Mazi Fiil -Geçmiş Zaman

48488

 

  • Mazi-mâlum :   نَصَرَ  (O er kişi) Yardım etti.
  • Mazi-meçhul : نُصِرَ  (O er kişiye) Yardım edildi. Mazi, mutlak fiildir.
  • Sarf-Nahiv deki anlamı :
  • Mazi fiil, geçmişteki bir emir’e ve kabul şartlarına bağlı olarak ; bir işin  veya bir hâlin  veya olaydaki bir sahnenin oluşup bittiğini bildirir.
  • Kur’an-ı Kerim deki anlamı :
  • Örnek : 33/36 ( …وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ ) “Erkek ve kadın mü’minler için OLMADI (olamaz) – Ellah ve O’nun Rasulü bir işe hüküm verdiği vakit – onların kendi işlerinde seçme hakkı yoktur.
  • Osmanlıca‘daki  قَضَاء kazâ (hüküm) tarifi : Ellah Teala’nın takdirinin ve emrinin yerine gelmesi, Hâkim’in hükmü, hükmeylemek, bir şeyi birine lâzım kılmak veya lâzım beyan eylemek,
  • Müfredâtdaki  قَضَاء kazâ (hüküm) tarifi : İster sözle – ister fiille olsun ; bir meselede, bir işte nihâi ayırımı yaparak, meseleyi veya işi bitirmek. anlamdadır. İlâhi ve beşerî olmak üzere iki kısımdır.
  • Her insanın fiili ; fiili işleyen, fiili kabul eden ve kabul şartları mevcut ise, meydana gelir. Şayet biri eksik ise, fiil ortaya çıkmaz ve fikirde kalır.
  • Ellah Teala ; fiili işleyeni de, fiili kabul edeni de, kabul şartlarını da yaratandır. Şu üç Ayet-i Kerime ile düşünme tâlimlerine başlanabilir, 
  • 37/96 : (  وَاللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ  )  “Sizi de, yaptıklarınızı da Ellah yarattı.”
  • 67/13 : (  وَأَسِرُّوا قَوْلَكُمْ أَوِ اجْهَرُوا بِهِ إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ  ) “Sözünüzü ister gizli tutun – ister onu açığa vurun – çünkü O, Sadır’da olanları bilir.”
  • Ayet-i Kerimesinde “Sözün çıkış kaynağı (oluşum yeri) Sadır’dır, akıl değildir. Akıl, sadır’da oluşan sözü isterse gizler veya beyan eder” bilgisi açıktır.
  • 67/14 : (  أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ  ) “Hiç yaratan bilmez (olur) mu ? – O Latîf’dir, her şeyden haberdardır.”
  • Ayet-i Kerimeleri amele getirebilmek için, öncelikle zamir‘in Kur’anı Kerimde nasıl tanımlandığı bilinmeli.
  • Hz. Ali (k.a.v)  “Kişinin zamiri, ağzından KAÇAN sözlerden ve yüzünün ifâdesinden anlaşılır.” buyurdu ve “Kişinin zamiri derece derecedir. Bu dereceleri Kur’an-ı Kerimde bulursunuz.” ikazını da saklı olarak verdi.
  • Mazi fiilin birinci anlamı : Sadece geçmiş zamanı kapsar. O fiili, sebeb ve sonuçlarıyla birlikte  geçmişimizde bulduğumuz an (vakit), mazi fiilin anlamını öğreniriz.
  • Örnek : 6/91 (  … وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ  ) “Ellah’ın kadrini hakkı ile bilemediler, onu yerine getiremediler.” Ayet-i Kerimesinde ;
  • “Kadri bilmek” masdarı, lügatta ; İtibar etmek, değer vermek, kıymet vermek anlamlarını kapsar. Kur’an-ı Kerim’deki anlamını ise, Hz. Rasulullah’ın (s.a.v) vârisinin yaşayışını gördükten sonra anlarız. 
  • Mazi fiilin ikinci anlamı : Geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanları kapsar. 1.BAB dan, muzaaf kalıbında ve NASB olarak gelen (  حَقَّ  ) kelimesi, isimden sonra geldiği için hâl dir.
  • Bu nedenle Ayet-i Kerimede, “Kullarımın, – bir an için bile olsa – kadrimi bilmelerini ezelde takdir etmedim. Bu takdirime herbir kulum da, geçmişte, hâlde ve gelecekte şâhiddir.” anlamı saklıdır.
  • Mazi anlatımdaki saklı bilgiler ;
  • 1) Ellah Tealâ’nın ezeldeki iradesini bildirir ve Esmâ’yı anlatır.
  • 2) Ayetin gerçekleşmesini kimsenin engelleyemediği bilgisi saklıdır.
  • 3) Benzer şartlarda aynı iradenin tekrar görülür, bilinir olacağını ikaz eder.
  • 4) ER-RAHMÂN esmâsıyla ilgili rahmetin görülür, bilinir hâle gelmesi veya rahmetin gelmemesi hk’daki bilgiler, mazi sıgasında saklıdır.
  • 5) Ayet-i kerime’yi tefekkür ederek, KISSAYI (olayın oluşumunu) ve Ellah Tealâ’nın iradesini anlamamızı öğütler.
  • 6) Mazi fiildeki hükmü (emri) anlamakdan, dinleyenler yükümlüdür.
  • 7) İhbâri fiil olduğu için, mânası gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi mümkün olduğu bilgisi saklar
  • 8) Hüküm fiilde saklıdır ve fâil yükümlüdür.
  • 9) Ayet-i Kerimedeki mazi fiilin fâili, aynı zamanda o fillin ismi-fâili olur ve fiilin maddi – mânevi sonuçlarını bilerek, kabullenerek ve isteyerek yapmıştır ve pişman da olmamıştır anlamı saklıdır  Örnek : 2/6’daki … كَفَرُوا … mazi fiili gibi.
  • Mazi anlatımda, fâilin niyeti mefule örtülmüştür.   
  • Örnek-1 : 5/31 ( فَبَعَثَ اللهُ غُرَاباً يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَارِى سَوْاَةَ اخِيهِ ) “Akabinde Ellah bir karga gönderdi. Karga kardeşinin cesedini nasıl saklayacağını ona göstermesi için yerde eşeneniyordu.
  • ( قَالَ يَا وَيْلَتَى اَ عَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هَذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِىَ سَوْاَةَ اَخِى فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِمِينَ ) ‘Yuh bana! Bu karga gibi olmakdan bile âciz miyim ki kardeşimin cesedini saklayayım’ dedi ve pişmanlık duyanlardan oldu.”
  • ( فَبَعَثَ اللهُ غُرَاباً ) “Akabinde Ellah bir karga gönderdi.” cümlesinin ( بَعَثَ يَبْعَثُ بَعْثاً “gönderdi, uyandırdı, diriltti” ) fiili, mazi ve 3.Bab. Fiil cümlesinin fâili Ellah Teala‘dır.  Mefulün bihi ise kargadır.
  • Karga gönderiliş amacının, insanlara kıyamete kadar sürecek “mevtalarını gizleme” işini Ademoğlu’na öğretmek ve ….  olduğunu bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, fâilin niyeti meful’e örtülmüş demektir.
  • Kâbil’in kendi kendine ( عَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هَذَا الْغُرَابِ ) “Bu karga gibi olmakdan bile âciz kaldım” demiştir. Kâbil, kargayı bir görevle gönderenin Ellah Teala olduğunu bilemediğini mâzi fiil ( عَجَزَ يَعْجِزُ عَجْزاً “âciz kalmak, yapamaz olmak”  2.Bab) ile anlatmıştır. Mazi fiil cümlesinin fâili Kâbil‘dir.
  •  
  • Kâbil, gözlemlediği ve kendisini etkileyen olayın fâilini ( Ellah Teala‘yı) bilemediği için, karganın kendisini uyarmak için gönderildiğini de bilememiştir.
  • Bu nedenle de, gözlemlediği olayın fâilinin niyeti mefule (olaydan etkilenene) örtülmüş demektir.
  • Mâzi Fiilin Çekimi :
  • Malum Fiil-i Mazi’nin, alameti: feal ve lamel fiilleri meftuhdur. Müfred, müzekker, gaib’in mânası: (O er kişi) YARDIM ETTİ.
  • نَصَرَ  نَصَرَا  نَصَرُا  |||  نَصَرَتْ  نَصَرَتَا  نَصَرْنَ
  • نَصَرْتَ  نَصَرْتُمَا  نَصَرْتُمْ  |||  نَصَرْتِ  نَصَرْتُمَا  نَصَرْتُنَّ
  • نَصَرْتُ  نَصَرْنَا  نَصَرْنَا
  • Meçhul Fiil-i Mazi’nin, alameti: fael fiili mazmum, aynel fiili meksurdur. Müfred, müzekker, gaib’in mânası: (O er kişiye) YARDIM EDİLDİ.
  • نُصِرَ  نُصِرَا  نُصِرُوا  |||  نُصِرَتْ  نُصِرَتَا  نُصِرْنَ
  • نُصِرْتَ  نُصِرْتُمَا  نُصِرْتُمْ  |||  نُصِرْتِ  نُصِرْتُمَا  نُصِرْتُنَّ
  • نُصِرْتُ  نُصِرْنَا  نُصِرْنَا