Yıl: 2014

  • Sülâsî Mezîd – İfteale Kalıbı

     

     

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi Fiil
    مُفْتَعَلٌمُلْتَقًى

    مُتَّصَلٌ

    مُتَّقًى

    مُفْتَعِلٌمُلْتَقٍ

    مُتَّصِلٌ

    مُتَّقٍ

    اِفْتِعَالٌاِلْتِقَاءٌ

    اِتِّصَالٌ

    اِتِّقَاءٌ

    يَفْتَعِلُيَلْتَقِي

    يَتَّصِلُ

    يَتَّقِي

    اِفْتَعَلَاِلْتَقَى

    ** اِتَّصَلَ

    *** اِتَّقَى

    اِ فْ تَ عَ لَ

    ** وَصَلَ (Kök)  –>  اِوْتَصَلَ (Ek almış)  –>  اِتْتَصَلَ (Dönüşmüş)  –>  اِتَّصَلَ (Son hali)

    *** وَقَى (Kök)  –>  اِوْتَقَى (Ek almış)  –>  اِتْتَقَى (Dönüşmüş)  –>  اِتَّقَى (Son hali)

     

    Mutâvaat Fiil

    فَعَلَ kalıbından اِفْتَعَلَ kalıbına yapılan dönüşüm ile nesne (mef’ul) özne (fail) konumuna gelir, ilk haldeki özne düşer. Bu dönüşüm ‘Malum Fiil’in ‘Meçhul Fiil’e dönüşümüne benzer. (Her zaman mutâvaat ifade etmez. Müteaddi fiiller de olabilir.)

    رَفَعْتُ الصَوْتَ : Sesi yükselttim.

    اِرْتَفَعَ الصَوْتُ : Ses yükseldi. (İlk cümlede özne konumunda olan ‘Ben’ bu cümlede yoktur. Ses özne konumuna gelmiştir.)

    مَلَأْتُ الكُوبَ : Bardağı doldurdum.

    اِمْتَلَأَ الكُوبُ : Bardak doldu.

    جَمَعْتُ الطُلابَ : Öğrencileri topladım.

    اِجتَمَعَ الطُلابُ : Öğrenciler toplandı.

    Soru ‘أ’ i fiilin başına gelirse geçiş hemzesi düşer.

    أَاِفْتَعَلَ –> أَفْتَعَلَ

     

    Bu Kalıptaki Özel Durumlar

    – Kök fiildeki ilk harf  د ، ز ، ذ  ise ekstra eklenen  ت –> د  ye dönüşür.

    دَعَا –> اِدْتَعَى –> اِدَّعَى

    ذَكَرَ –> اِذْتَكَرَ –> اِذْدَكَرَ –> اِدَّكَرَ  (Sondaki dönüşüm ekstradandır.)

    – Kök fiildeki ilk harf  ص ، ض ، ط ، ظ  ise ekstra eklenen  ت –> ط  ya dönüşür.

    صَبَرَ –> اِصْتَبَرَ –> اِصْطَبَرَ

    طَلَعَ –> اِطْتَلَعَ –> اِطَّلَعَ

    ظَلَمَ –> اِظْتَلَمَ –> اِظْطَلَمَ –> اِظَّلَمَ  (Sondaki dönüşüm ekstradandır.)

    – Kök fiildeki ilk harf  و  ise  و –> ت  ye dönüşür.

    وَحَدَ –> اِوْتَحَدَ –> اِتَّحَدَ

    وَقَى –> اِوْتَقَى –> اِتَّقَى

  • Sülâsî Mezîd – İnfeale Kalıbı

     

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi

    Fiil

    مُنْفَعَلٌ

     

     

    مُنْفَعِلٌ

    مُنْشَقٌّ

    مُنْجَلٍ

    اِنْفِعَالٌ

    اِنْشِقَاقٌ

    اِنْجِلاءٌ

    يَنْفَعِلُ

    يَنْشَقُّ

    يَنْجَلِي

    اِنْفَعَلَ

    اِنْشَقَّ

    اِنْجَلَى

    اِ نْ فَ عَ لَ

     

    Mutâvaat Fiil

    فَعَلَ kalıbından اِنْفَعَلَ kalıbına yapılan dönüşüm ile nesne (mef’ul) özne (fail) konumuna gelir, ilk haldeki özne düşer. Bu dönüşüm ‘Malum Fiil’in ‘Meçhul Fiil’e dönüşümüne benzer. (Her zaman mutâvaat ifade eder. Fiillerin hepsi lazım’dır.)

    كَسَرْتُ الكُوبَ : Bardağı kırdım.

    اِنْكَسَرَ الكُوبُ : Bardak kırıldı. (İlk cümlede özne konumunda olan ‘Ben’ bu cümlede yoktur. Bardak özne konumuna gelmiştir.)

    ھَزَمَ المُسْلِمُونَ الكُفَّارَ : Müslümanlar kafirleri hezimete uğrattılar.

    اِنْھَزَمَ الكُفَّارُ : Kafirler hezimete uğradı.

    (Soru ‘أ’ i fiilin başına gelirse geçiş hemzesi düşer. أَاِنْكَسَرَ –> أَنْكَسَرَ)

    أَنْفَتَحَ البَابُ؟ : Kapı açıldı mı?

  • Sülâsî Mezîd – Tefâale Kalıbı

     

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi

    Fiil

    مُتَفَاعَلٌ مُتَفَاعِلٌ تَفَاعُلٌ يَتَفَاعَلُ تَفَاعَلَ

    تَ فَ ا عَ لَ

     

    Diğer anlamlarının dışında genel olarak bu kalıp;

    – Karşılıklı yapılan bir eylemi,

    تَسَاءَلَ النَاسُ : İnsanlar birbirlerine sordular.

    تَشَاجَرَ ھؤلاء وتَضَارَبُوا : Tartıştılar ve kavga ettiler.

    – Sahte, yapmacık yapılan bir eylemi,

    يَتَمَارَضُ الوَلَدُ : Çocuk hasta numarası yapıyor.

    تَنَاوَمَ الجَاسُوسُ وسَمِعَ كَلامَ النَاسِ : Casus uyuyor numarası yaptı ve insanların konuştuklarını dinledi.

    ifade eder.

    Muzari fiil yapılırken muzaraat harfinin تَ olduğu durumlarda تَ lerden biri kullanılmayabilir.

    تَنَابَزَ –> تَتَنَابَزُ –> تَنَابَزُ

  • Sülâsî Mezîd – Tefağ’ale Kalıbı


    SÜLASİ MEZÎD – ÜÇ HARFLİ EK ALMIŞ FİİLLER

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi Fiil
    مُتَفَعَّلٌ

    مُتَعَلَّمٌ

    مُتَفَعِّلٌ

    مُتَعَلِّمٌ

    تَفَعُّلٌ

    تَعَلُّمٌ

    يَتَفَعَّلُ

    يَتَعَلَّمُ

    تَفَعَّلَ

    تَعَلَّمَ

    تَ فَ عْ عَ لَ

    Mutâvaat Fiil

    فَعَّلَ kalıbından تَفَعَّلَ kalıbına yapılan dönüşüm ile nesne (mef’ul) özne (fail) konumuna gelir, ilk haldeki özne düşer. Bu dönüşüm ‘Malum Fiil’in ‘Meçhul Fiil’e dönüşümüne benzer.

    زَوَّجَنِي أَبِي زَيْنَبَ : Babam beni Zeynep ile evlendirdi.

    تَزَوَّجْتُ زَيْنَبَ : Zeynep ile evlendim. (İlk cümlede özne konumunda olan ‘Baba’ bu cümlede yoktur ve ‘Ben’ zamiri özne konumuna gelmiştir.)

    عَلَّمَنِي بِلالٌ السِبَاحَةَ : Bilal bana yüzme öğretti.

    تَعَلَّمْتُ السِبَاحَةَ : Yüzme öğrendim.

    كَسَّرْتُ الكُوبَ : Bardağı paramparça ettim.

    تَكَسَّرَ الكُوبَ : Bardak parçalara ayrıldı.

    عَلَّمْتُهُ فَتَعَلَّمَ : Ona öğrettim ve öğrendi.

    (Muzari fiil yapılırken muzaraat harfinin تَ olduğu durumlarda تَ lerden biri kullanılmayabilir. تَنَزَّلَ –> تَتَنَزَّلُ –> تَنَزَّلُ gibi)

    Diğer anlamlarının dışında peyder pey (kademe kademe) yapılan eylemleri ifade eder.

    عَلِمَ : Bildi  –>  تَعَلَّمَ : Öğrendi (Bir ilim öğrendi; zamana yayılan bir iş)

    خَرَجَ: Çıktı  –>  تَخَرَّجَ : Mezun oldu

  • Sülâsî Mezîd – Ef’ale Kalıbı

     

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi

    Fiil

    مُفْعَلٌ

    مُرْسَلٌ

    مُجَابٌ

    مُلْقًى

     

    مُتَمٌّ

    مُفْعِلٌ

    مُرْسِلٌ

    مُجِيبٌ

    مُلْقٍ

    مُؤْمِنٌ

    مُتِمٌّ

    إِفْعَالٌ

    إِرْسَالٌ

    إِجَابَةٌ

    إِلقَاءٌ

    إِيمَانٌ

    إِتْمَامٌ

    يُفْعِلُ

    يُرْسِلُ

    يُجِيبُ

    يُلْقِي

    يُؤْمِنُ

    يُتِمُّ

    أَفْعَلَ

    أَرْسَلَ

    أَجَابَ

    أَلْقَى

    * آمَنَ

    أَتَمَّ

    أَ فْ عَ لَ

    * آمَنَ fiilinin aslı أَأْمِنَ dir. أَمِنَ kökünden türemiştir.

     

    Diğer anlamlarının dışında genel olarak bu kalıp;

    – Üç harfli lazım fiilin ek alarak müteaddi fiil haline gelmesi (Türkçe’deki ‘Oldurgan Fiil’ler),

    أَنْزَلَ (İndirdi)  <–  نَزَلَ (İndi)

    إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ : Biz o (Kur’ân)nu Kadir gecesinde indirdik.

    أَجْلَسَ (Oturttu)  <–  جَلَسَ (Oturdu)

    جَلَسْتُ فِي الصَفِّ الأَوَّلِ، وأَجْلَسْتُ الطِفْلَ بِجَانِبِي : İlk sıraya oturudum ve çocuğu yanıma oturttum.

    – Üç harfli müteaddi (geçişli) fiilin ek alarak çift geçişli olması, yani iki nesne (mef’ul) alması (Türkçe’deki ‘Ettirgen Fiil’ler),

    سَمِعَ المُدَرِّسُ القُرْآنَ : Öğretmen Kuran dinledi. (Bir nesne var)

    أَسْمَعَ الطُلابُ المُدَرِّسَ القُرْآنَ : Öğrenciler öğretmene Kuran okudu. (İki nesne var)

    ifade eder.

  • Sülâsî Mezîd – Fâale Kalıbı

     

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi

    Fiil

    مُفَاعَلٌ

    مُشَاھَدٌ

    مُنَادًى

    مُفَاعِلٌ

    مُشَاھِدٌ

    مُنَادٍ

    مُفَاعَلَةٌ

    مُشَاھَدَةٌ

    نِدَاءٌ

    يُفَاعِلُ

    يُشَاھِدُ

    يُنَادِي

    فَاعَلَ

    شَاھَدَ

    نَادَى

    فَ ا عَ لَ

     

    Diğer anlamlarının dışında genel olarak bu kalıp;

    ortaklaşa yapılan eylemleri ifade eder.

    قَتَلَ : Öldürdü  –>  قَاتَلَ : Savaştı

    ھَجَرَ : Terk etti  –>  ھَاجَرَ : Göç etti

  • Sülâsî Mezîd – Fa’ale Kalıbı

     

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi

    Fiil

    مُفَعَّلٌ

    مُعَلَّمٌ

    مُسَمًّى

    مُفَعِّلٌ

    مُعَلِّمٌ

    مُسَمٍّ

    تَفْعِيلٌ

    تَعْلِيمٌ

    تَسْمِيَةٌ

    يُفَعِّلُ

    يُعَلِّمُ

    يُسَمِّي

    فَعَّلَ

    عَلَّمَ

    سَمَّى

    فَ عْ عَ لَ

     

    Diğer anlamlarının dışında genel olarak bu kalıp;

    – Üç harfli lazım fiilin ek alarak müteaddi fiil haline gelmesi (Türkçe’deki ‘Oldurgan Fiil’ler),

    نَزَّلَ (İndirdi)  <–  نَزَلَ (İndi)

    نَزَلْتُ مِنْ السَيارَةِ، ثُمَّ نَزَّلْتُ الطِفْلَ : Arabadan indim, sonra çocuğu indirdim.

    – Üç harfli müteaddi (geçişli) fiilin ek alarak çift geçişli olması, yani iki nesne (mef’ul) alması (Türkçe’deki ‘Ettirgen Fiil’ler),

    دَرَسْتُ اللُغَةَ العَرَبِيَّةَ : Arapça dilini öğrendim. (Bir nesne var)

    دَرَّسْتُكَ اللُغَةَ العَرَبِيَّةَ : Sana Arapça dilini öğrettim. (İki nesne var)

    – Üç harfli müteaddi (geçişli) fiilin ek alarak geniş, tekrarlamalı veya yoğun eylemleri,

    قَتَلَ المُجْرِمُ رَجُلاً : Suçlu, bir adamı öldürdü.

    قَتَّلَ المُجْرِمُ أَھْلَ القَرْيَةِ : Suçlu köy halkını katletti. (Eylem genişledi)

    عَدَّ الرَجُلُ مَالَهُ : Adam parasını saydı.

    عَدَّدَ الرَجُلُ مَالَهُ : Adam parasını tekrar tekrar saydı. (Eylem tekrarlandı)

    كَسَرْتُ الكُوبَ : Bardağı kırdım.

    كَسَّرْتُ الكُوبَ : Bardağı parçaladım. (Eylem yoğunlaştı)

    قَطَعْتُ الجَبْلَ : İpi kestim.

    قَطَّعْتُ الجَبْلَ : İpi parçalara ayırdım. (Eylem yoğunlaştı)

    Geniş eylemler birden fazla nesneye veya bir nesneye tekrarlamalı olarak, yoğun eylemler ise bir nesneye büyük bir güçle etki ederler.

    كَسَّرْتُ الأَقْلامَ : Kalemleri kırdım.

    كَسَّرْتُ القَلَمَ : Kalemi parçaladım.

    ifade eder.

  • Sülâsî Mezîd Fiiller

     

    SÜLASİ MEZÎD – ÜÇ HARFLİ EK ALMIŞ FİİLLER

    İsm-i Mef’ul İsm-i Fail Mastar Muzari Mazi

    Fiil

    مُفَعَّلٌ

    مُعَلَّمٌ

    مُسَمًّى

    مُفَعِّلٌ

    مُعَلِّمٌ

    مُسَمٍّ

    تَفْعِيلٌ

    تَعْلِيمٌ

    تَسْمِيَةٌ

    يُفَعِّلُ

    يُعَلِّمُ

    يُسَمِّي

    فَعَّلَ

    عَلَّمَ

    سَمَّى

    فَ عْ عَ لَ

    مُفَاعَلٌ

    مُشَاھَدٌ

    مُنَادًى

    مُفَاعِلٌ

    مُشَاھِدٌ

    مُنَادٍ

    مُفَاعَلَةٌ

    مُشَاھَدَةٌ

    نِدَاءٌ

    يُفَاعِلُ

    يُشَاھِدُ

    يُنَادِي

    فَاعَلَ

    شَاھَدَ

    نَادَى

    فَ ا عَ لَ

    مُفْعَلٌ

    مُرْسَلٌ

    مُجَابٌ

    مُلْقًى

     

    مُتَمٌّ

    مُفْعِلٌ

    مُرْسِلٌ

    مُجِيبٌ

    مُلْقٍ

    مُؤْمِنٌ

    مُتِمٌّ

    إِفْعَالٌ

    إِرْسَالٌ

    إِجَابَةٌ

    إِلقَاءٌ

    إِيمَانٌ

    إِتْمَامٌ

    يُفْعِلُ

    يُرْسِلُ

    يُجِيبُ

    يُلْقِي

    يُؤْمِنُ

    يُتِمُّ

    أَفْعَلَ

    أَرْسَلَ

    أَجَابَ

    أَلْقَى

    * آمَنَ

    أَتَمَّ

    أَ فْ عَ لَ

    مُتَفَعَّلٌ

    مُتَعَلَّمٌ

    مُتَفَعِّلٌ

    مُتَعَلِّمٌ

    تَفَعُّلٌ

    تَعَلُّمٌ

    يَتَفَعَّلُ

    يَتَعَلَّمُ

    تَفَعَّلَ

    تَعَلَّمَ

    تَ فَ عْ عَ لَ

    مُتَفَاعَلٌ مُتَفَاعِلٌ تَفَاعُلٌ يَتَفَاعَلُ تَفَاعَلَ

    تَ فَ ا عَ لَ

    مُنْفَعَلٌ

     

     

    مُنْفَعِلٌ

    مُنْشَقٌّ

    مُنْجَلٍ

    اِنْفِعَالٌ

    اِنْشِقَاقٌ

    اِنْجِلاءٌ

    يَنْفَعِلُ

    يَنْشَقُّ

    يَنْجَلِي

    اِنْفَعَلَ

    اِنْشَقَّ

    اِنْجَلَى

    اِ نْ فَ عَ لَ

    مُفْتَعَلٌ

    مُلْتَقًى

    مُتَّصَلٌ

    مُتَّقًى

    مُفْتَعِلٌ

    مُلْتَقٍ

    مُتَّصِلٌ

    مُتَّقٍ

    اِفْتِعَالٌ

    اِلْتِقَاءٌ

    اِتِّصَالٌ

    اِتِّقَاءٌ

    يَفْتَعِلُ

    يَلْتَقِي

    يَتَّصِلُ

    يَتَّقِي

    اِفْتَعَلَ

    اِلْتَقَى

    ** اِتَّصَلَ

    *** اِتَّقَى

    اِ فْ تَ عَ لَ

     

    مُفْعَلٌّ

    مُحْمَرٌّ

    مُفْعَالٌّ

    مُحْمَارٌّ

    اِفْعِلَالٌ

    اِحْمِرَارٌ

    اِفْعِيلَالٌ

    اِحْمِيرَارٌ

    يَفْعَلُّ

    يَحْمَرُّ

    يَفْعَالُّ

    يَحْمَارُّ

    اِفْعَلَّ

    اِحْمَرَّ

    اِفْعَالَّ

    اِحْمَارَّ

    اِ فْ عَ لْ لَ

    اِ فْ عَ ا لْ لَ

    مُسْتَفْعَلٌ

    مُسْتَقْبَلٌ

    مُسْتَعَدٌّ

    مُسْتَرَاحٌ

    مُسْتَلْقًى

    مُسْتَفْعِلٌ

    مُسْتَقْبِلٌ

    مُسْتَعِدٌّ

    مُسْتَرِيحٌ

    مُسْتَلْقٍ

    اِسْتِفْعَالٌ

    اِسْتِقْبَالٌ

    اِسْتِعْدَادٌ

    اِسْتِرَاحَةٌ

    اِسْتِلْقَاءٌ

    يَسْتَفْعِلُ

    يَستَقْبِلُ

    يَسْتَعِدُّ

    يَسْتَرِيحُ

    يَسْتَلْقِي

    اِسْتَفْعَلَ

    اِستَقْبَلَ

    اِسْتَعَدَّ

    اِسْتَرَاحَ

    اِسْتَلْقَى

    اِ سْ تَ فْ عَ لَ

    Dört harfli fiillerin, muzaarat harfleri ötrelidir. (يُ gibi)

    İsm-i Fail, fiilin başına مُ eki getirilmesi ile yapılır. Aynel harfi ‘kesra’lıdır.

    İsm-i Mef’ul, fiilin başına مُ eki getirilmesi ile yapılır. Aynel harfi ‘fetha’lıdır.

    Ek almış (mezid) fiillerde ‘İsm-i Zaman – Mekan’ kalıbı ‘İsm-i Mef’ul’ ile aynıdır.

    Ek almış ‘Nâkıs Fiiller’in, mastarlarının sonu ة yada ء harfi ile biter.

    Ek almış ‘Nâkıs Fiiller’in, İsm-i Faillerinin sonu kesralı tenvindir. Başına ‘EL’ takısı gelirse sondaki ي ortaya çıkar. (مُسَمٍّ  –>  Aslı : مُسَمِّيٌ dur. Başına ‘EL’ takısı gelirse; المُسَمِّيُ olur. Mensub hali مُسَمِّيًا dir.)

    Ek almış ‘Ecvef Fiiller’in, mastarlarının sonu ة harfi ile biter.

    Başında أَ olan fiillerde, muzari fiil yapılırken أَ düşer. Emir hali yapılırken ortaya çıkar. (أَرْسَلَ –>  يُرْسِلُ  –>  أَرْسِلْ gibi)

    Başında تَ olan fiillerde, muzari fiil yapılırken muzaraat harfinin تَ olduğu durumlarda تَ lerden biri kullanılmayabilir. (تَنَزَّلَ –> تَتَنَزَّلُ –> تَنَزَّلُ gibi)

    * آمَنَ fiilinin aslı أَأْمِنَ dir. أَمِنَ kökünden türemiştir.

    ** وَصَلَ (Kök)  –>  اِوْتَصَلَ (Ek almış)  –>  اِتْتَصَلَ (Dönüşmüş)  –>  اِتَّصَلَ (Son hali)

    *** وَقَى (Kök)  –>  اِوْتَقَى (Ek almış)  –>  اِتْتَقَى (Dönüşmüş)  –>  اِتَّقَى (Son hali)

     

     

    Sülâsî Mezîd Fiillere Birkaç Örnek

    يَا عِبَادِي إِنِّي حَرَّمْتُ الظُلْمَ على نَفْسِي، وجَعَلْتُهُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّماً، فلا تَظَالَمُوا

    يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ ضَالٌّ إِلا مَنْ ھَدَيْتُهُ، فَاسْتَھْدُونِي أَھْدِكُمْ

    يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ جَاىِٔعٌ إِلا مَنْ أَطْعَمْتُهُ، فَاسْتَطْعِمُونِي أُطْعِمْكُمْ

    يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ عَارٍ إِلا مَنْ كَسَوْتُهُ، فَاسْتَكْسُونِي أَكْسُكُمْ

    يَا عِبَادِي إِنَّكُمْ تُخْطِىُٔونَ بِاللَيْلِ وَالنَھَارِ، وأَنَا أَغْفِرُ لَكُمْ الذُنُوبَ جَمِيعاً. فَاسْتَغْفِرُونِي أَغْفِرْ لَكُمْ

    (رواه مسلم)

    Ey kullarım! Muhakkak ki ben zulmü nefsime (zalim olmayı kendime) yasakladım ve onu aranızda haram kıldım. Birbirinize zulmetmeyiniz.

    Ey kullarım! Benim hidayet ettiğim hariç hepiniz yoldan çıkmıştınız. Benden hidayet isteyin ben de size yol göstereyim.

    Ey kullarım! Benim doyurduğum hariç hepiniz açtınız. Benden yemek isteyin ben de sizi doyurayım.

    Ey kullarım! Benim giydirdiğim hariç hepiniz çıplaktınız. Benden giysi isteyin ben de sizi giydireyim.

    Ey kullarım! Gece ve gündüz hata yapmaktasınız ve ben sizin tüm günahlarınızı bağışlarım. Benden af dileyin, sizi affedeyim.

     

    اِسْتَقْرَضْتُ مِنْ زُمَلاءَ لِي، فَلَمْ يُقْرِضُونِي. فَھَلْ يُمْكِنُنِي أَنْ أَقْتَرِضَ مِنْكَ؟

    Arkadaşlarımdan borç istedim ama vermediler. Senden borç almam mümkün mü?

     

    اِسْتَأْذَنْتُ المُدِيرَ قَبْلَ الذَھَابِ، فَأَذِنَ لِي

    Gitmeden önce müdürden izin istedim ve bana izin verdi.

  • Sülâsî Mücerred Fiiller 3 lü Fiiller

    Bütün harfleri, fiilin kök harfi olan fiillere mücerred fiil denir. Mücerred fiil ya üç harfli olur, ya da dört harfli olur. Üç harfli olanlarına “Sülâsi mücerred fiil” denir. Dört harfli olanlarına da “Rübâi mücerred fiil” denir.

    Sülasi fiillerin mazi, muzari ve mastarları belli kalıplara göre gelmez. Mazi ve muzarideki orta harflerinin durumuna göre altı şekilde gelirler. Bu altı şekle “Altı bab” denir. Bu bablar ve örnek fiilleri şu şekildedir:

    1. Bab: Orta harfi mazide üstün; muzari ötre olanlar:   يَكْتُبُ كَتَبَ

    2. Bab: Orta harfi mazide üstün; muzari kesra olanlar:   يَجْلِسُ جَلَسَ

    3. Bab: Orta harfi mazide üstün; muzaride üstün olanlar:   يَذْهَبُ ذَهَبَ

    4. Bab: Orta harfi mazide kesra; muzari üstün olanlar:   يَعْلَمُ عَلِمَ

    5. Bab: Orta harfi mazide ötre; muzari ötre olanlar:   يَحْسُنُ حَسُنَ

    6. Bab: Orta harfi mazide kesra; muzari kesra olanlar:   يَحْسِبُ حَسِبَ

    Dört harfi de kök harfi olan bab sadece bir tanedir. Mazi, muzari ve mastarları belli bir vezne göre gelir.

    Rubâi mücerred fiillerin kalıbı:

    فَعْلَلَ ،  يُفَعْلِلُ ،  فَعْلَلَةٌ ، فِعْلاَلاً  şeklindedir. Bazı Rubâi mücerred fiilleri şu şekildedir:

     

    Mastar

    Muzari

    Mazi

    VEZİN

    فَعْلَلَةٌ ، فِعْلاَلٌ

    يُفَعْلِلُ

    فَعْلَلَ

    Sarstı

    زَلْزَلَةٌ ، زِلْزَالٌ

    يُزَلْزِلُ

    زَلْزَلَ

    Yuvarladı

    دَحْرَجَةٌ ، دِخْرَاجٌ

    يُدَحْرِجُ

    دَحْرَجَ

    Helak etti

    دَمْدَمَةٌ ، دِمْدَامٌ

    يُدَمْدِمُ

    دَمْدَمَ

    Kararmaya başladı

    عَسْعَسَةٌ ، عِسْعَاسٌ

    يُعَسْعِسُ

    عَسْعَسَ

    Yıktı

    كِبْكَابٌ  كَبْكَبَةٌ ،

    يُكَبْكِبُ

    كَبْكَبَ

     

    SÜLASİ MÜCERRED – ÜÇ HARFLİ EK ALMAMIŞ FİİLLER
    Emir Muzari Meczum Muzari Mensub Muzari Merfu Mazi Fiil
    اُفْعُلْ

    اِفْعِلْ

    اِفْعَلْ

    اِفْعَلْ

    اُفْعُلْ

    اِفْعِلْ

    لَمْ يَفْعُلْ

    لَمْ يَفْعِلْ

    لَمْ يَفْعَلْ

    لَمْ يَفْعَلْ

    لَمْ يَفْعُلْ

    لَمْ يَفْعِلْ

    لَنْ يَفْعُلَ

    لَنْ يَفْعِلَ

    لَنْ يَفْعَلَ

    لَنْ يَفْعَلَ

    لَنْ يَفْعُلَ

    لَنْ يَفْعِلَ

    يَفْعُلُ

    يَفْعِلُ

    يَفْعَلُ

    يَفْعَلُ

    يَفْعُلُ

    يَفْعِلُ

    فَعَلَ

    فَعَلَ

    فَعَلَ

    فَعِلَ

    فَعُلَ

    فَعِلَ

    Salim
    كُلْ

    اِسْأَلْ

    اِقْرَأْ

    لَمْ يَأْكُلْ

    لَمْ يَسْأَلْ

    لَمْ يَقْرَأْ

    لَنْ يَأْكُلَ

    لَنْ يَسْأَلَ

    لَنْ يَقْرَأَ

    يَأْكُلُ

    يَسْأَلُ

    يَقْرَأُ

    أَكَلَ

    سَأَلَ

    قَرَأَ

    Mehmuz
    قِفْ لَمْ يَقِفْ لَنْ يَقِفَ يَقِفُ وَقَفَ Misal
    قُلْ

    بِعْ

    نَمْ

    لَمْ يَقُلْ

    لَمْ يَبِعْ

    لَمْ يَنَمْ

    لَنْ يَقُولَ

    لَنْ يَبِيعَ

    لَنْ يَنَامَ

    يَقُولُ

    يَبِيعُ

    يَنَامُ

    قَالَ

    بَاعَ

    نَامَ

    Ecvef
    اُدْعُ

    اِمْشِ

    اِنْسَ

    اِنْهَ

    لَمْ يَدْعُ

    لَمْ يَمْشِ

    لَمْ يَنْسَ

    لَمْ يَنْهَ

    لَنْ يَدْعُوَ

    لَنْ يَمْشِيَ

    لَنْ يَنْسَى

    لَنْ يَنْھَى

    يَدْعُو

    يَمْشِي

    يَنْسَى

    يَنْھَى

    دَعَا

    مَشَى

    نَسِيَ

    نَھَى

    Nâkıs
    اِكْوِ

    قِ

    لَمْ يَكْوِ

    لَمْ يَقِ

    لَنْ يَكْوِيَ

    لَنْ يَقِيَ

    يَكْوِي

    يَقِي

    كَوَى

    وَقَى

    Lefif-i Mekrun

    Lefif-i Mefruk

    عُدَّ

    شَمَّ

    جِدَّ

    لَمْ يَعُدَّ

    لَمْ يَشَمَّ

    لَمْ يَجِدَّ

    لَنْ يَعُدَّ

    لَنْ يَشَمَّ

    لَنْ يَجِدَّ

    يَعُدُّ

    يَشَمُّ

    يَجِدُّ

    عَدَّ

    شَمَّ

    جَدَّ

    Muzaaf

     

    SÜLASİ MÜCERRED – İSM-İ FAİL ve İSM-İ MEF’UL
    Aslı Mef’ul Aslı Fail Fiil Türü
    مَكْتُوبٌ كَاتِبٌ كَتَبَ Salim

    مَأْخُوذٌ

    مَسْؤُولٌ

    مَقْرُوءٌ

    آخِذٌ

    سَاىِٔلٌ

    قَارِىٌٔ

    أَخَذَ

    سَأَلَ

    قَرَأَ

    Mehmuz

    مَوْزُونٌ

    مَيْسُورٌ

    وَازِنٌ

    يَاسِرٌ

    وَزَنَ

    يَسَرَ

    Misal
    مَقْوُولٌ

    مَبْيُوعٌ

    مَقُولٌ

    مَبِيعٌ

    قَاوِلٌ

    بَايِعٌ

    قَاىِٔلٌ

    بَاىِٔعٌ

    قَالَ،يَقُولُ

    بَاعَ،يَبِيعُ

    Ecvef
    مَدْعُووٌ

    مَھْدُويٌ

    مَدْعُوٌّ

    مَھْدِيٌّ

    دَاعِوٌ

    ھَادِيٌّ

    دَاعٍ،الدَاعِي

    ھَادٍ،الھَادِي

    دَعَا،يَدْعُو

    ھَدَى،يَھْدِي

    Nâkıs
    مَسْرُورٌ سَارِرٌ سَارٌّ سَرَّ Muzaaf

     

  • Fiiller

    Zamana bağlı olarak bir işin, bir halin veya bir hareketin oluşunu belirten kelimelere fiil denir. Arapça’da iki temel fiil çekimi vardır. Diğer kalıplar bu ikisinden türetilir. Bunlar ‘Mazi Fiil’ (Geçmiş Zaman) ve ‘Muzari Fiil’ (Geniş zaman ve Şimdiki Zaman) dır.

    Yapı olarak ise fiiller; üç harfli ve dört harfliler olmak üzere ikiye ayrılır. Yine bunlar kendi içlerinde ek almış ve ek almamış şeklinde farklı bab’lara (kalıplara) ayrılmaktadır.

    En temel olarak üç harfli bir fiil;

    فعل  –>

    ف : Faal Fiil (Birinci harf)

    ع : Aynel Fiil (İkinci harf)

    ل : Lamel Fiil (Üçüncü harf)

    den oluşur.

     

     

    GENEL FİİL TABLOSU

    رُباعِي

    (XXXX – Dört Harfli)

    مَذِيدِ فِيه

    (Ek Almış)

    سُدَاسِي

    (XXXX++)

    خُمَاسِي

    (XXXX+)

    مُجَرَّد

    (Ek Almamış)

    (1 tanedir)

     

     

    ثُلاثِي

    (XXX – Üç Harfli)

    مَذِيدِ فِيه

    (Ek Almış)

    سُدَاسِي

    (XXX+++)

    خُمَاسِي

    (XXX++)

    رُباعِي

    (XXX+)

    مُجَرَّد

    (Ek Almamış)

    (6 tanedir)

     

     

    X : Kök harfi, + : Ek harfi

     

     

    Eylemin Cinsine Göre Fiil Çeşitleri

    Müteaddi Fiiller : Eylemi yapan (özne) ve eylemden etkileneni (nesne – mef’ul) olan, yani başkasına geçen fiillerdir. Vücudun bir organı ile yapılır. (Vurdu, yedi, içti)

    قَتَلَ الجُنْدِيُّ الجَاسُوسَ : Asker casus’u öldürdü.

    بَنَى إِبْرَاھِيمُ عَلَيْهِ السَلامُ الكَعْبَةَ : İbrahim aleyhisselam Kabe’yi inşa etti.

    Lazım Fiiller : Eylemin özne ile sınırlanıp kendisinde kaldığı, diğerlerine ihtiyacı olmayan fiillerdir. Vücudun tamamı ile yapılır. (Çıktı, girdi, gitti)

    فَرِحَ المُدَرِّسُ : Öğretmen mutlu oldu.

    خَرَجَ الطُلابُ : Öğrenciler çıktı.

    Lazım Fiiller, harf-i cer’ler ile başkasını dolaylı yoldan etileyebilir.

    فَرِحَ المُدَرِّسُ بِي : Öğretmen benimle mutlu oldu.

    خَرَجَ الطُلابُ مِن الفَصْلِ : Öğrenciler sınıftan çıktı.

    ذَھَبْتُ بِالمَرِيضِ إلى المُسْتَشْفَى : Hastayı hastaneye götürdüm.

    نَظَرْتُ إلى الجَبَلِ : Dağa baktım.

     

    Lazım Filler ek alıp Müteaddi Fiil haline gelebilirler.

  • Önceki sayfa Sonraki sayfa