İZHAR SORU VE CEVAPLARI AMİL BAHSİ MAMÜL BAHSİ İRAB BAHSİ

İZHAR SORU VE CEVAPLARI
İZHAR SORU VE CEVAPLARI AMİL BAHSİ  MAMÜL BAHSİ İRAB BAHSİ 

AMİL BAHSİ  46 SORU

1-Bir şey’e başlarken bir talibin kaç şeyi bilmesi lazımdır, onlar nelerdir?

7 şeyi bilmesi lazımdır. 1-Besmele-2-Hamdele-3-Salvele-4-İsmi kitab-5-Fenni kitab- 6-Teybini ğaraz- 7-Tadadi fusul

İsmi Kitap: İzhar
Fenni Kitap: Nahiv
Tadadi Fusul: (Fasıllarının adedi): Amil, Mamul, İrab
Tebyini Ğaraz:
Gayesi:  لإحتراز عن الخطاء فى الإعراب و البناءا I  Manası: Mu’reblik ve mebnîlikte hatadan kaçınmaktır.

2-İlmi Nahvin tarifi ve mevzuu nedir, izhar kitabının musannııfı kimdir?

Tarifi: و هو علم يعرف به احوال الكلمة العربية من حيث الإعراب و البناء  
Manası: Mu’reblik ve mebnilik haysiyetinden Arabî kelimelerin halleri kendisi ile bilinen ilimdir.

Mevzuu: الكلمة العربية الواقعة فى لكلام      
Manası: Kelamda vâki olan (bulunan) kelimelerdir.

Musannıfı: İmamı Birgüvi hazretleridir.

3- Kelimenin tarifi nedir, kaç kısımdır?

Kelime: وهي اللفظ الموضوع لمعنيً مفرد  (Müfred bir mana için vazolunan lafızdır.)

Üç kısımdır:
Fiil : : ما دل بهيأته وضعا على احد الازمنة الثلثة
Heyeti vaz’iyesiyle üç zamandan biri üzerine delalet eden kelimedir.

لما – لم – إنْ – سوف – س – قد   emri gaib için olan ‘lam’ ve nehiy için olan ‘lam’ın dahil olması filin hassalarındandır.

İsim : ما دل على معنى مستقل بالفهم غيرَ مقترن باحد الازمنة الثلثةÜç zamandan birine yakın olmaksızın anlaşılmakta müstakil olan bir mana üzerine delalet eden kelimedir.
(Tenvinin, Harfi Cerrin, Lam-ı Tarifin dahil olması ve İsmin Mübteda, Fail ve Muzaf olması ismin hassalarındandır.)

Harf : ما دل على معنى غيرِ مستقلٍ بالفهم بل آلة لفهم غيره
Anlaşılmakta müstakil olmayıp bilakis başkasının anlaşılmasına alet olan bir kelimedir.

4-Amilin tarifi ve taksimatını yapınız.
 ما اوجب بواسطةٍ كونَ آخر الكلمةِ على وجهٍ مخصوصٍ من الإعرابİrabtan mahsus bir vecih üzerine kelimenin ahirinin bir vasıtası ile olmasını icap ettirendir.

Amil İkidir. Lafzi- Manevi:

Lafzi amil ikidir. Semai ve kıyasi. Kıyasi amil 9’ dur. Semai amil ikidir. İsimde amil (bir isimde amil, iki isimde amil ) fiilde amil.

5- İsimlerde mugtezi irabı izah ediniz.
İsimlerde mugtezi irab (irabı gerektiren şey); isimlerin üzerine muhtelif manaların (failiyet, mefuliyet, izafet) gelmesidir. Bu muhtelif manalar gizli emirlerdir.(Yani ibare harekesiz olunca hangisinin meful fail vb. olduğu bilinmez, gizlidir.) Gizli emirler bilinsin için zahiri alametleri gerekir. (raf, nasb, cer gerektirir.)

6- Fiillerde mugtezi irab var mıdır?
Fiillerde mugtezi irab; fili muzarinin ismi faile tam müşabehetiyle olur. Fili muzari ismi faile lafzan, manen ve istimalen benzer. Bu benzemesi neticesinde isimler gibi fili muzari de mureb olur.

7-Fili muzarinin ismi faile hangi yönlerden benzediğini izah ediniz.
Lafzan benzemesi:. Harekât ve Sekenâtta muvafakat etmeleridir. Meselâ fi’li Muzari olan يَضرِبُ ile ismi fail olan ضَارِبٌarasında harekeli ve sakin olan harfler cihetinden tam bir benzerlik vardır.

Manen benzemesi: Hem fili muzarinin hem de ismi failin umumilik ve hususiliği kabul etmesidir. İsmi fail; lamı tariften soyulduğu zaman umumiliği, lamı tarif dahil olduğu zaman da hususiliği ifade eder. Aynen bunun gibi fili muzari de istikbal ve hal harflerinden soyulduğu zaman hal ve istikbale (umumilik )ihtimali olur. Bu harfler dahil olduğu zaman da istikbale ya da hale hususileşir.

Manen diğer benzemeleri ise; her ikisi de karine harflerinden soyulduğu zaman aklın ilk surati hâledir.
İstimalen benzemesi: -Her ikisinin de nekre için sıfat vaki olmasıdır.
Mesela: جاءنى رَجُلٌ ضاربٌ ve جاءنى رجلٌ يضربُ

Diğer istimalen benzemesi; her ikisine de ibtida lamının dahil olmasıdır.
إن زيدا لضاربٌ ve إن زيدا ليضربُ
 
Netice: İşte fili muzarinin ismi faile şu müşabeheti;  ismin asıl olduğu şey olan irapta isme benzemesini gerektirir. Yoksa fili muzarinin irabı aslından değildir. بلن يطر misalinde لن,  fili muzarinin ismi faile müşabeheti vasıtasıyla  يطرب nin ahirinin fetha olmasını icap ettirir.

8- Amili lafzi, Manevi, Semai ve Kıyasinin tarifleri nelerdir?
Amili lafzî: ما يكون للسان فيه حظ Lisanda kendisi için bir pay olandır.
Amili manevi: مالايكونُ للسانِ فيه حَظٌّ   Lisanda kendisi için bir pay olmayandır.
Amili semâî هو الذى يتوقف إعماله على السماع  Amel ettirilmesi Arablardan işitmeye bağlı olan amillerdir.
Amili kıyasî: وهو ما يُمْكِنُ أنْ يُذكَرَ فى عَمَلِهِ قاءدةٌ كليةٌ مَوْضُوعُها غيرُ محصورٍ
Fertlerinin mevzuu hudutsuz amelinde kaideyi külliyeyi zikretmek mümkün olandır.

9- İsimde amili kısaca taksim edip harfi cerlerin hangi manalara geldiğini söyleyiniz.
Semai ikidir.İsimde amil, fiilde amil. İsimde amil ikidir. Bir isimde amil iki isimde amil. İki isimle amilden murat mübteda ve haberdir. (Bunların başına amil harfleri dahil olunca isim ve haber ismini alır.)
Bir isimde amil harfi cerler ve izafettir.

ب: İlsag (bağlamak) من : İbtida (başlamak) الى: İntiha (nihayet)  عن: büعd ve mücavezet  على: İstila لم: talil  فى: zarf  كاف: Teşbih (benzetme)   حتى: Ğaye   رب:  Taglil  واو القسم تاو القسم: Gasem   حا ش: istisna  مذ منذ: Zamanı mazida ibtida  خلا عدا: istisna (ekseri fiilde olur)  لو لا :Kendisine zamir bitiştiği zaman, ğayrısı mevcut olduğu için  bir şeyi men içindir. Levlake Ya Rahmetellah lehelekennes (kendisine ke zamiri bitişmiş. Mevcut olan ğayır: Allahın rahmetinin olması men edilen: helak)   كى: Kendisine istifham ması dahil olduğu zaman ta’lil içindir. لعل: teracci (ümit) içindir

10- Zaid ve muteallag almayan harfi cerler hangileridir.
Her harf-i cere bir müteallak lazımdır. Müteallak fiil, şibih ve manayı fiilden olur. Ancak zaid olanlar (be, min, lam, kaf) zaid olarak kullanıldıkları takdirde müteallak almazlar.(Rubbe, haşa, hala, ada, levla, lealle) ise hiçbir şeyi müteallak olarak almazlar.

11- Bir Mefûle ne zaman “Fih” ne zaman “Leh” ne zaman “Mefûlu Bih Gayrı Sarih” denir?
Zaid olanların, rubbenin, istisna harflerinin (haşa, hala, ada), levla ve leallenin dışındakilerin mecruru:
*Eğer harf-i cer fi veya fi manasında olursa mecrur, mef’ul-ü fih olmakla mahallen mensuptur.
صليت في المسجد او بلمسد

Eğer harf-i cer lam veya lam manasında olursa mecrur, mef’ul-ü leh olmakla mahallen mensuptur.
طربت زيد اً  لتاْ ديب

Eğer harf-i cer lam veya lam manasına, fi veya fi manasına olmazsa mecrur, mef’ul-ü bih gayr-i sarih olmakla mahallen mensuptur. مررت بذيد

12- Zarfı Müstekar ve Zarfı Lağiv nedir?
Car mecrurun müteallak’ı bazen hazfedilir. Eğer hazfedilen müteallak efâli Âmden (umumi fiillerden ) olup manası car ve mecrurdan anlaşılıyorsa o car mecrura Zarfı müstekar denilir.
زَيْدٌ فِى الدَّار   = > زيد حصل فى الدار     takdirindedir.

زَيْدٌ فِى الدَّار   = > زيد   اكل فى الدار    Bu misalde; müteallak hazfedildi. Lakin hazfedilen müteallakın manası car ve mecrurun içerisinde anlaşılan umumi fiilerden  اكل olmadığı için فِى الدَّار  zarfı lağvdır.

مَرَرْتُ بِزَيْدٍ  misalinde ise müteallak hiç hazfedilmemiştir. Onun için  بزيد  zarfı lağvdır.

13- Harfi cer kaç şekilde hazf edilir ?
İki şekilde hazf olunur. Semaen ve kıyasen. Kıyasen 3 şekildedir. Mefulu fih’ten fi’nin hazfi- Mef’ulu leh’ten lamın hazfi- en ve enne’den harfi cerin hazfi.

14- Mefulu fihten finin hazfi nerelerdedir?
3 yerde hazf edilir.
1- Zarfı zamanı müphemde: فى’nin hazfi. (Kendisi için hususi bir miktar olmayan zamanlara delalet eden zaman zarfıdır. Mesela: ( حين) lafzında olduğu gibi)     2- Zarfı zamanı mahdud da فى’nin hazfi. (Kendisi için hususi bir miktar olan zamanlara delalet eden, zaman zarfıdır. Mesela:  يوم ( kelimesinde olduğu gibi)  

3- Zarfı mekanı mübhem:  وهو ما ثَبَتَ له اسمٌ بسببِ امرٍ غيرِ داجلٍ فى مُسماهُ
Müsemmasına dahil olmayan bir emir sebebiyle isim kendisi için sabit olan zarflardır. Cihat-ı Sitte gibi:

قدامُ – امام (ön) * خلفُ(arka) * يمينُ (sağ) * يسارُ (sol) *  شمالُ (kuzey) * فوقُ (üst)  * تحتُ (alt)

Not:Zarfı Mekanı mahdutlar (وهو ما ثَبَتَ له اسمٌ بسببِ امرٍ داجلٍ فى مُسماهُ) çok kullanıldığı için hazf olunmazlar. Ancak; دخل  نزل  سكن kelimelerinden sonra gelirse fi hazfolunur.
 دخلت الدر * نزلت الحان * سكنت البلد

15- Mefulu leh’den (لام)’ın hazfı için hangi şartlar gereklidir?
Mefulu leh’den (لام)’ın hazfı için üç şart vardır.
1- Mefulu leh, muallel (illeti, sebebi beyan olunan fiil) fiilin faili için bir iş olacak ( Yani mefulu leh olan kelime; kendi kendine kaim olan, ayakta durabilen bir şey değil, ancak başkası (fiilin faili ile) ile kaim olabilen bir iş olacak demektir)  2- Mefulu leh, muallel fiile vücutta (zamanları aynı) yakın olacak  3- Mefulu leh ile muallel fiilin failleri bir (aynı) olacak.  Misali: ضربت زيدا  تأديبا له   Bu misali izah ediniz.

Bu misalde   )ضربت ( fiil ve faildir. (زيد) mefulu bih’dir. (تاديبا (  lafzi ise mefulu leh’dir. Şartları tatbik edecek olursak, burada mefulu leh olan (تاديبا ( kendi başına kaim olabilen bir iş olmayıp, mütekellim ile kaim olduğu için, fiilin faili için bir iş olmuştur. Mefulu leh ile fiilin zamanı yakın olacak idi ki, mefulu leh olan (تاديبا (  ile, fiil olan  (ضرب ( işinin zamanı birbirine yakındır. Çünkü mütekellim Zeyd’i dövdükten hemen sonra Zeyd de edep işi hasıl olur, meydana gelir. Üçüncü şart ise faillerinin bir (aynı) olmasıydı ki, burada fiilin faili de, mefulu leh’in faili de aynıdır ve mütekellim (ت) lafzıdır. Çünkü, Zeyd’i dövme işini yapanda, zeyd de edep işini gerçekleştirende aynı kişidir, yani mütekellimdir. İşte bu şartların, misalde tahakkukundan  dolayı mefulu leh olan(تاديبا (‘den (لام) kıyasen hazif olunmuştur.

16- (ان و ان  (‘den harfi cerin hazfına misal veriniz?
عبس و تولى ان جائه  الأعمى ayette  olduğu gibi, bu ayeti celilenin aslı   عبس و تولى لأن جائه الأعمى     idi.   لأن  iken, harfi cer olan لام  kıyasen hazif edilmiştir. Çünkü,  ان و ان ‘den harfi cerin hazfi kıyastır.

17- Hazfi Îsal” ne demektir?
Şu iki evvelkilerin (mefulu fih ve mefulu leh) dışında kıyas;  senin müteallakı (fiil, şibih fiil, mana fiil) mecruruna  bitiştirip, mecrurun mahallindeki irabı (yani o isim kendisi üzerine harfi cer dâhil olmadan terkipde ne düşüyorsa onu) açığa çıkarmandır ki, bu irabda, ya mefuliyyet üzere nasıb veya naibi fail olmak üzere rafidir. Buna hazfı îsal kaidesi denilmektedir. واختار  موسى قومه ayeti celilesinin aslıواختار  موسى من قومه  idi. Bu ayeti celilede من قوم   olan câr ve mecrur terkipte mefulu bih düşmektedir. Harfi cer olan من  semaen hazif olunduktan sonra, mecrur olan   قوم  kelimesinin asılda meful olduğu için, irabı nasıb olarak açığa çıkmıştır.

18- Hurufu Müşebbehe (fiile benzeyen harfler) nelerdir? Bu harfler ne cihetten fiile benzerler?
Hurufu müşebbehe bil fiil, altı harf olup  ، ان  ان كأن لكن  ليت  لعل   ‘dir.
Bu harfler üç yönden fiile benzerler. 1- Her bireri üç ve üç den daha fazla harfli oldukları için   2- Âhirleri  fetha üzerine mebnî oldukları için   3- Her birerlerinde fiil manası olduğu için.

19- Mensubu merfusundan önce gelen harflerin niçin olduklarını izah ediniz.
1-2 ان  ve ان  = Tahgig   3- كأن = Teşbih  4- لكن = İstidrak (tevehhümü def)  5- ليت =  Temenni  6 -لعل = Teracci   7- الا(istina-i müngatidaki illa) : وهو ا لذ لم يخرج من متعد د  (adetlendiği şeyden çıkarılmayan istisna) جا ء ني القوم الا حمار  (bana kavim geldi, himar müstesna), gavim insandır, himar ise insan adedinin dışında olan bir varlıktır.   8- Cinsini nefi için olan لا

20- Elif Nûn maddesinin meksur okunduğu yerler nelerdir?
On yerde meksur okunur.
1.   İbtida-i Kelamda, إِن زيدا قائمٌ   gibi.
2.   Kasem’in Cevabında, واللهِ إِن زيدا قائمٌ   gibi.
3.   Sıla Makamında,وأتَيْناهُ من الكُنوزِ ما إِن مَفاتِحَه     gibi.
4.   İsmi Ayın dan haber makamında,زيدٌ إِنه قائمٌ    gibi.
5.   Haberine Lam-ı İptida dahil olan cümle makamında, علمتُ إِن زيدا لقائمٌ   gibi.
6.   Zandan ârî olan ‘kavl’ maddesinden sonra, قُلْ إِن اللهَ تعالى واحدٌ    gibi.
7.   Hatta-i İbtidaiyyeden sonra, أَقُولُ ذالك حتى إِن زيدا يَقولُهُ  gibi.
8.   Tasdik Harflerinden sonra, مَعَمْ إِن زيدا قائمٌ     gibi.
9.   İftitah Harflerinden sonra, ألآ إِن زيدا قائمٌ    gibi.
10.   Vav-ı Haliyeden sonra, وإِن فريقا من المؤمنين لكارهون gibi.

21- Elif Nûn Maddesinin Meftuh okunduğu yerler nelerdir?
On yerde meftuh okunur.
1.   Fail makamında, بلغنى أَنك قاءمٌ   gibi.
2.   Mef’ul makamında, علمت أن زيدا قاءمٌ    gibi.
3.   Mübteda Makamında, عندى أَنك قاءمٌ     gibi.
4.   Muzafun ileyh makamında, إجْلِسْ حيثُ أن زيدا جالسٌ   gibi.
5.   Lev’ den sonra(çünkü lev’den sonraki makam fail makamıdır.) لو أَنك قاءمٌ لكانَ كذا   gibi.
6.   Levlâ’dan sonra( çünkü Mübteda makamıdır.)لولا أَنك ذاهبٌ لكن كذا     gibi.
7.   Vakit için olan ‘Mâ-i Mastariyye’den sonra, إجْلِسْ ما أَن زيداً قاءمٌ     gibi.
8.   Harfi Cerlerden sonra, عَجِبْتُ من أَنك قاءمٌ     gibi.
9.   Hatta-i Âtıfa’dan sonra, عَرَفْتُ امورك حتى أَنك صالحٌ     gibi.
10.   ‘Müz ve Münzü’den sonra, ما رأيته مذ أَنك قاءمٌ     gibi

22- Elif Nûn Maddesinin her iki şekilde de okunması kaç yerde caizdir?
İki yerde caizdir.
1.   Fa-i Cezaiyye’den sonra,  من يُكْرِمْنِى فاَِنى اُكْرِمُه   gibi. Eğer kesre okunursa mana: فانا اكرمه (Ben sana ikram ediciyim.) Eğer fetha okunursa : فاكرامي اياه ثابت (Benim ikramım sana sabittir.) manasında olur.
2.   İzâ-i Müfâcee’den sonra,  من يكرمْنى إذاً اَِنى اُكْرِمُه  gibi.

23-  Elif Nun maddeleri hafifletilince nasıl amel eder?
İnne-i meksura hafifleyince (in); Haberine lam lazım gelir ve amelden bozulması caizdir. Mübteda fiilleri (bu fiiller Mübteda ve Habere dahil olan fiillerdir.)üzerine dahil olur.
وان كانت لكبيرة وان نظنّك لمن الكازبين :قوله تعالاEnne-i Meftuha hafifleyince: 1- Vucuben bir Zamiri Şan’da amel eder.2- Kendisinden evvel tahkik fiillerinden biri lazım gelir,3- Mutlak olarak bütün fiillere dahil olur. Şard ve dua fiilleri haricindeki mutasarrıf fiillere dahil olduğunda fiillerden önce harfi nefi,  سوف , قد tan birinin dahil olması icap eder. Eğer mutasarrıf fiil gelmezse ya da şard ve dua fiili gelirse o zaman bu harflere ihtiyaç olmaz. تبينت الجن ان لو كانو يعلمون الغيب

24- Cinsini nefi için olanMa ve  La’nın  amel şartları nelerdir?
1-  İsmleri ile kendileri arasına başka bir şey girmemelidir. Misal: لاغلامَ رجلٍ جالسٌ
2-  Lâ’nın İsmi nekre olmalı,
3-  İlla ile nefilikleri bozulmayacak.  ما زيدٌ الا قاءمٌ   Bu misalde bozulmuş.

25- Fili muzariyi nasp ve cezm edenler hangi manaya delalet ederler?
Nasb edenler: ان : Masdariyet لن:  Te’kidi nefi için  كي : Sebebiyet ازن : Şard ve ceza
Cezm edenler: لم لمّا :  Zamanı mazide nefi    لم الامر لا فننهي : Taleb  ان : Şard ve ceza   حيثما اين انيّ: Mekan   اذ ما  اذا ما  متى : Zaman   مهما ما من اىّ

26- ازن ‘nin amel etme şartları nelerdir?
ازن in fiilinin ma gabline itimat etmeyen müstegbel bir fiil olması şarttır. Eğer fiil ile hal murad olunur ve ma gabline itimat ederse  amel edemez.    
اذن اضنّك كاذبا  لمن قال: قلت هاذا القول

27- Kaideyi külliye nedir?
قضيّة كلّيّة يعرف منها احكام جزءياّة موضوعها

Mevzunun cüzlerininin ahkamı kendisiyle bilinen külli bir gaziyyedir.

Mevzudan murad: mübteda’dır.

Dolayısı ile kaideyi külliyye, mübtedanın bir cüz’ü olacak. Cüzlerinin hükümlerini bildiren o cümleye de kaideyi külliye denir.

كل فعل يرفع الفاعل  Her bir fiil failini raf eder. Burada mevzuu (mübteda)  كل فعل ‘dir.
Mübtedamızın (filler) cüzleri olacaktı. Vardır. طرب    كتب    نصر
Fillerinin cüzlerinin ahkamı: Failini raf etmesi.
Mevzu olan  كل فعل ‘ in cüzleri olan  طرب    كتب    نصر nin hükmü olan raf etmeklik  
كل فعل يرفع الفاعل   cümlesinden anlaşıldı. O halde bu kaideyi külliyedir.
Mesela: طرب nin amelini isbat ederken; Mevzuu hudutsuz olan kaideyi külliyye ki
كل فعل يرفع الفاعل   ‘ yi zikretmek mümkün olmuştur. O halde طرب  amili kıyasidir.

28- Lazım ve müteaddi filin tarifleri nelerdir?
Lazım Fiil:   ما يَِتِم فَهْمُهُ بغير ما وَقَعَ عليه الفعلُFiil kendisi üzerine vâki olansız yani mefulu bihsiz anlaşılması tamam olan fiildir.

Müteaddi Fiil: ما لا يتم فهمه بغير ما وقع عليه الفعلُFiil kendisi üzerine vâki olansız yani mefulu bihsiz anlaşılması tamam olmayan fiildir.

29- Efâli Medih ve Zem hangi kısım fiildendir, amel etme şartları nelerdir?
Bunlar Övme ve Yerme Fiilleri olan نِعْمَ    ve بِءْسَ  fiilleridir.

Amel etme şartları;
Failleri ;
1- Ya Lamı Tarifli olacak. نعم الرجلُ زيدٌ gibi.
2- Ya Lâmı tarifliye muzaf olacak. معم غلاما الرجلِ الزيدانِ gibi.
3- Ya da fail nekre bir isimle temyiz edilmiş zamir olmalıdır .  نعم رجلاً زيدٌ gibi. Buradaki fail  نعم  fiilinin tahtındaki هو zamiridir.                
            

30- Müteaddinin kısımlarını taksim ediniz.
Müteaddi 3 darb üzeredir. 1. Darb, bir mefule müteaddi olan fiillerdir.
2. darb, iki mefule müteaddi olan fiillerdir. Bu da 3 kısım üzeredir. 1- Birinci mefulu ikinci mefule zıt olan 2- Ef’ali gulüb 3- Efali Mülhaga (mücerred olarak mübteda ve haber üzerine dahil olmada efali kulübe benzer.)  3. Darbta  üç mefule müteaddi olandır. Bunun birinci mefulu اعطيت babının, diğer ikisi de علمت babının mefulu gibidir.

31-Ef’ali kulübün tarifini okuyarak birkaç  hassalarını söyleyiniz.
هي افعال دالة على فعلٍ قلبى ٍ داخلة ٌ على المبتدإ والخبر ناصبة ٌ إياهما على المفعولية Müpteda ve Haber üzerine dahil olup onları mefuliyyet nasb eden kalbi fiillerdir.
\ علمت  حسبت \ خلت \ ظننت \ زعمت \ وجدت   gibi.
Hâssaları: Mamüllerini ortaladığı zaman ( زيد علمت منطلق )  ya da te’hir ettiği zaman (زيد  منطلق علمت ) amelden bazulması da amel etmesi de caizdir. Faillerinin ve zamirlerinin bir manaya bitişik iki zamir olması da caizdir. (علمتنى قااماً) . اََََنْ in mefülüne dahil olması da caizdir.

32- Ta’ligi izah ediniz.
ِابطالُ العملِِ لفظاً لامعنىً    Manen değil de lafzen amelden bozulmadır. الالغاء nın farkı ise, الالغاء  hem lafzan hem de manen bozulur.   التعليق beş şeyden biri ile olur. 1- Kelime-i istifham (علمت ازيدٌ عندك ام عمرٌ) 2-Nefi (رأيتُ ما زيدٌ منطلقٌ) 3-İbtida lamı (وجدتُ لزيدٌ منطلقٌ) 4- Gasem  5- Haberine lamı ibtida dahil olduğu zaman innei meksüra. (علمت اِنًّ زيداً لقاءمٌ)

33- Tam Fiil ve Nakıs Fiil nedir. Birer misal veriniz?
Eğer fiil merfu’uyla beraber mana ifade etmekte müstakil olup bir mensuba muhtaç olmasa bu fiile tam fiil denilir. نصر زيدٌgibi.

Eğer Fiil merfuuyla beraber mana itibarıyla tam olmayıp bir mensuba ihtiyaç duyarsa bu fiile nakıs fiil denilir.   كان زيد عالماgibi.

Tam fiillerin raf ettiğine ‘fail’ nasb ettiğine ‘meful’ denilir.
Nakıs fiillerin raf ettiğine ‘nakıs fiilin ismi’ nasb ettiğine ‘nakıs fiilin haberi’ denilir.  Ayrıca nakıs fiiller Mübteda Haber üzerine dahil olurlar.

34-Nagıs fiiller kaça ayrılır. 1. Kısma giren nagis filler hangileridir?
2’ye  ayrılır. 1. si mugarebet (haberin isim üzerine yakınlığı) manası üzerine delalet etmeyen nagıs fiillerdir. 2.’si ise delalet eden nagıs fiillerdir.
1.Gısım nagıs fiiller: 1- كان  
2-صار  (آل * رجع * حال * استحال * تحوّل * ارتدّ * قعد * bunlar صار manasına olduklarında )
3- ما زال   (اصبح * امسى * اضحى * ظلّ * بات* آض * عاد * غدا * راح * ما زال * ما فتئ * ما افتئ *  ما برح * ما ونئ * ما رام  bunlar ما زال manasına olduklarında.  )
4- ما دام     5- ليس

35-İsmi Fail ve İsmi Mefûlun amel şartları nedir ?
Bunların faillerinde ve mefullerinde amel etme şartları;
1- ضُرَيْبٌ  ve مضيْرِبٌ  gibi ismi tasğir olmayacak.
2- جاءنى ضاربٌ شديدٌ  gibi mevsuf olmayacak.

Eğer Lam-ı Tarifli olurlarsa bu şartlar aranmaz. Fakat Lam-ı Tarifli olmazlarsa yukarıdakilerle beraber aşağıdaki şartlarda aranır.
1- Ya Mübteda ya itimat edecek(yani kendisi haber olacak)   زيدٌ ضاربٌ غلامُه    gibi.                                                                                               Haber  /  Mübteda
2- Ya Mevsuf’a itimat edecek(yani kendisi sıfat olacak)  جاءنى رجلٌ ضاربٌ غلامُه gibi.                                                                                            Sıfat   /   Mevsuf
3- Ya Zil Hâle itimat edecek( yani kendisi hal olacak.  جاءنى زيدٌ راكباً غلامُه gibi.                                                                                                      Hal   /   Zilhal
4- Ya İstifham’a itimat edecek(yani kendisinden önce bir istifham kelimesi olacak) أ قاءمٌ الزيدانِ gibi.

5- Yada Nefî ye itimat edecek(yani kendisinden önce bir nefî kelimesi bulunacak.   ما قاءمٌ الزيدانِ   gibi.

•   Yukarda İsmi failin, failinde amel ettiğinin misalleri verilmiştir, mefullerinde amel etmeleri için hal veya istikbal manalarına delalet etmeleri lazımdır.

36-Sıfat-ı Müşebbeheyi ve amel şartlarını izah ediniz.
Amili Kıyasinin dördüncüsü Sıfatı Müşebbehedir. Kendi fiili gibi amel eder yani failini raf eder. İsmi fail’in amel etmesinde itibar edilen şartlar burada da aranır. (hal ve istikbal hariç!)  زيدٌ حسنٌ وجهُه  gibi.

37- İsmi Tafdili ve amel etme şartlarını izah ediniz.
İsm-i tefdıl mef’ul-ü bihte amel etmez, bu şartlar failde amel etmesinin şartlarıdır.
1-İsm-i tefdıl lafzan ma kablinden sıfat olacak
2-Manen ma cera aleyhin müteallikı için sıfat olacak
3-Kendi nefsine itibarla müfaddal olacak
4-Başkasına itibarla müfaddalün aleyh olacak
5-Kelam menfi olacak.

38-  ما رأيتُ رجلاً اَحْسَنَ فى عَيْنِهِ الكُحْلُ منه فى عيْنِ زيدٍ misalindeki kühül meselesini izah ediniz.

Bu misalde الكُحْلُ lafzı, ismi tafdil olan اَحْسَنَ lafzının failidir. Ve beş şart tahakkuk etmiştir, şöyleki:
•   ismi tafdil olan اَحْسَنَ lafız itibarıyla رجلاً lafzının sıfatıdır. Bu رجلاً lafzı ‘Mâ Cera Aleyh’tir. İşte bu birinci şarttır.
•   Ve hakikat itibarıyla اَحْسَنَ lafzı الكُحْلُ kelimesinin sıfatıdır.(her ne kadar lafız itibarıyla رجلاً   kelimesi nin sıfatı olsada) zira güzellik haddizatında الكُحْلُ yani sürme ile kaimdir. İşte bu ikinci şarttır.

•   Ve Müteallık olan   الكُحْلُ yani sürme adamın gözü ile Zeyd’in gözü arasında müşterek olup (yani her ikisi de gözlerine sürme çekmişler
fakat) adamın gözüne taalluku itibarıyla mufaddal  olmuştur. İşte bu üçüncü şarttır.
•   Ve الكُحْلُ Zeyd’in gözüne taalluku itibarıyla ‘Mufaddalun aleyh’ olmuştur. İşte bu dördüncü şarttır.
•   Ve ismi tafdil olan اَحْسَنَ lafzı menfîdir. Yani cümlenin başında bir ما i nâfiye vardır. İşte bu da beşinci şarttır.
İsmi Tafdil Mefulu bih’te amel etmez. Yani kendine meful almaz.

39- Mastar’ın amel şartları nelerdir?
Mastarın Fail ve Mefulu bih’te amel edebilmesinin şartı beştir.
1.   Musağğar olmamalıdır. ضُرَيْبٌ  و نُصَيْرٌ   gibi.
2.   Mevsuf yani sıfatlanmış olmamalıdır. أعْجَبَنِى الضَّرْبُ الشَّديدُ gibi.
3.   Zaman-ı Hale yakın olmamalıdır.
4.   Lam-ı Tarifli olmamalıdır.
5.   Adedî ضَرْبَةً gibi. / Nevî ضِرْبَةً gibi. / ve Te’kîdî ضربت ضرباً  gibi olmamalıdır.

40- İsmi Muzâf’ın ameli ve amel şartlarını söyleyiniz.
 İsmi muzaf Cer ameli yapar. Amel şartı üçtür.
1.Tenvin ve tenvinin naibi olan Tesniye ve Cemi Nunlarından mücerret yani soyulmuş olacak.
2.Muzaf, Muzafun ileyhe umumilikte ve hususilikte müsavi olmamalıdır. Mesela  جمع الكل .3 Muzaf, Muzafun İleyhten daha hususi olmamalıdır. mesela   جُمُعَةُ اليَوْمِ denmez.

41- İzafet-i Maneviyyenin tarifini okuyup, kaç manaya geldiğini ve ne ifade ettiğini izah ediniz.
أنْ يَكونَ المضافُ غيرََ صفةٍ مضافةٍ الى معمولِها :
نحو غلامُ زيدٍ(İsmi Muzafın, sıfat olmayıp mamülüne muzaf olmasıdır.) Şartı, muzafın Marife olmamasıdır.
İzafeti Maneviye iki  manaya gelir.
1.Ya ‘Min’ manasındadır. Eğer muzaf muzaf ve gayrısına şamil bir cins olduğu zaman.  خَاتَمُ فِضَّةٍ  (Gümüşten yüzük. Gümüş hem yüzüğe hem de gayrısına şamil bir cinstir.) gibi ki aslı خَاتَمٌ مِنْ فِضّةٍ şeklindedir.
2. Ya ‘Lam’ manasındadır. غلامُ زيدٍ gibi ki aslı غلامٌ لزيدٍ şeklindedir.
İzafeti maneviye de eğer muzafun ileyh Marife ise marifelik ifade eder. غلامُ زيدٍ nekire ise hususilik ifade eder غلامُ رجلٍ   gibi.

42- İzafet-i Lafziyyenin tarifini okuyup ve ne ifade ettiğini izah ediniz.
نحو ضاربُ زيدٍ            –أنْ يكونَ المضافُ صفة ً مضافة ً الى معمولِها
(İsmi Muzafın sıfat olup mamülüne muzaf olmasıdır.)
Tenvini ve naibi olan Tesniye ve Cemi nunlarını düşürmekle lafızda hafiflik ifade eder. ضاربُ زيدٍ gibi. Aslı ضاربٌ زيداً   şeklindedir.ve ضاربا زيدٍ   takdiri ضاربان زيداً  şeklindedir.

43- İsmi Mübhemi Tam ne ameli yapar, kaç şey ile tam olur?
Nekre bir ismi temyiziyet üzerine nasp eden amildir. İsm-i mübhem’üt-tam beş şeyden biriyle tam kapalı olur
1.   Bi Nefsihi (kendi nefsinde) kapalı olur. Bu da esmai işarette  (ما ذا ارادالله مثلاً   قوله تعال:  )ve zamiri mübhemde  (نِعْمَ رجلاً ) olur. gibi.
2.   Lafzen veya Takdiren tenvin ile tam olur. رِطْلٌ زَيْتاً    ve مثاقيلُ  ذَهَباً gibi
3.   Tesniye Nunuyla tam olur.سَمْناً  مَنَوَانِ  gibi.
4.   Şibhi Cemi Nunuyla tam olur. عِشْرونَ درهما gibi.
5.   İzafetle tam olur. مِلؤُهُ عَسَلا gibi.

44- Sayıların Temyizini misalleriyle söyleyiniz.
Üç’ten On’a kadar olan sayıların temyizi; Mecmû-u (cemi) ve mecrûrdur. ثلاثةُ رجالٍ gibi. Fakat Üçyüz den Dokuzyüz’e kadar olan sayıların temyizleri Mecrur iseler de Mecmû yani cemi değildirler. ثلاثَمأةٍ  و  تِسْعَمِأةٍ gibi.
On bir’den Doksan dokuz’a kadar olan sayıların temyizi; Müfred-i Mensuptur. جاءنى ثلاثةَ عَشَرَ رَجُلاً gibi.
Yüz ile Bin sayısının ve bunların tesniyelerinin ve sadece bin’in cemisinin temyizleri; Müfred-i Mecrûrdur. ألْفُ دِرْهَمٍ  و  مِأةُ رجلٍ gibi.

45- Mana Fiilin tarifini okuyup, taksimatını yapınız.
كلُّ لفظٍ يُفْهَمُ مِنْهُ مَعْنى الفِعْلِ   (kendisinden fiil manası anlaşılan her lafızdır.)
Bunlar çoktur ancak İzhar Kitabında mezkur olanlar şunlardır.
1.   Esma-i Ef’al. Bunlar emir ve mazi manasında olurlar. رُوَيْدَ     mühlet ver ve  هَيْهَاتَ uzak oldu gibi.
2.   Zarfı Müstakar. ما فى الدار احدٌ gibi.  Burada gizli bir fiilin manası vardır. حصل  gibi.
3.   İsmi Mensup. مررت برجلٍ هاشِمِيٍّ اخوهُ gibi. منصوبٌ الى هاشِمٍ  demektir.
4.   İsmi Müstear. مررت برجلٍ أسَدٍ غُلامُهُ gibi. Buradaki أسَدٍ lâfzı ismi fail olan مُجْتَرِئٌ  cesur yürekli manasındadır.
5.   Sıfat manasında olan isimler. وهو اللهُ فى السماوات  gibi. Buradaki Allâh lâfzı ‘Mabut’ yani kendisine ibadet edilen manasındadır.
6.   İsmi İşaret. هذا زيدٌ gibi. Buradaki هذا lâfzı اُشِيرُ  manasındadır.
7.   ‘Leyte’ ليت زيدا جاء  gibi. Buradaki ليت  , أتَمَنّى  ben temenni ediyorum manasındadır.
8.   ‘Lealle’ لعل اللهَ يغفر ذنبى gibi. Buradaki لعل , أتَرَجَّى  ben ümit ediyorum manasındadır.
9.   Harfi Nidadır.زيدُ راكِباً يا gibi. أدْعُو  ben çağırıyorum manasındadır.
10.   Harfi Teşbih. زيدٌ كعمرو gibi.  أُشَبِّهُ   ben bezetiyorum manasındadır.
11.   Harfi Tenbih. Bunun misali ismi işaretin misali gibidir. Fakat burada اُشِيرُ yerine اُنَبِّهُ  takdir olunur.
12.   Harfi Nefî’dir. ما انت بذِى علمٍ كاملاً gibi. إِنْتَفَى  müntefî oldu demektir.

46- Âmil-i Maneviyi izah ediniz.
Tarifi: مالايكونُ للسانِ فيه حَظٌّ  (lisanda kendisi için bir pay olmayandır.)
Amili Manevî ikidir.
1.  Mübteda ve Haberi raf eder. Bu Mübteda ve Haberin lafzi amillerden soyulmuş olması demektir.    
زيدٌ قاءمٌ  gibi.
2.  Fiili Muzariyi raf eder. Bu da Muzarinin isim makamına gelmesi demektir ki ancak nevasıp ve cevazımdan hali olduğu zaman olur. زيدٌ يضربُ  gibi ki زيدٌ ضاربٌ   demektir.