Tekit Arapça Gramer Dersleri

  • 1) Te’kit, lafzi ve mânevi olmak üzere iki kısımdır. Gayesi dinleyicinin yanlış anlayabileceği sözleri, yanlış anlamlara imkan vermeyecek şekilde pekiştiren bir sözdür ve gafletten dolayı göreceği zararı önlemektir.
  • 2) Lafzı te’kit örneği: ( كَلاَّ سَيَعْلَمُونَ ثُمَّ كَلاَّ سَيَعْلَمُونَ ) “Hayır, anlayacaklar! Yine hayır! Onlar anlayacaklar.” Nebe Suresi, 4-5. Lafzı te’kit’de; ismin, fiilin, harfin, zamirin veya cümlenin tekrarı ile yapılan te’kittir.
  • 3) Mânevi te’kit örneği: ( اتْرُكْ الذُنُوبَ كُلَّهَا ) “Günahların tümünü terket.” cümlesindeki ( اتْرُكْ ) emri hazır olup fâili, tahtında müstetir ve mahallen merfu olan ( أَنْتَ ) zamiridir. ( الذُنُوبَ ) lafzı, emri hazır fiilinin mefulün bihi olduğu için mensubtur. ( كُلَّ ), mefulü bihi’den mânevi te’kit olduğu için onun harekesini alarak mensub olmuştur. ( كُلَّهَا ) bir isim tamlaması olup, ( كُلَّ ) lafzı, muzaf ve ( هَا ) muttasıl zamiri, muzafun iley olduğu için mahallen mecrurdur.
  • 4) Mânevi te’kit sadece ( نَفْسُ عَيْنُ كِلاَ كِلْتَ جَمِيعُ كُلَّ عَامَّةُ ) kelimeleri ile yapılan te’kitdir. Bu kelimeler, te’kit edilecek kelimenin zamirine muzaf olurlar ve te’kit ettiği kelimenin harekesini alırlar. Buna “marife te’kit” de denir, çünkü nekre kelimenin te’kiti yapılmaz.
  • ( نَفْسُ عَيْنُ ) “Kendisi, aynısı mânasında”. Müfred kelimeyi te’kit ederler ve bazan zâid ( بِ ) harficeri alırlar. Tesniye ve cemi bir kelimeyi te’kit edecekleri zaman ( أَنْفُس أَعْيُن ) şeklindeki cemi sığaları kullanılır.
  • ( كِلاَ كِلْتَ ) “ikisi mânasında”. Sonlarında tesniye zamiri bulunur ve tesniyeyi te’kit ederler. Bu ikisi, zamirle değil de, isimle birleştiği takdirde te’kit olmazlar, cümlenin unsuru olurlar. ( كِلاَ ) müzekker ve ( كِلْتَ ) müennes için kullanılır.
  • ( جَمِيعُ كُلَّ ) “hepsi, tümü mânasında”. Müfred kelimeleri te’kit ederler. ( أَجْمَعُ ) müzekker cemi ve ( جُمَعُ ) müennes cemileri te’kit eder.
  • ( كَافَّةٌ عَامَّةُ ) “tamamı, geneli mânasında”. Kendilerine uygun zamir alarak te’kit ederler. Örnek: ( جَاءَ النَاسُ كَّافَّتُهُمْ ) “İnsanların tamamı geldi.”