مَادَامَ – مَازَالَ – كَانَ – صَارَ – لَيْسَ – أَصْبَحَ – أَمْسَى – أَضْحَى – ظَلَّ – بَاتَ
- ( كَانَ )‘nin haberi, Kâne’nin isminin sıfatıdır. Bu nedenle Kâne’nin ismi, dâima davranış bilgilerini saklar. Örnek :
- 7/5 : ( فَمَا كَانَ دَعْوَاهُمْ إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا إِلَّا أَنْ قَالُوا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ ) “Azabımız kendilerine geldiğinde : “Bizler gerçekten zâlimlerdik!” demekten başka bir iddiaları olmadı.”
- Ayet-i Kerimedeki ( دَعْوَاهُمْ bir idiaları) isim tamlaması, ( كَانَ )’nin ismi ve ( أَنْ قَالُوا demekten) müevvel masdarı, ( كَانَ )’nin haberi olarak kabul edildiğinde “Azâbı idrâk edinceye kadar, bir iddianın etrafında toplananlarla beraber isyan edenlerden olur (oldu).” anlamı saklıdır. Çünkü isim cümlerindeki hüküm, ( أَنْ قَالُوا ) haberinde saklıdır.
- Ayet-i Kerimedeki ( أَنْ قَالُوا demekten) müevvel masdarı, ( كَانَ )’nin muahhar ismi ve ( دَعْوَاهُمْ bir idiaları) isim tamlaması, ( كَانَ )’nin mukaddem haberi olarak kabul edildiğinde ise : “Azâbı idrâk ettikten sonra, tövbekâr ismiyle isimlenenlerden olur (oldu).” anlamı saklıdır. Hüküm ise, ( دَعْوَاهُمْ bir idiaları) haberinde saklıdır
- ( كَانَ فِي الْغُرْفَةِ رِجَالٌ “Odada adamlar vardı.”) Harficer veya zarfla başlayan ve “var” anlamını ifade eden cümle parçası, mukaddem haberdir (Kâne’nin haberi: فِي الْغُرْفَةِ ). “Var olan şey” ise, muahhar mübtedadır (Kâne’nin ismi: رِجَالٌ ). Nâkıs fiilllerin ismi ve haberi, tamlama şeklinde gelebilir.
- ( هُوَ كَانَ سَاجِداً لِلهِ “O Ellah’a secde ederdi.”) İsm-i fâil, ( كَانَ ) nin haberi, geçmişi anlatır ve devamlılık yoktur.
- ( كَانَ اللهُ عَلِيماً حَكِيماً “Ellah Teala, bilicidir hikmet sahibidir”) cümlesinde ( كَانَ ) Ellah lafzı ile kullanıldığında anlamı, zamanla sınırlı değildir. Sadece geçmişi anlatmaz, durumu bildirir ve haberin sonsuz devamlılığını gösterir.
- ( مَا كَانَ الصَّدِيقُ لِيَخُونَ صَدِيقَهُ “Arkadaş, arkadaşına asla ihanet edecek değildir.”) cümlesindeki gibi olumsuz ( مَا كَانَ ) nin haberi muzari olduğunda başında “esreli bir lam” bulunabilir. Buna inkar lamı denir ve yanında gizli bir ( أَنْ ) olduğu düşünülür. Ayrıca, olumsuz kâne’nin başına zaid ( بِ ) harfi getirilince mâna kuvvetlenmiş olur.