İsmi Tafdil Arapça Dersleri
İsmi Tafdil Hakkında Derlenen Bilgiler
İsmi Tafdil, lafzî kıyasi âmil olarak amel eder. Ancak, aşağıdaki beş şart bulunduğu zaman; zahiri fâili REF eden ve mefulün bihi NASB etmeyen bir lafzî kıyasi âmil olarak görev yapar. Bu şartlardan biri bulunmaz ise, ismi tafdil lafzî kıyası âmil olarak görev yapmaz.
Örnek : مَا رَأَيْتُ رَجُلاً اَحْسَنَ فِي عَيْنِهِ الْكُحْلُ مِنْهُ فِي عَيْنِ زَيْدٍ Zeyd’in gözündeki sürmeden, kendi gözündeki sürme daha güzel olan hiç bir adam görmedim. cümlesinde;
1.ŞART: İsmi tafdil olan ( اَحْسَنَ ) lafzı, lafız cihetinden ( رَجُلاً )lafzının sıfatıdır. (KAİDE: İsmi tafdil, Bir ŞEY’in sıfatı veya haberi veya hâli olmalıdır.)
2.ŞART: İsmi tafdil olan ( اَحْسَنَ ) lafzı, hakikatte ( الْكُحْلُ o sürme) lafzının sıfatıdır. (KAİDE: hakikatte ise, o ŞEY müteallıkın sıfatı olmalıdır.)
3.ŞART: Müteallık olan ( الْكُحْلُ ) adamın gözü ile Zeyd’in gözü arasında müşterek olup, adamın gözüne itibarla üstündür.
4.ŞART: Müteallık olan ( الْكُحْلُ ) Zeyd’in gözüne itibarla, mufaddalun aleyh’dir. (NOT: 3. ve 4. maddeler, nefy edadı dahil olmadan önceki durumu anlatır. Nefy’den sonra ise durum, aksine dönecektir.)
5.ŞART: İsmi tafdil olan ( اَحْسَنَ ) lafzı, ( مَا ) edadıyla menfi oldu ve nefy, ismi tafdilin belirttiği ziyadeliği ortadan kaldırdı. Bu nedenlerle de ( اَحْسَنَ ) ismi tafdili, ( حَسُنَ ) fiili mânasında oldu ve ( الْكُحْلُ o sürme) lafzını, fâil alıp REF etti.
İsmi Tafdil, mazi fiilden türetilen bir isimdir. ( أَفْضَلُ daha faziletli kişi) gibi. Ancak mazi fiilin; sülâsi, mâlum, müsbet ve tam çekimli (hem mazisi hem de muzarisi çekilen) olma şartları vardır. Bir varlıktaki durumun (vasfın veya niteliğin), diğer varlıklardan daha üstün olduğunu anlatır. Şöyle de tanımlanır: Başkasının hadesinden daha ziyade olan bir hades, kendisi ile kâim olan zata delâlet etmek için sülâsi mücerred fiilinden türetilen isme, ism-i tafdil denir.
İsmi Tafdil, fâilde amel etmez. Yani, fiili gibi amel edemediğinden dolayı fâili REF etmez. Çünkü, ziyadelikte onunla eşit olan bir fiil yoktur. Fakat müstetir zamirde, hâl’de ve temyiz’de şartsız olarak amel eder. Şöyle de söylenebilir : İsm-i Fâil, kesbidir (çalıştım demen gibi.) ve fiilleri herkes tarafından görülür, bilinir ve takdir edilir. İsm-i Tafdil ise, vehbîdir (çalıştırıldım demen gibi) ve fiilleri herkes tarafından görülemez, bilinemez ama bilen takdir eder.
İsmi Tafdil; sülasi olmayan, nâkıs, câmid (mazisi çekilip, muzarisi çekilmeyen), menfi ve meçhul fiilden türemez. İsmi Tafdil; ancak fiili teaccübün alındığı fiillerden üretilir. Kendisinden ism-i tafdil alınmayan fiilin masdarı, temyiz olmak üzere NASB edilerek, uygun görülen bir lafızdan sonra zikredilir. Örnek: ( أكْرَمَ ) fiilinden ism-i tafdil türetilmez. Ancak, bu fiilin masdarı olan ( إِكْرَامٌ ) lafzı NASB edilerek uygun görülen bir lafızdan sonra zikredilir. Bu uygulamadan sonra ( أَحْسَنُ إِكْرَاماً ) şeklinde ism-i tafdili elde edilir.
İsmi tafdil elde etmek için uygun görülen lafızlar; ( أَشَدُّ daha şiddetli) ve ( أَقَلُّ daha az) ve ( أَكْثَرُ daha çok) ve ( أَعَزُّ daha güçlü) ve ( أَعْظَمُ daha büyük) ve ( أَحَبُّ daha sevgili) ve ( أَضْعَفُ daha zayıf) ve ( أَقْوَى daha kuvvetli) ve ( أَحْسَنُ daha güzel) … gibi bir kelimeden sonra, sülasi dışındaki fiilin masdarı getirilir. Nekre ve mansub olan bu masdar (isim), kıyaslama veya en üstünlük hâlinin neye nisbetle ifade edildiğini gösterir. Bundan dolayı bu mansub isim “TEMYİZ” adını alır. Aynı şekilde bu durum, üstünlük kalıbına giremeyen diğer sıfatları ifade etmede de geçerlidir.
İsmi Tafdil vezninde gelen ve renk, şekil, uzuv noksanlığı mânası bulunan kelimeler ismi tafdil olmayıp sıfatı müşebbehedir ( اَزْرَقُ mavi) gibi.
Mazi fiilden üretilen ismi tafdil’de “mazisini bilmediğin kimseye isim atama. Meselâ, şu adam melek gibi deme” ikazı saklıdır.
Muzari fiilden üretilen emirde ise, “kişinin o andaki durumuna göre emir ver ve mazisini araştırma, karıştırma, dikkate alma” ikazları saklıdır.
İsmi Tafdilin müzekkeri ( اَفْعَلُ ) veznindedir (NOT: Bu vezin gayri münsarif olduğu için, muzaf ve marife olmaları haricinde ESRE almazlar).
İsmi Tafdilin müennesi ( فُعْلَى ) veznindedir ve kıyaslamada bu vezin kullanılmaz. Sıfat tamlamasında ise, ( اَلْبِنْتُ الْكُبْرَى en büyük kız. .. gibi) sıfat olarak geldiği için mevsufuyla, cinsiyet ve sayı olarak uyumludur. Bu da “en üstünlük” anlamını verir, ancak bir HÜKÜM içermez, sadece bir tesbiti anlatır.
İsmi Tafdilin cümlede kullanılışı hk’da derlenen bilgiler
(a) Müzekkerleri: ( كَبِيرٌ büyük), ( أَكْبَرُ مِنْ …den daha büyük), ( اَلْأَكْبَرُ en büyük) ve
(b) Müennesleri: ( كَبِيرَةٌ büyük), ( أَكْبَرُ مِنْ …den daha büyük), ( اَلْكُبْرَى en büyük).
Kâide: Karşılaştırma yapılmadığı zaman, en üstünlük anlamını verir ve haber olarak görev yapar. Örnek-1 ( اللهُ أَكْبَرُ Ellah en büyüktür.)
Örnek-2 : 6/58 : ( وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِالظَّالِمِينَ … ) “Ellah zâlimleri en iyi bilendir.” Ayet-i Kerimesinde ( اللَّهُ ) Lafz-ı Celâli, mübtedâdır. ( أَعْلَمُ ) ism-i tafdîli, haberdir. ( بِالظَّالِمِينَ ) car-mecrûru, haber’e mütealliktir. (Müteallik : Bir yere bağlı, bir şeye mensub demektir. Bir cümlenin mânasını açıklayan veya tamamlayan kelimelerdir.)
Kâide: Kıyas yapılırken ( مِنْ ) harfi ceri ile birlikte kullanılır, kıyaslananların cinsiyetine ve sayısına bakılmaz. Kıyaslama yapılmadığı zaman ise, “en üstünlük” anlamını verir ve bir HÜKÜM içerir.
Kâide: İsmi tafdil, bir isim tamlamasında muzaf olduğu takdirde de, “en üstünlük” anlamını verir. Örnek: ( أَكْثَرُهُمْ onların en çoğu)
Kâide: İsmi tafdil, müfred ve nekre bir isimle, isim tamlaması yaptığı takdirde de, “en üstünlük” anlamını verir. Örnek: ( أَكْبَرُ وَلَدٍ لَهُ onun en büyük oğlu)
Kâide: ( خَيْرٌ ) ve ( شَرٌّ ) kelimeleri ( مِنْ ) ile kıyas yapıldığında, ismi tafdil anlamını verirler. Bu durumda; müzekker, müennes ayırımı olmadığı gibi sıfat uyuşması da göstermezler. Örnekler:
7/12 : ( أَنَا خَيْرٌ مِنْهُ خَلَقْتَنِي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طِينٍ … ) “Ben ondan daha hayırlıyım – beni ateşten yarattın – onu topraktan yarattın.”
5/60 : ( … قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذَلِكَ ) “De ki : Bundan daha şerrini size haber vereyim mi?” 5/59-63 deki Ayet-i Kerimelerden ;
(a) Fâsıklardan daha şer’li olanlar, Ellah Teala’nın lânet ettikleridir. Bunlar gazaba uğramış ve onlardan maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar yapmıştır. İşte bunlar mevkice daha şer’li olup, düz yoldan daha çok sapmışlardır.
(b) Fâsıklar, mü’minden hoşlanmazlar ( تَنْقِمُونَ ) Ayıplamak, çekememek, beğenmemek, hoşlanmamak, cezâlandırmak veya intikam isteği duymak anlamlarını kapsar). Lânetliler ise, mü’mine düşmanlıkta, rüşvet yemede ve günaha girmekte yarışırlar.
Kâide: ( خَيْرٌ ) ve ( شَرٌّ ) kelimeleri nekre müfred bir isim veya marife çoğul bir isimle “isim tamlaması” yaptıklarında, ismi tafdil anlamını verirler. Örnek: ( هُوَ شَرُّ الْكَافِرِينَ O kafirlerin en kötüsüdür.)
Kâide: ( قَلِيلٌ az) ve ( شَدِيدٌ şiddetli) gibi son iki kök harfi aynı olan (muzaaf) kelimeler ismi tafdil veznine girince, bu iki harf idğam edilip şeddelenir. Örnek: ( أَقَلُّ daha az) ve ( أَشَدُّ daha şiddetli) gibi.
İsmi Tafdilin sayı bakımından çekimleri
(a) Müzekkerleri: ( أَكْبَرُ daha büyük), (REF hali: أَكْبَرَانِ (iki) daha büyük), (NASB hali: أَكْبَرَيْنِ (iki) daha büyük), ( أَكْبَرُونَ daha büyükler) ve
(b) Müennesleri: ( كُبْرَى daha büyük), (REF hali: كُبْرَيَانِ (iki) daha büyük), (NASB hali: كُبْرَيَيْنِ (iki) daha büyük), ( كُبْرَيَاتٌ daha büyükler).
İsmi Tafdilin müfred – müzekker sîgası, tesniyelenmez cemilenmez ve müenneslenmez. (Kaynak: Muvazzah Sarf İlmi) Elif_Lâm’lı olan ism-i tafdilin sekiz sîgası vardır. Bunlar:
- Müfred Müzekker : ( اَلْأَنْصَرُ ) gibi.
- Tesniye Müzekker : ( اَلْأَنْصَرَانِ ) gibi.
- Cemî Müzekker Musahhah : ( اَلْأَنْصَرُونَ ) gibi.
- Cemî Müzekker Mükesser : ( اَلْأَنَاصِرُ ) gibi.
- Müfred Müennes : ( أَلنُّصْرَى En-nusrâ) gibi.
- Tesniye Müennes : ( أَلنُّصْرَيَانِ En-nusrayâni) gibi.
- Cemî Müennes Musahhah: ( أَلنُّصْرَيَاتُ En-nusrayâtu) gibi.
- Cemî Müennes Mükesser : ( أَلنُّصَرُ En-nusaru) gibi.
- İsm-i tafdilin müzekkeri hangi vezindedir?İsm-i tafdilin müzekkeri أَفْعَلُ veznindedir: أَكْبَرُ، أَصْغَرُ، أَحْسَنُ.
- İsm-i tafdilin müennesi hangi vezindedir?Müennesi فُعْلَى veznindedir: كُبْرَى، صُغْرَى، حُسْنَى.
- كَبِيرٌ (büyük) sıfatının ism-i tafdil müzekkeri hangisidir?أَفْعَلُ veznine göre كَبِيرٌ → أَكْبَرُ (daha büyük).
- İsm-i tafdille iki şey karşılaştırılırken hangi harf-i cer kullanılır?Kıyaslamada مِنْ kullanılır: خَالِدٌ أَكْبَرُ مِنْ بَكْرٍ.
- خَالِدٌ أَكْبَرُ مِنْ بَكْرٍ cümlesinin anlamı hangisidir?أَكْبَرُ مِنْ "…den daha büyük" demektir; مِنْ ile karşılaştırma yapılmıştır.
- "Fatma Ayşe'den daha bilgilidir." cümlesinin doğru Arapçası hangisidir?مِنْ ile kıyaslamada, kıyaslanan müennes de olsa فُعْلَى değil أَفْعَلُ kullanılır.
- "En büyük kız" hangisidir?Harf-i tarifli ism-i tafdil mevsufuna cinsiyet ve sayıda uyar: müennes için الْكُبْرَى; sıfat-mevsuf marifelikte de uyuşur.
- قَلِيلٌ (az) sıfatından ism-i tafdil nasıl yapılır?Aynı cinsten iki harf yan yana gelince idgam yapılır: أَقْلَلُ → أَقَلُّ (شَدِيدٌ → أَشَدُّ gibi).
- هُمْ أَكْبَرُ مِنَّا cümlesinde neden أَكْبَرُونَ denmemiştir?Kıyas hâlinde أَفْعَلُ herkes için ortaktır. Harf-i tarifle gelince çoğul olabilir: هُمُ الْأَكْرَمُونَ.
- أَكْرَمُ امْرَأَةٍ tamlamasının anlamı hangisidir?İsm-i tafdil müfred nekre bir isme muzaf olunca en üstünlük bildirir.
- أَنْتَ أَكْثَرُ مِنِّي اجْتِهَادًا cümlesinde اجْتِهَادًا kelimesinin i'rabı nedir?Sülasi olmayan fiilin masdarı أَكْثَرُ gibi bir kelimeden sonra nekre ve mansub gelir; neye nispetle üstünlük olduğunu gösterdiği için temyizdir.
- Hangisinde ism-i tafdil en üstünlük ("en …") anlamında değildir?مِنْ ile kıyas "daha" anlamı verir. Muzaf olan (أَقْوَى الرِّجَالِ، أَكْبَرُ وَلَدٍ) ve harf-i tarifli (الْحُسْنَى) tafdil en üstünlük bildirir.
- هُوَ شَرُّ الْكَافِرِينَ cümlesinde شَرُّ hangi anlamdadır?خَيْرٌ ve شَرٌّ marife çoğul bir isme muzaf olunca en üstünlük bildirir: kâfirlerin en kötüsü.
- Hangisi أَفْعَلُ vezninde olduğu hâlde ism-i tafdil değil, sıfat-ı müşebbehedir?Renk, şekil ve uzuv kusuru bildiren أَفْعَلُ kalıbı sıfat-ı müşebbehedir: أَزْرَقُ (mavi), müennesi زَرْقَاءُ.
- كُبْرَى kelimesinin tesniyesini ref ve nasb/cer hâlinde söyleyin.Cevabı önce aklından söyle, sonra kontrol et.Cevap: كُبْرَيَانِ (ref) — كُبْرَيَيْنِ (nasb ve cer)Sondaki elif-i maksure tesniyede yâya döner; müzekkerde de أَكْبَرَانِ / أَكْبَرَيْنِ olur.Bildin mi?
