Peygamberler Tarihi İ.Yiğit

Hz. Lût (a.s.) Hayatı

 

D. Sürgün Tehdidi

 

Hz. Lût (a.s.)3 Önceki
ve sonraki peygamberlerin başına gel­diği gibi, kavmini Allah’ın yoluna
çağrmca, sert bir tepkiyle karşılaştı. Kâfirler, ona yönelik tepkilerini
gittikçe sertleştirdiler ve bu davetten vazgeçmediği takdirde, ülkeden
çıkarmakla tehdit ettiler. Hz. Lût (a.s.)’ı, peygamberlerin ortak kaderi
hicrete zorla­dılar. Ne gariptir ki, Hz. Lût (a.s.} ve ailesini şehirlerinden
çı­karma gerekçesi olarak, onların kötülüklere bulaşmayıp temiz kalmaya
çalışmalarını gösteriyorlardı. Hz. Lût (a.s.) ve ashabını namus ve iffetlerine
düşkün olmak ve temiz kalmaya çalışmakla suçluyorlardı. Dejenere olmuş bu
toplumun nazarında en ağır suç, güzel ahlâk ve iffet sahibi olmaktı. Sonunda bu
“suçu” işle­yenleri aralarından çıkarma kararı aldılar. Kur’ân-ı
Kerim, onla­rın gerekçeli kararını ağızlarından şöyle aktarmaktadır:

“Ey Lût! Bu
sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacak­sın” dediler.”[18]

“Milletinin
cevabı sadece, ‘Lût ve onunla birlikte îmân eden­leri memleketinizden çıkarın,
çünkü onlar eteklerini çok temiz tutan insanlarmış!’ demek oldu.”[19]

“Lût’u da
gönderdik; milletine şöyle dedi: ‘Göz göre göre bir hayasızlık mı yapıyorsunuz?
Kadınları bırakıp, erkeklere mi yak­laşıyorsunuz; evet, siz cahil bir
milletsiniz.’ Milletinin cevabı sa­dece, ‘Lût’un ailesini kasabanızdan çıkarın,
güya onlar temiz kalmaya çalışan insanlarmış.’ demek oldu.”[20]

Bu âyetlerden anlaşıldığı
gibi, şirk üzere bulunan ve bü­yük bir ahlâkî çöküntü içinde olan insanlar,
aralarında Al­lah’tan korkan ve kötülüklerden uzaklaşmaya çalışan iyi insan­ların
bulunmasına bile tahammül edemiyorlardi. Aralarında, kendilerini ahlâk ve
fazilete çağıracak kimselerin kalmaması için, onları yurtlarından çıkarmaya
karar vermişlerdi. [21]

 

E. Melekler Sodom Yolunda

 

Hz. ibrahim (a.s.)
kıssasında, Lût kavminin helaki için gö­revlendirilen ve güzel yüzlü üç
delikanlı kılığına giren meleklerin, ona uğradıklarını ve ona misafir
olduklarını açıklamıştık. Olağanüstü ve çok önemli olayları bildirmek için
geldiklerinde insan kılığına bürünen meleklerin Hz. İbrahim (a.s.)’a verdiği
haberlerden biri de, Lüt kavminin helâkiyle görevlendirilmeleriy­di. Hz.
İbrahim (a.s.), bu gerçeği öğrenince, yeğeni Hz. Lût (a.s.)’m orada olduğunu
söyleyerek, bu felâkete üzüleceğini açık­lamıştı. Ancak melekler, azabın sâdece
kâfirlere dokunacağını, Hz. Lût (a.s.) ve ona îmân edenlerin ise kurtulacağını,
onun aile­sinden yalnızca kâfirlerle birlikte olan karısının helak edileceğini
söylediler:

“Elçilerimiz
İbrahim’e (İshak ve Yakub’un doğacaklarını bil­diren) müjde ile geldiklerinde:
‘Biz bu memleketin halkını yok e-deceğiz, çünkü oranın halkı zalim
kimselerdir,’ dediler.

İbrahim, ‘Ama Lüt
oradadır.’ dedi, elçiler, ‘Biz orada olanları daha iyi biliriz; azaba
uğrayanlardan olacak karısı dışında, onu da ailesini de
kurtaracağız.’dediler”[22]

“İbrahim’in
korkusu gidip de müjde kendisine ulaşınca, Lüt milleti hakkında elçilerimizle
tartışmaya girişti. Doğrusu İbrahim, çok halim selim, yumuşak huylu ve kendini
Allah’a vermiş bir kimse idi. Elçilerimiz, ‘Ey İbrahim! Bu tutumundan vazgeç,
çünkü onların helaki için Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, şüphesiz, geri
çevrilemeyecek bir azap gelmektedir’ dediler.[23]

“Zaten
sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umu­dunu keser!” diyerek
sormuştu, ‘Ey elçiler! İşiniz nedir?’ Şöyle ce­vap vermişlerdi: Biz şüphesiz
suçlu bir millete gönderildik. Lût’un ailesi bunun dışındadır. Kansı hariç
hepsini kuriaracağız. Karısı­nın geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk.[24]

 

F. Meleklerin Lût’a (A.S.) Misafirliği-
Sapıkların Kör Edilmesi

 

Hz. İbrahim (a.s.)’dan
ayrılan melekler, Sodom’a gelerek Hz. Lût (a.s.)’a misafir oldular. Her biri
oldukça yakışıklı bir de­likanlı kılığındaki meleklerin kendisine misafir
olması, Hz. Lût (a.s.)’ı son derece sıkmıştı. Çünkü o, tanımadığı
misafirlerinin melek olduğunu bilmediğinden, erkeklere düşkün olan kâfirle­rin,
bu güzel yüzlü delikanlılara sarkıntılık yapmasından korku­yordu. Bu sıkıntı
içinde misafirlerini sapıklardan nasıl koruya­cağını düşünüyordu. Korkusu
boşuna değildi; nitekim onun evine genç delikanlıların geldiği kısa sürede
duyuldu. Pek çok sapık, onlara sarkıntılık niyetiyle onun evinin etrafında
toplan­mıştı. Onların iğrenç niyetlerini anlayan Hz. Lüt (a.s.), misafirle­rini
onların tecavüzünden korumak için, onlara kızlarını nikâh-lamayı teklif etti.
Aklı başında olanları kendisini anlamaya ve yardıma çağırdı. Ancak Sodomlu
sapıklar, onun bu teklifine razı olmadılar. Ona, kızlarıyla evlenmek gibi bir
isteklerinin olmadı­ğını, ne istediklerini de kendisinin iyi bildiğini
söylediler. Ahlâk­sızlıkta ne derece ileri gittiklerini, en iğrenç günahı
işlemekte ne derece arsızlaştıklarmı ortaya koyan bir cevap verdiler.

Hz. Lût (a.s.),
kendilerini kuşatan tehlikeyi genç misafirle­rine bildirmek zorunda kalmıştı.
Onları savunmaktan âciz oldu­ğunu, kendisini destekleyecek bir taraftar
kitlesinin bulunmadıgım   ve   kendilerini  
koruyacak   sağlam   bir  
sığmağın   mevcut olmadığını
açıkladı ve çaresizliğini dile getirdi:

“Elçilerimiz
Lût’a gelince, onların yüzünden çok dadandı ve çok sıkıldı, ‘Bu çetin bir
gündür’ dedi. Daha önce kötü ve iğrenç işler işleyen müşrikler, ona koşarak
gelmişlerdi. ‘Ey milletim! îşte bunlar benim kızlarım, Onlar sizin için daha
temizdir (isterseniz Onları size nikahlayabilirim!) [25]
Allah’tan sakının, konuklanma tecavüz ederek beni rezil etmeyin, içinizde aklı
başında kimse yok mudur?’ dedi. Onlar ise, ‘Andolsun ki, senin kızlarınla bir
işimiz olmadığını biliyorsun; doğrusu, ne istediğimizin farkında-sın’ dediler.
Lüt, ‘Keşke size yetecek bir kuvvetim olsa veya sağ­lam bir yere sığınsam!’
dedi.”[26]

“Şehir halkı,
sevinerek geldiler. Lüt, ‘Bunlar benim konukla-rımdır, Onlara karşı beni rüsvay
etmeyin, Allah’tan korkun, beni utandırmayın.’ dedi. ‘Biz sana kimseyi misafir
kabul etmeyi ya­sak etmemiş miydik?’ dediler. Lüt, ‘Alacaksanız, işte benim
kızla­rım (onları nikahlayın)’ dedi.”[27]

Bu kavim sapıklıkta o
derece ileri gitmişti ki, şehirlerine güzel yüzlü yabancı delikanlıların
geldiğini duyunca, sevinç i-çinde Lût’un evinin etrafına koşuşmuşlardı. İçlerinden
bu ah­lâksızlığa karşı çıkan hiç kimse yoktu. Böylesine iğrenç bir iste­ği,
temizliği ve iffetiyle ma’ruf Hz. Lût’a söylemekten çekinmeme-leri, bu suçun
onların arasında ne kadar yaygın ve ne kadar normal sayılan bir davranış haline
geldiğini ortaya koymaktadır. Onların cinsî sapıklıklarının derecesi, bu iğrenç
fiili işlemek için büyük bir sevinç içinde hem de toplu bir şekilde
gelmelerinden anlaşılmaktadır. Bu ahlâksızlıklarını açıkça yapmaktan
çekin-memeleri, normal insanın düşünüp hayal edemeyeceği bir ahlâ­ki
çöküntüdür. Onların, bu sapıklıkları dolayısıyla diğer insan­lardan utanmak ve
kötülüklerini gizli yapmak gibi bir özellikleri dahi yoktu. Başta erkek erkeğe
cinsel ilişki olmak üzere, her türlü kötülükleri meclislerinde toplu bir
şekilde yaparlardı. Seyyid Kutub’un şu sözü, onların durumunu özetlemeye yete­cektir;

“Şayet böyle bir
ahlâkî çöküntü yaşanmamış olsaydı, insan muhayyilesi böyle bir durumun
olabileceğini asla düşünemez­di”[28]

Lût kavminin bu
hastalığı, kötülüklerin en iğrencidir. İn­san tabiatmdaki bozulma ve
dejenerasyonun ulaştığı aşağılığın tipik bir göstergesidir. Bu hastalık,
toplumlar için en tehlikeli hastalıktır. İnsanlığı hayvanlıktan aşağı düşürür.

Misafirlerini
mütecavizlerden korumakta çaresiz kalan Hz. Lût (a.s.), hâlini Allah’a arz
ederek, bu bozgunculara karşı yar­dıma çağırdı. Yaptıkları bu iğrenç fiile çok
kızdığını söyleyerek, kendisini ve ailesini onların yaptığı bu kötülükten
kurtarmasını istedi:

“Lût, ‘Rabbim!
Bozgunculara karşı bana yardım et!’ dedi.[29]

“Lût, ‘Doğrusu
yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapa geldiği
kötülükten kurtar!’ dedi.”[30]

Evinin etrafında
toplanan kâfirlerin isteklerinden vazgeç­memeleri, Hz. Lût (a.s.)’ı çok
üzmüştü. Bu zor anda yaptığı duâ Yüce Allah tarafından kabul edildi ve onun
imdadına, genç deli­kanlılar kılığındaki korumaktan aciz kaldığı misafirleri
yâni me­lekler yetişti. O ana kadar yaşananlara karışmayan delikanlılar, Hz.
Lût (a.s.)’a kendilerinin insan değil, Cenab-ı Hak tarafından gönderilen
melekler olduklarını açıkladılar ve Sodom halkını imtihan ve nihayet helak
etmeye geldiklerini söylediler. Onu ve îmân eden ehlini kurtaracaklarını,
kafirlerin tamamını ise helak edeceklerini haber verdiler   ve ona artık korkmamasını tavsiye ettiler:

“Meleklerimiz
Lût’a gelince, kavminin onlara sarkıntılık ede­ceğinden korkarak, fenalaştı ve
çok sıkıldı. Melekler, ona, ‘Kork­ma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride
kalacaklardan o-lan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kasaba halkına
yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz’.’ dedi­ler.[31]

Diğer taraftan Cenab-ı
Hak, bu sırada elçisi Hz. Lût (a.s.)’ı dinlemeyip onun evine girerek
misafirlerine sarkıntılık yapmaya kalkışan kâfirlerin gözlerini kör ediverdi:

“And olsun ki,
onlar Lût’un konuklan olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine
gözlerini kör ediverdik. Azabımı ve ikazlarımı dinlememenin sonucunu tadın,
dedik.”[32]

İlgili Makaleler