Durak İşaretleri Kuranı Kerimde Secavendler

44986

SECAVEND VAKF İŞARETLERİ
م) ) :Mim: Vakf-ı lâzım işaretidir. Bu işaret nerede gelirse orada
vakfetmek lazımdır. Vacibtir. Vakf terk edilemez. Çünkü kasd edilen
mana bozulur. Hatta bu vakf, kasden terk edildiği taktirde, küfrü icab
ettirmesinden korkulur. Mim İşareti, Kur’an-ı Kerim’de -84- yerde
bulunmaktadır.

ط) ) :Tı: Vakf-ı mutlak alâmetidir. Bu işaretin bulunduğu yerde de
vakf yapılması evla olmakla beraber, vasl da caizdir. Vakf yapılmazsa da
bir şey lazım gelmez. Bu işaretin bulunduğu yerde durulur ve devam
edilir.
ج) ) :Cim: Vakf-ı caiz alâmetidir. Vakf ile vasl ihtiyaridir. Ancak
vakf evladır.
ص) ) :Sad: Vakf-ı ruhsat işaretidir. Vakfın yeri olmayan, fakat
zarurete mebni vakf caiz olan mahal demektir. Vakf yapıldığı taktirde
geriden almaya lüzum yoktur.
ز) ) :Ze: Vakf-ı mücevvez alametidir. Vakf caiz olmakla beraber
vasl evladır. Vakf yapılırsa, geriden almak caizdir.
لا) ) :Lamelif: Vakfın caiz olmadığını gösterir. Durma, durulmaz
demektir. Çünkü mana tamam olmamıştır. Vasl etmek lazımdır. Vakf
yapılırsa geriden almak gerekir. Ancak ayetin sonunda olursa, tekrar
geriden almak doğru değildir. Çünkü orası diğer bir ayetin başıdır.
ق) ) :Kaf: Vasl alametidir. Vakf caizse de vasl evladır.
قف) ) :Kıf: Vakf alametidir. Bu kelime üzerinde “vakf yap”
demektir. Vasl da caizdir,
صلي) ) : Sılî: Vakfın caiz, vaslın efdal olduğuna işarettir.
ك) ) : Kef ( آذا ) veya ( آذلك ) kelimesinin kısaltılmış şekli olup, bir
önceki işaret gibidir, demektir.
ع) ) :Ayın: Rükû alametidir. Namaz kılarken rukuya gitmenin güzel
ve münasib olduğunu bildirir. Mevzu ve kıssa başıdır. Buna: “Aşr-ı şerif”
işareti de denir.
س) ) : Sin ( سكته ): Sekte işaretidir.
( ): Bu üç noktalı işaretin birisinde durulunca ötekinde
durulmaz. İkisinde de durulmazsa bir şey lazım gelmez.
خ ) ) : Hı; ( خمسة ) kelimesinden alınmış olup, 5 ayette bir konur.
مَدْ) ): Med işaretidir. Altında bu işaret bulunan harf uzatılır.
قَصْرٌ) ) : Kasr işaretidir. Altında bu işaret bulunan harf, uzatılmadan
okunur.
NOT: ( أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ ) de ( لا) işareti varsa da, mezhebimize göre burası
ayet sonudur. Binaenaleyh, burada vakf yapılır ve devam edilir. Geriden
almaya veya vakfı terk etmeye gayret göstermeye lüzum yoktur.
Bu secavend vakf işaretlerine riayet etmek gerekir. Riayet
etmemek, durulacak yerde durmamakta, durulmayacak yerde de
durmakta kerahet vardır. Hatta, manayı ifsad edecek yerde kasden
durmak haramdır. Ümmü Seleme validemizden rivayete göre
Peygamberimiz (S.A.V.) Fatiha-i şerife’nin her ayetinde vakfetmişlerdir.
Kıraata ilk defa başlamak veya vakf yaptıktan sonra kıraata devam
etmek için tekrar başlamak diye tarif ettiğimiz “ibtida” esnasında da

mananın tam olup-olmayacağına ve değişip-değişmeyeceğine çok dikkat
etmek lazımdır. Çünkü bazı hatalı okuyuşlar manayı ifsad edebilir. Hele
kasdî olursa, insanı küfre de sevk edebilir. Tevbe süresi, 30. ayetindeki;
“Uzeyr ALLAH’ın oğludur = ( عُزَيْرٌ ابْنُ اللهِ )” kısmından ibtida etmek gibi.
Halbuki bunun makablindeki “(Ve Yahudiler dedi ki = ”وَقَالَتِ اليَهُودُ
kısmından başlamak lazımdır. Yine kıraat esasında: ( اِنِّي آَفَرْتُ ) üzerinde
vakfedip, ilerisinden, yani ( بِمَا اَشْرَآْتُمُونِي ) den başlamak da böyledir.
Maalesef, bu husustaki hatalı okuyuşlara sık sık rastlamaktayız. Kıraattan
tamamen ayrılmak niyetiyle okumayı kesmek diye tabir ettiğimiz “Kat’”
halinde de bu mana cihetine çok dikkat etmek gerekir. Okumaya devam
edilmesi mana yönüyle zaruri olan yerlerde, ayet sonu cüz veya hizib
sonu bile olsa kıraattan ayrılmak katiyyen doğru değildir. Arapça iyice
bilinmeden, bu hususu bir takım kaidelere dökmek mümkün değildir,
kanaatindeyiz. Şu kadar var ki, vakf hükümlerine riayet etmek, ibtida ve
kat’ esnasında insanı nisbeten hatadan kurtarır

 

VAKIF İŞARETLERİ

Muhammed b. Tayfûr es-Secâvendî’nin (ö. 560/1165) taksimi ve koyduğu vakf alametleri daha fazla benimsenmiştir. Elimizdeki Mushaflarda koymuş olduğu esaslar tatbik edilmektedir. Lakabına uygun olarak bu alametlere Secâved (صجاوند)  denmiştir. Bunlar beş tanedir. Daha sonra bunlara ilaveler yapılmıştır.

1. Vakf-ı Lâzım (الوقف الازم):İşareti  م  harfidir. Kesinlikle durulması gerektiğini gösterir. Durulmadığı taktirde mananın bozulacağını gösterir. Kur’an-ı Kerim de 84 yerde yer almaktadır. Vakf yapmak vacip vasl yapmaksa haramdır.

وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنينَ ﴿٨﴾ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ de durmadan devam etmek gibi.

2.  Vakf-ı Mutlak  (الوقف المطلق):İşareti   ط    harfidir. Daha sonraki söz dizisi müstakil bir cümle olup öncesiyle irtibatı olmayan yerde durmaktır. Vakf yapılması evlâ olmakla birlikte vasl’da yapılabilir. Durulduğunda geriden alınmaz.

3. Vakf-ı Câiz (الوقف الجائز) : İşareti ج   harfidir. Vakfın ve valsın caiz olabileceği bir yerde durmaktır. Ancak durmak geçmekten daha evlâdır. 

4. Vakf-ı Mücevvez (الوقف المجوذ):İşareti ز  harfidir.  Vakıf caiz olmakla birlikte vasl evlâdır. Durulduğunda geriden alınmaz.

5. Vakf-ı Murahhas ( الوقف المرخص):İşareti  صharfidir. Okuyucunun nefesinin yetişmediği yerde zarurete binaen müsaade edilen vakıftır. Zaruret olmadıkça kullanılmamalıdır. Durulduğu taktirde öncesinden almanın uygun olacağı söylense de daha sonra gelen cümlenin anlamının anlaşılması dolayısıyla geriden almaya gerek yoktur.

Kur’an-ı Kerim De Daha Başka İşaretler De Bulunmaktadır.

6. Vakf-ı Lâ (لا  ): Durma demektir. Eğer nefes tükenir de durmak mecburiyetinde kalınırsa geriden almak gerekir. Ancak bu işaret durak sonlarında bulunursa bir önceki ayetin manasının devam ettiğini ayetler arası ilginin devam ettiğini gösterir.Ayet sonlarında durmak da geçmek de caizdir. Durulunca geriden alınmaz.

7. قف  Vakf alametidir. Bu kelime üzerinde vakf yap demektir. Vakf yapmak vasl yapmaktan evlâdır. Vasl da caizdir.

8.ق  Vasl alametidirGeçmek evlâ durmak caizdir. Durulduğunda geriden alınmaz.

9. ع  Rukû alametidir. Namaz kılarken rukûa gitmenin güzel ve münasip olacağını göstermektedir. Hatim ile namaz kıldıranlar bu işaretlerde rüküya gitmelidirler. Bazı Mushaflarda on ayette bir konulmuş bazılarında da bunun yerine hemze konulmuştur. Kur’an-ı Kerimde 576 adet bulunmaktadır.

10.   ..    ..     (الوقف المعانقة)Vakf-ı murakabe de denilmektedir. Bir veya birkaç kelime arayla peş peşe gelen bu üçer adetlik iki grup noktadan birincisinde durulduğu taktirde ikincisinde durulmadan geçilir. Her ikisinde birden durmak veya geçmek yoktur.

11.  س  Sekte kelimesinden alınmıştır. Bu yerlerde genelde kelimenin altına yerleştirilir.

Bazı Mushaflarda bunlara ilave olarak daha başka işaretlerde görülmektedir. Bunların ifade ettiği manalar genellikle o mushafın sonunda yer almaktadır.

VAKFIN HÜKÜMLERİ(özel durumlar)

1.     Vakf esnasında hareke üzerinde durulmaz. Son hareke sakin kılınır.

2.     Sonu sukünlü olan kelime olduğu gibi bırakılır. قل   عصوا 

3.     Sonu üstünlü ise sakin kılınır. العالمين 

4.     Sonu esreli ise ya sükün üzerine durulur veya ravm ile durulur.  الرحيمِ

5.     Sonu ötreli olan kelimede sükün, ravm ve işmam üzerine durulabilir. نستعين

6.     Sonu şeddeli ise şeddeye riayet edilerek sükün üzerine durulur. وتب

7.     Sonu harekeli vav veya ya yahut da elif ise önceki harfin harekesi de kendi cinslerinden ise med üzerine durulur.     هو   لن ندعوا

8.     Sonu iki ötre veya iki esre ile biten kelimelerde vakıf esnasında kelimenin son harfinin harekesinin düşmesiyle bu harfe eklenen zaid nunda düşmüş olacak dolayısıyla sükun üzerine okunacaktır. عذابُ     من نحيل 

9.     Sonu iki üstün ile bitiyorsa o zaman tenvinden bedel olarak elif üzerinde vakıf yapılır. عليما  

10.                       Son harf yuvarlak tâ ise durulma esnasında he sesi ile durulur. رحمة

11.                       Son harf açık ta ise sükün üzerine okunur. في السماوات 

12.                       Son harfi zamir olan kelimeler de sükün kılınırlar. اجتباه   فيه 

13.                       Sonu te’kid nunu ile biten Yusuf 32 وليكونا  Alak 15 لنسفعا  de durak elif üzerine yapılır.

14.                       انا kelimesinde vakıf elif üzerine yapılır.

15.                       Vakf için kelimenin sonundaki iki sakin harf birleştirilebilir. من قبل 

16.                       Vasl halinde iki sakinin bir araya gelmesinden dolayı kelimenin sonundan lafzan hazfedilen med harfleri vakıf halinde isbat edilerek okunurlar. وقودها الناس

17.                       Kehf 18/38 da  لكنا     vakıf halinde çekilerek okunur. Vasl halinde Hafs ve bazı kıraat imamları çekmeden okumuşlardır.

18.                       Ahzap 33/10 الظنونا  Hafs’a göre vakıf halinde çekilerek vasl halinde çekilmeden okunur.

19.                       Ahzap 33/66  الرسولا da vakıf halinde çekilerek vasıl halinde çekilmeden okunur.

20.                       İnsan 76/4 de سلا سلا  vakıf hakinde çekerek veya çekmeden okunmuş vasıl halinde ise sadece çekmeden okunmuştur.

21.                       İnsan 76/15 قواريرا vakf halinde çekerek vasl halinde çekilmeden okunur.

 

GENEL OLARAK VAKIFLAR DÖRT KISMA AYRILIR

1. IZTIRÂRÎ VAKF:(الوقف الاضطراري)Tilâvet esnasında meydana gelen, nefes kısılması, unutma veya devam etmeye güç yetmeme gibi herhangi bir zarûrî sebeple yapılan vakfa denir. Böyle durumda mana tamam olmasa bile vakf caizdir. Ancak başlanırken manaya uygun daha öncesinden başlamak gerekir.

2. IHTİYÂRÎ VAKF: ( الوقف الاختياري) Zaruri bir sebep bulunmadan isteğe bağlı olarak yapılan vakıftır.

3. İHBÂRÎ VAKF: (الوقف الاخباري)  İmtihan esnasında hocanın herhangi bir kişinin kıraat bilgisini ölçmek için yaptırdığı vakftır.

4. İNZÂRİ VAKF: (الوقف الانظاري  ) Bir kelime üzerinde, muhtelif rivâyetleri cemettiğinde, başkasını ona atfetmek için yapılan vakıflara bu isim verilmiştir.

VAKFIN DİĞER ÇEŞİTLERİ

1. VAKF-I ĞUFRÂN:Peygamber efendimizin dua ve niyazda bulunmak maksadıyla yapmış olduğu vakıflardır. On yerde bulunduğu rivayet edilmektedir.

Bunlar Mâide 51, En’am 36, Secde 18, Ya’sin 12, 30, 52, 61, 81, Mülk 19.

2. VAKF-I CİBRÎL:Vahy meleği olan Cebrâil’in (a.s) vahy esnasında yapmış olduğu vakflara denir. Aynı zamanda bunlara vakf-ı münzel de denilmektedir. Sayıları konusunda ihtilaf bulunsa da meşhurları sekiz tanedir. Bunlar: Bakara 120, 276, Âl-i İmrân 7, 95, Enâm,36, 124, Araf, 187, Yasîn 51.

3. VAKF-I NEBÎ:Peygamber efendimizin vakf yaptığı yerlerdir. Bunların sayısı ihtilaflı da olsa dokuzu meşhur olmuştur. Bakara 148, Al-i İmrâ 7, Yunus 2, 52, Nahl 4, Kadr 2, 4, Nasr 3.

4. VAKF-I BEYÂN:Feth sûresi 9. ayetinde bir birini takip eden iki zamirden birincisinin Rasülüllah’a ait olduğunu göstermek için وتوقروه  ifadesinde durulur. İkinci zamir de Allah’a döner. Tevbe sûresi 40. ayette de سكينته عليه  ifadesinde zamiri Hz. Ebû Bekr’e döndüğü için durulması durumudur. Yine Yusuf sûresinin 27. ayetinde فكذبت  ifadesinde Hz. Yusuf’un doğrulardan olduğunu vurgulamak için durulması vakf-ı beyandır.

 

 

Tecvid programı
tecvid dersleri
tecvid nedir
tecvid kuralları
tecvid öğreniyorum
tecvid kurallari
tecvid kaideleri
tecvid kuralları yazılı

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here