Sarf

Masdarlar 1- Arapça Gramer

 Masdarlar – Arapça Gramer

Mâzî ya da muzâri gibi herhangi bir zamanla ilgisi olmaksızın bir mana ve bir oluş ifade eden kelimedir. Sözlükte mâzî ve muzâriden sonra üçüncü sırada gelen isimdir. Fiillerin ve bütün müştak (türemiş) kelimelerin köküdür. Örnek:

ذِكْرٌ

anmak, anma, anış

جُوعٌ

acıkmak, acıkma

اِجْتِماَعٌ

toplanmak, toplanma

طَلَبٌ

istemek, isteme

إِكْراَمٌ

ikram, ikram etme

خَلْقٌ

yaratmak, yaratma, yaratış

Fiillerin masdarları, mim’li masdar (İsm-i zaman, ism-i mekân) ve yapma masdar olmak üzere üç çeşit masdar vardır:

1- Fiillerin masdarları:

Fiiller; sülasî (üç harfli), rübâi (dört harfli) humâsî (beş harfli) ve südâsî (altı harfli) olur[1]. Sülâsî fiil hâriç diğerlerinin masdar kalıpları yerinde işleyeceğimiz gibi kurallı ve bellidir. Hiç zorlanmadan kuralına göre söylenebilir. Sülâsî fiilin masdarı ise ancak sözlüklerden (veya duyarak) öğrenilir ve bunlardan çok kullanılanlar zamanla ezberlenir. Bizim burada söz konusu ettiğimiz masdar üçlü fiillere aittir. Her fiil en az bir masdara sahiptir. Bilmediğimiz bir kelimeyle karşılaştığımız zaman o kelimenin baş harfiyle kelimeyi aramayız. Çünkü fiiller Arapça sözlüklerde Türkçe’deki gibi masdar haliyle yer almaz. Genel kural olmasa da çoğunlukla fiillerin önce müfred gâib mâzî hali, yanında çoğu zaman orta harfine işaret eden bir çizginin üstüne harekesi konularak muzâri hali verilir (-َُِ). Ardından da o kelimenin masdarı yanyana verilir. Tercümede de genellikle ya mâzî halindeki manası ya da masdar manası yer alır. Fiilin üçlü kök hali (mâzî muzâri ve masdarıyla birlikte) verildikten sonra altında o fiilden türemiş ya da bir harf, iki harf ilavesiyle o fiilin girdiği manalar yer alır:

ذَهَبَ -َ ذَهاَبٌ

gitti

حَضَرَ يَحْضُرُ حُضُوراً

geldi

أَذْهَبَ يُذْهِبُ إِذْهاَبًا

giderdi

أَحْضَرَ يُحْضِرُ إِحْضاَراً

getirdi

 

 Masdar fiilin isimleşmiş bir hali olup iki türlü kullanılır: Ya bir isim olarak kalıplanmış manaya sahiptir veya fiilin isim manasını taşır: Mesela (خَلَقَ) kökünden yapılan masdar (خَلْقٌ) hem yaratmak manasına ve hem de yaratma işi manasına gelir.

Bir fikir vermesi açısından masdarların girdiği kalıplardan bazıları şöyle sıralanabilir:

Kalıb hali

 Masdar

 

Muzâri

Mâzî

فَعْلٌ

أَمْرٌ

emretmek

يَأْمُرُ

أَمَرَ

 

زَرْعٌ

ekin ekmek

يَزْرَعُ

زَرَعَ

 

قَوْلٌ

söylemek

يَقُولُ

قاَلَ

 

سَيْرٌ

yürümek

يَسِيرُ

ساَرَ

فِعْلٌ

ذِكْرٌ

anmak, söylemek

يَذْكُرُ

ذَكَرَ

فُعْلٌ

كُفْرٌ

inkar etmek

يَكْفُرُ

كَفَرَ

فُعُولٌ

خُرُوجٌ

çıkmak

يَخْرُجُ

خَرَجَ

 

سُجُودٌ

secde etmek

يَسْجُدُ

سَجَدَ

 

دُخُولٌ

girmek

يَدْخُلُ

دَخَلَ

فَعاَلٌ – فَعاَلَةٌ

ذَهاَبٌ

gitmek

يَذْهَبُ

ذَهَبَ

 

سَماَعٌ

işitmek

يَسْمَعُ

سَمِعَ

 

ضَلاَلٌ –  ضَلاَلَةٌ

sapmak, şaşırmak

يَضِلُّ

ضَلَّ

فِعاَلٌ – فِعاَلَةٌ

قِياَمٌ

kalkmak

يَقُومُ

قاَمَ

 

كِتاَبَةٌ

yazmak

يَكْتُبُ

كَتَبَ

 

زِياَرَةً

ziyaret etmek

يَزُورُ

زاَرَ

 

هِداَيَةٌ

yol göstermek

يَهْدِي

هَدَى

                   

2- Mim’li masdar (المْصْدَرُ المِيمِيُّ): (İsm-i zaman ve İsm-i mekân)

Başında zâid bir mim harfi bulunan masdardır. Sülâsi fiillerin ism-i zaman ve ism-i mekân kalıpları aynı olduğu için birlikte işlenmektedir. İsmi zaman, manası zaman belirten isimdir, ism-i mekânda manası mekân belirten isimdir. İki şekilde gelir:

مَفْعِلٌ

مَفْعَلٌ

 

a) (مَفْعَلٌ)

Daha çok muzâri orta harfi fethalı veya zammeli fiillerin mimli masdarı, ism-i zaman ve ism-i mekânları bu şekilde gelmiş ve isimleşmiştir.

كَتَبَ  -ُ den مَكْتَبٌ yazmak, yazma yeri ve yazma zamanı (yazıhane, büro)

لَعِبَ -َ

مَلْعَبٌ oynamak, oyun yeri ve oyun zamanı (oyun sahası)

سَكَنَ -ُ

مَسْكَنٌ ikâmet etmek, ikame yeri, ikamet etme zamanı (mesken)

ذَهَبَ -َ

مَذْهَبٌ gitmek, gitme yeri, gitme zamanı (mezheb)

طَبَخَ -َ

مَطْبَخٌ pişirmek, pişirme yeri ve pişirme zamanı (mutfak)

دَخَلَ -ُ

مَدْخَلٌ girmek, giriş yeri, giriş zamanı (giriş)

خَرَجَ -ُ

مَخْرَجٌ çıkmak, çıkış yeri ve çıkış zamanı (çıkış)

*Bir şeyin çok olduğu veya bir işin çok yapıldığı yeri gösteren ismin sonuna tâ-i merbûta (ة) eklenir.

دَرَسَ

ders yaptı

مَدْرَسَةٌ

çok ders yapılan yer ve zaman (okul)

كَتَبَ

yazdı

مَكْتَبَةٌ

çok yazılan yer ve zaman (kütüphane, sıra)

قَبَرَ

gömdü

مَقْبَرَةٌ

çok gömülen yer ve zaman (mezarlık)

طَبَعَ

bastı

مَطْبَعَةٌ

çok basılan yer ve zaman (matbaa)

حَكَمَ

hükmetti

مَحْكَمَةٌ

çok hükmedilen yer ve zaman (mahkeme)

مَلَكَ

sahip oldu, malik oldu

مَمْلَكَةٌ

çok sahip olunan yer ve zaman (krallık) [2]
           

*Şeddeli (muzaaf) ve orta harfi illetli fiillerin de mimli masdar, ism-i zaman ve ism-i mekânları genelde bu şekilde tâ-i merbûta (ة) alarak gelir:

خاَفَ

korktu

مَخاَفَةٌ

korkmak, korkma yeri ve zamanı

سَرَّ

sevindi

مَسَرَّةٌ

sevinmek, sevinme yeri ve zamanı

Bu dersin sonunda Kendini dene testi var (3 seviye, 15 soru). Teste git →

İlgili Makaleler