Arapça GramerNahiv

Şems Suresi İrabı Arapça Dersleri

267 kez okundu

 

سورة الشمس (91)

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

(91- ŞEMS SÛRESİ)  Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا {91/1} وَالْقَمَرِ إِذَا تَلاَهَا {91/2} وَالنَّهَارِ إِذَا جَلاَّهَا {91/3} وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا {91/4} وَالسَّمَاءِ وَمَا بَنَاهَا {91/5} وَالْأَرْضِ وَمَا طَحَاهَا {91/6} وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا {91/7} فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا {91/8} قَدْ أَفْلَحَ مَنْ زَكَّاهَا {91/9} وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسَّاهَا {91/10}

1. Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına 2.Güneşi takip ettiğinde Ay’a, 3.Onu açığa çıkarttığında gündüze, 4.Onu örttüğünde geceye, 5.Gökyüzüne ve onu bina edene, 6.Yere ve onu yapıp döşeyene, 7.Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene, 8.Sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki, 9.Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir. 10.Onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.

tabi olmak, okumakتَلاَ يَتْلُو تُلُوًّاkuşluk vaktiاَلضُّحَى
kaplamak, sarmakغَشِيَ يَغْشِيkeşfetmek, izhar etmek (açığa vermek)جَلَّى يُجَلِّي تَجْلِيَةً
kazanmak, felaha ermekأَفْلَحَ يُفْلِحُ إِفْلاَحاًyaymak, sermek, döşemekطَحَا يَطْحُو
korunma, sakınmaاَلتَّقْوَىdüzeltmek, düzene koymak, kemâle erdirmekسَوَّى يُسَوِّي تَسْوِيَةً
ilham ettiأَلْهَمَ يُلْهِمُ إِلْهاَماًtemizlemek, ıslah etmek, düzeltmekزَكَّى يُزَكِّي تَذْكِيةً
(kötü hareketini, kusurunu vs.) gizlemek, örtmeye çalışmakدَسَّى يُدَسِّي تَدْسِيَةً
kaybetmek, maksada erişememekخَابَ يَخِيبُ خَيْبَةً

كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا{91/11} إِذِ انْبَعَثَ أَشْقَاهَا{91/12} فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ نَاقَةَ اللَّهِ وَسُقْيَاهَا{91/13} فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوَّاهَا{91/14}وَلاَ يَخَافُ عُقْبَاهَا{91/15}

11. Semud kavmi azgınlığı yüzünden (Allah’ın elçisini) yalanladı. 12.Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, 13.Allah’ın Resûlü onlara: “Allah’ın devesine ve onun su hakkına (dokunmayın)!” dedi. 14.Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini dümdüz etti. 15.(Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değildir!

(ihtiyacını karşılamak için gidip) işe girişmek, atılmak, ayaklanmakانْبَعَثَ يَنْبَعِثُ إِنْبِعاَثاً
en bedbaht, en saadetsizاَلْأَشْقَى (شَقِيٌّ)dişi deveاَلناَّقَةُ
kesmek, canına kıymakعَقَرَ يَعْقُرُ عُقْراًsulama, içirme, sulanma, içirilmeاَلسُّقْياَ
düzeltmek, eşit kılmak (ayette: onlardan hiçbiri kurtulmamak üzere eşit bir şekilde hepsini helâk etmek)سَوَّى يُسَوِّي
ezip helâk etmek, şiddetli bir şekilde gadablanmak, çok kızmakدَمْدَمَ يُدَمْدِمُ
son, netice, akıbetاَلْعُقْبَى

İlgili Makaleler

Ücretsiz Arapça öğrenme araçlarıDerslerin yanında: seviyeni bul, kelime ezberle, okuyarak pekiştir.