2. Sahâbenin Adaleti: Hadis Usulü Online Oku

42192


2. Sahâbenin Adaleti:

 

Yukarıda belirtilen yollarla bir kimsenin sahâbî
olduğuna hükmedilince ona müslümanlar arasında Hz. Peygamber (aleyhissalâtü
vesselâm)’i görmüş olmaktan ileri gelen müstesna bir makam ve şeref tanınmış
olmaktadır.

Ehl-i sünnet ve’l-cemaat’e mensub olan bütün
mü’minler sahâbe’nin hâiz olduğu bu yüce makamda müttefiktirler. Kıyâmete kadar
gelecek bütün mü’min nesillerden hiçbiri, hiçbir ferd Ashab’a mensup hiçbir
kimseye karşı fazîlet noktasında üstünlük iddia etmez. Onların efdaliyeti bizzat
Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber (aleyhissalâtü vesselâm) tarafından ifâde
edilmiştir.

Ehl-i Sünnet, Ashab (radıyallahü anhüm)’ı bir
bütün kabul etmekte de müttefiktir. Hususî, ferdî fezâilde aralarında dereceleme
yaparsa da sahâbelik fazîletinde hepsini bir görür. Bir başka ifâdeyle Şi’a’nın
yaptığı gibi, Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm)’ın sohbetiyle müşerref olan
hiç kimseye yakışık almayan, saygısızlık, güvensizlik, ittihâm ifâdeleri taşıyan
sıfatlar izâfe edemez. Hepsini ayrı ayrı sever ve sayar. Hangisinin ismi geçerse
geçsin radıyallahu anh yani Allah ondan razı olsun duasını okur.

Ashab’ı bir bütün olarak sevmek, hepsine ayırım
yapmadan güvenmek Kur’ân-ı Kerîm ve Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm)’ın
emirleri gereğidir. Buna bir bakıma sahâbenin adaleti denir. Adâletin ne
olduğunu teferruatlı olarak açıklayacağız. Özet olarak dindarlık, sıdk, itikad
düzgünlüğü, güzel ahlâk demektir. Bâzı ehl-i Bid’a takımı hâriç, Ehl-i sünnet,
bütün Sahâbîlerin bu vasıfları taşıdıklarında müttefiktirler. Bunda delilimiz
Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber (aleyhissalâtü vesselâm)’dir. Pek çok âyet ve
hadis Ashâbı tebric eder. Tâ ilk İslam büyüklerinden günümüze kadar gelip geçen
bütün ehl-i sünnet ulemâsı ayet ve hadisleri böyle anlamakta ihtilâf etmezler.

Şimdi bunlardan bir kısmını kaydedeceğiz:[1]



 




[1]

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 1/521-522.