Peygamberler Tarihi İ.Yiğit

Hz. Adem (a.s.) Hayatı

 

D. Meleklere Hz. Âdem (A.S.)’A Secde Etmelerinin Emredilmesi

 

Allah Teâlâ, insanın
bu üstün mevkiini ve yeryüzünde hali­fe olmaya en lâyık varlık olduğunu
delilleriyle meleklere göster­dikten sonra, bu şerefi tescil etmek istedi. Bu
maksatla melekle­re hitap ederek, yarattığı Âdem için saygı ve hürmet secdesine
kapanmalarını emretti. İnsanın kendilerinden daha üstün bir varlık olduğunu
gösteren bu emir üzerine bütün melekler, yara­tılan ilk insan Âdem (a.s.) için
saygı secdesine kapandılar. Bu secdeleriyle, onun şerefini yüceltip, faziletini
itiraf ettiklerini gös­termiş oldular. Yalnız, cinlerden olduğu halde[21] o
sırada meleklerle birlikte bulunan İblis, gurur, kibir ve kıskançlığı yüzünden,
Âdem’e secde etmekten kaçındı ve Allah’ın emrine isyan ederek küfre düştü:

“Bir zamanlar biz
meleklere, ‘Âdem’e secde edin’ dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. îblis,
yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.[22]

“Hani rabbin
meleklere demişti ki: ‘Ben, kupkuru bir çamur­dan, şekillenmiş kara balçıktan
bir insan yaratacağım. Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz
hemen onun için secdeye kapanın!’ Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.
Ancak İblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.[23]

Cenab-ı Allah niçin
secde etmediğini sorunca, İblis, mağrur bir şekilde, kendisinin Âdem’den daha
hayırlı ve üstün olduğunu söyledi. İddiasına delil olarak da, Âdem’in topraktan
yaratılma­sına karşılık, kendisinin daha değerli olan ateşten yaratılmış
olmasını İleri sürdü. Allah’ı inkâr etmese de, bu isyanı, kibri ve inadı
sebebiyle, Allah’ın emrine karşı gelerek küfre düşmesi yü­zünden Allah
tarafından lanetlenerek Cennetten kovulan İblis, Allah’tan Kıyamet gününe kadar
kendisine mühlet verilmesini istedi.[24]
İstediği mühletin verilmesi üzerine, ihlâs sahibi mü’minlerin dışındaki
insanları azdıracağını açıkladı. Cenab-ı Hak ise, Cehennemi o ve ona uyanlarla
dolduracağını söyledi. Ayrıca, şeytanın taraftarlarına vadettiği şeylerin
aldatmacalar­dan ibaret olduğunu belirterek, onun ihlâs sahibi mü’min kullara
zarar veremeyeceğini ve bu mü’minlerin yardımcısının bizzat kendisi olduğunu
şöyle açıkladı:

“Hatırla ki,
meleklere, ‘Âdem’e secde edin’ demiştik. îblis’in dışında hepsi secde ettiler.
İblis, ‘Çamurdan yarattığın bir varlığa secde mi ederim?1 dedi. Ve devam etti:
‘Şu benden üstün kıldığına da bir bak! Yemin ederim ki, eğer beni Kıyamete
kadar yaşatır­san, pek azı hariç, onun neslini saptıracağım.’

Allah şöyle dedi:
(Defol) git! Onlardan kim sana uyarsa, ce­zanız Cehennemdir, ne mükemmel bir
ceza size! Onlardan gücü­nün yettiğini sesinle yerinden oynat. Atlıların ve
yayalarınla onla­rın üzerine yaygarayı bas; mallarda ve evlatlarda onlara ortak
ol (bunları haram yollardan kazanmaya sevk et). Onlara vaadlerde bulun; aslında
şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey va’detmez. Benim, samimî ve ihlâsîı
kullarıma gelince, senin onla­rı kandırmaya gücün yetmez. Onları koruyucu
olarak rabbin ye­ter.”[25]

Şeytanın Hz. Âdem’e
secde etmemesi üzerine, onunla Ce­nab-ı Hak arasında geçen konuşma, küçük
farklılıklarla bir kaç yerde daha zikredilmektedir:

“İblis, ‘Ben kuru
çamurdan oluşan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edecek
değilim.’ dedi. Bunun üzerine Allah buyurdu: ‘Öyle ise oradan çık!. Artık sen
kovuldun! Muhak­kak ki, Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerine olacaktır.’

İblis, ‘Ey Rabbim!
Öyle ise, varlıkların tekrar dirileceği güne kadar bana mühlet ver.’ dedi.
Allah, ‘o halde sen, bilinen bir vakte kadar, kendilerine mühlet
verilenlerdensin.’ buyurdu.

İblis dedi ki: ‘Ey
Rabbim! Andolsun ki, beni azdırmana kar­şılık, ben de yeryüzünde onlara
(günahları) süsleyeceğim ve onla­rın hepsini mutlaka azdıracağım. Ancak
onlardan ihlâsa erdiril­miş kulların müstesna.’

Allah buyurdu: İşte,
bana varan dosdoğru yol budur. Onun gözetimi bana aittir. Şüphesiz kullarım
benimdir. Onların aleyhine sana verilmiş bir hakimiyet yoktur. Ancak
azgınlardan sana uyanlar müstesna. Muhakkak onların hepsine va’dolunan yer Ce­hennemdir.[26]

“Andolsun ki,
sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra melek­lere, ‘Âdem’e secde edin’ dedik;
İblis’ten başka hepsi secde etti, O secde edenlerden olmadı. Allah, ‘Sana
emrettiğim halde, seni sec­deden alıkoyan nedir?’ dedi. İblis, ‘Beni ateşten
onu ise çamur­dan yarattın, ben ondan üstünüm.’ cevabını verdi.

Allah, ‘Öyle ise, in
oradan. Orada büyüklük taslamaya hak­kın yoktur. Çık oradan, çünkü sen
aşağılıklardansın!’ buyurdu. İblis, ‘İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar
bana mühlet ver.’ dedi. Allah,   ‘Haydi
sen mühlet verilenlerdensin.’ dedi

İblis şöyle dedi:
‘öyle ise, beni azdırmana karşılık, andolsun ki, ben de onlan saptırmak için,
senin doğru yolun üzerinde onla­ra karşı duracağım; sonra önlerinden,
aralarından, sağ ve solla­rından onlara sokulacağım, (sonunda) çoğunu sana
şükredenler-den bulamayacaksın’dedi.

Allah, ‘Haydi,
yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki, insanlardan kim sana
uyarsa, hepinizi Cehenneme dolduracağım!’ dedi.[27]

“Rabbin meleklere
demişti ki: ‘Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp, içine
de ruhumdan üfürdü-güm zaman, derhal ona secdeye kapanın!’

Melekler toptan secde
ettiler. Yalnız İblis secde etmedi O, büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.
Allah, ‘Ey İblis, seni iki elim­le yarattığım varlığa secde etmekten alıkoyan
nedir? Böbürlendin mi, yoksa kibirlenenlerden mi idin?’ dedi.

İblis, ‘Ben ondan
hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu ça­murdan, ‘ dedi.

Allah, ‘Çık oradan,
sen artık kovulmuş birisin. Ceza gününe kadar lanetim senin üzerinedir.’
buyurdu.

İblis, ‘Ey Rabbim! O
halde tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver!’ dedi.Allah, ‘Haydi
sen zamanı sâdece benim tarafımdan bilinen güne kadar mühlet verilenlerdensin.’
buyurdu.

İblis, ‘Senin mutlak
kudretine andolsun ki, onlardan ihlâsa erdirilmiş kulların hariç hepsini
mutlaka azdıracağım’ dedi.

Allah, ‘İşte bu
doğrudur. Ben hakikati söyleyeyim, andolsun sen ve sana uyanların hepsiyle Cehennemi
dolduracağım.’ bu­yurdu.[28]  

 

E. Hz. Âdem (A.S.)’A Secdenin Mahiyeti

 

İslâmiyet’te Allah’tan
başkasına ibâdet maksadıyla secde etmek küfür sayıldığından, meleklerin Hz.
Âdem’e secdesi, ibâ­det secdesi değil, saygı secdesi olarak yorumlanmıştır.
Melekle­rin Âdem’e secde etmeleri olayından anlaşıldığı gibi, Allah Teâlâ,
Âdem’i meleklerden daha üstün olarak yaratmış ve onların say­gısına değer
özelliklerle donatmıştı. Dolayısıyla melekler, tüm insanlığın temsilcisi
sıfatıyla Âdem’e saygı secdesinde bulun­muşlardı.[29]
Âdem’e verilen bu şeref, aynı zamanda neslinin ta­mamını ilgilendiren bir
husustur. Yüce Allah, insan oğluna ver­diği bu şeref hakkında şöyle
buyurmuştur:

“Şüphesiz ki biz,
Âdem oğlunu muhterem kıldık. Karada ve denizde onlan taşıttık. Helâl ve temiz
şeylerle nzıklandırdık. On­ları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün
kıldık.”[30]

“Muhakkak ki biz,
insanı en güzel şekilde yarattık. “[31]

Ancak insan, Hz.
Âdem’in sahip olduğu bu şeref ve değeri, Allah’ın emirlerine uyduğu ve
yasaklarından kaçındığı takdirde kazanabilir. İnsan oğlu böyle davrandığı zaman
meleklerin ken­disine hizmet edeceğinden ümitli olmalıdır. Şeytanın yaptığı
gibi, kibir ve gurura kapılarak Allah’ın emirlerine karşı gelip, yaratılış
hikmetine aykırı davrandığı takdirde ise, bu şerefini kaybeder; hatta diğer
canlılardan daha aşağı bir seviyeye düşer. Şu âyet, bu gerçeği çarpıcı bir
şekilde ortaya koymaktadır:

“Gerçek şu ki,
biz, Cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da
göremeyen, kulakları olup da işi-temeyen cinlerden ve insanlardan çok canlar
ayırımsızdır. Bunlar, hayvan sürüsü gibidirler; hatta hayvanlardan da
aşağıdırlar. îşte onlar, gerçek gafillerdir.”[32]     

 

F. Hz. Havva’nın Yaratılışı

 

Kur’ân-ı Kerim, üç
yerde Havva’nın Âdem (a.s.)’dan yaratıl­dığını açıklamaktadır:

“Ey insanlar!
Sizi tek bir candan yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden de birçok
erkek ve kadın türetip yeryüzüne yayan rabbinizden korkun…[33]

“Ey insanlar!
Allah, o kudret sahibidir ki, hepinizi tek bir ne­fisten (bir Âdem’den)
yarattı. Âdem’den de eşini (Havva’yı) halket-ti. Tâ ki Âdem, eşine ünsiyet
peyda edip, gönlü ona ısınsın, onda teskin olsun.[34]

“Ey insanlar!
Allah, sizi bir tek candan yarattı. Sonra ondan da eşini yarattı. “[35]

Bu üç âyetten
anlaşıldığı gibi, Kur’ân-ı Kerim, sâdece Hav­va’nın Âdem’den yaratıldığını
bildirmiş; ancak nerede, ne şekilde ve onun neresinden yaratıldığı hususunda
bilgi vermemiştir. Bu konuda nakledilen bâzı hadislerde ise, buna ilâve olarak
Hav­va’nın Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden yaratıldığı bildirilmiştir.[36]

Kur’ân-ı Kerim ve
hadislerde, Havva’nın yaratılışı hakkın­daki bilgiler, bunlardan ibaret olduğu
halde, diğer İslâmî kay­naklarda bu konuda geniş malûmat bulunmaktadır. Bu
ilâve bilgilerin kaynağı, tahmin edileceği gibi, yine Ehl-i Kİtap’tan ak­tarılan
İsrâilî haberlerdir ve dolayısıyla doğru olup-olmadığı belli değildir.
Doğruluğu tartışılır bu haberlere göre, Allah Teâlâ tara­fından Cennete
yerleştirilen Âdem orada yalnızdır. Âdem’i uyu­tan Allah, o uyumakta iken, sol
kaburga kemiğinden, onu yal­nızlıktan kurtaracak, onunla ülfet edip onunla
birlikte insan neslinin devamına vesile olacak ilk kadını, yani Havva’yı
yaratır. Âdem uyandığı zaman, başucunda oturmakta olan Havva’yı gö­rür ve
onunla tanışır.[37] 

İlgili Makaleler