Fiil-i Muzâriyi Cezmeden Edatlar
FİİLİ MUZARİ MECZUM الفِعْلُ المُضارِعُ المجزوم
Bir Tek Fiili Muzariyi Cezmeden Edatlar:
لا ( لا الناهِية ) لَمْ لَمّا ل( لام الأمر)
لَمْ) ( 1 ) : Fiili muzariyi cezm eder, manasını maziye çevirir.
لَم يَقْرأ عَلِيٌّ الصحيفَةَ :Ali gazeteyi okumadı.
لَم يذهَبِ الطالِبُ إلى المَدرسةِ : Öğrenci okula gitmedi.
لَمّا) ( 2 ) : Muzariyi cezm edip, manasını maziye çevirir, işin henüz
olmadığını bildirir.
ذهبَ أبي إلى العمل و لَمّا يرْجِعْ : Babam işe gitti, henüz dönmedi.
فتحَ الأستاذُ الكتابَ و لَماّ يَقْرأْ : Öğretmen kitabı açtı, henüz okumadı.
ل( لام الأمر)( 3 : Muzariyi cezm eder, anlamını emre çevirir.
لِيُتْقِنْ كُلُّ طالبٍ دَرْسَهُ : Her öğrenci dersini iyice yapsın.
لِيُوَقِّرْ صَغِيرُكُمْ كَبِيرَكُمْ : Küçüğünüz büyüğünüze saygı göstersin.
لا ( لا الناهِية ) 🙁 4 : Muzariyi cezm eder, işin yapılmamasını istemek için
kullanılır.
لا تَكْذِبْ أبَداً :Asla yalan söyleme.
لا تَأخُذْ ما ليْسَ لَكَ :Sana ait olmayan şeyi alma.
İki Muzariyi Cezmeden Edatlar:
إنْ إذْما مَنْ مَا مَهْما أيُّ مَتَى أيْنَما أيّانَ حَيْثُما أنّى كَيْفَما
Bunlara şart edatları da denir. Örnek cümleler:
إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ : ‘ Dilerse sizi yok eder…’ (En‘âm, 6/133)
إنْ تَعْجَلْ تَنْدَمْ : Acele edersen pişman olursun.
إذْما تتعلّمْ تتقَدّمْ : Öğrenirsen ilerlersin!
إذْما تَتُبْ تُقْبَلْ تَوْبَتُكَ : Tevbe edersen tevben kabul edilir!
من تكرمْ يحببْك : Kime ikram edersen seni sever.
مَنْ يجْتهِدْ يَنْجَحْ : Çalışan başarır.
ما تَزْرَعْ تَحصُدْ : Ne ekersen onu biçersin.
ما تقرأْ تستفدْ : Ne kadar okursan o kadar istifade edersin.
مَهْمَا تَفْعَلْ أَفْعَلْ : Ne yaparsan ben de onu yaparım.
مهما تفعلْ تُسْأَلْ عنهُ : Ne yaparsan ondan sorulacaksın!
أيّا تُكْرِمْ أُكْرِمْ : Kime ikram edersen ben de ona ikram ederim!
أيّا تَكْتُبْ أَكْتُبْ : Kime yazarsan ben de ona yazarım!
متى تقُمْ نَذهَبْ : Ne zaman kalkarsan gideriz.
متى تَحْسُدْ تَهْلُكْ : Ne zaman hased edersen helak olursun!
أيّانَ تُطِعِ اللهَ تَنَلْ رِضاءهُ : Allah’a ne zaman itaat edersen rızasını
kazanırsın!
أيّانَ تستنجدْ بهِ ينجدْك : Ondan ne zaman yardım istersen sana yardım
eder!
حَيْثُما تكُنْ يَجِدْكَ الرزْقُ : Nerede olursan ol, rızık seni bulur.
حيثما ينزلِ الثلجُ يبردِ الجوُّ : Nereye kar yağarsa (orada) hava soğuk olur.
أيْنَما تكُنْ يُدْرِكْكَ المَوْتُ :Nerde olursan ol, ölüm sana ulaşır.
أيْنَما تَجلسْ أجلسْ : Sen nereye oturursan ben de oraya otururum!
أنّى يَجْلسِ العالمُ يُحْتَرَمْ : Âlim nerede oturursa otursun, hürmet görür.
أنّى تذهبْ أذهبْ : Nereye gidersen, ben de oraya giderim.
كَيْفَما تَقْرأْ أقْرَأْ : Sen nasıl okursan ben de öyle okurum!
كيفما تضْرِبْ يَضْرِبْ : Nasıl vurursan öyle vurur.
إنْ يطْلُبْ يَجِدْ : Talep ederse, bulur.
Cavab- şart- ş. Edatı
Birinci muzari fiile şart, ikinci fiile cevap veya ceza denilir.
– Şartın cevabı, isim cümlesi veya camid fiil cümlesi ise ( فَ ) fa ile beraber
gelir. Bu durumda şartın cevabı olarak gelen muzari fiil, başında fa olması
nedeniyle meczum olmaz.
مَنْ يهدِ اللهُ فهُوَ المُهْتَدِ : “Allah kime hidayet etmişse, o doğruyu
bulmuştur.”
لَوْ ( eğer), لَولا ( eğer olmasaydı) ve إذا (…diği zaman ) ise, şart edatı
oldukları halde cezm etmezler.
لَوْ نَجْتَهدُ مَا نَنْدَمُ : Çalışırsak pişman olmayız.
لَوْ تَقْرأ دَرْسَكَ تَنْجحُ : Dersini okursan başarılı olursun.
لوْلا الهواءُ ما عاشَ إنْسانٌ : Hava olmasaydı insan yaşayamazdı.
لوْلا الطّبيبُ لَساءتْ حالُ المريضِ : Doktor olmasaydı hastanın durumu
kötüleşirdi.
إذا ساد التعاونُ بينَ الشعوب قَلّتْ أسبابُ الخِلافِ : Halklar arasında
yardımlaşma hakim olduğu zaman ihtilaf nedenleri azalır.
- لَمْ edatı muzâriye ne yapar?لَمْ muzâriyi cezm eder ve manasını olumsuz mâzîye çevirir: لَمْ يَذْهَبْ = gitmedi.
- لَمْ يَذْهَبِ الطَّالِبُ cümlesi ne demektir?لَمْ + muzâri = olumsuz geçmiş: öğrenci gitmedi. (يَذْهَبْ'in cezmi, sonraki sakinle buluşunca esreye döner.)
- Emir lâmının (لِ) muzâriye etkisi nedir?Lâm-ı emr muzâriyi cezm eder ve anlamını emre çevirir: لِيُتْقِنْ = iyice yapsın.
- Reklam
- لَا تَكْذِبْ cümlesindeki لَا hangi türdür?İşin yapılmamasını isteyen lâ-i nâhiye muzâriyi cezm eder: لَا تَكْذِبْ = yalan söyleme.
- İki muzâriyi cezmeden edatlara başka ne ad verilir?إِنْ، مَنْ، مَا، مَتَى، أَيْنَمَا gibi iki muzâriyi cezmeden edatlara şart edatları da denir.
- مَنْ يَجْتَهِدْ يَنْجَحْ cümlesinde يَجْتَهِدْ ve يَنْجَحْ sırasıyla ne olarak adlandırılır?Birinci muzâri fiile şart, ikincisine cevap veya ceza denir; ikisi de meczûmdur.
- "Babam işe gitti, henüz dönmedi" hangisidir?لَمَّا muzâriyi cezm eder, anlamı mâzîye çevirir ve işin henüz olmadığını bildirir.
- إِنْ تَعْجَلْ ___ (Acele edersen pişman olursun). Boşluğa hangisi gelir?إِنْ iki muzâriyi cezmeder; cevap fiili de meczûmdur: تَنْدَمْ.
- Reklam
- Hangisi şart anlamı taşıdığı hâlde muzâriyi cezmetmez?لَوْ، لَوْلَا ve إِذَا şart bildirdikleri hâlde cezmetmez; مَتَى، أَيْنَمَا، مَهْمَا cezmeder.
- لِيُتْقِنْ كُلُّ طَالِبٍ دَرْسَهُ ne demektir?Lâm-ı emr muzâriyi cezm edip emir anlamı verir: yapsın.
- مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِ ifadesinde cevap neden fa ile gelmiştir?Şartın cevabı isim cümlesi (veya câmid fiil cümlesi) olursa başına فَ gelir: فَهُوَ الْمُهْتَدِ.
- مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ ifadesinde يَهْدِ fiilinin sonundaki ي neden yoktur?يَهْدِي nâkıs bir fiildir; مَنْ onu şart fiili olarak cezmeder, cezm alameti son illet harfinin düşmesidir: يَهْدِ.
- إِذَا سَادَ التَّعَاوُنُ بَيْنَ الشُّعُوبِ قَلَّتْ أَسْبَابُ الْخِلَافِ cümlesinde إِذَا için hangisi doğrudur?إِذَا (…diği zaman) şart anlamı taşır, fakat لَوْ ve لَوْلَا gibi cezmetmez.
- Reklam
- Tek bir muzâriyi cezmeden dört edatı say.Cevabı önce aklından söyle, sonra kontrol et.Cevap: لَمْ ، لَمَّا ، لَامُ الْأَمْرِ (لِ) ، لَا النَّاهِيَةُلَمْ ve لَمَّا olumsuz geçmiş, lâm-ı emr emir, lâ-i nâhiye yasak bildirir; dördü de tek bir muzâriyi cezmeder.Bildin mi?
- Hangisinde cezm doğru uygulanmıştır?مَتَى iki muzâriyi cezmeder: تَقُومُ → تَقُمْ (ecvefte cezmde orta harf düşer), نَذْهَبْ. Diğerlerinde lâm-ı emr, لَمْ ve إِنْ'den sonra fiil merfû bırakılmıştır.