Kurân-I Kerîm’de Tasvir Ettiği Üzere Hz. Adem (A.S)
Hz. Adem (a.s)’ın
İnsanlardan Yaratılanların İlki Olduğuna Dair Deliller
Kur’ân-ı Kerîm
ayetleri; “Hz. Adem (a.s)’m insan türünden yaratılmışların ilki olduğunu
ve yine ondan önce yeryüzünde bu insan türünden hiçbir varlığın
yaşamadığını” destekleyici olarak gelmiştir. İşte böylece semavi
kitapların hepside bunda birleşmektedir. Bununla birlikte vahye dayanan
şeriatlar ile dinlerin bütün mensuplarından “Hz. Adem (a.s)’m
yaratılmışların atası ve insan cinsinden yaratılmışların ilki olduğu”
şeklinde gelen haberler ve rivayetlerde bunu desteklemektedir. Kur’ân-ı
Kerîm’de geçen delillere gelince ise bunlar bazısını nakletmekle
yetinebileceğimiz kadar çoktur. Bunlar ise aşağıda geldiği üzere şunlardır:
1.
İnsanlara, atalarının Hz. Adem (a.s) olduğunu nisbet etmek suretiyle nidaların
tekrar edilmesi.
Yüce Allah bununla
ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Ey Ademoğullari!
Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak
ana-babanızı cennetten çıkardıysa, sakın aynı şekilde sizi de fitneye
düşürmesin…”[13]
Yine Yüce Allah
bununla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Ey Adem oğullan!
Size çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve giyip süsleneceğiniz bir elbise
indirdik. Takva elbisesi ise, daha hayırlıdır…”[14]
Yiric Yüce Allah
bununla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Ey Ademoğulları!
Her namaz sırasında (veya mescide giderken) zinetinizi alın. Yiyiniz, içiniz
ve israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez..”!
[15]
2.
Şanı yüce olan Allah’ın, insanların tamamının
bir “a-sıP’dan geldiğini haber vermesi.
Yüce Allah bununla
ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Ey insanlar!
Sizi bir tek “nefis” (yani kişiden)den yaratan ve ondan da onun eşini
yaratan ve o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türetip yayan Rabbinizden
sakının… “[16]
Yine Yüce Allah
bununla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Sizi bir tek
“nefis ” (yani kişi)den yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini
de ondan var eden Allah ‘tır…[17]
Ayeti kerimelerde
geçen “bir nefis” yani kişiden maksat, ancak Hz. Adem (a.s)’dır.
Tıpkı Yüce Allah’ın, “eşini de ondan ” (A ‘raf: 7/189) sözünden
maksat da ancak Hz. Havva (a.s) olduğu gibi. Çünkü ikisi de -Nisa: 4/1 Me
geçtiği üzere- insan türünden yaratılmışların aslıdır. Ayeti kerime (yani Nisa:
4/1 ayeti), Hz. Adem ile Hz. Havva’dan birçok erkekler ve kadınların
yaratıldığını ve ikisinden bu varlıkların türeyip yayıldığını açıklamaktadır.
Buna göre Hz. Adem ile Hz. Havva’dan insanlar doğmuş, bu doğanlar zamanla
türemişler ve çoğalmışlar. Daha sonrada çoğalan bu varlıklar yeryüzünün çeşitli
yerlerine dağılmışlar…
3. Yüce
Allah’ın her yaratığın evlilik yoluyla bir anne ve babadan yaratıldığını haber
vermesi.
Hz. Adem (a.s) bundan
müstesnadır.[18] Çünkü Yüce Allah onu
kendi eliyle[19] çamurdan yaratmış, daha
sonra da ona kendi ruhundan[20]
üflemiştir. Bundan dolayı da Hz. Adem (a.s), bir anne ve babadan meydana
gelmeyip ancak -Allah’ın varlığına ve O’nun birliğine delalet etmesi için
insanlara- bir örnek olarak tek başına yaratılmıştır. Yüce Allah bununla
ilgili olarak şöyİe buyurmaktadır:
“Hani Rabh’in
meleklere: “Ben, çamurdan bir insan yaratacağım, onu yapıp ruhumdan ona
üflediğim zaman ona secde edin ” demişti.”[21]
Yüce Allah, iblisin
Hz. Adem (a.s)’a secde etmekten kaçınması hakkında ise şöyle buyurmaktadır:
“Allah: “Ey
İblis! Elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Böbürlendin mi?
Yoksa gururlananlardan mısın? dedi”.[22]
Yine Yüce Allah bu
konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Yarattığı her
şeyi güzel yaratan, başlangıçta insanı çamurdan yaratan, sonra da onun soyunu
küçük bir suyun özünden var eden, sonrada onu şekillendirip ruhundan ona
üfleyen Allah’tır.”[23]
Ayeti kerimenin
metninde geçen “es-sülâle” kelimesi Arapça “selle”
kelimesinden türemiştir. Bu da; bir şeyi başka bir şeyden çekip çıkarmaya
denilir. Mesela; kılı hamurdan “çekip çıkardım” da kullanılan anlam
gibi. Buna göre meni yani damla da, ayette sülâle gibidir. Çünkü meni sırttan
çekilip çıkarılır. (Bunu Kurtubî ifade etmiştir)[24]
4. Hz. Adem
(a.s)’rn yaratılışının nasıl gerçekleştiğini ve onun, insanların atası
olduğunun açıklanması.
Bu Buharı ve Müslim’in
“Sahîh”lerinde rivayet edilen “şefaat” hadisinde
geçmektedir. Bu hadiste; “İnsanlar, kıyamet gününün musibetinden
kendilerini kurtarmak için şefaat edecek kimseleri araştırırlar. Bunun üzerine
insanlar, Adem’e gelirler ve ona, kendileri için şefaat etmesini isteyerek:
– Ey Adem! Sen
insanların atasısm. Allah seni kendi eliyle yarattı, kendi ruhundan sana üfledi
(bütün isimleri sana öğretti), melekleri senin önünde secde ettirdi. Seni
cennete yerleştirdi. (Bundan dolayı Allah katında itibarın ve makamın var)
Rabb’in nezdinde bizim için şefaatte bulunmaz mısın? Bizim şu hâlimizi ve
başımıza şu geleni görmüyor rnusun? derler. Adem:
-Bugün Rabb’im
öfkelidir, daha önce bu kadar öfkelenmedi. Bundan sonrada böylesine
öfkelenmeyecek. (Esasen şefaate benim yüzüm yok, çünkü cennette iken Allah)
beni o ağaca yaklaşmaktan men etmişti. Ben, bu yasağa karşı geldim. (Ben Cennette
iken işlediğim günah sebebiyle cennetten çıkarıldım. Bugün günahlarım
affedilirse bana yeter) Nefsim! Nefsim! Benden başkasına gidin! Nuh’a gidin
diyecek……”[25]
Darwin Teorisi[26] Ve Bunun Kur’an Ve Vakıayla Çelişmesi
Daha öncede Kur’an ve sünnetten
zikrettiğimiz nasslar Danvin teorisini hükümsüz kılmakta, insanın çoğalışını ve
ortaya çıkışını bize açıklamaktadır. Danvin teorisine göre; insanın aslı Hz.
Adem değildir. Danvin insanların ancak başka bir şeyden çekilip çıkartılması
suretiyle bir kökten çoğaldığını ve A-dem’in aslından farklı bir şeyden meydana
geldiği görüşünü ortaya atmıştır.
Danvin’in görüşüne
göre; insanın hayatı suyun yüzeyinde ortaya çıkmış küçük mikroplarla başlamış,
daha sonra bu küçük mikrop evrim geçirerek küçük bir hayvana dönüşmüş, daha
sonrada bu hayvan yavaş yavaş büyümüş ve kurbağa olmuş, ardından da yine evrim
geçirerek kurbağa balığa dönüşmüş ve yine evrim geçirerek balık maymuna
dönüşmüştür. Daha sonra da bu maymun ilerleyip gelişerek yani evrim geçirerek
medeni-leşmiş ve ardından da insan olmuştur. Bundan dolayı Danvin’in nazarında
insan medenileşmiş bir maymundur. Zira bu maymun zamanla, dehasıyla ve
akıllıhğıyla evrim geçirerek insana dönüşmeye ve değişmeye güç yetirmiştir.
Bunun üzerine ba. maymun, anlayışsız ve geri kafalı bir maymunluktan zeki yç
akıllı bir insan durumuna gelmiştir…
Böylece Darv/in,
soyumuzu hayvana bitişik kılmaya çalışmakta ve aşiretimizi kurbağadan ve
fareden oluşturmaya gayret etmektedir. Fakat biz bu şekle en yakın olarak
şempanzeyi bulmaktayız. Çünkü bu tür insana benzeme bakımından maymuna en
yakın olandır. İşte yukarıdan beri anlatmaya çalıştığımız şeyler, “evrim
ve tekamül teorisi” diye isimlendirilen Danvin teorisinin özet şeklidir.
Kendi soyunun ve sopunun maymundan geldiğini iddia eden Danvin, Kur’an’la açîk
bir şekilde çelişkili ve semavi kitaplarda geçen Ebu’l-Beşer olan Hz. Adem
(a.s)’m yaratılışına tamamen aykırıdır. Zira bütün semavi dinlerde, insanların
çoğalışının Hz. Adem (a.s)’dan olduğu bildirilmektedir. Buna göre Hz. Adem
(a.s), insanların en büyük atası olmaktadır. Bunun aksine saçma sapan teori,
Darwin’in[27] ve onun teorisine
inanarak kabul eden Danvin teorisine sığınanlara uymaktadır. İşte böyle
kimseler maymunlukta onlarla birdirler. İnsanlardan geriye kalanlara gelince
ise onlar, Hz. Adem (a.s)’dan türemişler ve ona nisbet edilmişlerdir.
İşte burada akıllı
olan insanın, goril, şempanze ve diğer maymun familyasından olmaya ve soyunun
Hz. Adem (a.s)’dan değil de başka bir varlıktan olmasına hiç razı olur mu? Danvinizm,
sefih akıl ve görüşün en ahmak olanı ve anlayış ile şuurun kaybolmasıdır.
İnsanın aslı maymundan nasıl türemiş olur. Halbuki Yüce Allah, insan türünü
keremli kılmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“And olsun ki
Biz, Ademoğullanm keremli kıldık, onların korada ve denizde gezmesini
sağladık, temiz şeylerle onları
rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık.”[28]
Yine şanı yüce olan
Allah konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Biz insanı en
güzel bir şekilde yarattık[29]
Buna göre Yüce
Allah’ın, ademoğullarmı maymun sınıfından kılması Allah’ın kereminden midir?
Veya Allah’ın onların soyunu maymuna katması yahut şempanze ile goril
familyasından kılması Allah’ın üstünlüğünden midir? O zaman biz, Darwin’e tabi
olanlara deriz ki:
“Ey maymun ve
domuzlardan türemiş oğulcağızımız! Bizden olmaya razı olanlardan mısınız?
Yoksa böyle söylememize kızanlardan mısınız?”
Ey Rabbim! Hidayet
ancak senin etmenle olur.
Senin
ayetlerin haktır. Dilediğini onlarla hidayete erdirirsin. Evrim Teorisi gerçek
olduğu zaman, dönüşme ve medenileşme denilen bir asırda yaşadığımız halde
diğer geriye kalan maymunlar niçin evrim sonucu medenileşip de insana dönüşmemiştir!!?
[30]
Darwin Teorisinin İlmi
Çerçevede Çürütülmesi
Dr. Halim Atiyye, “Tesadduu Mezheb-i Darwin
ve’l-İspati’I-İlm Ii Akideti’l Halk” adı altında telif ettiği şahane
kitapta, Darwin’in görüşünü eleştirmiş ve “Evrim” ile “Tekamül”
teorisini de ilmi çerçevede çürütmüştür. Bundan dolayı biz bu kitabın bazı
bölümlerini, anlamaya veya işitmeye kulak veren kimselere hatırlatmak için
nakledeceğiz.
Dr. Halim Atiyye,
mezkur kitabında bu konuda şöyle der:
“Cismi ve aklı
zayıf olan bu insan oğlunun etrafında aslan, fil, ayı, kaplan ve parçalayıcı
hayvanların birçoğuyla birlikte yaşaması nasıl mümkündür?
Danvin’in iddiasına
göre, Evrim ve tekamülden bir şey meydana gelmiş olsa, maymunun medenileşerek
insan olduğu gibi, önceden evrim sonucuyla maymuna dönüşen maymunların
seleflerinin de insana dönüşmesi ve zamanımızda da var olan maymunların da
insana dönüşmesi gerekir!!
Danvin’in
iddiasına göre; zamanların dönüşü ve “nesillerin geçmesiyle pirenin file
dönüşmesi, karıncanın yaban sığırına (veya koyuna) çevrilmesi ve kedinin aslan
olması mümkün müdür?
[31] “