Yıl: 2014

  • Tehzîbu’l-Lüğa Arapça Sözlük اللغة العربية

     

    Kelimeleri harflerinin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiş

    bir diğer eser de Ebû Mansûr Muhammed b. Ahmed el-Ezherî (ö.

    370/ 980)22’nin Tehzîbu’l-Luğa adlı eseridir. Kendisi

     

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

    Niftaveyhi’den ders almış, ondan rivayet etmiş ayrıca ez-Zeccâc,

    İbnu’s-Serrâc ve İbnu’l-Enbârî ile çeşitli ilmi mütalaalarda bulunmuştur.

    Mukaddimesinde bu eseri yetmiş yaşını aştığında

    tamamladığı anlaşılmaktadır.

    Müellif Lügat konusunda en önemli kaynaklardan kabul edilen

    bu sözlüğün yazılma gayesini izah ederken konuyla ilgili olarak

    şöyle der: ‘Kur’an-ı Kerîm indi. Onun muhatapları üstün bir

    beyana ve derin bir anlayışa sahip Arap kavmi idi. Yüce Allah

    onu, onların dillerinde ve yetiştikleri ve konuşmaya alışık oldukları

    kelam şeklinde indirdi. Onlar da hitap şekillerini bildikleri ve

    düzene koyma tekniklerini anladıkları bu kitap üzerinde çalışmalar

    yaptılar.’ der23.

    Bu eserde kelimelerin diziliş şekli Kitâbu’l-Ayn’de olduğu gibidir.

    Müellif kelimelerin anlamlarınında şevahidle istidlal etmiştir.

    Kendisinden önceki lügatçilerden farklı olarak Irak havalisini

    ve çölleri gezip dolaşarak köklü araştırmalar yapmak suretiyle

    onların işlemediği bazı kelimelerle, yer, memleket ve su kaynaklarının

    isimlerini de ele almıştır. Bu itibarla Kitâbu’l-‘Ayn’ın biraz

    daha genişletilmiş şekli denebilir.

    Müellif eserini Kitâbu’s-Sünâi el-Muzaaf, Kitâbu’s-Sülâsi es-

    Sahih, Kitâbu’s-Sülâsi el-Mehmûz, Kitâbu’s-Sülâsi el-Mu’tel,

    Kitâbu’r-Rübâi ve Kitâbu’l-Hümâsi adları ile bölüm başlıklarına

    ayırmıştır.

    Tehzîbu’l-Luğa, kendinden sonra telif edilmiş Lisânu’l-‘Arab ve

    Tâcu’l-‘Arûs gibi eserlerin birinci kaynağı kabul edilmiştir. Hatta

    Tehzîbu’l-Luğa’da yer alan kelimelerin hemen hemen tamamı

    Lisânu’l-‘Arab’ta yer almaktadır denebilir. İbn Manzûr bu hususta

    ‘Lügatlar içerisinde el-Ezheri’nin Tehzîbu’l-Luğa’sından daha

    güzelini görmedim’ der .

    Abdusselâm Hârun ve arkadaşları tarafından tahkik edilerek

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

    15 cilt halinde 1964–1967 yıllarında Kahire’de basılmıştır25.

     

    tsz., I/22.

     

    Kelime İndeksi’ Mezuniyet Tezi, Danışman: Hüseyin Elmalı, İzmir, 1987.

     

    Fakültesi Dergisi, sy. 4, s. 339, İstanbul, 1986.

  • el-Bâri’ fî Garîbi’l-Lügati’l-‘Arabiyye Arapça Sözlük البارع في غريب اللغة العربية

     

    Bu eser aslen Diyarbakırlı ve dedesi Selmân da Emevî Halifesi

    Abdulmelik b. Mervân’ın dostu olan lügat âlimlerinden Ebû Alî

    İsmail b. el-Kasım el-Kâlî (ö. 356/966)’nin lügatıdır. Ebû Alî el-

    Kâlî, İbn Dureyd, İbnu’l-Enbârî ve Niftaveyhi gibi meşhur üstat-

    15 Geniş bilgi için bkz. s. 27. Abdussemi’ Muhammed Ahmed, el-Meâcimu’l-

    Arabiyye, II. bsk. Dâru’l-Fikri’l-Arabî, 1984.

    16 Civelek Yakup, Arap Dil Bilime Giriş, Van 2003, s. 314.

    17 Geniş bilgi için bkz. Abdurrahman Fehmi Efendi, İslam Medeniyeti Tarihi,

    (Medresetu’l-Arab), Yayına hazırlayanlar: Elmalı Hüseyin, Eren Cüneyt, İstanbul,

    2005, s. 94.

    18 Konu ile ilgili bkz. Sümertaş Burhan, ‘el-Halil b. Ahmed’in Hayatı Eserleri ve

    Kitabu’l-Ayn Adlı Eserinin Kelime İndeksi’ Mezuniyet Tezi, Danışman: Hüseyin

    Elmalı, İzmir, 1994.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    lardan dersler almış, kendisinden de Ebû Bekr ez-Zebîdî el-

    Endülüsî öğrenim görmüştür. Nasır Abdurrahman zamanında

    Endülüs’e göçerek orada yerleşmiş ve h. 356 yılında Kurtuba’da

    vefat etmiştir.

    Ebû Alî İsmail b. el-Kasım el-Kâlî’nin alfabetik olarak telif ettiği

    bu lügati altı-yedi bin sayfadan ibarettir. Telifi tamamladıktan

    sonra temize çekmeden vefat etmiş, daha sonra dostları tarafından

    içinden sadece Kitâbu’l-âyn, Kitâbu’l-bâ ve Kitâbu’l-hemze

    temize çekilmiştir. Kelime tertibi aynen ‘Kitâbu’l-Ayn’ de olduğu

    gibi harflerin mahreçleri esas alınarak hazırlanmış, ancak mahreç

    sırasındaki harflerin dizilişleri aşağıda görüleceği üzere daha

    farklı olmuştur:

    ( ع ه ح خ غ / ض ج ش/ ل ر ن / ط د ت / ص ز س / ظ ذ ث / ف ب م / و أ ي)

    Ardından el-muzaaf es-sünâi, es-sülâsi es-sahîh, es-sülâsi

    es-mu’tel, el-havâşi, er-rübâi, ve el-humâsi şeklinde bablara

    ayırmıştır. el-Havâşi babında hikayeler, sesler ve mankûs kelimeleri

    toplamıştır19. el-Kâlî bu eserinde aynen Halil b. Ahmed’in

    Kitâbu’l-Ayn’de uygulamış olduğu kalb sistemini bazı farklılıklarıyla

    birlikte uygulamıştır. Bu lügatte Kitâbu’l-â(A)yn’dan farklı

    olarak kelimelerin okunuşları tashif ve lahn’den korumak için

    yazı veya vezinle kaydedilmiştir. Kısmen de kelimeleri işlerken

    kimden aldığını da zikretmektedir.

    Müellifin bunun dışında ayrıca ‘Kitâbu’l-Emâlî’ adlı edebiyat

    ansiklopedisi hüviyetinde başka bir eseri daha vardır20.

    el-Kâlî’nin talebesi Muhammed el-Fihrî bu esere bazı ilaveler

    ekleyerek Cevâmi‘u Kitâbi’l-Bâri‘ adlı bir eser kaleme almıştır.

    Bu eserin biri ‘İngiltere Müzesi’nde OR 9811 numarada, diğeri

    de ‘Paris Halk Kütüphanesi’nde 435 numarada olmak üzere iki

    nüshası bulunmaktadır

    Ali Cüneyt EREN

     

  • Kitâbu’l-‘Ayn Arapça Sözlük Tanıtımı

     

    Bu sözlüğün sahibi Aruz ilminin kurucusu Halil b. Ahmed b.

    Amr b. Temîm el-Ferâhidî’dir11. Sibeveyh’in hocasıdır. Sözlüğü

    Halil b. el-Ferâhidî’nin öğrencisi Leys b. Seyyâr’ın yazdığı da iddia

    edilmektedir12. Halil b. Ahmed Aruz ilminde bilinen Arap vezinleri

    üzerine yeni vezin ilave edecek kadar rüsuh ehli bir alimdir.

    Kitâbu’n-Nağam, Kitâbu’ş-Şevâhid, Kitâbun-Nukat ve’ş-Şekl ve

    Kitâbu’l-‘Ayn‘a zeyl olmak üzere Kitâbu Fâiti’l-‘Ayn, Kitâbu’l-İkâ’

    adlarında son derece faydalı ve son devir âlimlerine kaynak olan

    çok sayıda eseri vardır.

     

    Bu sözlük harflerin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiştir.

    Halil b. Ahmed’den önce harflerin mahreçleri esas alınarak tertip

    edilen bu metot üzere yazılmış bir sözlük çalışması olmamıştır14.

    Sözlükte kelimeler önce ‘halkî’ denilen gırtlaktan çıkış sırasına

    göre dizilen harfler, ardından dil, diş ve dudaktan çıkan harfler

    ve ardından da illetli harfler şeklinde ağızdan çıkış yerine göre

    tanzim edilmiştir.

    Sözlük Ayn ( ع) harfi ile başladığı için ‘Kitâbu’l-Ayn’ adı ile

    şöhret bulmuştur. Eserde harflerin sayısı kadar bölümler bulunmaktadır.

    Dolayısıyla her birisi, ‘Kitâbu’l-‘ayn’, ‘Kitâbu’l-hâ’,

    ‘Kitâbu’l-he’ vb. gibi harflerin adlarını koymuştur.

    Lügatteki harflerin sıralaması şöyledir:

     

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

     (ع، ح، ه ، خ، غ/ ق، ك/ ج، ش، ض/ ص، س، ز/ ط، د، ت/ ظ، ث، ذ/ ر، ل، ن/ ف، ب، م/

    و، أ، ي/ همزة)

    Dikkat edilecek olursa Halil b. Ahmed kelimelerin sırlanmasında

    kelimenin zâid veya başka bir harften maklub harflerini

    dikkate almamış, aslî harflerine itibar etmiştir.

    Ayrıca illetli ve mehmuz harfleri lefif babında sahîh sülâsi

    bablardan sonra koymuştur .

    Bu sözlüğün en önemli özelliklerinden birisi kalb sistemini

    uygulayarak anlamı verilen kelimenin harflerinin yer değiştirilmesi

    ile meydana gelen yeni kelimeleri de ele almasıdır. Buna göre

    mesela ( عَبَدَabd) kelimesi ( عayn) bölümünde ele alınmış, ( عَبَدَ

    abd) kelimesinin maklubu olan ( دبع ، دعب، بعد، عدب ) kelimeleri de

    burada zikredilmiş, ancak ( دdal) ve ( بba) bölümüne gelince tekrar

    ele alınmamıştır .

    Bu eserin dikkat çekici bir diğer özelliği kelimelerin anlamlarını

    şevahidle istidlal etmesidir. Ayrıca fasih Arapça’ya uymayan

    kelime ve deyimlerin de ayıklandığı gözlemlenmektedir. Bu suretle

    Arapça’nın fesahat ve belâğatının aslî güzelliği korunmuş ve

    Arap dilinin diğer milletler arasında yayılması hedeflenmiştir

    Eser kendinden sonra bu sahada yazılmış diğer çalışmalara örnek

    teşkil etmesinden büyük öneme haizdir. Ebû Bekr ez-Zebîdî

    (ö. 375-989) bu eserde bulunan ve kullanılmayan kelimelerin

    tamamını, kullanılan şevahidinin de büyük bir kısmını çıkartarak

    eseri özetlemiş, bu suretle daha kullanılır hale gelmiştir

    Ali Cüneyt EREN

     

     

    49.

    Çögenli Sadi, Arap Edebiyatında Kaynaklar, s. 123, Erzurum, 1995.

    İnbâhu’r-Ruvât, I/341, İbn Hallikân, Vefeyatu’l-A’yân, II/244, Kehhâle,

    Mu’cemu’l-Müellifîn, IV/112; İA, Moh. Ben Cheneb, V/158.

  • Arapçada Kelimenin Okunduğu Şekliyle Tertip Edilen Sözlükler:

     

    Bu kategoride yer alan sözlüklerde kelimeler, klasik Arapça

    sözlüklerde olduğu gibi kök tertibi esasına göre değil okunduğu

    gibi alfabetik sıraya göre tertip edilmiştir. Kahire’deki Arap Dili

    Konseyi Genel Sekreteri Dr. İbrahim Medkûr bu tertibin okuyucu

    için aslında klasik tasrif metoduna göre hazırlanmış sözlüklerden

    daha kolay bir metod olduğunu ifade etmektedir45.

    Şimdi bu sözlük türlerini inceleyim:

    el-Merca’ ( ( المرجع

    Bu sözlük Abdullah el-Alaylî el-Merca’ tarafından hazırlanmıştır.

    Yukarıda yer alan sözlük örneklerinden tamamen farklı

    olarak kelimenin okunduğu gibi tertip edilen sözlüktür. Bu sisteme

    terim olarak kısaca et-Tertîbu’n-Nutkî denilmiştir. Dolayısıyla

    örneğin ( الْمَجْهول) kelimesini ( ج) harfi grubunda, kelimenin iştikaklarından

    arınmış aslî harfleri olan ( جَهَلَ) kelimesinden değil

    kelimelerin kendi içinde alfabetik okunuş sıraları esas alınarak

    م) ) harfi grubunda doğrudan ( مَجْهول) maddesinde aranır.

    Abdullah el-Alaylî kaleme aldığı bu eserle sistem olarak kelimenin

    okunduğu gibi tertip edilen sözlükler kategorisine öncülük

    etmiştir.

    er-Râid ( ( الرائد

    Cübran Mes’ud tarafından hazırlanmıştır. İlk defa 1964 senesinde

    neşredilmiştir. el-Merca’ gibi kelimenin okunduğu üzere

    tertip edilen sözlüktür. Diğer bir tabirle idgam açılmamış, örneğin

    ( تِكَّةٌ) kelimesi ( ت ك ك ) bölümünde değil ( ت ك ت ) bölümünde yer

    almıştır. Dolayısıyla kelimenin mastarı araştırılmadan doğrudan

    alfabetik harf sıralaması gözetilmiştir. Ancak mezîd ve illetli fiillerin

    masdarlarına da o kelimenin başında parantez içerisinde işaret

    edilmiştir. Müellif mukaddimede sözlüğünün metodu hakkında

    yaptığı izahatta bunun araştırmacıya kolaylık sağladığınız

    söyler 46.

    Kelimelerin manaları önem sırasına göre verilmiştir. Ayrıca

    sözlüğe felsefe, sosyoloji, psikoloji, eğitim, ekonomi, hukuk, matematik

    ve diğer pozitif bilimlere ait yüzlerce kelime eklenmiştir.

    45 Bkz. el-Bustânî Fuad Efram, el-Muncidu’l-Ebcedî, s. 1., I. Bsk., Dâru’l-

    Meşrık, Beyrut, 1967.

    46 Mesud Cübran, er-Râid, II. Bsk. s. 13., Beyrut, 1967.

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

    Kelimelerin anlamları verilirken klasik sözlüklerde yer alan bilgiler

    muhafaza edilmiş, yer yer detaylara girilerek örneklendirilmiştir.

    Sözlükte yeni olarak Luis Ma’luf’in el-Muncid adlı sözlüğünde

    olduğu gibi yabancı sözlüklerde kullanılan rumuzlara benzer işaretler

    yer almıştır. Örneğin ( ج) rumuzunu cem’i için, ( جج) rumuzunu

    cem’i cem’ için, ( م) rumuzunu müennes için, ( مث) rumuzunu

    müsennâ için, ( مص) rumuzunu masdar için, ( فا) rumuzunu ism-i

    fâil için, ( مف) rumuzunu ism-i mef’ul için, ( ر) rumuzunu karşılaştırma

    için kullanmıştır.

    Sözlüğün ikinci baskısı 1967 senesinde Beyrut’ta tek bir cilt

    halinde, üçüncü baskısı da 1978 senesinde iki cilt olarak yapılmıştır.

    el-Muncidu’l-Ebcedî ( ( المنجد الأبجدي

    Fuad Efram el-Bustânî tarafından hazırlanmıştır. Kısaca el-

    Muncid adıyla anılagelmiştir. 1964 senesinde neşredilmiştir. Yine

    el-Merca’ ve er-Râid gibi kelimenin okunduğu üzere tertip edilen

    sözlüktür.

    Sözlükte yabancı sözlüklerde kullanılan rumuzlara benzer

    işaretler bulunmaktadır. Bunlardan bazıları ( فا) rumuzunu ism-i

    fâil için, ( مف) rumuzunu ism-i mef’ul için, ( ج) rumuzunu cem’i

    için, ( جج) rumuzunu cem’i cem’ için, ( م) rumuzunu müennes için,

    مث) ) rumuzunu müsennâ için, ( مص) rumuzunu masdar için, ( (ز

    ziraatla ile ilgili terimleri belirtmek için, ( فك) astronomi ile ilgili

    terimleri belirtmek için, ( ك) kimya ile ilgili terimleri belirtmek için,

    ر) ) rumuzunu karşılaştırma için kullanmıştır. Sözlüğün ilk sayfalarında

    10 sayfa kadar Arap Dili gramerine ait özet bilgiler verilmiştir47.

    Dikkat çeken bir diğer husus da sözlükteki hecâ harfleri okuyucu

    tarafından pratik olarak kolayca bulunabilmesi için içe doğru

    gözeneklerle ayrılmıştır.

    Rahip Luis Ma’luf el-Yesûî’nin el-Müncid fi’l Lüğa vel ‘Alam,

    adlı eserinin bir çeşit özeti mahiyetindedir.

    47 Bkz. el-Bustânî Fuad Efram, el-Muncidu’l-Ebcedî, önsöz.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    Larous ( (لاروس المعجم العربى الحديث

    Halîl el-Cer tarafından hazırlanmıştır. Lügat bölümüne Muhammed

    Halil Paşa ve Hâni Ebû Muslih’in da katkıları olmuştur.

    Muhammed eş-Şâyib de redaktesini yapmıştır. 1973 senesinde

    neşredilmiştir.

    Bu sözlük de el-Merca’, er-Râid ve el-Muncidu’l-Ebcedî gibi kelimenin

    okunduğu üzere tertip edilen sözlüktür.

    Kelimelerin izahları şevahid ve örneklerle zenginleştirilmiştir.

    Özellikle Kur’ân-ı Kerîm’den sıkça şevahid olabilecek türden

    ayetler getirilmiştir. İzahları yapılan alet, edavat, insan, hayvan

    ve bitkilerin resimleri eklenmiştir. Meşhur yazar ve şairlerin kullandıkları

    kelimeler dışında kullanımı kalkmış kelimeler özellikle

    alınmamıştır Sözlükte ayrıca pozitif bilimlere ait yüzlerce kelime

    bulunmaktadır. Bu arada yabancı dillerden Arapça’ya girmiş ve

    günlük hayatta yaygın olarak kullanılmakta olan radyo, televizyon,

    sinema gibi kelimeler kullanıldıkları şekliyle alınmıştır.

    Marife kelimeler ve masdarları diğerlerinden ayırmak için bold

    yapılmıştır 48.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Arapçada Kelimelerin Son Harflerinin Esas Alınan Sözlükler

     

    Bu kategoride yer alan sözlüklerde kelimeler son harfleri esas

    alınarak kendi içinde alfabetik düzene göre tertip edilmiştir.

    Şimdi bu sözlük türlerini inceleyim:

    Dîvânu’l-Edeb fî Beyâni Luğati’l-‘Arab ديوان الأدب في بيان لغة العرب

    Bu sözlük Ebû İbrâhîm İshâk b. İbrâhîm el-Fârâbi (ö.

    350/961) tarafından kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip

    edilmiştir. Sözlük Kitâbu’s-sâlim, Kitâbu”l-muzâ‘af, Kitâbu’l-

    26 Geniş bilgi için bkz. İkbâl Ahmed eş-Şerkâvî, a.g.e, s. 200.

    27 İbn Sîde hakkında bkz., Moh. Ben Cheneb, İbn Sîde, İA,V, 807.

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

    misâl, Kitâbu zevâti’s-selâse, Kitâbu zevâti’l-erba‘a ve Kitâbu’lhemze

    olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır.

    Her bölümde önce isimleri sonra da fiilleri ele almıştır. Kelimelerin

    işlenişinde vezinlerden hareket edilmiştir. Bu tertipte

    hemze ve illet harfleri yer almamış, bunlar için ayrı bâblar açılmıştır.

    Buna göre mesela ( د) bölümünde bu harfle biten kelimeler

    ب) ) bölümünde de yine bu harfle biten kelimeler yer almış ama

    bölüm içindeki sıralama kelimenin ilk harfine göre alfabetik olarak

    yapılmıştır.

    Fârâbî bu eseriyle Cevherî’ye öncülük etmiştir.

    Tâcu’l-Luğa ve Sıhâhu’l-‘Arabiyye ( ( تاج اللغة وصحاح العربية

    Bu eserin sahibi İsmail b. Ahmed el-Cevherî (ö.

    393/1001)’dir28. Türk asıllıdır29. Esere kısaca es-Sihâh’da denilmektedir.

    Bu isimle adlandırılmasının bir sebebi de seçilmiş olan

    kelimelerin sahih ve güvenilir olmasıdır. Müellif, eserin mukaddimesinde

    bu mevzu ile alakalı olarak ‘sahih olan Arap lügatını

    toplamış olduğunu’ vurgular30.

    el-Cevherî Farab’da dünyaya gelmiş, İran’a, Ceziretu’l-Arab,

    Suriye ve Mısır’a seyahat ettikten sonra Horasan’a dönmüş ve

    son olarak Nisabur’da ikamet etmiştir.

    Bu sözlük İslam dünyasındaki en önemli sözlüklerden biri

    kabul edilir.

    Eser kelimelerin son harfleri esas alınarak alfabetik düzende

    tertip edilen bir sözlüktür. Müellif kelimenin son harfleri müşterek

    olan kelimeleri toplayarak alfabetik sıralamaya tabi tutmuş,

    daha sonra bu kelimelerin birinci harflerini alfabetik sıraya göre

    tertip etmiştir. Bu şekliyle son harfe ‘bâb’, bu bablar içinde yer

    alan kelimelerin başladığı birinci harfe ise ‘fasl’ demiştir. Bu tertibe

    göre örneğin ( ذَهَبَ) kelimesini araştıracak olan okuyucu bu

    kelimeyi önce ‘bâ’ babından arayacak, ardından alfabetik sıralamaya

    göre ‘zâ’ faslından bulacaktır.

    el-Cevherî hecâ harflerinden her birisi için özel bir bâb ayırmıştır.

    ( و)harfi ile ( ي) harflerini ise bir babta toplamıştır.( ه) harfini

    ( و) harfinden önceye almıştır. Kitabını ‘elif-i leyyine’ yani ( (و

    28 el-Hamevî Yakût, Mu’cemu’l-Buldân, Leipzig, 1868, III/733.

    29 ez-Zehebî Şemsuddin, el-İber fî Haberi Men Gaber, Kuveyt, 1961.

    30 el-Cevherî İsmail b. Hammad, es-Sıhah, Beyrut, 1972, II. Bsk. I/33.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    veya ( و)’den munkalib olmayan ‘elif’le bitirmiştir. Fasıllarda düzenli

    olmasa da sık sık ikili üçlü veya dörtlü kelimeleri zikretmektedir.

    Rubâi ve humâsilerin ikinci, üçüncü ve dördüncü harflerini

    dikkate almıştır. Sözlüğünün bir diğer önem arz eden farklılığı

    da kelimelerin harekelerini ( بالكسر/ بالضم / بالتشديد/ بالتحريك) gibi

    ifadeleriyle vermiş olmasıdır.

    Sözlüğü bir diğer özelliği de sarf ve nahiv meselelerine temas

    ediyor olmasıdır.

    el-Cevherî’nin kendi ifadesiyle ‘daha önce görülmemiş’ bu sisteme

    başvurmasının sebebi hakkında bazı tahliller yapılmıştır.

    Bazıları bunun sebebinin şair ve yazarlara kolaylık sağlayacağı

    görüşündedir. Zira yazarlar seci’e, şairler de kafiyelere önem verirler.

    Dolayısıyla kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip edilen

    böylesi bir sözlük onlar için oldukça önem arz edecektir. Kanaatimize

    göre el-Cevherî’nin tercih etmiş olduğu bu üslub,

    lügattan daha kolay istifade edilebilmesi için konulmuştur. Zira

    Arapça’da sözcüklerin vezinleri ( فعل) yapısı ile karşılanır. Kelimede

    değişikliğe uğramayan tek harf sondaki lâm’dır.

    Bu eserin çeşitli baskıları yapılmıştır. Tahkikli ilk baskısı

    Ahmed Abdulğâfûr Attâr tarafından 1956 senesinde Kahire’de

    yapılmış, daha sonra değişik tarihlerde Beyrut’ta yayınlanmıştır.

    Eserin 1979 senesinde Beyrut’da yapılan 2. baskısında ‘es-Sıhah:

    Tâcu’l-Lüga ve Sıhahu’l-Arabiyye’ şeklinde geçmektedir.

    Bu eser Mehmet Vânî (ö. 1000/1591) tarafından ‘Vankuli

    Lügatı’ ismiyle Türkçe’ye de çevrilmiştir. Eser İbrahim Müteferrika

    tarafından 1141 senesinde basılmıştır.

    Lisânu’l-‘Arab ( ( لسان العرب

    Bu eserin sahibi Ebu’l-Fadl Cemalu’d-din Muhammed b. el-

    ‘İzz b. el-Mukerrem el-Ensârî İbn Manzûr (ö. 711/1311)31’dur.

    Arap dilinin en sağlam sözlük kaynağı olarak kabul edilir. Kelimelerin

    son harfleri esas alınarak tertip edilen el-Cevherî’nin es-

    Sıhâh adlı eseri ile aynı kategoride değerlendirilir 32.

    Yukarıda da zikrettiğimiz üzere müellif bu eserini telif ederken

    başta Ebû Mansûr Muhammed b. Ahmed el-Ezherî (ö. 370/

    980)’nin Tehzîbu’l-Luğa adlı eseri olmak üzere el-Cevherî’nin es-

    31 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, XII, 46-47.

    32 Ibn Manzur, Ebi’l-Fadl Cemali’d-Din Muhammed el-İzz b. Mukerrem İbn

    Manzur, Lisânu’l-‘Arab, 1/15, Beyrut/ 1994 (1414).

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

    Sıhâh’ından, İbn Side’nin el-Muhkem, İbnu’l-Esîr’in en-Nihâye ve

    İbn Dureyd’in el-Cemhere adlı eserlerinden istifade etmiştir.

    Müellif eserde yaklaşık seksen bin kök harfli kelimeyi incelemiştir.

    Müştak kelimelerin sayısı 158 bin olup madde başlığı 10

    bin kadardır.

    Bu kelimelerin açıklanmasını da başta ayet ve hadis olmak

    üzere Arap şiiri, emsâl ve hikmetli sözlerden yararlanmıştır. Eser

    lügat olmasının yanında dil, tefsir, hadis ve edebiyat gibi konulara

    da yer veren bir ansiklopedi mahiyetindedir. Farklı baskıları

    göz önüne alındığında 15-20 ciltler arasında değişen çok kapsamlı

    ansiklopedik bir dil kaynağı olduğu görülecektir.

    el-Kâmûsu’l-Muhît ( ( القاموس المحيط

    Bu eser büyük dilci Muhammed b. Ya‘kûb el-Fîrûzâbâdi33 (ö.

    816/1413) tarafından telif edilmiştir. Bu eserin ilk telif edildiğinde

    60 ciltten oluştuğu rivayet edilir. Bu gün elimizde mevcut olan

    ‘Kamus’ o kapsamlı kamusun ancak otuzda biridir34.

    Yaklaşık 733 bin kelime vardır. Müştak kelimelerin sayısı 70

    bin olup madde başlığı 11 bin kadardır.

    Metot olarak kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip edilen

    el-Cevherî’nin es-Sıhâh ve İbn Manzûr’un Lisânu’l-‘Arab adlı

    eserleri ile aynı kategoride değerlendirilir. Fîrûzâbâdi’nin bu eserinde

    Lisânu’l-‘Arab’tan istifade ettiği gözlemlenmektedir. Diğerinden

    farklı olan yönü şahıs ve yer isimlerinin de zikredilmiş

    olmasıdır. Kitabını hecâ harfleri sayısınca 27 bâba ayırmıştır.

    Bunlara ilave olarak tek bir babta ‘vav ve yâ’ harflerini incelemiştir.

    Sonra her bâbı 28 fasla bölmüştür. Eserde dikkat çeken bir

    diğer özellik ise ele alınan kelimelerin ‘aynu’l-harfleri’ zamme ve

    kesre durumunda harekelenmiş olmasıdır.

    Bu eser önce Merkez zâde Ahmed Efendi (ö. 963/1556) tarafından

    ‘Bâbus’ adı ile daha sonra da Mütercim Âsım Efendi (ö.

    1235/1820) tarafından el-Okyanûsu’l-Basît fî Tercemeti’l-

    Kâmûsi’l-Muhit adı ile Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Bu tercüme

    33 el-Fîrûzâbâdî hakkında fazla bilgi için bkz., C. Brockelmann, Fîrûzâbâdî, İA,

    IV, 653; Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, XII, 118-119.

    34 Geniş bilgi için bkz. Abdurrahman Fehmi Efendi, Medresetu’l-Arab, İslam

    Medeniyeti Tarihi, yayına hazırlayanlar: Elmalı Hüseyin, Eren Cüneyt, İstanbul,

    2005, s. 105.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    Arapça-Türkçe en kapsamlı sözlüktür35. Bu tercümenin hem İstanbul

    hem de Mısır Bulak baskıları mevcuttur.

    Tâcu’l-‘Arûs ( ( تاج العروس

    Bu sözlük Muhammed b. Muhammed el-Huseyn ez-Zebîdî (ö.

    1205/1790) tarafından telif edilmiştir. Lisânu’l-‘Arab ve el-

    Kâmûsu’l-Muhît gibi kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip

    edilmiştir. Müellif el-Ezherî’nin Tehzîbu’l-Luğa ve el-

    Fîrûzâbâdi’nin el-Kâmûsu’l-Muhît adlı eserlerinden oldukça istifade

    etmiştir. Özellikle el-Kâmûsu’l-Muhît’in genişletilmiş hali olduğu

    söylenir. ez-Zebîdî bu ilaveleri ‘el-mustedrek’ ve ‘min mâ

    yustedrek aleyh’ kayıtlarıyla yapmaktadır.

    c- Kelimenin İlk Harfi Esas Alınan Sözlükler:

    Kelimenin ilk asli harfi esas alınarak hazırlanmış olan sözlükler

    geleneksel kök tertibine göre madde başlıkları elif harfinden

    başlayarak yâ harfine kadar ilk aslî harflerine göre sıralanmıştır.

    Kelimelerin ikinci ve üçüncü harflerinin sıralanışı da kendi içinde

    alfabetik olarak düzenlemiştir.

    Kökten türeyen fiiller genel olarak sülasi mücerretten başlayarak

    birleşik kullanımlarını takip eder şekilde sıralanır.

    Kitâbu’l-Cîm ( ( آتاب الجيم

    Bu sözlük Ebû ‘Amr İshâk b. Mirâr eş-Şeybânî (ö. 213/828)

    tarafından telif edilmiştir. Kendisi İmam Ahmed b. Hanbel, Ebû

    ‘Ubeyd el-Kâsım b. Sellâm ve Ya’kub b. es-Sikkît’in üstadıdır36.

    Eser Kitâbu’l-Hurûf ve Kitâbu’l-Lüga isimleriyle de anılır.

    Kelimenin ilk asli harfi esas alınarak hazırlanmış olan ilk sözlüktür.

    Madde başlıkları elif harfinden başlayarak yâ harfine kadar

    ilk aslî harflerine göre yirmi sekiz bab olarak düzenlenmiştir.

    Ancak kelimelerin ikinci ve üçüncü harflerinin sıralanışı alfabetik

    değildir. Dolayısıyla araştırımacılar için kullanımı zor bir sözlüktür.

    35 Eski alimlerimiz, İslâmi ilimlerle uğraşan hiçbir bilginin kâmustan müstağni

    olamayacağını göstermek için: ‘Rençbere çamus (manda), mollaya kamus gerekir’

    demişlerdir. Asım Efendi, Ebu’l-Kemal, Kâmûs Tercümesi-el-

    Okyanûsu’l-Basît fi Tercemeti Kâmusi’l-Muhît, I-IV, İstanbul 1304–1305.

    35 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, II, 238-239.

    36 ”Makâme-i Teyyibiye” Makâmâtu’l-Harîrî’nin 32 makâmesidir. Bkz., a.g.e.,

    Nşr. Muhammed Abdulkâdir, Bulak, 1317, I, 372-404.

    36 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, XII, 186-187.

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

    el-Cemhere ( ( الجمهرة في اللغة

    Ebû Bekr Muhammed b. el-Hasan b. Dureyd (ö. 321/931) tarafından

    telif edilmiş olan bu sözlüğe el-Cemhere fi’l-Lüğa veya

    Cemheretu’l-Lüğa da denilmektedir. Sözlükteki kelimelerin tertibi

    alfabetik sıralama esasına göredir. Ayrıca kalb sistemi ile anlamı

    verilen kelimenin harflerinin yer değiştirilmesi ile meydana gelen

    yeni kelimeleri de ele almaktadır. Bu esasa göre kelimeler, önce

    sunâî, sülâsî, rubâî, humâsî, lefif, nevâdir vb. bâblara ayrılmış,

    daha sonra bu bâblardaki kelimeler hemze’den yâ harfine kadar

    alfabetik sıraya göre dizilmiştir37. Aslî harflerine göre sıralanmış

    olan kelimelerle bunlardaki harflerin yerlerinin değişmesiyle

    meydana gelen kelimelerin mânâları, aynı yerde bulunmaktadır.

    Mesela ( ذَهَبَ) maddesinde önce bu kök, sonra da kalb sistemine

    göre elde edilen maklublarından ( بَذَهَ) ve ( ذَبَهَ) maddeleri incelenmiş,

    ardından ( ذَهَبَ) ve ( بَذَه)َ maddelerinin alfabetik sıraları geldiğinde

    de sadece daha önce geçtikleri yerlere işaret etmekle yetinilmiştir.

    Eser 13 bölümden oluşmaktadır. Son bölümde Arap

    dili meselelerine temas edilmiştir.

    Mu‘cemu Mekâyîsi’l-Luğa ( ( معجم مقاييس اللغة

    Bu sözlük Ebu’l-Huseyn Ahmed b. Fârîs (ö. 395/1004) tarafından

    telif edilmiştir. Kendisinin bu sahada Kitâbu’l-Mucmel veya

    el-Mucmel fi’l-Luğa adlı bir başka eseri daha vardır. Makâmât sahibi

    el-Harîrî, Makâme-i Tayyibiye’de kendisine övgülerde bulunur38.

    Ahmed b. Fâris eserine temel teşkil eden kaynakları arasında

    el-Halil’in el-Ayn’ını, Ebû ‘Ubeyd’in (ö. 224/834) Garîbü’l-

    Hadîs’iyle Mikyâsü’l-Garîb’ini, İbnü’s-Sikkît’in (ö. 244/858) el-

    Mantık’ını ve İbn Düreyd (ö. 321/933) ’in el-Cemhere’sini zikreder.

    Mu‘cemu Makâyîsi’l-Luğa sözlükler içerisinde iştikak metodunun

    en güzel uygulandığı bir sözlüktür. Bu eser de kelimenin

    ilk asli harfi esas alınarak hazırlanmıştır. Madde başlıkları elif

    harfinden başlayarak yâ harfine kadar ilk aslî harflerine göre bölümlere

    ayrılmıştır. Her bölüm kendi içinde muzâ‘af, sülâsî asıllı

    37 Bkz. Abdussemi’ Muhammed Ahmed, a.g.e, s. 59.

    38 ”Makâme-i Teyyibiye” Makâmâtu’l-Harîrî’nin 32 makâmesidir. Bkz., a.g.e.,

    Nşr. Muhammed Abdulkâdir, Bulak, 1317, I, 372-404.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    ve asli harfleri üçten fazla olan kelimeler olmak üzere üçe ayrılmıştır.

    Ele alınan kelimenin birinci harfleri ve bu harfi takip eden

    harfleri alfabetik sıraya göre sıralanmıştır. Mesela ( ج) bölümünde

    ج) ) ve ( ح) ile başlayan kelime alfabetik olarak bu sıranın bitişine

    kadar sürer. Bu bölüm sona erdikten sonra ( ج) ve ( ج) ,(أ) ve ( (ج) ,(ب

    ve ( ت) ile başlayan kelimelere geçilir.

    el-Mucmel fi’l-Luğa ( ( المجمل في اللغة

    Bu sözlük yukarıda da belirttiğimiz üzere Ebu’l-Huseyn

    Ahmed b. Fârîs (ö. 395/1004) tarafından telif edilmiştir.

    Kelimenin ilk aslî harfi esas alınarak hazırlanmıştır. Madde

    başlıkları elif harfinden başlayarak yâ harfine kadar ilk aslî harflerine

    göre bölümlere ayrılmıştır. İlk iki bölümde tertip esnasında

    kelimelerin sadece ilk harflerini ve bu harfi takip eden harfleri

    alfabetik sıraya göre esas almıştır.

    Sözlük Züheyr Abdu’l-Muhsin Sultan tarafından tahkik edilmiş

    1986 senesinde Beyrut’ta dört cilt olarak basılmıştır.

    Esâsu’l-Belâğa ( ( أساس البلاغة

    Bu eserin sahibi de Mahmûd b. ‘Umer ez-Zemahşerî (ö. 583

    538/1143)’dir 39. Kelimenin ilk asli harfi esas alınarak hazırlanmıştır.

    Ancak ez-Zemahşerî, eş-Şeybâni’nin aksine bu sözlükte

    kelimelerin ikinci ve üçüncü harflerinin sıralanışını da alfabetik

    olarak düzenlemiştir. Bu sözlüğün özelliği kelimeleri hem lügat

    hem de mecâzi anlamıyla birlikte vermesidir. Mecazî mânâlarda

    kullanılan ne kadar kelime varsa hemen hemen hepsini derlemiştir.

    Eserde ayet, hadis, mesel, şiir, deyim ve meşhur sözlerle

    şevahid getirilmiştir.

    Bu eser ilk kez h. 1327 senesinde Mısır’da basılmıştır.

    Muhtâru’s-Sıhâh ( ( مختار الصحاح

    Bu sözlüğün sahibi Muhammed b. Ebî Bekr b. ‘Abdilkâdir er-

    Râzî (ö. 666/1267’den sonra)’dir. Eser el-Cevherî’nin es-Sıhâh’da

    yer alan kelimelerden seçilerek bir çeşit es-Sıhâh’ın özet yapılmış

    halidir denebilir. Kelimelerin izahı yapılırken sıkça ayet ve hadis-i

    şeriflerden istişhadlar yapılmıştır.

    39 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, XII, 186-187.

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

    el-Mu‘cemu’l-Vasît ( ( المعجم الوسيط

    ‘Mısır Milli Eğitim Bakanlığı’nın rehberliğinde Arap Dil Kurumu

    üyelerinden İbrâhîm Mustafâ, Ahmed Hasan ez-Zeyyât,

    Hâmid ‘Abdulkâdir ve Muhammed ‘Ali en-Neccâr tarafından hazırlanmış

    değerli bir sözlüktür.

    Kelimenin ilk aslî harfi esas alınarak hazırlanmıştır. Kelimelerin

    ikinci ve üçüncü harflerinin sıralanışı da alfabetik olarak

    düzenlemiştir. Klasik sözlüklerde olmayan bir özelliği de ilmî ve

    teknik terimleri, muarrab sözcükleri ihtiva etmiş olması, ayrıca

    600 adet resimle zenginleştirmesidir.

    Sözlükte 30.000 madde başlığı, 450 bin kelime vardır.

    Yukarıda zikredilen bu sözlüklerin dışında son dönemde ilk

    harf sistemine göre telif edilmiş sözlükler şunlardır:

    el-Misbâhu’l-Münîr fi Ğaribi’ş-Şerhi’l-Kebîr ( المصباح المنير في

    ( غريب الشرح الكبير

    Ahmed b. Muhammed el-Feyyûmî (ö. 770/1368) tarafından

    telif edilmiştir. Kısaca el-Misbâhu’l-Münîr adıyla şöhret kazanmıştır.

    Zamehşeri’nin Esâsu’l-Belâga adlı eserinden oldukça etkilendiği,

    görüş ve kaynaklarından sıkça istifade ettiği görülmektedir.

    Kaynakları arasında muasırı olduğu İbn Manzûr’un Lisânu’l-

    Arab’ın yer almaması dikkat çekicidir40.

    Sözlük alfabetik sıraya göre kelimenin ilk harfi esas alınarak

    ele alınmış sözlüklerdendir. Müellif hecâ harflerinden her birisi

    için özel bir bâb ayırmıştır. ( ي) ,(و) ve ( لا) harflerini ise son babta

    toplamıştır. Kelimelerin izahında hadis-i şeriflerden istifade edilmiştir.

    Lügat anlamlarının yanı sıra fıkhî anlamları da verilmiştir.

    Fiillerin bablarına işaret edilmiş, yer yer gramatik bilgilere de işaret

    edilmiştir. Sözlüğün sonunda sarf ve nahiv mevzuları da eklenmiştir41.

    Muhîtu’l-Muhît ( ( محيط المحيط

    Lübnanlı Butrûs el-Bustânî (ö. 1883) tarafından telif edilmiştir.

    Modern denebilecek sözlüklerin ilki olma özelliğini taşır.

    40 Bkz. Abdussemi’ Muhammed Ahmed, a.g.e, s. 163.

    41 Bkz. el-Feyyûmî Ahmed b. Muhammed, el-Misbâhu’l-Münîr fi Ğaribi’ş-Şerhi’l-

    Kebîr, s. Önsöz, Lübnan, 1987.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    Müellifin istifade ettiği temel kaynak el-Fîrûzâbâdi’nin el-

    Kâmûsu’l-Muhît’i olup bu esere ilavelerde bulunmuştur. Örneğin

    müfret kelimelerin, bazıları kıyâsi olup zikredilmesinde fayda

    mülahaza edilmeyen cemilerini eklemiş. Yine dile sonradan girmiş

    uydurukça, avamca ve Hıristiyan dinine ait kavramlar, kullanımlar,

    ilmî, teknik, felsefî terimler, bazı edebiyatçıların eser

    isimleri ve nesir ve şiir örnekleri, nahve ve sarfa ait terimler ilave

    etmiştir.

    Yaklaşık 1 milyon 300 bin kelime vardır. Müştak kelimelerin

    sayısı yaklaşık 85 bin kadardır.

    Müellif bu eseri öğrencilerin daha kolay istifade etmeleri

    maksadıyla daha sonra ‘Kutru’l-Muhît’ adı altında özetlemiştir

    Akrebu’l-Mevârid fî Fusahi’l-‘Arabiyye ve’ş-Şevâhid ( أقرب

    (الموارد في فصاح العربيةوالشواهد

    Sa’îd b. ‘Abdillâh b. Mihâîl eş-Şertûnî (ö. 1912) tarafından telif

    edilmiştir. Bu eser 1889 senesinde telif edilmiştir. Müellifin

    istifade ettiği temel kaynak el-Fîrûzâbâdi’nin el-Kâmûsu’l-

    Muhît’idir. Kendisi de sözlüğün mukaddimesinde beyan ettiği gibi

    el-Kâmûsu’l-Muhît dışında Lisânu’l-Arab, Esâsu’l-Belâğa,

    Muhtâru’s-Sıhâh, Tâcu’l-Luğa ve Sıhâhu’l-‘Arabiyye ve el-Mucmel

    fi’l-Luğa istifade ettiği kaynaklar arasında yer almaktadır.

    Bu sözlük çağdaş sözlüklerin yanında ilmi terimler, sonradan

    uydurulmuş muhdes sözcükler ve halkın yaygın olarak

    kullanageldiği avamca ve yabancı dillerden alınma kelimeleri de

    ihtiva eder. Tertib olarak kelimelerin önce mâzi fiil kipi, ardından

    isim ve sıfat halleri verilmiştir.

    el-Müncid fi’l Lüğa vel ‘A’lam ( ( المنجد في اللغة و الأعلام

    Rahip Luis Ma’luf el-Yesûî tarafından 1908 senesinde telif

    edilmiş olan bu sözlük metot olarak geleneksel kök tertibine göre

    ilk asli harfi esas alınarak hazırlanmıştır. Kelimelerin ikinci ve

    üçüncü harflerinin sıralanışı da kendi içinde alfabetik olarak düzenlemiştir.

    Kısaca el-Müncid ismiyle şöhret kazanmıştır. Kaynak olarak

    bazı eski sözlüklerle birlikte Butrûs el-Bustânî’nin ‘Muhîtu’l-

    Muhît’ adlı sözlüğünden oldukça istifade edilmiştir.

    42 Bkz. Nassar Hüseyin, a.g.e, I/568.

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Sözlük hakkında yapılan tenkitlerin başında sözlüğün Hıristiyanlık

    propagandası yaptığı, yer yer İslam akidesini tahrif edici

    bilgiler aktarıldığı ve İslami terimlere özellikle yer vermediği şeklinde

    olmuştur 43. Örneğin ( قَرَأُ-Karae) maddesinden ( القرآن-el-

    Kur’ân) kelimesini ele alırken bu kelimenin masdariyetine işaret

    eder ve Kur’ân-ı Kerîm’den bir kelime dahi olsa bahsetmez44. Ancak

    Hıristiyan terminolojisine ait hemen hemen bütün kelime ve

    kavramlar sözlükte yerini bulmuştur.

    Sözlüğünde yeni olarak yabancı sözlüklerde kullanılan rumuzlara

    benzer işaretleri kullanmıştır. Bu babtan olmak üzere

    mesela ( فا) rumuzunu ism-i fâil için, ( مفع) rumuzunu ism-i mef’ul

    için, ( مص) rumuzunu masdar için, ( ج) rumuzunu cem’i için, ( (جج

    rumuzunu cem’i cem’ için, ( م) rumuzunu müennes için, ( مث) rumuzunu

    müsennâ için, ( ه) rumuzunu da mefûl bih için kullanmıştır.

    Önceleri sadece mücerret lügat sözlüğü şeklinde tasarlanmışken

    1956 yılındaki baskılarından sonra Rahip Fernand Totıl

    el-Yesûi tarafından içine a’lâm, atasözleri, Arap gramerine ait

    özet bilgiler, imlâ kuralları, felsefe, sosyoloji, psikoloji, eğitim,

    ekonomi, hukuk, matematik ve diğer pozitif bilimlere ait yeni terimler

    eklenmiştir.

    Daha sonra bu sözlük esas alınarak özetlenmiş el-Muncidu’l-

    Ebcedî (1968), Muncidu’t-Tullâb (1968), el-Müncidu’l-İ’dâdî (1969),

    el-Muncidu’l-Musavvar li’l-Etfâl gibi sözlükler telif edilmiştir.

    el-Bustân ( ( البستان

    Abdullah b. Mihâil el-Bustânî (ö. 1930) tarafında telif edilmiştir.

    Mahmûd b. ‘Umer ez-Zemahşerî’nin Esâsu’l-Belâga adlı eserindeki

    metodla aynı olarak kelimenin ilk asli harfi esas alınarak

    hazırlanmıştır. Kelimelerin ikinci ve üçüncü harflerinin sıralanışı

    da alfabetik olarak sıralanmıştır. Her madde kendi içinde fiil,

    isim ve sıfat sıralamasıyla düzenlenmiştir. Bazı ilavelerle birlikte

    metod olarak Butrûs el-Bustânî’nin ‘Muhîtu’l-Muhît’ adlı sözlüğünün

    bir benzeridir.

    43 es-Sâlih Muhammed b. Ahmed, Takrîru’n ani’l-Müncid fi’l-Lügati ve’l-A’lâm,

    Mecelletu’l-Buhûsu’l-İslâmiyye, 46/s. 243-250.

    44 el-Yesûî Luyis Ma’luf, el-Müncid fi’l Lüğa vel ‘Alam, et-Tabatu’l-Katulikiyye, s.

    617., 19. bsk., 1982, Lübnan.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Arapçada Harflerin Mahreçleri Esas Alınan Sözlükler

     

    Bu kategoride yer alan sözlüklerde kelimeler önce ‘halkî’ denilen

    gırtlaktan çıkış sırasına göre dizilen harflerden başlayarak,

    ardından dil, dış ve dudaktan çıkan harfler ve ardından da illetli

    harfler şeklinde ağızdan çıkış yerine göre tanzim edilmiştir.

    Kelimelerin ikinci ve üçüncü harflerinin sıralanışı da kendi

    içinde alfabetik olarak düzenlemiştir.

    Kitâbu’l-‘Ayn ( ( آتاب العين

    Bu sözlüğün sahibi Aruz ilminin kurucusu Halil b. Ahmed b.

    Amr b. Temîm el-Ferâhidî’dir11. Sibeveyh’in hocasıdır. Sözlüğü

    Halil b. el-Ferâhidî’nin öğrencisi Leys b. Seyyâr’ın yazdığı da iddia

    edilmektedir12. Halil b. Ahmed Aruz ilminde bilinen Arap vezinleri

    üzerine yeni vezin ilave edecek kadar rüsuh ehli bir alimdir.

    Kitâbu’n-Nağam, Kitâbu’ş-Şevâhid, Kitâbun-Nukat ve’ş-Şekl ve

    Kitâbu’l-‘Ayn‘a zeyl olmak üzere Kitâbu Fâiti’l-‘Ayn, Kitâbu’l-İkâ’

    adlarında son derece faydalı ve son devir âlimlerine kaynak olan

    çok sayıda eseri vardır.13

    Bu sözlük harflerin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiştir.

    Halil b. Ahmed’den önce harflerin mahreçleri esas alınarak tertip

    edilen bu metot üzere yazılmış bir sözlük çalışması olmamıştır14.

    Sözlükte kelimeler önce ‘halkî’ denilen gırtlaktan çıkış sırasına

    göre dizilen harfler, ardından dil, diş ve dudaktan çıkan harfler

    ve ardından da illetli harfler şeklinde ağızdan çıkış yerine göre

    tanzim edilmiştir.

    Sözlük Ayn ( ع) harfi ile başladığı için ‘Kitâbu’l-Ayn’ adı ile

    şöhret bulmuştur. Eserde harflerin sayısı kadar bölümler bulunmaktadır.

    Dolayısıyla her birisi, ‘Kitâbu’l-‘ayn’, ‘Kitâbu’l-hâ’,

    ‘Kitâbu’l-he’ vb. gibi harflerin adlarını koymuştur.

    Lügatteki harflerin sıralaması şöyledir:

    11 Bkz., İbnu’n-Nedîm, el-Fihrist, tah. İbrahim Ramazan, Beyrut, 1994, s. 48-

    49.

    12 İbnu’n-Nedîm, a.g.e., s. 42; el-Mufassal, s. 191; bkz. Demirayak Kenan,

    Çögenli Sadi, Arap Edebiyatında Kaynaklar, s. 123, Erzurum, 1995.

    13 Hakkında fazla bilgi için bkz. İbnu’n-Nedîm, a.g.e., göst. yer; el-Kıftî,

    İnbâhu’r-Ruvât, I/341, İbn Hallikân, Vefeyatu’l-A’yân, II/244, Kehhâle,

    Mu’cemu’l-Müellifîn, IV/112; İA, Moh. Ben Cheneb, V/158.

    14 Bkz. İkbâl Ahmed eş-Şerkâvî, Mu’cemu’l-Meâcim, s. 192, Lübnan, 1993.

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

     (ع، ح، ه ، خ، غ/ ق، ك/ ج، ش، ض/ ص، س، ز/ ط، د، ت/ ظ، ث، ذ/ ر، ل، ن/ ف، ب، م/

    و، أ، ي/ همزة)

    Dikkat edilecek olursa Halil b. Ahmed kelimelerin sırlanmasında

    kelimenin zâid veya başka bir harften maklub harflerini

    dikkate almamış, aslî harflerine itibar etmiştir.

    Ayrıca illetli ve mehmuz harfleri lefif babında sahîh sülâsi

    bablardan sonra koymuştur15.

    Bu sözlüğün en önemli özelliklerinden birisi kalb sistemini

    uygulayarak anlamı verilen kelimenin harflerinin yer değiştirilmesi

    ile meydana gelen yeni kelimeleri de ele almasıdır. Buna göre

    mesela ( عَبَدَabd) kelimesi ( عayn) bölümünde ele alınmış, ( عَبَدَ

    abd) kelimesinin maklubu olan ( دبع ، دعب، بعد، عدب ) kelimeleri de

    burada zikredilmiş, ancak ( دdal) ve ( بba) bölümüne gelince tekrar

    ele alınmamıştır16.

    Bu eserin dikkat çekici bir diğer özelliği kelimelerin anlamlarını

    şevahidle istidlal etmesidir. Ayrıca fasih Arapça’ya uymayan

    kelime ve deyimlerin de ayıklandığı gözlemlenmektedir. Bu suretle

    Arapça’nın fesahat ve belâğatının aslî güzelliği korunmuş ve

    Arap dilinin diğer milletler arasında yayılması hedeflenmiştir17.

    Eser kendinden sonra bu sahada yazılmış diğer çalışmalara örnek

    teşkil etmesinden büyük öneme haizdir. Ebû Bekr ez-Zebîdî

    (ö. 375-989) bu eserde bulunan ve kullanılmayan kelimelerin

    tamamını, kullanılan şevahidinin de büyük bir kısmını çıkartarak

    eseri özetlemiş, bu suretle daha kullanılır hale gelmiştir18.

    el-Bâri’ fî Garîbi’l-Lügati’l-‘Arabiyye ( ( البارع في غريب اللغة العربية

    Bu eser aslen Diyarbakırlı ve dedesi Selmân da Emevî Halifesi

    Abdulmelik b. Mervân’ın dostu olan lügat âlimlerinden Ebû Alî

    İsmail b. el-Kasım el-Kâlî (ö. 356/966)’nin lügatıdır. Ebû Alî el-

    Kâlî, İbn Dureyd, İbnu’l-Enbârî ve Niftaveyhi gibi meşhur üstat-

    15 Geniş bilgi için bkz. s. 27. Abdussemi’ Muhammed Ahmed, el-Meâcimu’l-

    Arabiyye, II. bsk. Dâru’l-Fikri’l-Arabî, 1984.

    16 Civelek Yakup, Arap Dil Bilime Giriş, Van 2003, s. 314.

    17 Geniş bilgi için bkz. Abdurrahman Fehmi Efendi, İslam Medeniyeti Tarihi,

    (Medresetu’l-Arab), Yayına hazırlayanlar: Elmalı Hüseyin, Eren Cüneyt, İstanbul,

    2005, s. 94.

    18 Konu ile ilgili bkz. Sümertaş Burhan, ‘el-Halil b. Ahmed’in Hayatı Eserleri ve

    Kitabu’l-Ayn Adlı Eserinin Kelime İndeksi’ Mezuniyet Tezi, Danışman: Hüseyin

    Elmalı, İzmir, 1994.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    lardan dersler almış, kendisinden de Ebû Bekr ez-Zebîdî el-

    Endülüsî öğrenim görmüştür. Nasır Abdurrahman zamanında

    Endülüs’e göçerek orada yerleşmiş ve h. 356 yılında Kurtuba’da

    vefat etmiştir.

    Ebû Alî İsmail b. el-Kasım el-Kâlî’nin alfabetik olarak telif ettiği

    bu lügati altı-yedi bin sayfadan ibarettir. Telifi tamamladıktan

    sonra temize çekmeden vefat etmiş, daha sonra dostları tarafından

    içinden sadece Kitâbu’l-âyn, Kitâbu’l-bâ ve Kitâbu’l-hemze

    temize çekilmiştir. Kelime tertibi aynen ‘Kitâbu’l-Ayn’ de olduğu

    gibi harflerin mahreçleri esas alınarak hazırlanmış, ancak mahreç

    sırasındaki harflerin dizilişleri aşağıda görüleceği üzere daha

    farklı olmuştur:

    ( ع ه ح خ غ / ض ج ش/ ل ر ن / ط د ت / ص ز س / ظ ذ ث / ف ب م / و أ ي)

    Ardından el-muzaaf es-sünâi, es-sülâsi es-sahîh, es-sülâsi

    es-mu’tel, el-havâşi, er-rübâi, ve el-humâsi şeklinde bablara

    ayırmıştır. el-Havâşi babında hikayeler, sesler ve mankûs kelimeleri

    toplamıştır19. el-Kâlî bu eserinde aynen Halil b. Ahmed’in

    Kitâbu’l-Ayn’de uygulamış olduğu kalb sistemini bazı farklılıklarıyla

    birlikte uygulamıştır. Bu lügatte Kitâbu’l-â(A)yn’dan farklı

    olarak kelimelerin okunuşları tashif ve lahn’den korumak için

    yazı veya vezinle kaydedilmiştir. Kısmen de kelimeleri işlerken

    kimden aldığını da zikretmektedir.

    Müellifin bunun dışında ayrıca ‘Kitâbu’l-Emâlî’ adlı edebiyat

    ansiklopedisi hüviyetinde başka bir eseri daha vardır20.

    el-Kâlî’nin talebesi Muhammed el-Fihrî bu esere bazı ilaveler

    ekleyerek Cevâmi‘u Kitâbi’l-Bâri‘ adlı bir eser kaleme almıştır.

    Bu eserin biri ‘İngiltere Müzesi’nde OR 9811 numarada, diğeri

    de ‘Paris Halk Kütüphanesi’nde 435 numarada olmak üzere iki

    nüshası bulunmaktadır21.

    Tehzîbu’l-Lüğa ( ( تهذيب اللغة

    Kelimeleri harflerinin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiş

    bir diğer eser de Ebû Mansûr Muhammed b. Ahmed el-Ezherî (ö.

    370/ 980)22’nin Tehzîbu’l-Luğa adlı eseridir. Kendisi

    19 Geniş bilgi için bkz. İkbâl Ahmed eş-Şerkâvî, a.g.e, s. 198.

    20 Fazla bilgi için bkz., Elmalı Hüseyin, el-Emâlî, T.D.VİA, XI, 72.

    21 Muhtar Cemal, İslamda Sözlük Çalışmaları II., Marmara Üniversitesi İlahiyat

    Fakültesi Dergisi, sy. 4, s. 339, İstanbul, 1986.

    22 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, VIII, 230-231.

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

    Niftaveyhi’den ders almış, ondan rivayet etmiş ayrıca ez-Zeccâc,

    İbnu’s-Serrâc ve İbnu’l-Enbârî ile çeşitli ilmi mütalaalarda bulunmuştur.

    Mukaddimesinde bu eseri yetmiş yaşını aştığında

    tamamladığı anlaşılmaktadır.

    Müellif Lügat konusunda en önemli kaynaklardan kabul edilen

    bu sözlüğün yazılma gayesini izah ederken konuyla ilgili olarak

    şöyle der: ‘Kur’an-ı Kerîm indi. Onun muhatapları üstün bir

    beyana ve derin bir anlayışa sahip Arap kavmi idi. Yüce Allah

    onu, onların dillerinde ve yetiştikleri ve konuşmaya alışık oldukları

    kelam şeklinde indirdi. Onlar da hitap şekillerini bildikleri ve

    düzene koyma tekniklerini anladıkları bu kitap üzerinde çalışmalar

    yaptılar.’ der23.

    Bu eserde kelimelerin diziliş şekli Kitâbu’l-Ayn’de olduğu gibidir.

    Müellif kelimelerin anlamlarınında şevahidle istidlal etmiştir.

    Kendisinden önceki lügatçilerden farklı olarak Irak havalisini

    ve çölleri gezip dolaşarak köklü araştırmalar yapmak suretiyle

    onların işlemediği bazı kelimelerle, yer, memleket ve su kaynaklarının

    isimlerini de ele almıştır. Bu itibarla Kitâbu’l-‘Ayn’ın biraz

    daha genişletilmiş şekli denebilir.

    Müellif eserini Kitâbu’s-Sünâi el-Muzaaf, Kitâbu’s-Sülâsi es-

    Sahih, Kitâbu’s-Sülâsi el-Mehmûz, Kitâbu’s-Sülâsi el-Mu’tel,

    Kitâbu’r-Rübâi ve Kitâbu’l-Hümâsi adları ile bölüm başlıklarına

    ayırmıştır.

    Tehzîbu’l-Luğa, kendinden sonra telif edilmiş Lisânu’l-‘Arab ve

    Tâcu’l-‘Arûs gibi eserlerin birinci kaynağı kabul edilmiştir. Hatta

    Tehzîbu’l-Luğa’da yer alan kelimelerin hemen hemen tamamı

    Lisânu’l-‘Arab’ta yer almaktadır denebilir. İbn Manzûr bu hususta

    ‘Lügatlar içerisinde el-Ezheri’nin Tehzîbu’l-Luğa’sından daha

    güzelini görmedim’ der24.

    Abdusselâm Hârun ve arkadaşları tarafından tahkik edilerek

    15 cilt halinde 1964–1967 yıllarında Kahire’de basılmıştır25.

    23 Muhammed b. Ahmed el-Ezherî, Tehzîbü’l-Lüğa, Mısır, 1964, I/3.

    24 Ezherî Ebû Mansur, et-Tehzîb, el-Müessesetu’l-Mısriyyetu’l-Âmme, Mısır,

    tsz., I/22.

    25 Konu ile ilgili bkz. Akçakaya M. Ali, ‘el-Ezherî’nin Tehzîbu’l-Lüga Adlı Eserinin

    Kelime İndeksi’ Mezuniyet Tezi, Danışman: Hüseyin Elmalı, İzmir, 1987.

    Ali Cüneyt EREN

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

    el-Muhît fi’l-Luğa ( (المحيط في اللغة

    Bu eser Ebu’l-Kâsım es-Sâhib İsmâ’îl b. ‘Abbâd b. Veziran b.

    el-‘Abbâs (ö. 385/995) tarafından telif edilmiştir. Kendisi

    Müeyyiduddevle Ebû Mansûr el-Buveyhî’nin veziri iken yedi cilt

    halinde bu eseri telif etmiştir.

    Bu eser de harflerin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiştir.

    Yaklaşık 810 bin kelime vardır. Müştak kelimelerin sayısı 40

    bin kadardır. Eserde şevahidin çok az kullanılması dikkat çekmektedir.

    Bu yönüyle fazla rağbet görmemiştir.

    Eserin h. 760 sene tarihli eksiksiz yazma nüshası İngiltere

    Müzesi Kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu nüshadan başka h.

    1117 sene tarihli yazması Kerbelâ’da ‘Şemsî el-Kazvinî Kütüphanesi’nde

    bulunmaktadır26.

    el-Muhkem ve’l-Muhîtiu’l- A’zam ( ( المحكم والمحيط الأعظم

    Bu eserin sahibi Ebu’l-Hasan Ali b. İsmail b. Sîde (ö.

    458/1066) 27’dir. İbn Side künyesiyle şöhret kazanmıştır. Bu eser

    de harflerin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiştir. Ancak el-

    Halîl ve el-Ezherî’nin eserleri mahreç sırasına göre son üç harfi

    و، ا، ي) ) olarak tertip edilmişken bu eserde aynı harfler ( ا، ي، و ) şeklinde

    düzenlenmiştir. Kelimelerin tasrif ve iştikak durumları incelenmiştir.

    Müellif ele aldığı kelimelerin izahında yer yer tefsir ve

    hadis şerhlerinden yararlanmıştır. 26 cilt gibi oldukça hacimli bir

    sözlüktür.

    İbn Side’nin bu eserinin yanında Mısır’da Bulak matbaasında

    17 cilt olarak basılmış el-Muhassas adlı başka bir sözlük çalışması

    daha vardır.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Veliler Dini Eğitimin Anasınıfından Başlamasını İstiyor

     

    Mevcut anasınıfları/anaokullarında istisna olarak değerler eğitimini, görgü kurallarını vermeye çalışan kurumlara rastlıyoruz. Fakat anaokullarımızın çoğunda çocuklar sık sık çizgi film izlemekte, batı müziği dinlemekte, danslar, gösteriler ve diğer etkinliklerle eğlence merkezli kendi kültürüne yabancı yetiştirilmektedir. Bir kısım kendi değerlerinden utanan, geçmişini yok saymaya çalışan, aşağılık kompleksi içerisinde marjinal kültürün kölesi olmuş eğitimcilerin ellerinde büyüyen küçükler üst kurumlara gittiklerinde aynı atmosferi yeni okullarından da beklemekte bulamayınca bunalıma girmektedir. Çocuktur, eğlensin kafasına göre oynasın sözlerini duyar gibiyim. Elbette gelişimine katkı sunacak heyecan ve eğlenceli oyunların oynatılması çocuk gelişiminde oldukça önemlidir. Asıl olan yapılacak faaliyetin çocuğun eğitimine, gelişimine bir faydasının olmasıdır. Faydasız ilimden Allah’a sığınan bir peygamberin ümmetiyiz. Alaturka müzik eşliğinde yapılan ve tepinmekten başka bir anlamı olmayan dansların çocukları cıvıtmaktan başka ne anlamı var ki?

    ”Her çocuk İslam fıtratı üzerine dünyaya getirir. Onun bu hali konuşma dönemine kadar devam eder. Sonra anne-babası onu Hristiyan, Yahudi, Mecusi veya müşrik yapar. Eğer anne baba Müslüman iseler çocukta Müslüman olur…”Hadis-i Şerif

    Çocukta din eğitimine başlamanın yaşı 3,4,5 yaştır. Peygamber efendimizin çocuklara uyguladığı din eğitimi, bugünün pedagojik ve psikolojik üslubuyla karşılaştırdığımızda bilimsel olarak oldukça uygundur. Çocuklara evde ve okulda  iyi bir din eğitimi vermek istiyorsanız, önce çocukların ruh halini ve gelişimlerini iyi bilmeli ve bu konuya dair eserler okumalısınız. Çocuğa bilgileri verirken kolaylaştırıp, çocuğun seviyesine indirmek zorundasınız. Kıyaslama kıskandırma ve tehdit gibi büyük hatalara kesinlikle düşmeyin. Peygamberimizin bu konuda ;”İnsanlara derecelerine göre davranın” güzel hadisi de bunu tasdik etmektedir.

                Eğitimde kolaydan zora doğru, azar azar ilerlemek çok önemlidir. Çocukların eğitimi esnasında sabırlı olmalı, özellikle  hoşgörü göstermelisiniz. Kolaydan zora doğru derken mesela önce  Allah sonra La İlahe  İllallah  gibi. Diğer  bir misal Sübhaneke duasından sonra Tahıyyat  yerine Salli Barik dualarını öğretin…

               Tüm bunları öğretmeden önce ona Allah sevgisini aşılayın. Onlara ibadetlerinizle örnek olup her fırsatta Allah’ın çocukları çok sevdiğini söyleyin. Allah’ı anlatırken asla korku yoluyla vermeyin. Allah seni taş eder! Kör eder, cehenneme atar gibi ifadeler kullanmayın!…Bunun yerine: Allah seni ne kadar çok seviyor bak sana ev vermiş anne-baba vermiş oynayabilmen için oyuncak vermiş, çok sevdiğin çikolata şekerleri vermiş” gibi hali hazırda var olanı söyleyip düşünmesini sağlayın. Merhametinden daha çok cezalandıran bir Allah anlatımından uzak durmaya özen gösterin. -Gördün mü bak! Sözümü dinlemedin düştün Allah seni cezalandırdı.-Besmele çekmezsen öyle boğazında kalır işte!. Bu cümleler yerine;-Bir daha besmele çekersen Allah seni çok daha sever ve o yemek boğazında kalmaz! gibi ifadeler kullanın. Bir çocuk ceza veren bir Allah’ı nasıl sevebilirler ki? Bunlar çocuğun anlayış seviyesine çok uzaktır. Çocukların bizleri model aldığını unutmadan, kullandığımız kelimelere dikkat etmeliyiz. Her halimizle çocuklara bir şeyler öğretmeliyiz…

                MEB ’teki yetililere arzımız odur ki ülkemizin geleceğini inşa ettiğimiz kurumların ilk basamağı olan anasınıfı/anaokullarında isteyen ailelere verilmek üzere dini eğitime hemen başlanmalıdır. Başta Kur’an-ı kerim ve peygamberimizin hayatı olmak üzere yaş ve seviyeye uygun temel dini bilgilerin kazandırılması çok önemlidir. Milletimizin evlatlarının kendi değerlerine uygun yetiştirilmesi anayasamıza, geleneklerimize ve milli hassasiyetlerimize uygun düşecektir.

    (1ilhamifindik@gmail.com)

  • Kur’an-ı Kerimi Guzel okuma Yarışmasi 5. Bolge Etabı Tamamlandı

     

    Evrensel Hafızlar Derneği Genel Merkezi tarafından Türkiye genelinde 14 farklı bölgelerde gerçekleştirilen Kuran-ı Kerimi Güzel Okuma yarışmasının 5. Bölge etabı Van’da gerçekleşti.

    Evrensel Hafızlar Derneği Genel Merkezi tarafından Türkiye genelinde 14 farklı bölgelerde gerçekleştirilen Kuran-ı Kerimi Güzel Okuma yarışmasının 5. Bölge etabı Van’da gerçekleşti. Son olarak Türkiye birincisinin belirleneceği yarışma 14 bölgede gerçekleşiyor.

    Yarışma açılışında konuşan Evrensel Hafızlar Derneği Van Şube Başkanı A.Mecit Bilmez Müntesibi olmaktan büyük bir şeref duyduğumuz İslam’ın mukaddes kitabı olan Kur’an-ı Kerim, Allah katından insanlığa sunulan büyük bir lütuf ve aynı zamanda hidayet kaynağı olduğunu söyledi.

    Bilmez, konuşmasında, “İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran yüce ve kusursuz bir kaynak olan Kur’an-ı Kerim, bütün kitapların ve ilimlerin ana menbaıdır. Kalpleri ürperten, çağlara meydan okuyan, bir benzeri asla olmayan Kur’an’a duyulan ihtiyaç, her geçen gün hızla artmaktadır. Keşmekeşin, çirkefliğin, kaos ve kargaşanın işgal ettiği dünyamızın tek kurtuluşu Kur’an’dır. EHAD (Evrensel Hafızlar Derneği)  Van Şubesi olarak Sahih Okuma Derslerine dernek Şubemizde devam edilmektedir. Erkeklere tashihi Huruf ve Tecvid seminerleri veriliyor. Seminerlere yeterlilik sınavlarına hazırlananlar, hafızlar ve din görevlileri katılabiliyor. Ayrıca hanımlara yönelik, Arapça, Fıkıh ve Kur’an-ı Kerim seminerleri düzenleniyor. Tüm halkımızı bu derslere katılma hususunda duyarlılık göstermelerini temenni ediyoruz. İnşallah bizler de Van’da EHAD (Evrensel Hafızlar Derneği) olarak Kuran’ın hizmetkârı olmaya devam edeceğiz. Büyük bir aşkla yarışmamıza katılan tüm kardeşlerime başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

    Yarışmaya bay – bayan toplam 67 kişi katıldı. Jüri tarafından belirlenen sayfalar yarışmacılar tarafından okundu. Özellikle okuyucuların tecvit, mahreç, talim ve kıraatleri dikkate alınarak puanlama yapıldı.

    5. bölge olarak Van’da yapılan yarışmada birincilere tam altın, ikinciye yarım, üçüncüye ise çeyrek altın verilecek. Sonra olarak da Van birincisi bay ve bayan yarışmacı Ankara’da düzenlenecek olan Türkiye birinciliği yarışmasına katılacak. Türkiye birincisine ise Umre ödülü verilecek.

    Yapılan yarışmada bayanlardan 1.Fatma Aydın, 2.Kübra Bayraktar, 3.Keziban Arslan, erkeklerden 1.Muhammed Seyyit Bekreoğlu, 2. Muhammed Sizcan, 3. İsmail Akdoğan oldu.

  • Büyük Türk Alimleri Eskişehir’de Anılıyor

     

    Bilgiler Zirvesi’nde Türk Dünyası’nın tarih boyunca yetiştirdiği ve ruh dünyamızın mimarları olan bilgelerin fikir ve idealleri konuşulacak.

    Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti faaliyetleri kapsamında, medeniyetimizi inşa eden bilge şahsiyetlerin, fikirlerini ve ideallerini arama ve yayma etkinliği 26-28 Mayıs 2014 tarihleri arasında Eskişehir’de yapılacak.

    Bilgeler Zirvesi; Türk Dünyası’nın tarih boyunca yetiştirdiği ve ruh dünyamızın mimarları olan bilgeler, şairler, arifler, sȗfȋler, mütefekkirler ve mutasavvıfların konuşulması ve medeniyetimizin hamurunu yoğuran gönül sultanları üzerinden farklı kesimlerden akademisyenler, kanaat önderleri, sanatçılar, medya mensupları, din adamları, STK temsilcileri, politikacılar ve devlet adamlarını bir araya getirme, fikir alışverişi yapma ve geleceğe giden yolumuzu aydınlatma hedefi ile yapılıyor.

    Bu bakımdan Zirve, maneviyat büyüklerimizi anlamak kadar, yarınımızı inşa etme amacını da taşıyor.

    Bilgiler Zirvesi’nde tebliğ konusu olabilecek bazı şahsiyetler şunlar:

    Kâşgarlı Mahmud, Yusuf Has Hacip, Yüknekli Edip Ahmet, Hoca Ahmed-i Yesevi, Ahi Evran, Abdulkadir Geylani, Şah-ı Nakşibend, Ali ŞirNevai, Ebu’l-Leyses-Semerkandi, İmam Cafer-i Sadık, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Pir Sultan Abdal, SadreddinKonevi, Sarı Saltuk Gazi, Seyyid Yahya Bakuvi, Yûnus Emre, MevlȃnaCelȃleddin-i Rȗmȋ, Nȃbi, Aziz MahmudHüdȃyȋ, Erzurumlu İbrahim Hakkı, MevlȃnaHȃlid-i Bağdȃdi, Ahmed-i Hani, Said-i Nursi, İsmail Gaspıralı, Bahtiyar Vahapzade, M. Akif, Aliya İzzet Begoviç… (Diğer edip ve mütefekkirlerimiz hakkında da tebliğ verilebilecek)

    Zirvede sunulacak bildirilere özne olacak bu şahsiyetlerin, aşağıda sayılan nitelikleriyle ele alınarak müzakere edilmeleri bekleniyor:

    Fikirleri ve felsefeleri; müsbet hareketleri ve yaşantıları; milletleşmemiz ve medeniyetimizin inşa edilmesinde hizmetleri; insani, ahlaki ve medeni vasıfların gelişmesi için çalışmaları; merhamet ve hoşgörüyü yaymaları; Hak aşkı, insana ve yaratılmışlara olan sevgileri; yardımlaşma ve dayanışmayı hayata geçirmeleri; hak ve adalet için gayretleri, insanlığı barışa davetleri…

    Bilgeler Zirvesi; Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen onursal başkanlığında; Prof. Dr. Ahmet Kartal (Osmangazi Üniv), Prof. Dr. Mustafa Özkan (İst. Üniv), Prof. Dr. Coşkun Yılmaz (Marmara Üniv) Doç. Dr. M. Mahur Tulum (Anadolu Üniv), Doç. Dr. Süleyman Solmaz (Pamukkale Üniv), Dr. Emek Üşenmez (Akademik Koordinatör-İstanbul Üniv) İbrahim Akgün (Genel Koordinatör) tarafından düzenleniyor.

    26 Mayıs 2014 Pazartesi günü saat 10:30’da ESOGÜ Kongre Merkezi’nde açılışı yapılacak olan Bilgeler Zirvesi iki gün boyunca dört salonda sürecek oturumlarla gerçekleşecek.

  • Arapça Sözlük Türleri

     

    Özellikle batı kaynaklı sözlüklerde yaygın olan metot mastarın

    madde başı olarak ele alınması şekliyledir. Arapça sözlüklerde

    ise bu durum daha farklı olarak genellikle fiilin üçüncü tekileril

    şahsına göre çekimi esas alınarak veya harflerin fonetik yapıları

    gözetilerek kelimenin iştikaklarından arınmış aslî harflerini

    esas alarak tertip edilmiştir. Bununla birlikte Arapça sözlükler

    tarihi seyri içinde genel olarak:

    a- Harflerin mahreçleri esas alınan sözlükler

    b- Kelimelerin son harfleri esas alınan sözlükler

    c- Kelimenin ilk harfi esas alınan sözlükler

    d- Kelimenin okunduğu gibi tertip edilen sözlükler olmak

    üzere dört ayrı kategori altında toplanırlar.

    a- Harflerin mahreçleri esas alınan sözlüklerin başlıcaları

    şunlardır:

    Kitâbu’l-‘Ayn, el-Bâri’ fî Garîbi’l-Lügati’l-‘Arabiyye, Tehzîbu’l-

    Lüga el-Muhît fi’l-Luğa, el-Muhkem ve’l-Muhîtu’l-‘A’zam

    b- Kelimelerin son harfleri esas alınan sözlüklerin

    başlıcaları şunlardır:

    Dîvânu’l-Edeb fî Beyâni Luğati’l-‘Arab, Tâcu’l-Luğa ve Sıhâhu’l-

    ‘Arabiyye, Lisânu’l-‘Arab, el-Kâmûsu’l-Muhît, Tâcu’l-‘Arûs

    c- Kelimenin ilk harfi esas alınan sözlüklerin başlıcaları

    şunlardır:

    Bu metot günümüzde en yaygın olan metotdur.

    Kitâbu’l-Cîm, el-Cemhere, Mu‘cemu Makâyîsi’l-Luğa, el-Mucmel

    fi’l-Luğa, Esâsu’l-Belâğa, Muhtâru’s-Sıhâh, el-Mu‘cemu’l-Vasît

    d- Kelimenin okunduğu gibi tertip edilen sözlüklerin

    başlıcaları şunlardır:

    el-Merca’, er-Râid, el-Muncidu’l-Ebcedî, Larous

     

     

    Ali Cüneyt EREN