İslam ülkeleri Uluslararası Kıraat Sempozyumu İstanbulda

43043

İslam ülkeleri arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını amaçlayan ve ”Tarihten Günümüze Kıraat İlmi” başlığıyla düzenlenen ”Uluslararası Kıraat Sempozyumu” İstanbul’da başladı.
Novotel’deki sempozyumun açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, sözlerine İslam coğrafyasında yaşanan acılara değinerek başladı.

Görmez, Müslümanlara yönelik katliamların bir an önce sone ermesi dileğinde bulunarak, ”Müslümanların en büyük şeref ve izzet kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir” dedi.

Enbiya Suresi’nin ”Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?” ayetini okuyan Görmez, ”Müslümanların son asırlarda yaşadıkları sıkıntıların nedeni, belki de o şerefi, izzeti, onuru başka yerde aramalarıdır” şeklinde konuştu.

Görmez, Allah’tan, İslam milletini Kur’an-ı Kerim’le yüceltmesini niyaz ederek, kıraat ilminin Kur’an-ı Kerim ilimleri içinde en önemlilerinden biri olduğunu aktardı.

Kıraat ilminin ortaya çıktığı günden bugüne kadar değerinden hiçbir şey kaybetmediğine işaret eden Görmez, sempozyumun amaçlarından birinin, Kur’an-ı Kerim’in İslam’ın farklı coğrafyalarında farklı anlamlandırılma sorununun ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.

Görmez, farklı kıraatleri Kur’an’ın mucize oluşunun delili olarak nitelerken, bunca farklı okuyuşun herhangi bir çelişki ve tezata neden olmamasının ancak bu şekilde açıklanabileceğini ifade etti.

”İslam düşüncesinin zenginleşmesinde kıraat farklarının önemi kayda değerdir” diyen Görmez, konuşmasında dil bilim ve kıraat ilmi arasındaki yakın ilişkiye de dikkati çekti.

Kıraat ilminin Hz. Peygamber’le ve Ashab-ı Kiram’la olan bağları pekiştirdiğine vurgu yapan Görmez, ”Okunan her kıraat ve her bir rivayet asırları aşarak insanları önce Ashab-ı Kiram’a, oradan da Fahri Kainat Efendimize götürmektedir” şeklinde konuştu.

Görmez, kıraatlerin aradaki 15 asırlık mesafeyi kaldırdığını dile getirerek, bu kıraatlerin insanları bin 400 yıl önce Mescid-i Nebevi’de okunan Kur’an tilavetlerine ortak ettiğini kaydetti.

”Kıraat ilmi bizim geleneğimizde ecdadımızın zihninde her zaman ayrı bir yere sahiptir” diyen Görmez, Osmanlı döneminde Kur’an ilimleri içinde hakkında en çok kitap ve risale yazılanın kıraat olduğunu ifade etti.

Görmez, günümüzde kıraat ilmini öğreten kursların varlığını sürdürdüğünü ve halkın ilgisinin her geçen gün arttığını belirterek, kıraat alanında araştırma yapacak merkezlere olan ihtiyacın da her geçen gün çoğaldığını aktardı.

Kıraat alanına gösterilecek özeni geçmişe karşı vefanın, geleceğe karşı sorumluluğun gereği olarak niteleyen Görmez, sempozyumun bu konuda atılan bir adım olması temennisinde bulundu.

Türkiye’de Kur’an-ı Kerim’e ve ilimlerine olan talebin arttığı bilgisini de veren Görmez, bu nedenle okullarda seçmeli Kur’an-ı Kerim dersi verildiğini söyledi.

15 bin 262 Kur’an kursu ve sadece hafızlık eğitimi veren 910 Kur’an kursunun varlığına işaret eden Görmez, Türkiye’de gelecek nesilleri Kur’an ile buluşturmaya çalıştıklarını ifade etti.

Novotel’de 18 Kasım’a kadar sürecek sempozyumda ”Kıraatlerin kaynağı”, ”Kıraatlerle ilgili farklı yaklaşımlar”, ”Kıraatlerin anlam ve sanatsal boyutu”, ”Tecvid uygulamalarında görülen farklılıklar”, ”Kıraat eğitim ve öğretimi ve Kur’an eğitim ve öğretiminde uygulama sorunları” tartışılacak.