zira
Yüce Allah, bu konuda şöyle buyu r-maktadır: ‘Bundan böyle evlatlıklarının,
kadınlarıyla bir bağı kalmayınca, onlarla evlenmek konusunda müminlere bir
vebal olmadığı bilinsin…’ (Ahzab: 33/37)
Hz. Peygamber (s.a.v)
kendi içinde gizlediği bu z orunlu evlenme, Ona eziyet veriyordu. Bu sebeple de
Allah’ın kend i-sine verdiği Zeyneb ile evlenme işini gerçekleştirmeyi geciktiriyordu.
Çünkü öteden beri yerleşmiş olan bid’ati -yani evlatlık edinme ve evlatlıkların
boşadıkları kadınlarla evlenmeme ad etini- yıkacaktı. Bu adeti yıktığım gören
insanlar, özellikle de münafıklar büyük bir gürültü çıkaracaklardı.”[160]
Derim ki: Ayeti kerime
bu konuda açıkt ir. Buna göre ayette de zikredildiği şekilde Allah, Resulullah
(s.a.v)’in içinde gizlemiş olduğu azatlı kölesi Zeyd’in kansı olan Zeyneb ile
evlenme işini yakın bir zamanda açığa vuracaktı. Zira Yüce Allah’ın,
“Allah ‘in açığa vuracağı şeyi de içinde saklıyordun. ” (Ahzab:
33/37) ayetinde geçen ile de bu anlatılmaktadır. Çünkü Yüce Allah’ın açığa
vuracağı şey nedir? Allah, Resulullah (s.a.v)’in, Zeyneb’e olan aşkını mı açığa
vuracak? Hayır! H a-yır! Bunların aksine Yüce Allah, Zeyneb ile evleneceğine
dair daha önceden Resulullah (s.a.v)’e bildirdiği emri açığa vuracaktı. Çünkü
Allah, Resulullah (s.a.v)’in kısa bir müddet sonra Zeyneb ile evleneceğine dair
bilgiyi kendisine iletmiştir. İşte bundan dolayı Şanı Yüce olan Allah bu şeyi
Resulullah (s.a.v)’in içinde gizlediği bir şey olarak açıklamıştır. Bunu da,
Yüce Allah, şu ayetiyle güzel bir şekilde şöyle açıklamıştır:.
“Nihayet
Zeyd’in, onunla bir bağı kalmayınca, onu seninle evlendirdik” (Ahzab:
33/37) İşte böylece gönderilmişlerin efendisi olan Resulullah (s.a.v)’in
masumiyetliğini gösteren kesin kanıtlar ile parlak deliller karşısında, Hz.
Peygamber (s.a.v)’e yalan iftiralarda bulunan iftiracıların iddiaları boşa
çıkarılmakta ve geçersiz kılmmakt adır. Hamd, alemlerin Rabbi Allah’a
mahsustur.
[161]