Tirmizi’nin Hasen Hadis Anlayışı: Hadis Usulü Online Oku

44991


Tirmizi’nin Hasen Hadis Anlayışı:

 

Hasen hadîs tabirini ilk kullanan muhaddisin
Tirmizî olduğu zikredilmekle birlikte, kendisinden önce Ahmed b. Hanbel, Buhârî
ve başka hadisçiler kitaplarında hasen hadis tabirini kullanmışlardır.[1]
Başta Tirmizî’nin Câmi’i olmak üzere Ebû Dâvûd ve Dârekutnî’nin Sünen’leri hasen
hadislerin yeraldığı önde gelen kaynaklardır.

[2]

Hasen hadis terimi, yaygın şekilde ilk defa
Tirmizî tarafından kullanılmıştır. Tirmizî’den önce hadisler, sahih ve zayıf
diye ikiye ayrılır, zayıf hadis de; terkedilmiş, terkedilmemiş olmak üzere iki
kısımda değerlendirilirdi. “Terkedilmeyen zayıf hadisler”, Tirmizi[3]
tarafından hasen terimiyle “zayıflıktan” çıkarılmış oldu. Bunun tabii sonucu
olarak da Tirmizî’nin Câmi’i, hasen hadîsin başlıca kaynağı sayılmıştır. Ebû
Dâvûd’un Sünen’i de, hasen hadîsin çokça bulunduğu eserlerden biri olarak kabul
edilir.

[4]

Tirmizî hasen hadis tabirini daha da inceleyerek
küçük farklılıklarını dikkate almış ve gruplandırmıştır: “Hasen-Sahih”, “hasen
garib”, “hasen-garip-sahih”, “ceyyid-hasen” ifadelerini kullanmış. Ancak
bunlardan neyi kasdettiğini belirtmediği için bu terkiplerin ne anlama geldiği
kesinlik kazanmamıştır.

Tirmizî, “Bu kitabımızda her nerede “hasen
hadis” dedikse muradımız; senedi bizce hasen olandır. Yalancılıkla itham
edilmemiş bir râvî tarâfından rivâyet edilip, başka kanallardan da onun gibisi
mervî olan şâz da olmayan her hadîs bizce hasendir” demiştir. “Hasen-sahih-hadis”
hasen ile sahih arasında değerlendirilen hadistir. Tirmizî, “ceyyid-hasen”
tabirini sahih derecesine yükselen hadis için kullanmıştır. Muhaddisler bir
hasen hadîsin sahih olma ihtimâli bulunduğu durumlarda, “sahih” veya “hasen”
yerine, “ceyyid”, “kavi”, “sabit”, “mahfuz”, “maruf”, “salih”, “müstahsen” gibi
sıfatlar kullanmışlardır. Hasen hadis sahih ile zayıf hadis arasında bir
derecede olmasına rağmen bazı hadisçiler[5]
onu sahih veya zayıf hadis grubuna dahil ederek değerlendirirler; onlara göre
hadis ya sahihtir ya zayıf.

[6]



 




[1]

Subhi Sâlih, Ulûmü’l-Hadîs, s. 132.



[2]

Şamil İslam Ansiklopedisi: 2/355-356.



[3]

279/892.



[4]

İsmail lütfü Çakan, Akif Köten, Şamil İslam Ansiklopedisi: 2/288-289.



[5]

Hâkim, İbn Hibbân, İbn Huzeyme…



[6]

İsmail lütfü Çakan, Akif Köten, Şamil İslam Ansiklopedisi: 2/288-289; Şamil
İslam Ansiklopedisi: 2/355-356.