Peygamberler Tarihi Sabuni

Hz. Mûsâ (A.S)

201 kez okundu

[28] Çünkü bu çocuk, Asiye’nin iman etmesine sebep
olacaktı, (ç).

[29] Bununla ilgili olarak b.k.z: İbn Cerîr et-Taberî,
Tarih, 1/202; İbnul-Esîr, el-Kâmil, 1/173 (ç).

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 395-397.

[30] Tahâ: 20/39.

[31] Kasas: 28/10-13.

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 397-400.

[32] Medyen: Kulzum denizinin üst tarafında Tefcük şehrinin
hizasında Tebük’e altı merhale kadar uzaklıkta, Tcbük’ten büyük birbirine komşu
iki şehirdir. Hz. Mûsâ (a.s)’m davarlan suladığı kuyu üzerine bir bina yapıimış
olarak halen durmaktadır. Medyen’e, Hz. İbrahim (a.s)’m oğlu Medyen’den dolayı
“fvfedyen” ismi verilmiştir. (Ya’kud, Mu’cemu’l-Buldan, 1/299. 5/77)
(ç).

[33] Ayın durum. Mekke’den Medine’ye hicret ederken Hz.
Peygamber (s.a.v.)’iiı de basma gelmişti, (ç).

[34] Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.v.) de Mekke’den
Medine’ye hicret ederken şöyle diyordu: “Rabbim! Beni dahil edeceğin yere
(Medine’ye) hoşnutluk ve esen­likle dahil et. Çıkaracağın yerden de (Mekke’den
de) hoşnutluk ve esenlikle çıkar. Katından beni destekleyecek bir kuvvet
ver.” (İsrâ: 17/80) (ç).

[35] Kasas: 28/15-21.

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 400-404.

[36] Bununla ilgili olarak b.k.z: İbn Cerîr ei-Taberî,
Tarih, 1/205; Îbnü’1-Esîr, cl-Kâmil, 1/1 76; İbn Asâkir, Tarih, 6/322 (ç).

[37] Bu olay, kızların ne kadar iffetli ve edepli olduğunu
gösterir, (ç).

[38] Yani nimete, yardıma vb bir şeye ihtiyacım var
demektir (ç).

[39] Kasas: 28/23-24.

[40] On kişinin kaldırabildiği bu koskoca kaya parçasının,
karnı sırtına geçmiş bir vazıyette olan Hz. Mûsâ (a.s) tarafından kaldırılmasında
garipsenecek bir durum yoktur. Çünkü Hz. Mûsâ (a.s), bunu. Allah’ın izniyle
yapmıştı, (ç).

[41] İbn Kesir, el-Bidâye ve;n-Nihâye, 1/243-244 (ç).

[42] Alimler arasında bu 
müddet* hususunda  ihtilaf
vardır.  Bu ihtilaf,  Kasas: 28/27’deki ayetin delaleti zannİliginden
ve bazı değişik hadislerden kaynaklanmak­tadır. Çünkü Hz. Mûsâ (a.s)’a ayette;

ilk önce sekiz yıl şartı koşuluyor. Fakat bunu on yıla tamamladığında bunun bir
lütuf olacağı belirtilmektedir. Bundan dolayı da Hz. Mûsâ (a.s)’m bu iki
rakamdan hangisini tamamladığı ayette belirtilmediğinden ve  değişik hadislerden  ötürü 
bu  konu  alimler arasında ihtilaflıdır.   Yazarımız Sabûnî’de, bu müddetin on sene
olduğu görüşünü benimsemiştir, (ç).

[43] Bu hadisi, el-Bezzar ve İbn Ebî Hatim çeşitli
senetlerle rivayet etmiştir. Ayrıca buna benzeyen bir hadisi, Buhâri ve İbn
Mace de rivayet etmiştir. Bu hadislerin hepsİ için İbn FCesîr’in tarihine
bakılabilir, (ç).

[44] Kararît” lafzı hakkında iki görüş vardır.
Birincisi: Bir para birimi olarak “Kı-rât’ın” çoğulu olmasıdır. Buna
göre Karârît. Kırât’m çoğuludur. Bazılarına göre, dirhemin altıda biridir.
Bazılara göre ise, dinarın onda birisinin yarısıdır. Ki bu, dinarın yirmide
birisi eder. Diğer bazıları da. dinarın (1/24) yirmi dörtte biri olarak hesap
etmiştir. İkincisi ise:Karârit, Mekke yakınında bulunan bir yerin adı olması­dır.
Ibrâhîm el-Harbi. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in burada koyun güttüğünü bildirmiş­tir.

Buna göre hadiste geçen Karârît kelimesi; para birimi olarak alındığında
Hz. “cyganıber (s.a.v.)’in para karşılığında Kureyş’in koyunlarını
otlattığı Mekke’nin dışmda bulunan bir yer olduğu anlaşılır. Tarihi olaylara
ikinci görüş daha uygun düşmektedir, (ç).

[45] Buhârî, İcâre 3.

[46] Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen
Yayınları: 405-410.

[47] Kasası 28/30’da bu nidanın, ağaç cihetinden geldiği
bildirilmektedir, (ç).

[48] Merhum Said Havva, bu ifadeden şu sonuçlan
çıkarmaktadır: “İlk önce Yüce Allah Hz. Mûsâ (a.s)’a takınacağı tavırda
mütevazi olmasını öğretti. Çünkü, ayak­kabılarını çıkartması emrini verdi. Sonrada
edebini takınmasını istedi. Buda şunu göstermektedir; edebin Öğretilmesi ve
öğrenilmesi, terbiyede sağlıklı bir başlangıç­tır. Nice eğitici var ki. edebi
öğretmekle işe başlamadığından, hiçbir şey elde ede­memiş ve onun öğrettikleri
kendi aleyhine sonuç vermiştir. Bu bakımdan, her bir resulün, kavminden takva
ve İtaat olmak üzere iki şey istendiğini görmekteyiz, ilmi elde etmek hakkını
vermeleri gerekir.”

(Said Havva, el-Esâsi fi’t-Tefsir, 9/34} (ç).

[49] Bu. Tevhidden sonra namazdan daha büyük fariza olmadığının
bîr delilidir, (ç).

[50] Tâhâ: 20/9-16 (Benzeri ayetler için b.k.z: Kasas:
28/29-32, Nemi: 27/7-12; Naziâl: 79/15-16) (ç).

[51] Kasas: 28/33-35 (Benzeri ayetler için b.k.z: Tâhâ:
20/25-39) (ç).

[52] B.k.z: Taberî, Tarih. 1/206-207; İbnü’1-Esîr.
el-Kâmil, 1/178-179 (ç)

[53] Konuyla ilgili ayetler için h.k.z: Nemi: 27/12, Kasas:
28/32 (ç).

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 410-414.

[54] Hz. Mûsâ (a.s)’m bu durumu için b.k.z: Tâhâ: 20/4S44,
47-48; Şuara: 26/10-18; Naziat: 79/17-19 (ç).

[55] “Yani İsrâiloğullarını, zelil köleler japtığın
için bu böyle olmuştur. Böylelikle Hz. Mûsâ (a.s), Firavunun lütuf diye
göstermeye çahşttği ‘Hz. Mûsâ {a.s)1! besst-mesini’ kökten çürütmüş olmakta ve
buna “nimet” adının verilmesini kabul etm-mektedir. Çünkü böyle bir
işin asıl sebebi; İsrail oğularının kökleştirilmesi, Hz. Mûsâ (a.s)’ın
Firavunun yanında büyümesinin sebebi olmuştur. Eğer onlara in­memiş olsaydı,
Hz. Mûsâ (a.s)’ı anne babası yetiştirmiş olacaktı.” (Said Havva. el-Esas
fi’t-Tefsir, 10/275) (ç)

[56] Şuarâ: 26/18-28 (Benzeri ayetler için b.k.z: A’râf:
7/103-105) (ç).

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 414-416.

[57] B.k.z: A’râf: 7/106-108; Şuarâ: 26/30-33 (ç).

[58] B.k.z: A’râf: 7/109-112 (ç) ].

[59] [B.k.z: A’râf: 7/113-114 (ç).

[60] B.k.z: Tâhâ: 20/59 (ç).

[61] Halkın önünde Hz. Mûsâ (a.s)’m sihirbazları Allah’a
davet ettiğine dair b.k.z; Tâhâ: 20/61 -62 <ç).

[62] Bu sihirbazların sayısı hakkında ihtilaf vardır.
Muhammed b. Kab’a göre bunk-nn sayısı, seksen bin; Kasım b. Ebi Berde’ye göre
yetmiş bin; Süddi’ye göre otuz bm küsur; Ebu Ümame’ye göre on dokuz bin; İbn
İshâk’a göre on beş bin; Kabüi Ahbar:a göre on iki bin; Abdullah ibn Abbas’a
göre yetmiş veya kırk kişi idiler, (ç).

[63] A’râf:7/115-I19.

[64] Şuarâ: 26/44.

[65] Taha: 20/68-69.

[66] B.k.z: tbn Cenret-Taherî, Tarih, 1/209-210 (ç).

[67] Tâhâ: 20/72-73 (Sihirbazlar ile ilgili ayetler için
b.k.z: A’râf: 7/113-126; Yûnus: 10/80,82, Tâhâ: 20/61-73, Şuarâ: 26/38-51) (ç).

[68] İbn  Cesîr,
el-Bidlye ve’n-Nihâye, 1/256.

[69] Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen
Yayınları: 416-422.

[70] Arâf: 7/127-129.

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 422-423.

[71] Bununla ilgili olarak b.k.z: A;râf: 7/134-136 (c).

[72] Bazı rivayetlerde bunun, küçük bir cins maymun olduğu
belirtilmektedir, (ç).

[73] İsrâ: 17/101-102.

[74] A’râf: 7/130-133.

[75] Zuhruf: 43/55-56.

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 424-428.

[76] Bu rivayeti; îbn Kesîr, “el-Bİdâye ve:n-Nİhâye,
1/253’te kaydetmiştir.

[77] Şuara: 26/60-66.

[78] Yûnus: 10/90-91 (Benzeri ayetler için b.k.z:
A’râf:7/136, İsrâ:17/103; Tâhâ: 20/78, Şuarâ: 26/66; Kasas: 28/40; Duhân:
44/24) (ç).

[79] Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen
Yayınları: 428-432.

[80] B.k.z: Bakara: 2/57; A’râf: 7/160 (ç).

[81] Tarihçiler, Heysanlılan, tarih kitaplarında geçen
Hititler olarak kabul emektcdrler (ç).

[82] Maide: 5/24.

[83] Maide: 5/26..

[84] Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen
Yayınları: 432-435.

[85] Maİde: 5/64.

[86] Yazarımız Sabûnî’nin de belirttiği gibi İsrail
oğullarının talihleri çok geniş ve uzundur. Geniş bilgi için Kur’ân-ı Kerîm
ayetlerine, tefsir kitaplarına ve taribkitapnna bakılabilir, (ç)

[87] Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen
Yayınları: 435-436.

[88] Alimler arasında Hz. Hızır (a.s)’ın Peygamber olup
olmadığı konusuihtilafhdns Bazısı onun bir Peygamber olduğunu iddia ederken,
bazısı da onun veli bir kul ot­luğunu iddia etmişlerdir. Merhum Elmalın Hamdi
de, Hızır’ın yaşamadığı gÖrüji-nü kabul etmektedir. B.k.z: Hak Dini Kur’an
Dili, 5/370-371.

[89] Kuran-i Kerîm’de bu şahsın ismi açık bir şekilde
geçmemektedir. Fakat bu şiı-sm, Yuşa b. Nûn olduğu ileri sürülmektedir, (ç).

[90] Yani dosdoğru görüşlülük, doğru görüş, bilgi vb şey
demektir, (ç).

[91] Buhârî, İlm 44, Enbiyâ 27, Tefsirü Sure-i Kehf 2.4:
Müslim. Fezail 170-174 (2380); Tirmizî, Tefsirü Sure-i Kehf İ; Müsııed: 5/ 117,
118.

[92] Kurtubt, el-Camîu li Ahkâmi’1-Kur an, 11/ 28 (ç)..

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 437-442.

[93] Buhârî, Cenaiz 69, Enbiyâ 31; Müslim, Fezail 157,158;
Nesai, Cenaiz 121; Müsned: 2/7, 269. 315, 351, 513, 533 (ç).

[94] Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen
Yayınları: 442-443.

İlgili Makaleler

Ücretsiz Arapça öğrenme araçlarıDerslerin yanında: seviyeni bul, kelime ezberle, okuyarak pekiştir.