Maide Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Nesai Ebu Davud

29206

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Maide Suresi
Ravi: İbnu Abbas
Hadisin Arapçası:

وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما. في قوله تعالى: ]إنَّمَا جَزَاءُ الَّذِينَ يُحَارِبُونَ اللّهَ وَرسُولهُ اŒية. قالَ: أنزِلتْ في المُشْرِكينَ: فَمَنْ تَابَ مِنْهُمْ قَبْلَ أنْ يُقْدَرَ عَلَيْهِ لَمْ يَمْنَعْهُ ذلِكَ أنْ يُقَامَ فيهِ الحَدُّ الّذِي أصَابَهُ[. أخرجه أبو داود والنسائى .

Hadisin Anlamı:

Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Onlara ahirette büyük azab vardır. Şu kadar ki, siz kendileri üzerine kadir olmazdan (kendilerini ele geçirmezden evvel) tevbe eden (muhariblerle yol kesen)ler müstesnadırlar. Bilin ki Allah, çok affedici ve çok merhamet sahibidir (Maide 33-34) ayeti müşrikler hakkında indi. Kendileri mağlub edilmezden önce, kim gelip teslim olursa bu, ona işlediği suç sebebiyle had cezası uygulamaya mani değildir.

Kaynak: Ebu Davud, Hudud 3, (4372), Nesai, Tahrimü’d-Dem 9, (7, 101)