Arapça Gramer

Cahd-ı Mutlak Arapça Dersleri

 

FİİL-İ MUZÂRİNİN CEZİM YAPILMASIYLA ELDE EDİLEN ZAMANLAR

I) CAHD-I MUTLAK

(Mazi Fiilin Kesin Olumsuz Hali)

Muzâri fiilin başına لَمْ takısı getirilip, fiilin son harfinin cezim yapılmasıyla gerçekleşir. Fiilin manasını mâzîde (geçmişte) olumsuz yapar. Bir işin geçmişte olmadığını belirtir; gelecek hakkında hüküm bildirmez (geleceği olumsuz yapan لَنْ edatıdır). Muzârinin başına getirilen bu edatla fiilde üç değişiklik olur:

        a) Anlamı olumsuz olur.

        b) Sonu meczûm (cezimli) olur.

        c) Muzâriden yapıldığı halde mâzî manası verir:

يَكْتُبُ

yazıyor

لَمْ يَكْتُبْ

yazmadı

يَفْتَحُ

açıyor

لَمْ يَفْتَحْ

açmadı

يَذْهَبُ

gidiyor

لَمْ يَذْهَبْ

gitmedi

Tesniye ve cemilerde cahd-ı mutlak; sona eklenen nunların (ن) kaldırılması ile olur. Cemi müzekkerde vâvdan sonra yazıda bir elif (elif-i fârika) eklenir:

يَكْتُبُونَ

  yazıyorlar

لَمْ يَكْتُبُوا

  yazmadılar

Müfred müennes muhâtabadaki ( ن ) harfi de kalkar.

تَكْتُبِينَ

yazıyorsun

لَمْ تَكْتُبِي

yazmadın

Cemi müennes ( ن ) ları olduğu gibi kalır.

يَكْتُبْنَ

yazıyorlar

لَمْ يَكْتُبْنَ

yazmadılar

Cezimli muzâriden harf-i tarife geçiş kesre ile yapılır:

لَمْ أَكْتُبِ الْواَجِبَ

Ödevi yazmadım

لَمْ يَلْعَبِ الْكُرَةَ

Top oynamadı

مَا كَتَبَ yakın geçmişte (şimdiye yakın zamanda) yazmadığını, لَمْ يَكْتُبْ ise geçmişte yazmadığını ifade eder. ماَ  dan daha ziyade  لَمْ  kullanılışı yaygındır.

Cahd-ı Mutlak Sigasının Çekim Tablosu

 

Cemi

Müsennâ

Müfred

 

لَمْ يَكْتُبُوا

لَمْ يَكْتُبَا

لَمْ يَكْتُبْ

Gâib

Onlar yazmadı

O ikisi yazmadı

O yazmadı

 

لَمْ يَكْتُبْنَ

لَمْ تَكْتُبَا

لَمْ تَكْتُبْ

Gâibe
         

 

 

لَمْ تَكْتُبُوا

لَمْ تَكْتُبَا

لَمْ تَكْتُبْ

Muhatap

Sizler yazmadınız

İkiniz yazmadınız

Sen yazmadın

 

لَمْ تَكْتُبْنَ

لَمْ تَكْتُبَا

لَمْ تَكْتُبِي

Muhâtaba
           

 

لَمْ نَكْتُبْ

لَمْ نَكْتُبْ

لَمْ أَكْتُبْ

Mütekellim

Biz yazmadık

İkimiz yazmadık

Ben yazmadım

 

             

Cümle Örnekleri

هَلْ نَفَعَ الْماَلُ صاَحِبَهُ ؟

Mal sahibine fayda verdi mi?

لاَ ، اَلْماَلُ لَمْ يَنْفَعْ صاَحِبَهُ.

Hayır, mal sahibine fayda vermedi.

لَمْ أَذْهَبْ أَمْسِ إِلَى الْمَدْرَسَةِ.

Dün okula gitmedim.

هَلْ نَجَحَ الشاَّباَّنِ فِي حَياَتِهِماَ؟

İki genç hayatlarında başarılı oldu mu?

لاَ ، اَلشاَّباَّنِ لَمْ يَنْجَحاَ فِي حَياَتِهِماَ.

Hayır, iki genç hayatlarında başarılı olmadı.

هَلْ فَشِلَ الْمُجْتَهِدُونَ فِي عَمَلِهِمْ ؟

Çalışkanlar işlerinde başarısız oldu mu?

لاَ ، اَلْمُجْتَهِدُونَ لَمْ يَفْشَلُوا فِي عَمَلِهِمْ.

Hayır, çalışkanlar işlerinde başarısız olmadı.

أَنْتُمْ لَمْ تَذْهَبُوا أَمْسِ إِلَى الْحَدِيقَةِ.

Siz dün bahçeye gitmediniz.

أَنْتِ لَمْ تَغْسِلِي مَلاَبِسَكِ.

Sen elbiselerini yıkamadın.

أَ لَمْ تَسْمَعُوا الْخُطْبَةَ ؟

Hutbeyi işitmediniz mi?

لَمْ يَذْهَبِ الْوَلَدُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ لِأَنَّهُ([1]) مَرِيضٌ.

Çocuk okula gitmedi çünkü o hastadır.

طَرَقْتُ الْباَبَ كَثِيراً وَ لَكِنْ لَمْ يَفْتَحْهُ أَحَدٌ.

Kapıyı çok çaldım fakat onu kimse açmadı.

أَنْتُمْ لَمْ تَقْرَأُوا كُلَّ الْقِصَّةِ.

Siz bütün kıssayı okumadınız.

لَمْ يَكْتُبِ الْواَجِبَ فِي الصَّفِّ.

Ödevi sınıfta yazmadı.

Cahd-ı mutlakların meçhûlü: Fiil-i muzârilerin meçhûlleri gibidir. Başına yine  لَمْ gelir. Cemi müennesler hariç nunlar düşer.

يَكْتُبُ

yazıyor  →

لَمْ يُكْتَبْ

yazılmadı

يَفْتَحُ

açıyor  →

لَمْ يُفْتَحْ

açılmadı

لَمْ يُكْتَبُوا إلى الْمَدْرَسَةِ صَبَاحاً.

Sabahleyin okula yazılmadılar.

هَلْ شَرِبَتِ الْأُمُّ الدَّواَءَ ؟

Anne ilacı içti mi?

لاَ ، لَمْ يُشْرَبِ الدَّواَءُ.

Hayır, ilaç içilmedi.

Ek anlatım: Cahd-ı mutlak

  • Cahd-ı Mutlak – mâlum : لَمْ يَنْصُرْ   (O er kişi) Yardım etmedi.
  • Cahd-ı Mutlak – meçhul : لَمْ يُنْصَرْ (O er kişiye) Yardım edilmedi.
  • Cahd-ı Mutlak’ın alameti: Muzarinin başına   لَمْ  getirilir ve fiilin sonunu cezm eder. Cemi müennes nun’u düşmez. Tensiye, cemi müzekker ve müfret müennes muhataba olan nun’lar düşer. Müfret ve mütekellimin sonlarını cezm eder. Muzarinin sonunda “vav” ve “ya” illet harfleri varsa, cezm alameti olarak illet harfleri düşer.
  • İhbâri fiil olduğu için, mânası gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi mümkün olduğu bilgisini saklar. Hüküm fiilde saklıdır ve hükümden (emirden) muhatab yükümlüdür.
  • Cahd-ı Mutlak ; (1) Muzariyi, geçmiş zamana çevirir ve fiildeki hadesin geçmişteki olumsuzluğunu bildirir (mazi’nin kesin olumsuz hâlidir) ve olumsuzluğun, şu anda ân’a kadar devam etmediğini de ifade eder.
  • Cahd-ı mutlak, geçmişteki olumsuzluk sebeblerinin kalktığını imâ eder. diye de söylenebilir.
  • (2) Kalbi niyeti İFŞÂ eder. Örnek 9/78 :
  •   أَلَمْ يَعْلَمُوا  “Bilmiyorlar mı ? anlamında ;
  • “Ellah Teala onların kalblerinde olan niyetlerini bilir ve mü’minlere de bu Ayeti Kerime ile bildirir.” anlamı saklıdır.
  • Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerdeki cahd-i mutlak anlatımda :
  • Dinleyene, düşünmeye (tezekkür, tefekkür, tedebbür ve muhabbet tâlimlerine) tövbe ile başla emrini saklı olarak verir.
  • لَمْ  ile bildirilen mazideki seyyiat, tövbeden sonra imtihan olmadan hemen hasenâta çevrilir. bilgisi saklıdır.
  • Şayet bu saklı emri idrak eder ve itaat ederse, tefekkür ede ede Kelâm haricindeki konuşmalardan sıkıntı duyduğu ve rahatsız olduğu bir hâle kavuşur. Bu kişinin kalbine “sefâ-i kalb” denir.
  • Lamel fiilinin cezm olmasında, fâil’de sanki kendi hâlinde huzuru tadan ve “Hakk’dan başkasına ricam kalmadı” diyen gibi olur bilgisi saklıdır.
  • Bu kişiler Rehberine gösterdikleri; tasdik, tâzim, halâvet ve hürmeti, hizmetindeki edeblerinden tanınır ve bilinir. Şöyle ki ;
  • Şayet bir kişinin ; Tasdiki yoksa, münafıktır.
  • Tâzimi yoksa, kalbi hastadır.
  • Halâveti yoksa, mürâyidir.
  • Hürmeti yoksa, iman zâyi olup gitmiş demektir. 
  • “Tefekküre başla” saklı emrine bir örnek : 105/1 :
  • ( … أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ ) “Görmedin mi? – Rabbin fil sahiplerine nasıl yaptığını”
  • Ayet-i Kerimesi ile başlayan Fil suresinin tefekkür sonuçlarının bazıları  (örnek olması için) yazıldı : 
  • a) Sonuçlanmış bir olayı (kıssayı) tefekkür edin, ama hâlen devam etmekte olanları tefekkür etmeyin. Sadece dikkatle seyredin ve zan’da bulunmayın. Çünkü Mevlâ ne eylerse, güzel eyler.
  • b) Ebrehe ile ashabının yaptıklarını ve gördükleri cezayı düşünün. Günümüzdeki benzerlerine (Ellah Tealaya savaş açanlara) hizmet etmeyin.
  • c) Ebrehe savaşa çıkarken ; (1) Fil’in kuvvetine güvendi.
  • (2) Fil’in kendisine itaat etmesine güvendi.
  • (3) ordusuna güvendi. Sonunda hepsi helâk oldu ve Ellah Teala’ya güvenen Mekke halkına hiç bir zarar veremedi.
  • d) ( … أَلَمْ تَرَ ) “Görmedin mi?” soru cümlesinde : Bu kıssadaki Esmâ’larımı Ayet-i Kerime gelinceye kadar (emrimi idrâk edinceye kadar) tefekkür etmedin ama şimdiden sonra bir mazeretin kalmadı, bilgisi saklıdır.
  • e) ( … فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ … ) “Fil ashabına Rabbin yaptı” fiil cümlesinin başına ( … أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ) “Görmez misin nasıl?” ifadesi getirildiği için, “İbret alınacak bir kıssayı anlatıyorum, dikkat et!” uyarısı saklıdır. Benzer cümlelere, “Cümle-i Beyâniye” ismi verilir.
  • f) ( … رَبُّكَ … )’deki isim tamlamasının muzafı olan RABB ismi, REF hâlinde olduğu için, yapılanların bir benzerinin hiç bir zaman insanlar tarafından asla yapılamayacağı bilgisi saklıdır.
  • ( … كَ … ) zamirinin muzafun ileyh olması nedeniyle de, ilâhi sıfatların mânasını hissederek anlarsın ve her dinleyişte yeni ibretler alırsın ama bu hissettiklerini tam olarak anlatamazsın (kelimelere dökemezsin) bilgisi saklıdır.
  • g) Ayet-i Kerime, ( … رَبُّكَ … ) ile muhatabının Rabbini işaret etmesi sebebiyle tefekkür sonuçları, muhatabın mânevi hâlinin bir aynası olur.
  • Şöyle ki ; Hz. Resulullah a.s.v’ı severek ibadet edenlerin, ahiret korkusu ile ibadet edenlerin, menfaat için ibadet edenlerin ve âdet olarak (alışkanlıkla) ibadet edenlerin tefekkürleri birbirinden farklıdır.
  • h) 105/2 ( أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ ) “Onların yaptıkları hileyi, kötü planı boşa çıkarmadı mı?”
  • Ayet-i Kerimesinde ( … لَمْ يَجْعَلْ …) ; Dönüşme, etme, kılma, edinme ve çevirme anlamlarını da kapsayan bir kalb fiili olduğu için, hileyi boşa çıkarma işleminin tasarruf ile yapıldığı bilgisi saklıdır.
  • Kendini deneBu dersi ne kadar öğrendin?3 seviye, her birinde 5 soru. Önce kendin cevapla, sonra açıklamayı oku. Sonuçların yalnız bu tarayıcıda saklanır.
    1. Cahd-ı mutlak nasıl yapılır?
    2. لَمْ يَكْتُبْ ne demektir?
    3. لَمْ muzâri fiile hangi zaman anlamını verir?
    4. لَمْ'den sonra müfred muzârinin (يَكْتُبُ gibi) son harfi ne olur?
    5. يَكْتُبْنَ (onlar-bayan yazıyorlar) لَمْ ile nasıl olur?

    İlgili Makaleler