Münada Arapça Gramer Dersleri

 

  • Münâda Hakkında Derlenen Bilgiler :
  • Münâda ( أَدْعُواكَ ) fiilinin yerinde lafzen veya takdiren nâib olan bir harf sebebi ile, kendisinin yönelmesi istenilendir. Yani çağırılandır. 
  • 1) Münâdanın önüne nidâ harflerinden ( يَا أَيَا هَيَا أَىْ أَ أَيُّهَا أَيَّتُهَا ) biri getirilir. Nidâ’nın cevabı, nidâdan önce de gelebilir ve i’rab’dan mahalli yoktur. Nidâ ve cevap cümlesinin toplamına da münâda cümlesi denir.Münâda cümlesi, temel cümlesi hazf olunmuş bir yan cümle gibidir. Buradaki temel cümle, çağıranın hâlini ve çağıma sebeblerini anlatan saklı bir cümledir.
  • 2) Münâda çağırılan zatın isim ise, merfu olur. ( يَا صَادِقُ Ey Sâdık) gibi.
  • 3) Münâda çağırılan zatın sıfat ise, merfu olur. ( يَا مُسْلِمُونَ Ey müslümanlar) gibi.
  • 4) Münâda marife ise, merfu olur. ( يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا Ey iman edenler) gibi. (NOT: İsm-i mevsul, marifedir ve “he” tenbih için getirilir ve münâda müfred marife olursa, nidâdan önce hangi hareke ve harf üzerine REF oluyorsa, nidâdan sonra da o hareke ve harf üzerine mebnî olur.)
  •  
  • 5) Münâda muzaf ise, mansub olur. ( يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ Ey merhametlilerin en merhametlisi) gibi. Münâdanın terhimi (son harfinin hazfı) câiz değildir.
  • 6) Münâda şibh-i muzaf ise, mansub olur. ( يَا حَسَناً وَجْهُهُ Ey yüzü güzel olan) gibi. (NOT: Şibh-i muzaf; gerçek muzaf olmayan ancak kendisinden sonra gelen kelimelerle hususi mâna kazanan isme denir.). Münâdanın terhimi (son harfinin hazfı) câiz değildir.
  • 7) Münâda nekre-i gayri maksude ise, mansub olur. ( تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَ الْإِكرَامِ Sen yüceler yücesisin ey azamet ve ikram sahibi) gibi. (NOT: Burada nidânın cevabı başa gelmiştir. Şayet nidânın cevabı hazf edilse, “Sen yüceler yücesisin” anlamı saklanılmış olur.) (NOT: Nekre-i gayri maksude; nidâ eden tarafından tam olarak bilinmeyen veya görülmeyen yahut da bir kişiye hitap ediyormuş gibi hitap ederek, o sıfat ve özelliği taşıyan herkezi çağırmak veya öğmek veya ikaz etmek veya uyarmak için yapılan nidâdır.)
  • 8) Ceşen-i Kebir’deki bir kelimelik nidânın ( يَا عَلِيمُ Ey Zahir, bâtın her şeyi kuşatan Alîm)’in cevap cümlesi,
  • ( اَللَّهُمَّ اِنِّى أَسْأَلُكَ بِاَسْمآئِكَ Ellah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor, sana yavarıyorum) dir ve nidâdan önce gelir. Diğerlerinin cevabı ise, saklıdır. Buradaki münâda, nekre-i gayri maksudedir.
  • 9) REF irabı ile mebni olan münâdanın ; te’kidi mâneviden, sıfattan, atfı beyandan, kendi üzerine ya’nın dahil olması (ya’nın sükun ile okunması câizdir), mümteni olan (lâm’ı tarifli) maturtan olan müfred tâbileri, münâdanın lafzına hamledilerek REF olur. Münâdanın mahalline hamledilerek NASB olur.