Hadisler

Abdest – Ibni Mace




ÖPMEKTEN DOLAYI ABDEST ALMAK BABI

502)    “… Urve bin Zübeyr (Radtyallâkü anhümâ)’den rivayet edildiğine göre
Âişe (Radtyaüâhü anhâ) şöyle dedi:
•Rcsûluİlah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bazı hanımlarım öptü. Sonra abdest
almadan çıkıp namaza gitti.» Ben Âişe’ye:
O Öpülen hanım, senden başkası değildir, dedim. Bunun üzerine Âişe (Radıyallâhü
anhâ) güldü.”

503) “… Zeyneb es-Sehmiye (Radtyallâhü anhâ)’den rivayet edildiğine göre Aişe
(Radtyaîlâhü ankc) şöyle demiştir :
«Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest alırdı, sonra (bazı eşlerini)
Öperdi ve abdest almadan namaza dururdu. (Bu durumda) bazen beni öperdi.-”

504)    “… Ali [Radtyallâhü onAJ’den  rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e mezi’nin hükmü soruldu. Kendileri
şöyle cevap buyurdular:
«Mezide abdcst almak gerekir. Menide ise gusül gerekir.»”

505)    «     Mikdâd bin El-^sved (Radtyallâhü ank’yâen rivayet edildiğine göre
kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)^ şunu sormuştur:
Adam, hanımına yaklaşır (yani, cinsi münasebet yapmadan oynaşır) ve bunun
neticesinde meni çıkmaz (sadece mezî çıkarsa) kişinin ne yapması gerekir?
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle cevap buyurdu:
«Biriniz mezîyi bulduğu zaman tenasül uzvuna su serpsin. (Hâvi dedi ki, yani
tenasül uzvunu yıkasın) ve abdest alsın.»”

506) “… Sehl bin Hüneyf (Radtyallâhü ank)’den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Ben, mezîden dolayı meşakkat ve güçlüğe uğrayıp, çok boy ab-desti alırdım.
Nihayet (durumu) Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘e sordum. Buyurdular
ki:
«Meziden dolayı yalnız abdest almak sana kâfidir.*
Ben: Yâ Rcsülallah! Elbiseme dokunan mezî nasıl olacak? diye sordum. Buyurdular
ki •.
«Senin elbisenden mezinin dokunduğunu gördüğün yere serpmen (yıkaman) için sana
bir avuç su kâfidir.-”

507) “… (Abdullah) bin Abbâs (Radtyallâkü ankümâydan rivayet edildiğine göre:
Kendisi beraberinde Hz. Ömer (Radıyallâhü anh) olduğu halde Übey bin Ka*b (Radıyallâhü
anh)’e varmıştır. Übey (Radıyallâhü anh), onlarla (görüşmeye) çıkınca:
Ben mezi buldum. Bunun üzerine tenasül uzvumu yıkayıp, ab-dest aldım, dedi.
O’nun bu konuşması üzerine Ömer (Radıyallâhü anh) O*na:
Abdest almak kâfi midir? diye sordu. Übey« Evet  deyince Ömer (Radıyallâhü anh)
O*na t Sen abdestin kâfi olduğunu ResûluUah    (Sallallahü   Aleyhi ve Sellem)’den
işittin mi? diye sordu. Übey (Radıyallâhü anh) :
Evet, dedi.»




UYUMAK İÇİN ABDEST ALMAK BABI

508) “… İbn-i Abbâs (Radtyallâhü ank)’den rivayet edildiğine göre §öy-le
söylemiştir:
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) gece uykudan kalkıp helaya girdi.
Kaza-i hacet ettikten sonra çıkıp yüzünü ve bileklerine kadar ellerini yıkadı.
Sonra uyudu.»




HER NAMAZ İÇİN ABDEST ALMAK VE BÜTÜN NAMAZLARI BİR
ABDESTLE KILMAK BABI

509)    “… Enes bin Mâlik (Radtyallâhü ankj’dea rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), her (farz) namaz için abdest alırdı.
Biz de bütün (farz) namazları bir abdestle kılardık.”

510) “… Büreyde (bin El-Hüseyn (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
«Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), her (farz) namaz için abdest alırdı.
Mekke’nin fethedildiği gün olunca farz namazların hepsini bir abdestle kıldı.»

511) “… El Fadl bin Mübeşşir (RadtyallCkü anh)’âen rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
‘Ben, Câbir bin Abdillah’ın bir abdestle bir kaç (farz) namazı kıldığım görünce
O’na ı Bu nedir? diye sordum. Kendisi, şöyle cevap verdiı
«Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘İ gördüm. Böyle yaptı. Ben de
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yaparım.-”




ABDEST ÜZERİNE ABDEST ALMAK BABI

512)    “… Ebû Gutayf El-Huzeli (Radıyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir:
Abdullah bin Ömer bin El Hattâb (Radıyallâhü anhüm), Mescİd-de, yerinde
oturuyordu. (Öğle) namazı vakti olunca kalktı, abdest alıp namaz kıldı. Sonra
yerine dönüp oturdu. Ta ikindi namazı zamanı gelince (abdesti olduğu halde)
yeniden abdest alıp namaz kıldı. Sonra yerine geçip oturdu. Akşam namazı zamanı
olunca kalkıp (tekrar) abdest tazeleyip namaz kıldıktan sonra yine yerine
dönünce ben O’na t
Allah, seni salihlerden kılsın, her farz namaz zamanı abdest tazelemek farz
mıdır? Sünnet midir? diye sordum. Kendisi bana:
Sen bana ve benim şu yaptığıma mı baktm? diye sordu. Ben de : Evet, deyince
kendisi:
Hayır. Ben, sabah namazı için abdest alsaydım, abdestim bozul-mad.kça onunla
(günlük) bütün namazları kılabilirdim. Lâkin Re-sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) ‘i şöyle buyururken işittim:
Kim abdest üzerine abdest alırsa kendisi için on hasene vardır.» Gerçekten ben
de bu hasenelere rağbet ettim, dedi.”

 


ABDEST ALMANIN ANCAK ABDESTSİZLİKTEN DOLAYI GEREKLİLİĞİ
BABI

513) “… Abbâd bin Temîm’in amcası (Abdullah bin Zeyd bin Âsim) (68) (Radtyallâkü
anhümâ)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Namazda iken abdesti bozuldu diye şüphelenen kişinin durumu Nebi (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) ‘e arzedildi. (= Namazın bozulup bozulmadığı soruldu.) Bunun
üzerine Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki t
«Böyle bir kimse koku duymadıkça veya ses işitmedikçe namazdan çıkmasın.»”

514) “… Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü anhyâen rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir:
Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e, namaz esnasında abdestin bozulması
şüphesinin hükmü soruldu. Resûlullah, şöyle buyurdu:
«Namaz kılan kişi bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça namazdan
çıkmasın.-”

515)    “…. Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)yden rivayet edildiğine göre kendisi.
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Abdest, ancak
ses veya kokudan Ötürü gerekir.»”

516)    •’… Muhammed  bin Amr  bin  Atâ  (Radtyallâhü onk)’den rivayet
edildiğine göre kendisi:
. Ben, Saib bin Yezîd’i elbisesini koklarken gördüm ve O’na t Şu elbise koklaman
neden icab etti? diye sordum, demiştir. Sâib: Ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem)’i şöyle buyururken işittim, dedi:
«Abdest, ancak koku veya işitmekten ötürü gerekir.»”


NECASETİN GİRMESİYLE
NECİSLENMEYEN SU MİKTARINI BEYÂN BABI

517) “… Abdullah bin Ömer (Radtyallâhü anhümâyden rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Binek hayvanları ile yırtıcı hayvanların peşpeşe geldikleri göldeki suyun hükmü
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e sorulduğunda şöyle cevap buyurduğuna
şahit oldum:
«Su iki kulleye ulaştığı zaman hiç bir şey onu necis etmez.»”

518)    “… Abdullah bin Ömer (Radtyallâkü anhümâ)’den rivayet edildiğîne göre
kendisi; Resülullah {Sullollakü Aleyhi vt Sellem) şöyle buyurdu demiştir :
-Su iki veya üç kulleye ulaştığı zaman hiç bir şey onu necis etmez.»”




HAVUZLAR BABI

519) il… Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘e Mekke ile Medine arasında bulunan ve
yırtıcı hayvanların, köpeklerin ve eşeklerin geldiği havuzların durumu ve
onlardan taharet (abdest, gusül. necasetin giderilmesi işini) yapmanın hükmü
soruldu. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle cevap buyurdu i
«O hayvanların karınlarında taşıdıktan su, onlaradır. Kalan su, bizim İçindir.
Taharette kullanılabilir.»”

520) “… Câbir bin Abdillah (Radtyallâhü anhümC)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
Biz, bir göle vardık. Ve gölde bir merkep İaşesine rastlayınca gölden su
almaktan çekindik. Nihayet Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yanımıza
teşrif edince i
«Şüphesiz hiç bir şey suyu pislemez.» buyurdu. Bunun üzerine biz su aldık,
içirdik ve taşıdık.»
Not: Râvüerden Tarif bin Şihâb’ın zayıf olduğuna alimlerin icma ettiklerini Îbn-İ
Abdi’l-Berr’in söylediği ve bu nedenle Câbir’in bu hadisine ait isnadın aayıfhğı
Zevâid’de bildirilmiştir.

521)    “… Ebû Ümâme El-Bahili (Radtyallâhü anh)’den rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ buyurdular ki:
«Şüphesiz hiç bir şey, suyu necis etmez. Ancak suyun kokusuna, tadına ve rengine
galebe çalan şey, onu necis eder.»”

 


HENÜZ YEMEK YEMEYEN ÇOCUĞUN BEVLÎ HAKKINDA

522) “… Lübâbe (6g> binti’l-Hâris (Radtyallâhü ankâydan rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir :
Lübâbe binti’l-Hâris bin Hazn Ümmü’I-Fadl EI-Hilâliye, Abdülmutta-lib’in oğlu
Hz. Abbâs <R.A.)’ın hanımıydı. Hz. Hatice’den sonra, müslüman olan ilk hanım
olduğu söylenmiştir. Peygamber (S.A.V.)’den 30 hadîs’i var. Buhâri ve Müslim
birer hadisini ittifakla ve birer hadisini münferiden rivayet etmişlerdir.
Kavileri : Oğullan Abdullah ve Tammam ile mevlası Numayr bin El-Hâris, Enes bin
Mâlik ve başkalarıdır. Hz. Osman’ın hilâfeti zamanında vefat etmiştir. <R.A.>
(Hz.) Ali’nin oğlu Hüseyin (Radıyallâhü anhümâ), Peygamber (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem) ‘in kucağında işedi. Ben: Ya Resûlal-lah! Elbiseni bana ver (ki
yıkayayım) ve başka elbise giy, dedim. Be-lûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
buyurdular ki t
«Erkek çocuğun bevünden dolayı yalnız su serpilir. Kız çocuğun bevlinden de
yıkamak gerekir.»”

523) “… Âişe (RadtyallChü ankâyâen rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ‘e henüz yemek yemeyen küçük bir erkek
çocuk getirildi. Çocuk, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in elbisesine
işedi, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), hemen işenen yere su döktü de
yıkamadı.-

524) iı… Ümmü Kays binti M ihsan (Radtyallâkü ankâ)’âan rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir :
«Ben, henüz yemek yemeyen bir oğlumu Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in
huzuruna çıkardım. Çocuk, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in elbisesine
işedi. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) su isteyerek işenen yere su
serpti.»”

İlgili Makaleler