Ayasofya Artık Müze Değil Cami

45003

Son gerçekleştirilen” Zincirler kırılsın Ayasofya Açılsın” Etkinliğinden sonra artık kamuoyu bu isteğini daha yüksek sesle dile getirmekte. Vakıflar genel müdürlüğünün de Ayasofya’yı Müze statüsünden çıkarıp Cami statüsüne sokmasından sonra büyük bir merhale katedildiği kesin. Şimdi iş sadece karar mercilerini harekete geçirmekte kaldı. Bimer’e Başbakanlık İletişim Merkezine bir başvuru sağanağı yapılabilir  mesela.

Ayasofyanın resmiyetten sonra fiili olarak da cami olması an meselesi. Yapılacak resmi başvurular bunun önünü açacaktır. 

 

İlgili Haberler

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlandığı öne sürülen “2012 Mihraplar Takvimi”nde Ayasofya Müzesi “cami” olarak tanımlandı. Takvimde; mayıs ayının bulunduğu yaprakta Ayasofya’nın mihrab fotoğrafı yer aldı ve fotoğrafının altına “Ayasofya Camii” yazısı yazıldı.
 
Yeni Akit gazetesi, “Ayasofya aslına dönüyor”, “Müze değil cami” başlıklarıyla maşetten yayımladığı haberde Ayasofya’nın ibadete açılacağını iddia etti.
 
Ayasofya Müzesi’nin cami olarak tanımlandığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün takviminde; Bursa Ulu Camii, Sivas Divriği Ulu Camii, Nevşehir Damsaköy Camii, Konya Beyşehir Eşrefoğlu Camii, Kayseri Hunat Camii, İstanbul Rüstem Paşa Camii, Manisa Muradiye Camii, İstanbul Süleymaniye Camii, İzmir Hisar Camii, Edirne Muradiye Camii, İstanbul Yıldız Hamidiye Camii’nin  fotoğrafları yer aldı.
 
Takvimde; “Ayasofya Camii- İstanbul” başlıklı ve Ayasofya’nın mihrab fotoğrafının yer aldığı bölümde şu bilgiler yer aldı: 
 
“Fatih Sultan Mehmed’in 1453’te İstanbul’u fethetmesiyle camiye çevrilen Ayasofya Camii’nin 19. yüzyılda yenilenen mihrabı mermerdendir. İçinde şemse ile yıldız motiflerinin yer aldığı çokgen planlı nişin üzerini yarım kubbeli kavsaranın örttüğü bir örnektir. Kıvrık dallı, akantus yapraklı geniş bordürle sınırlanan mihrapta bolca altın yaldız kullanılmış olup üstte gösterişli bir tepeliği bulunmaktadır. Mihrabın iki yanında Kanuni Sultan Süleyman Devri’nde (1520-1566) yapılan Macaristan seferinde, Budin’in fethi sırasında, Sadrazam İbrahim Paşa tarafından, Macar Kralı 1. Matyas’ın sarayından getirilen şamdanlar bulunmaktadır.”

Kültür ve Turizm Bakanı adına Şube Müdürü Z.A., müze yönetmeliklerine atıfta bulundu ve Ayasofya’da herhangi bir dini ritüelin gerçekleştirilmesine izin verilmesinin mümkün olmadığını açıkladı. 

“AYASOFYA’NIN, ‘MÜZE’ OLARAK HİZMET VERMESİ KARARLAŞTIRILMIŞ”

Bir vatandaş, 5 Haziran 2010 tarihinde, İstanbul’un Fethi’nin sembolü olan ve fetihten sonra camiye çevrilen, ancak şaibeli bir şekilde müzeye dönüştürülen Ayasofya’nın ibadete açılması için Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) başvurdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı; vatandaşın söz konusu talebini reddetti. Kültür ve Turizm Bakanı adına Şube Müdürü Z.A.’nın, 21 Haziran 2010 tarihli yazısında; İstanbul Ayasofya Müzesi’nin ibadete açılmasını konu alan ilgi BİMER başvurusunun incelendiği belirtilerek, “1500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın en eski yapılarından biri olan Ayasofya’nın 24 Kasım 1934 ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile “Müze” olarak hizmet vermesi kararlaştırılmış olduğundan, yapıda herhangi bir dini ritüelin gerçekleştirilmesine izin verilmesi mümkün değildir. Öte yandan Ayasofya’ya “Müze” dışında işlev verilmesi durumunda sanatsal ve tarihi özel konumu nedeniyle sahip olduğu yoğun yabancı sirkülasyonunun olumsuz etkilenmesi söz konusu olacağından müze olarak korunması uygun değerlendirilmektedir” denildi. Yazıda, Ayasofya Müzesi’nin Hünkar Mahfili’ne geçişini sağlayan giriş mahallinin 8 Ağustos 1980 tarihinden itibaren ibadete açık olduğu hatırlatıldı.

AZINLIKLAR İÇİN YÖNETMELİK ESNETİLDİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı; Müze Yönetmeliği’ni bahane ederek Ayasofya Camii’nde namaz kılınmasını engellerken, Van Akdamar Anıt Müzesi’nde, müze olarak kullanılan Trabzon Sümela Manastırı’nda ayinlere izin verilmişti. Ermeni kökenli Hıristiyanlar, Van Akdamar Müzesi’nde (Akdamar Kilisesi) ayin yapmışlar, Rum ve Rus asıllı Ortodoks Hıristiyanlar da; müze olarak kullanılan Trabzon Sümela Manastırı’nda ayin düzenlemişti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı; Bursa’nın İznik ilçesinde bulunan Ayasofya Camii’ni resmi yazışmasında kiliseye çevirmiş ve 700 yıl ibadet edilen Ayasofya Camii’nde Hıristiyanların ayin yapmasına izin vermişti.

KUPÜR 1: Bir vatandaş, Ayasofya’nın ibadete açılması için Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) başvurdu. Bakanlık, müze yönetmeliğine dayanarak Ayasofya’nın ibadete açılmasını engelledi.
KUPÜR 2: Ermeni kökenli Hıristiyanlar, Van Akdamar Anıt Müzesi’nde ayin yapmışlardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın internet sitesinde, Van Akdamar anıt müze olarak tanımlanıyor.
KUPÜR 3: Yunanistan’da bir internet sitesi, Rum ve Rus asıllı Ortodoks Hıristiyanların; müze olarak kullanılan Trabzon Sümela Manastırı’nda ayin düzenlemesine yönelik Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yazısını “e-pontus” yazısıyla duyurmuş.
KUPÜR 4: Bursa’nın İznik ilçesinde bulunan Ayasofya Camii resmi yazışmalarda kiliseye çevrilmiş ve 700 yıl ibadet edilen Ayasofya Camii’nde Hıristiyanların ayin yapmasına izin verilmişti. İşte Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Abdulkadir Karaoğlu’nun 20 Ekim 2010 tarihli yazısı…