Abdest – Ibni Mace

41773



ABDEST ALMANIN ANCAK ABDESTSİZLİKTEN DOLAYI GEREKLİLİĞİ BABI
PAGEREF _Toc145069411 \h 27



ABDEST İSBAĞI (= TAM ALINMASI) HAKKINDAKİ HADÎSLERİN BEYÂNI BABI
PAGEREF _Toc145069389 \h 9



ABDEST ÜZERİNE ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069410 \h 26



ABDEST UZUVLARI  ÜÇER DEFA (YIKAYARAK) ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069386 \h 5



ABDEST VE GUSÜLDEN SONRA MENDİL (KULLANMAK) BABI
PAGEREF _Toc145069399 \h 16



ABDESTTE ÎKTİSAD VE BUNDA İSRAFIN KERAHETİ HAKKINDA GELEN HADİSLER BABI
PAGEREF _Toc145069388 \h 8



ABDESTTE SAĞDAN BAŞLAMAK BABI
PAGEREF _Toc145069382 \h 3



ABDESTTE TESMİYE (Allah’ı anmak) HAKKINDA GELEN HADÎSLER BABI
PAGEREF _Toc145069381 \h 2



ABDESTTEN SONRA SU SERPMEK HAKKINDA GELEN (HADİSLERİ BABI
PAGEREF _Toc145069398 \h 16



ALLAH TEALÂ’NIN EMRİ ÜZERİNE ABDEST ALMAK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069397 \h 14



ARÂKIYBI YIKAMA BABI
PAGEREF _Toc145069395 \h 13



ATEŞTE PİŞEN ŞEYLER (İ YEMEK) TEN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069404 \h 21



ATEŞTE PİŞEN ŞEYLERİ YEMEKTEN DOLAYI ABDEST ALMAMA HAKKINDAKİ RUHSAT BABI
PAGEREF _Toc145069405 \h 21



AYAKLARI YIKAMAK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069396 \h 14



BAŞA MESHETMEK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069391 \h 10



BEVLİN İSABET ETTİĞİ YERİN NASIL YIKANACAĞI BABI
PAGEREF _Toc145069415 \h 31



BİR AVUÇTAN MAZMAZA VE İSTÎNŞAK BABI
PAGEREF _Toc145069383 \h 3



BİRER DEFA ABDEST (UZUVLARINI YIKAMAK) HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069385 \h 5



BİRER, İKÎŞER VE ÜÇER DEFA (UZUVLARI YIKAYARAK) ABDEST ALMAK HAKKINDA..
PAGEREF _Toc145069387 \h 6



CİNSİ MÜNASEBET YAPILAN ELBİSEYLE NAMAZ KILMAK BABI
PAGEREF _Toc145069419 \h 34



ÇORAPLAR VE PABUÇLAR ÜZERİNE MESHETMEK HAKKINDA GELEN  (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069424 \h 40



CÜNÜB İLE TOKALAŞMAK BABI
PAGEREF _Toc145069416 \h 33



DEVE ETLERİN (I YEMEK) DEN DOLAYI ABDEST ALMAK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069406 \h 23



ELBİSEDEN MENİYİ OVALAMAK BABI
PAGEREF _Toc145069418 \h 34



ELBİSEYE DOKUNAN MENİ BABI
PAGEREF _Toc145069417 \h 33



ERKEKLİK UZVUNA DOKUNMA HAKKINDAKİ RUHSAT BÂB1.
PAGEREF _Toc145069403 \h 20



ERKEKLİK UZVUNA ELİN DOKUNMASINDAN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069402 \h 19



HAVUZLAR BABI
PAGEREF _Toc145069413 \h 28



HENÜZ YEMEK YEMEYEN ÇOCUĞUN BEVLÎ HAKKINDA..
PAGEREF _Toc145069414 \h 29



HER NAMAZ İÇİN ABDEST ALMAK VE BÜTÜN NAMAZLARI BİR ABDESTLE KILMAK BABI
PAGEREF _Toc145069409 \h 26



ÎSTİNŞAK VE İSTİNSABDA MÜBALAĞA ETMEK BABI
PAGEREF _Toc145069384 \h 4



KULAKLAR, BAŞTANDIR, BABI
PAGEREF _Toc145069393 \h 12



KULAKLARIN MESHİ HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069392 \h 11



MESTİN ÜSTÜNE VE ALTINA MESHETMEYE ÂİT BÂB..
PAGEREF _Toc145069421 \h 37



MESTLEB ÜZERİNE MESHETMEK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069420 \h 35



MUKÎM VE MİSAFİR İÇİN MESHEDEBİLME SÜRESİ HAKKINDA GELEN (HADÎSLER)  BABI
PAGEREF _Toc145069422 \h 38



NECASETİN GİRMESİYLE  NECİSLENMEYEN SU MİKTARINI BEYÂN BABI
PAGEREF _Toc145069412 \h 28



ÖPMEKTEN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069407 \h 24



PARMAKLARI HİLALLAMAK BABI
PAGEREF _Toc145069394 \h 12



SAKAL TAHLİLİ HAKKINDAKİ HADİSLER BÂBI
PAGEREF _Toc145069390 \h 9



SARI BAKIR (KAB) İLE ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069400 \h 18



SARIK ÜZERİNE MESH ETMEK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI
PAGEREF _Toc145069425 \h 41



UYKUDAN UYANAN ADAM, ELİNİ YIKAMADAN ÖNCE KABA SOKABİLİR Mİ? BABI
PAGEREF _Toc145069426 \h 41



UYUMAK İÇİN ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069408 \h 26



UYUMAKTAN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI
PAGEREF _Toc145069401 \h 18



ZAMANLA SINIRLANDIRMA OLMAKSIZIN MESHETME HAKKINDA GELEN  (HADÎSLER)  BABI
PAGEREF _Toc145069423 \h 39


ABDESTTE TESMİYE (Allah’ı anmak)
HAKKINDA GELEN HADÎSLER BABI

397)    “… Ebü  Saîd-i  Hudri   (Radtyallâhü ö«*J’den  rivayet edildiğine göre
Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
«Abdest üzerinde Allah adını zikretmeyenin abdesti yoktur.»”

598..âhü anh)’âen rivâyet edildiğine göre
Resulullah (SaUallaku Aleyh* ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
nama» yoktur. Abdest üzerinde Allah adını zikretmeyenin abdesti yoktur.-”

399)    “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anhyden:
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Abdesti
olmayanın namazı yoktur. Abdest üzerinde Allah adını zikretmeyenin abdesti
yoktur.»”

400) “… Sehl bin Sa’d eş-Sâidî (Radıyallâhü anh)’dtn, Resulullah (Sal-lallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir :
«Abdesti olmayanın namazı yoktur. Abdest üzerinde Allah adını zikretmeyenin
abdesti yoktur. Ve Peygamber üzerine salâvat getirmeyenin namazı yoktur. Ensar’ı
sevmiyenin namazı da yoktur.»1*

 


ABDESTTE SAĞDAN BAŞLAMAK BABI

401)    “… Âişe (Radtyallâkü ankâyden:
Şöyle söylemiştir: Resûlulİah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ab-dest aldığı
zaman, saç ve sakalını taradığı zaman ve ayakkabı giydiği zaman sağdan başlamayı
severdi.”

402)    “… Ebû Hüreyre (Radıyallâhü an*)’den :
Şöyle söylemiştir: (Resûlulİah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
«Abdest aldığınız zaman sağ uzuvlarınızdan başlayınız.» Ebü’l-Hasan bin Seleme
dedi ki: Bize Ebû Hatim tahdis etti. (O da dedi ki) bize Yahya bin Salih ile İbn-i
Nüfeyl ve başkalan tahdis ettiler. Dediler ki: Bize Züheyr (bin Muâviye) tahdis
etti. (Bir önceki senedde anılan El-A’meş ve Ebû Salih aracılığı ile) Ebû
Hüreyre hadîsini zikretti.»

 


BİR AVUÇTAN MAZMAZA VE İSTÎNŞAK BABI

403)    “… İbn-i Abbas (Radtyallâhü anhyâtn şöyle söylediği rivayet edilmiştir
:

Şüphesiz Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir avuctan mazmaza ve
Istinşak etti.”

404)    “… Ali (Radtyallâhü anhyden şöyle dediği rivayet edilmiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest aldığında bir avuçtan üç defa
mazmaza ve üç defa istinşak etti/’

405)    “… Abdullah bin Vezîd El-Ensârî (Radtyallâhü ankyden: Şöyle
söylemiştir:  Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize gelmişti.   Bizden
abdest için su İstedi. Ben O’na su getirdim.   Bir avuçtan mazmaza ve istinşak
etti.”

 


ÎSTİNŞAK VE İSTİNSABDA MÜBALAĞA ETMEK BABI

406)    “… Seleme bin Kays (*)   (El-Eşcaî)   (Radtyallâhü <mh)’âen rivayet
edildiğine göre şöyle söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bana buyurdu ki Abdest aldığın zaman
(burnuna su çektikten sonra) sümkür ve taşla istincâ ettiğin zaman taş sayısını
tek yap.»”

407)    “… Lakît bin Sabıra (43)   (Radtyallâhü ank)’den şöyle dediği rivayet-
olunmuştur:
Ben i Yâ Resûlallahl (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (şer’an övülen) abdestten
bana haber buyurunuz, dedim. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki
ı,
«Abdesti İsbâğ et (= tam ve mükemmel al) ve oruçlu olmadığın zaman istinşâkta
mübalâğa et.»”

408)    “… (Abdullah)  İbn-i  Alibas   (Radtyaüâkü  mhümâydtn  rivayet
edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir
:
«İki defa tam ve mükemmel olarak veya üç defa sümkürünüz.»”

409)    “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü arth)’âen:
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
«Abdest alan kimse burnunu iyice ayıklasın ve taş ile istinca eden kimse taş
sayısını (çift değil, üç, beş gibi) tek yapsın.»”
Hadis B u h â r i’ de de ayni metinle abdest bahsinde rivayet edilmiştir. Mânâ
bakımından 406 nohı hadis’e benzer. İzahı için oraya müracaat edilebilir.

 


BİRER DEFA ABDEST (UZUVLARINI YIKAMAK) HAKKINDA GELEN
(HADÎSLER) BABI

410)    “… Sabit bin Ebî Safiyye es-Sümâlî  (Radtyallâhü anh)’den:
Şöyle söylemiştir: Ben Ebû Ca’fer (Muhammed El-Bakır) Radı-yallâhü anh) ‘a:
Câbir bin Abdi İlah (Radıyallâhü anhümâ) tarafından sana:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (abdest uzuvlarını) birer defa
(yıkayarak) abdest aldı, diye tahdis edildi (mi?) diye sordum. Ebû Ca’fer t
Evet. dedi. Ben Ebû Ca’fer’e ■
Ve Resûlullah’ın (başka bir zaman) ikişer kere (ve diğer bir defa) üçer kere
(abdest uzuvlarını yıkayarak abdest aldığı da Câbir tarafından sana tahdis
edildi mi?) dedim. Ebû Ca’fer i
Evet, dedi.”

411)    “… İbn-i Abbas (Radtyallâhü ö»A/den, şöyle dediği rivayet edilmiştir :
(Bir defa)  Resûlullah  (Sal lal I ahu Aleyhi ve Sellem)’in (abdest uzuvlarını)
birer avuç su ile (yıkayarak) abdest aldığını gördüm.”

412)    “… Ömer (bin el-Hattâb)  (Radtyallâhü anh)’âen:
Şöyle söylemiştir: Ben, ResûluIIah (Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem) ‘in Tebuk
savasında (abdest uzuvlarını) birer defa (yıkayarak) abdest aldığını gördüm.”

 


ABDEST UZUVLARI  ÜÇER DEFA (YIKAYARAK) ABDEST ALMAK BABI

413)    “… Şakîk bin Seleme (45) (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
söyle söylemiştir:
Ben, Osman ve Ali (Radıyallâhü anhümâJ’nın (abdest uzuvlarını) üçer defa
(yıkayarak) abdest aldıkların ve ResûluIIah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ’in
abdestinin böyle olduğunu söylediklerini gördüm.”   :
Ebü’l-Hasan bin Seleme dedi ki hadîsi bize Ebû Hatim tahdîs etti (O da dedi ki)
Bize Ebû Naim tahdis etti. (O da dedi ki) Bize Abdurrahman bin Sabit bin Sevbân
tahdis etti. Ve bunun mislini zikretti.

414) “… El-Muttalib bin Abdillah bin Hantab (46) (Radtyallâhü an-kümâyden
rivayet edildiğine göre:
Kendisi (Abdullah) bin Ömer (Radıyallâhü anhümâ)’nın (abdest uzuvlarını) Üçer
defa (yıkamak suretiyle) abdest aldığını ve ResûluIIah (Sallallahü Aleyhi ve
Seli em)’in böyle abdest aldığını rivayet ettiğini söylemiştir.”

415)    “… Âişe ve Ebû Hüreyre (Radtyallâhü ankümâ)fden rivayet edildiğine
göre:
Kendileri, Nebi (Sallallahü Aleyhi ve SellemVin (abdest uzuvlarını) üçer defa
(yıkayarak) abdest aldığını söylemişlerdir.’*

416)    “… Abdullah bin Ebî Evfâ (Radıyallâhü anhümâ)’den rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir:
Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ ‘in (abdest uzuvlarını) üçer defa
(yıkayarak) abdest aldığını ve başını bir defa mes-hettiğini gördüm.”

417)    “… Ebû Mâlik El-Eş’arî (RadtyaUâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
demiştir ki:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (abdest uzuvlarını) üçer defa
(yıkayarak) abdest alırdı.’*

418)    “… Er-Rubeyyİ Bint-i Muavviz bin Afra (RadtyaUâhü anhâ)’den:
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (abdest uzuvlarını)
üçer defa (yıkamak suretiyle) abdest alırdı.”

 


BİRER, İKÎŞER VE ÜÇER DEFA (UZUVLARI YIKAYARAK) ABDEST
ALMAK HAKKINDA

419)    “…  (Abdullah) İbn-i Ömer (Radtyallâhü anhümâ)’den :
Şöyle söylemiştir: Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem (ab-dest uzuvlarını)
birer defa (yıkayarak)  abdest aldı ve i
-Bu, o kimsenin abdestidir ki Allah hiç bir namazını bunsuz kabul etmez.»
buyurdu. Sonra (abdest uzuvlarım) ikişer defa (yıkamak suretiyle), abdest aldı
ve :
«Bu, değerli ve kıymetli abdesttir.» buyurdu ve (mübarek uzuvlarını) üçer defa
da (yıkayarak)  abdest aldı ve:
«Bu, abdestin en mükemmel olanıdır. Ve bu  (şekil), benim ve
en son vefat eden zat îbn-i Ebî Evfâ’dır. Hulasa İSİ) Buhârî’nin sarihi Ayni’nin
bildirdiğine göre Ebû Hanife’nin ulaştığı 7 Sahâbi’den birisi İbn-i Ebî Evfâ’dır.
O, vefat ederken Ebû Hanîfe 7 yaşında idi. Ebû Hanîfe’nin 70 senesinde doğduğu
rivayetine göre isa îbn-i Ebî Evfâ vefat ederken Ebü Hanife 16 yaşında idi.
Ebû Mâlik El-Eş’arI’nin Hâl Tercemesİ 280 ve Er-Rubayyi’ninki de 390 nolu
hadislerin açıklaması bahsinde geçti.
Halilü’1-Lah İbrahim’in abdestidir. Kim böyle abdest alıp tamamladıktan sonra:
— Ben, Allah’tan başka tapınmaya lâyık ilâh olmadığına, Mu-hammed’in Allah’ın
kulu ve Resulü olduğuna şehâdet ederim,»
Derse o kimse için Cennetin sekiz kapısı (beraber) açılır. Onlardan dilediğinden
girer.» buyurdu.”

420)    “… Ubeyy bin Kâ’b (Radtyallâhü anh)’den şöyle dediği rivayet
olunmuştur :
Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), su istedi ve  (abdest uzuvlarını)
birer defa (yıkayarak) abdest aldı. Sonra buyurdu ki t
-Bu, abdest görevidir.» veyahut şöyle buyurdu: «Bu, kişinin öyle abdestidir ki,
onu almazsa Allah, hiç bir namazını kabul etmez.»
Bundan sonra O, (uzuvlarını) ikişer defa (yıkamakla) abdest aldı ve bundan sonra
şöyle buyurdu ■.
«Bu, kişinin öyle bir abdestidir ki, onu aldığı zaman Allah ona sevabdan iki pay
verir.»
Daha sonra O, üçer defa (yıkamak suretiyle) abdest aldı. Sonra buyurdu ki *
«Bu, benim ve benden önceki Resullerin abdestidir.»’*

 


ABDESTTE ÎKTİSAD VE BUNDA
İSRAFIN KERAHETİ HAKKINDA GELEN HADİSLER BABI

421)    “… Übeyy bin Kâ’b (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Sattallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir:
«Şüphesiz abdest (vesvesesi) için Velehân denilen bir şeytân vardır. Bunun için
su vesvesesinden sakının.»”

422)    “… Amr bin Şuayb’ın dedesi (baba babası Abdullah bin Amr bin
el-As) (Radtyallâhü anhüm)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:
Bir a’râbî Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in yanma gelerek abdestin nasıl
alınacağını sordu. Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (abdest uzuvlarını) üçer
defa (yıkayarak) ona abdest almayı gösterdi. Sonra buyurdu ki:
«Abdest budur. Bundan fazla yapan kimse, isâe etmiş veya taad-dî etmiş veya
zulüm etmiş olur.»”

423)    “… İbn-İ Abbâs  (Radtyaüâhü  anhümâyden şöyle  dediği  rivayet
olunmuştur :
Ben (bir defa Peygamber’in hanımlarından olan) teyzem Mey-mûne  (Radıyallâhü
anhâî’mn yanında geceledim. Nebi  (Sallallâhü Aleyhi ve Seli em)  (gece) kalkıp
eski bir su kırbasından abdest aldı. Suyu azar azar kullanıyordu. Ben de
kalktım. On un yaptığı gibi yap tun.”

424)    “…  (Abdullah) îbn-i Ömer (Radıyallâhü anhümâ)’den: Şöyle söylemiştir:
Resûlullah (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)  bir adamı abdest alırken gördü ve ona
buyurdu ki: «İsraf etme. İsraf etme.»

425)    “… Abdullah bin Amr (Radtyallâhü anhümâyden:
Şöyle demiştir:   (Bir gün) Sa’d abdest alırken Resûlullah (Sallallâhü Aleyhi ve
Sellem), onun yanından geçti vei
*Bu israf nedir?» buyurdu. Sa’d de i -Abdestte israf var mı? diye sorunca,
Resûlullah (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) :
«Akan bir nehir üzerinde bile olsan evet.» (abdestte israf vardır.) buyurdu.”

 


ABDEST İSBAĞI (= TAM ALINMASI) HAKKINDAKİ HADÎSLERİN
BEYÂNI BABI

426)    “…   (Abdullah)   İbn-i Abbas  (RadtyaUâhü anhümâ)’den   : Şöyle
söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize abdest isbağım
emretti.”

427) “… Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâkü ankyâen rivayet olunduğuna göre kendisi
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’den şöyle buyurduğunu işitmiştir:
—  «Allah’ın, günahlara keffâret ve hasanâtı artırmaya   vesile kıldığı şeyleri
size göster m iyeyi m mi?» Sahabîler:
—  Göster, yâ Resûlallah! dediler. Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Güçlüklere rağmen abdesti tam olarak almak, mescidlere doğru çok adım atmak ve
bir namazdan sonra diğer bir namazı beklemektir.» buyurdu.”

428) “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre, Peygamber (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu :
Güçlüklere rağmen abdesti kemâl üzere almak ve mescitlere doğru çok adım atmak
ve (bir) namazdan sonra da gelecek namazı gözetlemek (beklemek) günahların
kefaretidir.”

 


SAKAL TAHLİLİ HAKKINDAKİ HADİSLER BÂBI

429)    “… Ammâr bin Yâsİr (Radtyallâhü anhümâ)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’!, (abdest aldığında mübarek)
sakalını tahlil ederken gördüm.”
Süneni tbn-i M&ce — C.: 2-P.: 4

430)    “… Osman   (Radtyaltâhü  ank)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Resûlullah  (Sal lal la hu Aleyhi ve Sellem) abdest alırken,  (mübarek) sakalını
tahlil etti/’

431)    “… Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anhyden :
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest aldığı zaman
(mübarek) parmaklarım (açıp) aralıyarak (mübarek) sakalını tahlil ederdi.”

432)    “…  (Abdullah)  bin Ömer (Radtyallâhü artkümâ)’den :
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest aldığı zaman
(mübarek) yüzünün her İki yanını biraz ovduktan sonra parmaklarını aşağıdan
yukarıya doğru sakalının araşma sokup karıştırırdı/’

433)    “… Ebû  Eyyûb El-Ensârî (Radtyallâhü a*k)’den rivâyel edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’! gördüm. Abdest aldı ve (abdest
alırken) sakalını tahlil etti.”

 


BAŞA MESHETMEK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI

434) «… Amr bin Yahya’dan (O da) babası (Yahya el-Mâadnl (Radt-yattâhü
ankümâyâen rivayet edildiğine göre, Yahya, Abdullah bin Zeyd (47)’e: — ki o da
Amr bin Yahya’nın ceddidir.
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) “n nasıl abdest aldığını bana
gösterebilir misin? diye sordu. O da evet, dedi. Bunun üzerine (bir miktar)
abdest suyunu istedi. Ellerine su döktükten sonra ellerini iki defa yıkadı.
Sonra üç defa ağzını çalkalayıp burnuna su çekti. Bundan sonra yüzünü üç kere
yıkadı. Daha sonra ellerini dirseklerle beraber ikişer defa yıkadı. Sonra iki
eliyle (bütün) başını meshederek her iki elini ileri götürüp geri getirdi.
Başının ön tarafından başhyarak ellerini ensesine kadar götürdü. Sonra ellerini
geri getirerek başladığı yere vardı. Bundan sonra ayaklarını yıkadı.”

435)    “… Osman bin Affân (Radtyallâhü anh)’den:
Şöyle söylemiştir: Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’İ gördüm abdest
aldı ve  (abdestte) başını bir defa mesnetti.”

436)    “… Ali (Radtyallâhü anh)’âen:
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (abdest alırken)
başını bir defa meshetti.”

437)    “… Seleme bin El-Ekra’ (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir:
Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’1 gördüm abdest aldı da başını bir
defa meshetti.”

438)    “… Er-Rubeyyi’ bint-i Muavviz bin Afra’ (Radtyallâhü anhâyd&n: Şöyle
söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem, abdest aidi ve (abdest alırken) başını
iki defa meshetti.”

 


KULAKLARIN MESHİ HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI

439)    “.!. Abdullah) İbn-i Abbâs (Radtyattâhü û«A,)’den rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (abdest alırken) kulaklarım mesnetti.
Dahiline (=yüze bakan kısmına) şahadet parmaklarını ve zahirine (başa bakan
kısmına) baş parmaklarını sürerek kulakların zahirini ve bâtınını mesnetti.*’

440)    “… Er-Rubeyyi (Bint-i Muavviz) (Radtyallâhü anh)’den:
Şöyle söylemiştir:    Nebi  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), abdest aldı ve
(abdestte) kulaklarının zahirini ve bâtınını mesnetti.”

441)    “… Er-Rubeyyi bint-i Muavviz bin Afra’ (Radtyallâhü anh)’dcn : Şöyle
söylemiştir: Nebi (Sallalloıhü Aleyhi ve Sellem) abdest aldı ve (kulaklarını
meshederken) iki (şahadet) parmak ucunu iki kulağının deliklerine soktu.”
E b û   Dâvüd   ve   Beyhakl   de Hadîsi rivayet etmişlerdir.

442)    “… El-Mıkdâm bin Madîkerib (RadıyaUâkü onh)’den :
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest aldı ve
(abdest alırken) başını ve kulaklarının zahirini ve bâtınını mesnetti.”

 


KULAKLAR, BAŞTANDIR, BABI

443) “… Abdullah bin Zeyd (Radtyallâhü onA/den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir : Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki:
«Kulaklar baştan (birer parça).dır.»”

444)    “… Ebû Ümâme (Radtyallâhü anh)’den:
Şöyle söylemiştir: Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : «Kulaklar
baştandır.» buyurdu. Ve (abdest alırken) başını bir defa meshederdİ, gözün burun
tarafındaki uçları da meshederdi.»”

445)    “… Ebû Hüreyre (RadtyaUâhü anh)’Ğtn  rivayet edildiğine göre
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Kulaklar baştan (birer parça) dır.-”

 


PARMAKLARI HİLALLAMAK BABI

446)    “… El-Müstevrid  bin  Şeddâd (51)   (Radtyallâhü anhümâ)’âen :
Şöyle söylemiştir: Resûlullah CSallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘i gördüm: Abdest
aldı ve Cabdest alırken sol elin) serçe parmağı ile her iki ayak parmaklarını
hilalladı.”

447)    “…  (Abdullah) bin Abbâs (RadıyaÜâhü anhümâyâm rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Saliallahü Aleyhi ve SeÜem) şöyle buyurdu, demiştir:
-Namaza durmak istediğin zaman abdesti isbağ et (rükün, şart ve sünnetlerine
riâyet ederek tastamam yap.) Ellerin ve ayakların parmaklarının arasını da  (hilallamak
suretiyle) su ulaştır.»1’

448)    “… Lakît bin Sabıra (Radıyallâhü atıhyâtn rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Saliallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir.
«Abdestini isbağ et ve parmakların arasını hilali a.-”

449)    “… EbûRâfi'(53) (Radtyallâhü anh)>âen :
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Şellem) abdest aldığı zaman
yüzüğünü (altı iyice ıslansın diye) oynatırdı.”

 


ARÂKIYBI YIKAMA BABI

450)    “… Abdullah bin Ömer (Radtyaîlâhü anhümâyden:
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), abdest alıp
ökçelerine su değmediği görülen bir cemâat gördü. Bunun üzerine t
«Ateşten azab olsun (abdestte yıkanmayan) ökçelere. Abdesti tam alınız.»
buyurdu.”

451)    “… Âişe (Radtyallâhü anhâyden rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir;
«Ateşten azab olsun (abdestte yıkanmayan) ökçelere.»

452)    “… Ebû Seleme (Radtyallâhü ank)’âen rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Âişe  (Radıyallâhü anhâ), Abdurrahmân (bin Ebibekr-i Sıddık) . (Radıyallâhü
anhümâ) yi abdest alırken gördü ve t
— (Yâ Abdurrahmân!) Abdesti mükemmel al. Çünkü ben Resûlullah (Salallahü Aleyhi
ve Sellem)’İ,
«Ateşten azab olsun (abdestte yıkanmayan) arakıybe (= topuğun üstündeki kalın
sinirlere)…» buyururken işittim, dedi.”

453)    “… Ebû Hüreyre  (Radtyall&hü  anh)’âen  rivayet edildiğine göre
Reşylullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Âteşten azab
olsun (abdestte yıkanmayan) ökçelere…»”

454)    “… Câbir bin Abdillah (Radtyallâhü anhümâ)’den:
Şöyle söylemiştir: Ben Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ’i, «Ateşten azab
olsun  (abdestte yıkanmamış)  ökçeler Üzerindeki kalın sinirlere…» buyururken
işittim, demiştir.1′

455)    “… Hâlid bin El-Velîd, Yezîd bin Ebî Süfyan, Şürahbîl bin Ha-
sana ve Amr bin El-Âs (Radtyallâhü ahum) ‘den ayrı ayrı rivayet eden Ebû
Abdillah El-Eş’ârî (Radtyallâhü anh) şöyle söylemiştir:
Bu zâtlardan hepsi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘den şunu
buyurduğunu işittiler t
•Ab d esti tam olarak alınız. Ateşten azab olsun (abdestte yıkan-. mayan)
ökçelere…*”

 


AYAKLARI YIKAMAK HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI

456)    “… Ebû Hayye (56) (Radtyallâhü anh )’den rivayet edildiğine göre
Şöyle söylemiştir:
Ben, Ali (Radıyallâhü anh)’ı abdest alıp ayaklarını topukları (aşık kemikleri)
ile beraber yıkarken ve (abdestini tamamladıktan) sonra:
«Ben, Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in abdestini size göstermek
istedim.» derken gördüm.”

457)    “… El-Mikdâm bin Madîkerib (Radıyallâhü awA)’den : Şöyle söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeUem) abdest aldı ve (abdest alırken)
ayaklarını üçer defa yıkadı.”

458)    “… Er-Rübeyyî   (Bint-i   Muavviz)   (Radtyallâkü
Şöyle söylemiştir: İbn-i Abbâs (Radıyallâhü anhümâ), bana gelerek şu hadîsi (mi)
sordu: Er-Rubeyyî, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest alırken
ayaklarını (üçer defa) yıkadığını anlatan (390 noluî hadîsini kasteder. (Hadis
îbn-i Abbâs’a anlatıldıktan) sonra İbn-i Abbâs:
Gerçekten herkes (ayaklan) yıkamaktan başka bir şeye 1 = mes hetmeye) rıza
göstermez. HaJ böyle iken.    ben Ki ta bu İlahla yalnız (ayakları) meshetmeyi
buluyorum, dedi.”

 


ALLAH TEALÂ’NIN EMRİ ÜZERİNE ABDEST ALMAK HAKKINDA GELEN
(HADÎSLER) BABI

459)    “… Cami’ bin Şeddâd Ebû Sahra (Radtyallâku ank)’den rivayet edildiğine
göre:
Kendisi: «Ben, Humrâ’nın Ebû Bürde’ye mescidde hadîs naklederken: Osman bin
Affan (Radıyallâhü anhümJ’den şöyle söylerken işittim, dediğini, duydum:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem: «Kim Allah’ın emrettiği gibi abdestini
tam alırsa (böyle abdestlerle kıldığı) farz namazlar, aralarındaki (küçük)
günahlara keffaret olur.» buyurmuştur.”(*)
(*) 1. Cami’ bin Şeddâd Ebû Sahra El-KûH El-Muharibi üstün şahsiyetlerdendir.
Târik bin Abdillah, Safvân bin Muhriz, Ebû JBürde bin Mûsâ, Abdurrah-man En-Nahâi
ve başka zatlardan hadîs rivayet etmiştir. Râvileri İse El-A’msş, Es-Sevrl,
ŞuTıe ve bir çok kimsedir. En-Nesâî, îbn-i Muîn, Ebû Hatim. El-İclî vs Yâkııb
bin Sûfyan onun sıka olduğunu belirtmişlerdir. 127 ve 128’ncİ yılı vefat
etmiştir. (El-Menhel Cüz 2, Sah. 214)
2. Humrân bin Eban Hz. Osman’ın azadlısıdır. Ebû Bekr’in devrine yetişmiştir.
Osman, Muâviye ve Abdullah bin Ömer (R.A.)’den rivayet etmiştir. Hâvileri ise.
Urve bin Zübeyr, Hasan-ı Basrl, Atâ bin Yezid, Nâfi’ Mevlâ İbn-i Ömer, Zeyd bin
Eşlem ve başkalarıdır. İbn-i Muin, onu Medine’nin hadlsçi tabiîleri arasında
zikretmiştir. îbn-i Hibbân sikalardan saymıştır. îbn-i Abdi’I-Ber de onun büyük
bir âlim olduğunu söylemiştir. Basra’da yerleşerek oralı halk ondan hadîs
almıştır. (El-Menhel cüz 2, Sahife 2)
3. Ebû Bürde bin Ebi Musa’nın adı El-Hâris veya Âmir bin Abdillah’tır. Küfe
kadısı ve fıkıhçılarındandır. Ali. Abdullah bin Selâm, Urve bin Zübeyr ve Huzey-fe’den
rivayet etmiş, râvileri de Şâ’bİ, Sabit El-Bennânî, Katâde ve Ebû Ishaktır. İbn-İ
Sa’d, El-İclî ve İbn-İ Habbân onu sikalardan saymışlardır. 104 veya 103’üncü
yılı vefat etmiştir.

460) “… Rifâa bin Râfi (bin Mâlik) (Radtyallâhü onA/den rivayet edildiğine
göre :
Kendisi. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in yanında oturuyor iken
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem:
«Yüzünü ve dirseklerle beraber kollarını yıkayarak, başını mes-hederek ve
topuklarla beraber ayaklarını yıkamak suretiyle Allah in emrettiği gibi
abdestini isbağ etmedikçe (= tam almadıkça) hiç kimsenin namazı şüphesiz tam
olamaz.» buyurdu.”

 


ABDESTTEN SONRA SU SERPMEK HAKKINDA GELEN HADİSLERİ BABI

461)    “… El-Hakem b. Siifyân Es-Sakafi  (Radtyallâhü anhyden rivayet
edildiğine göre:
Kendisi, Resûlullah (SaHallahü Aleyhi ve Sellem)’i abdest aldıktan sonra bir
avuç^su alarak ön avretine serperken görmüştür.”

462)    “… Zeyd bin Harise (Radıyaüâhü anh)’den rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir!
-Cebrail (Aleyhisselâm) bana abdest almayı öğretti ve abdestten sonra, dışarı
çıkacak idrar (ı defetmek) için elbisemin altına su serpmemi emretti.”
Ebü’l-Hasan bin Seleme dedi ki: Bize Ebû Hatim ve Abdullah
bin Yûsuf Et-Tennisi hadisi naklettiler. (Onlar dediler ki) bize İbn-i Lahia
hadîs nakletti ve bu hadisin mislini anlattı…-

463)    “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)’den:
•    Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki :
«Abdest aldığın (abdestini tamamladığın) zaman İntidah et (= ön avret mahalline
su serp.)»”

464)    “… Câbir (Radtyallâhü onhyden şöyle dediği rivayet olunmuştur;
Resûlullah (Sallallahü Afeyht ve S e Hem), abdest aldı sonra ön avretine su
serpti.”

 


ABDEST VE GUSÜLDEN SONRA MENDİL (KULLANMAK) BABI

465)    “… Ümmii  Hâni’  bint-i Ebî Tâlib (58)   (Radtyallâhü ankâ)’dan
rivayet edildiğine göre :
Mekke’nin fethedildiği yıl, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem) yıkanmaya
kalktı. Fâtime (Radıyallâhü anhâ) da Onun özerine perde tuttu. Gusülden sonra
RcsûloUa& İSaJlflUahü Aleyhi ve Sel-lemi, öUrisesini alarak ona sarındı.”

466)    “… Kays bin Sa’d (59) (Radıyallâkü anhiimâyden :
Şöyle söylemiştir: Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize gelmişti. Biz O’nun
(yıkanması) için su koyduk. Gusül ettikten sonra Ona versle boyalı bir örtü
getirdik de ona büründü. Biraz sonra (m$-bârek) karnının kıvrımları üzerindeki
boya izine bakar gibi oldum.”

467) “… İbn-i Abbâs (Radtyallâkü anhümâ)’den rivayet edildiğine gön
(Peygamberimizin hanımlarından olan teyzesi Meymûhe (Radtyallâhü onkâ) şöyle
söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), cünüblükten boy ab-desti aldığı zaman
(kurulanması için) Ona bir elbise (peşkir) verdim, ftabul buyurmadı ve suyu
silkelemeye başladı/’

468)    “… Selmân-i Fârisî (Radtyaüâhü a»*)’den:
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), ab-dest aldıktan
sonra üzerindeki yün cübbenin ters yüzü île (mübarek) yüzünü kuruladı.*’

469) “… Enes bin Mâlik (Radtyallûhü a«A)’den rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :
«Kim güzelce abdest alır ve abdestten sonra üç defa şunu söylerse ona cennetin 8
kapısı açılır.  Onların hangisinden dilerse girer.»
= «Dilimle söyler ve kalbimle tasdik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur. O
birdir, ortağı yoktur. Muhammed de O’nun kulu ve resulüdür.»
Ebü’l-Hasan bin Seleme El-Kattan dedi ki: Bize İbrahim bin Nasr tahdis etti. (O
da dedi ki) Bize Ebû Nâîm bu hadisin mislini tahdis
etti.”

470)    “… Ömer bin El-Hattâb (Radtyallâhü a»A>’den rivayet «dildiğine göre
kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seİlem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Her hangi bir mü si uman abdestini güzelce alır sonra = Allah’tan başka ilâh
olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve Resulü olduğuna şübhesiz şehâdet ederim,
derse mutlaka onun için cennetin 8 kapısı açılır. Bunlardan dilediğinden
(cennet’e) girer.»”

 


SARI BAKIR (KAB) İLE ABDEST ALMAK BABI

471)    “…Abdullah bin Zeyd (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Resulul]ah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (bir defa) bize gelmiş idi. Biz sarı
bakırdan (mamul) bir tevr’de Ona su çıkardık. Kendisi de onunla aMpot «Mı ••
de onunla abdest aldı.”

472) “… Zeyneb Bint-i Cahş (Radtyallâhü anhâ)’dan rivayet edildiğine göre:
Kendisinin bakır bir teknesi var idi. Kendisi t    «Ben Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘in mübarek başını (çamaşır için bakırdan mamul) o
teknede taradım, demiştir.»”
Not: Hadisin isnadının sahih ve ricalinin sıka oldukları, Zevald’de bildirili
iniştir.

473   “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü ankydeaL:
Şöyle söylemiştir: Şübhesiz Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), tevr’den (sarı
bakır kabtan) abdest aldı.”

 


UYUMAKTAN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI

474)    “… Aige {Radtyallâhü anhâ)’den : Şöyle söylemiştir:   ‘Resülullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
Zeyneb
almakla taltif buyurmuştur. Zeyneb hayırseverliği ile herkesin saygısını
kazanmıştır. Hele Hz. Ömer, Zeyneb’e çok hürmet ederdi. Hilâfetinin ilk yılı
hazinaden külliyetli bir para hediye etmişti. Zeyneb bu hediyeyi ağlıyarak almış
ve aynı gün hepsini fakirlere dağıtmıştır. Böyle bir para yardımına bir daha
muhtaç etmemek için canının alınmasını Allah’tan o gece niyazda bulunduğu
rivayet olunmuştur. Bu beddua üzerine uzun zaman geçmemiş, ertesi yıl vefat
etmiştir. (Ayni)
Zeyneb’in 11 hadisi vardır. Buhârî ile Müslim 2 hadisinds ittifak etmişlerdir.
Râvîleri yeğeni Muhammed bin Abdillah ve Zeyneb BinM Ebı Seleme’dir. Hz. Âişe:
Din, takva, doğru sözlülük ve yakınlarına şefkat bakımından Zeyneb’den daha
hayırlı bir kadın görmedim, demiştir. Mü*minlerin analarından (Peygamber’in
muhterem eşlerinden) İlk vefat eden hanun O’dur. Hicretin 20. yılı vefat
etmiştir. (Hulasa -491)
uyurdu. Hatta horlardı. Sonra kalkarak abdest almaksızın namaz kılardı.’
Tanâfisî dedi ki Vekî’ şöyle söylemiştir:
Âİşe, Resûl-i Ekrem’in secde halinde iken uyuduğunu… kasdet-mlşttr.”

475)    “… Abdullah (İbn-i Mes’ûd) (60) (Radtyallâhü anh)’den: Şöyle
söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şübhesiz uyudu.   Hatta
horladı. Sonra kalkıp namaz kıldı.”

476)    “… (Abdullah)   tbn-i Abbâs (Radtyallâhü anhümâ)’âen: Şöyle
söylemiştir:  Nebî (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in o uykusu, kendisi oturur
iken olmuştur.”
(îbn-i Abbâs (Radıyallâhü anh) şunu demek istemiştir:  Resûl-i Ekrem’in uyuyup
horladıktan sonra kalktığında abdest   almaksızın
namaz kıldığına dâir hadîste söz konusu edilen uykusu O, oturmuş halde iken vuku
bulmuştur.) (61)

477)    “… Ali bin Ebî Tâlib (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Uyanıklık mak’adın bağıdır.   Bu sebeble uyuyan kimse abdest alsın.»”

478)    “… Safvân(62) bin Assâl (El-Müradî El-Cemelî)     (Radtyallâhü anh)
‘den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:
Resûlullah tSallallahü Aleyhi ve Sellem), mestlerimizi üç güne kadar büyük
abdest bozmak, küçük abdest bozmak ve uyku uyumak nedenleri ile çıkarmamızı,
fakat cünüblük halinden dolayı çıkarmamızı emretti.”


ERKEKLİK UZVUNA ELİN
DOKUNMASINDAN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI

479) “… Büsre bİnt-i Safvân (Radtyallâhü anhâ)’dan rivayet edildiğine göre,
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Biriniz, el ile kendi erkeklik uzvuna dokunduğu zaman abdest alsın.-”

480)    “… Câbir bin Abdillah (Radtyallâhü anhümâyden rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Snllallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
Büsre (R.A.)’nin Hal Tercemesi
Büsre bint-i_Safvan bin Nevfel bin Abdi*l-Uzza bin Kusayy El-Kureşiye El-Ese-diyo
Mervân” bin El-Hakem’in teyzesi ve Abdülmelik bin Mervân’m büyük dsde-sidir.
Hâvileri Abdullah bin Amit, Urve bin Zübeyr, Mervan bin El-Hakem ve Sald bin El-Müseyyeb’dir.
İbn-i Mâceh, Ebû Dâvûd, Tirmizi ve Nesâl Büsrs’nin hadîslerini rivayet
etmişlerdir. Şafiî, Büsre muhacirlik şerefine kavuşmuştur, demiştir, îbn-i
Mus’ab de Büsre’nin Resûl-i Ekrem’e bîat edenlerden olduğunu söylemiştir. (El-Menhel
cüz 2, Sah. 192)
«Sizden birisi eliyle kendi erkeklik uzvuna dokunduğu zaman ona abdest
gerekir.»*’

481)    “… Ümmü Habîbe (Radtyallâkü anhâyûen rivayet edildiğine göre; Kendisi:
Ben Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ’den şöyle buyururken işittim:
«Kendi tenasül uzvuna eliyle dokunan kişi abdest alsın.»”

482)    “… Ebû Eyyûb (Radtyallâhü anh)’den:
Ben Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’den işittim, şöyle
buyurdu:
«Kendi tenasül uzvuna eliyle dokunan kişi abdest alsın.»”

 


ERKEKLİK UZVUNA DOKUNMA
HAKKINDAKİ RUHSAT BÂB1

483) “… Talk (bin Ali) (Radtyallâkü onh)’âen rivayet edildiğine göre Şöyle
söylemiştir :
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e erkeklik uzvuna el İle dokunmanın
hükmü sorulurken şöyle buyurduğunu işittim.  (Bu
olaya bizzat şâhıd oldum.)
«Onda abdest almak yoktur. Çünkü o senden bir parçadır.»”

484)    “… Ebû Ümâme (Radtyallâhü anh/den:
Şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e erkeklik uzvuna el
İle dokunmanın hükmü soruldu. Bunun üzerine kendisi:
«Şüphesiz o senin vücûdundan, küçük bir et parçasından başka bir şey değildir.»
buyurdu.”

 


ATEŞTE PİŞEN ŞEYLER (İ YEMEK)
TEN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI

485)    “… Ebû   Hüreyre   (Radtyallâhü  anhyden  rivayet  edildiğine göre
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : Ateşte pişen
şeyden dolayı abdest alınız.»
Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)’m bu hadîsi rivayet etmesi üzerine İbn-i Abbâs (Radıyallâhü
anhümâ) :
Ateşte kaynatılmış su (ile abdest aldığım) dan dolayı (yeniden) abdest mi
alacağım? diyerek (Ebû Hüreyre’nin hadisini garibsedi). Bunun üzerine Ebû
Hüreyre O’na:
«Ey kardeşim oğlu! Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’den bir hadîs
işittiğin zaman sakın ona misaller getirme, dedi.”

486)    “… Âişe (Radtyallâhü anhâ)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Ateşte pişen şeyi (yemek) ten dolayı abdest alınız.»’*

487)    “… Yezîd bin Ebî Mâlik (Radtyallâhü o»A>’den rivayet edildiğine göre:
Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh) ellerini kulaklarının üzerine koyarak,
kulaklarım sağır olsun eğer ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘i
şöyle buyururken işitmedim, dedi t
«Ateşte pişen şeyi (yemek) ten dolayı abdest alınız.»”

 


ATEŞTE PİŞEN ŞEYLERİ YEMEKTEN
DOLAYI ABDEST ALMAMA HAKKINDAKİ RUHSAT BABI

488) “… İbn-i Abbâs (Radtyallâkii anhümâ)’den rivayet edildiğine göte şöyle
söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), bir koyun küreği yedikten sonra
ellerini yemek altındaki sofra beziyle sildi. Daha sonra namaza kalkarak namaz
kıldı.”

489)    “… Câbir bin Abdillah (Radtyattâhü ankümâ)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
Peygamber  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), Ebû Bekir ve Ömer (Hadıyallâhü anhümâ)
ekmek ve et yediler de abdest almadılar.”

490)    “… Zührî (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir ;
Ben El-Velîd veya Abdülmelik’in akşam yemeğinde hazır bulundum. Yemekten sonra
namaz vakti olunca abdest almak İçin kalktım. Bunun üçerine Cafer bir Amr bin
Ümeyye dedi ki:
Ben babam üzerine şehâdet ederim ki kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) ‘in ateşte pişen yemek yedikten sonra abdest almadan namaza durduğuna
şâhidlik etmiştir. (Zührî dedi ki) Ali bin Abdillah bin Abbas (Radıyallâhü
anhümâ) da t Ben de bunun misliyle-babam üzerinde şehâdet ederim, dedi.’*

491)    “… Ümmü Seleme (Radtyallâhü anhâ)’den: Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem)’e bir koyun küreği getirildi. O, bundan yedi ve suya el
değdirmeden namaz kıldı.”

492)    “… Süveyd bin Nûman El-Ensârî (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine
göre :
(İçlerinde kendisinin de bulunduğu) Ashâb’dan bir cemaat Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem)’in beraberinde Hayber’e doğru yola çıktılar. Sahbâ (65) ya
vardıkları zaman Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ikindi namazını kıldı.
Sonra azıkları İstedi, kavud’-dan başka bir şey getirilmedi, bunun üzerine (onu)
yediler ve içtiler, daha sonra Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) su
istedi, ağzını çalkaladıktan sonra kalkıp bize akşam namazını kıldırdı.” Not :
Zevâid’de : Bunun isnadındaki rical sikalardır, denmiştir.

493)    “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü ank)’âen: Şöyle söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir koyunun küreğini yedi, sonra ağzını
çalkaladı, ellerini yıkadı ve namaz kıldı.”




DEVE ETLERİN (I YEMEK) DEN DOLAYI ABDEST ALMAK HAKKINDA
GELEN (HADÎSLER) BABI

494)    “… Berâ bin Âzib (Radıyallâkü an
Şöyle söylemiştir;   Resûlullah   (Sallallahü Aleyhi ve Sellem )’e deve
etlerinden dolayı abdest alma hükmü soruldu ve bunun üzerine i
-Deve etlerin (i yemek) den dolayı abdest alınız» buyurdu.”

495)    “… Câbir bin Semûre (66) (Rüdtyallâhü anhümâ)’dan rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir :
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize, deve etlerin (i yemek) ten dolayı
abdest almamızı ve koyun etlerin (i yemek) ten dolayı abdest almamamızı
emretti.”

496)    “… Üseyd bin Hudayr (67)  (Radtyallâhü anh)’den:
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : «Koyun sütlerin (i
içmek) ten dolayı abdest almayınız ve deve sütlerin (i içmek) ten dolayı abdest
alınız.» buyurdu.”
Not: Zev&id’de : Bu hadisin senedindeki r&vilerden Haccâc bin Er-Tat’ın
zayıflığı ve tedllsçiliği dolayısı ile isnadı zayıftır. Mahfuz olan sencd
Abdürrahman bin Ebl Leylâ’nın Berâ’dan olan (494 nolu hadîste geçen) rivayettir,
denmiştir.

497)    “… Abdullah  bin   Amr   (Radtyallâhü anhümâ)’den. şöyle söylemiştir :
Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’i şöyle buyururken İşittim:
«Deve etinden dolayı abdest alınız, koyun etlerinden dolayı da abdest almayın.
Deve sütlerinden dolayı abdest alınız, koyun sütlerinden dolayı da abdest
almayınız. Koyun ağılında namaz kılınız ve deve yataklarında namaz
kılmayınız.»*’

498)    “… İbn-i Abbâs (Radtyattâhü anhümâ)’dan rivayet edildiğine göre,
Resûlullah (Sdlailahü Aleyhi ve Selletn) şöyle buyurdu, demiştir:
«Süt (içmek) ten dolayı ağzınızı (su) ile çalkalayınız. Çünkü bunun yağı
vardır.-”

499) “… Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem)’in zevcelerinden Üm-mü Seleme
(Radtyallâhü anhâydan rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallal-lahü Aleyhi ve
Selletn) şöyle buyurdu, demiştir:
«Süt içtiğiniz zaman ağzınızı (su) ile çalkalayınız. Çünkü yağlıdır.»”

500)    “… Sehİ bin Sa’d Es-Sâidî (Radtyallâhü anhümâ)’dan:
Şöyle söylemiştir : Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve.Selletn) buyurdular ki:
«Süt (içmek) ten dolayı ağzınızı su ile çalkalayınız. Çünkü yağlıdır.-”

501)    “… Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir Şat (koyun veya keçi) yi sağarak
sütünden içti. Sonra su isteyip ağzını çalkaladı ve buyurdu ki: «Şüphesiz bu
yağlıdır.»”




ÖPMEKTEN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI

502)    “… Urve bin Zübeyr (Radtyallâkü anhümâ)’den rivayet edildiğine göre
Âişe (Radtyaüâhü anhâ) şöyle dedi:
•Rcsûluİlah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bazı hanımlarım öptü. Sonra abdest
almadan çıkıp namaza gitti.» Ben Âişe’ye:
O Öpülen hanım, senden başkası değildir, dedim. Bunun üzerine Âişe (Radıyallâhü
anhâ) güldü.”

503) “… Zeyneb es-Sehmiye (Radtyallâhü anhâ)’den rivayet edildiğine göre Aişe
(Radtyaîlâhü ankc) şöyle demiştir :
«Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest alırdı, sonra (bazı eşlerini)
Öperdi ve abdest almadan namaza dururdu. (Bu durumda) bazen beni öperdi.-”

504)    “… Ali [Radtyallâhü onAJ’den  rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e mezi’nin hükmü soruldu. Kendileri
şöyle cevap buyurdular:
«Mezide abdcst almak gerekir. Menide ise gusül gerekir.»”

505)    «     Mikdâd bin El-^sved (Radtyallâhü ank’yâen rivayet edildiğine göre
kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)^ şunu sormuştur:
Adam, hanımına yaklaşır (yani, cinsi münasebet yapmadan oynaşır) ve bunun
neticesinde meni çıkmaz (sadece mezî çıkarsa) kişinin ne yapması gerekir?
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle cevap buyurdu:
«Biriniz mezîyi bulduğu zaman tenasül uzvuna su serpsin. (Hâvi dedi ki, yani
tenasül uzvunu yıkasın) ve abdest alsın.»”

506) “… Sehl bin Hüneyf (Radtyallâhü ank)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Ben, mezîden dolayı meşakkat ve güçlüğe uğrayıp, çok boy ab-desti alırdım.
Nihayet (durumu) Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘e sordum. Buyurdular
ki:
«Meziden dolayı yalnız abdest almak sana kâfidir.*
Ben: Yâ Rcsülallah! Elbiseme dokunan mezî nasıl olacak? diye sordum. Buyurdular
ki •.
«Senin elbisenden mezinin dokunduğunu gördüğün yere serpmen (yıkaman) için sana
bir avuç su kâfidir.-”

507) “… (Abdullah) bin Abbâs (Radtyallâkü ankümâydan rivayet edildiğine göre:
Kendisi beraberinde Hz. Ömer (Radıyallâhü anh) olduğu halde Übey bin Ka*b (Radıyallâhü
anh)’e varmıştır. Übey (Radıyallâhü anh), onlarla (görüşmeye) çıkınca:
Ben mezi buldum. Bunun üzerine tenasül uzvumu yıkayıp, ab-dest aldım, dedi.
O’nun bu konuşması üzerine Ömer (Radıyallâhü anh) O*na:
Abdest almak kâfi midir? diye sordu. Übey« Evet  deyince Ömer (Radıyallâhü anh)
O*na t Sen abdestin kâfi olduğunu ResûluUah    (Sallallahü   Aleyhi ve Sellem)’den
işittin mi? diye sordu. Übey (Radıyallâhü anh) :
Evet, dedi.»




UYUMAK İÇİN ABDEST ALMAK BABI

508) “… İbn-i Abbâs (Radtyallâhü ank)’den rivayet edildiğine göre §öy-le
söylemiştir:
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) gece uykudan kalkıp helaya girdi.
Kaza-i hacet ettikten sonra çıkıp yüzünü ve bileklerine kadar ellerini yıkadı.
Sonra uyudu.»




HER NAMAZ İÇİN ABDEST ALMAK VE BÜTÜN NAMAZLARI BİR
ABDESTLE KILMAK BABI

509)    “… Enes bin Mâlik (Radtyallâhü ankj’dea rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), her (farz) namaz için abdest alırdı.
Biz de bütün (farz) namazları bir abdestle kılardık.”

510) “… Büreyde (bin El-Hüseyn (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
«Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), her (farz) namaz için abdest alırdı.
Mekke’nin fethedildiği gün olunca farz namazların hepsini bir abdestle kıldı.»

511) “… El Fadl bin Mübeşşir (RadtyallCkü anh)’âen rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
‘Ben, Câbir bin Abdillah’ın bir abdestle bir kaç (farz) namazı kıldığım görünce
O’na ı Bu nedir? diye sordum. Kendisi, şöyle cevap verdiı
«Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘İ gördüm. Böyle yaptı. Ben de
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yaparım.-”




ABDEST ÜZERİNE ABDEST ALMAK BABI

512)    “… Ebû Gutayf El-Huzeli (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir:
Abdullah bin Ömer bin El Hattâb (Radıyallâhü anhüm), Mescİd-de, yerinde
oturuyordu. (Öğle) namazı vakti olunca kalktı, abdest alıp namaz kıldı. Sonra
yerine dönüp oturdu. Ta ikindi namazı zamanı gelince (abdesti olduğu halde)
yeniden abdest alıp namaz kıldı. Sonra yerine geçip oturdu. Akşam namazı zamanı
olunca kalkıp (tekrar) abdest tazeleyip namaz kıldıktan sonra yine yerine
dönünce ben O’na t
Allah, seni salihlerden kılsın, her farz namaz zamanı abdest tazelemek farz
mıdır? Sünnet midir? diye sordum. Kendisi bana:
Sen bana ve benim şu yaptığıma mı baktm? diye sordu. Ben de : Evet, deyince
kendisi:
Hayır. Ben, sabah namazı için abdest alsaydım, abdestim bozul-mad.kça onunla
(günlük) bütün namazları kılabilirdim. Lâkin Re-sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) ‘i şöyle buyururken işittim:
Kim abdest üzerine abdest alırsa kendisi için on hasene vardır.» Gerçekten ben
de bu hasenelere rağbet ettim, dedi.”

 


ABDEST ALMANIN ANCAK ABDESTSİZLİKTEN DOLAYI GEREKLİLİĞİ
BABI

513) “… Abbâd bin Temîm’in amcası (Abdullah bin Zeyd bin Âsim) (68) (Radtyallâkü
anhümâ)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Namazda iken abdesti bozuldu diye şüphelenen kişinin durumu Nebi (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) ‘e arzedildi. (= Namazın bozulup bozulmadığı soruldu.) Bunun
üzerine Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki t
«Böyle bir kimse koku duymadıkça veya ses işitmedikçe namazdan çıkmasın.»”

514) “… Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü anhyâen rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e, namaz esnasında abdestin bozulması
şüphesinin hükmü soruldu. Resûlullah, şöyle buyurdu:
«Namaz kılan kişi bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça namazdan
çıkmasın.-”

515)    “…. Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)yden rivayet edildiğine göre kendisi.
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Abdest, ancak
ses veya kokudan Ötürü gerekir.»”

516)    •’… Muhammed  bin Amr  bin  Atâ  (Radtyallâhü onk)’den rivayet
edildiğine göre kendisi:
. Ben, Saib bin Yezîd’i elbisesini koklarken gördüm ve O’na t Şu elbise koklaman
neden icab etti? diye sordum, demiştir. Sâib: Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem)’i şöyle buyururken işittim, dedi:
«Abdest, ancak koku veya işitmekten ötürü gerekir.»”


NECASETİN GİRMESİYLE
NECİSLENMEYEN SU MİKTARINI BEYÂN BABI

517) “… Abdullah bin Ömer (Radtyallâhü anhümâyden rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Binek hayvanları ile yırtıcı hayvanların peşpeşe geldikleri göldeki suyun hükmü
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e sorulduğunda şöyle cevap buyurduğuna
şahit oldum:
«Su iki kulleye ulaştığı zaman hiç bir şey onu necis etmez.»”

518)    “… Abdullah bin Ömer (Radtyallâkü anhümâ)’den rivayet edildiğîne göre
kendisi; Resülullah {Sullollakü Aleyhi vt Sellem) şöyle buyurdu demiştir :
-Su iki veya üç kulleye ulaştığı zaman hiç bir şey onu necis etmez.»”




HAVUZLAR BABI

519) il… Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘e Mekke ile Medine arasında bulunan ve
yırtıcı hayvanların, köpeklerin ve eşeklerin geldiği havuzların durumu ve
onlardan taharet (abdest, gusül. necasetin giderilmesi işini) yapmanın hükmü
soruldu. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle cevap buyurdu i
«O hayvanların karınlarında taşıdıktan su, onlaradır. Kalan su, bizim İçindir.
Taharette kullanılabilir.»”

520) “… Câbir bin Abdillah (Radtyallâhü anhümC)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
Biz, bir göle vardık. Ve gölde bir merkep İaşesine rastlayınca gölden su
almaktan çekindik. Nihayet Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yanımıza
teşrif edince i
«Şüphesiz hiç bir şey suyu pislemez.» buyurdu. Bunun üzerine biz su aldık,
içirdik ve taşıdık.»
Not: Râvüerden Tarif bin Şihâb’ın zayıf olduğuna alimlerin icma ettiklerini Îbn-İ
Abdi’l-Berr’in söylediği ve bu nedenle Câbir’in bu hadisine ait isnadın aayıfhğı
Zevâid’de bildirilmiştir.

521)    “… Ebû Ümâme El-Bahili (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ buyurdular ki:
«Şüphesiz hiç bir şey, suyu necis etmez. Ancak suyun kokusuna, tadına ve rengine
galebe çalan şey, onu necis eder.»”

 


HENÜZ YEMEK YEMEYEN ÇOCUĞUN BEVLÎ HAKKINDA

522) “… Lübâbe (6g> binti’l-Hâris (Radtyallâhü ankâydan rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir :
Lübâbe binti’l-Hâris bin Hazn Ümmü’I-Fadl EI-Hilâliye, Abdülmutta-lib’in oğlu
Hz. Abbâs <R.A.)’ın hanımıydı. Hz. Hatice’den sonra, müslüman olan ilk hanım
olduğu söylenmiştir. Peygamber (S.A.V.)’den 30 hadîs’i var. Buhâri ve Müslim
birer hadisini ittifakla ve birer hadisini münferiden rivayet etmişlerdir.
Kavileri : Oğullan Abdullah ve Tammam ile mevlası Numayr bin El-Hâris, Enes bin
Mâlik ve başkalarıdır. Hz. Osman’ın hilâfeti zamanında vefat etmiştir. <R.A.>
(Hz.) Ali’nin oğlu Hüseyin (Radıyallâhü anhümâ), Peygamber (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem) ‘in kucağında işedi. Ben: Ya Resûlal-lah! Elbiseni bana ver (ki
yıkayayım) ve başka elbise giy, dedim. Be-lûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
buyurdular ki t
«Erkek çocuğun bevünden dolayı yalnız su serpilir. Kız çocuğun bevlinden de
yıkamak gerekir.»”

523) “… Âişe (RadtyallChü ankâyâen rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘e henüz yemek yemeyen küçük bir erkek
çocuk getirildi. Çocuk, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in elbisesine
işedi, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), hemen işenen yere su döktü de
yıkamadı.-

524) iı… Ümmü Kays binti M ihsan (Radtyallâkü ankâ)’âan rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir :
«Ben, henüz yemek yemeyen bir oğlumu Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in
huzuruna çıkardım. Çocuk, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in elbisesine
işedi. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) su isteyerek işenen yere su
serpti.»”

525)    “…  (Hz.) Ali (Radtyallâhü an&yâen rivayet edildiğine flöre şöyle
söylemiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selle m) süt emen çocuğun bev-li hakkında
buyurdular ki t
«Erkek çocuğun bevline su serpilir. Kız çocuğun bevli yıkanır.»
(Müellif diyor ki:) Ebü’l-Hasan bin Seleme dedi ki: Bize Ahmed bin Musa bin
Ma’kil tahdis etti. (O dedi ki) : Bize, Ebü’l-Yaman El-Mısrî bize tahdis ederek
dediler ki: Ben, Şafiî’ye Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in:
«Erkek çocuğun Devlinden dolayı su serpilir, kız çocuğun bevlln-den dolayı
yıkamak gerekir.» mealindeki hadisi sorarak; her iki sidik birdir. (Bu ayırımın
hikmeti nedir?) Şafiî:
—  Çünkü erkek çocuğun bevli su ve çamurdandır. Kız çocuğunun bevli et ve
kandandır, diye cevap verdikten sonra Bana t Anladın mı? diye sordu. Ebül-Yeman
dedi ki: Ben t
—  Hayır anlamadım dedim. Şafiî ı
—  Şüphesiz Allah Taâlâ Adem (Aleyhissclâm)’i yarattığı zaman Havva Onun kısa
kaburga kemiğinden yaratıldı. Bu sebeple erkek çocuğun bevli su ve çammdan
oluştu. Kız çocuâun bevli de et ve kandan oluştu, dedi. Ebü’l-Yemân dedi ki:
Şâfİî bana t Anladın mı? diye sordu. Ben t
—  Evet, (anladım) diye cevap verdim. ŞâfİÎ bana -.
—  Allah, seni öğrendiğinden yararlandırsın.

526) “… Ebü’s-Semh (70) (Radtyaliâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Ben, Resul i Ekrem  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in hizmetçis idim. Hasan veya
Hüseyin  (Radıyallâhü anhümâ)  getirildi. Getiri len çocuk, O’nun mübarek
göğsüne bevletti. Orada bulunanlar, o ye ri yıkamak istediler. Rcsûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
-Oraya su serp. Çünkü, kız çocuğun bevli yıkanır. Erkek çocuğun bevlinden dolayı
ise su serpilir.»”

527)    “… Ümmü Kür/ (71) (Rıuhyullâlni unbâyden rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
«(Henüz yemek yemeyen) Erkek çocuğun bevline su serpilir. Ku çocuğun bevli
yıkanır.»”

 


BEVLİN İSABET ETTİĞİ YERİN NASIL
YIKANACAĞI BABI

528)    <;… Enes (bin Mâlik (Radıyallâhü a«A)’den rivayet edildiğine göre :
Bir A’rabî mescid’de işedi. Cemâatin bir kısmı (O’na mâni olmak üzere) hızla ona
doğru sıçradılar. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Onu işemekten kestirmeyiniz (= bırakın işini bitirsin.)» buyurdu. Sonra bir
kova su istedi. O yere döktü.”

529) “… Ebû Hüreyre (Radıyallâhü ank)’âen rivayet edildiğine «öre şöyle
söylemiştir :
Bir A’rabî mescide girdi. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oturuyordu.
A’rabî: Allah’ım! Bana Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e mağfiret kıl ve
ikimize mağfiret eylerken, hiç kimseye mağfiret etme, dedi. Bunun üzerine
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) gülümseyerek:
«Sen gerçekten pek geniş olan bir şeyi daralttın. (= İlâhi mağfireti daraltmak
istedin)» buyurdu. Sonra adam geri dönüp, mescidin bir kenarına varınca
ayaklarını açıp işedi. Daha sonra A’rabî, suçluluğunu anlayınca kalkıp: Babam,
annem sana feda olsun. Bana (merhamet et) dedi. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) onu azarlamadı ve sebetmedi. Sonra (A’rabiye hitaben) :
«Şüphesiz bu mescidde İşenmez. Bu, ancak Allah’ı anmak ve namaz için
yapılmıştır.» buyurdu. Daha sonra su dolu bir kova getirilmesini emretti.
A’rabî’nin bevli üzerine döküldü.

53O) “… Vasile bin el-Eska’ (RadtyaUâhii ank)'<\en rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Bir A’rabi, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e gelerek: Allah’ım! Bana ve
Muhammed’e lahmet et ve bize olan rahmetinden hiç kimseyi ortak etme, dedi.
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
«Sana yazıklar olsun. Veya veyl olsun. Şen, hakikaten çok geniş olan bir şeyi
daralttın.» buyurdu. Râvi dedi ki, Arabi, ayaklarını açıp işemeye başladı.
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in ashabı (Arabi’ye) hey (=etme)
dediler. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Onu bırakınız.» buyurdu. Sonra, su dolu bir kova isteyip, o bev-lin üzerine
döktü.”

531) “… Abdurrahman bin Avf’m oğlu İbrahim’in Ümmü Veledi (72) (Radtyallâhü
anküm)’den rivayet edildiğine göre :
Kendisi, Peygamber (SallaUahü Aleyhi ve Sellem) ‘in hanımı Ümmü Seleme
(Radıyallâhü anhâ) ‘ya şunu sormuştur: ‘Ben eteğini uzatan bir kadınım. Necis
yerde yürürüm.* Ümmü Seleme (Radıyallâhü anhâ) şöyle cevap vermiştir: Resûlullah
(SallaUahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
«Necis yerden sonra gelen temiz yer o eteği temizler.»”

532)    “… Ebû   Hüreyre  (Radtyallâhü an&yâen  rivayet  edildiğine  göre
şöyle söylemiştir:
Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e Yâ Resûlallah! Biz mescide gitmek
isteriz de (yürürken) pis yola basarız, diye (bunun hükmü) soruldu. Bunun
üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ;
•Yer yüzünün bir kısmı, diğer bir kısmı temizler.»”

533) “… Benî Abdi’1-Eşhel (RadıyallChü anh)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e: Hakikatan benim (evim) İle
mescid arasında necis bir yol vardır, diyerek (bunun hükmünü) sordum. Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«O yoldan sonra temiz bir yol vardır (değil mi?)» diye sordu. Ben de * Evet
(vardır) dedim. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«İşte bu temiz yol o pis yola tekabül eder.»*’

 


CÜNÜB İLE TOKALAŞMAK BABI

534)    “… Ebû Hüreyre  (Radtyallâkü anh)’den rivayet edildiğine göre: Kendisi
cünüp iken Medine (-i Münevvere) yollarından birisinde Resûl-i Ekrem (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) ona iastlamış, Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh) gizlice oradan
sıvışıp gitmiş.    Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onu araştırmış. Ebû
Hüreyre (guslünü yapıp) gelince Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ona ı
«Nerede idin ey Ebâ Hüreyre?» diye sormuş, kendisi de i Yâ Resûlallah! Ben cünüp
iken bana rastladınız. Boy abdestimi almadıkça huzurunuzda oturmayı doğru
görmedim, diye cevap vermiş. Bunun üzerine Resûlullah tSallallahü Aleyhi ve
Sellem)  şöyle buyurmuştur:
«Mümin necis olmaz.»”

535)    “… Huzeyfe (bin Yeman) (Radıyallâhü anhydta rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir:
Besûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (dışarı) çıktı. Ben cü-nüp iken bana
rastladı. Bunun üzerine yolumu hemen değiştirerek guslümü yaptıktan sonra
gelince O bana:
«Sana ne oldu?» diye sordu. Ben ı Cünüp İdim, diye cevap verdim. Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) :
«Şüphesiz müslüman necis olmaz.»”

 


ELBİSEYE DOKUNAN MENİ BABI

536) “… Amr bin Meymûn (Radtyallâhü anh)’âen rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Meninin isabet ettiği elbisenin hepsini mi, yoksa meninin dokunduğu yerleri mi
yıkayacağımızı Süleyman bin Yesâr (73) (Radıyal-lâhü anh)’e sordum. Süleyman (Radıyallâhü
anh) şöyle cevap verdi: Âişe (Radıyallâhü anhâ) şöyle söyledi:
«Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in elbisesine meni isabet ederdi.
Elbisesinden meniyi yıkardı. Sonra o elbise ile namaza çıkardı. Ben de elbisede
yıkama eserini o esnada gördüm.»”

 


ELBİSEDEN MENİYİ OVALAMAK BABI

537)    “… Âişe (Radtyallâhü anhâ)’dan rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
«Ben, çok defa kendi elimle Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem)’in
elbisesinden meniyi ovaladım.»

538    “… Hemmâm bin El-Hâris (74) (Radtyallâhü anh)7Ğen rivayet edil-, diğine
göre şöyle söylemiştir :
Hz. Âişe (Radıyallâhü anhâ)’ye birisi misafir olmuş. Hz. Âişe. (Radıyallâhü
anhâ) kendisine sarı renkli bir çarşafın misafire verilmesini emretmişti.
Misafir, bu çarşaf içinde uyurken, ihtilâm olmuş ve ihtilâm eseri bulunduğu
halde çarşafı göndermekten haya ederek çarşafın tamamını suya batırıp yıkadıktan
sonra göndermiş, bunun üzerine Hz. Âişe ı
«Çarşafımızı niye bozdu (soldurdu)? kendi parmağıyla onu ovalaması kâfi idi. Ben
çok defa parmağımla Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemVin elbisesinden
meniyi ovaladım.» buyurmuştur.”

539) “… Âişe (Radıyallâhü an/ıâ)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir
:
«Şüphesiz, Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemKİn elbisesinden meniyi
bulup, onu elbiseden kazıdığımı bilirim.»”

 


İÇİNDE CİNSİ MÜNASEBET YAPILAN
ELBİSEYLE NAMAZ KILMAK BABI

540) “… Muâviye bin Süfyan (Radtyallâhü ankyden rivayet edildiğine göre :
Kendisi Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in hanımı olan kızkardeşi Ümmü
Habîbe (Radıyallâhü anhâKya: ResûluIIah (Sallallahü Aleyhi ve Selle m) içinde
cinsî münâsebet yaptığı elbiseyle namaz kılar mıydı? diye sordu. Ümmü Habîbe de:
«Evet Elbisede necaset olmadığı zaman (o elbiseyle namaz kılardı.)-”

541)”… Ebü’d-Derdâ’ (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), mübarek başından su damladığı halde
çıkıp yanımıza geldi ve tek bir elbiseyle bize namaz kıldırdı. Sarılmış olduğu
elbisenin bir kenarım sağ omuzuna atarak sol kolunun altından ve diğer kenarını
sol omuzuna atarak, sağ kolunun altından geçirerek göğsü üzerine uçlarını
bağlamıştı. (Namaz kıldıktan sonra) geri dönünce Ömer bin El-Hattâb: Yâ Re-sûlallah!
Bir elbisede bize namaz kıldırıyorsun? diyerek (hükmünü öğrenmek istedi.)
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Evet. Tek elbisede namaz kılarım ve o elbisede.» Yâni cinsî münâsebette
bulunmuştum.» buyurdu.”

542) “… Câbir bin Semûre (RadtyaUCHü ank)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Hanımı ile, içinde cinsî temas yaptığı elbiseyle kişinin namaz kılmasının
hükmünü bir adam Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’c sordu. Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) de:
«Evet, her zaman (kılabilir.) Ancak elbisede bir şey gördüğü zaman onu
yıkayıncaya kadar kılamaz.»’*   ‘

 


MESTLEB ÜZERİNE MESHETMEK
HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI

543) “… Hemmâm bin el-Hâris (Radtyallâhü anhümâyden rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Cerir bin Abdillah (El-Becelî (Radıyallâhü anh), küçük abdesti-ni bozduktan
sonra abdest aldı ve mestleri üzerine mesnetti. Bunun üzerine kendisine: Sen
böyle mi yaparsın? diye soruldu. Kendisi: Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) in bunu yaptığını gördüğüm halde beni bunu yapmaktan alıkoyan nedir?
dedi.
Râvi ibrahim En-Nehâi (dedi ki) : Onlar (= Abdullah İbn-i Mes’-ud’un
arkadaşları) Cerir’in hadîsinden çok hoşlanırlardı. Çünkü Ce-rir’in İslâm’a
girişi Mâide sûresinin (abdeste âit 6. âyetinin) inişinden önce idi.”

544) “… Huzeyfe (bin Ee-Yeman (Radtyaltâhü ank)>den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem). abdest aldı ve mesüe-rinin üzerine
mesnetti.”

545)    “… Muğtre bin Şu’be (Radtyallâkü anh)’âen rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdestini bozmaya çıktı. Muğîre de
içinde su bulunan bir matara ile Onu izledi. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) ihtiyacını giderdikten sonra (gelip) abdest aldı ve mestler üzerine
mesnetti.”

546)    “… îbni Örfıer (Radtyallâhü anh)’âen rivayet edildiğine göre:
Kendisi Sa’d bin Mâlik (Radıyallâhü anh)’in mestleri üzerine meshettiğini görmüş
ve: Hakikaten siz bunu (nasıl) yapıyorsunuz? (diyerek bu hareketi yadırgamış)
sonra ikisi beraber Hz. Ömer (Ra-dıyallâhü anh)’in yanında toplanmışlar ve Sa’d
(Radıyallâhü anh) Ömer (Radıyallâhü anh) “e mestler üzerine meshetme hakkında
kardeşimin oğluna (İbn-i Ömer’e) fetva ver, demiş, bunun üzerine Ömer (Radıyallâhü
anh) :
«Biz Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunurken mestlerimiz
üzerine meshcderdik. Böyle yapmakta bir beis görmeyiz.» demiş ve bunun üzerine
İbn-i Ömer (Radıyallâhü anh) : Kişi, büyük abdesti bozmaktan gelse bile (meshedebilir
mi?) diye sormuş, Ömer (Radıyallâhü anh) de: Evet, diye cevap vermiştir.»”

547)    “… Sehl es-Sâidî. (Radtyallâhü ank)’âen rivayet edildiğine göre
demiştir ki:
Resülullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  mestler üzerine meshetti ve mestler
üzerine meshetmeyi bize emretti.”

548) “… Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre demiştir
ki :
Ben. bir yolculukta Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemVin beraberinde idim.
O: «Su varım?» diyerek (su istedi, bunun üzerine su hazırlanınca) abdest aldı ve
mestleri üzerine mesh etti. Sonra orduya yetişerek onlara namaz kıldırdı.”

549)    «… Büreyde (bin el-Husayb) (Radtyallâhü ank)’âen rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir:
Necâşi, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SelIenD’e bir çift siyah ve sâde mesti
hediye olarak gönderdi. O da bunları giydi. Sonra abdest aldı ve bunların
üzerine mesnetti.”

 


MESTİN ÜSTÜNE VE ALTINA
MESHETMEYE ÂİT BÂB

550)    “… Muğîre bin Şu’be (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre:
geri çevirir ve göçmenlere iyilik ederim, dedi. Sonra Necâşî Sahâbtleri huzuruna
çağırdı. Sahâbîler Necâşî’nin huzuruna girince selâm verdiler. Elçiler selâmı
fırsat bilerek : ‘Sayın melik! İşte doğruluğumuz hemen belirdi. Çünkü bunlar
zatınıza karsı, mutad olan saygı usulü ile girmediler* dediler. Melik bunun
sebebini sorunca Sahâbiler : ‘Sayın Melik biz sana cennet ehlinin ve meleklerin
ta’zim usulüyle saygı gSsterdik’ dediler. Sahâbİlerin sözcüsü Ca’fer bin Ebi
Talib (R.A.) idi. Necâşl onlara : ‘Nedir sizin bu dininiz. Hem kavminizin dinini
terkettiniz hem de benim dinimi ne de başka milletlerin dinlerinden birisini
seçmediniz?» diye sordu. Sözcü Ca’fer şöyle cevap verdi:
‘Ey Melik! Biz cahiliyet ehli idik. Putlara tapar, murdar hayvan etini yiyer.
fuhuş yapar, yakınlarımıza şefkat etmez, komşularımıza kötülük ederdik.
Kuvvetlimiz zayıfımızı sömürüyordu. Nihayet Allah bize nesebini, doğruluğunu,
güvenilir, iffetini yakinen bildiğimiz bizden bir Peygamber’! bize gönderdi.
Gelen Peygamber bizi tevhid’e, Allah’a şerik koşmamağa, tapmakta olduğumuz
putlardan sıyrılmağa davet etti. Doğru konuşmayı, emanetleri sahiplerine
vermeyi, yakınlarına şefkat etmeyi, komşulara iyilik etmeyi, ırz, namus ve
kanlara saygılı olmayı emretti. Fuhuşlardan, yalan söylemekten, yetimin malını
yemekten men etti. Namaz kılmayı, oruç tutmayı emretti, (diyerek İslâm’ın
emirlerini saydı.) Biz de O’na iman edip tasdik ettik.
Haram kıldığını haram ve helâl kıldığını helâl saydık. Kavmimiz bize saldırdı,
dinimizden döndürmek ve tekrar putlara taptırmak için eziyetler ve ta’zibler
yaptılar. Bizi kahredip zulmedince ve dini görevlerimizi yerine getirmemize mâni
ResûluÜah (Salla llahü Aleyhi ve Sellem) mestin üstüne ve altına meshetmiştir.”
Not: Senedde râvilerden El-Velîd’in tedlisçi olduğu, Sevr’in Reca* bin Hey-vet’ten
hadîs işitmediği ve El-Muğîre’nin kâtibinin (verrâd) meçhul olduğu halde hadîsi
mürsel rivayet ettiği söylenmişse de, şöyle cevap verilmiştir :    El-Velid :
»- = «Bize Sevr tahdis etti.» demiştir. Bunda tedlis yoktur. Sevr’in Reca’dan
hadis işittiğini BeyhakI tesbit ederek; Sevr’in de :
— «Bize Reca’ tahdis etti, dediğini belirtmiştir. El-Muğtre’nin kâtibi de,
El-Muği-re’yi zikretmiştir. Bunun iğin hadiste mürsellik yoktur. İbn-i Mâceh’in
açıkladığı gibi Muğîre’nİn kâtibinin adı Verrâd’dır. Künyesi ise Ebû Said’dir.
Şa*bl vs başkası ondan rivayet etmişlerdir. (Artık kâtibin meçhul olmadığı
anlaşılır.)

551)    “… Câbir (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre: Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellenı), abdest alan ve bu arada (ayaklarındaki) mestleri
yıkayan bir adamın yanmdan geç a. Re-sûl-i Ekrem (Salİallahü Aleyhi ve Sellem),
mübarek eliyle sanki onu mestlerini yıkamaktan men. edercesine işaret ederek:
«Sen, ancak meshetmckle emi olunmuşsun.» buyurdu ve Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) mübarek eliyle ayak parmakları uçlarından bacak mafsalına
doğru çekerek ve parmaklarıyla çizgiler çizerek «Şöyle» buyurdu.”

 


MUKÎM VE MİSAFİR İÇİN
MESHEDEBİLME SÜRESİ HAKKINDA GELEN (HADÎSLER)  BABI

552)    «… Şüreyh bin Hâni'(75)   (RadtyaUâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Ben mestler üzerine meshetmek durumunu Hz. Âişe’ye sordum. Bana: Ali’ye varıp
onu sor. Çünkü O, bunu benden daha iyi bilir.
(Çünkü O, Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile yolculuk ederdi.)
dedi. Bunun üzerine ben, Ali (Radıyallâhü anh)’ye gelerek, meshetme durumunu
sordum. Ali (Radıyallâhü anh) buyurdular ki s
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), mukim için bir gün bir gece, misafir
için de üç gün üç gece olmak üzere meshetmeyi bize emretti.”

553) “… Huzeyme bin Sabit (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir :
-Rcsûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selfem), mestler üzerine mes-hetmek
(hususunda) misafir için üç gündük bir süre) tayin etti. Eğer soru sahibi
sorusuna devam etseydi (sürenin arttırılmasını isteseydi) Resulullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem), süreyi beş kılacaktı.»”

554) “… Huzeyme bin Sabit (Radtyallâhü anhyâen rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir:
«Mestler üzerine meshetmek hususunda misafir İçin süre üçgün-dür.» Sanımca:
«…ve Üç gece…» buyurdu.”

555)    “… Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöy le
söylemiştir:
Sahâbiler:
Yâ Resûlallah! Mestler üzerine meshetme süresi nedir? diye sor dular. O da:
•Misafir için geceleriyle beraber üçgündür. Mukim için de
gün bir gecedir.»”

556) “… Ebû Bekre (Radtyallâhü onh)’ten rivayet edildiğine göre §öyle
söylemiştir:
Misafir abdest alıp, mestlerini giydikten sonra abdest *»*”*» zaman geceleriyle
beraber üç gün üç gece ve mukimin bir gün imgece meshetmesini Resûl-i Ekrem
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ruhsat olarak caiz kılmıştır.

 


ZAMANLA SINIRLANDIRMA OLMAKSIZIN
MESHETME HAKKINDA GELEN  (HADÎSLER)  BABI

557) “… Evinde Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in her iki kıble (Ka’be
ve Mescid-i Aksa’)ya doğru namaz kılmış olduğu Übeyy bin îmâre (Radtyallâhü anh)
‘den rivayet edildiğine göre :
Kendisi, Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e:
Mestler üzerine meshedeyim (mi?)  diye sormuş. Resul i Ekrem
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
—  «Evet, buyurmuştur. Übeyy (Radıyallâhü anh) :
—  Bir gün (mü?) diye sormuş, Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :*
—  «Ve iki gün de (meshedebilirsin)» buyurmuştur. Übeyy  (Radıyallâhü anh) :
—  Ve üç gün de (mi?) diye sormuş ve nihayet yedi güne kadar (olan hükmü
sorarak)    ulaştırmış. Resûl-i Ekrem    (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de i
—  «Ve sana zuhur eden sürece (meshedebilirsin) buyurmuştur.»

558) “… Ukbe bin Âmir el-Cühenî (Radtyallâhü anh)’ûen rivayet edildiğine göre:
Kendisi, Mısır’dan Ömer bin El-Hattab (Radıyallâhü anh)’in yanına gelmiştir. Hz.
Ömer (Radıyallâhü anh) Ona: Kaç günden beri sen mestlerini çıkarmamışsın, diye
sormuş? Kendisi: Cuma’d an cuma’-ya kadar, diye cevaplamış, Hz. Ömer de: Sünnete
isabet etmişsin, demiştir.

 


ÇORAPLAR VE PABUÇLAR ÜZERİNE
MESHETMEK HAKKINDA GELEN  (HADÎSLER) BABI

559) “… El-Muğîre bin Şu’be (Radıyallâhü anA>’den rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdcst alırken çorapları ve pabuçları
üzerine meshetmiştir.”
Not: Ebû Dâvûd : Abdurrahman bin Mehdi, bu hadisi anlatmazdı. Çünkü El-Muğîre’den
ma’ruf olan rivayet Peygamber (S.A.V.)in mestler üzerine meshet-mesidir,
demiştir. El-Hâfız da: Abdurrahman bin Mehdi ve başka hadis imamları El-Muğîre”nm
bu hadîsini zayıf saymışlardır, demiştir.

560) “… Ebû Musa El-Eş’ârî (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdcst aldı da çoraplarına ve
pabuçlarına meshetti. El Muallâ, kendi rivayetinde dedi ki t Ben Ebû Musa’nın
«… ve pabuçlarına…» dediğini bilirim, başka türlü dediğini bilmem.”

 


SARIK ÜZERİNE MESH ETMEK
HAKKINDA GELEN (HADÎSLER) BABI

561)    “… Bilâl (Radıyallâhü anhydçn rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mestleri ve sarığı üzerine meshetmiştir.”

562) “… Amr (76) (bin Ümeyye ed-Damrî (Radıyallâhü a«A^’den rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir :
Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in mestlerine ve sarığına
meshettiğini gördüm.”

563) “… Zeyd bin Suhân mevtası Ebû Müslim (Radıyallâhü ankümâyden rivayet
edildiğine göre şöyle söylemiştir:
Ben, Selman (Radıyallâhü anh) in beraberinde idim. Selman (Radıyallâhü anh)
abdest için mestlerini çıkaran bir adamı gördü ve ona:
Mestlerine, sarığına ve başının ön kısmına mesnet. Çünkü ben, Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem)’in mestlere ve sarığa meshettiğini gördüm, dedi.*’

564) “… Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’İn abdest aldığım gördüm.
(Mübarek) Başında Kitriyye (77) bir sarık vardı. (Mübarek) Elini sarığın altına
sokarak başının ön kısmını mesnetti ve sarığı kaldırmadı.”


UYKUDAN UYANAN ADAM,
ELİNİ YIKAMADAN ÖNCE KABA SOKABİLİR Mİ? BABI



393)    “… Ebû Hüreyre (Radtyallâhü ûi»A/den; Şöyle derdi: Resülullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) buyurdu ■Sizden birisi gece uykusundan uyandığı zaman eline
iki veya üç defa su dökmeden kaba sokmasın. Çünkü elinin nerede gecelediğini
bilmez.»’*

394) “… Sâlim’in babası (Abdullah bin Ömer) (Radtyallâhü anhümâ)*-den şöyle
rivayet edilmiştir. Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Setletn) buyurdu ki:;
«Sizden birisi uykusundan uyandığı zaman elini yıkayıncaya kadar kaba
sokmasın.»”

395) “… Câbir (Radtyallâhü anh)’âen rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
«Biriniz uykudan kalktıktan sonra abdest almak istediği zaman elini yıkamadan
abdest su kabına sokmasın. Çünkü şüphesiz, elinin nerede gecelediğini ve elini
neyin üzerine koyduğunu bilmez.»”

396) “… El-Hâris (Radtyallâhü anh)’âen şöyle dediği rivayet olunmuştur :
Ali (Radıyallâhü anh) su istedi, (su getirilince) ellerini, kaba sokmadan önce
yıkadı. Sonra dedi ki:
«Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) İn böyle yaptığını gördüm.»”