Ana Sayfa Arapça Gramer Kitabı Online Fihrist Arapça Dilbilgisi Sarf Nahiv FİİLİ MUZARİYİ CEZM EDEN EDATLAR

FİİLİ MUZARİYİ CEZM EDEN EDATLAR

58182

FİİLİ MUZARİ MECZUM الفِعْلُ المُضارِعُ المجزوم
Bir Tek Fiili Muzariyi Cezmeden Edatlar:
لا ( لا الناهِية ) لَمْ  لَمّا  ل( لام الأ مر)
لَمْ) ( 1 ) : Fiili muzariyi cezm eder, manasını maziye çevirir.
لَم يَقْرأ عَلِيٌّ الصحيفَةَ :Ali gazeteyi okumadı.
لَم يذهَبْ الطالِبُ إلى المَدرسةِْ : Öğrenci okula gitmedi.
لَمّا) ( 2 ) : Muzariyi cezm edip, manasını maziye çevirir, işin henüz
olmadığını bildirir.
ذهبَ أبي إلى العمل و لَمّا يرْجِعْ : Babam işe gitti, henüz dönmedi.
فتحَ الأستاذُ الكتابَ و لَماّ يَقْرأْ : Öğretmen kitabı açtı, henüz okumadı.
ل( لام الأمر)( 3 : Muzariyi cezm eder, anlamını emre çevirir.
لِيُتْقِنْ آُلُّ طالبٍ دَرْسَهُ : Her öğrenci dersini iyice yapsın.
لِيُوَقِّرْ صَغيرَآُمْ آَبِرَآُمْ : Küçüğünüz büyüğünüze saygı göstersin.
لا ( لا الناهِية ) 🙁 4 : Muzariyi cezm eder, işin yapılmamasını istemek için
kullanılır.
لا تَكْذِبْ أبَداً :Asla yalan söyleme.
لا تَأخُذْ ما ليْسَ لَكَ :Sana ait olmayan şeyi alma.
İki Muzariyi Cezmeden Edatlar:
إنْ  إذْما  مَنْ  مَهْما  أيُّ  مَتَى  أيْنَما  أيّانَ  حَيْثُما  أنّى  آَيْفَما
Bunlara şart edatları da denir. Örnek cümleler:
إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ : ‘ Dilerse sizi yok eder…’ ( Enam, 33)
إنْ تَعْجَلْ تَنْدَمْ : Acele edersen pişman olursun.
إذْما تتعلّمْ تتقَدّمْ : Öğrenirsen ilerlersin!
إذْما تَتُبْ تُقْبَلْ تَوْبَتُكَ : Tevbe edersen tevben kabul edilir!
من تكرمْ يحببْك : Kime ikram edersen seni sever.
مَنْ يجْتهِدْ يَنْجَحْ : Çalışan başarır.
ما تَزْرَعْ تَحصُدْ : Ne ekersen onu biçersin.
ما تقرأْ تستفدْ : Ne kadar okursan o kadar istifade edersin.
مهْنا تفْعلْ أفْعلْ : Ne yaparsan ben de onu yaparım.
مهما تفعلْ تُسْئلْ منهُ : Ne yaparsan ondan sorulacaksın!
أيّا تُكْرِمْ أآْرِمْ : Kime ikram edersen ben de ona ikram ederim!
أيّا تَكْتُبْ أآْتُبْ : Kime yazarsan ben de ona yazarım!
متى تقُمْ نَذهَبْ : Ne zaman kalkarsan gideriz.
متى تَحْسُدْ تَهْلُكْ : Ne zaman hased edersen helak olursun!
أيّانَ تُطِعْ أللهَ تَنَلْ رِضاءهُ : Allah’a ne zaman itaat edersen rızasını
kazanırsın!
أيّانَ تستنجدْ بهِ ينجدْك : Ondan ne zaman yardım istersen sana yardım
eder!
حَيْثُما تكُنْ يَجِدْكَ الرزْقُ : Nerede olursan ol, rızık seni bulur.
حيثما ينزلْ الثلجُ يبردْ الجوُ : Nereye kar yağarsa (orada) hava soğuk olur.
أيْنَما تكُنْ يُدْرِآْكَ المَوْتُ :Nerde olursan ol, ölüm sana ulaşır.
أيْنَماتَجلسْ أجلسْ : Sen nereye oturursan ben de oraya oturururm!
أنّى يَجْلسْ العالمُ يُحتُرَمْ : Âlim nerede oturursa otursun, hürmet görür.
أنّى تذهبْ أذهبْ : Nereye gidersen, ben de oraya giderim.
آَيْفَما تَقْرأْ أقْرَأْ : Sen nasıl okursan ben de öyle okurum!
آيفما تضْرِبْ يَضْرِبْ : Nasıl vurursan öyle vurur.
إنْ يطْلُبْ يَجِدْ : Talep ederse, bulur.
Cavab- şart- ş. Edatı
 Birinci muzari fiile şart, ikinci fiile cevap veya ceza denilir.
– Şartın cevabı, isim cümlesi veya camid fiil cümlesi ise ( فَ ) fa ile beraber
gelir. Bu durumda cevabın şartı olarak gelen muzari fiili başında fa olması
nedeniyle meczum olmaz.
مَنْ يهدِ اللهُ فهُوَ المُهْتُدِ : “Allah kime hidayet etmişse, o duğruyu
bulmuştur.”
لَوْ  ( eğer), لَولا ( eğer olmasaydı) ve إذا (…diği zaman ) ise, şart edatı
oldukları halde cezm etmezler.
لَوْ نَجْتَهدُ ما ننْدَنُ : Çalışırsak pişman olmayız.
لَوْ تَقْرأ دَرْسَكَ تَنْجحُ : Dersini okursan başarılı olursun.
لوْلا الهواءُ ما عاشَ إنْسانٌ : Hava olmasaydı insan yaşayamazdı.
لوْلا الطّبيبُ لَساءتْ حالُ المريضِ : Doktor olmasaydı hastanın durumu
kötüleşirdi.
إذا ساد التعاونُ بينُ الشعوب قَلّتْ أسبابُ الخِلافِ : Halklar arasında
yardımlaşma hakim olduğu zaman ihtilaf nedenleri azalır.

Önceki İçerikFİİLİ MUZARİ MANSUB
Sonraki İçerikARAPÇA MUKAREBE ŞURU RECA YAKLAŞTIRMA, ÜMİT VE BAŞLAMA FİİLLERİ