Yıl: 2014

  • Mu‘cemu Mekâyîsi’l-Luğa Arapça Sözlük معجم مقاييس اللغة

     

     

    Bu sözlük Ebu’l-Huseyn Ahmed b. Fârîs (ö. 395/1004) tarafından

     

    telif edilmiştir. Kendisinin bu sahada Kitâbu’l-Mucmel veya

     

    el-Mucmel fi’l-Luğa adlı bir başka eseri daha vardır. Makâmât sahibi

     

    el-Harîrî, Makâme-i Tayyibiye’de kendisine övgülerde bulunur38.

     

    Ahmed b. Fâris eserine temel teşkil eden kaynakları arasında

     

    el-Halil’in el-Ayn’ını, Ebû ‘Ubeyd’in (ö. 224/834) Garîbü’l-

     

    Hadîs’iyle Mikyâsü’l-Garîb’ini, İbnü’s-Sikkît’in (ö. 244/858) el-

     

    Mantık’ını ve İbn Düreyd (ö. 321/933) ’in el-Cemhere’sini zikreder.

     

    Mu‘cemu Makâyîsi’l-Luğa sözlükler içerisinde iştikak metodunun

     

    en güzel uygulandığı bir sözlüktür. Bu eser de kelimenin

     

    ilk asli harfi esas alınarak hazırlanmıştır. Madde başlıkları elif

     

    harfinden başlayarak yâ harfine kadar ilk aslî harflerine göre bölümlere

     

    ayrılmıştır. Her bölüm kendi içinde muzâ‘af, sülâsî asıllı

     

    37 Bkz. Abdussemi’ Muhammed Ahmed, a.g.e, s. 59.

     

    38 ”Makâme-i Teyyibiye” Makâmâtu’l-Harîrî’nin 32 makâmesidir. Bkz., a.g.e.,

     

    Nşr. Muhammed Abdulkâdir, Bulak, 1317, I, 372-404.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

     

    ve asli harfleri üçten fazla olan kelimeler olmak üzere üçe ayrılmıştır.

     

    Ele alınan kelimenin birinci harfleri ve bu harfi takip eden

     

    harfleri alfabetik sıraya göre sıralanmıştır. Mesela ( ج) bölümünde

     

    ج) ) ve ( ح) ile başlayan kelime alfabetik olarak bu sıranın bitişine

     

    kadar sürer. Bu bölüm sona erdikten sonra ( ج) ve ( ج) ,(أ) ve ( (ج) ,(ب

     

    ve ( ت) ile başlayan kelimelere geçilir.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • el-Cemhere Arapça Sözlük الجمهرة في اللغة

     

     

    Ebû Bekr Muhammed b. el-Hasan b. Dureyd (ö. 321/931) tarafından

     

    telif edilmiş olan bu sözlüğe el-Cemhere fi’l-Lüğa veya

     

    Cemheretu’l-Lüğa da denilmektedir. Sözlükteki kelimelerin tertibi

     

    alfabetik sıralama esasına göredir. Ayrıca kalb sistemi ile anlamı

     

    verilen kelimenin harflerinin yer değiştirilmesi ile meydana gelen

     

    yeni kelimeleri de ele almaktadır. Bu esasa göre kelimeler, önce

     

    sunâî, sülâsî, rubâî, humâsî, lefif, nevâdir vb. bâblara ayrılmış,

     

    daha sonra bu bâblardaki kelimeler hemze’den yâ harfine kadar

     

    alfabetik sıraya göre dizilmiştir37. Aslî harflerine göre sıralanmış

     

    olan kelimelerle bunlardaki harflerin yerlerinin değişmesiyle

     

    meydana gelen kelimelerin mânâları, aynı yerde bulunmaktadır.

     

    Mesela ( ذَهَبَ) maddesinde önce bu kök, sonra da kalb sistemine

     

    göre elde edilen maklublarından ( بَذَهَ) ve ( ذَبَهَ) maddeleri incelenmiş,

     

    ardından ( ذَهَبَ) ve ( بَذَه)َ maddelerinin alfabetik sıraları geldiğinde

     

    de sadece daha önce geçtikleri yerlere işaret etmekle yetinilmiştir.

     

    Eser 13 bölümden oluşmaktadır. Son bölümde Arap

     

    dili meselelerine temas edilmiştir.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Kitâbu’l-Cîm Arapça Sözlük

     

    Bu sözlük Ebû ‘Amr İshâk b. Mirâr eş-Şeybânî (ö. 213/828)

    tarafından telif edilmiştir. Kendisi İmam Ahmed b. Hanbel, Ebû

    ‘Ubeyd el-Kâsım b. Sellâm ve Ya’kub b. es-Sikkît’in üstadıdır36.

    Eser Kitâbu’l-Hurûf ve Kitâbu’l-Lüga isimleriyle de anılır.

    Kelimenin ilk asli harfi esas alınarak hazırlanmış olan ilk sözlüktür.

    Madde başlıkları elif harfinden başlayarak yâ harfine kadar

    ilk aslî harflerine göre yirmi sekiz bab olarak düzenlenmiştir.

    Ancak kelimelerin ikinci ve üçüncü harflerinin sıralanışı alfabetik

    değildir. Dolayısıyla araştırımacılar için kullanımı zor bir sözlüktür.

    35 Eski alimlerimiz, İslâmi ilimlerle uğraşan hiçbir bilginin kâmustan müstağni

    olamayacağını göstermek için: ‘Rençbere çamus (manda), mollaya kamus gerekir’

    demişlerdir. Asım Efendi, Ebu’l-Kemal, Kâmûs Tercümesi-el-

    Okyanûsu’l-Basît fi Tercemeti Kâmusi’l-Muhît, I-IV, İstanbul 1304–1305.

    35 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, II, 238-239.

    36 ”Makâme-i Teyyibiye” Makâmâtu’l-Harîrî’nin 32 makâmesidir. Bkz., a.g.e.,

    Nşr. Muhammed Abdulkâdir, Bulak, 1317, I, 372-404.

    36 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, XII, 186-187.

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Tâcu’l-‘Arûs Arapça Sözlük تاج العروس

     

     

    Bu sözlük Muhammed b. Muhammed el-Huseyn ez-Zebîdî (ö.

     

    1205/1790) tarafından telif edilmiştir. Lisânu’l-‘Arab ve el-

     

    Kâmûsu’l-Muhît gibi kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip

     

    edilmiştir. Müellif el-Ezherî’nin Tehzîbu’l-Luğa ve el-

     

    Fîrûzâbâdi’nin el-Kâmûsu’l-Muhît adlı eserlerinden oldukça istifade

     

    etmiştir. Özellikle el-Kâmûsu’l-Muhît’in genişletilmiş hali olduğu

     

    söylenir. ez-Zebîdî bu ilaveleri ‘el-mustedrek’ ve ‘min mâ

     

    yustedrek aleyh’ kayıtlarıyla yapmaktadır.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • el-Kâmûsu’l-Muhît Arapça Sözlük لسان العرب

    Bu eser büyük dilci Muhammed b. Ya‘kûb el-Fîrûzâbâdi33 (ö.

    816/1413) tarafından telif edilmiştir. Bu eserin ilk telif edildiğinde

    60 ciltten oluştuğu rivayet edilir. Bu gün elimizde mevcut olan

    ‘Kamus’ o kapsamlı kamusun ancak otuzda biridir34.

    Yaklaşık 733 bin kelime vardır. Müştak kelimelerin sayısı 70

    bin olup madde başlığı 11 bin kadardır.

    Metot olarak kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip edilen

    el-Cevherî’nin es-Sıhâh ve İbn Manzûr’un Lisânu’l-‘Arab adlı

    eserleri ile aynı kategoride değerlendirilir. Fîrûzâbâdi’nin bu eserinde

    Lisânu’l-‘Arab’tan istifade ettiği gözlemlenmektedir. Diğerinden

    farklı olan yönü şahıs ve yer isimlerinin de zikredilmiş

    olmasıdır. Kitabını hecâ harfleri sayısınca 27 bâba ayırmıştır.

    Bunlara ilave olarak tek bir babta ‘vav ve yâ’ harflerini incelemiştir.

    Sonra her bâbı 28 fasla bölmüştür. Eserde dikkat çeken bir

    diğer özellik ise ele alınan kelimelerin ‘aynu’l-harfleri’ zamme ve

    kesre durumunda harekelenmiş olmasıdır.

    Bu eser önce Merkez zâde Ahmed Efendi (ö. 963/1556) tarafından

    ‘Bâbus’ adı ile daha sonra da Mütercim Âsım Efendi (ö.

    1235/1820) tarafından el-Okyanûsu’l-Basît fî Tercemeti’l-

    Kâmûsi’l-Muhit adı ile Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Bu tercüme

    33 el-Fîrûzâbâdî hakkında fazla bilgi için bkz., C. Brockelmann, Fîrûzâbâdî, İA,

    IV, 653; Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, XII, 118-119.

    34 Geniş bilgi için bkz. Abdurrahman Fehmi Efendi, Medresetu’l-Arab, İslam

    Medeniyeti Tarihi, yayına hazırlayanlar: Elmalı Hüseyin, Eren Cüneyt, İstanbul,

    2005, s. 105.

    Arapça-Türkçe en kapsamlı sözlüktür35. Bu tercümenin hem İstanbul

    hem de Mısır Bulak baskıları mevcuttur.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Lisânu’l-‘Arab Arapça Sözlük لسان العرب

     

     

    Bu eserin sahibi Ebu’l-Fadl Cemalu’d-din Muhammed b. el-

     

    ‘İzz b. el-Mukerrem el-Ensârî İbn Manzûr (ö. 711/1311)31’dur.

     

    Arap dilinin en sağlam sözlük kaynağı olarak kabul edilir. Kelimelerin

     

    son harfleri esas alınarak tertip edilen el-Cevherî’nin es-

     

    Sıhâh adlı eseri ile aynı kategoride değerlendirilir 32.

     

    Yukarıda da zikrettiğimiz üzere müellif bu eserini telif ederken

     

    başta Ebû Mansûr Muhammed b. Ahmed el-Ezherî (ö. 370/

     

    980)’nin Tehzîbu’l-Luğa adlı eseri olmak üzere el-Cevherî’nin es-

     

    31 Bkz., Kahhâle, Mu’cemu’l-Müellifîn, XII, 46-47.

     

    32 Ibn Manzur, Ebi’l-Fadl Cemali’d-Din Muhammed el-İzz b. Mukerrem İbn

     

    Manzur, Lisânu’l-‘Arab, 1/15, Beyrut/ 1994 (1414).

     

    Sıhâh’ından, İbn Side’nin el-Muhkem, İbnu’l-Esîr’in en-Nihâye ve

     

    İbn Dureyd’in el-Cemhere adlı eserlerinden istifade etmiştir.

     

    Müellif eserde yaklaşık seksen bin kök harfli kelimeyi incelemiştir.

     

    Müştak kelimelerin sayısı 158 bin olup madde başlığı 10

     

    bin kadardır.

     

    Bu kelimelerin açıklanmasını da başta ayet ve hadis olmak

     

    üzere Arap şiiri, emsâl ve hikmetli sözlerden yararlanmıştır. Eser

     

    lügat olmasının yanında dil, tefsir, hadis ve edebiyat gibi konulara

     

    da yer veren bir ansiklopedi mahiyetindedir. Farklı baskıları

     

    göz önüne alındığında 15-20 ciltler arasında değişen çok kapsamlı

     

    ansiklopedik bir dil kaynağı olduğu görülecektir.

     

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Tâcu’l-Luğa ve Sıhâhu’l-‘Arabiyye Arapça Sözlük تاج اللغة وصحاح العربية

     

     

    Bu eserin sahibi İsmail b. Ahmed el-Cevherî (ö.

     

    393/1001)’dir28. Türk asıllıdır29. Esere kısaca es-Sihâh’da denilmektedir.

     

    Bu isimle adlandırılmasının bir sebebi de seçilmiş olan

     

    kelimelerin sahih ve güvenilir olmasıdır. Müellif, eserin mukaddimesinde

     

    bu mevzu ile alakalı olarak ‘sahih olan Arap lügatını

     

    toplamış olduğunu’ vurgular30.

     

    el-Cevherî Farab’da dünyaya gelmiş, İran’a, Ceziretu’l-Arab,

     

    Suriye ve Mısır’a seyahat ettikten sonra Horasan’a dönmüş ve

     

    son olarak Nisabur’da ikamet etmiştir.

     

    Bu sözlük İslam dünyasındaki en önemli sözlüklerden biri

     

    kabul edilir.

     

    Eser kelimelerin son harfleri esas alınarak alfabetik düzende

     

    tertip edilen bir sözlüktür. Müellif kelimenin son harfleri müşterek

     

    olan kelimeleri toplayarak alfabetik sıralamaya tabi tutmuş,

     

    daha sonra bu kelimelerin birinci harflerini alfabetik sıraya göre

     

    tertip etmiştir. Bu şekliyle son harfe ‘bâb’, bu bablar içinde yer

     

    alan kelimelerin başladığı birinci harfe ise ‘fasl’ demiştir. Bu tertibe

     

    göre örneğin ( ذَهَبَ) kelimesini araştıracak olan okuyucu bu

     

    kelimeyi önce ‘bâ’ babından arayacak, ardından alfabetik sıralamaya

     

    göre ‘zâ’ faslından bulacaktır.

     

    el-Cevherî hecâ harflerinden her birisi için özel bir bâb ayırmıştır.

     

    ( و)harfi ile ( ي) harflerini ise bir babta toplamıştır.( ه) harfini

     

    ( و) harfinden önceye almıştır. Kitabını ‘elif-i leyyine’ yani ( (و

     

    28 el-Hamevî Yakût, Mu’cemu’l-Buldân, Leipzig, 1868, III/733.

     

    29 ez-Zehebî Şemsuddin, el-İber fî Haberi Men Gaber, Kuveyt, 1961.

     

    30 el-Cevherî İsmail b. Hammad, es-Sıhah, Beyrut, 1972, II. Bsk. I/33.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı: 1

     

    veya ( و)’den munkalib olmayan ‘elif’le bitirmiştir. Fasıllarda düzenli

     

    olmasa da sık sık ikili üçlü veya dörtlü kelimeleri zikretmektedir.

     

    Rubâi ve humâsilerin ikinci, üçüncü ve dördüncü harflerini

     

    dikkate almıştır. Sözlüğünün bir diğer önem arz eden farklılığı

     

    da kelimelerin harekelerini ( بالكسر/ بالضم / بالتشديد/ بالتحريك) gibi

     

    ifadeleriyle vermiş olmasıdır.

     

    Sözlüğü bir diğer özelliği de sarf ve nahiv meselelerine temas

     

    ediyor olmasıdır.

     

    el-Cevherî’nin kendi ifadesiyle ‘daha önce görülmemiş’ bu sisteme

     

    başvurmasının sebebi hakkında bazı tahliller yapılmıştır.

     

    Bazıları bunun sebebinin şair ve yazarlara kolaylık sağlayacağı

     

    görüşündedir. Zira yazarlar seci’e, şairler de kafiyelere önem verirler.

     

    Dolayısıyla kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip edilen

     

    böylesi bir sözlük onlar için oldukça önem arz edecektir. Kanaatimize

     

    göre el-Cevherî’nin tercih etmiş olduğu bu üslub,

     

    lügattan daha kolay istifade edilebilmesi için konulmuştur. Zira

     

    Arapça’da sözcüklerin vezinleri ( فعل) yapısı ile karşılanır. Kelimede

     

    değişikliğe uğramayan tek harf sondaki lâm’dır.

     

    Bu eserin çeşitli baskıları yapılmıştır. Tahkikli ilk baskısı

     

    Ahmed Abdulğâfûr Attâr tarafından 1956 senesinde Kahire’de

     

    yapılmış, daha sonra değişik tarihlerde Beyrut’ta yayınlanmıştır.

     

    Eserin 1979 senesinde Beyrut’da yapılan 2. baskısında ‘es-Sıhah:

     

    Tâcu’l-Lüga ve Sıhahu’l-Arabiyye’ şeklinde geçmektedir.

     

    Bu eser Mehmet Vânî (ö. 1000/1591) tarafından ‘Vankuli

     

    Lügatı’ ismiyle Türkçe’ye de çevrilmiştir. Eser İbrahim Müteferrika

     

    tarafından 1141 senesinde basılmıştır.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • Dîvânu’l-Edeb fî Beyâni Luğati’l-‘Arab Arapça Sözlük ديوان الأدب في بيان لغة العرب

    Bu sözlük Ebû İbrâhîm İshâk b. İbrâhîm el-Fârâbi (ö.

     

    350/961) tarafından kelimelerin son harfleri esas alınarak tertip

     

    edilmiştir. Sözlük Kitâbu’s-sâlim, Kitâbu”l-muzâ‘af, Kitâbu’l-

     

    26 Geniş bilgi için bkz. İkbâl Ahmed eş-Şerkâvî, a.g.e, s. 200.

     

    27 İbn Sîde hakkında bkz., Moh. Ben Cheneb, İbn Sîde, İA,V, 807.

     

    Arapça Alfabetik Sözlüklerin Tanıtımı

     

    Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, IX (2009), sayı:1

     

    misâl, Kitâbu zevâti’s-selâse, Kitâbu zevâti’l-erba‘a ve Kitâbu’lhemze

     

    olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır.

     

    Her bölümde önce isimleri sonra da fiilleri ele almıştır. Kelimelerin

     

    işlenişinde vezinlerden hareket edilmiştir. Bu tertipte

     

    hemze ve illet harfleri yer almamış, bunlar için ayrı bâblar açılmıştır.

     

    Buna göre mesela ( د) bölümünde bu harfle biten kelimeler

     

    ب) ) bölümünde de yine bu harfle biten kelimeler yer almış ama

     

    bölüm içindeki sıralama kelimenin ilk harfine göre alfabetik olarak

     

    yapılmıştır.

     

    Fârâbî bu eseriyle Cevherî’ye öncülük etmiştir.

     

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • el-Muhkem ve’l-Muhîtiu’l- A’zam Arapça Sözlük المحكم والمحيط الأعظم

     

    Bu eserin sahibi Ebu’l-Hasan Ali b. İsmail b. Sîde (ö.

    458/1066) 27’dir. İbn Side künyesiyle şöhret kazanmıştır. Bu eser

    de harflerin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiştir. Ancak el-

    Halîl ve el-Ezherî’nin eserleri mahreç sırasına göre son üç harfi

    و، ا، ي) ) olarak tertip edilmişken bu eserde aynı harfler ( ا، ي، و ) şeklinde

    düzenlenmiştir. Kelimelerin tasrif ve iştikak durumları incelenmiştir.

    Müellif ele aldığı kelimelerin izahında yer yer tefsir ve

    hadis şerhlerinden yararlanmıştır. 26 cilt gibi oldukça hacimli bir

    sözlüktür.

    İbn Side’nin bu eserinin yanında Mısır’da Bulak matbaasında

    17 cilt olarak basılmış el-Muhassas adlı başka bir sözlük çalışması

    daha vardır.

    Ali Cüneyt EREN

     

     

  • el-Muhît fi’l-Luğa Arapça Sözlük المحيط في اللغة

     

    Bu eser Ebu’l-Kâsım es-Sâhib İsmâ’îl b. ‘Abbâd b. Veziran b.

    el-‘Abbâs (ö. 385/995) tarafından telif edilmiştir. Kendisi

    Müeyyiduddevle Ebû Mansûr el-Buveyhî’nin veziri iken yedi cilt

    halinde bu eseri telif etmiştir.

    Bu eser de harflerin mahreçleri esas alınarak tertip edilmiştir.

    Yaklaşık 810 bin kelime vardır. Müştak kelimelerin sayısı 40

    bin kadardır. Eserde şevahidin çok az kullanılması dikkat çekmektedir.

    Bu yönüyle fazla rağbet görmemiştir.

    Eserin h. 760 sene tarihli eksiksiz yazma nüshası İngiltere

    Müzesi Kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu nüshadan başka h.

    1117 sene tarihli yazması Kerbelâ’da ‘Şemsî el-Kazvinî Kütüphanesi’nde

    bulunmaktadır26.

    Ali Cüneyt EREN