MEÂNİ İLMİNİN BÖLÜMLERİ

MEÂNİ İLMİNİN BÖLÜMLERİ Meâni ilminin konusu, cümle ve şekilleri ile bunların kullanılışları olunca, bu sanatı iki ana başlık altında inceleyebiliriz. Îrâd edilen söz; ya haber cümlesidir, ya da inşâ cümlesidir.

Haber Haber, kısaca hüküm bildiren cümle demektir. Haber, cümlede anlatılan işin, oluşun, hareketin olup olmadığını veya sözü edilenin var olup olmadığını bildiren sözde, hükmün doğru veya yalan olma ihtimalinin yer aldığı ifadedir. Kısacası doğru ve yalan olma ihtimali olan söze denir. Mesela, ذ َهَبَ أَحْمَدُ إِلى المَدْرَسَةِ -Ahmet okula gitti. ve أَنَا صَائِمٌ -Ben değilse yalan haber kabul edilir. Bir haber hem doğru hem de yalan olamaz.

1. Haber Cümlesinin Maksatları Haber, iki maksat için söylenir. Bunlardan ilki, konuşanın, muhataba bir hükmü bildirmesi, ona bir şey öğretmesi olup, bu hükme فَائِدَةُ الْخَبَر -haberin faydası denir. ذ َهَبَ أَحْمَدُ إِلى المَدْرَسَةِ -Ahmet okula gitti. gibi. Diğer bir ifadeyle, konuşan bu ifadesinde, bu konu hakkında bilgisi olmayan muhatabına ‘Ahmet’in okula gittiği’ haberini vermektedir. İkincisi ise konuşanın kendisinin muhataba, o hususta bilgi sahibi olduğunu ifade etmesi olup, لاَزِمُ فَائِدَةِ الْخَبَر -haberin faydasının gereği diye adlandırılır. Konuşanın muhatabına herhangi bir konu hakkında kendisinin bilgi sahibi olduğunu bildirmek için söylediği söz bu kabildendir. Bu haberde konuşanın söylediği haber muhatab tarafından da bilinmektedir. Örneğin, bir gün önce meydana gelen depremden bahseden muhatabına kişinin kendisinin de bilgi sahibi olduğunu, hatta o olayı bizzat yaşadığını muhataba ifade etmek için söylediği, صَارَ الزِّلْزَالُ بِالأَمْسِ -Dün deprem oldu , sözü gibi. İki cenah tarafından da bilinen bir hükmün konuşan tarafından tekrar îrâd edilerek muhataba başka bir şey îma ediliyor olması da bu kabildendir. Örneğin, bir babanın oğluna hafta başında haftalık harçlığını verdiği sırada ona: الأ ُسبُوعُ سَبْعَةُ أَيَّامٍ -Bir hafta yedi gündür, derken, haber verdiği keyfiyet her iki tarafça malumdur. Ancak burada babanın söylemek istediği oğlunun harçlığı bir haftaya yayarak harcamasını hatırlatması hükmüdür. Aynı şekilde “İmtihanlar haziranda başlar.” cümlesi imtihanların ne zaman yapılacağını bilmeyen birine söylendiğinde bu imtihan vaktini öğretir ve hükmü fâide-i haberdir.

 İnşâ

İnşâ, kısaca istek bildiren cümledir. Yani, söylenen sözde hükmün doğru veya yanlış olma yönünün bulunmadığı ve bir isteği, dileği, emri, tasarıyı veya şartı bildiren ifadedir. Türkçemizde dilek cümlesinin karşılığıdır. إِقْرَأ القُرْآنَ -Kur’ân oku! cümlesi gibi. İnşâ Cümlesinin Durumları İnşâ, talebî ve gayr-i talebî olmak üzere ikiye ayrılır. a) Talebî inşâ: B ir şeyin meydana gelmesini talep etmek demektir. Örnek: أَرْسِلْهُ مَعَنَا غَداً يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ Yarın onu bizimle gön der. 121 لاَ تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَأَلْقُوهُ فِي غَيَابَةِ الْجُبِّ Yusuf’u öldürmeyin de bir kuyu dibine bırakın. 122 Her iki ayette de görüleceği üzere, Yûsuf’un (a.s.) kardeşleri emir ve nehiy sîgaları ile muhataplarından talepte bulunmaktadırlar. b) Gayri talebî inşâ : Herhangi bir talebe işaret etmeyen inşâdır. Buna inşâ-i ikâî de denir. Bu tür inşâlar, ‘ Umarım ki yarın hava yağmurlu olur.’ örneğinde olduğu gibi ummak veya dilemek; ‘ Ne güzel bir hava!’ örneğinde olduğu gibi şaşmayı ifade etmek için kullanılabildiği gibi, yemin etmek, övmek ve yermek maksadıyla da zikredilebilir. Talebî inşâ, emir , nehiy , istifhâm , temennî ve nidâ olmak üzere beş kısma ayrılır.

EMİR Belâgat âlimlerine göre emir, konumu ne olursa olsun muhataptan yaptırım amaçlı olarak o işin yapılmasını ilzam ve talep etmektir. Nehy’in zıddıdır. Emrin dört sîgası vardır. 124 a) Açık emir fiil tabiri olan emr-i hâzır : İkinci tekil-çoğul şahıslara (muhatab) verilen emir şeklindedir. إقْرأ oku, أكتُبُوا yazın örneklerinde olduğu gibi. وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ Namazı kılın; zekâtı verin. Türkçedeki oku, yaz, çalış, oturun, konuşun gibi. b) Meczum muzari fiilin başına ( ل ) getirilerek yapılan emr-i gâib: Konuşma esnasında hazır bulunmayan üçüncü tekil-çoğul şahıslara kurtarıp doyuran, korkudan emin kılan Rablerine kulluk etsinler. 126

c) Emir manasına gelen isim fiille yapılan emir: İkinci tekil-çoğul şahıslara (muhatab) verilen emir şeklindedir. صه (sus), تعال (gel) gibi. عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ لا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar veremez. 127 d) Emir fiilinin yerine zikredilen mastarla yapılan emir: سَعْيًا فِي سَبِيلِ الخَيْرِ Hayır yolunda çalış! ve وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا Anneye babaya güzel muamele edin, 128 örneklerinde olduğu gibi. Türkçede, gürültü yapan bir sınıfta öğretmenin “Sessizlik!” demesi gibi. Emir Sîgasının Durumunun Değişmesi Emir sîgası, bazen gerçek manası olan yaptırım şeklindeki istekten başka farklı amaçlar ve anlamlar için de kullanılır. 129 a) Dua – الدعاء : Niyaz ve istirham yoluyla küçükten büyüğe yapılan emir sigasıdır. Örnek: رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ Ya Rabbena! Artık Sen bizi affet, kusurlarımızı bağışla ve iyilerle birlikte bizim canımızı al. Ya Rabbena! Resullerin vasıtasıyla bize vaad ettiğin mükâfatları bize lutfet, bizi kıyamet günü rüsvay ve perişan eyleme. Sen asla sözünden dönmezsin. 130 Türkçemizde de kendimizden yaşça büyük birine ‘ Yardım edin! ’ dediğimiz gibi.