Yıl: 2014

  • İDGAM-I MİSLEYN TECVİDİ ÖRNEKLERİYLE -20

    Önce “misleyn” in tarifini yapalım. Mahreçleri ve sıfatları aynı
    olan iki harfe “misleyn” harf denir. O halde mahreçleri ve sıfatları aynı
    olan iki harften birincisi sakin, ikincisi harekeli olarak yan yana gelirse,

     

    sakin olan birinci harfin, harekeli olan ikinci harfe idgam edilmesine
    “idgam-ı misleyn” denir. Bu İdgam iki çeşittir.
    I- İdgam-ı misleyn mea’l-gunne (gunneli idgam-ı misleyn): Bu da
    iki durumda meydana gelir:
    a- Sakin nun ( نْ) dan sonra harekeli nun geldiği zaman. Misaller.
    (مِنْ نََارٍ ) ,(مَنْ نَشَاءُ ) ,(وَمَنْ نُعَمِّرْهُ )
    b-Sakin mim ( مْ) den sonra harekeli mim geldiği zaman. Misaller.
    (مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا ) ,(عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌ ) ,(اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ )
    Bu arada sakin mim ( مْ) ‘in hallerini belirtelim ki, sakin mim’in üç
    hali vardır.
    1- Sakin mim, kendisinden sonra gelen harekeli mim harfine
    uğrarsa, yukarıda görüldüğü üzere, “idgam-ı misleyn mea’l-gunne”
    olur.
    2- Sakin mimden sonra be ( ب) harfi geldiği zaman “ihfa” olur.
    Buna “İhfa-ı şefevi” (dudak ihfası) denir. ( اَمْ بِهِ -مَا لَهُمْ بِهِ ) gibi. Mim,
    dudaklara bastırmadan ve kısmen gizlenerek okunur. “Gunnede de hafif
    tutma yapılır.
    3- Sakin mimden sonra, be ( ب) ve mim ( م)’den başka harflerden
    biri geldiği zaman izhar olur. Buna “İzhar-ı şefevi” denir. ( ,(هُمْ فِيِه
    وَلَهُمْ عَذَابٌ) ,(لَكُمْ دِينُكُمْ) ,(اَلْحَمْدُ) ) gibi. Bu durumda mim tutma yapılmadan,
    tabii olarak okunur. Mimin gunne sıfatı da normalden fazla uzatılmadan
    okunur.
    II- İdgam-ı misleyn bila gunne (gunnesiz idgam-ı misleyn): Nun
    ن) ) ve mim ( م) harflerinin dışında kalan harfler, birbirlerine uğradığı
    zaman olur.
    اِضْرِبْ بِعَصَاكَ ) ,(آوَوْا وَنَصَرُوا ) ,(بَلْ لَجُّوا ) ,(قَدْ دَخَلُوا) ) gibi.
    Hükmü: Vacibtir.

    İDĞÂM-I MİSLEYN (Mütemasileyn)

                Misleyn: “Birbirine benzeyen iki şey” anlamına gelmektedir.

                Mahrecleri ve sıfatları aynı olan iki harften, birincisi sâkin, ikincisi harekeli olmak üzere yan yana geldikleri zaman, sâkin olan birinci harfin (müdğâmın), harekeli olan ikinci harfe (müdğâmün fîhe) idğâm edilmesine “İdğâm-ı Misleyn” denir.”Hükmü: vacip’tir.

                İdğâm-ı misleynde müdğâm ile müdğâmün fîhin aynı kelimede veya iki ayrı kelimede olması arasında bir fark yoktur.

    كُفَّارٌ ، يَوَدُّ ، إِنَّ ، أَلْحَقُّ ، أَسَّسَ ، نُعَمِّرْهُ ، رَبِّ ، قُلْ لَهُمْ ، مَنْ نَشَاءُ ، قَدْ دَخَلُوا ،  وَ لْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ ، آوَوْا وَ نَصَرُوا

                Yukarıdaki örneklerden ilk satırda yazılı olanlar aynı kelimede şeddeli olarak yazılan ve okunan idğâm-ı misleyne, ikinci satırdakiler de ayrı kelimelerde bulundukları için yazıda değil ama okuyuşta şeddeli imiş gibi okunanlara örnektir. Meselâ ( وَ قُلْ لَهُمْ) lafzındaki lam ( ل ) harflerinden birinci kelimenin sonundaki (müdğâm) sâkin, ikinci kelimenin başındaki (müdğâmün fîh) ise harekelidir. Dolayısıyla tam bir idğâm ile birbirlerine idğâm edilerek         وَ قُلَّهُمْ ) şeklinde okunmalıdır.

    مَدَدْتَ ، ظَنَنْتُمْ ، ضَلَلْنَا

                Kelimelerinde her ne kadar birbirinin aynı olan harfler peşpeşe gelmiş iseler de idğâm-ı misleyn gerçekleşmez. Çünkü bu harflerden birincisi harekeli, ikincisi sâkindir. İdğâm-ı misleynin şartı ise birincinin sâkin, ikincinin harekeli olmasını gerektirir.

    İDĞÂM-I MİSLEYN’İN KISIMLARI

                1- İdğâm-ı Misleyn Mealğunne (Ğunneli İdğâm-ı Misleyn): Mim ve nun harfleriyle yapılan idğamdır. Sakin bir mimden sonra harekeli bir mim veya sakin bir nun’dan sonra harekeli bir nun gelince bunlar kendi aralarında idğam edilirler. 1.5 elif tutulur

    وَ مَنْ نُعَمِّرْهُ = وَمَنُّعَمِّرْهُ ، مِنْ نَارٍ = مِنَّارٍ ، أَمْ مَنْ = أَمَّنْ

                            2- İdğâm-ı Misleyn Bilâğunne: Mahrec ve sıfatları birbirinin aynı olan iki harfin ğunnesiz bir şekilde birbirlerine idğâm edilmeleri demektir. Bunun ğunnesiz olmasının sebebi sâkin nûn ve sâkin mîm harfleri dışındaki harflerde ğunne sıfatının olmamasıdırÖzel bir tutma zamanı yoktur.

    كَانَتْ تَأْتِيهِمْ = كَانتَّأْتِيهِمْ ، بَلْ لَجُّوا = بَلَّجُّو

    فِي يَوْمٍ ، قَالُوا وَجَدْنَا ، أَلَّذِي يُوَسْوِسُ ، فِي يُوسُفَ

                İbarelerinde idğâm yapılmaz. Bu örneklerden فِي يَوْمٍ ) lafz-ı celîlinde med harfi olan yâ’dan sonra kendisi gibi bir yâ harfi gelmiştir. Ancak birinci yâ  ( ي )harfinin buradaki görevi med harfi olarak kendinden önceki fe ( ف ) harfini çekmektir. Dolayısıyla burada idğâm söz konusu olamaz.

    عَصَوْا وَ كَانُوا ، فَنَادَوْا وَ لآتَ ، آوَوْا وَ نَصَرُوا

                Müdğâm olan birinci harf med harfi değil de harf-i lîn olursa ve kendisinden sonra yine kendi mislinden olan bir harf gelirse bu durumda idğâm-ı misleyn gerçekleşir. Bunlardan ( عَصَوْا وَ كَانُوا ) lafz-ı celîlinde birinci kelimenin sonunda harf-i lîn olan bir vav harfi mevcuttur. 

     

    Tecvid programı

    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

     

     

  • İDGAMI BİLA GUNNE TECVİDİ ÖRNEKLERİYLE -19

    Gunnesiz idgam demektir. Bu durumda idgam var, gunne yoktur.
    İdgam bila gunne harfleri; lam ( ل) ve ra (( لَرْ ) =ر ) olup, iki tanedir.
    Tenvin veya sakin nundan sonra bu harflerden biri gelirse, idgam bila
    gunne olur. ( مِنْ رَبِّهِمْ) ,(هُدًى لِلْمُتَّقِينَ ) gibi. Bu misallerde, idgam bila gunne
    harfleri, tenvin veya sakin nundan sonra vaki olmuştur.
    Hükmü: Vacibtir.

     

    İDĞAM-I BİLA ĞUNNE

                 Tenvîn veya sâkin nûndan sonra  lâm   ( ل )  ve râ  (( ر harfleri (“Ler Harfleri =( لر )” ) geldiğinde tam bir idğâm yapmak ve bunu da ğunnesiz olarak gerçekleştirmekle“İdğâm-ı Bilâğunne” olur. Burundan ses getirmeden yapılan idğamdır.

                Tenvîn veya sâkin nûn ile lâm ve râ harflerinin ayrı ayrı kelimelerde olmaları gerekir. Yani tenvîn veya sâkin nûn birinci kelimenin sonunda, lâm veya râ harfleri de ikinci kelimenin başında yer almalıdır.

                İdğâm-ı Bîlâğunne’nin Sebebi: Nûn harfi ile lâm ve râ harflerinin mahreclerinin birbirlerine çok yakın olmasıdır.

    مِنْ لَدُنْهُ = مِلَّدُنْهُ ، مِنْ رَبِّهِمْ = مِرَّبِّهِمْ ، غَفُورٌ رَحِيمٌ = غَفُورُرَّحِيمٌ ،

     خَيْرًا لَهُمْ = خَيْرَلَّهُمْ

                 ( مِنْ رَبِّهِمْ ) lafzında sâkin vaziyette bulunan nûn harfi birinci kelimenin sonunda yer almaktadır. Kendisinden sonra ise bilâğunne harflerinden râ harfi gelmiştir. Müdğâm olan sâkin nûn harfini, müdğâmün fîh olan râ harfine tamamen katmamız, onun içinde eriterek yok etmemiz ve bunu yaparken de genzimizden ğunne sesi getirmeden idğâmı gerçekleştirmemiz gerekmektedir.    (مِرَّبِّهِمْ)

    İDĞAM-I BİLA ĞUNNE’NİN HÜKMÜ

                Bütün kıraat imamları “lam” ve “ra” dan önce gelen “tenvin” ve “sakin nun”u ğunnesiz idğam  “idğam bila ğunne” ile okuma hususunda ittifak etmişlerdir ve bu bakımdan hükmü vacip’tir.

                İdğam bila ğunne tutulmaz , yani idğamı yapış esnasında özel bir tutma zamanı ayrılmaz.

     

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

  • İDGAM MEA’L-GUNNE TECVİDİ ÖRNEKLERİYLE -18

    Gunneli idgam demektir. İdgam mea’l-gunne harfleri:

    ي م ن و :يَمْنُو ) ) olup, -4- tanedir. Tenvin veya sakin nundan sonra bu
    harflerden birisi gelirse idgam mea’l-gunne olur. Misal: ( خَيْرًا يَرَهُ
    وَمِنْ مَاءٍ ) ,(سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ ) ,(مَلِكًا نُقَاتِلْ ) (مِنْ وَرَائِهِمْ ) ,(فَضْلاً مِنَ اللهِ ) ,( ) . Bu
    misallerde, idgam mea’l-gunne harfleri, tenvin veya sakin nundan sonra
    vaki olmuşlardır. Görüldüğü üzere sakin nun veya tenvinin bu harflerden
    nun ve mim’e idgamı tam, ye ve vav’a idgamı ise nakıs yapılır. Tam
    idgam halinde idgam olunan harf (sakin nun veya tenvin) in zatı ve sıfatı,
    kendisine idgam edilen harfin (mim ve nun) içinde tamamen
    kaybolmaktadır. Nakıs, idgam halinde ise, idgam olunan harfin zatı ve
    sıfatı; vav ve ye’de tamamen kaybolmaz, yarı yarıya görünür. Bu
    durumda ses hem ağızdan, hem de burundan gelir.

     

    İDĞAM-I MEAL ĞUNNE

              İdğam: Bir harfi diğer bir harfe katmaktır.

                Ğunne: Genizden (burundan) gelen sestir.

                Tenvin veya sakin nun’dan sonra ( يَمْنُو )  (ى م ن و  ) harflerinden biri gelirse “İdgâm-ı Maal Ğunne” olur.

                Nun sesi bu harflere katılır ve 1-1,5 elif miktarı tutularak ğunneli okunur.

                Sebebi, nun ile misliyet (aynı olmaları), mim ile vav’da müşterek sıfatlara sahip olmaları, ya’da ise mahreç yakınlığıdır.

     

    İDĞÂM-I MEA’L-ĞUNNENİN KISIMLARI

     

                1- ĞUNNELİ TAM İDĞÂM

     

                Tenvîn veya sâkin nûndan sonra “mim”  ( م )  veya “nun” ( ن ) harflerinden birisi geldiğinde ğunneli tam idğâm olur.

     

    مِنْ مَاءٍ = مِمَّاءٍ ، مِنْ نُورٍ= مِنُّورٍ ، شَيْئٍ نُكُرْ = شَيْئِنُّكُرْ

     

    عَذَابٌ مُهِينٌ Burada tenvînden sonra mîm harfi gelmiştir. Tenvînin mîm’e çevrilmesi ve mîm harfinin şeddelenerek okunması gerekmektedir. Böylece         عَذَابُمُّهِينٌ )şekline çevrilerek okunmalıdır. Ayrıca şeddeleme sırasında genizden hafif ve gizli bir nûn sesi çıkartılarak okunur.

     

                2- ĞUNNELİ NÂKIS İDĞÂM

     

                Tenvîn veya sâkin nûndan sonra “Vav” ( و )  ve “ya”( ي )  harflerinden birisi gelirse ğunneli nâkıs idğâm meydana gelir.

     

                Bu tür idğâmlarda dikkat edilmesi gereken en önemli husus, nûn-i sâkin ile vav ve yâ harflerinin ayrı ayrı kelimelerde olmasıdır.

     

                Ğunneli nâkıs idğâmda müdğâm olan birinci harf, müdğâmün fîh olan ikinci harfe tamamen çevrilmez, yani ikinci harf şeddelenmez.

     

    مَنْ يَقُولُ ، مِنْ وَالٍ ، وَ رَعْدٌ وَ بَرْقٌ ، لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

     

                Ğunnenin bâkî kalabilmesi için idğâmı nâkıs yapmamız gerekmektedir.

     

    İDĞAM-I MEAL ĞUNNE’NİN HÜKMÜ

     

                Bütün imamlar tenvin ve sakin nun’dan sonra “mim”  ( م )  veya “nun”( ن )  harfi gelince “idğam meal ğunne” yapma hususunda ittifak etmişlerdir ve burada “Ğunneli Tam İdğam” yapmak vacip’tir.

     

                 “Vav” ( و )  ve “ya”( ي )  harfinde (Halef ğunnesiz idğam yaptığı için) “Ğunneli Nakıs İdğam” yapılır ve  hükmü caiz’dir.

     

                Not: Sakin nun ile “vav” ( و )  veya “ya”( ي )  aynı kelimede bulunursa idğam yapmak gerektiği halde izhar yapılır.

     

    أَلدُّنْيَا _ قِنْوَانٌ _ صِنْوَانٌ – بُنْيَانٌ

     

    Eğer sakin nun ile idgam mea’l-gunne harflerinden vav veyahut ye
    aynı kelimede bulunurlarsa, bütün kıraat imamlarının ittifakı ile izhar
    olur. İdgam mea’l-gunne olmaz. Kur’an-ı Kerim’de bu türlü kelime dört
    tanedir. Bunlar şunlardır: ( اَلدُّنْيَا -صِنْوَانٌ -قِنْوَانٌ -بُنْيَانٌ ). Bu kelimeler ( -بُيَّانٌ
    اَلدُّيَّا -صِوَّانٌ -قِوَّانٌ ) şeklinde okunmazlar.
    Hükmü: Vacibtir. İdgam Mea’l-gunnenin müddeti: Bir elif
    miktarıdır.
    ن ) ) ve ( يس ) kelimelerinden sonra gelen ( و) harfi İmam Asım ve
    Hafs rivayetine göre hem izhar hem de idgamla okunabilir:
    (وَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ يس ) ,(ن وَالْقَلَمِ )

     

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

     

     

  • İDGAM VE ÇEŞİTLERİ -17

    İdgam; lügatta: “Gizlemek, bir şeyi başka bir şeye girdirmek,
    katmak, şedde ile iki harfi bir harf yapmak” demektir. Tecvid ilminde ise:
    “Sakin bir harfi, kendisinden sonra gelen harekeli ikinci bir harfe idhal
    edip(girdirip) şeddeli bir harf yaparak okumaya denir. İdgamı gerektiren
    bir sebep bulunmadıkça, idgam yapılmaz. Şimdi bunları teker teker
    inceleyelim. 

     

     Sözlükte: Bir şeyi bir şeyin için katmak, dâhil etmektir.

               Istılah’ta: İdğâm, birincisi sâkin, ikincisi harekeli olan iki harfi aynı sesle şeddeleyerek okumaktır.

    اَلإِدْغَامُ هُوَ إِلْتِقَاءُ حَرْفِ سَاكِنٍ بِمُتَحَرِّكٍ حَيْثُ يَصِيِرَانِ حَرْفًامُشَدِّدًا

    اَلإِدْغاَمُ إِدْخاَلُ اَحَدِ الْحَرْفَيْنِ الْمُتَماَثِلَيْنِ اَوْ الْمُتَجاَنِثَيْنِ اَوِ الْمُتَقاَرِبَيْنِ فِي الْاَخَرِ

    1.     Ya hem mahreci hem sıfatı aynı (misleyn),

    2.     Ya mahrecleri aynı fakat sıfatları farklı (mütecaniseyn)

    3.     Ya da mahrec ve sıfatları birbirine yakın (mütegaribeyn) iki harfin birbirine katılması ve ikisinin sanki aynı harfmiş gibi şeddelenerek okunması şeklinde karşımıza çıkarlar ve her biri ayrı isimde anılırlar.

                İdğâmın Rükünleriİdğâmda iki tane rükün vardır

    Müdğâm: İdğâmda, idğâm olunan birinci sâkin harfe müdğam denir.

    Müdğâmün Fîh: İdğâmda, İdğâmın kendisinde icra edildiği ikinci ve harekeli olan harfe de müdğâmün fîh denir.

    İDĞÂMIN ŞARTLARI

                1. Müdğâm ile müdğâmün fîh olan harflerin yazıda peşpeşe gelmesi ve ikisinin arasına idğâmı engelleyen bir harfin girmemesi gerekir. Müdğâm ve müdğâmün fîhin  ( يَوَدُّ ) aynı kelimede veya  ( إِنْ نَسِينَا ) ayrı kelimede olması durumu değiştirmez.

                2. Müdğâm olan harfin kesinlikle sakin (cezimli), müdğâmün fîhin ise mutlaka harekeli olması lâzımdır.

                3. Müdğâm med harfi olmamalıdır.( أَلَّذِي يُوَسْوِسُ ) ve ( آمَنُوا وَعَمِلُوا ) lafz-ı celîllerinde birinci kelimelerin son harfleri med harfidir, idğâm yapılamaz.

    İDĞÂM YAPMANIN SEBEBİ

                Okuyuşta kolaylığı sağladığı için müdğamla müdğamun fih arasındaki temasül, tecanüs ve tekarub sebebiyle yapılır.

    YAPILIŞ BAKIMINDAN İDĞÂMLAR

    1.     TAM İDĞAM (Kamil İdğam)Müdğam, zat ve sıfatlarıyla birlikte, müdğamın içinde tamamen kayboluyorsa (ikisi şeddeli bir harfmiş gibi okunuyorsa) buna tam idğam denir.

    ( إِظَّلَمُوا )   إِذْ ظَلَمُواقُلْ رَبِّ ( قُرَّبِّ ) , وَدَّتْ طَائِفَةٌ (وَدَّطَّائِفَةٌ )

    2.  NAKIS İDĞAM : İdğâm edilen iki harften birincisi olan müdğâm, çeşitli sıfat yönünden müdğâmün fîh içinde tamamen erimiyor ve kaybolmuyor, sıfatlarından biri açıkta kalıyor ise buna da nâkıs idğâm denir( أَلَمْ نَخْلُقْكُمْ )sâkin vaziyette bulunan kaf ( ق )harfi, kendisinden sonra gelen ve harekeli olan kef  ( ك )harfine idğâm edilmelidir. Ancak müdğâm olan kaf harfi (istîlâ sıfatı sebebiyle ) müdğâmün fîh olan kef harfi içinde tamamen eriyip kaybolmamaktadır.

     

     –

     

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

     

     

  • İKLAB TECVİDİ ÖRNEKLERİYLE -16

    İklab: Lugatta: “Döndürmek ve çevirmek” demektir. Tecvid
    ilminde ise: ” Tenvin veya sakin nunu, be ( ب) harfine uğradığı zaman
    halis mim ( م) harfine çevirerek, hasıl olan mim harfini be harfi indinde
    gunne ile beraber ihfa etmeye” denir. Mim’in gunnesi biraz akıtılır. Yani
    dudaklar bastırılmadan hafif tutma yapılır.
    İklab harfi sadece be ( ب) harfidir. Tenvin veya sakin nundan sonra
    be harfi gelirse iklab olur. ( سَمِيعٌ بَصِيرٌ ) ,(مِنْ بَعْدِ ) ,(لَيُنْبَذَنَّ ) Bu misallerde:
    İklab harfi, tenvin veya sakin nundan sonra vaki olmuştur. İklab
    yapılırken tenvin ile sakin nunu, şeddeli mime çevirmekten kaçınmak
    gerekir. İklab’da şedde yoktur. ( اَنْ بُورِكَ ) kelimesini ( اَمُّورِكَ ) şeklinde
    okumak gibi ki çok büyük bir hatadır.
    Hükmü: Vacibtir. İklabın müddeti: Birbuçuk elif miktarıdır.

     

    İKLAB

    Sözlükte: İklâb, çevirmek, çevrilmek, bir halden başka bir hale döndürmek, bir şeyi değiştirmek manalarına gelen bir kelimedir.

               Istılah’ta: “Tenvîn veya sakin nûndan sonra be  ( ب )harfi geldiğinde, tenvîni veya sâkin nûnu halis bir mîm harfine çevirmek ve bu arada dudakları hafifçe birleştirerek mîmi ğunne ile ihfâ etmeye” “İklâb” denir.

    اَلْإِقْلاَبُ هُوَ قَلْبُ النُّونِ السَّاكِنَةِ اَوِ التَّنْوِينِ مِيماً خاَلِصاً وَ إِخْفاَؤُهاَ عِنْدَ الْباَءِ بِغُنَّةٍ

                Okuyuşa kolaylık sağladığı için yapılır. (Kuran okurken yaptığımız ihfa, izhar, idğam ve iklabın gerçek sebebi, yüce Allah’ın cebrail aracılığıyla peygamberimize kuranı bu şekilde öğretmiş olmasıdır.)

    مِنْ بَعْدِهِ = مِمْبَعْدِهِ ، سَمِيعٌ بَصِيرٌ = سَمِيعُمْبَصِيرٌ ، بِذَنْبِهِمْ = بِذَمْبِهِمْ ،

     صُمٌّ بُكْمٌ = صُمُّمْبُكْم

                            ( مِنْ بَعْدِهِ ) Bu ibarede sâkin durumda olan nûn harfinden sonra be harfi gelmiştir. Böyle bir durumda sâkin nûn harfi sâkin mîm harfine dönüştürülür. Bu sâkin mîm’in sükûnunu okurken, normal bir mîm’in okunuşunda olduğu gibi dudaklar birbirine fazla bastırılmaz. Aynı zamanda bir ğunne ile sâkin mîm gizlenerek ihfâ yapılır. Bu arada ortalama bir buçuk elif miktarı -mîm harfine mahsus bir ğunne ile- ğunne yapılarak ihfâ edilir ve sonra be harfine geçilir. Böylece lafız  مِمْبَعْدِهِ ) şekline dönüştürülmüş olur ve böyle okunur.

    İKLAB’IN HÜKMÜ

                Bütün kıraat imamları ba harfinden önce gelen sakin nun ve tenvini iklab ile okumakta ittifak etmişlerdir. Hükmü vaciptir.

                İklab’ın müddeti (yapılırken tutulma süresi) ortalama bir buçuk elif miktarıdır.

     

     

     

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

     

     

  • İZHAR TECVİDİ ÖRNEKLERİYLE -15

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    İzhar: Iugatta: “Açıklamak. beyan etmek, ortaya çıkarmak”
    demektir. Tecvid ilminde ise “iki harfin arasını birbirinden ayırıp açarak,
    ihfasız ve idgamsız olarak okumaya izhar” denir. İzhar harfleri -6-
    tanedir. ( (ا ح خ ع غ ه
    Tarifi: Tenvin veya sakin nundan sonra, işte bu izhar harflerinden
    biri bulunursa, bu halde izhar olur. ( غَفُورٌ حَلِيمٌ) ,(مِنْ خَوْفٍ ) ,(مَنْ آمَنَ ) gibi.
    Bu misallerde, izhar harfleri tenvin veya sakin nundan sonra vaki
    olmuşlardır. İzhar harfleri, bellemede kolaylık olsun diye, aşağıdaki
    kelimelerin başlarında bir araya getirilmiştir.
    (اَللهُ حَيٌّ خَالِقٌ عَدْلٌ غَنِيٌّ هَادٍ )
    İzharda şunlara dikkat edilmelidir: Sakin nun veya tenvinin zatları
    açıklanmalı, sükûn üzerinde sekte yapılmamalıdır. İzhar harflerinden

    tamamen ayrılmamalı. Nunun sükûnu kalkale yapılmamalıdır. Sükûn
    üzerinde de lüzumundan fazla durulmamalıdır.

    İZHAR

                Sözlükte: Açmak, açığa çıkarmak, meydana koymak, ortaya çıkarmak, açıklamak, beyan etmek gibi manalara gelen bir kelimedir.

                Istılahta: “Tenvîn veya sâkin nûndan sonra, boğaz harfleri (Hurûf-ı Halk) dediğimiz altı harften biri gelirse bu tenvîn veya sâkin nûn’un, idğamsız, iklâbsız ve ihfâsız açıkça okunmasına “İzhâr” denir.”

    (ء _ ح _ خ _ ع _ غ _ هـ )

    اَللهُ  حَيٌّ  خاَلِقٌ  عَدْلٌ  غَنِيٌّ  هاَدِياً

                İzhar yapmanın sebebi: Nun-u sakin (ve tenvin) ile izhar harflerinin mahreçlerinin birbirine uzak olmasıdır.

    اَلْإِظْهاَرُ هُوَ الْإِنْفِصاَلُ تَباَعُداً بَيْنَ الْحَرْفَيْنِ

    İzhar: İki harfin birbirinden uzaklaşarak ayrılmasıdır.

    مَنْ آمَنَ _ يَنْأَوْنَ _ رَسُولٌ أَمِينٌ  – مِنْ حَسَنَةٍ _ وَانْحَرْ _ عَلِيمٌ حَكِيمٌ –مِنْ خَوْفٍ _ أَلْمُنْخَنِقَةُ _ قَوْمٌ خَصِمُونَ مِنْ عِلْمٍ _ أَنْعَمْتَ _ سَمِيعٌ عَلِيمٌمِنْ غِلٍّ _ فَسَيُنْغِضُونَ _ عَزِيزٌ غَفُورٌإِنْ هُوَ _ يَنْهَوْنَ _ جُرُفٍ هَارٍ

                 (مِنْ خَوْفٍ) Bu ibarede izhâr vardır. Çünkü nûn-i sâkineden sonra izhâr harflerinden olan hı (خ)harfi gelmiştir. Dolayısıyla hiçbir şekilde gizleme yapmadan, genizden ses çıkarmadan ve nûn harfi hı harfine çevrilmeden açıkça normal bir nûn olarak okunur.

    İZHAR ÇEŞİTLERİ

    1.     Dil İzharı (İzhar-ı Lisani / Halkî):6 izhar harfiyle yapılır.

    2.  İzhar-ı Kelime-i Vahide: Sâkin nûn, vav veya yâ harflerinden önce gelir ve onlardan biriyle aynı kelimede olursa izhâr yapılarak okunur.

    أَلدُّنْيَا _ قِنْوَانٌ _ صِنْوَانٌ – بُنْيَانٌ

    3.     Mîm-i Sâkinin İzhârı “Dudak izhârı” : Sâkin mîmden ( مْ ) sonra mîm ve be (( ب  harfleri dışında bir harfin gelmesiyle yapılır.

    أَمْ هُمْ ضَلُّوا _ عَلَيْكُمْ أَنْفُسَكُمْ _ يُبَشِّرْهُمْ رَبُّهُمْ

    4.     İzhar-i KameriyyeLam-i tarif denilen el (أل)takısından sonra kameri harflerden birisinin gelmesiyle olur.

    İZHAR’IN HÜKMÜ

          İzhar harflerinden 4’ü üzerinde (ء _ ح _ ع _ هـ) bütün kıraat imamları ittifak ettikleri için hükmü vacipdir. Ebu cafer dışındaki imamlar (خ _ غ ) iki harfi izhar harfi saymışlar. Bundan dolayı bu iki harfte izhar yapmak caizdir. İzhar yaparken sekteye kaçılmamalıdır.

     

     

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

     

     

  • ihfa harfleri nedir ihfa nedir İHFA TECVİDİ ÖRNEKLERİYLE -14

    İhfa: lügatta: “Örtmek ve gizlemek” demektir. Tecvid ilminde
    ise: “İzhar ile idgam arasında şeddeden uzak, gunnenin baki kalmasıyla
    okumaya ihfa” denir. İhfa harfleri -15- tanedir.
    (ت ث ج د ذ ز س ش ص ض ط ظ ف ق ك )

     

     

    Tarifi: Tenvin veya sakin nundan sonra, işte bu ihfa harflerinden
    biri bulunursa, ihfa olur. Misal: ( عَنْ صَلاَتِهِمْ ) ,(غَنِيٌّ آَرِيمٌ ) ,(فَتْحٌ قَرِيبٌ ) Bu
    misallerde, ihfa harfleri tenvin veya sakin nundan sonra vaki olmuşlardır.
    İhfa harfleri, bellemede kolaylık olsun diye, şu beyitte bulunan
    kelimelerin başlarında bir araya getirilmişdir.
    “صِفْ ذَا ثَنَا جُودَ شَخْصٍ قَدْ سَمَا آَرَماَ ضَعْ ظَالِمًا زِدْ تُقَى دُمْ طَالِبًا فَتَرَى”
    İhfa yapılırken: Tenvin veya sakin nunun telaffuzu esnasında,
    zatının tamamen kalkması, buna karşılık gunne sıfatının (Bak. Sh:17)
    baki kalması esastır. Böyle olunca da nunun mahreci, kendi mahreci olan
    dil ucu ile onun hizasındaki iki üst ön dişlerin etlerinden, gunnenin
    mahreci olan genize (hayşuma) intikal etmiş olur. İhfanın yapılışında
    dilin bir fonksiyonu yoktur. İhfa yapılırken dil ucu boşta kalmalı, alt veya
    üst tarafından herhangi bir yere değmemelidir. İhfada gunne mutlaka
    baki kalmalıdır. İhfa yaparken, idgamdan ve sakin nunu şeddeli gibi
    okumaktan kaçınmak lazımdır. Bilhassa sakin nunun ihfasında, nundan
    önce bir med harfinin doğmasına meydan vermemelidir. Meselâ ( (آُنْتُمْ
    kelimesini ( آُونْتُمْ ) şeklinde, ( عَنْكُمْ ) kelimesini ( عَانْكُمْ ) şeklinde okumak
    gibi. Bu şekildeki bir okuyuş büyük bir hatadır. Namazı bozar. İhfayı
    yaparken, ihfanın müddeti tamam olmadan, sakin nun veya tenvini takip
    eden ihfa harfinin mahrecine varılmamalıdır.
    Bu gibi hatalar daha çok ( يَتِيماً فَاَوَى ) ,(اَنْفُسَكُمْ ) kelimelerinde olduğu
    gibi fe harfinde yapılan ihfada görülmektedir. Eğer ihfanın müddeti
    tamam olmadan, fe harfine geçilecek olursa bir vav sesi duyulmaktadır.
    Hükmü: İhfanın yapılması vaciptir. İhfanın müddeti: Bir buçuk
    harf miktarıdır. Diğer bir ifadeyle bir elif miktarıdır

    İHFA
    Lügat’te: Örtmek, gizlemek ve saklamak anlamlarındadır.
    İhfâ, tenvîn veya sâkin nûndan sonra İhfâ Harfleri denen on beş harfin gelmesi durumunda tenvîn veya sâkin nûnu açıktan söylemeyip gizleyerek okumaya denir.
     ت ،َ ثَ ،َ جَ ،َ دَ ،َ ذَ ،َ زَ ،َ سَ ،َ شَ ،َ صَ ،َ ضَ ،َ طَ ،َ ظَ ،َ فَ ،َ ،َِّ َ كَ
    “İhfâ, şeddeden uzak bir şekilde, izhâr ile idğâm arası ğunneli bir okuyuştur”.

    İHFANIN HÜKMÜ
    İhfanın hükmü vaciptir. Bütün kıraat imamları 15 harften sonra tenvin veya nun-i sakin gelince ihfa yapma hususunda ittifak etmişlerdir. 
    İhfanın tutulma  süresi 1,5 elif miktarıdır

     Lügat’ta: Örtmek, gizlemek ve saklamak anlamlarındadır.

                İhfâ, tenvîn veya sâkin nûndan sonra İhfâ Harfleri denen on beş harfin gelmesi durumunda tenvîn veya sâkin nûnu açıktan söylemeyip gizleyerek okumaya denir.

    ت ، ث ، ج ، د ، ذ ، ز ، س ، ش ، ص ، ض ، ط ، ظ ، ف ، ق ، ك

    صِفْ ذاَ ثَناَ جُودَ شَخْصٍ قَدْ سَماَ كَرَماَ ضَعْ ظاَلِماَ زِدْ تُقاَ دُمْ طاَلِباً فَتَرَي

    اَلْاِخْفاَءُ حاَلَةٌ بَيْنَ الْاِظْهاَرِ وَالْاِدْغاِمِ عاَرِيَةٌ عَنِ التَّشْدِيدِ مَعَ بَقاَءِ الغُنَّةِ

                “İhfâ, şeddeden uzak bir şekilde, izhâr ile idğâm arası ğunneli bir okuyuştur”.

    İHFANIN HÜKMÜ

                            İhfanın hükmü vaciptir. Bütün kıraat imamları 15 harften sonra tenvin veya nun-i sakin gelince ihfa yapma hususunda ittifak etmişlerdir.

                            İhfanın tutulma üresi 1,5 elif  miktarıdır.

                İHFA ÇEŞİTLERİ

                            Tecvid ve kırâat âlimlerimiz ihfâ’yı, aynı kelimede veya ayrı kelimede olmasına göre ikiye ayırmışlardır.

                             İhfâ-i Ehass: ihfâ harfleri tenvînden sonra gelir veya sâkin nûn kelime sonunda yer alır ve ihfâ harfleri ikinci bir kelimenin başında bulunursa bu tür ihfâya“İhfâ-i Ehass” denir.

    (كُنْ فَيَكُونُ)

                             İhfâ-i Eamİhfâ harfleri, sâkin nûndan sonra aynı kelimede gelirse buna da “İhfâ-i Eam” denir. Böyle yerlerdeki ihfâ hem vakf (durma) hem de vasl (geçme) halinde belli olan bir ihfâdır.

    (كُنْتُمْ) ve (يَنْصُرُ)

                İHFA ÇEŞİTLERİ

                1. Harf’in İhfası

                            A. Dil İhfası: (İhfa-i Lisani) Eğer sâkin nûn veya tenvînden sonra bildiğimiz 15 ihfâ harfinden biri gelirse buna “İhfâ-i Lisânî = Dil İhfâsı” denir.

                            B. Dudak İhfası: (İhfa-i Şefevi) Sakin mîm’den ( مْ ) sonra harekeli be ( ب )harfinin gelmesi ile oluşur.

    ( تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ ) ve  ( رَبُّهُمْ بِهِمْ )

    2. Harekenin İhfası: Harekeyi zayıf sesle  hızlıca okumak suretiyle yapılır. Bunaihtilas denir.

     

    İhfa Harfleri Nelerdir ?

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

     

  • TENVİN VE SAKİN NUN -13

    Tenvin, Lügatta: “Nunlamak” demektir. Tecvid ilminde ise,
    Tenvin: “İsmin sonunu sakin nun ile okumaktır”. Daha kolay bir ifadeyle
    şöyle de denebilir: “İki üstün, iki esre ve iki ötreye tenvin denir.”
    Sakin nun: Cezimli, üzerinde cezim işareti bulunan nun demektir.
    Tenvin, daima kelimenin sonunda bulunur. Sakin nun ise hem kelime
    ortasında, hem de sonunda bulunabilir.
    Tenvin ve sakin nunun, tecvidde özel bir yeri vardır. Tenvin veya
    sakin nundan sonra vaki olan harfe göre mutlaka bir tecvid meydana
    gelir. Binaenaleyh, Kur’an-ı Kerim okuyanların tenvin ve sakin nunlar
    üzerinden geçerken çok dikkatli olmaları ve meydana gelen tecvid
    olayını titizlikle uygulamaları gerekir. Şimdi bunları sırasıyla görelim.

     

     

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

  • MEDD-İ LİN TECVİDİ Örnekleriyle -12

    “Lîn”: Lügatta, “yumuşak olmak” manasına gelir. Medd-i lin’in
    tarifi şöyledir: “Bir kelimede harf-i linden (bak. Sh: 18) sonra sebeb-i
    medden sükûn -lazım veya arız- vaki olursa, buradaki med: Medd-i lin”
    olur. Misal: ( عَلَيْهِ ) gibi. Bu kelime üzerinde vakıf yapıldığında medd-i
    lin meydana gelir. Çünkü harf-i linden ye var. Sebeb-i medden de he’nin
    sukun-u arızı vardır.
    Hükmü: Medd-i lin’in medd durumu, harf-i linden sonra gelen
    sükûnun cinsine bağlıdır. Şöyleki:
    1- Eğer harf-i linden sonra gelen sükûn, sükûn-u lazım ise: -2-
    vecih caizdir. Tûl ve tevessut. Fakat tûl ile okumak bütün kurraca tercih
    edilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu şekilde kelime iki yerde bulunmaktadır.
    a- Meryem süresinin evvelinde bulunan:
    آهيعص آَافْ هَا يَا عَيْنْ صَادْ) ) mukattaa harflerindeki ( (عَيْنْ ع
    lafzı.
    b- Şura süresinin başında bulunan
    حم عسق حَا مِيمْ عَيْنْ سِينْ قَافْ) ) mukattaa harflerindeki ( (عين ع
    lafzı.

    2- Eğer harf-i linden sonra gelen sükûn, sükûn-u arız ise o zaman
    medd-i linin medd durumu, medd-i arızda olduğu gibi, üzerinde sükûn-u
    arız vaki olan harfin asli harekesine bağlıdır. Mesela: ( اَلْيَوْمَ ) de üç vecih,
    عَلَيْهِ ) ) de dört vecih, ( وَلاَ نَوْمٌ ) de yedi vecih caizdir.
    Bu izahattan anlaşıldıki: Medd-i lin, aslında medd-i lazım ve meddi
    arıza benzemektedir. Medd-i lini onlardan ayıran husus: Harf-i medd
    yerine harf-i linin bulunmuş olmasıdır.

     

     

    Tecvid programı
    tecvid dersleri
    tecvid nedir
    tecvid kuralları
    tecvid öğreniyorum
    tecvid kurallari
    tecvid kaideleri
    tecvid kuralları yazılı

     

     

     

  • MEDD-İ ARIZ TECVİDİ Örnekleriyle -11

    Lugatta arız: “Önce yokken sonradan gelip çatan, musallat olan”
    gibi manalara gelmektedir. Medd-i arızın tarifi şöyledir: “Bir kelimede,
    harf-i medden sonra sebeb-i medden sükûn-u arız vaki olursa bu
    durumda medd-i arız olur. ( يَقُُولُ ) ,(يَفْعَلُونَ ) kelimeleri vakıf halinde
    medd-i arız olurlar.
    يَعْلَمُونَ ) ) : Medd-i arızdır. Çünkü mim’i çeken harf-i medden vav
    var. Vakıf halinde sebeb-i medden de nun’un sükûn-u arızı var.
    Binaenaleyh, medd-i arız olmuştur.
    Görüldüğü üzere medd-i arız; harf-i medden sonra gelen harf
    üzerinde vakıf yapıldığı zaman meydana gelmektedir. Halbuki vakıf
    yapılmayıp, vasl yapılacak olursa, sükûn-u arız kalktığından medd-i arız
    da ortadan kalkmış olur. Bu durumda medd-i tabii olur. Medd-i arıza
    “medd-i vakıf” da denilmiştir.
    Hükmü: Medd-i arızın medd-i caizdir. Medd-i arızın med
    miktarındaki vecihler, üzerinde sükûn-u arız vaki olan harfin aslî
    harekesine göre değişmektedir.
    l- Eğer sükûn-u arızın üzerinde vaki olduğu harfin aslî harekesi
    üstün ise, bu durumda bütün kıraat imamlarına göre -3- vecih caizdir.
    a- Tûl (uzun okuyuş). Bu durumda -4- elif miktarı medd olunur.
    b- Tevessut (orta okuyuş). Bu durumda iki veya üç elif miktarı
    medd olunur.
    c- Kasr ( kısa okuyuş ). Bu durumda bir elif miktarı medd olunur.
    يَخْرُجُونَ) ,(يَكْتُبُونَ ) ,(يَنْصُرُونَ ) ,(يَعْلَمُونَ ) ) kelimelerinde olduğu gibi.
    2- Eğer, üzerinde sükûn-u arız vaki olan harfin aslî harekesi esre
    ise, -4- vecih caizdir. a-Tûl, b- Tevessut. c- Kasr, d- Kasr ile revm.
    خَافُونِ) ,(يَا عِبَادِ) ,(مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ) ) gibi.
    Revm: Lugatta, “taleb etmek” demektir. Tecvid ilminde ise:
    “Gizli ses ile harfin harekesini taleb etmeye, yani harekeyi hafif bir sesle
    okumaya: “Revm” denir. Bu durumda, esre harekesinin çok azı kalır.
    Üçte biri kadar. Revmin nasıl yapılacağını, fem-i muhsinden
    öğrenmelidir. Esrede olduğu gibi ötrede de revm yapılabilir. Üstünde
    yapılmaz. Revm, vasıl hükmünde olduğu için ancak kasr ile revm
    yapılabilir. Tûl ve tevessut ile revm yapılmaz. Revm, harekenin
    durumunu açıklamak için yapılan bir beyandır. Bunu gözleri görmeyen
    âmâlar, kulakları vasıtasıyla idrak edebilirler.

    3- Eğer, üzerinde sükûn-u arız vaki olan harfin asli harekesi ötre
    olursa -7- vecih caizdir, a- Tul, b- Tevessut, c-Kasr, d- Tûl ile işmam, e-
    Tevessut ile işmam, f- Kasr ile işmam, g- Kasr ile revm.
    İşmam: Lugatta, “koklatmak” manasına gelir. Tecvid ilminde ise,
    sükundan sonra ötre harekesine işaret ederek dudakların ileriye doğru
    toplanması, yumulmasıdır. Harekeyi beyan etmek için dudaklarla yapılan
    işmam, gözleri gören ve fakat kulakları duymayan sağırlara mahsustur.
    يَقُولُ) ,(نَصُومُ) ,(وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ) ) gibi.
    Kıraatta imamımız İmam Asım hazretleri, Yusuf süresindeki:
    لاَ تَأْمَنَّا) ) dan başka yerde işmam yapmadı. Aslı ( لاَ تَأْمَنُنَا ) idi. Revm de hiç
    yapmamıştır. Halen memleketimizde her ikisi de yapılmamaktadır.
    Medd-i arızın “tûl” okunması efdal görülmüştür.