Mânevi ve Semâi âmil ile Kıyasi âmil arasındaki farklılıklar:

 

1) Manevi ve Semâi âmil, manevi beş duyu ile algılanan ve kalb ile bilinen olayları anlatan fiil cümlesinde vardır. “Dil kalbin tercümanıdır” ata sözündeki gibi. Hz.Ali (k.a.v) “Konuşanı, konuştuğu anda tanırız. Susanı da O gün tanırız.” buyurmuştur.

1) Kıyasi âmil, zahiri beş duyu ile algılanan ve akıl ile bilinen olayları anlatan fiil cümlelerinde vardır.

…………..

2) Manevi ve Semâi amil ile REF edilmiş muzari fiilin önünde, nasb edici veya cezm edici bir edat bulunmaz. Hem fiili hem de fâilini REF eder ve mefulünü NASB eder.

2) Kıyasi âmil, fiili REF etmez, fakat, fâilini REF eder ve mefulünü NASB eder.

…………..

3) Manevi ve Semâi amil ile REF edilmiş muzari fiil cümlesinde, aynı zamanda kıyasi âmil ile REF edilmiş fâil ve nasb edilmiş meful bulunur. Bu nedenle, muzâri fiil cümlesi hem akla hitap eder, hem de kalbe hitap eder.

3) Kıyasi âmil bulunan fiil cümlesi, sadece akla hitap eder, kalbe hitap etmez.

……………

4) Manevi ve Semâi amil ile REF edilmiş muzari fiilin doğruluğundan şüphe edilmez. Çünkü, haber verdiği olay, sıfat veya vasıflarla ilişkilidir ve sebeplerle ilişkili değildir. Bu nedenle de fiil “ma’lum” olmasına rağmen, içinde “meçhul” manası saklıdır.

4) Kıyasi âmil ile REF edilmiş fâil, henüz oluşmakta olan olayın aktörlerinden biridir. Fiilin haber verdiği olay, sebeplerle ilişkilidir. Ancak, sebeblerin hepsi sıralanamaz. Çünkü zahiri beş duyu ile algılanan olayı oluşturan faktörleri ve her birinin sebeblerini bilmemiz mümkün değildir.Bu nedenle; bizim hayır dediğimiz, şer olabilir veya tersi olabilir.

……………

 Mânevi ve Semâi âmil ile Kıyasi âmil’in ortak tarafları:

.

Ellah Teala her soruya mukabil bir Ayet-i Kerime indirmiştir. Saklı olan soru, şu kâide ile bulunabilir. Kâide : Âmillerle (60 âmilden biri ile) kurulan cümle, mutlaka takdir edilen saklı bir sorunun cevabıdır. Takdir isabetli olursa, Ayet-i Kerimenin nuzül sebebi de bilinmiş olur.

Saklı soruyu takdir etmeye bir örnek :

( قَرَأْتِ التِّلْمِيذَاتُ الْقِِصَّةَ حَتَّى فَهِمْنَ ) “Kız öğrenciler kıssayı anlayıncaya kadar okudular.” terkibinde saklı olan soru cümlesi ise ;

( حَتَّى مَتَى قَرَأْتِ التِّلْمِيذَاتُ الْقِِصَّةَ ؟ ) “Ne zamana kadar kız öğrenciler kıssayı okudular ?” şeklinde olabilir.