Mübalagalı İsmi Fail – AÖF İlahiyat Arapça Dersleri (16)

 mübalagalı ismi fail

Türeyen, sıfat cinsinden isimlerdir. Mübalağa siygasına “mübâlaga-i ism-i

fâil” de denilir.

Kalıpları

Belli başlı mübalağa kalıpları şunlardır:

 

Türediği fiil Anlam Örnek Kalıp

ضَحِكَ Çok gülen فَعَّال ضَحَّاك

عَلِمَ Çok bilen فَعَّالَة عَلاّمَة

هَمَزَ Çok alay eden فُعَلَة هُمَزَة

قَدِمَ Çok gayretli مِفْعَال مِقْدام

صَدَقَ Şartsız destekçi فِعِّيل صِدِّيق

سَكَنَ Zavallı مِفْعِيل مِسْكِين

غَفَرَ Çok bağışlayan فَعُول غَفُور

فَرَقَ Net olarak ayıran فاعُول فَارُوق

عَلِمَ Çok bilen فَعِيل عَلِيم

Bu kalıplar içerisinde ne sık kullanılanı ( فَعَّال ) veznidir.

Mübalağa siygaları semâî olup bir fiilin eğer varsa mübalağa siygasının hangi

kalıpla yapılacağı ezber yoluyla veya sözlüklere bakılarak bilinebilir.

Aşağıdaki fiillerden mübalağa siygaları türetiniz. Gerekirse sözlükten yardım

alınız.

حَكَمَ، مَدَحَ،كَذَبَ، رَحِمَ، فَهِمَ، وَهَبَ، تابَ، نَامَ، ظَلَمَ، جَهِلَ

mübalagalı ismi fail

  • Mübalâgalı İsm-i Fâil,
  • (1) Semaî olanlar, onüç semâî vezni vardır.
  • (2) Maziden türeyenler, bir işi sık sık yapanı veya aşırı yapanı veya bir özelliği çokca göstereni tanımlar. ( ضَرَّابٌ  çok döven) gibi.
  • (3) Sıfattan türeyenler, kalıcı bir sıfatlanmayı ve geçici bir isimlenmeyi bildirir, buna da “Hâl” denir ( ضَرِيبٌ  dövücü)  gibi.
  • (4) İsimden türeyenler, bir kimsenin o işle meşgul olduğunu bildirir ( مَلِكٌ  hükümdar) gibi. Mühennesleri sonuna te_merburata alır.
  • Mübalâgalı İsm-i Fâil,beş kıyâsi vezinden birine nakledilerek, mübalâgalı ism-i fâil elde edilir. Kâide:İsm-i fâili olmayan bir kelimenin, mübalâgalı ism-i fâili de olmaz. Örnek :  ( ظَارِفٌ ) şeklinde bir ism-i fâil mevcut değildir. Bu nedenle ( ظَرِيفٌ ) lafzı, mübalâgalı ism-i fâil değildir ama, sıfat-ı müşebbehedir.
  • Mübalâgalı İsm-i Fâilin 1.veznibaşka bir isimle ortak kullanılmaz.  örnek :  ( ضَارِبٌ ) ism-i fâilinde türetilen ( ضَرَّابٌ ) lafzı, mübalâgalı ism-i fâildir.
  • فَعَّالٌ ) veznine örnek Ayet-i Kerime 3/8: ( رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُbütün dilekleri karşılıksız lütfu kereminle fazlasıyla verensin (hibe edensin, bağışlayansın, verdiğinin karşılığını istemeyen ve sitem etmeyensin).”
  • NOT: “Hibe etmede birine üstün gelen” anlamına gelen ( وَاهَبٌ ) ism-i fâilinin, ( فَعَّالٌ ) veznine nakledilmesiyle kıyâsi mübalâgalı ism-i fâil olmuştur. SORU: Burada isim cümlesinin ( أَنْتَ الْوَهَّابُالْوَهَّابُlafzî kıyâsi âmil
  • Mübalâgalı İsm-i Fâilin 2.veznisıfat-ı müşebbehe ile ortak kullanılır.  Örnek : ( ضَارِبٌ ) ism-i fâilinde türetilen ( ضَرُوبٌ ) lafzı, mübalâgalı ism-i fâildir. ( زَهُوبٌ  derin ) lafzı ise, sıfat-ı müşebbehedir. Çünkü, ism-i fâili mevcut olmadığı için mübalâgalı ism-i fâili yoktur.
  • Açıklama :
  • فَعُولٌ ) veznine örnek Ayet-i Kerime  42/33: ( إِنْ يَشَأْ يُسْكِنِ الرِّيحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلَى ظَهْرِهِ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
  • Mübalâgalı İsm-i Fâilin 3.vezniismi âlet ile ortak kullanılır.  Örnek : ( ضَارِبٌ ) ism-i fâilinden türetilen ( مِضْرَابٌ ) lafzı, mübalâgalı ism-i fâildir. ( مِفْتَاحٌ  anahtar ) lafzı ise, ism-i âletdir.
  • مِفْعَالٌ ) veznine örnek Ayet-i Kerime : ( *)
  • Mübalâgalı İsm-i Fâilin 4.veznisıfat-ı müşebbehe ile ortak kullanılır.  Örnek : ( ضَارِبٌ ) ism-i fâilinde türetilen ( ضَرِيبٌ ) lafzı, mübalâgalı ism-i fâildir. ( ظَرِيفٌ  zarif ) lafzı ise, sıfat-ı müşebbehedir. Çünkü, ism-i fâili mevcut olmadığı için mübalâgalı ism-i fâili yoktur. 
  • فَعِيلٌ ) veznine örnek Ayet-i Kerime 2/29 : ( هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاءِ فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ)  “O ki sizin için yarattı – arzın üzerinde ne varsa hepsini – sonra semayı istiva etti – sonra onları yedi sema olarak tanzim etti – O her şeyi bilendir” Ayet-i Kerimesindeki, ( عَالِمٌ ) ism-i fâilinden türetilen ( عَلِيمٌ ) lafzı, Sarf-Nahiv kitaplarında : “Mübalâgalı ism-i fâildir, ama sıfat-ı müşebbehe değildir.” bilgisi mevcut.
  • Ancak, 51/28  ( وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ ) “Melekler, Hz.İbrâhim (a.s) mı alîm bir oğul ile müjdelediler.”   Ayet-i Kerimesinde Hz. İsmâil (a.s) ın, doğuştan ( عَلِيمٌ ) olduğunu haber veriyor. Bu nedenle ( فَعِيلٌ ) vezni, sıfat-ı müşebbehe nin de veznidir.
  • Mübalâgalı İsm-i Fâilin 5.veznisıfat-ı müşebbehe ile ortak kullanılır.  Örnek : ( ضَارِبٌ ) ism-i fâilinde türetilen ( ضَرِبٌ ) lafzı, mübalâgalı ism-i fâildir. ( أَشِرٌ  şımarık ) lafzı ise, sıfat-ı müşebbehedir.
  • فَعِلٌ ) veznine örnek Ayet-i Kerime 18/79 : ( أَمَّا السَّفِينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاكِينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَأَرَدْتُ أَنْ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا) “Gelelim o gemiye – denizde çalışan yoksul kişilerdendi – onu kusurlamak istedim – peşinde bir hükümdar vardı – bütün gemileri gasp yolu ile zorla almaktaydı.” Ayet-i Kerimesindeki, ( مَالِكٌ ) ism-i fâilinden türetilen ( مَلِكٌ ) lafzı, mübalâgalı ism-i fâildir ve sıfat-ı müşebbehe değildir. Yukarıdaki Açıklama paragrafına bakınız.
  • Mübalâgalı İsm-i Fâil’in
  • Örnek soru-1 :
  • Örnek soru-2 :
  • Semâî vezin-1çok doğru ) ve ( فِسِّيقٌ  çok fâsık ) ve Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-2çok büyük ) ve ( عُجَاجٌ  çok şaşılacak şey ) ve
  • 25/66: ( إِنَّهَا سَاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا) “Gerçekten o (azâbı dâim olan cehennem) ne kötü bir durak ve makam (mekân) dır.”
  • Semâî vezin-3çok uzun ) ve ( جُهَّالٌ  çok câhil ). Bu vezinde cemî mükesser ve sıfat-ı müşebbehe sîgaları da vardır.  Cemî mükesser sîgasına örnek ( نُصَّارٌ ) ve sıfat-ı müşebbehe sîgasına örnek ( وُضَّاءٌ ).  Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-4çok bilen ) ve ( نَسَّابَةٌ  nesebleri çok iyi bilen ) ve Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-5çok gülen ) ve ( لُعَنَةٌ  çok lâlenleyen ) ve Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-6çok kılıç taşıyan ) ve ( مِجْزَمٌ  çok dolu ) ve Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-7çok koku süren ) ve ( مِكْثِيرٌ  çok konuşan ) ve Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-8çok gâfil ) Bu vezinde sıfatı müşebbehe sîgası da vardır ( صُلْبٌ  sert şey ) gibi.
  • 26/83: ( رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ) Hz. İbrahim a.s : “Yâ Rabbî! Bana bir hikmet ihsân et – beni sâlihlerin arasına kat.”
  • Semâî vezin-9çok zeki ) ve
  • 2/207: ( وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْرِي نَفْسَهُ ابْتِغَاءَ مَرْضَاةِ اللَّهِ وَاللَّهُ رَءُوفٌ بِالْعِبَادِ) “Nâs’dan bazıları nefislerini satarlar – Ellah rızasına ermek için – Ellah kullarına karşı çok şefkatlidir.”
  • Semâî vezin-10çok rivâyet eden ) ve
  • 25/32: ( وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا) “Kâfirler dedi – Kur’an ona toptan tek olarak indirilseydi ya! – Biz onu senin kalbine yerleşip sabitleşsin diye böyle indirdik – ve onu ağır ağır okuttuk.”
  • Semâî vezin-11çok ayırt eden ) ve Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-12çok hasta ) ve Ayet-i Kerime : ( )
  • Semâî vezin-13çok gülen ) ve
  • 25/32: ( وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا) “Kâfirler dedi – Kur’an ona toptan tek olarak indirilseydi ya! – Biz onu senin kalbine yerleşip sabitleşsin diye böyle indirdik – ve onu ağır ağır okuttuk.” 
  • NOTLAR :
  • (1) Bu onüç vezindeki isimleri bazı âlimler mübalâgalı ism-i fâil kabul etmememişler ve sıfat-ı müşebbehe olduklarını ileri sürmüşler.
  • (2) Kendisinde te-merbuta bulunan lafzın müfred sîgası, müzekker ve müennes arasında müşterektir.
  • (3) Masdarlar, mecâzi olarak ism-i meful mânasında kullanılabilir, ancak masdar müfret olarak zikredilir, tesniye ve cemî’si yapılmaz.
  • (4) Mübalâgalı ism-i fâil, bir işle aşırı derecede meşgul olanlar için kullanılır. Ancak olaylardan sonra başlangıçta lüzumsuz gibi görülen işin, o kişiye kazandırdığı; bilgi, tecrübe, pratiklik ..vb’lerinin Cn.Hakk’ın irâdesi ile kazandırıldığına şahidlik edilir. Şöyle de söylenebilir : Seçilen kişi, bir sonraki hadesi başarabilmesi için, bir önceki işin veya işlerin mübalâgalı ism-i fâili kılınır.