Sahabelerin Değişik Sayıda Hadis Rivayet Etmesine Etki Eden Sebepler Hadis Usulü Online Oku

42278


Sahabelerin Değişik Sayıda Hadis Rivayet
Etmesine Etki Eden Sebepler:

 

Sahabilerin değişik sayıda hadis rivayet etmiş
olmalarının pek tabii olarak muhtelif sebepleri bulunmaktadır. Bu sebepleri
sıralamaya geçmeden önce şu noktanın öncelikle bilinmesi gerekmektedir.
Sahabelerin sünnet bilgisi, rivayet ettikleri hadis sayısıyla ölçülemez. Çünkü
hadis rivayeti konusuna etki eden bir çok sebep bulunmaktadır. Bazılarını
şöylece sıralayabiliriz:


1)

Ashabın hepsi aynı anda müslüman olmamışlardır.


2)
Hz.
Peygamber’i bir iki kere görüp yurduna dönen bedevi müslümanlar olduğu gibi,
O’ndan hemen hiç ayrılmayanlar da vardı.


3)

Ashabın bir çoğu iş-güç sahibi idiler. İşlerinde çalışıyorlardı. Kimileri de
karın tokluğuna Hz. Peygamber’in meclisinde bulunuyor, adeta yatılı okul
öğrencileri gibi bütün vakitlerini Mescidde geçiriyorlardı.


4)

Kimileri hadisleri yazıyor, kimileri ise ezberlemekle yetiniyordu.


5)

Bazı sahabiler hakkında Hz. Peygamber ilim-irfan sahibi olması için dua etmişti.


6)

Sahabelerin vefat tarihleri de farklıydı. Kimileri daha Hz. Peygamber
hayattayken vefat etmiş kimisi Hz. Peygamberden hemen sonraki yıllarda, kimileri
de uzun yıllar sonra vefat etmişlerdi.


7)
Hz.
Peygamberden sonra sahabeler değişik ülkelere dağılmışlardı. Bazıları da
Mekke-Medine gibi İslam’ın merkezlerinde kalmışlardı.


8)

Herkesin ilim öğrenmek ve öğretmekteki kabiliyeti aynı değildir. Bu da rivayet
sayısına tesir etmektedir.


9)

Bazı sahabiler bildiklerini ancak ihtiyaç halinde ve ihtiyacı karşılayacak
miktarda söylemekle yetinirlerdi.


10)

Ayrıca her sahabinin rivayet ettiği her hadisin, hadis kitaplarına intikal
ettiği de mutlak olarak söylenemez.


11)

Kimileri de yönetimin çeşitli kademelerinde görev aldıkları için meşgaleleri
gereği hadis rivayetine fazla vakit bulamamışlardır.

Bütün bu tabii sebepleri görmezden gelerek,
büyük sahabelerin daha fazla hadis rivayet etmiş olmaları gerektiği
varsayımından hareketle, genç sahabilerden bazılarının fazla hadis rivayet etmiş
olmasını şüphe ve tereddütle karşılamak doğru değildir. Hele böyle bir oluşumu
“hadis uydurduğu” şeklinde yorumlamaya hiç imkan yoktur.

Rivayet sayıları ne olursa olsun sahabiler derin
bir sorumluluk duygusu, ilmi titizlik ve dini dikkat içinde olmuşlardır. O
neslin özellikleri kavranmadan, bugünlerin anlayışıyla hüküm vermeye kalkışmak
asla bilimsel bir davranış olamaz.

Ehli sünnetçe, sahabilerin hadis rivayetinde
udul kabul edilerek tenkid dışı tutulmalarının gerekçeleri de budur. Unutma ve
yanılma cinsinden önüne geçilmez insani haller dışında, sahabilerin sonraki
nesillerde görüldüğü gibi yalancılık vs. cerh sebeplerinden uzak kaldıkları
kesindir. Aslında şiiler, ehl-i beyte mensup olanları hadis rivayetinde adil
kabul ederler. Diğerleri için böyle bir adalet vasfı düşünmezler.[1] 



 




[1]

İsmail Lütfi Çakan, Hadis Usulü, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Yayınları: 84-86.