Arapça Gramer

Emr-i Hazır Arapça Dersleri

16.347 kez okundu

 EMRİ HAZIR EMİR FİİL ARAPÇA ÇEKİMİ

✎ Bu dersin sonunda 3 seviyeli test var: kolay, orta, zor (15 soru).Teste git ↓

Emri Hazır Arapça Fiil Çekimi

Emri Hazır Tablosu

Emri Hazır Cümle Örnekleri
IV) EMR-İ HAZIR

(Muhatap Fiilin Emir Yapılması)

Muzâri fiilin muhatap sîgasının başındaki muzâri harfi kaldırılır.  Muzaraat harfi atıldıktan sonra kalan ilk harf cezimli değilse başa birşey getirilmez. Ama kalan ilk harf cezimli ise okuyabilmek için başına bir hemze getirilir. Bu hemze fiilin orta harfinin harekesine göre harekelenir. Üç harfli fiilin orta harfi ötreli ise emir fiilinin başına ötreli hemze (أُ), üç harfli fiilin orta harfinin harekesi üstün ya da esre ise emir fiilinin başına esreli hemze (إِ) eklenir. Fetha ile harekeleme yoktur. Sonu da cezim yapılır:  Örnekler:

يَكْتُبُYazıyorاُكْتُبْyaz
يَنْصُرُyardım ediyorاُنْصُرْyardım et
يَفْتَحُAçıyorاِفْتَحْaç
يَضْرِبُVuruyorاِضْرِبْvur
Çekim Tablosu
CemiMüsennâMüfred
اُكْتُبُوااُكْتُبَااُكْتُبْMuhâtab
اُكْتُبْنَاُكْتُبَااُكْتُبِيMuhâtaba
(Sizler) Yazın(İkiniz)Yazın(Sen)Yaz
CemiMüsennâMüfred
اِضْرِبُوااِضْرِباَاِضْرِبْMuhâtab
اِضْرِبْنَاِضْرِباَاِضْرِبِيMuhâtaba
(Sizler) vurun(İkiniz) vurun(Sen) vur

Not: Mâzîdeki ilk harfi hemze olan  أَكَلَ -ُ  (yedi) ُ–أَمَرَ  (emretti) أَخَذَ -ُ  (aldı) gibi fiillerin emir fiili (اُؤْكُلْ) şeklinde söylenmez. İki hemzenin okunuşu dile ağır geldiği için hemzeli kısım atılır: (كُلْ)(ye). Geriye kalanın çekimi yapılır. Cemi müennes nûnu hariç fiil çekiminde yer alan nunlar düşer:

 

كُلوُاكُلاَكُلْMuhâtab
كُلْنَكُلاَكُلىِMuhâtaba
siz yeyinikiniz yeyinsen ye
خُذْ هَذِهِ الْفُلوُسَ مَعَكَ.Bu parayı beraberine al.

Emr-i hâzırların meçhûlü:  Muzârinin başına لِ harfinin takılıp sonunun meczûm yapılması ile olur.  Diğerlerinden farklı olarak mütekellimin de meçhûlu yapılır:

Çekim Tablosu
CemiMüsennâMüfred
لِتُكْتَبوُالِتُكْتَبَالِتُكْتَبْMuhatap
لِتُكْتَبْنَلِتُكْتَبَالِتُكْتَبِيMuhâtaba
(Sizler) yazılınız(İkiniz) yazılın(Sen) yazıl
لِنُكْتَبْ
(Biz)yazılalım
لِنُكْتَبْ
(ikimiz) yazılalım
لِأُكْتَبْ
(Ben)yazılayım
Mütekellim

Cümle Örnekleri

 

 
 

لِتُكْتَبِ الْوَظِيفَةُ فِي وَقْتِهاَ.

Ödev vaktinde yazılsın.
 

اِفْتَحْ كِتاَبَكَ وَاقْرَأْهُ.

Kitabını aç ve onu oku.
 

اِجْلِسْ مَكاَنَكَ.

Yerine otur.
 

اِقْرَأْ واَجِبَكَ.

Ödevini oku.
 

اِغْسِلِي الثِّياَبَ.

Elbiseleri yıka.
 

اِعْمَلاَ الْواَجِبَ.

İkiniz ödevi yapın.
 

اِفْحَصاَ الْمَرِيضَةَ.

Hastayı muayene edin.
 

خُذْنِي مَعَكَ إِلَى الْحَفْلِ.

Gösteriye beni beraberine al (beni götür) .
 

اِذْهَبْ هُناَكَ ياَ زَكَرِياَّ.

Oraya git ey Zekeriyya!
 

اُسْكُتْ أَنْتَ أَناَ أَسْأَلُ أَحْمَدَ.

Sen sus, ben Ahmed’e soruyorum.
 

اُنْظُرْ ,  اَلْإِماَمُ يَدْخُلُ الْمَسْجِدَ.

Bak, imam mescide giriyor.
 

اِشْرَبِ الدَّواَءَ أَوَّلاً  ثُمَّ اشْرَبِ الْماَءَ ثاَنِياً.

Evvela ilacı iç ikinci olarak(sonra) su iç.

 

اِحْفَظِي نَفْسَكِ ياَ بِنْتِي وَاقْرَئِي الْقُرْآنَ.

Kendini koru ey kızım ve Kur’ân oku.

 

اِرْحَمْنَ الْفُقَراَءَ.

Fakirlere merhamet edin (müe).

اِرْحَمُوا الْفُقَراَءَ.

Fakirlere merhamet edin (müz).

اِرْكَبْنَ السَّياَّراَتِ.

Arabalara binin (müe) .
    

Emr-i Hâzır ile İlgili Ayetler

1- اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ أَنْتُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ .

(43/ZUHRUF, 70). Siz ve eşleriniz ağırlanmış olarak cennete giriniz!

حَبَرَ يَحْبُرُ حَبْراًsevindirmek, ağırlamak

2- … اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ …

(9/TEVBE, 105). ..(De ki;) (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Rasûlü de mü’minler de görecektir…

رَأَى يَرَى رُؤْيَةًgörmekسَيَرَىgörecek

3- وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلآئِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلاَّ إِبْلِيسَ …

(7/A’RÂF, 11). Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere “Âdem’e secde edin!” dedik. İblis hariç secde ettiler.

لَقَدْandolsun ki, hakikaten, gerçekten
صَوَّرَ يُصَوِّرُ تَصْوِيراًtasvir etmek, suret vermek, şekil vermek, şekillendirmek
قُلْنَا لِ..…e dedikاَلْمَلَكُ ج اَلْمَلآئِكَةُmelek
إِلاَّhariçإِبْلِيسُiblis, şeytan
سَجَدَ يَسْجُدُ سُجُوداًsecde etti, boyun eğdi

4-  وَيَا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ …

(7/A’RÂF, 19). (Allah buyurdu ki:) Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin..

سَكَنَ يَسْكُنُ سَكْناً سُكُوناًyerleşmek, ikamet etmek

5- يَا بَنِي آدَمَ خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا …

(7/A’RÂF, 31). Ey Adem oğulları! Her mescidde (secde edişinizde) zinetinizi alın (güzel elbiselerinizi giyin); yiyin, için, (fakat israf etmeyin…)

خُذُوا (أَخَذَ يأْخُذُ)alın (emir)كُلُوا (أَكَلَ يأْكُلُ)yiyinزِينَةٌsüs, zînet

6- وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًا فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِمِينَ .

(7/A’RÂF, 84). Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak suçluların akıbeti (sonu) nasıl oldu?

أَمْطَرَ يُمْطِرُ إِمْطاَراًyağdırmak, (taş) yağmuruna tutmak
مَطَرٌyağmurكَيْفَnasılكَانَ يَكُونُolduعَاقِبَةٌson, netice, âkıbet
اَلْمُجْرِمُsuçlu, günahkar. (İsim tamlamasında birinci ismin ne tenvin ne de harf-i tarif almadığını ikinci ismin genellikle harf-i tarif alıp son harekesinin esre olduğunu şimdilik aklınızda tutunuz. Cemi müzekker sâlim’in esre halinin (ينَ) ile olduğunu hatırlayınız.

7- ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسَى بِآيَاتِنَا إِلَى فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِ فَظَلَمُوا بِهَا فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدِينَ .

(7/A’RÂF, 103). Sonra onların ardından Mûsâ’yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkar ettiler, ama bak fesatçıların sonu nasıl oldu?

بَعَثَ يَبْعَثُgöndermek, uyandırmak, diriltmekمِنْ بَعْدِهِمْonların ardından
اَلْمُفْسِدُfesat çıkaran, fesatçıاَلْمَلَأُhalk, eşraf
ظَلَمَ يَظْلِمُ ظُلْماًzulmetmek, inkar etmekآيَةٌ ج آيَاتٌayet, mucize
عَاقِبَةُ الْمُفْسِدِينَfesatçıların sonu (birinci ismin harf-i tarifsiz ikinci ismin esre olduğu isim tamlaması çok yakında işlenecektir.)

8- قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ … وَاصْبِرُوا إِنَّ الأَرْضَ لِلَّهِ …وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ .

(7/A’RÂF, 128). Mûsâ kavmine (şöyle) dedi: “(Allah’dan yardım isteyin)… ve sabredin. Muhakkak ki yeryüzü Allah’ındır (onu kullarından dilediğine miras verir.)… Sonuç müttekîlerindir (Allah’tan korkup günahtan sakınanlarındır). ”

اَلْمُتَّقِيmüttekî, takva sahibi, korunan, sakınan

9- وَاكْتُبْ لَنَا فِي هَذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ … وَرَحْمَتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ …

(7/A’RÂF, 156). (Ey Allahım!) Bize bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de. (Allah buyurdu ki:) …Rahmetim herşeyi kuşatmıştır…

حَسَنَةٌiyilik, nail olunan nimet, güzellikرَحْمَةٌacımak, merhamet etmek
وَسِعَ يَسَعُ سِعَةً سَعَةًiçine aldı, kapladı

10- اُنْظُرْ          كَيْفَ         كَذَبُوا     عَلَى     أَنْفُسِهِمْ …

İsim mecrûrHarfi cerFiil+fâilİsmü istifhamFiil-i Emr
Fâili müstetir (أَنْتَ)

(6/EN’ÂM, 24). Bak, kendilerinin aleyhine nasıl yalan söylediler…

11- وَاذْكُرْ رَبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ …

(7/A’RÂF, 205). Kendi kendine yalvararak, ve korkarak yüksek olmayan bir sesle (sözle) sabah akşam Rabbini an.

ذَكَرَ يَذْكُرُzikretti, andıاَلْجَهْرُilan etmek, açığa vermek
تَضَرَّعَ يَتَضَرَّعُ تَضَرُّعاًyalvarıp yakarmak, niyazda bulunmak
خاَفَ يَخاَفُ خَوْفاً خِيفَةًkorkmak [ayette: korkarak (hal)]
دُونَ…siz, ..sız (zarftır önüne geldiği kelimeyi esreler)
دُونَ الْجَهْرِaçığa çıkarmaksızınاَلْغُدُوُّsabahاَلْآصَالُakşam

 

  

HÂL: Ayette kullanılan mansûb ve nekre olarak gelen masdar şekli gramerde “hâl” olarak isimlendirilir “yalvararak ve korkarak” şeklinde ..erek, ..arak olarak tercüme edilir. İleride müstakil olarak işleyeceğimiz hâl hakkında kısa bir bilgi vermek devamlı Kur’ân okuyanların sık sık karşılaştıkları bir husus olduğundan burada kısaca bahsetmek faydalı olacaktır: Hâl; fiil işlenirken, fâilin, mef’ûlun veya her ikisinin durumunu gösteren mansûb ve nekre isimdir. Tekil ve illet harfi bulunmayan bir kelime olduğu takdirde hâl, üstün tenvinli olarak gelir. Fiile sorulan “Nasıl” sorusuna cevap teşkil eder. Fiil yapılırken onu işleyenin durumu açıklanan hâl Türkçe’ye (…erek, ..arak, …dığı halde, ..ken, …mış olduğu halde) kelimeleriyle tercüme edilir. Örnekler:

أَكَلَ السَّائِلُ الطَّعاَمَ حاَراًّ.Dilenci yemeği sıcak olarak yedi.
شَرِبَ الْمَريِضُ الْحَليِبَ باَرِداً.Hasta sütü soğuk olarak içti.
خُلِقَ الْإِنْساَنُ ضَعِيفاً.İnsan zayıf olarak yaratıldı (Nîsâ, 28) .
Kendini deneBu dersi ne kadar öğrendin?3 seviye, her birinde 5 soru. Önce kendin cevapla, sonra açıklamayı oku. Sonuçların yalnız bu tarayıcıda saklanır.
  1. Emr-i hâzır hangi fiil sîgasından yapılır?
  2. يَكْتُبُ fiilinin emr-i hâzırı (sen, erkek) hangisidir?
  3. Muzâraat harfi atıldıktan sonra kalan ilk harf sakin ise ne yapılır?
  4. Reklam
  5. اِفْتَحْ ne demektir?
  6. Emr-i hâzır fiilinin sonu nasıl olur?

İlgili Makaleler

Ücretsiz Arapça öğrenme araçlarıDerslerin yanında: seviyeni bul, kelime ezberle, okuyarak pekiştir.