Yıl: 2012
-
Arapca Haberler 17 01 2012
-
Medrese Arapcasi Klasik Arapça Nedir ?
İkincisi; ulûm-i ‘âliye denilen yüksek ilimlerdir ki, bunlar âlet ilimlerinin öğrenilmesine yardımcı olan Kur’ân, Hadis ve Fıkıh ilimleridir[21].
Dolayısıyla Arap grameri de, öğrencileri ulûm-i ‘âliye denilen yüksek ilimlere hazırlayan âlet ilimleri arasında sayılmaktadır. Medreselerde Arapça derslerine önce Sarf denilen morfoloji ilmiyle başlanıyordu. Sarf ilminden şu kitaplar okutulmaktaydı:
Hangi Derslerden Oluşur?
Sarf
1. el-Emsile: Yazarı bilinmeyen bu kitapta, Arapça sülasî mücerred fiil örneği üzerinde durulur ve onun yirmi dört sîga çekimi yapılır.
2. Binâu’l-Ef‘âl: Yine yazarı bilinmeyen bu kitapta da, Arapça fiillerin bütün şekilleri ele alınır. Sarfın babları otuz beş olarak gösterilir. Kitabın sonunda; sahîh, ecvef, mudâaf, misâl, mehmûz, nâkıs ve lefîf kavramları birer misalle îzâh edilir.
3. el-Maksûd: Müellifinin kim olduğu ihtilaflıdır. İmam Birgivî Maksûd’u İmam-ı Azam (ö.150/767)’a izafe eder[22]. Binâ’daki gibi önce sahih fiiller tekrarlanır. Sonra sahih olmayan fiillerden bahsedilir ve burada i‘lâl kâideleri ile illetli harfler izah edilir. Ardından ism-i fâil, ism-i mefûl, mimli masdar vb. açıklanır.
4. el-‘İzzî: İzzeddîn ez-Zencânî (ö.655/1257)’nin yazdığı bir sarf kitabıdır ve müellifin isminden dolayı ‘İzzî diye tanınır. Tasrîfu Zencânî, Tasrîfu ‘İzzî veya el-Muhtasar adlarıyla da anılır.‘İzzî’de, fiillerin harf sayılarına ve türlerine göre tasnifi yapılır. Emsile-i muhtelife sırası takip edilerek, fiiller tasnife tabi tutulup, bir veya birkaç örnek verilir. İ‘lâl kâidelerinin açıklaması yapılarak, illetli fiillerin istisnaî hâlleri zikredilir. Kitabın sonlarında ise, ism-i zaman ve ism-i mekân konu edilir.
5. Merâhu’l-Ervâh: Hayatı hakkında bilgi bulunmayan Ahmed b. Alî b. Mes‘ûd’undur. Müellif bu eserinde fiillerin yapısını tahlil eder ve fiilleri yedi kısma ayırır. İ‘lâl kâideleri üzerinde ısrarla durur.
Nahiv ilminde okutulan kitaplar şunlardı:
Nahiv
1. Avâmil: İmam Birgivî’in eseridir. Âmil, Arapça gramerde kelimelerin sonuna tesir eden edat gibi kelimeler, ismin hâlleri denen “cerr” harfleri; “için”, “gibi”, “-den beri”, “eğer”, “niçin” gibi kelimelerin kullanışları, temenni, ümit, mutlaklık, istisna, nedensellik vb. gibi durumları bildiren harflerin kullanışları üzerinde durur. 25 sayfalık bu küçük eser, genelde Arapça cümlelerde çok önemli olan kelime sonlarındaki değişmeler (i‘râb) üzerinde durur.
2. İzhâr: Çalışma konumuz olan İshâk Nûrî Efendi’nin de şerh yazdığı bu kitap, Nahiv ilminde ikinci kitap olarak medreselerde okutulmaktaydı.
3. Kâfiye: Sarf ve nahiv ilimlerinde üstat olan İbn Hâcib’in nahiv alanında ileri düzeyde okutulan eseridir. Sadece örneklerle öğretmeyi amaçlamayıp, konuların felsefesine de giren bir kitap idi.
4. Molla Câmi: Kâfiye şerhidir. Asıl adı el-Fevâidü’z-Ziyâiyye fî Şerhi’l-Kâfiye olduğu hâlde, Molla Câmî (1414-1492) tarafından hazırlandığı için Molla Câmî adıyla bilinmektedir.
Prof. Dr. Musa Yıldız
İSHÂK NÛRÎ RİZEVÎ VE ZÜBDETÜ’L-İZHÂR ADLI ESERİ
-
Arapca, Ingilizce Kadar Gerekli
Musa Yıldız, son dönemde tartışılan Arapça eğitimiyle ilgili şunları söyledi:
“Son zamanlarda ülkemizde Arapça öğretimiyle ilgili tartışmalara, alanın bir uzmanı olarak katkı sağlamaktır. Başta şunu da ifade etmek gerekir ki, bu yazımız bir savunma ya da eleştiri amacı gütmekten çok, materyallerin ortaya konulmasıyla gerçeğin tespit edilmesi ve objektif bir bakış açısının ortaya konulmasını hedeflemektedir.
Yapılan bilimsel çalışmalarla günümüzde yeryüzünde konuşulan2796 dil olduğu tespit edilmiştir. Çeşitli lehçeler de eklendiğinde bu rakam beş bine ulaşmaktadır. Bu diller dil ailesi bakımından Ural-Altay, Hamî-Samî ve Hint-Avrupa dilleri olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Arapça bu dil ailelerinden Hamî-Samî dil ailesine mensup dillerden birisidir. Bu ailede Arapçanın yanı sıra Fenikece, Asurca, Aramca ve İbranice dilleri de bulunmaktadır.
VAHYİN DİLİ
Arapça, Samî dillerinden olan Nabatçanın devamı ve gelişmiş şeklidir. Nabatlılar, milâttan önce, Arap Yarımadasının ortalarından Suriye’nin güneyine kadar yayılarak bu geniş topraklara egemen olmuşlardı. Sebe, Suleym, Himyer, Teyma, Semûd, Âd ve Lihyânîlerle ırk olarak akrabadırlar. Bütün bu topluluklar, bugünkü Arapların atalarıdır. Bunların, Aramcaya benzeyen ve farklı lehçeleri olan ortak bir dil konuştukları sanılmaktadır. İşte Arapça, zaman içinde bu lehçelerden, özellikle Kureyş dili olarak biçimlenmiş ve ilâhî irade ile vahyin dili olarak seçilmiştir.
Yedinci yüzyıla kadar Arap Yarımadasında sınırlı kalmış olan Arapça, bu dönemde İslam dininin gelişi ve sonrasında gerçekleşen fetihlerle kuzeyde Irak, Suriye, batıda Mısır ve Kuzey Afrika ve İspanya’ya doğuda ise Afganistan ve Türkistan’a kadar yayılarak bir kültür ve medeniyet dili haline gelmiştir. Bu coğrafyada Müslüman kavimlerin dillerinde çok büyük izler bırakmıştır. Sekizinci yüzyıldan on altıncı yüzyılın sonlarına kadar dünyada bugünkü İngilizce gibi hâkim dil olmuştur. Batılı ilim adamları kendilerini yetiştirmek amacıyla o dönemde ilmî eserlerin dili olan Arapçayı öğrenmişler ve yoğun bir şekilde kendi dillerine bu eserleri çevirme gayreti içinde olmuşlardır.
BİR ÇOK DİLİ ETKİLEDİ
Arapça, Yunancadan İngilizceye, İspanyolcadan Farsçaya pek çok dünya dilini etkilediği gibi, anadilimiz olan Türkçe üzerindeki etkisi de çok büyük olmuştur. Rönesans’ın ünlü düşünürü Francis Bacon (1561-1626) Arapça öğrenmeyle ilgili olarak şunları söylemiştir: “Yunan medeniyetini öğrenmek istiyorsak İslâm medeniyetini tanımak, Aristo’yu anlayabilmek için de İbn Sînâ ve İbn Rüşd’ü tetkik etmek ve binaenaleyh Arapçayı öğrenmek mecburiyetindeyiz.”
Şeyhülislam Musa Kazım Efendi (1858-1919), “Medeniyet Vasıtası ve Arap Dili” başlıklı makalesinde, “Arap dili tahsil etmek bizlere birkaç açıdan gereklidir.” diyerek şu dört maddeyi sıralamıştır:
“Birincisi: Bir kavmin maddî ve manevî açıdan hayatının ve kurtuluşunun sebebi din ve ahlak olup, bizim din ve ahlak lisanımız ise Arap dilidir.
İkincisi: Lisanımıza tercüme edilmiş olan bugünkü ilimlerin pek çok kavramları Arapça lafızlardan meydana gelmektedir.
Üçüncüsü: Lisanımız Türk, Arap, Acem dillerinden meydana gelmiş tatlı bir beyan olup, bu zarafet lisanı unvanının en büyük unsurunu teşkil eden şey ise, Arapça kelimelerdir. Bunun içindir ki isimlerini tam bir hürmetle yad ettiğimiz alimlerimiz ve edebiyatçılarımız büyüklük adını he o Arap diline vâkıf olmaları sayesinde almışlardır.
Dördüncüsü: Müslüman halklar çeşitli kavimlerden meydana gelmekte olup, bunların birbirlerine tam bir sadakat ve bağımlılıkları ise ancak din noktasından olduğundan, şüphe yoktur ki, mümkün mertebe o din lisanının eğitimi ve geliştirilmesi, Müslümanların birbirlerine olan sevgi ve kardeşliklerini takviye edecektir.”
Türkçede Arapça kökenli çok sayıda kelime yer almaktadır Ancak iki dilin gramer yapılarındaki büyük farklılıklar dolayısıyla, pek çok Arapça kökenli kelime Türkçede anlam kaymasına ve değişimine uğramıştır. Arapçada yardım etmek anlamına gelen müsaadenin Türkçede izin anlamına gelmesi vb. gibi.
KADİM BİR DİL
Arapların çok eskiden beri, devlet ve millet olarak tarih sahnesinde varlık gösterdiklerini haber veren Tevrat gibi dört bin yıllık geçmişi olan bir belgeden yola çıkılacak olursa, Arapçanın ne kadar eski bir dil olduğunu tahmin etmek mümkündür. Yine özellikle günümüzde Arapça konuşanların, Tevrat’ın dili olan İbraniceyi konuşanlardan, neredeyse yüz elli kat daha fazla olduklarına bakıldığında, bu dilin ne kadar yaygınlaştığı ve ne kadar canlı kaldığı da rahatça anlaşılacaktır.
Arapça, yaygın şekilde kullanılması bakımından Çince, İngilizce, Hintçe ve İspanyolcadan sonra 5. dünya dilidir. Öte yandan 1974 yılında, Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından, İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rusya ve Çinceden sonra 6. resmî dil olarak kabul edilmiştir. Hâlen Arapça, Türkiye’nin de gözlemci sıfatıyla yer aldığı Arap Birliği Teşkilatına üye 22 ülkede 350 milyona yakın bir nüfus tarafından konuşulan bir dildir. Ayrıca 24 Arap olmayan Müslüman ülkede 1 milyara yakın bir nüfus tarafından da kullanılmaktadır. Ülkemizde Adana, Antakya, Mardin, Siirt ve Urfa gibi şehirlerde de değişik lehçeleriyle konuşulmaktadır.
ARAPÇA ÖĞRENİLMELİ
Ülkemizle en uzun sınırlara sahip olan komşuları Irak ve Suriye’nin resmî dili Arapçadır. Sadece bu ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek açısından bakılsa, Arapça ülkemizde önem verilmesi gereken dillerin ilk sıralarında gelmelidir. Ama bu önem çeşitli sebeplerle maalesef uzun yıllar verilmemiştir. Arapça yalnızca İmam-Hatip Liselerinde ve İlahiyat Fakültelerinde meslek dersi olarak okutulan bir dil olmuştur. Ayrıca üniversitelerin Arapça bölümlerinde araştırmacı ve öğretmen yetiştirmek amacıyla öğretilmiştir. Bunun yanında tarihî bağlarımızın güçlü olduğu Arap ülkeleriyle son zamanlardaki ticarî ilişkilerin gelişmesi bu alanda yetişmiş insan sıkıntısını açıkça ortaya koymuştur. Gelişen bu ilişkiler ülkemizde Arapçaya olan ilgiyi de artırmıştır. Arapça öğrenmenin bir yararı da; Arap dünyasını takip edebilmek, dünyanın en sıcak bölgesini kendi medyasından okumak ve dinlemektir. Bu da ülkemizde bilgiyi, başkaları tarafından yorumlanmış bir şekilde İngilizceye çevrilmiş olarak değil de, doğrudan kaynağından elde etme imkânı sağlamaktadır.
Sonuç olarak, ülkemizde yabancı dil olarak günümüz dünya dili olan İngilizcenin öğretilmesine ne kadar önem vermek gerekliyse, içinde bulunduğumuz coğrafya ve konjonktür gereği Arapçaya da o kadar önem vermek gereklidir. Bu bakımdan okullarda İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Rusça ve Çince dillerine Arapçanın eklenmesi önemli bir gelişmedir.”
-
30 Arapca Restoranda 2
30 [otuz]
30 [ثلاثون] Restoranda 2 فى المطعم 2 Bir elma suyu, lütfen. من فضلك واحد عصير تفاح. mn fd’lk uaxhd ys’ir tfaxh Bir limonata, lütfen. من فضلك واحد عصير ليمون. mn fd’lk uaxhd ys’ir limun Bir domates suyu, lütfen. من فضلك واحد عصير طماطم. mn fd’lk uaxhd ys’ir t’mat’m م Balık sever misin? هل تحب السمك؟ x’l txhb alsmk Sığır eti sever misin? هل تحب لحم البقر؟ x’l txhb lxhm albqr Etsiz bir şey istiyorum. من فضلك شيئ بدون لحم. mn fd’lk shij’ bdun lxhm Bir sebze tabağı istiyorum. من فضلك طبق خضروات مشكلة. mn fd’lk t’bq xd’ruat mshklah Uzun sürmeyecek bir şeyler istiyorum. من فضلك شيء لا يحتاج لوقت طويل. mn fd’lk shiy’ la ixhtag luqt t’uil Bunu pilavlı mı istersiniz? هل تحبه مع الأرز؟ x’l txhbx’ my ala’rz Bunu makarnalı mı istersiniz? هل تحبه مع المكرونة؟ x’l txhbx’ my almkrunah Bunu patatesli mi istersiniz? هل تحبه مع البطاطس؟ x’l txhbx’ my albt’at’s Bunun lezzetini beğenmedim. لا يعجبني طعمه. la iygbni t’ymx’ Yemek soğuk. الطعام بارد. alt’yam bard Bunu sipariş etmedim. ما طلبت هذا. ma t’lbt x’dha -
29 Arapca Restoranda 1
29 [yirmi dokuz]
29 [تسعة وعشرون] Restoranda 1 فى المطعم 1 Masa boş mu? هل هذه الطاولة غير محجوزة؟ x’l x’dhx’ alt’aulah ghir mxhguzah Menüyü rica ediyorum. من فضلك قائمة الطعام. mn fd’lk qaj’mah alt’yam Ne tavsiye edebilirsiniz? بماذا تنصح؟ bmadha tns’xh Bir maden suyu isterim. من فضلك واحد ميّه معدنية. mn fd’lk uaxhd mi2’x’ mydniah Bir portakal suyu isterim. من فضلك واحد عصير برتقال. mn fd’lk uaxhd ys’ir brtqal Bir kahve isterim. من فضلك واحد قهوة. mn fd’lk uaxhd qx’uah Sütlü bir kahve isterim. من فضلك واحد قهوة مع حليب. mn fd’lk uaxhd qx’uah my xhlib Şekerli olsun lütfen. مع سكر من فضلك. my skr mn fd’lk Bir çay istiyorum. من فضلك واحد شاي. mn fd’lk uaxhd shai Limonlu çay istiyorum. من فضلك واحد شاي مع ليمون. mn fd’lk uaxhd shai my limun Sütlü çay istiyorum. من فضلك واحد شاي مع حليب. mn fd’lk uaxhd shai my xhlib Sigaranız var mı? هل عندكم سجائر؟ x’l yndkm sgaj’r Kül tablanız var mı? هل عندكم منفضة سجائر؟ x’l yndkm mnfd’ah sgaj’r Ateşiniz var mı? هل عندكم شعلة نار [ولاعة]؟ x’l yndkm shylah nar [ulayah] Çatalım eksik. ينقصني شوكة. inqs’ni shukah Bıçağım eksik. ينقصنى سكين. inqs’njh skin Kaşığım eksik. ينقصني ملعقة. inqs’ni mlyqah -
27 Arapca Otelde -Varis Diyalogu
27 [yirmi yedi]
27 [سبعة وعشرون] Otelde – varış فى الفندق – الوصول Boş bir odanız var mı? أعندكم غرفة خالية؟ a’yndkm ghrfah xaliah Ben bir oda rezerve ettim. لقد حجزت عندكم غرفة. lqd xhgzt yndkm ghrfah Benim adım Müller. اسمى مولر. asmjh mulr Tek kişilik odaya ihtiyacım var. أحتاج لغرفة سرير واحد. a’xhtag lghrfah srir uaxhd Çift kişilik odaya ihtiyacım var. أحتاج لغرفة سريرين. a’xhtag lghrfah sririn Odanın gecelik ücreti nedir? كم سعر الغرفة لليلة؟ km syr alghrfah llilah Banyolu bir oda istiyorum. أريد غرفة مع حمام بانيو. a’rid ghrfah my xhmam baniu Duşlu bir oda istiyorum. أريد غرفة مع حمام دش. a’rid ghrfah my xhmam dsh Odayı görebilir miyim? أيمكن أن أرى الغرفة؟ a’imkn a’n a’rjh alghrfah Burada bir garaj var mı? أيوجد هنا موقف سيارات؟ a’iugd x’na muqf siarat Burada bir kasa var mı? أتوجد هنا خزينة أمانات؟ a’tugd x’na xzinah a’manat Burada bir faks var mı? أيوجد هنا جهاز فاكس؟ a’iugd x’na gx’az faks İyi, odayı tutuyorum. جيد، أنا آخذ الغرفة. gid, a’na ehxdh alghrfah Anahtarlar burada. هنا المفاتيح. x’na almfatixh Eşyalarım burada. هنا أمتعتي. x’na a’mtyti Kahvaltı saat kaçta? متى يكون الإفطار؟ mtjh ikun ali’ft’ar Öğle yemeği saat kaçta? متى يكون الغداء؟ mtjh ikun alghday’ Akşam yemeği saat kaçta? متى يكون العشاء؟ mtjh ikun alyshay’
Duş arızalı. الدُش لا يعمل. aldosh la iyml Sıcak su gelmiyor. لا يوجد ماء ساخن. la iugd may’ saxn Bunu tamir ettirebilir misiniz? أيمكنكم أن تكلفوا أحداً يصلحه؟ a’imknkm a’n tklfua a’xhdaan’ is’lxhx’ Odada telefon yok. لا يوجد تلفون في الغرفة. la iugd tlfun fi alghrfah Odada televizyon yok. لا يوجد تلفزيون في الغرفة. la iugd tlfziun fi alghrfah Odanın balkonu yok. لا يوجد بلكون [ شرفة] للغرفة. la iugd blkun [ shrfah] llghrfah Oda fazla gürültülü. الغرفة صاخبة. alghrfah s’axbah Oda fazla küçük. الغرفة صغيرة جداً. alghrfah s’ghirah gdaan’ Oda fazla karanlık. الغرفة معتمة جداً. alghrfah mytmah gdaan’ Kalorifer çalışmıyor. التدفئة لا تعمل. altdfj’ah la tyml Klima çalışmıyor. المكيف لا يعمل. almkif la iyml Televizyon bozuk. التلفزيون متعطل. altlfziun mtyt’l Bu hoşuma gitmiyor. هذا لا يعجبني. x’dha la iygbni Bu benim için fazla pahalı. السعر عالي جداً عليّ. alsyr yali gdaan’ yli2′ Daha ucuz bir şeyiniz var mı? أعندكم ما هو أرخص؟ a’yndkm ma x’u a’rxs’ Buralarda yakında gençler için bir misafirhane var mı? هل يوجد بيت شباب بالقرب من هنا؟ x’l iugd bit shbab balqrb mn x’na Burada yakında bir pansiyon var mı? هل يوجد بنسيون بالقرب من هنا؟ x’l iugd bnsiun balqrb mn x’na Burada yakında bir restoran var mı? هل يوجد مطعم بالقرب من هنا؟ x’l iugd mt’ym balqrb mn x’na -
26 Arapca Dogada
26 [yirmi altı]
26 [ستة وعشرون] Doğada في الطبيعة Oradaki kuleyi görüyor musun? أترى ذلك البرج؟ a’trjh dhlk albrg Oradaki dağı görüyor musun? أترى ذلك الجبل؟ a’trjh dhlk algbl Oradaki köyü görüyor musun? أترى تلك القرية؟ a’trjh tlk alqriah Oradaki nehri görüyor musun? أترى ذلك النهر؟ a’trjh dhlk alnx’r Oradaki köprüyü görüyor musun? أترى ذلك الجسر؟ a’trjh dhlk algsr Oradaki gölü görüyor musun? أترى تلك البحيرة؟ a’trjh tlk albxhirah Şuradaki (oradaki) kuş hoşuma gitti. يعجبني ذلك العصفور. iygbni dhlk alys’fur Şuradaki (oradaki) ağaç hoşuma gitti. تعجبني تلك الشجرة. tygbni tlk alshgrah Buradaki taş hoşuma gitti. تعجبني هذه الصخرة. tygbni x’dhx’ als’xrah Oradaki (şuradaki) park hoşuma gitti. يعجبني ذلك المنتزه. iygbni dhlk almntzx’ Oradaki (şuradaki) bahçe hoşuma gitti. تعجبني تلك الحديقة. tygbni tlk alxhdiqah Buradaki çiçek hoşuma gitti. تعجبني هذه الزهرة. tygbni x’dhx’ alzx’rah Bunu hoş buluyorum. أنا أرى أنّ هذا جميلاً. a’na a’rjh a’n2′ x’dha gmilaan’ Bunu ilginç buluyorum. أنا أرى أنّ هذا ممتعاً. a’na a’rjh a’n2′ x’dha mmtyaan’ Bunu harika buluyorum. أنا أرى أنّ هذا رائعاً. a’na a’rjh a’n2′ x’dha raj’yaan’ Bunu çirkin buluyorum. أنا أرى أنّ هذا قبيحًا. a’na a’rjh a’n2′ x’dha qbixhan’a Bunu sıkıcı buluyorum. أنا أجد أنّ هذا مُملاً. a’na a’gd a’n2′ x’dha momlaan’ Bunu korkunç buluyorum. أنا أرى أنّ هذا فظيعًا. a’na a’rjh a’n2′ x’dha fz’iyan’a -
25 Arapca Sehirde
25 [yirmi beş]
25 [خمسة وعشرون] Şehirde في المدينة Tren istasyonuna gitmek istiyorum. أريد أن أذهب إلى محطة القطار. a’rid a’n a’dhx’b i’ljh mxht’ah alqt’ar Havalimanına gitmek istiyorum. أريد أن أذهب إلى المطار. a’rid a’n a’dhx’b i’ljh almt’ar Şehir merkezine gitmek istiyorum. أريد أن أذهب إلى وسط المدينة. a’rid a’n a’dhx’b i’ljh ust’ almdinah Tren istasyonuna nasıl giderim? كيف أصل إلى محطة القطار؟ kif a’s’l i’ljh mxht’ah alqt’ar Havalimanına nasıl giderim? كيف أصل إلى المطار؟ kif a’s’l i’ljh almt’ar Şehir merkezine nasıl giderim? كيف أصل إلى وسط المدينة؟ kif a’s’l i’ljh ust’ almdinah Bir taksiye ihtiyacım var. أحتاج لسيارة أجرة. a’xhtag lsiarah a’grah Bir şehir haritasına ihtiyacım var. أحتاج لخريطة المدينة. a’xhtag lxrit’ah almdinah Bir otele ihtiyacım var. أحتاج لفندق. a’xhtag lfndq Bir araba kiralamak istiyorum. أريد أن أستأجر سيارة. a’rid a’n a’sta’gr siarah İşte kredi kartım. هنا بطاقتي الائتمانية. x’na bt’aqti alaj’tmaniah İşte sürücü belgem. هنا رخصة قيادتي. x’na rxs’ah qiadti Şehirde görülecek ne var? ماذا يوجد في المدينة ليرى؟ madha iugd fi almdinah lirjh Şehrin eski kısmına gidiniz. اذهب إلى المدينة القديمة. adhx’b i’ljh almdinah alqdimah Şehir turu atınız. قم بجولة في المدينة. qm bgulah fi almdinah Limana gidiniz. اذهب إلى الميناء. adhx’b i’ljh alminay’ Liman turu yapınız. قم بجولة في الميناء. qm bgulah fi alminay’ Görülmeye değer başka neler var? ماذا بقي من معالم جديرة بالمشاهدة غير ذلك؟ madha bqi mn myalm gdirah balmshax’dah ghir dhlk -
24 Arapca Randevulasmak
24 [yirmi dört]
24 [أربع وعشرون] Randevulaşmak المواعيد Otobüsü mü kaçırdın? هل قد فاتك الباص للتو [ الحافلة]؟ x’l qd fatk albas’ lltu [ alxhaflah] Yarım saat seni bekledim. لقد انتظرتك للتو نصف ساعة. lqd antz’rtk lltu ns’f sayah Yanında cep telefonu yok mu? الا يوجد معك هاتف جوال؟ ala iugd myk x’atf gual Bir dahaki sefere dakik ol! كن دقيقاً في المرة القادمة! kn dqiqaan’ fi almrah alqadmah Bir dahaki sefere bir taksiye bin! خذ سيارة أجرة في المرة القادمة! xdh siarah a’grah fi almrah alqadmah Bir dahaki sefere yanına bir şemsiye al! خذ معك مظلة مطر في المرة القادمة! xdh myk mz’lah mt’r fi almrah alqadmah Yarın boşum. غداً عندي عطلة. ghdaan’ yndi yt’lah Yarın buluşalım mı? هل سنلتقي غدًا؟ x’l snltqi ghdan’a Üzgünüm, yarın müsait değilim. يؤسفني، غدًا لا يناسبني. iu’sfni, ghdan’a la inasbni Bu hafta sonu şimdiden herhangi bir planın var mı? هل قد خططت لشيء في عطلة نهاية هذا الأسبوع؟ x’l qd xt’t’t lshiy’ fi yt’lah nx’aiah x’dha ala’sbuy Yoksa randevun mu var? أو قد صرت متواعداً؟ a’u qd s’rt mtuaydaan’ Hafta sonu buluşmayı teklif ediyorum. أقترح أن نلتقي في عطلة نهاية الأسبوع. a’qtrxh a’n nltqi fi yt’lah nx’aiah ala’sbuy Piknik yapalım mı? هل نقوم بنزهة؟ x’l nqum bnzx’ah Plaja gidelim mi? هل نسافر إلى الشاطئ؟ x’l nsafr i’ljh alshat’j’ Dağlara gidelim mi? هل نسافر إلى الجبال؟ x’l nsafr i’ljh algbal Seni bürodan alırım. سآخذك من المكتب. sehxdhk mn almktb Seni evden alırım. سآخذك من المنزل. sehxdhk mn almnzl Seni otobüs durağından alacağım. سآخذك من محطة الباصات [الحافلات]. sehxdhk mn mxht’ah albas’at [alxhaflat] -
23 Arapca Dil Ogrenmek
23 [yirmi üç]
23 [ثلاثة وعشرون] Dil öğrenmek تعلم اللغات الأجنبية Ispanyolca’yı nerede öğrendiniz? أين تعلمت الأسبانية؟ a’in tylmt ala’sbaniah Portekizce de biliyor musunuz? هل تتكلم أيضاَ البرتغالية؟ x’l ttklm a’id’ae albrtghaliah Evet, biraz da İtalyanca biliyorum. نعم، وأتكلم أيضًا شيئاً من الإيطالية. nym, ua’tklm a’id’an’a shij’aan’ mn ali’it’aliah Bence çok güzel konuşuyorsunuz. أرى أنك تتكلم بشكل جيد جدًا. a’rjh a’nk ttklm bshkl gid gdan’a Diller birbirine oldukça benziyor. اللغات متشابهة إلى حد ما. allghat mtshabx’ah i’ljh xhd ma Ben onları (dilleri anlamında) iyi anlayabiliyorum. أستطيع أن أفهمها جيدًا. a’stt’iy a’n a’fx’mx’a gidan’a Ama konuşmak ve yazmak zordur. لكن التكلم والكتابة شيء صعب. lkn altklm ualktabah shiy’ s’yb Henüz çok hata yapıyorum. وما أزال أعمل أخطاء كثيرة. uma a’zal a’yml a’xt’ay’ kthirah Lütfen yanlışlarımı daima düzeltiniz. أرجو أن تصحح لي دائمًا. a’rgu a’n ts’xhxh li daj’man’a Telaffuzunuz çok iyi. نطقك جيد تماماً. nt’qk gid tmamaan’ Hafif bir aksanınız var. عندك لكنة بسيطة. yndk lknah bsit’ah Nereden geldiğiniz (nereli olduğunuz) anlaşılıyor. يستطيع الشخص أن يعرف من أين أنت. istt’iy alshxs’ a’n iyrf mn a’in a’nt Ana diliniz nedir? ما هي لغتك الأم؟ ma x’i lghtk ala’m Dil kursuna mı gidiyorsunuz? هل أنت تتعلم في دورة لغوية؟ x’l a’nt ttylm fi durah lghuiah Hangi kitabı kullanıyorsunuz? أي منهج تستعمل؟ a’i mnx’g tstyml Adını şu anda bilmiyorum. لا أعرف اسمه في الوقت الحالي. la a’yrf asmx’ fi aluqt alxhali Adı şu anda aklıma gelmiyor. العنوان لا يخطر على بالي. alynuan la ixt’r yljh bali Unuttum. لقد نسيته للتو. lqd nsitx’ lltu 24 [yirmi dört]
24 [أربع وعشرون] Randevulaşmak المواعيد Otobüsü mü kaçırdın? هل قد فاتك الباص للتو [ الحافلة]؟ x’l qd fatk albas’ lltu [ alxhaflah] Yarım saat seni bekledim. لقد انتظرتك للتو نصف ساعة. lqd antz’rtk lltu ns’f sayah Yanında cep telefonu yok mu? الا يوجد معك هاتف جوال؟ ala iugd myk x’atf gual Bir dahaki sefere dakik ol! كن دقيقاً في المرة القادمة! kn dqiqaan’ fi almrah alqadmah Bir dahaki sefere bir taksiye bin! خذ سيارة أجرة في المرة القادمة! xdh siarah a’grah fi almrah alqadmah Bir dahaki sefere yanına bir şemsiye al! خذ معك مظلة مطر في المرة القادمة! xdh myk mz’lah mt’r fi almrah alqadmah Yarın boşum. غداً عندي عطلة. ghdaan’ yndi yt’lah Yarın buluşalım mı? هل سنلتقي غدًا؟ x’l snltqi ghdan’a Üzgünüm, yarın müsait değilim. يؤسفني، غدًا لا يناسبني. iu’sfni, ghdan’a la inasbni Bu hafta sonu şimdiden herhangi bir planın var mı? هل قد خططت لشيء في عطلة نهاية هذا الأسبوع؟ x’l qd xt’t’t lshiy’ fi yt’lah nx’aiah x’dha ala’sbuy Yoksa randevun mu var? أو قد صرت متواعداً؟ a’u qd s’rt mtuaydaan’ Hafta sonu buluşmayı teklif ediyorum. أقترح أن نلتقي في عطلة نهاية الأسبوع. a’qtrxh a’n nltqi fi yt’lah nx’aiah ala’sbuy Piknik yapalım mı? هل نقوم بنزهة؟ x’l nqum bnzx’ah Plaja gidelim mi? هل نسافر إلى الشاطئ؟ x’l nsafr i’ljh alshat’j’ Dağlara gidelim mi? هل نسافر إلى الجبال؟ x’l nsafr i’ljh algbal Seni bürodan alırım. سآخذك من المكتب. sehxdhk mn almktb Seni evden alırım. سآخذك من المنزل. sehxdhk mn almnzl Seni otobüs durağından alacağım. سآخذك من محطة الباصات [الحافلات]. sehxdhk mn mxht’ah albas’at [alxhaflat]