Kurân-I Kerîm’de Tasvir Ettiği Üzere Hz. Adem (A.S)
Meleklerin
Hz. Adem (a.s)’a Secde Etmeleri:
Yüce Allah, Hz. Adem’e
ruhun üflenmesinden sonra meleklere, Hz. Adem’e secde etmelerini emretmiştir.
Fakat meleklerin Hz, Adem’e yaptıkları bu secde tahiyyât yani selam ve tekrim
yani saygı secdesidir. İbadet için yapılan secde değildir. Çünkü Yüce Allah
ibadet etmeye yöneltmeyi kendisinin dışında hiçbir kimse için böyle bir şeyi
kesinlikte emretmez.
Bazı tefsirciîerin
söylediği gibi bu secde, Hz. Adem (a.s)’m bizzat şahsında şanı yüce olan
Allah’a yapılmış bir secdedir. Yoksa Hz. Adem (a.s)’m bizzat şahsına yapılmış
bir secde değildir. “Hz. Adem (a.s) sadece namaz kılan kimseye nisbetle
kıble gibi olmuştur. Zira namaz kılan kimse, kıbleye doğru yönelerek namazını
kılar. Önünde bulunan sütre vb. şeye değil. Onun secdeleri alemlerin Rabbi olan
Allah’adır.” İşte bundan dolayı Hz. Adem (a.s)’a yapılan secde, ona
nisbetle Allah’a yapılmıştır. Böylece Allah onu tertemiz olan meleklere kıble
kılmıştır.
Yüce Allah’ın
meleklere emrettiği bu ilahi iş, Hz, Adem (a.s)’ın yaratılışında yapılan bir
töreni anımsatmaktadır. Meleklerin Hz. Adem (a.s)’a yaptıkları bu secde de
Allah’ın yeni yarattığı bu çeşit insana saygı ifadesidir. Böylece melekler,
insanoğlunun atası olan Hz. Adem (a.s)’a secde etmişlerdir. Bundan dolayı da
Yüce Allah Hz. Adem (a.s)’a dört özelliği mahsus kılmıştır, bu özellikler, Hz.
Adem (a.s)’m diğer varlıklara olan üstünlüğünü ve şeref ile yüceliğine işaret
etmektedir. Bu özellikler ise şunlardır:
1. Allah’ın
Hz. Adem (a.s)’ı kendi eliyle yaratması
2. Kendi
ruhundan ona üfürmesi
3. Meleklerin
ona secde etmeleri
4. Bütün
eşyanın isimlerinin ona öğretilmesi Yüce Allah bununla ilgili olarak şöyle
buyurmaktadır:
“Allah, Adem’e
bütün isimleri Öğretti, daha sonra da eşyayı meleklere gösterip “eğer
sözünüzde doğru sözlü kimselerden iseniz bunların isimlerini bana söyleyin
” dedi.”[49]
Hz. Mûsâ ile Hz. Adem
arasında geçen kıssa da bu yüce özellikleri ve vasıfları destekleyen hadisi
şerifte Hz. Mûsâ, Hz. Adem’e şöyle der:
“Ey Ademi Sen,
Allah’ın kendi eliyle yarattığı, ruhundan üflediği, meleklerin secde ettiği ve
sana bütün eşyanın isimlerini öğrettiği Ebu’l-Beşersin (yani insanların
atasısın) bizi ve kendini cennetten çıkarmana neden olan şey nedir?.. “[50]
Allah, meleklere Hz.
Adem’e secde etmelerini emredince, iblis dışında bütün melekler Allah’ın bu
emrine sarılarak topluca secde etmişlerdir. İblis ise Hz. Adem (a.s)’a secde
etmekten kaçınmış ve kibirlenenlerden olmuştur. İblisin kafir oluşunun sebebi
ise, kendisinin Hz. Adem’den daha üstün ve ondan daha şerefli olduğu halde,
“Faziletli olan, faziletli kılınmamışa nasıl secde eder?” şeklinde
iddiada bulunmasından dolayıdır. Fakat habis ruhlu iblisin -Allah’ın bu emrine
karşı- cevabı ise şu şekilde olmuştur:
“Beni ateşten onu
çamurdan yarattın, ben ondan daha üstünüm” (Araf: 7/12)
Yine Yüce Allah,
îblisin durumunu bir başka surede şöyle anlatmaktadır:
“Bütün melekler
toplu halde Adem ‘e secde etmişlerdi. İblis müstesna. Çünkü o,_ büyüklük
taslamış ve kafirlerden olmuştu.”[51]
İblis
Meleklerden midir?
İblis ile ilgili ayeti
kerimelerin dış görünüşü “istisna” edatı sebebiyle iblisin
meleklerden olduğuna işaret etmektedir. Mesela bununla ilgili olarak Yüce
Allah şöyle buyurmaktadır:
“İblis müstesna
(meleklerin hepsi Adem’e) secde ettiler” (Bakara: 2/34)
Bazı alimler -ayetin
dış görünüşünü sözünde bulunduracak bu görüşü ileri sürerek şöyle derler:
“Eğer iblis
meleklerden olmasaydı, melekler gibi Hz. Adem’e secde etmekle mükellef
tutulmazdı.”
Bu görüşü savunan
alemlerin dayandıkları delil, ayeti kerimede geçen istisna edatıdır.
Fakat alimlerden
tahkikçi olanlara göre; iblis, meleklerden değildir. Onlar, bu konuda kısaca
aşağıda gelen şu delilleri ileri sürmüşlerdir.
1. Delil:
Eğer İblis meleklerden olsaydı, Allah’ın emrine isyan etmezdi. Çünkü melekler,
Allah’ın emrine karşı isyan edemezler.
Nitekim Yüce Allah,
Kur’ân-ı Kerîm’de bununla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Melekler,
Allah’ın kendilerine emrettiği emirlere isyan etmezler ve kendilerine
emredilenleri yerine getirirler.”[52]
2. Delil:
Melekler, nurdan yaratılmışlardır. İblis ise ateşten yaratılmıştır.
a. İblis,
Kur’an’m açık ifadesiyle kendisi hakkında şöyle demektedir:
“Beni ateşten onu
çamurdan yarattın (yani ateş, çamura göre üstün olduğundan dolayı) ben ondan
daha üstünüm” (Sâd: 38/76)
Buna göre eğer iblis
meleklerden olsaydı, “Beni nurdan, Adem’i de çamurdan yarattın”
derdi.
b. Sahîh bir
hadisi şerifte Rasulullah (sav) şöyle buyurmaktadır:
“Melekler nurdan,
cinler dumansız alevden, Adem ise size vasfedilenden (yani topraktan)
yaratılmıştır.”[53]
3. Delil:
Meleklerde erkeklik ve dişilik söz konusu değildir. Çünkü onlar için nesil ve
soyda yoktur. Onlar sadece şanı yüce olan Allah’ın yarattığı eşsiz ve mükemmel
mahlûklardır. Allah onların varlıklarını başlangıçta evlilik ve üreyip
çoğalmanın dışında yaratmıştır.
Halbuki cinler ise
insanlar gibi birbirleriyle evlenirler ve bu yol ile üreyip çoğalırlar. Aynı zamanda
cinler için nesil ve soyda söz konusudur. Bundan dolayı Yüce Allah, İblis
hakkında şöyle buyurmaktadır:
“(Ey
insanoğulları!) Siz beni bırakıp onu (yani iblisi) ve soyunu mu dost
ediniyorsunuz?” (Kehf: 18/50)
4. Delil:
İblisin cinlerden olduğunu ve yine onun fasıklık ve sapıklığından dolayı Adem’e
secde etmekten kaçındığını gösteren açık nass Kehf Sûresinde şöyle
geçmektedir:
“Hani meleklere:
“Adem’e secde edin” demiştik. Bunun üzerine iblisten başka
(meleklerin hepsi Adem’e) secde etmişlerdi. İblis ise “cinlerden”
idi.” (Adem’e secde etmediğinden dolayı) Rabbinin emrinin dışına çıkarak fasıklardan
olmuştu.[54]
Bu açık ve sarih
nasslar, cinlerin meleklerden olmadığına bir delil ve kanıt olarak yeter bile!!
Fazlasına gerek yok!!
Fakat bazı
tefsircilerin -birinci görüşü savunanlarm-te’viline göre; “Meleklerden,
“cinler” diye adlandırılan bir topluluk kastedilmektedir.
Tefsircilerin bu
te’vili, gerçekten ve doğrudan uzaktır. Çünkü kendisine lanet olunmuş İblisin
meleklerden değil de cinlerden ve şeytandan olduğuna dair görüş, kalbi ve nefsi
mutmain etmekte ve üstelik vicdanı da rahatlatmaktadır. Zira bu görüşe göre;
meleklerin birbirleriyle evlenmeleri ve üreyip çoğalmaları söz konusu değildir.
İblis ise cinler ve insanlar gibi üreyip çoğalabilmektedir.
Yüce Allah’ın, İblisin
nesli ve soyu olduğuna delâlet eden şu sözü de bu görüşü desteklemekte ve
kuvvetlendirmektedir:
“(Ey
insanoğulları!) Siz Beni bırakıp onu (yani iblisi) ve “soyunu” mu
dost ediniyorsunuz? (Kehf: 18/50)
Buna göre eğer iblis
meleklerden olsaydı, onun nesli ve soyu olmazdı. Çünkü meleklerin
birbirleriyle evlenmeleri ve bunun sonucunda nesilleri ve soyları yoktur. Bu
da, İblisin meleklerden olmadığını gösteren apaçık bir nasstır. Bu görüşün
aksi ise gerçekten uzaktır:
Hasan el-Basrî (rh.a)
bununla ilgili olarak şöyle der: “İblis, göz açıp kapayacak kadar bile
meleklerden olmamıştır. O ancak cinlerdendi.”
İbn Kesir,
“el-Bidâye ve’n-Nıhâye” adlı kitabında bazı alimlerden alıntılar
yaparak şöyle der:
“İblis
cinlerdendi. Zira cinler yeryüzünde fesat çıkarınca Allah onlara meleklerden
oluşmuş bir orduyu gönderdi. Melekler onlarla savaştılar ve onların bir
kısmını Öldürdü, bir kısmını da denizlerdeki odalara sürdüler. Cinlerin bir
kısmı da o zaman melekler tarafından esir alınmıştı. İblis .ise bu savaş
sırasında meleklere esir düşen kimselerdendi. Melekler onu yanlarına alıp göğe
götürdüler. Bunun üzerine iblis orada kaldı. Allah, meleklere Adem’e secde
etmelerini emrettiğinde iblis, Adem’e secde etmekten kaçınmıştı. Bunun üzerine
de Allah, onu rahmetinden kovmuştu.”[55]
İşte bu anlatılanlarda da
görüldüğü üzere, iblisin cinlerden olduğunu savunan kimseler için bir delil
yoktur. Yüce Allah’ın “Hani meleklere: “Adem’e secde edin”
demiştik. Bunun üzeri-ne iblisten “başka ” (meleklerin hepsi Adem ‘e)
secde etmişlerdi. ” (Kehf: 18/50) ayetinde de görüldüğü üzere, iblis,
istisna (yani başka/ dışında) edatının delaletiyle de, melekler gibi Adem’e
secde etmekle emrolmuştur. Ayette geçen “illâ” (yani başka veya dışında)
edatı, istisnaî munkatı[56]
manasındadır. Bundan dolayı iblis meleklerden olmadığından dolayı Hz. Adem’e
secde edebilirde, etmeyebilirde. Çünkü iblisin Hz. A-dem’e secde etmekle emr
olunuşu, celâl ve izzet sahibi olan Rabbinden ona yöneltilerek yapılmış hususi
bir emirdir. Buna, Yüce Allah’ın şu ayetiyle delil getirilmiştir. “(Allah)
Sana (Adem’e secde etmeni) emrettiğim halde, seni (ona) secde etmekten
alıkoyan şey nedir? dedi.” (A’raf: 7/12) Bu ayeti kerimede, “İblisin
meleklerden bağımsız olarak Hz. Adem’e secde etmekle emr olunduğunu”
göstermektedir.
[57]