Hz. Muhammed (a.s.)’İn Peygamber Olması ve Tebliğin Üç Yıl Süre ile Gizli Yapılması
23.16. GİZLİ TEBLİĞİN ÜÇ YILLIK
DÖNEMİ
Cenab-ı Allah, Hz. Muhammed (a.s.)’i peygamberlik makamına
getirdikten ve Hak dinini yaymaya başlamasına emir verdikten sonra Hz.
Peygamber (a.s.) tebliğ işine bir anda ve bütün gücüyle başlamadı. Aksine bu
hususta temkinli, ihtiyatlı ve akıllı davrandı. Hak dinine davetini ilk önce
mümkün olduğu kadar gizli tutmaya çalıştı ve bu gizli çalışmalar üç sene devam
etti. Hz. Muhammed (a.s.), peygamberliğinin ilk üç yılında İslâm dinini ruhları
temiz,, kalpleri temiz, doğru, dürüst ve tevhide yatkın kişiler arasında yaymaya
çalıştı. Bu temiz ve salih kişiler delil, burhan, telkin ve karşılıklı fikir
alış verişi sayesinde kısa süre içinde İslâm camiasına girdiler. İslâmiyet’i
kabul edenlerden de dinlerini ve ibadetlerini bir süre gizli tutmaları
isteniyordu. Zaten Allahu Teâlâ da o zamana kadar dinin alenen açıklanmasını ve
tebliğinin yapılmasını istemiş değildi.
Gizli tebliğ sırasında Hz. Ebu Bekir’in şahsiyeti ve nüfuzu çok
yararlı oldu.[17]
Taberî ve İbn Hişâm’a göre, Hz. Ebu Bekr son derece nazik, mütevazı, kibar, hoş
sohbet, uysal ve temiz bir kişi olduğu için pek çok kişinin müslüman olmasını
temin etmişti. Arabistan’da Hz. Ebu Bekr kadar iyi şecere uzmanı başka kimse
yoktu. Herkesin hangi soydan, hangi kabileden geldiğini biliyordu. Özellikle
Kureyşlilerden hemen hemen hepsinin geçmişini ve karakterini çok iyi biliyordu.
Zengin bir aileye mensup olduğu için iş ve ticarette herkes O’nun sözünü
dinlerdi. Mesleği olan ticaret ve dürüst alışverişi sayesinde sayısız dostlar
kazanmıştı. Ticaretle ve işleriyle ilgili olarak pek çok kişi O’nun yanına
gelirdi. Hz. Ebu Bekr bunlardan en çok güvendiği kimselere İslam’ı tanıtırdı.
Neticede çok sayıda tüccar ve iş adamı müslüman oldu. Müslüman olan diğer
Araplar da kendi yakın çevrelerinde İslâmiyeti yaymaya çalışırlardı.
Müslümanların sayısı gittikçe artıyordu, ama Allah’tan açık tebliğ emri henüz
gelmemişti. Bu sebeple, müslümanların hepsi Mekke’nin tenha köşelerinde,
dağlarda ve vadilerde namaz kılar ve dinin diğer vecibelerini yerine
getirirlerdi.
23.17. DÂR-I ERKAM’DA TEBLİĞ VE
TOPLANTI MERKEZİNİN KURULMASI
Aradan 2.5 yıl geçmemişti ki, müslümanlar ile Mekkeli müşrikler
arasında büyük ve tehlikeli bir çatışma çıkma ihtimali belirdi. İbn İshâk’ın
rivâyetine göre müslümanlar bir gün Mekke’nin bir tepesinde namaz kılıyorlardı,
o sırada müşrikler bu durumu çok yadırgadılar ve müslümanları azarlamaya,
onlarla alay etmeye başladılar. Münakaşa kavgaya dönüştü ve az kalsın silahlı
çatışma meydana gelecekti. Hz. Sa’d bin Ebi Vakkas, Mekkelilerden birine bir
deve kemiğini attı ve başını yardı. İbn Cerir ile İbn Hişâm bu olayı daha kısa
olarak nakletmişlerdir. Ancak Hafız Ümevi, “Meğazi” isimli eserinde bundan
etraflıca bahsetmiştir. Anlattıklarına göre, başı deve kemiğiyle yarılan kişi
Beni Teym’e mensup olan Abdullah bin Hatal’dı. Bu olay fazla büyümeden
yatıştırıldı. Bundan hemen sonra Hz. Muhammed (a.s.) müslümanların toplanıp
ibadet etmeleri için Safa yakınlarında bulunan Hz. Erkam bin Ebi Erkam’ın evini
merkez olarak seçti. Müslümanlar burada hem namaz kılabiliyordu, hem
müslümanlığı kabul edenler gizli gizli buraya gelip bir süre kalıyorlardı. İslâm
tarihinde bu ev “Dar-ı Erkam” olarak meşhur olmuştur. Üç yıllık gizli tebliğ
devri sona erdikten sonra da bu mübarek ev uzun bir müddet müslümanların
toplanma yeri olarak kaldı. Hz. Muhammed (a.s.) burada ikamet ederdi.
Müslümanlar gelip kendisiyle çeşitli mevzularda fikir alış verişinde
bulunurlardı. Şi’b-i Ebi Tâlib de müslümanların mahsur kalmalarına kadar (ki bu
olaydan sonra bahsedeceğiz) Dâr-ı Erkam dini faaliyet ve tebliğin merkezi
olarak kaldı.
23.18. ÜÇ YILLIK GİZLİ TEBLİĞ
SIRASINDA NE GİBİ ÇALIŞMALAR YAPILDI?
İslam dininin alenen tebliği bölümüne geçmeden önce üç yıllık
gizli tebliğ sırasında ne gibi çalışmaların yapıldığını görmek sanırız daha iyi
olacaktır. Bu dönemde müslümanların topyekün sayısı ne kadardı? Kureyş’in hangi
şahsiyetleri ve kabileleri müslüman olmuşlardı? Ayrıca Kureyşlilerin dışında
kaç kişi Hz. Peygamber (a.s.)’in davetine evet demişti? Bunlar arasında kaç
yabancı, köle, hizmetçi ve cariye vardı? Biz aşağıda İslâmiyet’in ilk üç yıllık
döneminde müslüman olanların tam listesini veriyoruz. Bu liste çok zor ve titiz
bir çalışmanın sonunda hazırlanmıştır, çünkü böyle bir liste herhangi bir
eserde bir arada bulunmuyor:
Beni Hakim’den :
1. Cafer bin Ebi Tâlib
2. Hz. Cafer’in karısı, Esma binti Umeys Has’amiyye.
3. Safiyye binti Abdulmuttalib (Hz. Peygamber (a.s.)’in teyzesi
ve Hz. Zübeyr’in annesi).
4. Ervâ binti Abdulmuttalib (Hz. Peygamber (a.s.)’in teyzesi).
Beni el-Muttalib’den:
5. Ubeyde bin el-Hâris bin Muttalib.
Beni Abdi Şems bin Abdi Menaf’tan:
6. Ebu Huzeyfe bin Utbe bin Rebî’a
7. Ebu Huzeyfe’nin karısı, Süheyle binti Süheyl bin Amr
Beni Ümeyye’den:
8. Osman bin Affân
9. Hz. Osman’ın annesi, Ervâ binti Kureyz 10. Hâlid bin Sa’id
bin el-As bin Ümeyye
11. Hz. Halid’in karısı, Ümeyye binti Halef el-Hüza’iyye (Bazı
kaynaklar, adını Umeyne olarak vermişlerdir.).
12. Ümm-ü Habibe bint Ebi Süfyan (Daha önce Ubeydullah bin Cahş
ile nikâhlı iken daha sonra Ümm-ul Müminin oldu).
Beni Ümeyye’nin Haleflerinden:
13. Abdullah bin Cahş bin Riab.
14. Ebu Ahmet bin Cahş
15. Ubeydullah bin Cahş.[18]
Beni Teym’den:
16. Esma binti Ebi Bekr
17. Ümm-ü Ruman (Hz. Ebu Bekr’in zevcesi ve Hz. Ayşe ile
Abdurrahman’ın annesi)
18. Talha bin Ubeydullah
19. Hz. Talha’nın annesi, Sa’be bint el-Hadremi.
20. Haris bin Halid
Beni Teym’in Haleflerinden, Beni Esed bin Abdul-Uzza’dan:
21. Suheyb bin Sinan er-Rumi.
22. Zübeyr bin el-Avvam (Hz. Hatice’nin yeğeni ve Hz. Peygamber
(a.s.)’in teyze oğlu).
23. Halid bin Hizam (Hakim bin Hizam’ın kardeşi ve Hz.
Hatice’nin yeğeni)
24. Esved bin Nevfel
25. Amr bin Ümeyye
Beni Abdul-Uzza bin Kusayy ‘dan :
26.Yezid bin Zeme’a bin el-Esved.
Beni Zühre’den:
27 Abdurrahman bin Avf.
28. Hz. Abdurrahman’ın annesi, Şifâ binti Avf.
29. Sa’d bin Ebi Vakkas (Ebi Vakkas’ın asıl adı Melik bin Ubeyd
idi)
30. Umeyr bin Ebi Vakkas (kardeşi)
31. Amir bin Ebi Vakkas (kardeşi)
32. Muttalib bin Ezher (Abdurrahman bin Avfın amca oğlu)
33. Hz. Sa’d bin Ebi Vakkas’ın karısı, Remle binti Ebi Avf
Sehmiyye
34. Tüleyb bin Ezher
35. Abdullah bin Şihâb
Beni Zühre’nin Haleflerinden:
36. Abdullah bin Mes’ud (Hüzeyl kabilesine mensub olup Mekke’de
Beni Zühre’nin müttefiki olarak kalırdı).
37. Utbe bin Mes’ud (Abdullah bin Mes’ud’un kardeşi)
38. Mikdad bin Amr el-Kindi (Esved bin Abd-i Yeğûs Zührî’nin
evlâtlığı ve müttefiki).
39. Habbâb bin el-Erett
40. Şurahbil bin Hasene el-Kindi.
41. Câbir bin Hasene (Şurahbil’in kardeşi)
42. Cünade bin Hasene (Şurahbil’in kardeşi)
Beni Adiyy’den:
43. Said bin Zeyd bin Amr bin Nufeyl (Hz. Ömer’in eniştesi ve
amcazadesi)
44. Hz. Said’in karısı, Fatma binti el-Hattab (Hz. Ömer’in kız
kardeşi)
45. Zeyd bin el-Hattab (Hz. Ömer’in ağabeyi)
46. Amir bin Rebia el-Anzi (Beni Adiyy’in müttefiki ve Hattab’ın
evlatlığı)
47. Hz. Amir’in karısı, Leyla binti Ebi Hasme.
48. Ma’mer bin Abdullah bin Nadle
49. Nuaym bin Abdullah el-Lahhâm
50. Adiyy bin Nadle
51. Urve bin Ebi Üsase (Amr bin El-As’ın üvey kardeşi)
52. Mes’ud bin Süveyd bin Harise bin Nadle.
Beni Adiyy’in Haleflerinden:
53. Vakıd bin Abdullah (bu da Hattab’ın evlatlığı idi)
54. Halid bin Bukeyr bin Abd Yâlil el-Leysî
55. İyâs bin Bukeyr bin Abd Yâlil el-Leysî
56. Amir bin Bukeyr bin Abd Yalil el-Leysî
57. Akil bin Bukeyr bin Abd Yalil el-Leysî.
Beni Abdüddâr’dan:
58. Mus’ab bin Umeyr
59. Ebu’r-Rûm bin Umeyr (Mus’ab’ın kardeşi)
60. Firaş bin en-Nadr
61. Cehm bin Kays
Beni Cumha’dan:
62. Osman bin Mazun
63. Kudâme bin Mazun (Hz. Osman’ın kardeşi)
64. Abdullah bin Mazun (Hz. Osman’ın kardeşi)
65. Saib bin Osman bin Mazun
66. Ma’mer bin el-Hâris bin Ma’mer
67. Hâtıb bin el-Hâris.
68. Hz. Hatib’in zevcesi, Fatma binti Mücellil el-Amiriyye
69. Ma’mer’in kardeşi Hattâb bin el-Hâris.
70. Ma’mer bin el-Hâris’in zevcesi, Fukeyle binti Yesâr
71. Süfyân bin Ma’mer.
72. Nübeyhe bin Osman
Beni Sehm’den:
73. Abdullah bin Huzâfe
74. Huneys bin Huzâfe (Hz. Ömer’in damadı, Ümmül Mü’minin, Hz.
Hafsa’nın ilk kocası).
75. Hişâm bin El-As bin Vail
76. Haris bin Kays.
77. Hz. Haris’in oğlu Beşir bin Haris
78. Hz. Haris’in ikinci oğlu, ma’mer bin Haris
79. Kays bin Huzâfe (Abdullah bin Huzâfe’nin kardeşi)
80. Ebu Kays bin el-Haris
81. Abdullah bin el-Hâris
82. Saib bin el-Haris
83. Haccâc bin el-Haris
84. Beşir bin el-Haris
85. Sa’id bin el-Haris
Beni Sehm’in müttefiklerinden:
86. Umeyr bin Riâb
87. Mahmiyye bin el-Cez’ (Hz. Abbas’ın eşi Ümmü’l-Fadl’ın üvey
kardeşiydi)
Beni Mahzûm’dan:
88. Ebu Seleme Abdullah bin Abdul Esed (Hz. Peygamber (a.s.)’in
teyze oğlu ve süt kardeşi)
89. Hz. Ebu Seleme’nin zevcesi, Ümm-ü seleme (bu hatun ve
kocası, Ebu Cehl’in yakın akrabasıydılar)
90. Erkam bin Ebi el-Erkam (sahibi olduğu Dar-ı Erkam’dan daha
evvel bahsettik)
91. Ayyaş bin Ebi Rebia (Ebu Cehl’in üvey kardeşi, Hz. Halid bin
Velid’in amca oğlu)
92. Hz. Ayyâş’ın zevcesi, Esma binti Selâme Temimiyye
93. Velid bin Velid bin Muğire
94. Hişâm bin Ebi Huzeyfe
95. Seleme bin Hişâm
96. Hâşim bin Ebi Huzeyfe
97. Habbar bin Süfyan
98. Habbar’ın kardeşi, Abdullah bin Süfyan
Beni Mahzûm’un müttefiklerinden :
99. Yasir (Ammar bin Yasir’in babası)
100. Ammâr bin Yasir
101. Ammar’ın kardeşi, Abdullah bin Yasir
Beni Amir bin Luveyy’den :
102. Ebu Sebre bin Ebi Ruhm (Hz. Peygamber (a.s.)’in teyzesi,
Beze binti Abdulmuttalib’in oğlu).
103. Ebu Sebre’nin karısı, Ümm-ü Külsum binti Süheyl bin Amr
(Ebu Cende’in kız kardeşi)
104. Abdullah bin Süheyl bin Amr
105. Hatıb bin Amr (Süheyl bin Amr’ın kardeşi)
106. Selit bin Amr (Süheyl bin Amr’ın kardeşi)
107. Sekran bin Amr (Süheyl bin Amr’ın kardeşi, Ümmül Müminin
Hz. Sevde binti Zema’anın ilk kocası)
108. Sekran’ın karısı, Sevde binti Zema’a (Sekran’ın ölümünden
sonra Ümmü-l Mü’minin, yani Hz. Peygamber(a.s.)’in zevcesi oldu).
109. Selit bin Amr’ın karısı, Yakaze binti Alkame (“Isâbe”de
Ümm-ü Yakaze olarak kaydedilmiştir).
110. Mâlik bin Zema’a (Hz. Sevde’nin kardeşi)
111. İbn Umm-i Mektûm
Beni Fihr bin Mâlik’den:
112. Ebu Ubeyde bin el-Cerrâh
113. Süheyl bin Beyda
114. Said bin Kays
115. Amr bin el-Hâris bin Züheyr
116. Osman bin Abdi Ğanem bin Züheyr (Hz. Abdurrahman bin Avfın
teyze oğlu)
117. Hâris bin Said
Beni Abd Kusayy’dan:
118. Tuleyb bin Umeyr (Hz. Peygamber (a.s.)’in teyzesi, Ervâ
binti Abdulmuttalib’in oğlu)
Bunlar, Kureyş kabilesinin büyük ailelerinin meşhur ve soylu
kişileriydi. Bunların dışında bazı yabancı, köle ve hizmetçiler vardı ki İslam
dinini üç yıllık gizli tebliğ sırasında kabul etmişlerdi. Bunların isimleri
şöyle sıralanabilir.
119. Ümm-ü Eymen Bereke binti Sa’lebe, ki çocukluğundan beri Hz.
Muhammed (a.s.)’e bakma şerefine nail olmuştu.
120. Zinnire Rûmiye (Amr bin el-Müemmil’in serbest bıraktığı
hizmetçisi)
121. Bilâl bin Rebah (Ümeyye bin Halefin kölesi)
122. Bilâl’in annesi Hamâme
123. Ebu Fukeyhe Yesâr ul-Cehmi (Safvân bin Umeyye’nin serbest
bıraktığı köle)
124. Lebibe (Müemmil bin Habib’in hizmetçisi)
125. Ümm-ü Ubeyş (Beni Teym bin Mürre veya Beni Zühre’nin
hizmetçisi)
126. Amir bin Füheyre (Tufeyl bin Abdullah’ın kölesi)
127. Sümeyye (Hz. Ammâr bin Yâsir’in annesi ve Ebû Huzeyfe bin
Muğire Mahzûmî’nin hizmetçisi).
Bunun dışında, İslamiyet’in ilk devresinde Mekke’de müslüman
olanlar şunlardı:
128. Mihcen bin el-Edra’ el-Eslemi
129. Mes’ûd bin Rebi’a bin Amr (Beni el-Hûn bin Huzeyne’nin
kabilesi olan Kare’ye mensuptu).
Böylece, ilk
dört müslüman ve bu 129 zât ile birlikte müslümanların toplam sayısı 133’e
yükselmişti. İslâmiyet’in açık ve alenen tebliği başlamadan önce iman sahibi
olan işte bu mübârek zâtlardı.[19]
Bunlar doğru, dürüst sağduyu sahibi insanlardı ve sadece kendi akıl, fikir ve
düşünceleri ile, delil ve burhanları görerek, tevhidi kabul etmiş, Hz. Muhammed
(a.s.)’i Allah’ın resulü olarak tanımış, Kur’ân-ı Kerim’i Allah’ın kitabı ve
hidâyetin kaynağı olarak görmüş ve Ahireti hayatın hakikati olarak kabul
etmişlerdi. Bu samimi fedakâr ve çıkar ummayan kimseler İslam camiasına
girdikten sonra Cenab-ı Allah, İslâm’ın alenen tebliğ edilmesine emir verdi.