Tefe’ul babı
Tefe’ul babı, sülasi fiilin başına fethalı bir “te” (تَ ) getirilip orta harfinin şeddelenmesiyle yapılır. Böylece fiil beş harfe çıkar. Şimdi örnek fiillerde bu babı inceleyelim:
| Mastar | Muzari | Mazi | Manası | Sülâsi bab | |
|---|---|---|---|---|---|
| VEZİN | تَفَعُّلٌ | يَتَفَعَّلُ | تَفَعَّلَ | ||
| Büyüklendi | تَكَبُّرٌ | يَتَكَبَّرُ | تَكَبَّرَ | Büyük oldu | كَبُرَ |
| Kırıldı | تَكَسُّرٌ | يَتَكَسَّرُ | تَكَسَّرَ | Kırdı | كَسَرَ |
| Yüklendi, üstlendi | تَحَمُّلٌ | يَتَحَمَّلُ | تَحَمَّلَ | Taşıdı | حَمَلَ |
| İlerledi | تَقَدُّمٌ | يَتَقَدَّمُ | تَقَدَّمَ | Geldi | قَدِمَ |
| Kabul etti | تَقَبُّلٌ | يَتَقَبَّلُ | تَقَبَّلَ | Kabul etti | قَبِلَ |
Tefe’ul babının özellikleri
1- Tefe’ul babı çoğu zaman müteaddi fiili lazım fiile çevirir. Mesela: كَسَرَ “kırdı” manasında müteaddi bir fiildir. كَسَرَ الْوَلَدُ الزُّجَاجَ “Çocuk camı kırdı.” manasındadır. كَسَرَ fiilini tefe’ul babına sokarak تَكَسَّرَ dediğimizde mana “kırıldı” olur ve müteaddi fiil lazım fiile çevrilmiş olur. تَكَسَّرَ الزُّجَاجُ “Cam kırıldı.” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, tefe’ul babı ile müteaddi fiil lazım fiile çevrilmiştir.
2- Tefe’ul babı, fiile zorla olma ve zorla elde etme manasını verir. Mesela: عَلِمَ “bildi” manasındadır. Bu fiili tefe’ul babına sokarak تَعَلَّمَ dediğimizde mana “öğrendi” olur. Bu fiilden şunu anlarız ki: İlim ve bilgi zorla elde edilen bir şeydir. İşte tefe’ul babı, fiile zorla olma ve zorla elde etme manasını vermiştir.
| Tefe‘‘ul Babı (تَفَعُّلٌ) |
| A- Tefe‘‘ul (تَفَعُّلٌ) Babı (Kalıbının) Yapılışı Bu bab, asıl harf olan فعل üçlüsünün başına bir “te” ve ortadaki harfin aynısından bir harf daha getirilerek elde edilmektedir. Bu bâb çatı bakımından tef‘îl’in veya sülâsî masdarın dönüşlüsüdür ve genellikle geçişsizdir. Arapçada en fazla kullanılan bablardan birisidir. Bu babın mâzî, muzâri mastar ve emir kalıbı şu şekildedir: B- Tefe‘‘ul (تَفَعُّلٌ) Babının Anlamı Bir fiil bu baba aktarıldığında genelde “Tekellüf” anlamı elde edilmiş olur. Tekellüf kısaca bir eylemin zorlanarak, aşama aşama yapılması, daha fazla emek ve çaba sarfedilerek gerçekleşmesidir. Bunun en güzel örneği عَلِمَ = bildi ile تَعَلَّمَ öğrendi arasındaki anlam farkıdır. عَلِمَ normal, sıradan bir bilme iken bunun beş harfli türevi تَعَلَّمَ ise aşama aşama, mesafe katederek, zorlanarak bilme, daha teknik ve zaman ve çaba sarfederek bilme, öğrenme; yani öğrenim görme anlamını ihtiva etmektedir. Harf sayısı arttıkça anlamda da bir genişleme söz konusu olmaktadır. Bu bab, daha önce geçen dört harfli bablardan tef’il babının anlamca dönüşlü (mutâvaat) hâlini elde etmek için kullanılır. Böylece şu şekilde bir anlam derecelendirmesi söz konusu olur: Görüldüğü üzere “ عَلَّمَ =Öğretti.” fiilinde “kime?” sorusuna cevap alabilirken yani eylemden etkilenen başkaları varken; “تَعَلَّمَ = Öğrenim gördü.” fiilinde aynı soruya cevap alamamaktayız. Yani dönüşlü bir anlamla eylemi yapan ile eylemden etkilenen aynı varlık olmaktadır. Başındaتَ bulunan muzâri fiillerde bazen bu harf hazfedilebilir. تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ = “Melekler inerler.” Bu fiilin aslı : تَتَنَزَّلُ şeklindedir. Kur’an’dan tefe‘ul örnekleri: idğam ve hazf 2:74 وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَاءُ “Taşlardan öyleleri vardır ki yarılır da içinden su çıkar.” (Bakara, 74) — يَشَّقَّقُ fiilinin aslı يَتَشَقَّقُ’dur; ت harfi ش’ye idğam edilmiştir. 2:269 وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّا أُولُو الْأَلْبَابِ “Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır.” (Bakara, 269) — يَذَّكَّرُ fiilinin aslı يَتَذَكَّرُ’dur; ت harfi ذ’ye idğam edilmiştir. 5:6 وَإِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُوا “Eğer cünüp iseniz boy abdesti alarak iyice temizlenin.” (Mâide, 6) — اطَّهَّرُوا emrinin aslı تَطَهَّرُوا’dur; ت harfi ط’ya idğam edilip başa vasıl hemzesi getirilmiştir. 3:103 وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin.” (Âl-i İmrân, 103) — تَفَرَّقُوا fiilinin aslı تَتَفَرَّقُوا’dur; iki ت’den biri hazfedilmiştir (bkz. تَنَزَّلُ). |
- Tefe''ul babı nasıl yapılır?Sülasi fiilin başına fethalı تَ gelir ve orta harf şeddelenir: كَبُرَ → تَكَبَّرَ.
- Tefe''ul babının mazi – muzari – mastar vezinleri hangisidir?Tefe''ul: تَفَعَّلَ – يَتَفَعَّلُ – تَفَعُّلٌ. Diğerleri tef'îl, tefâ'ul ve iftiâl babıdır.
- كَسَرَ (kırdı) fiili tefe''ul babına girince (تَكَسَّرَ) hangi anlamı alır?Tefe''ul müteaddî fiili lâzıma çevirir: كَسَرَ kırdı → تَكَسَّرَ kırıldı.
- Reklam
- عَلِمَ (bildi) → تَعَلَّمَ (öğrendi) örneğinde tefe''ul babı hangi anlamı katmıştır?Tefe''ul babı genelde tekellüf anlamı verir: bilgi zorlanarak, emekle elde edilir.
- تَكَبَّرَ (büyüklendi) fiilinin muzarisi hangisidir?Tefe''ul muzarisi يَتَفَعَّلُ veznindedir: يَتَكَبَّرُ. يَكْبُرُ sülasi, يُكَبِّرُ tef'îl muzarisidir.
- تَقَدَّمَ (ilerledi) fiilinin mastarı hangisidir?Tefe''ul mastarı تَفَعُّلٌ veznindedir, aynü'l-fiil ötrelidir: تَقَدُّمٌ. تَقْدِيمٌ tef'îl, تَقَادُمٌ tefâ'ul, إِقْدَامٌ if'al mastarıdır.
- تَكَسَّرَ الزُّجَاجُ (Cam kırıldı) cümlesinde الزُّجَاجُ'ün görevi nedir?تَكَسَّرَ burada lâzımdır, mef'ul almaz; الزُّجَاجُ faildir ve merfûdur.
- عَلَّمَ (öğretti) ile تَعَلَّمَ (öğrendi) arasındaki ilişki nedir?Tefe''ul, tef'îl babının dönüşlüsüdür: عَلَّمَ'de ‘kime?’ sorusunun cevabı vardır; تَعَلَّمَ'de öğreten ile öğrenen aynı kişidir. تَعَلَّمَ lâzım değildir, bir mef'ul alır: تَعَلَّمْتُ الْعِلْمَ.
- Reklam
- حَمَلَ fiilinin tefe''ul babındaki mazi ve muzarisi hangisidir?Başa تَ gelir, orta harf şeddelenir: تَحَمَّلَ – يَتَحَمَّلُ. Diğerleri tef'îl, iftiâl ve tefâ'uldür.
- قَبِلَ (kabul etti) fiilinin tefe''ul mastarı hangisidir?تَقَبَّلَ – يَتَقَبَّلُ – تَقَبُّلٌ. قَبُولٌ sülasi mastar, تَقْبِيلٌ tef'îl, إِقْبَالٌ if'al mastarıdır.
- تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ (Melekler iner) ifadesindeki تَنَزَّلُ için hangisi doğrudur?Başında تَ bulunan muzaride bu harf bazen hazfedilir: تَتَنَزَّلُ → تَنَزَّلُ. Sondaki ötre muzari olduğunu gösterir.
- وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّا أُولُو الْأَلْبَابِ (Bakara 2/269) ayetindeki يَذَّكَّرُ fiilinin aslı nedir?Tefe''ul babından يَتَذَكَّرُ'daki تَ, ذ'ye idgam edilmiştir: يَذَّكَّرُ (öğüt alır).
- وَلَا تَفَرَّقُوا (Âl-i İmrân 3/103) ifadesindeki fiilin aslını ve sigasını söyleyin.Cevabı önce aklından söyle, sonra kontrol et.Cevap: لَا تَتَفَرَّقُوا — tefe''ul babından nehiy, cemi müzekker muhatab (‘ayrılmayın’)Başında تَ bulunan muzaride bir تَ hazfedilmiştir; لَا nâhiye fiili cezmetmiş, sondaki ن düşmüştür.Bildin mi?
- Reklam
- فَاطَّهَّرُوا (Mâide 5/6) kelimesindeki fiil hangi tefe''ul fiilinden gelir?تَطَهَّرُوا emrindeki تَ, ط'ye idgam edilip başa vasl hemzesi gelmiştir: اِطَّهَّرُوا; başındaki فَ ayrı bir harftir.
- Aşağıdakilerden hangisi tefe''ul babında değildir?تَكَاتَبَ'de orta harf şeddeli değildir, ilk harften sonra elif vardır (tefâ'ul). Diğerleri تَفَعَّلَ veznindedir.