Zarfı Müstekar Nedir ?
ZARF-I MÜSTEKAR
و قد يحذف المتعلق فإن كان المحذوف فعلا عاما متضمنا فى الجار و المجرور يسميان ظرفا مستقرا. نحو؛ زَيْدٌ فى الدَّارِ اى حصل
Bazı kere müteallak hazf olunur (silinir). Eğer hazf olunan müteallak, carr ve mecruruda gizlenmiş (mütezammen) olan fiil-i âmm (umumi fiil) olursa, carr ve mecrur; Zarf-ı müstekar diye tesmiye olunur. Hazf olunmuş müteallakın manası carr ve mecrurda gizlenmiştir.
| الدار | فى | زيد |
| mecrur | carr | mübteda |
| Zarf-ı müstekar | حَصَلَ fiili umumi fiillerdendir | |
Mahzuf müteallak حَصَلَ ‘ dir. Manası فى الدار ‘dan anlaşılan حَصَلَ ‘dir. حَصَلَ fiili asla zikredilmemek üzere hazf edildi. Böylece فى الدار carr ve mecruru zarf-ı müstekar olup, mübteda olanزيد lafzının haberi olmak üzere mahallen merfu olmuştur.
Müstekar; Yerleşilen veya istikrar olunan mahal, durulan yer, Karargâh.. Umumi fiiller; Mevcut olan her şeye şamil olan fiillerdir; Bunlar: كَائِنٌ ، حَاصِلٌ ، مَوْجُودٌ ، ثُبُوتٌ ، اِسْتِقْرَارٌ ، وُقُوعٌ
Not: Carr ve Mecrur hakkında, zikredilen bütün hususlar zarf olan lafızlar hakkında geçerlidir. Bu zarf olan lafızlar ; امام ، مع ، لدى ، عند v.s dir. Terkipte zikredilen bir zarf, efal-i ammeden mahzuf bir lafza müteallik (tealluk ederse) olursa, o zarf “Zarf-ı Müstekar” olur.
Misal; زَيْدٌ مَعَك (Zeyd,seninle beraberdir) terkibindeki مع zarfı, efal-i ammeden mahzuf وُجِدَ fiiline veya مَوْجُودٌ ism-i mefulune müteallik olan bir Zarf-ı müstekardır.
Misal; زَيْدٌ اَمَامَ المَسْجِدِ (Zeyd, mescidin önündedir) terkibindeki امام zarfı, efal-i ammeden mahzuf كَانَ fiiline veya كَائِنٌism-i failine müteallik olan bir Zarf-ı müstekardır.
Müteallak:
Müteallak: “Harfi cerlerin bağlı bulundukları kelimedir.” Müteallaklar, fiil, şibhi fiil ve mânâyı fiilden oluşur.
Car ve mecrur müteallakına göre iki kısma ayrılır. Bunlar: Zarfı müstekar ve zarfı lağvdır.
Zarfı Müstekar
Car mecrurun müteallakı bazen hazfedilir. Eğer hazfedilen müteallak efâli âmden olup, mânâsı car ve mecrurdan anlaşılıyorsa, o car ve mecrura zarfı müstekar denir.
Efâli âmme ise, umûm mânâlı fiiller olup, yedi tanedir. Bunlar: لاَبَسَ، اِسْتَقَرَّ، وَقَعَ، ثَبَتَ، وُجِدَ، حصَلَ، كَانَ
Zarfı müstekara misâl:حَصَلَ زَيْدٌ فِي الدَّارِ → زَيْدٌ فِي الدَّارِ Zeyd evdedir cümlesidir. Bu misâl de حَصَلَ fiili müteallak olup, hazf olunmuştur. Çünkü حَصَلَ fiili umumî mânâlı fiillerden olup, mânâsını da فِي harfi ceri ile الدَّارِ mecruru içine almıştır.
Zarfı müstekar cümlede dört yerde gelir. Bunlar:
1. Zarfı müstekar bir mübtedaya haber olarak gelir. Misâlen: زَيْدٌ فِي الدَّارِ Zeyd evdedir. Bu misâlde زَيْدٌ mübtedadır; فِي الدَّارِ olan zarfı müstekar ise haberdir.
2. Zarfı müstekar bir mevsûfa sıfât olarak gelir. Misâlen: مَرَرْتُ بِرَجُلٍ فِي الدَّارِ Evde olan bir adama uğradım. Bu misâlde رَجُلٍ mevsuftur; فِي الدَّارِ olan zarfı müstekar ise sıfâttır.
3. Zarfı müstekar ismi mevsule sıla olarak gelir. Misâlen: حَضَرَ مَنْ عِنْدَهُ الخَبَرُ الْيَقِينُ Yanında doğru haber olan kimse geldi. Bu misâlde مَنْ ismi mevsuldür; عِنْدَهُ olan zarfı müstekar ise sıla cümlesidir.
4. Zarfı müstekar zilhale hal olarak gelir. Misâlen: رَأَيْتُ زَيْدًا فِي السُّوقِ Zeydi pazarda gördüm. Bu misâlde زَيْدًا zilhaldir; السُّوقِ فِي olan zarfı müstekar ise haldir.
Zarfı Lağv
Müteallak, efâli âmden olmayıp, husûsî mânâlı fiillerden olursa ve hazf da olmaz ise bu car ve mecrura zarfı lağv denir. Zarfı lağv, boş ve gereksiz zarf demektir. Böyle denmesinin nedeni ise, mânâ, müteallak olmadan tamâm olmadığı içindir.
Zarfı lağv âyet ve hadîslerde geldiğinde, boş gereksiz zarf dememek için hürmeten zarfı has ismini alır.
Zarfı lağva misâl: مَرَرْتُ بِزَيْدٍ Zeyde uğradım cümlesidir. Bu misâlde مَرَرْتُ müteallaktır ancak husûsî mânâlı fiillerden olduğu için hazf olunmamıştır; بِزَيْدٍ ise car ve mecrur olup, zarfı lağvdır.
Soru: Müteallak hususî mânâlı fiillerden olup hazf edilebilir mi?
Evet, müteallak bazen hususî mânâlı fiillerden olur ve hazf edilir. Böyle bir durumda car ile mecrura yine zarfı lağv denir. Hazifde daha çok مِنْ ، إِلَى ، عَنْ harflerinden sonra olur. Mânâya uygun bir müteallak konur.
Zarfı lağv cümlede dört yerde gelir. Bunlar:
1. Zarfı lağv mefulün fih olarak gelir. Misâlen: اَكَلْتُ فِى الْبَيْتِ Ben evde yedim. Bu misâlde اَكَلْتُ fiil, faildir; الْبَيْتِ فِى ise zarfı lağv olup, mefulün fihdir.
2. Zarfı lağv mefulün leh olarak gelir. Misâlen: جِئْتُ لِلزِّيَارَةِ Ben ziyaret için geldim. Bu misâlde جِئْتُ fiil, faildir; لِلزِّيَارَةِ ise zarfı lağv olup, mefulün lehdir.
3. Zarfı lağv mefulün bih gayri sarih olarak gelir. Misâlen: رَغِبْتُ فِى الكِتَابِ Ben kitâbı arzu ettim. Bu misâlde رَغِبْتُ fiil, faildir; الكِتَابِ فِى ise zarfı lağv olup, mefulün bih gayri sarihtir.
4. Zarfı lağv naibi fail olarak gelir. Misâlen: غُشِيَ عَلَى زَيْدٍ Zeyd bayıldı. Bu misâlde غُشِيَ lazım fiil olup, müteallaktır.
Harf-i Cerlerin Müteallaklarından Olan Şibhi ve Mânâyı Fiil
Şibhi fiil: “Hadese (olaya, işe) delâlet etmede fillere benzeyen yani fiil gibi amel eden isimlerdir.” Şibhi fiil, mastar, ismi fail, ismi meful, sıfatı müşebbehe, mübalağalı isim, ismi mensub, ismi tafdil ve fiil isimlerdir.
Mânâyı fiil: “İsim oldukları halde fiil mânâsı taşıyan ve fiil gibi amel eden isimlerdir.” Mânâyı fiil, esmâul-efal yani fiil isimleri, zarfı müstekar, ismi mensub, ismi müstear, sıfat mânâsı taşıyan isimlerdir.
Sorular:
1. Müteallak ne demektir ve kaç kısma ayrılır?
2. Zarfi müstekar ne demektir?
3. Zarfı müstekar cümlede kaç yerde gelir, misâlleri nelerdir?
4. Zarfi lagv ne demektir?
5. Zarfı lagv cümlede kaç yerde gelir, misâlleri nelerdir?
6. Müteallak hususî mânâlı fiillerden olup hazf edilebilir mi?
7. Efâli âmme nedir kaç tanedir?
8. Şibhi ve mânâyı fiil ne demektir?
Uyarı: Eğer sorulara doğru cevâbları verebiliyorsanız istenilen hâsıl olmuş demektir. Yok, veremiyorsanız eksiğinizi tamâmlamadan bir sonraki derse kesinlikle geçmeyin!
Bu ders http://www.tevhididavet.com/ den alınmıştır
- Zarf-ı müstekar nedir?Müteallak umumî manalı bir fiil (حَصَلَ, كَانَ, اِسْتَقَرَّ…) olup hazfedilirse, câr-mecrûr veya zarf zarf-ı müstekar olur: زَيْدٌ فِي الدَّارِ.
- زَيْدٌ فِي الدَّارِ ‘Zeyd evdedir’ cümlesinde hazfedilmiş müteallak, derste hangi fiil olarak gösterilmiştir?Mahzuf müteallak umumî manalı حَصَلَ'dir: حَصَلَ زَيْدٌ فِي الدَّارِ → زَيْدٌ فِي الدَّارِ. Diğerleri husûsî manalı fiillerdir.
- Müteallak ne demektir?Müteallak, câr-mecrûrun bağlandığı fiil, şibh-i fiil veya mana-yı fiildir. Harf-i cerin girdiği isme ise mecrûr denir.
- Reklam
- Câr-mecrûr, müteallakına göre kaç kısma ayrılır?Müteallakına göre câr-mecrûr ya zarf-ı müstekar ya zarf-ı lağvdır. Haber, sıfat, sıla, hâl ise zarf-ı müstekarın geldiği yerlerdir.
- Zarf-ı lağv nedir?Müteallak husûsî manalı bir fiildir ve genellikle zikredilir: مَرَرْتُ بِزَيْدٍ. Ayet ve hadislerde hürmeten ‘zarf-ı hâs’ denir.
- مَرَرْتُ بِزَيْدٍ ‘Zeyd'e uğradım’ cümlesinde بِزَيْدٍ nedir?Müteallak مَرَرْتُ husûsî manalı bir fiildir ve zikredilmiştir; bu yüzden بِزَيْدٍ zarf-ı lağvdır.
- زَيْدٌ فِي الدَّارِ cümlesinde فِي الدَّارِ'nin görevi nedir?زَيْدٌ mübtedâdır; mahzuf umumî fiile bağlı فِي الدَّارِ zarf-ı müstekar olarak haberdir (mahallen merfû).
- Aşağıdakilerden hangisi ef'âl-i âmmeden (umumî manalı fiillerden) değildir?Ef'âl-i âmme: كَانَ، حَصَلَ، وُجِدَ، ثَبَتَ، وَقَعَ، اِسْتَقَرَّ… ذَهَبَ ‘gitti’ husûsî manalı bir fiildir.
- Reklam
- جِئْتُ لِلزِّيَارَةِ ‘Ziyaret için geldim’ cümlesinde لِلزِّيَارَةِ nedir?Müteallak جِئْتُ husûsî fiildir; لِلزِّيَارَةِ gelişin sebebini bildiren zarf-ı lağv (mef'ûlün leh)dir.
- رَغِبْتُ فِي الْكِتَابِ ‘Kitabı arzu ettim’ cümlesinde فِي الْكِتَابِ nedir?رَغِبَ fiili mef'ûlünü فِي harfiyle alır; فِي الْكِتَابِ zarf-ı lağv olup mef'ûlün bih gayr-i sarîhtir.
- مَرَرْتُ بِرَجُلٍ فِي الدَّارِ ‘Evdeki bir adama uğradım’ cümlesinde فِي الدَّارِ nedir?Nekre bir ismi niteleyen zarf-ı müstekar sıfat olur. Marife bir isimden (ör. بِزَيْدٍ) sonra gelseydi sıfat değil hâl olurdu.
- جَاءَ الَّذِي فِي الدَّارِ ‘Evde olan kişi geldi’ cümlesinde فِي الدَّارِ nedir?الَّذِي ism-i mevsûldür ve sılaya muhtaçtır; mahzuf umumî fiile bağlı فِي الدَّارِ onun sılasıdır.
- غُشِيَ عَلَى زَيْدٍ ‘Zeyd bayıldı’ cümlesinde عَلَى زَيْدٍ nedir?غُشِيَ meçhul fiildir; müteallakı zikredilmiş husûsî fiil olduğu için عَلَى زَيْدٍ zarf-ı lağvdır ve nâib-i fâil mahallindedir.
- Reklam
- Hangisinde zarf veya câr-mecrûr, zarf-ı müstekardır?زَيْدٌ مَعَكَ'de مَعَ zarfı mahzuf umumî fiile (وُجِدَ / مَوْجُودٌ) bağlı olup haberdir. Diğerlerinde müteallak zikredilmiş husûsî fiildir (zarf-ı lağv).
- Zarf-ı müstekar cümlede hangi dört görevde gelir?Cevabı önce aklından söyle, sonra kontrol et.Cevap: 1) Mübtedânın haberi, 2) nekre mevsûfun sıfatı, 3) ism-i mevsûlün sılası, 4) zilhâlin hâli.Örnekler: زَيْدٌ فِي الدَّارِ (haber), مَرَرْتُ بِرَجُلٍ فِي الدَّارِ (sıfat), جَاءَ الَّذِي فِي الدَّارِ (sıla), hâl olarak da zilhâlden sonra gelir.Bildin mi?