Ahlak – Darimi

40717

darimi


GÖRGÜ   KURALLARI   KİTABI

l.BÂB—GİRİŞ İZNİ ÜÇ DEFA İSTENİR.. 230

2.BÂB—GİRİŞ İZNİ NASIL İSTENİR?. 231

3.BÂB—KİŞİNİN, AİLESİNE GECELEYİN GELMESİNİN YASAKLANMASI
HAKKINDA
.. 231

4.BÂB—SELÂMI YAYMAK HAKKINDA.. 232

5.BÂB—MÜSLÜMANIN, MÜSLÜMAN ÜZERİNDEKİ HAKKI HUSUSUNDA.. 232

6.BÂB—BİNEK ÜZERİNDE OLANIN YAYA OLANA SELÂM VERMESİ
HAKKINDA
.. 233

7.BÂB—EHL-İ KİTABIN SELAMINI ALMAK HAKKINDA.. 233

8.BÂB—ÇOCUKLARA SELÂM VERMEK HAKKINDA.. 233

9.BÂB—KADINLARA SELÂM VERME HAKKINDA.. 234

10.BÂB—BİR KİŞİYE SELâM GÖNDERİLDİĞİNDE BUNU NASIL ALIR?. 234

11.BÂB—SELÂMIN ALINMASI HAKKINDA.. 234

12.BÂB—SELÂM VERMENİN VE SELÂM ALMANIN FAZİLETİ HAKKINDA.. 235

13.BÂB—BÎR ADAMA, İŞİYORKEN SELÂM VERİLDİĞİNDE.. 235

15.BÂB—ANSIZIN BAKIŞ HAKKINDA.. 236

16.BAB—KADINLARIN ETEKLERİ HAKKINDA.. 236

17.BÂB—(KADININ), SÜSÜNÜ GÖSTERMESİNİN MEKRUHLUĞU
HAKKINDA
.. 237

18.BÂB—(KADININ), DIŞAKÎYA ÇIKACAĞI ZAMAN GÜZEL KOKU
(SÜRÜNMESİNİN) YASAKLANMASI HAKKINDA
.. 237

19.BÂB—(SAÇA YABANCI SAÇ) EKLEYEN KADIN İLE (SAÇINA
YABANCI SAÇ) EKLETEN KADIN HAKKINDA
.. 238

20. BAB—ERKEĞİN ERKEKLE, KADININ KADINLA BİR YORGAN
ALTINDA YATMALARI YASAĞI HAKKINDA
.. 238

21.BAB—KADIN GİBİ DAVRANAN ERKEKLERLE ERKEK GİBİ DAVRANAN
KADINLARA LANET EDİLMESİ
. 239

22.BÂB—UYLUĞUN.AVRET OLDUĞU HAKKINDA.. 240

24.BÂB—BİRİNİZ, (DİN) KARDEŞİNİ OTURMAKTA OLDUĞU YERİNDEN
ASLA KALDIRMASIN!
240

27.BAB—AYAK AYAK ÜSTÜNE ATMAK HAKKINDA.. 241

28. BAB—İKİ KİŞİ ARKADAŞLARININ YANINDA FISILDAŞMAZ. 242

29. BAB—OTURMA YERİNDE (MEYDANA GELEBİLECEK.. 242

30.BAB—KİŞİ AKSIRDIĞI ZAMAN NE DER?. 242

31.BÂB—(AKSIRAN KİMSE) ALLAH’A HAMDETMEDİĞİNDE,
(YANINDAKİ) ONA HAYIR-DUA’DA BULUNMAZ
. 243

32.BÂB—AKSIRAN KİMSEYE KAÇ DEFA HAYIR-DUA EDİLİR?. 243

33.BÂB—RESİMLERİN YASAKLANMASI HAKKINDA.. 244

34.BAB—MELEKLER, İÇİNDE RESİM BULUNAN HİÇBİR EVE
GİRMEZLER
.. 244

35.BAB—KİŞİNİN BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİMSELERE HARCAMA
YAPMASI HAKKINDA
   244

36. BAB—HAYVANA ÜÇ KİŞİNİN BİNMESİ HAKKINDA.. 245

37. BAB—HAYVANIN SAHİBİNİN, HAYVANIN ÖN TARAFINA BİNMEYE
DAHA LÂYIK OLDUĞU HAKKINDA
.. 245

38.BAB—HER DEVE HÖRGÜCÜNÜN ÜZERİNDE BİR ŞEYTAN OLDUĞU
HAKKINDA GELEN HADİSLER
.. 246

39.BÂB—HAYVANLARIN SANDALYE GİBİ KULLANILMALARININ YASAK
OLUŞU HAKKINDA
.. 246

40. BAB—YOLCULUK İŞKENCEDEN BİR PARÇADIR.. 247

41.BÂB—(İNSAN) BÎR KİMSEYİ UĞURLADIĞINDA NE DER?. 247

42.BÂB—(YOLCUNUN), YOLA ÇIKACAĞI ZAMAN DUA ETMESİ
HAKKINDA
.. 248

43. BÂB—(YOLCU), YUKARI ÇIKARKEN VE AŞAĞI İNERKEN NE DER?. 248

45.BAB—HAYVANLARA LANET ETME YASAĞI. 249

46. BAB—KADIN, ANCAK BERABERİNDE BİR MEHREMÎ OLDUĞU HALDE
YOLCULUĞA ÇIKSIN!
250

47.BAB—”ŞÜPHESİZ, YOLCULUKTA TEK BAŞINA OLAN
ŞEYTANDIR!”
. 250

48.BAB—(İNSAN) BİR YERE İNDİĞİNDE NE DER?. 250

49.BÂB—BİR YERE İNDİĞİNDE İKİ REKÂT (NAMAZ KILMAK)
HAKKINDA
.. 251

50.BÂB—YOLCULUKTAN DÖNDÜĞÜNDE NE DENİR?. 251

51.BAB—UYUYACAĞI ZAMAN DUA ETMEK.. 251

52.BAB—UYUYACAĞI ZAMAN TESBİHAT YAPMA HAKKINDA.. 252

53.BÂB—(İNSAN) UYKUSUNDAN UYANDIĞINDA NE DER?. 253

54. BAB—(İNSAN) SABAHA ULAŞTIĞINDA NE DER?. 254

55.BÂB—YENİ BÎR ELBİSE GİYDİĞİNDE NE DENİR?. 254

56.BÂB—CAMİYE GİRİLDİĞİNDE VE ÇIKILDIĞINDA NE DENİR?. 255

57.BÂB—ÇARŞI-PAZARA GİRİLDİĞİNDE NE DENİR?. 255

58. BAB—”İSMİMİ KENDİNİZE İSİM TAKIN, KÜNYEMİ İSE
KENDİNİZE KÜNYE EDİNMEYİN!”
. 256

59.BÂB—İSİMLERİN GÜZEL OLMASI HAKKINDA.. 256

60.BÂB—GÜZEL GÖRÜLEN İSİMLER.. 256

61.BÂB—ÇİRKİN GÖRÜLEN İSİMLER.. 257

62.BÂB—İSİM DEĞİŞTİRME HAKKINDA.. 257

64. BAB—ÜZÜME “KERM” DENİLEMEZ! 257

65. BÂB—ŞAKALAŞMAK HAKKINDA.. 258

66. BAB—İNSANLAEI GÜLDÜRMEK İÇİN YALAN SÖYLEYEN KİMSE
HAKKINDA
.. 258

67.BÂB—ŞİİR HAKKINDA.. 258

68. BAB—”ŞÜPHESİZ BAZI ŞİİRLER HİKMETLİDİR”
HADİSİ
. 259

 

 

 

 


GÖRGÜ   KURALLARI   KİTABI

 


l.BÂB—GİRİŞ İZNİ ÜÇ DEFA İSTENİR

 

2632. Bize Ebu’n-Numan haber verip (dedi ki), bize Yezid
b. Zurey1 rivayet edip (dedi ki), bize Davud, Ebu Nadra’dan, (O da) Ebu
Saîd’den (naklen) rivayet etti ki; Ebu Musa el-Eş’ari, Hz. Ömer’in yanına
girmek için üç defa izin istemiş de O, O’na izin vermemiş. Bunun üzerine O da
geri dönmüş. Sonra (Hz. Ömer O’nu çağırtıp); “niye geri döndün?” diye
sormuş. O da şöyle cevap vermiş: Ben Rasulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Seltem)
şöyle buyururken işittim: “Giriş izni isteyen kimse üç defa izin
istediğinde eğer ona izin verilirse ne âlâ, aksi halde geri dönün!” O
zaman (Hz. Ömer); “ya (Hz. Pey-gamber’in böyle buyurduğuna) seninle
beraber şahidlik edecek birini mutlaka getireceksin, yahut ben (sana) yapacağım
da yapacağım!” demiş. Ebu Said sözüne şöyle devam etti: (Derken Ebu Musa),
ben Rasulullah’m (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ashabından bir topluluk
içindeyken bizim yanımıza, Hz. Ömer’in kendisini tehdidinden korkmuş bir halde
geldi ve başımıza dikilip şöyle dedi: “Allah aşkına, sizden, bunu
Rasulullah’tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) işitmiş olan bir adamın bu konuda
benim için mutlaka şahitlik etmesini istiyorum!” (Ebu Saîd sözünün
devamında) şöyle dedi: Ö zaman ben; “O’na haber ver ki, ben bu hususta
seninle baraberim!” dedim. Bunu başkaları da söyledi. Bunun üzerine Ebu
Musa’nın keder ve üzüntüsü kayboldu.

 


2.BÂB—GİRİŞ İZNİ NASIL İSTENİR?

 

2633. Bize Saîd ibnu’r-Rebi’ haber verip (dedi ki), bize
Şu’be, Muhammed ibnu’I-Munkedir’den, O’nun şöyle dediğini rivayet etti: Ben Cabir
b. Abdillah’ı işitmiştim, şöyle   demişti: Ben  (bir defasında)
Rasulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (evine) gelip kapısını çalmıştım. O
da; “Kim o?” buyurmuştu. Ben; “benim” demiştim. Bunun
üzerine O; “Benim! Benim!” buyurmuş ve bundan hoşlanmamıştı.

 


3.BÂB—KİŞİNİN, AİLESİNE GECELEYİN
GELMESİNİN YASAKLANMASI HAKKINDA

 

2634. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize
Süfyan rivayet edip dedi ki, ben Muharib b. Disar’ı, Cabir b. Ab dili ah’tan
(naklen) anlatırken işittim ki, O şöyle demiş: Ra-sulullah (Sdllallahu Aleyhi
ve Sellem) kişinin (yolculuk dönüşü) ailesine geceleyin gelmesini veya onlara
hainlik suçlamasında bulunmasını, yahut onların kusurlarını araştırmasını
yasakladı. Süfyan demiş ki: (Bu hadisteki), “…veya onlara hainlik suçlamasında
bulunmasını, yahut onların kusurlarını araştırmasını” sözünün, Muharib’in
söylediği birşey mi, yoksa hadisin aslında olan birşey mi olduğunu bilmiyorum!

 


4.BÂB—SELÂMI YAYMAK HAKKINDA

 

2635. Bize Saîd b. Âmir, Avf tan, (O) Zürâre b. Evfa’dan,
(O da) Abdullah b. Selâm’dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde, halk O’nu gözlemeye çıkmış
ve (gelişini uzaktan görünce); “Allah’ın elçisi geldi!” demişlerdi.
(Abdullah) sözüne şöyle devam etti: Ben de, (karşılamaya) çıkanlarla beraber
çıkmıştım. Derken yüzünü gördüğüm zaman anlamıştım ki, Onun yüzü, hiç yalancı
yüzü değildir. Sonra O’ndan duyduğum ilk şey; şöyle buyurması oldu: “Ey
insanlar! Selâmı yayın, yemek yedirin, yakınlarla alâkayı devam ettirin,
insanlar uyurken namaz kılın ki, Cennet’e selâmetle giresiniz!”

 


5.BÂB—MÜSLÜMANIN, MÜSLÜMAN
ÜZERİNDEKİ HAKKI HUSUSUNDA

 

2636. Bize Ubeydullah, İsrail’den, (O) Ebu İshak’tan, (O)
el-Haris’ten, (O da) Hz. Ali’den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Müs-lümanın
müslüman üzerinde altı (hakkı) vardır: Karşılaştığında ona selâm verir,
aksırdığında ona; “Allah sana merhamet etsin” diyerek hayır dua eder,
hastalandığında onu ziyaret eder, çağırdığında çağrısına karşılık verir,
öldüğünde (cenaze namazında) hazır bulunur, kendisi için sevdiği şeyi onun için
de sever ve gıyabında onun iyiliğini İster.”

 


6.BÂB—BİNEK ÜZERİNDE OLANIN YAYA
OLANA SELÂM VERMESİ HAKKINDA

 

2637. Bize Abdullah b. Yezid haber verip (dedi ki), bize
Hayve rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Hani’ el-Havlani haber verdi ki, Ebu Ali
el-Cenbi kendisine, Fedâle b. Ubeyd’den, (O da) Rasulullah’tan (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etmiş ki, O şöyle buyurmuş: “Binek
üzerinde olan yaya olana, ayakta olan oturmakta olana, az olan çok olana selâm
verir/”

 


7.BÂB—EHL-İ KİTABIN SELAMINI
ALMAK HAKKINDA

 

2638. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize
Malik, Abdullah b. Dinar’dan, (O da) İbn Ömer’den (naklen) rivayet etti ki, O
şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Şu
bir gerçek ki, yahudilerden biri (size) selâm verdiğinde ancak “es-sa’mu
aleyk = ölüm üzerine olsun” der, bu sebeple sen de; “aleyke = senin
üzerine olsun” karşılığını ver. “

 


8.BÂB—ÇOCUKLARA SELÂM VERMEK
HAKKINDA

 

2639. Bize Sehl b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize
Şu’be, Seyyar’dan, O’nun şöyle dediğini rivayet etti: Ben Sabit el-Bunani ile
yürüyordum. Derken O bazı çocukların yanından geçmişti de, onlara selâm
vermişti. Sabit (sonra) anlatmıştı ki, kendisi Enes’le vuruyormuş. Derken O
bazı çocukların yanından geçmişti de onlara selâm vermişti. Enes de (sonra)
anlatmış ki; O, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile berabermiş.
Derken o bazı çocukların yanından geçmişti de onlara selâm vermişti.

 


9.BÂB—KADINLARA SELÂM VERME
HAKKINDA

 

2640. Bize el-Hakem b. Nâfi\ Şuayb b, ebi Hamza’dan, (C
da) îbn Ebi Hüseyn’den (naklen) haber verdi (ki, O şöylt demiş): Bana Şehr,
Eşheloğulları’nın kadınlarından biri olai Esma bint Yezid ibni’s-Seken’den
(naklen) rivayet etti ki, O bir ara bazı kadınların içinde bulunuyormuş. Derken
yanlarındaı Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geçmiş de onlara selâm
ver miş.

 


10.BÂB—BİR KİŞİYE SELâM
GÖNDERİLDİĞİNDE BUNU NASIL ALIR?

 

2641. Bize el-Hakem b. Nafi1, Şuayb b. Ebi Hamza’dan, (O
da) ez-Zühri’den (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana Ebu Seleme b.
Abdirahman rivayet etti ki, Hz. Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
hanımı Hz. Aişe şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (birgün)
demiş ki: “Aişe! Bu (yanımdaki) Cibril’dir. Sana selâm veriyor!” (Hz.
Aişe de); “ve aleyhi’s-selâm ve rah-metullahi ve berekatuhu = selâm,
Allah’ın rahmeti ve bereketleri O’nun da üzerine olsun!” karşılığını
vermiş. (Hz. Aişe sözünün devamında) şöyle demiş: “O (yani Hz. Peygamber),
benim görmediğim şeyleri görür!”

 


11.BÂB—SELÂMIN ALINMASI HAKKINDA

 

2642. Bize Abdullah b. Mesleme rivayet edip (dedi ki),
bize Süleyman -ki O, ibnul-Muğire’dir-, Humeyd b. Hilâl’den, (O) Abdullah
ibnu’s-Samit’ten, (O da) Ebu Zerr’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldı. Sonra namazını bitirince
ben yanma gelip (selâm verdim). Böylece ben (O’na) İslam selâmı ile selâm veren
ilk kimse oldum. O zaman O; “Aleyke’s-selâm ve rahmetullah!
Kimlerdensin?” buyurdu. Ben; “Gıfar kabilesinden” dedim. (Ebu
Zerr sözünün devamında) şöyle dedi: Bunun üzerine O, eliyle (hoşnutsuzluk)
işareti yaptı da, ben içimden; “Ğıfar’a mensup olmamdan hoşlanmadı”
dedim.

 

 


12.BÂB—SELÂM VERMENİN VE SELÂM
ALMANIN FAZİLETİ HAKKINDA

 

2643. Bize Muhammed b. Kesir rivayet edip (dedi ki), bize
Ca’fer b. Süleyman, Avf tan, (O) Ebu Reca’dan, (O da) İmran b. Husayn’dan
(naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bir adam Hz. Peygamber’e (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) gelip; “es-selâmu aleyküm!” dedi. O da selâmını
aldı ve “On (sevap kazandı!)” buyurdu. Sonra başka bir adam gelip
selâm verdi ve “es-selâmu aleyküm ve rah-nıetullah!” dedi. Onun da
selâmını aldı ve ‘Yirmi (sevap kazandı!)” buyurdu. Ardından başka bir adam
gelip selâm verdi ve “es-selâmu aleyküm ve rahmetullahi ve
berekâtüh!” dedi. O, bunun da selâmını aldı ve “Otuz (sevap
kazandı!)” buyurdu.

 

 


13.BÂB—BÎR ADAMA, İŞİYORKEN SELÂM
VERİLDİĞİNDE

 

2644. Bize İshak haber verip (dedi ki), bize Muaz b.
Hişam rivayet edip (dedi ki), bana babam, Katâde’den, (O)
el-Hasan’dan,   (O)   el-Husayn’dan,  
(O   da)   el-Muhacir  b.  Kun-fuz’dan (naklen)
rivayet etti ki; O Hz. Peygamber’e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), işiyorken
selâm vermiş de, (Hz. Peygamber) abdest alıncaya kadar selâmını almamış, abdest
aldıktan sonra selâmını almış.

 

2645. Bize Yahya b. Bîstam haber verip (dedi ki), bize
Leys b. Sa’d, Yezid b. Ebi Habib’den, (O) Ebu’1-Hayr’dan, (O da) Ukbe b. Amir’den
(naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu: “(Tek başlarına iken nâmahrem) kadınların yanlarına
girmeyin!” Denildi ki, “yâ Ra-sulullah, kocanın erkek yalanlan hariç
olsun!” Bunun üzerine O; “Kocanın erkek yakınları ölüm (ve helak
sebebinin) ta kendisidir!” buyurdu. Yahya dedi ki; (hadiste geçen)
“el-hamu” kelimesi, “kocanın yakınları” demektir.

 


15.BÂB—ANSIZIN BAKIŞ HAKKINDA

 

2646. Bize Muhamed b. Yusuf ile Ebu Nuaym, Süfyan’dan,
(O) Amr b. Saîd’den, (O) Ebu Zur’a b. Amr b. Cerir’den, (O da) Cerir’den
(naklen) rivayet ettiler ki, O şöyle demiş: Ben Hz. Pey-gamber’e (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), (nâmahrem bir kadına) ansızın bakışın (hükmünü) sormuştum da
O; “Gözünü başka tarafa çevir!” buyurmuştu.

 


16.BAB—KADINLARIN ETEKLERİ
HAKKINDA

 

2647. Bize Alımed b. Halid haber verip (dedi ki), bize
Mu-hammed -ki O, İbn İslı ak1 tır-, Nafi’den, (O) Safiyye bint Ebi Ubeyd’den,
(O da) Hz. Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hanımı Hz. Ummü
Seleme’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Hz, Peygamber’e (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) kadının eteğini (inciğin yarısından aşağıya ne kadar
uzatacağı) soruldu da O; “Bir karış!” buyurdu. Ben; “yâ
Rasulullah, o halde ayakları görünür!” dedim; “Öyleyse bir arşın
(uzatsınlar). Bundan fazla yapmasınlar!” buyurdu. Abdullah (ed-Dârimî)
dedi ki; bazı insanlar (bu hadisin senedinde); “..Nafi’den, (O) Süleyman
b. Yesâr’dan, (O da Hz. Ümmü Seleme’den naklen…)” derler.

 


17.BÂB—(KADININ), SÜSÜNÜ
GÖSTERMESİNİN MEKRUHLUĞU HAKKINDA

 

2648. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize
Süfyan, Mansur’dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Bana Rib’iyy b. Hıraş, bir
kadından, (O da) Huzeyfe’nin bir kız-kardeşinden (naklen) rivayet etti ki, O
şöye demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bir konuşma yaptı ve
şöyle buyurdu: “Ey kadınlar topluluğu! Sizin, süs olarak takınacağınız
gümüş şeyleriniz yok mu? Şunu iyi bilin, durum şu ki, sizden altın süs takınıp
da onu (nâmahrem erkeklere) gösteren hiçbir kadın yoktur ki, bu (altın süs)
sebebiyle azab edilecek olmasın!”

 


18.BÂB—(KADININ), DIŞAKÎYA
ÇIKACAĞI ZAMAN GÜZEL KOKU (SÜRÜNMESİNİN) YASAKLANMASI HAKKINDA

 

2649. Bize Ebu Asım, Sabit b. Umar e “den, (O)
Ğuneym b. Kay s’tan, (O da) Ebu Musa’dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi:
“Hangi kadın güzel koku sürünür, sonra dışarıya çıkar da kokusu
hissedilirse, o zina etmiş olur. (Ona şehvetle bakan) her göz de zina etmiş
olur.” Ebu Asım; “bazı arkadaşlarımız bu (hadisi) merfu (yani Hz.
Pey-gamber’in sözü) olarak rivayet ediyor” da demiştir.

 


19.BÂB—(SAÇA YABANCI SAÇ) EKLEYEN
KADIN İLE (SAÇINA YABANCI SAÇ) EKLETEN KADIN HAKKINDA

 

2650. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan’dan, (O)
Man-sur’dan, (O) İbrahim’den, (O) Alkâme’den, (O da) Abdullah’tan (naklen)
haber verdi ki, O; “Allah, güzellik için döğme yapan, döğme yaptıran,
yüzündeki kılları alan-aldıran, dişlerini seyrelten ve böylece Allah’ın
yarattığını değiştiren kadınlara lanet etsin!” dedi ve bu,
Esedoğulları’ndan Ümmü Ya’kub isimli bir kadına ulaştı. Bunun üzerine (bu kadın
İbn Ömer’e) gelip; “bana senin şöyle şöyle lanet ettiğin ulaştı, (bu doğru
mu?)” dedi. O da şöyle karşılık verdi: “Ra-sulullah’ın (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) lanet etiği kimselere ben ne diye lanet etmeyeyim? Bu (lanet
etme hükmü) Allah’ın Kitab’ında da vardır!” Bu sefer (kadın);
“andolsun ki, ben iki levha arasındaki (tüm Kur’an’ı) okudum da onda senin
dediğini bulamadım” dedi. (İbn Ömer) şöyle cevap verdi: “Sen onu
gerçekten okusaydın bunu muhakkak bulurdun!  Sen; “Peygamber size ne
verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun”615 mealindeki
ayeti okumadın mı?” (Kadın); “evet, okudum” dedi. İbn Ömer de;
“işte O, hakikaten bundan menetmişti” dedi. O zaman (kadın);
“doğrusu ben ailenin (bunları) yaptığım görüyorum” dedi. (İbn Ömer); “öyleyse
içeri gir bak” dedi. O da girip baktı ve aradıklarından hiçbir şey
göremedi. Bunun üzerine (İbn Ömer); “böyle olsalardı, onlarla bir araya
gelmezdim” dedi.

 


20. BAB—ERKEĞİN ERKEKLE, KADININ
KADINLA BİR YORGAN ALTINDA YATMALARI YASAĞI HAKKINDA

 

2651. Bize Osman b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize
Zeyd b. Hubab rivayet edip (dedi ki), bana Yahya b. Eyyub el-Hadrami rivayet
edip (dedi ki), bana Ayyaş b. Abbas el-Hımyeri, Ebu’l-Husayn el-Hacri’den, (O
da) Ebu Amir’den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah’m
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sahabisi Ebu Reyhane’yi şöyle derken işittim:
Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şu on husustan menederdi: Erkeğin
erkekle, aralarında hiçbir şey bulunmadığı halde tek örtü içinde yatmalan; kadının
kadınla, aralarında hiçbir şey bulunmadığı halde tek bir örtü içinde yatmaları;
(saç ve sakaldaki ak) kılları yolmak; vücuda döğme yapmak; yağma etmek;
panterlerin (postlarını) kullanmak; iki omuzun üzerine ve elbisenin altına
halis ipek koymak. Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: Ebu Âmir, onların (yani
Me-afıroğullannın) bir büyüğüdür, “mukameâ = bir yorgan altında
yatma” ise, “muzâcaa = yan yana yatma” demektir.

 


21.BAB—KADIN GİBİ DAVRANAN
ERKEKLERLE ERKEK GİBİ DAVRANAN KADINLARA LANET EDİLMESİ

 

2652. Bize Yezid b. Harun ile Vehb b. Cerir haber verip
dediler ki, bize Hişam -ki, O, ed-Destüvâî’dir-, Yahya’dan, (O) Ik-r i m e’den,
(O da) İbn Abbas’tan (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem), erkeklerden kadın gibi davrananlarla, kadınlardan erkek gibi
davrananlara lanet etmiş ve “Bunları evlerinizden çıkarın!”
buyurmuştu. (İbn Abbas, sözünün devamında) dedi ki; “İşte Hz. Peygamber
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem), falan erkeği (Medine’den) çıkarmıştı, Ömer de falan
erkeği -veya “falan kadını” (Abdullah ed-Dârimî; “bundan ben
şüphe ediyorum” demiştir)-, çıkarmıştı.”

 


22.BÂB—UYLUĞUN.AVRET OLDUĞU
HAKKINDA

 

2653. Bize el-Hakem ibnu’l-Mübarek haber verip (dedi ki),
bize Malik, Ebu’n-Nadr’dan, (O) Zur’a Abdirrahman’dan, (O da) babasından -ki O,
Suffa Ashabmdandı-, (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: (Birgün) Rasulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem), benim uyluğum açık iken yanımıza oturmuştu.
Bana; “Üzerini ört! Uyluğun avret olduğunu bilmiyor musun?”
buyurmuştu.

 

2654. Bize Ya’lâ haber verip (dedi ki), bize el-A’meş,
Amr b. Murre’den, (O da) Salim b. Ebi’l-Ca’d’dan (naklen) rivayet etti ki, O
şöyle demiş: Hınıs ahalisinden bazı kadınlar, kendisinden fetva sormak üzere
Hz. Aişe’nin huzuruna girmişler de O; “belki siz, hamamlara giren
kadınlardansınız?” demiş. Onlar; “evet” demişler. O zaman Hz.
Aişe (Radıyallahu Anka) şöyle demiş: Ben Rasulullah’ı (Sal-lallahu Aleyhi ve
Sellem) şöyle buyururken işitmiştim: “Elbisesini kocasının evinden başka
yerde çıkaran hiçbir kadın yoktur ki, kendisi ile Allah Azze ve Cehle
arasındaki (haya perdesini) yırtmış olmasın!”

 

2655. Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Bize Ubey-dullah,
İsrail’den, (O) Mansur’dan, (O) Salim’den, (O) Ebu’l-Melih’ten, (O da) Hz.
Aişe’den (naklen) bunu, (yani bir önceki) hadisi haber verdi.

 


24.BÂB—BİRİNİZ, (DİN) KARDEŞİNİ
OTURMAKTA OLDUĞU YERİNDEN ASLA KALDIRMASIN!

 

2656. Bize Müsedded haber verip (dedi ki), bize Bişr
ibnu’l-Mufaddal rivayet edip (dedi ki), bize Ubeydullah, NafTden, (O da) İbn
Ömer’den (naklen rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurdu: “-Kişi ayağa kaldırıp -yani (din) kardeşini
oturmakta olduğu yerinden (ayağa kaldırıp)- yerine kendisi oturmaz! Fakat siz yer
açın -veya “siz açılın”

 

2657. Bize Ahmed b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize
Zü-heyr rivayet edip (dedi ki), bize Süheyl, babasından, (O da) Ebu Hüreyre’den
(naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu: “-Biriniz -veya “bir adam”-, oturmakta
olduğu yerinden kalkıp da sonra oraya geri döndüğünde, o oraya (oturmaya
başkalarından) daha fazla hak sahibidir. “

 

2658. Bize Ebu’l-Velid et-Tayâlisî haber verip (dedi ki),
bize Şu’be rivayet edip (dedi ki), bize Ebu İshak, el-Bera’dan (naklen) rivayet
etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (birgün) en-sardan, (yolda)
oturmakta olan bazı insanlara rastladı da şöyle buyurdu: “Eğer (bu yolda
oturma işini bir zaruretten dolayı mutlaka) yapacaksanız, o halde (soranlara)
yol gösterin, selâmı yayın ve haksızlığa uğrayana yardım edin!” Şu’be
demiş ki, bu hadisi Ebu İshak, el-Berâ’dan işitmemiş tir.

 


27.BAB—AYAK AYAK ÜSTÜNE ATMAK
HAKKINDA

 

2659. Bize Muhammed b. Ahmed b. Ebi Halef haber verip
(dedi ki), bize Süfyan rivayet edip dedi ki, ben ez-Zühri’yi, Abbâd b.
Temim’den, (O da) amcasından (naklen) rivayet ederken işittim ki, O şöyle
demiş: Ben Rasulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mescid’de ayak ayak
üstüne atmış olarak sırtüstü yatarken görmüştüm.

 


28. BAB—İKİ KİŞİ ARKADAŞLARININ
YANINDA FISILDAŞMAZ

 

2660. Bize Ubeydullah b. Musa, el-A’meş’ten, (O) Ebu
Vail’den, (O da) Abdullah’tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Üç kişi
olduğunuzda iki kişi arkadaşlarının yanında fısıldaşmaz! Çünkü bu,

onu üzer. “

 


29. BAB—OTURMA YERİNDE (MEYDANA
GELEBİLECEK

 

2661. Bize Ya’lâ b. Ubeyd rivayet edip (dedi ki), bize
Haccac -ki O, İbn Dinar’dır-, Ebu Hâşim’den, (O) Rufey’den, (O)
Ebu’l-Âliye’den, (O da) Ebu Berze el-Eslemi’den (naklen) rivayet etti ki, O
şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (ömrümün) sonları
geldiğinde bir meclise oturup da sonra (oradan) kalkmak istediği zaman şöyle
derdi: “Seni teşbih ve tenzih ederim Allah’ım ve sana, hamdınla
hamdederim. Şahidlik ederim ki, senden başka hiçbir ilâh yoktur! Senden bağış
dilerim ve sana tevbe ederim!” Bunun üzerine (Sahabe-i Kiram); “yâ
Rasulullah, doğrusu sen şimdi bir söz söylüyorsun. Bunu eskiden
söylemezdin?” demişlerdi de, O şöyle buyurmuştu: “Bu, oturma
yerlerinde meydana gelen (boş söz ve işlerin) keffâretidir!”

 


30.BAB—KİŞİ AKSIRDIĞI ZAMAN NE
DER?

 

2662. Bize Saîd b. Amir, Şu’be’den, (O) Muhammed b.
Ab-dirrahman b. Ebi Leyla’dan, (O) kardeşi İsa’dan, (O) babası Abdurrahman b.
Ebi Leyla’dan, (O) Ebu Eyyub el-Ensari’den, (O da) Hz. Peygamber’den
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu:
“Aksıran kimse, “her durumda Allah’a hamdolsun” der. Ona
hayar-dua edecek olan kimse ise; “Allah sana merhamet etsin” der. O
da ona; “Allah seni doğru yola iletsin ve durumunuzu düzeltsin”
şeklinde karşılık verir.”

 


31.BÂB—(AKSIRAN KİMSE) ALLAH’A
HAMDETMEDİĞİNDE, (YANINDAKİ) ONA HAYIR-DUA’DA BULUNMAZ

 

2663. Bize Ahmed b. Abdillah haber verip (dedi ki), bize
Zü-heyr, Süleyman’dan, (O da) Enes’ten (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş:
İki adam Hz. Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanında aksırmıştı da
O, onların birine hayır-dua etmiş, diğerine hayır-duada bulunmamıştı. -Veya
“İki adam Hz. Peygamber’in (Sal-îallahu Aleyhi ve Sellem) yanında aksırmış
ve O, onların birine hayır dua etmiş, diğerine hayır dua etmemişti de O’na
şöyle denilmişti”-. Bunun üzerine O’na; “yâ Rasulullah, buna
hayır-dua ettin, ama buna etmedin, (bunun hikmeti nedir)?” denilmiş, O da
şöyle buyurmuştu: “Çünkü bu Allah’a hamdetti, bu ise Allah’a
hamdetmedi!” Abdullah  (ed-Dârimî)  dedi  ki:  
“(Bu  hadisin  senedindeki)   Süleyman, Teym
kabilesine mensup olandır.”

 


32.BÂB—AKSIRAN KİMSEYE KAÇ DEFA
HAYIR-DUA EDİLİR?

 

2664. Bize Ebu’l-Velid haber verip (dedi ki,) bize İkrime
-ki O, İbn Ammar’dır-, rivayet edip dedi ki, bana İyas b. Seleme rivayet edip
dedi ki, bana babam rivayet edip dedi ki; bir adam Hz. Peygamber’in (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) yanında aksırdı, O da; “Allah sana merhamet etsin!”
buyurdu. Sonra (adam) bir daha ak-sırdı. O zaman; “Bu adam nezle
olmuş!” buyurdu.

 


33.BÂB—RESİMLERİN YASAKLANMASI
HAKKINDA

 

2665. Bize Saîd b. Âmir, Şu’be’den, (O) Abdurrahman
ibnu’l-K a sı m’dan, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş:
Hz. Aişe dedi ki; “Bizim, üzerinde resimler bulunan bir kumaşımız vardı.
Ben onu, namaz kıhyorken Hz. Peygamber’in (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) önüne
koymuştum da, O beni menetmişti.” -Veya (Hz. Aişe); “….O bundan
hoşlanmamıştı” dedi.- (Hz. Aişe, sözünün devamında) şöyle dedi: “Ben
de onu birkaç yastık yapmıştım!”

 

 


34.BAB—MELEKLER, İÇİNDE RESİM
BULUNAN HİÇBİR EVE GİRMEZLER

 

2666. Bize Ebu’n-Nu’man haber verip (dedi ki), bize
Ab-dulvahid b. Ziyad rivayet edip (dedi ki), bize Umâre ibnu’l-Ka’ka’ rivayet
edip (dedi ki), bize el-Hârisu’1-Ukli, Ebu Zur’a b. Amr b. Cerir’den, (O)
Abdullah b. Nuceyy’den, (O da) Hz. Ali’den (naklen) rivayet etti ki, Hz.
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Selhm) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki;
melekler, içinde ne köpek bulunan, ne resim bulunan, ne de cünüb kimse bulunan
hiçbir eve girmezler.”

 


35.BAB—KİŞİNİN BAKMAKLA YÜKÜMLÜ
OLDUĞU KİMSELERE HARCAMA YAPMASI HAKKINDA

 

2667. Bize Ebu’l-Velid rivayet edip (dedi ki), bize Şu’be
rivayet edip dedi ki, Adiyy b. Sabit bana haber verip dedi ki, ben Abdullah b.
Yezid’i, Ebu Mes’ud el-Bedri’den, (O da) Hz. Peygamber’den (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem) (naklen) rivayet ederken işittim ki, O şöyle buyurmuş:
“Müslüman, ailesine sevabını Allah’tan umarak bir harcama yaptığında, bu onun
için sadaka olur.”

 


36. BAB—HAYVANA ÜÇ KİŞİNİN
BİNMESİ HAKKINDA

 

2668. Bize Ebu’n-Nu’man haber verip (dedi ki), bize Sabit
b. YYezid rivayet edip dedi ki, bize Asım el-Ahvel, Muverrik’ten, O da)
Abdullah b. Ca’fer’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir seferden) döndüğünde benimle Hasan -yahut
Hüseyin; (Muverrik demiş ki, zannediyorum O, “Hasan” demişti)-,
tarafından karşılanırdı da, (bineğinin üzerinde) beni önüne, Hasan’ı arkasına
kor ve biz, Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) binmiş olduğu
hayvanın üzerinde Medine’ye gelirdik.

 

 

 


37. BAB—HAYVANIN SAHİBİNİN,
HAYVANIN ÖN TARAFINA BİNMEYE DAHA LÂYIK OLDUĞU HAKKINDA

 

2669. Bize Saîd b. Süleyman, İshak b. Yahya b. Talha’dan,
(O) el-Müseyyeb ile Ma’bed b. Halid’den, (onlar da) Abdullah b. Yezid
el-Hatmi’den -ki O, Kûfe’de vali idi-, (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi:
Biz Kays b. Sa’d b. Ubâde’nin yanına, evine gitmiştik. Derken müezzin ezan
okumuştu. Biz Kays’a; “kalk da bize namaz kıldır” demiştik de O;
“ben, başlarında emir (vali) olmadığım bir topluluğa namaz kıldıracak
değilim” karşılığım vermişti. Bunun üzerine, (faziletçe) O’ndan aşağı
olmayan, Abdullah b. Hanzala İbni’l-Gâsil isimli bir adam demişti ki,
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kişi hayvanının
ön tarafına binmeye, yaygısının baş tarafına oturmaya ve evinde imamlık yapmaya
(başkalarından) daha lâyıktır.” Kays b. Sa’d da o zaman bir azadlısına;
“ey falan, kalk da bunlara namaz kıldır” demişti.

 


38.BAB—HER DEVE HÖRGÜCÜNÜN
ÜZERİNDE BİR ŞEYTAN OLDUĞU HAKKINDA GELEN HADİSLER

 

2670. Bize Ubeydullah b. Musa, Usâme b. Zeyd’den, (O da)
Muhammed b. Hamza b. Amr el-Eslemi’den (naklen) haber verdi ki, O -ki O’nun
babası Resulullah’a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sahabi olmuştur-, şöyle dedi:
Babamı şöyle derken işitmiştim: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
buyurdu ki: “-Her devenin tepesinin üzerinde bir şeytan vadır. Bu sebeple
ona bindiğinde Allah’ın adını söyleyin (besmele çekin) ve ihtiyaçlarınızı
(gidermekten) geri durmayın!”

 

 


39.BÂB—HAYVANLARIN SANDALYE GİBİ
KULLANILMALARININ YASAK OLUŞU HAKKINDA

 

2671. Bize Osman b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize
Şebâbe b. Sevvar rivayet edip (dedi ki), bize Leys b. Sa’d, Yezid b. Ebi
Habib’den, (O) Sehl b. Muaz b. Enes’ten, (O da) babasından -ki O, Hz.
Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) As-habındandı-, (naklen) rivayet
etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Bu
hayvanlara (zahmet ve meşakkatten) uzak olarak binin, onları kendinize sandalye
edinmeyin!”

 

2672. Bize Abdullah b. Salih, el-Leys’ten (naklen,
yukarıdaki hadisi) haber verdi. Ancak O, (bu rivayetinde) Şebâbe’ye bir şeyde
muhalefet etmektedir.

 


40. BAB—YOLCULUK İŞKENCEDEN BİR
PARÇADIR

 

2673. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize
Malik, Sümeyy’den, (O) Ebu Salih’ten, (O da) Ebu Hüreyre’den (naklen) rivayet
etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“-Yolculuk, işkenceden bir parçadır. O, (yolculuğa çıkan) birinizi uykusundan,
yemesinden, içmesinden meneder. Bu sebeple sizden biri, yolculuğundaki istek ve
arzusunu yerine getirince ailesinin yanına dönmekte acele etsin!”

 


41.BÂB—(İNSAN) BÎR KİMSEYİ
UĞURLADIĞINDA NE DER?

 

2674. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize
Saîd b. Ebi Ka’b rivayet edip (dedi ki), bize Ebu’l-Hasan el-Abdi rivayet edip
dedi ki, bana Musa b. Meysere el-Abdi, Enes b. Malik’ten rivayet etti ki, O
şöyle demiş: Bir adam Hz. Pey-gamber’e (Saliallahu Aleyhi ve Sellem) gelip,
Ona; “yâ Nebiyyullah, ben gerçekten yolculuğa çıkmak istiyorum, (benim
için dua buyurun)” dedi. (Hz. Peygamber) de Ona; “Ne zaman?”
diye sordu. O; “yarın, inşallah” cevabını verdi. (Enea, sözüne
devamla) dedi ki; O zaman (Hz. Peygamber) O’nun yanına gelip elini tuttu ve
O’nun için şöyle dua buyurdu: “-Allah’ın korumasında ve himayesinde
olasın! Allah sana takvayı azık versin, (emirlerine uymayı, yasaklarından
kaçınmayı nasib etsin), günahını bağışlasın ve nereye yönelirsen -veya
“yüzünü nereye çevirirsen…” Saîd, bu iki sözün birinde şüpheye
düşmüş-, seni hayra yöneltsin!”

 


42.BÂB—(YOLCUNUN), YOLA ÇIKACAĞI
ZAMAN DUA ETMESİ HAKKINDA

 

2675. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bana
Şu’be rivayet edip (dedi ki), bize Asım el-Ahvel, Abdullah b. Ser-cis’ten
rivayet etti ki, O şöyle demiş: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem),
yolculuğa çıktığı zaman şöyle dua buyururdu: “Allah’ım! Muhakkak ki ben,
yolculuğun meşakkatinden, geriye üzüntülü dönüşten, varlıktan (ve iyi halden)
sonra yokluğa (ve kötü hale) düşmekten, mazlumun bedduasından ve aile ile mala
kötü (art niyetli) bakışlardan, (yahut, “aile ile inalda kötü (durumlar)
görmekten”) sana sığınırım!”

 

2676. Bize Yahya b. Hassan haber verip (dedi ki), Bize
Hammâd b. Seleme, Ebu’z-Zübeyr’den, (O) Ali b. Abdillah el-Bâriki’den, (O da)
Abdullah b. Ömer’den (naklen) rivayet etti ki; Rasulullah (Sallallaku Aleyhi ve
Sellem) yolculuğa çıktığında, devesine binince üç defa “Allahu
Ekber!” der ve sözüne şöyle devam edermiş: “Bunu bizim hizmetimize
veren (Allah’ın) sânı yücedir. Aksi halde biz buna güç yetiremezdik. Biz
muhakkak Rabb’imize döneceğiz!645 Allah’ım! Muhakkak ki ben bu yolculuğumda
senden iyilik ile takvayı, (emirlerine uyup yasaklarından kaçınmayı) ve razı
olacağın işler (yapmayı nasip etmeni) istiyorum. Allah’ım, bize yolculuğu
kolaylaştır! Bize uzak yeri yakın et. Allah’ım, yolculukta yardımcı ve
koruyucu, (geride kalan) ailede vekil sensin! Allah’ım, yolculuğumuzda sen bize
yardım et ve (geride kalan) ailemizde bize hayırla vekil ol!”

 


43. BÂB—(YOLCU), YUKARI ÇIKARKEN
VE AŞAĞI İNERKEN NE DER?

 

2677. Bize Alımed b. Abdillah haber verip (dedi ki), bize
Ebu Zeyd, Husayn’dan, (O) Salim’den, (O da) Câbir’den (naklen) rivayet etti ki,
O şöyle dedi: Biz (yolculuklarımızda) yukarı çıktığımızda tekbir getirir
(“Allahu Ekber” derdik), aşağı indiğimizde teşbihte bulunur,
(“Sübhanallah” derdik).

 

2678. Bize el-Hakem ibnu’l-Mübarek haber verip (dedi ki),
bize Malik, Nafi’den, (O) Hz. Ümmü Habibe’nin azadlısı Ebu’l-Cerrah’tan, (O)
Hz. Ümmü Habibe’den, (O da) Hz. Pey-gamber’den (Sallaiiahu Aleyhi ue Sellem)
(naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: “İçinde zil bulunan kafileye
melekler arkadaşlık etmez!”

 

2679. Bize Ahmed b. Abdi İlah haber verip (dedi ki), bize
Zü-heyr rivayet edip (dedi ki), bize Süheyl b. Ebi Salih, babasından, (O) Ebu
Hüreyre’den, (O da) Hz. Peygamber’den (Sallaiiahu Aleyhi ve Sellem) (naklen)
rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: “Melekler, aralarında köpek veya zil
bulunan arkadaş topluluğu ile beraber bulunmaz!”

 


45.BAB—HAYVANLARA LANET ETME
YASAĞI

 

2680. Bize Süleyman b. Harb haber verip (dedi ki), bize
Hammâd b. Zeyd, Eyyub’dan, (O) Ebu Kılâbe’den, (O) Ebu’l-Muhelleb’den, (O da)
İmran b. Husayn’dan (naklen) rivayet etti ki; Hz. Peygamber (Sallallaku Aleyhi
ve Sellem) bir yolculuktaymış. Derken bir lanet işitmiş. “Bu nedir?”
buyurmuş. “Falan kadın, devesine lanet etti” demişler. O zaman (Hz.
Peygamber); “O (devenin üzerindekileri) aşağı indirin (ve onu bırakın
gitsin). Çünkü ona lanet edilmiştir!” buyurmuş. İmran sözüne devamla dedi
ki; “Ben (şimdi) sanki, gri renkli bir deve olan bu (deveye) bakar
gibiyim!”

 


46. BAB—KADIN, ANCAK BERABERİNDE
BİR MEHREMÎ OLDUĞU HALDE YOLCULUĞA ÇIKSIN!

 

2681. Bize Ya’lâ rivayet edip (dedi ki), bize el-A’meş,
Ebu Salih’ten, (O da) Ebu Saîd’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kadın üç günlük
veya daha uzak bir yere yolculuğa, ancak beraberinde babası veya erkek kardeşi,
yahut kocası ya da (kendisiyle evlenmesi) haram olan bir akrabası var iken
çıksın!”

 


47.BAB—”ŞÜPHESİZ, YOLCULUKTA
TEK BAŞINA OLAN ŞEYTANDIR!”

 

2682. Bize el-Heysem b. Cemil haber verip (dedi ki), bize
Asım -ki O, ibn Muhammed el-Omeri’dir-, babasından, O da ibn Ömer’den naklen
şöyle rivayet etti: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İnsanlar tek başına yolculukta olan şeyleri bilselerdi, hiçbir binekli,
geceleyin tek başına yolculuk yapmazdı!”

 


48.BAB—(İNSAN) BİR YERE İNDİĞİNDE
NE DER?

 

2683. Bize Ahmed b. İshak ile Affan haber verip dediler
ki, bize Vuheyb rivayet edip (dedi ki), bize Muhammed b. Aclan, Yakub b.
Abdillah ibni’l-Eşecc’den, (O) Saîd ibnu’l-Müseyyeb’den, (O) Sa’d b. Malik’ten,
(O da) Havle bint Hakim’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben
Rasulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim:
“-Şayet sizden biri bir yere indiğinde; “ben, yarattığı şeylerin
şerrinden Allah’ın tam kelimelerine sığınırım” dese, ona bu yerde, oradan
göçünceye kadar hiçbir şey zarar vermez!”

 

 


49.BÂB—BİR YERE İNDİĞİNDE İKİ
REKÂT (NAMAZ KILMAK) HAKKINDA

 

2684. Bize Ebu Asım, Osman b. Saîd’den, (O da) Enes b.
Malik1 ten (naklen) haber verdi ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
bir yere indiğinde, iki rekât namaz kılmadıkça -veya “o yere iki rekât
namazla veda etmedikçe”- oradan ayrılmazdı. Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki:
“Osman b. Sa’d zayıftır.”

 


50.BÂB—YOLCULUKTAN DÖNDÜĞÜNDE NE
DENİR?

 

2685. Bize Yahya b. Hassan haber verip (dedi ki), bize
Ham-mad b. Seleme, Ebu’z-Zübeyr’den, (O) Ali b. Abdillah el-Bâriki’den, (O da)
Abdullah b. Ömer’den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem) yolculuğundan döndüğünde şöyle buyururdu: “Biz inşallah (sağ
salim yurdumuza, yuvamıza) dönüyoruz. (Kusurlarımızdan) tevbe ederiz, (yalnız)
Rabb’imize ibadet eder ve (yalnız O’na) hamdederiz!”

 


51.BAB—UYUYACAĞI ZAMAN DUA ETMEK

 

2686. Bize Ebu’l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şu’be
rivayet edip dedi ki, bize Ebu İshak rivayet edip dedi ki; ben elli er a’ b.
Azib’i şöyle derken işittim: Muhakkak ki Rasulullah (Sal-Mlahu Aleyhi ve
Sellem) bir adama, yatağına girdiği zaman şöyle demesini emretmişti:
“Allah’ım, canımı sana teslim ettim. Yüzümü sana yönelttim, işimi sana
bıraktım. Sırtımı sana dayadım. Çünkü senin (bağışını) arzu ediyor, senin (gazabından)
korkuyorum. Senden ancak sana sığınılır, ancak seninle kurtulunur. İndirdiğin
Kitab’ına ve gönderdiğin Peygamber’ine iman ettim.” (Hz. Peygamber, sonra
şöyle buyurmuştu): “İşte, (yatarken bu duayı okuyan kimse o gece) ölürse,
fıtrat (dini olan müslümanlık) üzere ölmüş olur. “

 

2687. Bize Ebu’n-Numan haber verip (dedi ki), bize
Ham-mad b. Zeyd, Ubeydullah b. Ömer’den, (O) Saîd b. Ebi Saîd el-Makburi’den,
(O da) Ebu Hüreyre’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biri (yatmak için)
döşeğinin yanına geldiğinde döşeğini elbisesinin iç tarafıyla silkelesin,
-çünkü o, döşeğinde kendisinden sonra yerine ne geldiğini bilemez- ve şöyle
desin: Allah’ım, yanımı (yatağa) senin yardımınla koydum, onu yine senin
yardımınla kaldıracağım! Allah’ım, eğer (bu gece) canımı tutar (alırsan), onun
(günahlarını) bağışla! Şayet (almaz) salıverirsen, onu, iyi kullarını
kendisiyle koruduğun (lûtfunla kötülüklerden, günahlardan) koru!”

 

 

 


52.BAB—UYUYACAĞI ZAMAN TESBİHAT
YAPMA HAKKINDA

 

2688. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize
el-Avvam b. Havşeb haber verip (dedi ki), bana Amr b. Mürre, Abdurrahman b. Ebi
Leyla’dan, (O da) Hz. Ali’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (§allallahu Aleyhi ve Sellem) bize gelmişti. Derken ayağını benimle
Fâtıma’nm arasına koyup (oturmuş) ve bize, yataklarımıza girdiğimizde
söyleyeceğimiz şeyleri, yani otuzüç defa “Sübhanallah”, otuzüç defa
“Elhamdülillah” ve otuzdört defa “Allahu Ekber” dememizi öğretmişti.
Hz. Ali sözüne şöyle devam etti: “Artık ben bunları (söylemeyi) ondan
sonra (hiç) bırakmadım!” O zaman bir adam (Hz. Ali’ye); “Sıf-fin
savaşının gecesinde de mi?” diye sordu. O da; “Sıffin savaşının
gecesinde de!” cevabını verdi.

 


53.BÂB—(İNSAN) UYKUSUNDAN
UYANDIĞINDA NE DER?

 

2689. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan’dan, (O) Ab-dulmelik
b. Umeyr’den, (O) Rib’iyy b. Hıraş’tan, (O da) Hu-zeyfe’den (naklen) haber
verdi ki, O şöyle dedi: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Scllem) uyandığında
şöyle derdi: “Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun. Sonunda
dönüş de O’nadır!”

 

2690. Bize Muhammed b. Yezid el-Hız a m i haber verip
(dedi ki), bize el-Velid b. Müslim rivayet edip (dedi ki), bize el-Evzai
rivayet edip dedi ki, bana Umeyr b. Hâni’ el-Ansi rivayet edip dedi ki, bana
Cunâde b. Ebi Umeyye rivayet edip dedi ki, bana Ubâde ibnu’s-Samît, Hz.
Peygamber’den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rivayet etti ki, O şöyle buyurmuş:
“Kim geceleyin konuşarak uyanıp da (bu konuşmasında); “tek olan
Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O’nun hiçbir ortağı da yoktur. Mülk
O’nundur, hamd O’na mahsustur. O her şeye hakkıyla kaadirdir. Allah bütün yüce
sıfatlara sahip, bütün noksanlıklardan uzaktır. Hamd Allah’a mahsustur.
Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah en büyüktür. Bütün güç ve kuvvetler
ancak Allah’ın yardımıyladır” der, sonra da; “Rabb’im, beni
bağışla” duasını eklerse, -veya O, “…sonra dua ederse…”
buyurmuştur-, onun duası kabul olunur. Eğer o azmedip abdest alır, sonra da
namaz kılarsa, onun namazı kabul olunur. “

 


54. BAB—(İNSAN) SABAHA
ULAŞTIĞINDA NE DER?

 

2691. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan’dan, (O) Seleme b.
Kuheyl’den, (O) Abdullah b. Abdirrahman b. Ebza’dan, (O da) babasından (naklen)
haber verdi ki, O şöyle dedi: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
sabaha ulaştığında şöyle dermiş: “Biz; İslam fıtratı, şehadet kelimesi,
Peygamberimiz olan Muhammed’in dini ve daima doğru yola meyilli müslüman biri
olan babamız İbrahim’in milleti üzerinde kararlı olarak sabaha eriştik!

 

2692. Bize Saîd b. Amir, Şu’be’den, (O) Ya’lâ b. Atâ’dan,
(O) Amr b. Asım’dan, (O da) Ebu Hür ey re1 den (naklen) haber verdi ki, O şöyle
dedi: Ebu Bekir (bir gün); “yâ Rasulullah, bana, sabaha ve akşama
ulaştığımda söyleyeceğim birşey emir buyurun” demiş, (Hz. Peygamber de)
şöyle buyurmuştu: “Şöyle de: Gökleri ve yeri yaratan, görünen ve
görünmeyen her şeyi bilen, her şeyin sahibi ve hakkıyla mâliki olan Allah’ım!
Ben senden başka hiçbir ilâhın olmadığına tanıklık ederim. Nefsimin şerrinden,
şeytanın şerrinden ve onun, (sana) ortak koşmaya (çağırmakla ilgili işlerinden,
hilelerinden) sana sığınırım!” (Hz. Peygamber, sözünün devamında)
buyurmuştu ki: “Bunu sabaha ulaştığında, akşama ulaştığında ve yatağına
girdiğinde söyle!”

 


55.BÂB—YENİ BÎR ELBİSE GİYDİĞİNDE
NE DENİR?

 

2693. Bize Abdullah b. Saîd -yani İbn Yezid
el-Makburi-haber verip (dedi ki), bize Saîd -ki O, İbn Ebi Eyyub’dur-, Ebu
Merhum’dan, (O) Sehl b. Muaz b. Enes’ten, (O da) babasından (naklen) rivayet
etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kim bir elbise giyer de; “benim hiçbir güç ve kuvvetimin (gerçek bir
katkısı) olmaksızın bunu bana giydiren, beni bununla rızıklandıran Allah’a
hamdolsun” derse, onun geçmiş günahları bağışlanır!”

 


56.BÂB—CAMİYE GİRİLDİĞİNDE VE
ÇIKILDIĞINDA NE DENİR?

 

2694. Bize Abdullah b. Mesleme haber verip (dedi ki),
bize Süleyman -yani İbn Bilal-, Rebia’dan, (O) Abdulmelik b. Saîd’den, (O da)
Ebu Humeyd’den -veya Ebu Useyd’den- (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) şöyle buyurdu: “Biriniz camiye
girdiğinde; “Allah’ım, bana rahmetinin kapılarını aç” desin, (oradan)
çıktığında ise; “Allah’ım, muhakkak ki ben senden, senin lûtfunu istiyorum”
desin. “

 


57.BÂB—ÇARŞI-PAZARA GİRİLDİĞİNDE
NE DENİR?

 

2695. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize
Ezher b. Sinan, Muhammed b. Vasi’den haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben (bir
defasında) Mekke’ye gelmiş ve orada (din) kardeşim Salim b. Abdillah’la
karşılaşmıştım da O bana, babasından, (O da) dedesinden (naklen) rivayet
etmişti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş:
“Kim çarşı-pazara girer de; “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O
tektir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O
diriltir ve öldürür. Kendisi ise hep diridir, ölmez. Her hayır O’nun eliyle
(gerçekleşir). O her şeye hakkıyla ka-adirdir” derse, Allah ona bir milyon
iyilik yazar, ondan bir milyon kötülük siler ve onu bir milyon derece
yükseltir!” (Muhammed b. Vâsi’) sözüne şöyle devam etti: Sonra ben
Horasan’a gelmiştim. Derken Ku-teybe b. Müslim’e rastlamıştım da; “ben
gerçekten sana bir hediye getirdim” deyip, O’na (bu hadisi) rivayet
etmiştim. Ondan sonra O, bi-nekli arkadaşlarıyla birlikte bineğe binip çarşıya
gelir, (orada) durup bu sözü söyler, ardından geri dönerdi.

 


58. BAB—”İSMİMİ KENDİNİZE
İSİM TAKIN, KÜNYEMİ İSE KENDİNİZE KÜNYE EDİNMEYİN!”

 

2696. Bize Said b. Amir, Hişam’dan, (O) Muhammed b.
Sirin’den, (O da) Ebu Hüreyre’den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “İsmimi kendinize
isim takın, künyemi ise kendinize künye takmayın. “

 


59.BÂB—İSİMLERİN GÜZEL OLMASI
HAKKINDA

 

2697. Bize Affan b. Müslim rivayet edip (dedi ki), bize
Hu-şeym rivayet edip (dedi ki), bize Davud b. Amr, Abdullah b. Ebi Zekeriyya
el-Huzai’den, (O da) Ebu’d-Derda’dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Şüphe yok ki, siz
Kıyamet günü kendi isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız.
Bu sebeple isimlerinizi güzel koyun!”‘

 


60.BÂB—GÜZEL GÖRÜLEN İSİMLER

 

2698. Bize Muhammed b. Kesir haber verip (dedi ki), bize
Ubeydullah b. Ömer, Nafî’den, (O da) İbn Ömer’den (naklen) haber verdi ki, O
şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’ın en çok sevdiği isimler “Abdullah” ve
“Ab-durrahman”dır. “

 


61.BÂB—ÇİRKİN GÖRÜLEN İSİMLER

 

2699. Bize Zekeriyya b. Adiyy haber verip (dedi ki), bize
Mu’temir, er-Rükeyn’den, (O) babasından, (O da) Semûre’den, (naklen) rivayet
etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuklarımıza dört ismin,
yani Efleh, Nafi’, Rebah ve Necah isimlerinin konulmasını yasaklamıştı.

 


62.BÂB—İSİM DEĞİŞTİRME HAKKINDA

 

2700. Bize Haccâc b. Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize
Hammâd -ki O, Ibn Seleme’dir-, Ubeydullah’tan, (O) Nafi’den, (O da) Ibn
Ömer’den (naklen) rivayet etti ki; Ümmü Asım’a, “Asiye” denilirdi.
Sonra Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Selîem) O’na “Cemile”
ismini takmıştı.

 

2701. Bize Müsedded rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b.
Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Şu’be rivayet edip (dedi ki), bize Atâ’ b.
Ebi Meymûne, Ebu Rafi’den, (O da) Ebu Hü-reyre’den (naklen) rivayet etti ki, O
şöyle dedi: (Hz. Pey-gamber’in hanımı veya üvey kızı) Zeyneb’in ismi Berre idi
de, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) O’na Zeyneb ismini takmıştı.

 


64. BAB—ÜZÜME “KERM”
DENİLEMEZ!

 

2703. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize
Mu-hammed -ki O, İbn İshak’tır-, Salih b- İbrahim’den, (O) Ab-durrahman
el-A’rec’den, (O da) Ebu Hüreyre’den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) şöyle buyurdu: “Üzüm bağına,
“kerm: iyi, cömert, kerem sahibi” demeyin. “Kerm”, ancak
müslüman adamdır!”

 


65. BÂB—ŞAKALAŞMAK HAKKINDA

 

2704. Bize Ebu Asım, Ubeydullah b. Abdillah’tan, (O da)
İbn Abbas’tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: (Bir yolculukta) bir köle
Hz. Peygamber’in (Sallallaku Aleyhi ve Sellem) hanımlarının (binmiş oldukları
develeri, güzel sesiyle şarkılar söyleyerek) sürüyordu. Bunun üzerine (Hz.
Peygamber ona) şöyle buyurmuştu: ‘Ya Enceşe! Cam (gibi kolayca kırılabilir ince
kapli kadınların develerini) yavaş sür!”

 


66. BAB—İNSANLAEI GÜLDÜRMEK İÇİN
YALAN SÖYLEYEN KİMSE HAKKINDA

 

2705. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize
Beliz b. Hakim, babasından, (O da) dedesinde (naklen) haber verdi ki, O şöyle
dedi: Ben Rasulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim:
“-Konuşup da halkı güldürmek için yalan söyleyen kimseye yazıklar olsun!
Onun vay haline, onun vay haline!”

 


67.BÂB—ŞİİR HAKKINDA

 

2706. Bize Muhammed b. İsa haber verip (dedi ki), bize
Abde b. Süleyman, Muhammed b. İs hak’tan, (O) Ya’kub b. Utbe’den, (O)
İkrime’den, (O da) İbn Abbas’tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Hz.
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem), Ümeyye b. Ebi’s-Salt’m bazı
şiirlerinde doğru söylediğini ifade buyurmuştur. Şöyle ki, O; “Sağ
tarafının ayağının altında bir erkek ile bir öküz!/Kartal ise diğerinin
(taşıyıcısıdır), (emre) âmâde bir aslan ile!” demiş; Hz. Peygamber
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de; “Doğru söylemiş” buyurmuş. O;
“Güneş her gecenin sonunda doğar/Al renkte, sonra rengi gül gibi kırmızı
olur” demiş; Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de; “Doğru
söylemiş” buyurmuş. O; “(Güneş doğmayı) kabul etmez de bizim için,
ağırbaşlılığı ve yumuşaklığı içinde/Ancak işkence edilerek, ancak kırbaçlanarak
doğar!” demiş; Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de; “Doğru
söylemiş” buyurmuş.

 

 


68. BAB—”ŞÜPHESİZ BAZI
ŞİİRLER HİKMETLİDİR” HADİSİ

 

2707. Bize Ebu Asım, İbn Cüreyc’den, (O da) Ziyad’dan,
-ki O, ibn Sa’d’dır-, (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana İbn Şihab
haber verdi ki; kendisine Ebu Bekr b. Abdirrahman b. Hişam, Mervan
ibnu’l-Hakem’den, (O) Abdurrahman ibnu’l-Esved b. Abdiyesğus’tan, (O) Ubeyy b.
Ka’b’dan, (O da) Hz. Peygamber1 den (naklen) haber vermiş ki; O şöyle buyurmuş:
“Şüphesiz bazı şiirler hikmetlidir, (yani gerçeğe uygun ve yararlıdır).

 

2708. Bize Ubeydullah b. Musa haber verip (dedi ki), bize
Hanzala, Salim’den, (O da) İbn Ömer’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Andolsun ki,
sizden birinin içinin irin kanla dolması, kendisi için, şiirle dolmasından daha
hayırlıdır!”

 

 

*   
*    *    5 – Cildin Sonu 
*    *    *

 

 

 

*  *  *  *  * 
*  *

 

Sallallahu
Teâla alâ Muhammedin ve alâ A’lihi ve Sahbihi ecmaîn.

 

VE’L- HAMDÜ
Lİ’LLAHİ RABBİ’L ALEMİN

 

 

Samimi
Tavsiye ve Şikayetleriniz için E-Mail Atın

 

Hazırlayan:
Ebu Abdulmûmin Emin

 

<<<@ Dayıoğlu
@>>>