Lut Aleyhisselâm
LUT ALEYHİSSELÂM
L
Lût Aleyhisselâmın Soyu
Lût Aleyhisselâmın Şekil Ve Şemaili
Lût Aleyhisselâmın İbrahim
Aleyhisselâma İlk İman Ve Onunla Birlikte Hicret Edişi Ve Bazı Faziletleri:
Lût Aleyhisselâmın Sedum Ve
Amure’ye Yerleşmesi:
Sedum Ve Diğer Şehirler
Halkının İğrenç Ahlaksızlıkları:
Lût Aleyhisselâmın
Peygamberliği Ve Bazı Faziletleri:
Kur’ân-I Kerimin Lût Kavmi
Hakkındaki Açıklaması:
Lût Kavmini Helak Etmeğe Giden
Elçi Meleklerin İbrahim Aleyhisselâma Uğramaları:
İbrahim Aleyhisselâmın Elçi
Meleklerle Tartışması:
Elçi Meleklerin Lût
Aleyhisselâmın Yurduna Gelişi Ve Ona Konuk Oluşu:
Lût Aleyhisselâmın Başı
Dertte:
Lût Kavminin Helak Edilişi
Lût Aleyhisselâmın Karısının
Helaki:
Lût Aleyhisselâmla Ev Halkının
Şam Taraflarına Gidişi:
Lût Aleyhisselâmın Filistinde
Oturuşu Ve Vefatı :
Lût Aleyhisselâmın Soyu:
Başa Dön
Lût
b.Hâran, b.Târah[1],
b.Nahor, b.Saruğ’dur. [2]
Lût
Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın Yeğeni, yani kardeşi Haran’ın oğlu idi. [3]
Lût Aleyhisselâmın Şekil Ve Şemaili:
Başa Dön
Lût
Aleyhisselâm; uzuna çalar orta boylu[4],
beyaz tenli, güzel yüzlü, ince burunlu, küçük kulaklı, uzun parmaklı, güzel
gülüştü idi. [5]
Lût Aleyhisselâmın İbrahim Aleyhisselâma İlk İman Ve Onunla Birlikte
Hicret Edişi Ve Bazı Faziletleri:
Başa Dön
Lût
Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâma ilk iman eden (Ankebût: 26) ve Allah yolunda,
Onunla birlikte hicret etmek şerefine eren[6],
İbrahim Aleyhisselâmın yolunda ve Şeriatında, ibâdet ehli, cömerd, sabırlı,
müttakî, konuksever, çiftçilik eder, eker biçer, elinin emeğiyle geçinir
mübarek bir zattı. [7]
İbrahim
Aleyhisselâmla yanındaki Muhacirler, Babil’den ayrılınca, Harran’a’[8] varıp
orada, bir müddet oturdular. [9]
Oradan,
Ürdün’e[10],
Ürdün’den de, Mısır’a gittiler. [11]
Şam’a
dönmek üzere[12],
Mısır’dan ayrıldılar. [13]
İbrahim
Aleyhisselâmla yanındakiler, Filistin toprağında, Filistin ile Kudüs arasında,
Şam çölündeki Seb’ diye anılan yere varıp indiler. [14]
İbrahim
Aleyhisselâm, Seb’ halkının, uygunsuz tutum ve davranışları yüzünden, Seb’den
ayrılarak Filistin toprağında Remle ile İlya (Kudüs) arasında bir yere gelip
yerleşti, [15]
ki, orası, Katt veya Kıtt diye anılan yer idi.
[16]
Lût Aleyhisselâmın Sedum Ve Amure’ye Yerleşmesi:
Başa Dön
Yüce
Allah, İbrahim Aleyhisselâma, rızık ve geçim bolluğu, servet ve hizmetçiler
ihsan etti. [17]
İbrahim
Aleyhisselâmın kardeşi Haran’ın oğlu Lût Aleyhisselâmın da orada malı çoğaldı.
İbrahim
Aleyhisselâm, ona:
“Yüce
Allah, bizim mallarımızı, küçük büyük baş hayvanlarımızı çoğalttı.
Sen,
yanımızdan ayrılıp Sedum ve Amure şehirlerine[18]
yerleş!” dedi.
Bu
şehirler, İbrahim Aleyhisselâmın oturduğu yerin yakınında idi,
Lût
Aleyhisselâm, oraya gidip yerleşti.”[19]
O
taraflara gelen bir kral, Lût Aleyhisselâmla çarpıştı. [20]
Kendisini, esir, mallarını iğtinam edip sürdürdü.
İbrahim
Aleyhisselâm, bunu, haber alır almaz, 318 kişilik maiyetiyle gidip çarpışarak
Lût Aleyhisselâmı kurtardı ve gasb edilen mallarını da, geri aldı.
Allah
ve Resulünün düşmanlarından bir çoklarını öldürdü. Bozguna uğratarak
kaçırdıklarını da, Dımaşk’ın doğusuna varıncaya kadar takip etti, kovaladı. [21]
Sedum Ve Diğer Şehirler Halkının İğrenç Ahlaksızlıkları:
Başa Dön
Sedum
ve diğer şehirler halkının, şehir dışında, yol üzerinde bostanları ve mey-va
bahçeleri vardı.
Yağmursuzluktan,
kuraklık ve kıtlığa uğradıkları zaman, birbirlerine: “İçinde geçimliğiniz
bulunan meyva bahçelerinizi, dışarıdan gelecek yolculardan koruyunuz!”
dediler.
“Nasıl
koruyalım?” dediler.
Birbirlerinin
yanına gelip gittiler.
“Yurdlarınızın
içinde bulunduğunuz ve tanımadığınız yabancıların elbisesini, soyunuz, çekip
ırzına geçiniz!
Siz,
böyle yapmayı, âdet edindiğiniz zaman, insanlar, şehirlerinize ayak basamazlar!”
dediler ve dediklerini de, yapmağa başladılar.
[22]
Artık,
yolları, kesiyorlar, yurtlarından geçen erkek yolculara sataşıyorlar, onlarla,
alay ediyorlar, yakaladıklarının ırzına geçiyorlardı!
Kendi
toplantı yerlerinde.birbirleriyle osuruşmaktan,hattâ yollarda, açıktan açığa
birbirlerinin ırzına geçmekten utanmıyorlardı![23]
Onlardan
biri, bir kimsenin zorla ırzına geçer, onu, döver, sonra da:
“Sana
yaptığım bu işe karşılık, ücretimi, ver!” der, Hâkimleri de, fail lehine
hüküm verirdir. [24]
Lût
kavmi, bu hayasızlıklara, hayvanlar gibi ve belki hayvanları da, geride bırakacak
derecede devam ediyorlardı. [25]
Peygamberimiz
Muhammed Aleyhisselâm, insanlardan, bu iğrenç işi işleyenleri şöyle lanetler:
“Lût
kavminin annelini işleyen kimseye, Allah, lanet etsin! Lût kavminin amelini
işleyen kimseye, Allah, lanet etsin! Lût kavminin amelini işleyen kimseye,
Allah, lanet etsin! [26]
“Lût
kavminin amelini işleyen kimse, mel’undur! [27]
Lût kavminin amelini işleyen kimse,
mel’undur!”‘[28]
“Ümmetimden,
Lût kavminin amelini işleyerek ölen kimseyi, Allah, onların yanına nakl ve
onlarla birlikte haşr eder!” [29]
“Kimi,
Lût kavminin amelini işler halde bulursanız’[30]‘, o
fiili işleyeni de, kendisiyle
o
fiil işleneni de, öldürünüz!” [31]
“Üsttekini
de, alttakini de, Recmediniz! [32]
“İkisini
de, Recmediniz!”‘[33]
Lût
kavminin erkekleri, kadınlarla evlenmeyi de, bırakmışlardı.[34]
Evlilerden,
cinsî sapıklıklarını, karılarına da, uygulayanlar vardı.[35]
Peygamberimiz
Muhammed Aleyhisselâm, böyleleri hakkında da: “Karısının arkasından cinsî
sapıklık yapan kimse, mel’undur!” buyurmuştur.[36]*
Lût Aleyhisselâmın Peygamberliği Ve Bazı Faziletleri:
Başa Dön
Lût
Aleyhisselâm; Allah tarafından, kendilerine yüksek Meziyyetler[37],
Hüküm ve İlim verilen Peygamberlerdendi. [38]
Yüce
Allah, onu, küfürleri ve ahlaksızlıkları dillere destan olan Sedum ve diğer
dört şehir halkına[39]‘,
Peygamber olarak gönderdi. [40]
Lût
Aleyhisselâm, onların içinde yirmi dokuz yıl kadar kaldı. [41]
Onları,
bir olan Allah’a ibâdete ve yapageldikleri haksızlık ve ahlaksızlıkları bırakmağa
davet etmekten’[42],
davetini, kabul ve tevbe etmedikleri takdirde azaba uğrayacaklarını haber
vermekten geri durmadı.[43]
Kur’ân-I Kerimin Lût Kavmi Hakkındaki Açıklaması:
Başa Dön
Lût:
“Şüphesiz
ki, ben, size (gönderilmiş) emîn bir Peygamber’im!
Artık,
Allah’dan korkunuz ve bana itaat ediniz!
Ben,
buna karşılık, sizden hiç bir ücret istemiyorum.
Benim
mükâfatım, âlemlerin Rabb’ından başkasına âid değildir.
Siz,
Rabb’inizin, sizin için yarattığı zevcelerinizi bırakıp ta, insanların içinden
erkeklere mi gidiyorsunuz?!
Hayır!
(siz, helaldan, harama) tecavüz eden bir kavimsiniz! [44] Siz,
sizden önce, âlemlerden hiç birinin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?!
Demek siz, kadınları bırakıp ta, şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz ha!? Meğer,
siz, haddi aşan bir kavim işsiniz![45]
“Siz,
gerçekten, öyle hayasızlığı (meydana) getiriyorsunuz ki, sizden önce, âlemlerden
hiç biri, bunu, yapmamıştır!
Siz,
mutlaka, erkeklere gidecek, yol kesecek, toplantı yerinde, meşru olmayanı,
yapıp duracak mısınız?!” dedi.[46]
Onlar:
“Ey
Lût! Sen (bu dâvadan) vaz geçmezsen, and olsun ki: mutlaka (memleketimizden
kovulup) çıkarılanlardan olacaksın!” dediler.[47]
(Lût)
Onlara:
“Siz,
gözünüz göre göre, hâlâ, o kötülüğü, yapacak mısınız?!
Gerçekten,
siz, kadınları bırakıp da, şehvetle mutlaka, erkekJere yanaşacak mısınız?!
Hayır!
Siz, beyinsizlikte devam edegelen bir kavmsiniz!” dedi.[48]
(Buna
karşı) kavminin cevabı:
“Lût
Hanedanını, memleketinizden çıkarınız!
Çünkü,
onlar, temizliğe zorlar insanlardır! “[49]
“…..Eğer,
sen, doğru söyleyenlerden isen, Allanın (bizi tehdid ettiğin) azabını
getir
bize!” demelerinden başka (bir şey) olmadı.[50]
De
ki:
“Yâ
Rab! O fesadcılar güruhuna karşı, bana yardım et![51]
Lût Kavmini Helak Etmeğe Giden Elçi Meleklerin İbrahim Aleyhisselâma
Uğramaları: Başa
Dön
Sedum’un
azgın halkı, Lût Aleyhisselâmı, yalanladılar. Kibir ve gururlarını, artırdıkça,
artırdılar.[52]
Yüce
Allah, Lût Aleyhisselâmın duasını kabul edip[53]
Resulüne yardım ve se-dum halkını helak etmeyi, irâde buyurduğu zaman[54], Cebrail
Aleyhisselâmı, iki Melekle[55]‘ ki,
Mîkâil ve İsrafil Aleyhiselâmlarla birlikte gönderdi.
Bu
Melekler, genç ve güzel birer erkek suretinde yürüyerek gidip İbrahim
Aley-hisselâma konuk oldular.[56]
Onlar;
hem İbrahim Aleyhisselâma, İshak isminde bir oğlu doğacağını müjdeleyecekler,
hem de, Lût kavmini helak edeceklerini haber vereceklerdi.[57]
Yüce
Allah, bunu, Kur’ân-ı keriminde şöyle açıklar:
“And
olsun ki: Elçilerimiz (Melekler), İbrahim’e müjde ile gelip Selâm! dediler.
O
da: Selâm! dedi ve hiç eğlenmeden, bir buzağı (kebabını) getirdi.
(İbrahim,
konukların) buna, ellerinin uzanmadığını görünce, onlarfın durumundan,
hoşlanmadı. Onlardan, kalbine bir nevi’ korku gizledi.
Onlar:
Korkma!
Çünki, biz, Lût kavmine gönderildik!” dediler.[58]
(İbrahim):
“Ey
gönderilen (Elçi)ler! Sizin işiniz (vazifeniz) nedir?” diye sordu.
(Elçiler):
“Gerçekten,
biz, günahkâr güruhuna gönderildik![59]
“Biz,
bu memleketin ahalisini helak edeceğiz!
Çünkü,
onun ahalisi, zâlim oldular!” dediler.[60]
Vaktâ
ki, İbrahimden o korku gitti. Kendisine, bir de, müjde geldi.
(Şimdi,
o) Lût kavmi hakkında (adetâ) bizim (Elçilerimiz)le mücâdele ediyor (Lûtla ona
iman edenlerin de, azaba uğrayacaklarını sanarak korkuyor, onlara acıyor)du.
Çünkü,
İbrahim, gerçekten, yumuşak huylu, yufka yürekli, kendisini, tamamıyla Allâha
vermiş bir kişi idi[61]“