Atfı Beyan Arapça Gramer Dersleri

 

 

  • Atıf harfinden önceki kelimeyi izah etmek için getirilen kelimeye Atf-ı Beyan denir. İki kelimeninde fiil olması durumda ; (1)  Atıf harfi, ikisi arasında takdir edilmiş bir sürenin zorunlu olarak varlığını imâ eder. (2)  Atıf harfinden, önce gelen kelimenin zuhurunda tercih hakkımız yoktur ama sonra gelen (Atf-ı Beyan olan) kelimenin zuhurunda tercih hakkımız vardır. 
  • Atf-ı beyan; Harekesi (i’rabı), müzekkerlik, mühenneslik, müfret, tesniye ve cemi hususlarında metbûu‘na (kendinden önceki kelimeye) uyar. Künye, lakab, isim, isim tamlaması, cümle, işaret ismi ve bazı tefsir harflerinden ( أَيْ  –  أَنْ ) sonra gelen ve bunları açıklayan isimlerin, tamlamaların veya cümlelerin hepsi atf-ı beyandır. (KÜNYE: Bir kimsenin nereden ve kimden olduğunu bildiren isme denir. Ebû Hafs, Hz. Ömer r.a’nın künyesidir.), (LAKAB: Asıl isminden başka, sonradan takılan isme denir. Sıddık, Hz. Ebubekir r.a’nın lakabıdır.) Örnekler:
  • 1) Künye: ( أَقْسَمَ بِاللهِ أَبُو حَفْصٍ عِمَرُ ) “Ebu Hafs ki Ömer’dir, Ellah’a yemin etti.” cümlesindeki ( عِمَرُ ) ismi, künyenin atf-ı beyanıdır.
  • 2) İsim: ( يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ ) “Mübarek bir ağaçtan, yani zeytin ağacından tutuşturulur. Nûr Suresi,35” ayet-i kerimesindeki ( زَيْتُونَةٍ ) ismi, önceki ismin atf-ı beyanıdır.
  • 3) İsim tamlaması: ( آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ : رَبِّ مُوَسى وَ هَرُونَ “Alemlerin Rabbi olan Mûsa ve Harun’un Rabb’ine iman ettik. Şuara Suresi 47,48”) ayet-i kerimesindeki ( رَبِّ مُوَسى وَ هَرُونَ ) isim tamlaması, önceki isim tamlamasının atf-ı beyanıdır.
  • 4) Tefsir harfinden sonraki isim: ( عِنْدِي عَسْجَدٌ أَيْ ذَهَبٌ ) “Yanımda asced, yani altın var”. cümlesindeki ( ذَهَبٌ ) ismi, ( أَيْ ) tefsir harfinden önceki ismin atf-ı beyanıdır.
  • 5) Tefsir harfinden sonraki fiil cümlesi: ( نَادَيْتُ أَنْ قُمْ ) “Kalk diye bağırdım”. cümlesindeki ( قُمْ ) fiil cümlesi, ( أَنْ ) tefsir harfinden önceki cümlenin atf-ı beyanıdır.
  • 6) Münâdâ’dan sonraki isim: ( يَا أَيُّهَا النَّاسُ ) “Ey nâs (nâs ismiyle isimlenenler)” terkibindeki ( يَا ) nidâ harfidir. ( أَيُّ ), münâdâ, yani çağırılandır. ( هَا ), tenbih harfidir. ( النَّاسُ ), atfı beyandır. Münâdâ’ya bedeldir de denilmiştir.
  • 7) Bedelü’l-Mutâbık, aynı zamanda bir atf-ı beyandır. İkisinin ayrı şeyler olduğunu söyleyen alimler de vardır. Ancak, ikisi arasında şu farklar vardır:
  • 2/2 : (… ذَلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ ) Ayet-i Kerimesindeki saklı bilgi:  Bakara suresini dinleyenler arasında geçmişinin muhasebesini yapıp üzülen, gözyaşı döken ve tövbe eden kişi için : ( الْكِتَابُ ), bedel‘dir. ( ذَلِكَ ), mübde’l minh (kendisinden bedel yapılan) ve  mübtedâ’dır. ( لَا رَيْبَ فِيهِ ) ise, haberdir. Bu bedel, Rehberi olan müttakilerin geceki hâlini bildirir.
  • 2/2 : (… ذَلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ ) Ayet-i Kerimesindeki saklı bilgi:  Bakara suresini dinleyenler arasında geçmişinden ders alıp amellerini ve diğer davranışlarını düzelten kişi için : ( الْكِتَابُ ), atf-ı beyan‘dir. ( ذَلِكَ ), ism-i işârettir ve  mübtedâ’dır. ( لَا رَيْبَ ) ise, haberdir. Bu atf-ı beyan da, Rehberi olan müttakilerin gündüzkü davranışlarını bildirir. Sadece, Kur’an-ı Kerim ve Hadisi Şeriflerden öğrendikleri ile amel eder ve susar. Atf-ı beyanda üzüntü ve gözyaşı yoktur.