Garib Hadis Hadis Usulü Online Oku

43033


Garib Hadis:

 

Senedinin bir veya birkaç tabakasında râvî adedi
bire düşen hadis. Garib lugatte; yabancı, yurdundan uzakta tek başına kalmış
kimse anlamına gelir:

Istılahta; Sikalardan, zayıf râvilerle beraber
sadece bir sikanın rivayet etmesi, herkes bir hadisi aynı şekilde rivayet
ederken bir râvinin biraz farklı rivayet etmesinden dolayı hususilik arzeden
hadis. Hadisçiler “Garib” deyince bu manayı kastederler. Garib hadis sened ve
metninin durumuna göre sahih, hasen ve zayıf olabilir. Garib hadisler isnâdıyla
garib, metniyle garib olmak üzere ikiye ayrılır. İsnâdiyle Garib metni bir veya
birkaç râvi tarafından rivâyet edilmekle meşhur iken sonradan bir râvinin
bunlardan başka bir kimseden tek başına rivayet ettiği hadistir.

Metniyle, Garib; içindeki râvileri
birbirlerinden rivâyetle meşhur bir sened olmakla beraber metni yalnız bu
senedle nakledilmiş olan hadis.

Bir hadis ilk tabakalarda garib olup sonraki
tabakalarda bir çok râviler tarafından rivâyet edilip meşhur olursa bu çeşit
hadislerce de Garib meşhur hadisler denilir. Meselâ; Hz. Ömer (r.a.)’ın Hz.
Peygamber (s.a.s)’den rivâyet ettiği “Âmeller ancak niyetlere göredir”[1]
hadisi meşhur garibtir. Bu hadisi Hz. Ömer’den sadece Hikâme b. Vakkâs
Hikâme’den Muhammed b. İbrâhim, Muhammed’ten sadece Yahya b. Sa’d el-Ensârî
rivâyet etmiştir. Yahya’dan ise birçok râvi rivayet etmiş ve hadis meşhur
olmuştur.

Hadis metinlerinde az kullanılan, anlaşılması
güç kelimeleri, ifade etmek için de “garibu’l-hadîs, terimi kullanılmıştır.
Hadislerin garib kelimelerini açıklamak için de eserler yazılmıştır. İbnü’l-Esîr’in
“en-Nihâye fi Garîbi’l-Hadis ve’l-Eser” isimli eseri ile Zemahşerî’nin el-Fâik
fî Garîbi’l-Hadis isimli eseri bu eserlerin en meşhur olanlarındandır. .

Hadisçiler hadislerin isnâd ve metinlerinin
garib olanlarının aranmasını hoş karşılamamışlar. İnsanların ilgisini çekme
nadir şeylere sahipmiş gibi gözükmek için garib haberler öğrenenleri tenkid
etmişlerdir. Sözgelimi Ahmed b. Hanbel, “Garib hadisleri yazmayınız, çünkü onlar
menâkirdir (kötü şeyler) ve çoğu zayıf râvilerden gelmedir” demiş, Malik b. Enes
de, “İlmin şerrinin garib, hayrının da halk tarafından rivâyet edilen zahir”
olduğunu ileri sürmüştür. Abdurrezzak, “Biz garib hadisin hayır olduğunu
sanırdık, halbuki o şer imiş” derken, Ebu Yusuf da, “Dini kelâm ile arayan
zındıklaşır, hadisin garibini arayan yalancı olur” demiştir

Garib hadisler Ahad haberlerin kısımlarındandır.
Bir haberi Ahad olan Garib hadisin Hüccet olup olmayacağı tartışılagelmiştir.
Çünkü bu terim, tarih içinde çok farklı anlamlar ifade etmiş, farklı
değerlendirmelere tabi tutulmuştur.

Haber-i âhâdın hüccet olamayacağına ilk olarak
Mu’tezile bilginleri öne sürmüşlerdir. Fakat onlar bu terimden bir kişinin bir
kişiden yaptığı rivâyeti anlamakta idiler. Nitekim Mu’tezile’nin tanınmış
imamlarından, el-Hayyât “el-İntisaâr” isimli eserinde bunu açıkça ifade ederek
şöyle demiştir:

“Biz adil bir kimsenin haberinin hüccet olarak
kullanılabileceğini kabul etmiyoruz”. Görüldüğü gibi burada sözkonusu edilen
âhâd haber, sonraki dönemlerde garib hadis olarak adlandırılan haber ile eş
anlamlıdır.

Âhâd haberin hüccet olup olmayacağı konusu ve
hüccet olmasının şartları müctehid imamlar arasında ihtilaflıdır.

Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta haberin
geliş şekil veya adlandırılışı değil, onun sahih olup olmadığıdır. Sıhhati
kesinlik kazanmış bir hadisin sırf âhâd haber olması nedeniyle reddedilmesi,
hüccet kabul edilmemesi anlaşılabilir bir tavır olmaktan uzaktır.[2]

Garib hadisler, özel tarafları ile ferd
olanlardır. Garib hadislere ferd-i nisbi de denir. Bu demektir ki bir tek
ravinin rivayet ettiği hadisin ferd oluşu sebebi genel ise o hadise ferd, veya
ferd-i mutlak denir; ama hadis özel bir sebebe göre ferd olmuşsa böyle bir
hadise de ferd-i nisbi, başka bir deyişle garib adı verilir. Ebu Said el-Hudri’den
rivayet edilen şu hadis bu konuda güzel bir örnek verir. Ebu Said demiştir ki:

“Hz. Peygamber (s.a.v.) bize namazda Fatiha ve
kolayımıza gelen (bir miktar ayet) okumamızı emretti.”

Hadisteki “Bize emretti” sözleri baştan sona
kadar yalnız Basralılar tarafından rivayet edilmiştir.

Ferd hadisin nisbi, dolayısıyla garib oluşuna
sebep olan özel duruma, sikadan tek başına rivayet, tanınmış bir muhaddisten tek
başına rivayet, ravilerin hep aynı şehirden veya ülkeden oluşu gibi durumlar
misal verilebilir.

Hasen hadisler konusunu incelerken gördüğümüz
gibi, bir hadiste iki özellik birleşebilir. Bunun içindir ki “Bu hasen-garip bir
hadistir” gibi ifadeyle karşılaşabiliriz. Böyle bir ifade hadisin bir isnadla
hasen, diğer bir isnadla garib olduğunu gösterir.

[3]
  



 




[1]

Müslim, İmâret: 155.



[2]

Şamil İslam Ansiklopedisi: 2/217.



[3]

Talat Koçyiğit, Mücteba Uğur, İ. Hakkı Ünal, İmam-Hatib Liseleri İçin Hadis
Usulü, 12. sınıf: 34.