Abdest – Ibni Mace
544) “… Huzeyfe (bin Ee-Yeman (Radtyaltâhü ank)>den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem). abdest aldı ve mesüe-rinin üzerine
mesnetti.”
545) “… Muğtre bin Şu’be (Radtyallâkü anh)’âen rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdestini bozmaya çıktı. Muğîre de
içinde su bulunan bir matara ile Onu izledi. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) ihtiyacını giderdikten sonra (gelip) abdest aldı ve mestler üzerine
mesnetti.”
546) “… îbni Örfıer (Radtyallâhü anh)’âen rivayet edildiğine göre:
Kendisi Sa’d bin Mâlik (Radıyallâhü anh)’in mestleri üzerine meshettiğini görmüş
ve: Hakikaten siz bunu (nasıl) yapıyorsunuz? (diyerek bu hareketi yadırgamış)
sonra ikisi beraber Hz. Ömer (Ra-dıyallâhü anh)’in yanında toplanmışlar ve Sa’d
(Radıyallâhü anh) Ömer (Radıyallâhü anh) “e mestler üzerine meshetme hakkında
kardeşimin oğluna (İbn-i Ömer’e) fetva ver, demiş, bunun üzerine Ömer (Radıyallâhü
anh) :
«Biz Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunurken mestlerimiz
üzerine meshcderdik. Böyle yapmakta bir beis görmeyiz.» demiş ve bunun üzerine
İbn-i Ömer (Radıyallâhü anh) : Kişi, büyük abdesti bozmaktan gelse bile (meshedebilir
mi?) diye sormuş, Ömer (Radıyallâhü anh) de: Evet, diye cevap vermiştir.»”
547) “… Sehl es-Sâidî. (Radtyallâhü ank)’âen rivayet edildiğine göre
demiştir ki:
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mestler üzerine meshetti ve mestler
üzerine meshetmeyi bize emretti.”
548) “… Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre demiştir
ki :
Ben. bir yolculukta Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemVin beraberinde idim.
O: «Su varım?» diyerek (su istedi, bunun üzerine su hazırlanınca) abdest aldı ve
mestleri üzerine mesh etti. Sonra orduya yetişerek onlara namaz kıldırdı.”
549) «… Büreyde (bin el-Husayb) (Radtyallâhü ank)’âen rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir:
Necâşi, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SelIenD’e bir çift siyah ve sâde mesti
hediye olarak gönderdi. O da bunları giydi. Sonra abdest aldı ve bunların
üzerine mesnetti.”
MESTİN ÜSTÜNE VE ALTINA
MESHETMEYE ÂİT BÂB
550) “… Muğîre bin Şu’be (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre:
geri çevirir ve göçmenlere iyilik ederim, dedi. Sonra Necâşî Sahâbtleri huzuruna
çağırdı. Sahâbîler Necâşî’nin huzuruna girince selâm verdiler. Elçiler selâmı
fırsat bilerek : ‘Sayın melik! İşte doğruluğumuz hemen belirdi. Çünkü bunlar
zatınıza karsı, mutad olan saygı usulü ile girmediler* dediler. Melik bunun
sebebini sorunca Sahâbiler : ‘Sayın Melik biz sana cennet ehlinin ve meleklerin
ta’zim usulüyle saygı gSsterdik’ dediler. Sahâbİlerin sözcüsü Ca’fer bin Ebi
Talib (R.A.) idi. Necâşl onlara : ‘Nedir sizin bu dininiz. Hem kavminizin dinini
terkettiniz hem de benim dinimi ne de başka milletlerin dinlerinden birisini
seçmediniz?» diye sordu. Sözcü Ca’fer şöyle cevap verdi:
‘Ey Melik! Biz cahiliyet ehli idik. Putlara tapar, murdar hayvan etini yiyer.
fuhuş yapar, yakınlarımıza şefkat etmez, komşularımıza kötülük ederdik.
Kuvvetlimiz zayıfımızı sömürüyordu. Nihayet Allah bize nesebini, doğruluğunu,
güvenilir, iffetini yakinen bildiğimiz bizden bir Peygamber’! bize gönderdi.
Gelen Peygamber bizi tevhid’e, Allah’a şerik koşmamağa, tapmakta olduğumuz
putlardan sıyrılmağa davet etti. Doğru konuşmayı, emanetleri sahiplerine
vermeyi, yakınlarına şefkat etmeyi, komşulara iyilik etmeyi, ırz, namus ve
kanlara saygılı olmayı emretti. Fuhuşlardan, yalan söylemekten, yetimin malını
yemekten men etti. Namaz kılmayı, oruç tutmayı emretti, (diyerek İslâm’ın
emirlerini saydı.) Biz de O’na iman edip tasdik ettik.
Haram kıldığını haram ve helâl kıldığını helâl saydık. Kavmimiz bize saldırdı,
dinimizden döndürmek ve tekrar putlara taptırmak için eziyetler ve ta’zibler
yaptılar. Bizi kahredip zulmedince ve dini görevlerimizi yerine getirmemize mâni
ResûluÜah (Salla llahü Aleyhi ve Sellem) mestin üstüne ve altına meshetmiştir.”
Not: Senedde râvilerden El-Velîd’in tedlisçi olduğu, Sevr’in Reca* bin Hey-vet’ten
hadîs işitmediği ve El-Muğîre’nin kâtibinin (verrâd) meçhul olduğu halde hadîsi
mürsel rivayet ettiği söylenmişse de, şöyle cevap verilmiştir : El-Velid :
»- = «Bize Sevr tahdis etti.» demiştir. Bunda tedlis yoktur. Sevr’in Reca’dan
hadis işittiğini BeyhakI tesbit ederek; Sevr’in de :
— «Bize Reca’ tahdis etti, dediğini belirtmiştir. El-Muğtre’nin kâtibi de,
El-Muği-re’yi zikretmiştir. Bunun iğin hadiste mürsellik yoktur. İbn-i Mâceh’in
açıkladığı gibi Muğîre’nİn kâtibinin adı Verrâd’dır. Künyesi ise Ebû Said’dir.
Şa*bl vs başkası ondan rivayet etmişlerdir. (Artık kâtibin meçhul olmadığı
anlaşılır.)
551) “… Câbir (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre: Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellenı), abdest alan ve bu arada (ayaklarındaki) mestleri
yıkayan bir adamın yanmdan geç a. Re-sûl-i Ekrem (Salİallahü Aleyhi ve Sellem),
mübarek eliyle sanki onu mestlerini yıkamaktan men. edercesine işaret ederek:
«Sen, ancak meshetmckle emi olunmuşsun.» buyurdu ve Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) mübarek eliyle ayak parmakları uçlarından bacak mafsalına
doğru çekerek ve parmaklarıyla çizgiler çizerek «Şöyle» buyurdu.”
MUKÎM VE MİSAFİR İÇİN
MESHEDEBİLME SÜRESİ HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
552) «… Şüreyh bin Hâni'(75) (RadtyaUâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Ben mestler üzerine meshetmek durumunu Hz. Âişe’ye sordum. Bana: Ali’ye varıp
onu sor. Çünkü O, bunu benden daha iyi bilir.
(Çünkü O, Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile yolculuk ederdi.)
dedi. Bunun üzerine ben, Ali (Radıyallâhü anh)’ye gelerek, meshetme durumunu
sordum. Ali (Radıyallâhü anh) buyurdular ki s
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), mukim için bir gün bir gece, misafir
için de üç gün üç gece olmak üzere meshetmeyi bize emretti.”
553) “… Huzeyme bin Sabit (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir :
-Rcsûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selfem), mestler üzerine mes-hetmek
(hususunda) misafir için üç gündük bir süre) tayin etti. Eğer soru sahibi
sorusuna devam etseydi (sürenin arttırılmasını isteseydi) Resulullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem), süreyi beş kılacaktı.»”
554) “… Huzeyme bin Sabit (Radtyallâhü anhyâen rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir:
«Mestler üzerine meshetmek hususunda misafir İçin süre üçgün-dür.» Sanımca:
«…ve Üç gece…» buyurdu.”
555) “… Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöy le
söylemiştir:
Sahâbiler:
Yâ Resûlallah! Mestler üzerine meshetme süresi nedir? diye sor dular. O da:
•Misafir için geceleriyle beraber üçgündür. Mukim için de
gün bir gecedir.»”
556) “… Ebû Bekre (Radtyallâhü onh)’ten rivayet edildiğine göre §öyle
söylemiştir:
Misafir abdest alıp, mestlerini giydikten sonra abdest *»*”*» zaman geceleriyle
beraber üç gün üç gece ve mukimin bir gün imgece meshetmesini Resûl-i Ekrem
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ruhsat olarak caiz kılmıştır.
ZAMANLA SINIRLANDIRMA OLMAKSIZIN
MESHETME HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
557) “… Evinde Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in her iki kıble (Ka’be
ve Mescid-i Aksa’)ya doğru namaz kılmış olduğu Übeyy bin îmâre (Radtyallâhü anh)
‘den rivayet edildiğine göre :
Kendisi, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e:
Mestler üzerine meshedeyim (mi?) diye sormuş. Resul i Ekrem
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
— «Evet, buyurmuştur. Übeyy (Radıyallâhü anh) :
— Bir gün (mü?) diye sormuş, Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :*
— «Ve iki gün de (meshedebilirsin)» buyurmuştur. Übeyy (Radıyallâhü anh) :
— Ve üç gün de (mi?) diye sormuş ve nihayet yedi güne kadar (olan hükmü
sorarak) ulaştırmış. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de i
— «Ve sana zuhur eden sürece (meshedebilirsin) buyurmuştur.»
558) “… Ukbe bin Âmir el-Cühenî (Radtyallâhü anh)’ûen rivayet edildiğine göre:
Kendisi, Mısır’dan Ömer bin El-Hattab (Radıyallâhü anh)’in yanına gelmiştir. Hz.
Ömer (Radıyallâhü anh) Ona: Kaç günden beri sen mestlerini çıkarmamışsın, diye
sormuş? Kendisi: Cuma’d an cuma’-ya kadar, diye cevaplamış, Hz. Ömer de: Sünnete
isabet etmişsin, demiştir.
ÇORAPLAR VE PABUÇLAR ÜZERİNE
MESHETMEK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
559) “… El-Muğîre bin Şu’be (Radıyallâhü anA>’den rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdcst alırken çorapları ve pabuçları
üzerine meshetmiştir.”
Not: Ebû Dâvûd : Abdurrahman bin Mehdi, bu hadisi anlatmazdı. Çünkü El-Muğîre’den
ma’ruf olan rivayet Peygamber (S.A.V.)in mestler üzerine meshet-mesidir,
demiştir. El-Hâfız da: Abdurrahman bin Mehdi ve başka hadis imamları El-Muğîre”nm
bu hadîsini zayıf saymışlardır, demiştir.
560) “… Ebû Musa El-Eş’ârî (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdcst aldı da çoraplarına ve
pabuçlarına meshetti. El Muallâ, kendi rivayetinde dedi ki t Ben Ebû Musa’nın
«… ve pabuçlarına…» dediğini bilirim, başka türlü dediğini bilmem.”
SARIK ÜZERİNE MESH ETMEK
HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
561) “… Bilâl (Radıyallâhü anhydçn rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mestleri ve sarığı üzerine meshetmiştir.”
562) “… Amr (76) (bin Ümeyye ed-Damrî (Radıyallâhü a«A^’den rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir :
Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in mestlerine ve sarığına
meshettiğini gördüm.”
563) “… Zeyd bin Suhân mevtası Ebû Müslim (Radıyallâhü ankümâyden rivayet
edildiğine göre şöyle söylemiştir:
Ben, Selman (Radıyallâhü anh) in beraberinde idim. Selman (Radıyallâhü anh)
abdest için mestlerini çıkaran bir adamı gördü ve ona:
Mestlerine, sarığına ve başının ön kısmına mesnet. Çünkü ben, Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem)’in mestlere ve sarığa meshettiğini gördüm, dedi.*’
564) “… Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’İn abdest aldığım gördüm.
(Mübarek) Başında Kitriyye (77) bir sarık vardı. (Mübarek) Elini sarığın altına
sokarak başının ön kısmını mesnetti ve sarığı kaldırmadı.”
UYKUDAN UYANAN ADAM,
ELİNİ YIKAMADAN ÖNCE KABA SOKABİLİR Mİ? BABI
393) “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü ûi»A/den; Şöyle derdi: Resülullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) buyurdu ■Sizden birisi gece uykusundan uyandığı zaman eline
iki veya üç defa su dökmeden kaba sokmasın. Çünkü elinin nerede gecelediğini
bilmez.»’*
394) “… Sâlim’in babası (Abdullah bin Ömer) (Radtyallâhü anhümâ)*-den şöyle
rivayet edilmiştir. Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Setletn) buyurdu ki:;
«Sizden birisi uykusundan uyandığı zaman elini yıkayıncaya kadar kaba
sokmasın.»”
395) “… Câbir (Radtyallâhü anh)’âen rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
«Biriniz uykudan kalktıktan sonra abdest almak istediği zaman elini yıkamadan
abdest su kabına sokmasın. Çünkü şüphesiz, elinin nerede gecelediğini ve elini
neyin üzerine koyduğunu bilmez.»”
396) “… El-Hâris (Radtyallâhü anh)’âen şöyle dediği rivayet olunmuştur :
Ali (Radıyallâhü anh) su istedi, (su getirilince) ellerini, kaba sokmadan önce
yıkadı. Sonra dedi ki:
«Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) İn böyle yaptığını gördüm.»”