Mekan Zarfları Arapça YER ZARFLARI ظروف المكانِ

Mekan Zarfları Arapça YER ZARFLARI ظروف المكانِ

YER ZARFLARI ظروف المكانِ
Mekan yani yer zarfları fiilin gerçekleşme mekanını gösterir. ؟ أين (nerede
?) sorusunun cavabı olarak gelir.
قُدَّامَ – أمامَ : önünde
خَلْفَ : arkasında
فَوْقَ : üstünde
تَحْتَ : altında
بَيْنَ : arasında
وَراءَ : ötesinde
عِنْدَ : yanında
يمين : sağ
يسارَ : sol
جانبَ : yan
مُقابِلَ : karşısında
ذاتَ اليَمين : sağa, sağda
ذاتَ الشِمال : sola, solda
وَسَطَ : orta
تِجاهَ : yön
حِذاءَ : hiza
قربَ : yakını
حَولَ : etrafı
شرقَ : doğu
غربَ : batı
جنوبَ : güney
شِمالَ : kuzey
داخِل : iç
خارج : dış
مكانَ : yer
عِنْدَ – لدَى gibi yanında

Üzerinde فَــوْقْ
Altında تَــحْــت
Arasında بَــيْــن
Yanında بِــجَــانِــب
Yukarısında فِـي الأَعْــلَــى
Aşağısında فِـي الأَسْـفَــل
-e doğru نَــحْــوَ
Sağında إِلَى الْيَـمِـيـن
Solunda إِلَى الْيَـسَــار
İçerisinde دَاخِــل
Dışarısında خَــارِج
Burada هُــنَــا
Orada هُــنَــاكَ
Orada هُــنَــالِـكَ
-de عِــنْـدَ
Uzakta بَــعِــيـد
Yakında قَــرِيــب
Etrafında حَــوْلَ
Arkasında خَــلْــفَ
Önünde أَمَــامَ
Olduğu yerde حَــيْــثُ
Heryerde فِـي كُـلِّ مَــكَــان

ÖRNEKLER  
Kitabım masanın üzerindedir. كِـتَـابِي فَوْقَ الطَّاوِلَة
Burun gözlerin arasındadır. الْأَنْفُ بَيْنَ الْعَيْنَيْن
Amcamın yanında yaşıyorum. أَسْكُنُ بِجَانِبِ عَمِّي
Ben içerdeyim. أَنَا بِالدَّاخِل
Tarık dışarıdadır. طَارِق بِالْخَـارِج
O burada değil ama şurada. لَيْسَ هُنَا إِنَّمَا هُنَاك
Kardeşim halamla birlikte. أَخِي عِنْدَ عَمَّتِي
Senden uzaktayım. أَنَا بَعِيدٌ عَنْكَ
Sana yakınım. أَنَا قَرِيبٌ مِنْك
Kapının arkasına bak! انْظُر خَلْفَ الْبَاب
Senin önündeyim. أَنَا هُـنَا أَمَامَكَ
Kalemin bıraktığın yerde. قَلَمُكَ حَيْثُ تَرَكْتَه
Gün ışığı heryerde. نُورُ الشَّمْسِ فِـي كُـلِّ مَــكَــان
MEKAN ( YER ) ZARFLARI

( NEREDE ? )

Üstünde فوْقَ
Aıtında تَحْتَ
Arkasında خَلفَ
Önünde امامَ
Üzerinde عليَ
İçinde,

…de, …. da

في
Sağında يمينُ
Solunda يسارُ
Arasında بَيْنَ
Yanında عِندَ
Çevresinde حولَ

 

 

Başlarına geldikleri kelimeleri mecrur (son harekelerini kesra) yaparlar.

فَوْقَ : (Fewqa) Üstünde

خَلْفَ : (Halfe) Arkasında

في : (Fî) İçinde, de, da

مَعَ : (Mea) Beraber

أمامَ : (Emâm) Önünde

تَحْتَ : (Tahte) Altında

عَلى : (Ala) Üstünde

عِنْد : (Inde) Yanında

هُنا : (Huna) Burada

هُناكَ : (Hunake) Orada

هُنالِكَ : (Hunalike) Taa orada. “Lam” harfi çok uzaklığı ifade eder.

 

Eğer bir nesne mekan ile temas halinde ise üstünde mekan zarfı olarak hem ‘Fewqa’ hem de ‘Ala’ kullanılabilir. Ama arada bir temas yok ise örneğin bir uçağın evin üzerinde olması gibi bu durumda ‘Fewqa’ kullanılır.

الطَّااِرَةُ فَوْقَ المَدِينَةِ : Uçak şehrin üzerindedir.

القَلَمُ عَلَى المَكْتَبِ : Kalem masanın üzerindedir.

Örnekler:
السيّارةُ أمامَ البيْتِ : Araba, evin önündedir.
الوَلَدُ خَلْفَ الشَجَرةِ : Çocuk, ağacın arkasındadır.
العُصفورُ فَوقَ الغُصْنِ : Serçe, dalın üzerindedir.
الكُرَّةُ تحْتَ السَريرِ : Top, yatağın altındadır.
المُدَرِّسُ بَيْنَ الطُلابِ : Öğretmen, öğrencilerin arasındadır.
الحَديِقَةُ وَراءَ المَسْجدِ : Park, mescidin ötesindedir.
العامِلُ عِندَ المديرِ : İşçi, müdürün yanındadır.

سرْتُ جانبَ النَّهرِ : Nehrin kenarında yürüdüm.
إستانبول في غرب ترآيا : İstanbul, Türkiye’nin Batı’sındadır.
Zarf edatları, cümle içinde muzaf konumunda bulunduğundan kendisinden
sonraki kelimeyi muzafun ileyh olarak cer eder.