Ayet ve Hadislerden Arapça Türkçe Dualar

76872

 

Ayet ve Hadislerden Dualar

 

حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ  نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ

غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

 

Hasbünallahu  ve ni’mel vekil, ni’mel mevlâ ve ni’mennasîr, ğufrâneke Rabbena ve ileyke’l masîr.

 

Allah bize yeter, O ne güzel vekildir, ne güzel yardımcı ve ne güzel dosttur,

Bizi bağışlamanı diliyoruz, Ey Rabbimiz dönüş yalnız sanadır.

(Al-i İmran, 173)

(Hz.İbrahim ateşe atılırken böyle tevekkül etmiştir.)

 

 

 

 

رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَناَ

مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ

  Rabbena Lâ tuziğ kulûbenâ, ba’de iz hedeytena, ve heblenâ mil’ledünke rahmeh, inneke entel Vehhâb. 

Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi kaydırma.

Kendi katından bize rahmet ver. Gerçek rahmet edici Vehhab Sensin.

(Al-i İmran, 8)

 

 

لاَ إِلهَ إِِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ 

 

Lâ ilâhe illâ ente sübhaneke innî küntü minezzâlimîn. 

Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü eksik ve noksandan tenzih ederim.

Gerçekten ben nefsine zulmedenlerden oldum.

(Enbiya, 87)

 

(Hz.Yunus’un balığın karnındayken yaptığı münacat.)

 

 

 رَبِّ إِنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ 

 

 

Rabbi innî messeniyed’durru ve ente erhamur’rahimîn.

 

Ey Rabbim! Zarar bana dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.

(Enbiya, 83)

 

(Hz. Eyüp a.s.’ın münacâtı)

 

 

رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ 

 

 

Rabb’iğfir verham, ve ente hayrur’rahimin.

 

Ya Rabbî, Sen bizi affet, Sen bize merhamet et.

Zira merhamet edenlerin en hayırlısı Sensin.

(Mü’minûn, 118)

 

 

سُبْحَانَكَ لاَاِلهَ اِلاَّ اَنْتَ اْلأَمَانُ اْلأَمَانُ نَجِّّناَ مِنَ النَّارِ 

 

 

Sübhaneke lâ ilâhe illâ ente’l eman’ül emân, neccina minennâr.

 

Seni tesbih u takdis ederiz, Sen’den başka ilah yoktur.

Sen Emân’sın, bizi cehennem ateşinden kurtar.

(Cevşen’ül Kebir’den…)

 

 

اَللَّهُمَّ إِِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنَّا 

 

 

Allahümme, inneke afuvvun tuhibbul afve, fa’fu anna.

 

Allah’ım şüphesiz sen affedicisin. Affetmeyi seversin. Bizleri de affet.

 

(Peygamber efendimizin tavsiye ettiği Kadir gecesi duası)

 

 

سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِِيمُِ 

 

 

Sübhanallâhi ve bihamdihî, sübhanallâh’il azim.

 

Yüceler yücesi, her türlü kusur ve noksanlıktan münezzeh olan Allah’ı

hamd ile tesbih u takdis ederim.

 

(Peygamberimiz bu dua için ‘dile hafif, terazide ağır gelecek bir tesbih’ buyurmuş ve hergün 100 defa okumuştur.)

 

 

اَللَّهُمَّ وَفِّقْناَ اِليٰ ماَ تُحِبُّ وَتَرْضاَ 

 

 

Allahümme veffiknâ ilâ mâ tuhibbû ve terdâ.

 

Ey Allah’ım! Bizleri sevdiğin ve razı olduğun işlere muvaffak eyle.

 

(Peygamber Efendimiz’in bir duası)

 

 

رَبِّ اِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْلِي 

فَاِنَّهُ لاَيَغْفِرُالذُّنُوبَ اِلاَّ اَنْتَ

وَارْحَمْنِي اِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

 

 

Rabbi innî zalemtü nefsî fağfirlî, fe innehû lâ yağfiruzzunûbe illâ ent, verhamnî inneke ente’l Ğafur’ur’rahim. 

Rabbim! Gerçekten ben (günahlarla) kendime zulmettim, beni bağışla.

Günahları bağışlama sadece sana aittir.

 Bana merhamet et, çünkü Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.

 

(Birgün Hz.Ebûbekir, Peygamber efendimiz’e ‘Ya Rasulallah! Bana öyle bir dua öğret ki, onu çok okuyarak cennete gireyim’ dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v) O’na bu duayı öğretti.)

 

 

سُبْحَانَكَ ماَ عَرَفْناَكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ ياَ مَعْرُوفُ

سُبْحَانَكَ ماَ ذَكَرْناَكَ حَقَّ ذِكْرِكَ ياَ مَذْكُورُ

سُبْحَانَكَ ماَ شَكَرْناَكَ حَقَّ شُكْرِكَ ياَ مَشْكُورُ

سُبْحَانَكَ ماَ عَبَدْناَكَ حَقَّ عِباَدَتِكَ ياَ مَعْبُودَ 

 

 

Sübhaneke  mâ arefnâke hakka mârifetike yâ Mâruf !

Sübhaneke mâ zekernâke hakka zikrike yâ Mezkûr !

Sübhaneke ma şekernâke hakka şükrike yâ Meşkûr !

Sübhaneke mâ abednâke hakka ibadetike yâ Mâbûd !

 

Sübhanek! (Seni tesbih u takdis ederiz.)

Seni hakkıyla bilemedik ey Maruf (ey bilinmeye en layık)

Seni hakkıyla zikredemedik ey Mezkur (ey zikredilmeye en layık)

Sana hakkıyla şükredemedik ey Meşkûr (ey şükre en layık)

Sana hakkıyla ibadet ve kulluk yapamadık ey Mâbud (ey ibadete en layık)

 

(Şah-ı Nakşibendi’nin Evrad-ı Kudsiye’sinde geçer, Peygamberimizin (sav) dualarından iktibas edilmiştir.)

 

 

 

 يَامُحَوِّلَ ٱلْحَوْلِ وَٱلاَحْوَالِ حَوِّلْ حَالَنَآ اِلىٰ اَحْسَنِ ٱلْحَالِ

 

 

Ya Muhavvile’l havli ve’l ahvâl, havvil hâlenâ ilâ ahseni’l hâl.

 

Ey bütün hâl ve durumları değiştirerek halden hale çeviren Muhavvil,

hâlimizi en güzel hale çevir.

(Evrâd-ı Kudsiye’den)

 

 

اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلىٰ سَيِّدِناَ مُحَمَّدٍ طِبِّ ٱلْقُلُوبِ وَدَوَا ئِهَا

وَعَافِيَةِ ٱ ْلاَبْدَانِ وَشِفَائِهَا وَنُورِٱ ْلاَبْصَارِوَضِيَائِهَا

وَعَلَىۤ اۤلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ 

 

 

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin tıbbil kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l ebdâni ve şifâihâ

ve nûri’l ebsâri ve dıyâihâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.

 

Ey Allah’ım! Kalplerin tabibi ve ilacı, bedenlerin afiyeti ve şifası,

gözlerin nûru ve ziyası olan Efendimiz Hz. Muhammed’e

ve O’nun âl ve ashâbına, salât ve selam eyle!

 

(Maddi-Manevi hastalıklara şifa bir salavat-ı şerîfe)

 

 

اَللَّهُمَّ اِنَّانَعُوذُبِكَ مِنْ جَحْمَةٍلاَتَدْمَعُ{وَمِنْ جَنَانٍلاَيَفْزَعُ

وَمِنْ قَلْبٍ لاَيخْشَعُ{ وَمِنْدُعَآءٍ لاَيُقْبَل

وَمِنْ عِلْمٍ لاَيَنْفَعُ{وَمِنْ قَوْلٍلاَيُسْمَعُ

وَمِنْ نَفْسٍ لاَتَشْبَعُ{وَمِنْ عَوَاذِٱلْمَاعُونِ

 

 

Allahümme innâ neûzü bike min cehmetin lâ tedmeu, ve min cenânin lâ yefzeu, ve min kalbin lâ yehşeû,

ve min duâin lâ yukbelu, ve min ilmin lâ yenfeu, ve min kavlin lâ yüsmeu, ve min nefsin lâ teşbeu, ve min avâzi’l mâûn.

 

Allah’ım ağlamayan gözden, ürpermeyen kalpten, huşû duymayan gönülden,kabul edilmeyen duâdan, fayda vermeyen ilimden, dinlenilmeyen sözden, doymayan nefisten, az da olsa yardım etmeyi sevmemekten Sana sığınırım.

 

(Hadis-i Şeriflerden süzülmüş bir dua, Evrad-ı Kutsiye-i Şah-ı Nakşibendî’den)

 

 

اَللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ خَطَايَا كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ

وَالْمَغْرِبِ{ اَللَّهُمَّ نَقِّنَا مِنَ الْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الأَبْيَضُ

مِنَ الدَّنَسِ{ وَغْسِلْنَا بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ 

 

 

Allahümme bâid beynenâ ve beyne hatâyâ, kemâ bâadte beyne’l-Meşrikı ve’l-Mağrib.

Allahümme nakkinâ mine’l hatayâ kemâ yunakka`s-sevbu`l-ebyedu mine`d-denes.

Vağsilnâ bi’l mâi ve’s-selci ve’l-bered.

 

Allah’ım! Bizimle günahlarımızın arasını, doğuyla batının arası kadar uzak eyle.

 Allah’ım! Beyaz elbisenin kirden arındırıldığı gibi bizi de günahlarımızdan arındır,

ve bizi su ile, kar ile ve dolu (gibi en temiz şeyler) ile temizle.

 

(Peygamber Efendimizin bir duası)

 

 

اَللَّهُمَّ اِنَّنَاظَلَمْنَآاَنْفُسَنَافَٱغْفِرْلَنَآ اَوْزَارَنَاٱلْكَبَآءِرَوَٱللَّمَمَ

فَاِنَّهُ لاَيَغْفِرُهُمَااِلاَّ اَنْتَ

 

 

Allahümme innenâ zalemnâ enfüsenâ fağfirlenâ evzarane’l kebâira ve’l lemem,

Fe innehû lâ yağfiruhumâ illâ ent.

 

Allah’ım! Hiç şüphesiz biz nefsimize zulmettik, yazık ettik.

Sen bizim büyük, küçük bütün günahlarımızı bağışla.

Çünkü, günahları ancak Sen bağışlarsın, bizi ancak Sen affedersin.

 

 

اَللَّهُمَّ تَقَبَّلْ تَوْبَتَنَا وَٱغْسِلْ حَوْبَتَنَا

وَسَدِّدْ مَقَاوِلَنَا وَٱسْلُلْ سَخِيمَةَ صُدُورِنَا

وَاَذْهِبِ ٱلذَّحْلَ وَٱلرَّانَ وَٱ ْلاِحْنَةَ مِنْ قُلُوبِنَا

 

 

Allahümme  tekabbel tevbetenâ, vağsil havbetenâ, ve seddid mekâvilenâ, ve’slül sehîmete sudûrinâ,

ve ezhibi’zzehle ve’rrâne ve’l ihnete min kulûbinâ.

 

Allah’ım! Tevbemizi kabul eyle, ruhumuzu temizle,

verdiğimiz sözleri yerine getirmeyi nasip eyle,

içimizdeki kinleri yok et ve kalplerimizden intikam, kin ve düşmanlığı temizle.

 

 

اَللَّهُمَّ اِنَّا نَعُوذُبِكَ مِنْ جُدَاعِ ٱلْفُجْاَةِ

وَمِنْ حَرْقِ ٱلْمَاْنُوسَةَ { وَمِنَ أ ْلاِلْحَادِ

وَٱلْغِرَّةِ وَمِنَ ٱلْجَمِّ وَٱلْعَنَتِ وَمِنَٱ ْلاُمُورِٱلْمُطَمِّرَاتِ

 

 

Allahümme  innâ neûzübike min cüdâi’l füc’eti ve min harkı’l me’nûseh, ve mine’l ilhâdi

ve’l ğırrati ve mine’l cemmi ve’l aneti ve mine’l ümûri’l mütammirât.

 

Allah’ım! Aniden ortaya çıkan kıtlıktan ve yangınlardan

din düşmanlığından, gafletten, rahata düşkünlükten,

hakkı kabul etmemekten ve helâk eden gizli felaketlerden Sana sığınırız.