İNNE VE BENZERLERİ

inne-ve-kardesleri

İNNE ( إنَّ ) VE BENZERLERİ
إنَّ ve benzerleri, isim cümlesinin önüne gelip, mübedayı kendisine isim
alarak nasb, haberini de ref eder. Bunlar: . إنّ ، أَنّ ، كأَنّ ، لَكِنّ ، لَيْتَ ، لَعَلَّ
إنّ : Tekit ve pekiştirme harfidir.
إنَّ السيَّارةَ سَريعةٌ : Gerçekten araba hızlıdır.
haberi ismi
إنّ الشاَرِعَ مُزْدَحِمٌَ : Şüphesiz cadde kalabalıktır.
haberi ismi
إنّ :أَنّ gibi tekit harfidir. İsim cümlesinin manasını mastara çevirir.
عَلِمْتُ أَنّ الرَجُلَ آاذِبٌ : Adamın yalancı olduğunu bildim.
haberi ismi
عَلِمْتُ أَنّ الإمتحاحَ صَعْبٌ : Sınavın zor olduğunu bildim.
haberi ismi
كأَنّ : Teşbih yani benzetme harfidir.
كأَنّ الكِتَابَ أسْتاذٌ : Kitap, öğretmen gibidir.
haberi ismi
كأَنّ القَمرَ مِصْباحٌ : Ay, sanki lamba gibidir.
haberi ismi
لَكِن : İstidrak yani düzeltme harfidir.
البَيْتُ جَديدٌ لَكِنّ أثَاثَهُ قَديمٌ : Ev yeni ama eşyası eskidir.
haberi ismi
آَثُرَ العِنَبُ لَكِنَّ ثَمَنَهُ مُرْتَفِعٌ : Üzüm bol ancak fiyatı yüksektir.
haberi ismi
لَيْتَ : Temenni harfidir. Hiç olmayacak veya olması zor işler için
kullanılır.
لَيْتَ الشَبابَ عائِدٌ : Keşke gençlik geri dönseydi!
haberi ismi
لَيْتَ أَبِي حَيّاً : Keşke babam sağ olsaydı!
haberi ismi
لَعَلّ : Tereci yani ümit etme, umma, bekleme bildirir.
لَعَل الجَوَّ جَميلٌ : Muhtemelen hava güzel olacak!
haberi ismi
لَعَل المُديرَ موْجودٌ في غُرْفَتِهِ : Umarım müdür odasında mevcuttur!
haberi ismi
إنَّ ) )’ nin Kesra Okunduğu Yerler:
1) Cümle başında:
إنَ أللّهَ يَغْفِر الذُنوبَ جَميعاً : Allah bütün günahları bağışlar.
(Zümer,53)
قال )( 2 ) ve türenişlerinden sonra gelince:
قُلْ : إِنَّ أللّهَ واحِدٌ : “Allah birdir” de!
3)Sıla cümlesinin başında bulunduğunda:
أثنيْتُ على الّذي إنّي أحترمُه : Saygı duyduğum kimseyi övdüm.
4)Yemin, cevap cümlesinin başında geldiğinde:
واللهِ إنّ المسليمين أمّةٌ واحدةٌ : Vallahi, müslümanlar tek bir millettir.
5)Hal cümlesinin başında bulunduğunda:
سافر الرجلُ وإنّهُ يَرْآَبُ الطائرةَ : Adam uçağa binerek seyahat etti.
إِنَّ nin Hemzesinin Fetha Okunduğu Yerler:
1)Fail cümlesinin başında bulunduğunda:
بَلَغَني أنّكَ ذاهِبٌ :Gideceğinin haberi bana ulaştı.
2)Naib-i fail cümlesinin başında bulunduğunda:
سُمِعَ أنَّ الرجُلَ عالمٌ :Adamın alim olduğu duyuldu.
3)Meful cümlesinin başında bulunduğunda:
أعْلَمُ أنَّ أللّهَ يرْزُقُني : Allah’ın beni rızıklandırdığını biliyorum.
4)Harf-i cerden sonra geldiğinde:
آمَنْتُ بِأنَّ مُحَمّداً رسولُ أللهِ :Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna
iman ettim.
5)Muzafun ileyhin başında gelince:
إجْلِسْ حينَ أنّني جالسٌ :Ben oturduğum zaman sen de otur!
إنَّ ) ) ve benzerleri ( ما ) ile bitişince kendilerinden sonra ki kısım, mübteda
ve haber olmak üzere merfu olur. Fiil cümlesinin önünde de gelebilirler.
إنّما الحياةُ جهادٌ : Hayat ancak cihaddır.
المبْتدأ الخَبرُ
إنَّما أحْمَدُ يُسَافِرُ غَداً إلى آنْقره :Ahmet yarın Ankara’ya gidiyor.
الخَبرُ المبْتدأ
( Fiil cümlesi)
إنّما العلمُ نورٌ : İlim ancak nurdur.
المبْتدأ الخَبرُ
لَيْتَما السُُّرورُ دائمٌ : Keşke mutluluk daim olsaydı.
المبْتدأ الخَبرُ
إنَّ ) ) vَe benzerleri tahfif de edilebilir. ( Şeddesiz gelebilir) Bu durumda
amel etmezler ve fiil cümlesinin önüne gelebilirler.
إنْ عليٌّ لعالمٌ : Muhakkak ki Ali, alimdir.
المبْتدأ الخَبرُ