Hz. Peygamberin Hayatı Mevdudi

Gelecekle İlgili Haberler



On Birinci Bölüm: GELECEKLE İLGİLİ HABERLER



11.1. KUR’ÂN-I KERÎM’DE YER ALAN GELECEKLE İLGİLİ HABERLER



11.1.1. Hazreti Peygamber’in Bazı Önemli Haberleri



11.1.1.1. Parlak Gelecek



11.1.1.2. Din’in Galebesi İle İlgili önceden Verilen Haber



11.1.1.3. Yeni Bir Dönemin Müjdesi



11.1.1.4. “Yükü Azaltma”nın Manası



11.1.1.5. Şânın Yükselmesi



11.1.1.6. Göğsün Açılması



11.1.1.7. “Kevser” Müjdesi



11.1.1.8. Kevser Müjdesinin Âhiret İle İlgili Anlamı



11.1.1.9. Ebû Leheb’in Kötü Sonu



11.1.1.10. Mekkelilerin, Hz. Peygamber (a.s.)’i Kovmaları Üzerine
Cezalandırılmaları



11.1.1.11. Kureyşlilerin Yenilgisi



11.1.1.12. Mekke’nin Fethi



11.1.1.13. Kur’ân’ın Mesajı Her Tarafa Yayılacaktır



11.1.1.14. Hz. Peygamber (a.s.)’in Yüksek Mevkii



11.1.1.15. Hz. Peygamber (a.s.) İçin Makam-ı Mahmûd



11.1.1.16. Mağlup Rûm (Bizanslılar)’ların Tekrar Zafer Kazanacaklarına Dair
Müjde



11.1.1.17. Firavun’un Nâşının Mumyalanması



11.1.1.18. Ye’cuc, Mecûc’ların Dünyayı Altüst Edecek İstilâsı



11.1.1.19. Yahudilerin Rezil ve Çaresiz Olması



11.2. HADİS’TE YER ALAN GELECEKLE İLGİLİ HABERLER



11.2.1. Arabistan ve İran’a Hakimiyetin Şartı



11.2.2. Kureyş’in Siyasi İktidarı



11.2.3. Cihâd Devam Edecektir



11.2.4. Müslümanlar, Yahudi ve Hıristiyanlar Gibi Bozulacaklardır



11.2.5. Müslüman Ümmetinin Gelecek Tarihi



11.2.6. Hâkim Sınıf veya Yöneticilerin Bozulması



11.2.7. Din’in İhya Edilmesi



11.2.8. Müslümanlar Arasında Nifak ve Anlaşmazlık



11.2.9. Mehdî’nin Ortaya Çıkmasıyla İlgili Haberler



11.2.10. “Müceddid-i Kâmil” in Yeri



11.2.11. Mehdi İle İlgili Yaygın Anlayış



11.2.12. Mehdî’nin Çalışmalarının Niteliği



11.2.13. Hz. Îsa’nın Dünya’ya Tekrar Gelişiyle ilgili Haberler



11.2.14. “Mesih Benzeri” Kavramı Yanlıştır



11.2.15. Deccâl’in Ortaya Çıkışıyla İlgili Haberler



11.2.16. Hz. Peygamber (as)’in Buyruklarından Yolun Tayini



11.2.17. Hz. Ammâr bin Yâsir’in Öldürülmesiyle İlgili Haber



11.2.18. Kıyamet’in Gelmesiyle İlgili 10 İşaret

On Birinci Bölüm: GELECEKLE İLGİLİ
HABERLER

11.1. KUR’ÂN-I KERÎM’DE YER ALAN
GELECEKLE İLGİLİ HABERLER

11.1.1. Hazreti
Peygamber’in Bazı Önemli Haberleri

Peygamberler mutlaka doğru çıkan haberleri vermişlerdir. Bu
haber­lerden bazılarının gerçekleşmesi epeyce zaman almıştır ve bunlardan
ba­zıları ilk bakışta inanılmaz gibi görülmüştür. Halbuki, doğru haberler,
peygamberliğin alâmet ve belirtilerinden biridir ve bunlar bir bakıma, Mu’cize
mahiyetindedir. Falcıların kehanetleri bazen doğru çıkar bazen çık­maz,
peygamberlerin verdiği haberler ise her zaman doğru çıkar, çünkü onlar bu
haberleri ilm-i ilâhîye dayanarak yaparlar. Hz. Peygamber efen­dimiz (a.s.)’in
istikbal ile ilgili haberlerinden bir bölümü Kur’ân-ı Kerim’de bir bölümü de
hadislerde yer almıştır. Bunları şöyle sıralayabili­riz.

11.1.1.1. Parlak
Gelecek

“Senin için âhiret, elbette dünyadan daha hayırlıdır.” (Duha; 4)

Yukarıdaki ayetin bir anlamı da şudur: “Senin için daha sonraki
devir, şimdikinden elbette daha iyi olacaktır.” Cenab-ı Allah bu müjdeyi,
Hazre­ti Peygamber (a.s.)’a tebliğe başladığı ilk günlerde vermişti. O sırada
müs­lümanların sayısı parmakla gösterilecek kadar azdı. İslâm cemaati zayıf ve
küçüktü. Buna mukabil, bütün Mekke’liler ve Arap’lar Hazreti Pey­gamber (a.s.)’e
karşıydılar. Görünüşte İslâmiyet’in kök salması, gelişmesi ve güçlenmesine hiç
bir imkân yoktu. Durum ümitsizdi. İslâm’ın meşalesi sadece Mekke’nin bir
kesiminde yanıyordu ve bunu söndürmek için her taraftan muhalefet rüzgârları
esiyordu, işte o sırada, Cenab-ı Allah, Hz. Peygamber (a.s.)’den cesaretini
kırmamasını istedi ve geleceğin aydınlık günlerini müjdeledi. Allah dedi ki, “Ey
Muhammed, bugünkü zorluklar­dan dolayı yılma. Bundan sonra her geçen gün senin
için iyi olacaktır. Şân ve şöhretin artacaktır. Adın her tarafta duyulacaktır ve
kullara iletmek is­tediğin hidayet her tarafa yayılacaktır. Bu durum sadece bu
dünya ile sı­nırlı da değildir, bu dünyada zahmet ve zorluk çeksen de ahiretle
bunun semeresini göreceksin. Yani, dünyadaki mevkiin öbür dünyada daha da
ar­tacak ve sen orada en yüksek makama nail olacaksın.”

Taberânî “Evsâfta ve Beyhakî “Delâil”de İbn Abbas (r.a.)’a
dayana­rak şu hadisi nakletmişlerdir. Rasûlullah buyurdular ki, “benden sonra
be­nim ümmetimin kazanacağı bütün başarılar gözümün önüne serildi. Bun­dan çok
memnun kaldım. Bunun üzerine Cenab-ı Allah dedi ki, âhiret se­nin için dünyadan
da daha iyi olacaktır.”

11.1.1.2. Din’in
Galebesi İle İlgili önceden Verilen Haber

“Gerçekten, Rabbin sana verecek sen de razı olacaksın”. (Duha;
5)

Allah demek isliyor ki, benim nimetlerimin gelmesi biraz zaman
ala­cak, ama muhakkak gelecektir, öyle gelecektir ki Hz. Muhammed (a.s.) ve O’na
iman edenler gerçekten mutluluk duyacaklardır. Allah’ın rahmeti ve ihsanı yağmur
gibi yağacaktır. Nitekim, Allah’ın dediği oldu ve Hazreti Peygamber (a.s.) henüz
hayatta iken bütün Arap yarımadası ile kuzeyde Bizans İmparatorluğu’nun Suriye
sınırına ve İran İmparatorluğu’nun Irak sınırlarına kadar ve doğuda Basra
Körfezinden batıda Kızıldeniz’e kadar olan topraklar İslâm İmparatorluğu
hakimiyetine giriverdiler. Arabistan’ın tarihinde ilk defa bu topraklar belli
bir kanun ve düzene tabi oldular. İs­lâm yayılması karşısında ayakta durmaya
çalışanlar yok oldular. Hicâz ve Arabistan’da kelimeyi şehadet “Lâilaheillâllah
Muhammed-ur Rasûlullah”tan başka bir şey duyulmaz oldu. İslâmiyet’in selini, ne
müşrikler, ne de ehli kitap durdurabildiler. Arap’ların sadece başları değil,
kalpleri de tek Allah’a itaatle eğildiler. Bu insanların inanç, ahlâk, fiil
bilgi ve kültür­lerinde tam anlamıyla inkılab oldu. İnsanlık tarihinde,
Cahiliyye’nin en kötü illetlerine yakalanmış olan bir milletin, sadece 23 yıllık
bir süre için­de bambaşka bir millet olup çıktığının başka bir misalini görmek
mümkün değildir. İslâm hareketi burada son bulmadı, aksine daha da gelişti, dal
budak saldı. Hz. Peygamber (a.s.)’in inkılabçı hareketi daha sonra Asya, Afrika
ve Avrupa’nın büyük bir bölümüne hakim oldu ve zaman geçtikçe dünyanın her
köşesine yayılmış oldu. Cenab-ı Hakk’ın dünyada Hz. Pey­gamber’e verdiği nimet
ve ihsanlar işte bunlardır. Mükâfatların daha bü­yükleri de Ahiret’te
verilecektir.

Gayri medenî, ümmî bir milletten, talimatı, hidayeti ve
öğretileri böy­lesine inkılabçı olan bir peygamberin çıkması, Allah’ın
kudretinin en bü­yük delili değilse nedir? Bu Peygamber (a.s.)’in getirdiği
mesaj öylesine evrensel ve ebedî ilkelere dayanmaktadır ki, bunlar üzerinde
bütün insan­lık muazzam bir millet olarak yetişebilir ve bunlara göre her zaman
yönü­nü tayin edebilir. Yalancı bir insan ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu mevki
ve makama varamazdı. Arap’lar gibi cahil ve ilkel İnsanlar şöyle dursun, o çağda
dünyanın en medeni ve en ileri bir toplumunda yetişen en zeki ve en yetenekli
bir lider bile bir millet veya toplumun çehresini böylesine ta­nınmayacak
şekilde değiştiremezdi. Ayrıca, bütün insan soyunun bir plat­formda birleşip
kardeş olabileceği ve muhteşem bir din ve kültür düzenini meydana getirebileceği
altın ilkeler yaratamazdı. Bu, gerçekten, Allah’ın inayetiyle vuku bulan bir
Mu’cizedir. Demek ki, Cenâb-ı Allah, Hz. Pey­gambere ve ümmetine vaad ettiği
şeyleri vermiştir.

11.1.1.3. Yeni Bir
Dönemin Müjdesi

Duha Sûresi’nin ana teması Hazreti Peygamber (a.s.)’in,
vahiylerin arasının kesilmesi üzerine düştüğü telaşı gidermek ve İslâm’ı
yaymasında karşılaştığı güçlükler ve ümit kırıcı gelişmeler üzerine duyduğu
üzüntüye son vermek ve O’nu teselli etmektir. Bu sûrenin başlangıcında “kuşluk
vaktine ve karanlığı ile âlemi kaplayan geceye” yemin edilerek Rabbinin
kendisini, Hz. Muhammed (a.s.)’i bırakmadığı ve O’na küsmediği belirtil­miştir.
Bundan sonra, İslâm’ı yayma faaliyetinin ümit kırıcı ilk devresin­den sonra
durumun daha iyi olacağı, her geçen günün daha ümit verici, daha ferahlatıcı
olacağı kaydedilmiştir. Çok geçmeden Allah’ın kendisine nimet ve ihsanlarını
bahşedeceği ve kendisini mesud edeceği ifade edil­miştir. İşte bunlar, Kur’an’ın
sarih gaybî haberlerindendirler, ki daha sonra harfiyen gerekleşmişlerdir.
Halbuki, bu gaybî haberlerin yapıldığı sırada kimse böylesine muazzam
neticelerin’ alınacağını, böylesine köklü deği­şikliklerin meydana geleceğini
düşünemezdi bile. Bundan sonra, Allah-u Teâlâ, sevgili peygamberine diyor ki,
“Seni terk ettiğimi veya sana darıl­dığımı nereden çıkardın? Biz senin
doğuşundan beri seninle yakından ilgileniyoruz. Sen yetim doğmuştun, seni
yetiştirdik ve korunman için ola­ğanüstü tedbirler aldık. Sen doğru yolu
bilmezdin, biz sana doğru yolu gösterdik. Sen fakirdin, seni zengin ettik.
Bundan sonra da sana birçok ni­metler vereceğiz. Bütün bunlar gösteriyor ki, Biz
başından beri seni sevi­yoruz, sayıyoruz ve sana özel ilgi gösteriyoruz.”

İlgili Makaleler