Yıl: 2014

  • Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri İle İlgili Sorular – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

    1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi fiil cümlesidir?

    a. سيارتك سريعةٌ

    b. ركب الناسُ القطارَ

    c. حقيبةُ البنتِ جميلةٌ

    d. المسلمون نزلوا في الفندقِ

    e. اللغةُ العربيةُ سهلةٌ

    إذا اِبْتَعَدْتُ عنْك فإنيِّ أَحِنُّ إليكَ.) . 2 ) cümlesindeki altı çizili kelimenin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?

    a. أشْتاقُ

    b. أطيب

    c. أحِسُّ

    d. أطلب

    e. مُرْتَفِع

    3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi isim cümlesidir?

    a. خرجتِ المرأةُ من البيتِ

    b. رجعَ المرءُ إلى بيته

    c. الولدُ يفتحُ بابَ البيتِ

    d. قالت الأم لأولادها

    e. فهم الطلابُ الدرسَ

    4. Aşağıdaki ifadelerden hangisi cümledir?

    a. طبيبُ المستشفى

    b. سيارةٌ سريعةٌ

    c. أبوابُ البيْتِ الواسعةُ

    d. في المدرسةِ الثانويةِ

    e. خرج التلميذُ من المدرسةِ

    يدخل الطلاب إلى المدرسة صباحا ويخرجون منها في المساء“ . 5 ” cümlesindeki bütün harfler (edatlar) hangi seçenekte tam olarak gösterilmiştir?

    a. المساء، منها، في، و

    b. في، إلى، صباحا

    c. الطلاب، المدرسة، صباحا، المساء

    d. إلى، و، من، في

    e. يدخل، من، المدرسةِ

    Kelime ve Cümle Çeşitleri İle İlgili Soruların Cevabı

    1. b Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Cümle Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.

    2. a Yanıtınız doğru değilse, Okuma Parçasını ve ilgili alıştırmaları yeniden gözden geçiriniz.

    3. c Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Cümle Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.

    4. e Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Cümle Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.

    5. d Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Kelime Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.

  • Fiil Cümlesi – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

     

    Arapçada fiil işe başlayan cümlelere fiil cümlesi (الجملةُ الفِعْلِيّة) denir.

    Türkçemizde ise yüklemi çekimli bir fiil olan cümleler fiil cümlesi olarak nitelendirilmektedir.نَزَلَ الثلْجُ) ) “Kar yağdı” ifadesi bir fiil cümlesidir zira (نَزَلَ) fiili ilebaşlamaktadır. Bir fiil cümlesi en az iki ögeden oluşur ki bunlar fiil ve fâildir. Fiil, mâzî, muzâri veya emir olabilir.

    Fâil,Türkçe fiil cümlesindeki öznenin karşılığıdır ve fiili işleyeni göstermektedir. Ayrıntıları Fiil Cümlesinin Ögeleri ünitesinde anlatılacağı üzere fiil ile fâil arasında müenneslik (dişillik)-müzekkerlik (erillik) açısından uyum bulunması gerekir. Arapçada fâil daima merfu‘dur (yani müfred (tekil), cem-i müennes sâlim (kurallı dişil çoğul) ve kuralsız çoğul(cem-i teksir) kelimeler için geçerli olmak üzere son harekesi daima zammedir)

    Eğer anlam fiil ve fâil ile tamamlanıyorsa yani fiil lâzım (geçişsiz/nesnealmayan) bir fiil ise fiil cümlesi olabilmesi için bir başka ögeye ihtiyaç yoktur. Şayet tamamlanmıyorsa yani fiil müteaddî (geçişli/nesne alan) bir fiilse cümlede fiil ve fâil dışında üçüncü bir öge daha bulunur ki o damef ûldür. Fiilin yaptığı işten etkilenen ögeyi gösteren mef ûl mansûbtur(yani müfred (tekil) ve kuralsız çoğul (cem-i teksir) kelimeler için geçerli olmak üzere son harekesi daima fethadır). Mef ûl cer harfli olarak da gelebilir. Bu son durumda fiilin mutlaka müteaddi (geçişli) olması gerekmez. Kurallı bir Arapça fiil cümlesinde diziliş şu şekildedir:

    Fiil+Fâil veya

    Fiil+Fâil+Mefûl 

    Aşağıdaki fiil cümlesi örneklerini inceleyiniz:

    قَرَأَ الطالِبُ قِصّةً) ) “Öğrenci bir hikâye okudu” (قَرَأَ) fiil, (الطالبُ) fâil ve ( (قِصّةًmef ûldür.

    نَامَ الرَّضِيعُ) ) “Bebek uyudu” (نَامَ) fiil, (الرَّضِيعُ) fâildir.

    ماتَ الجُنْدِيُّ) ) “Asker öldü” (ماتَ) fiil, (الجُنْدِيُّ) fâildir.

    خَرَجَتِ الطّالِباتُ) ) “Bayan öğrenciler çıktı” (خَرَجَت) fiil, (الطالِباتُ) fâildir.

    يَلْعَبُ الوَلَدَانِ) ) “İki çocuk oynuyor” (يَلْعَبُ) fiil, (الوَلَدَانِ) fâildir.

    تَلعَبُ البنتانِ) )“İki kız oynuyor” (تَلعبُ) fiil, (البنتانِ) fâildir.

    سَجَدَ المسُْلِمونَ) )“Müslümanlar secde etti” (سَجَدَ) fiil, (المسُْلِمونَ) fâildir.

    رَأَى حَسَنٌ أَسَداً) )“Hasan bir aslan gördü” (رَأَى) fiil, (حَسَنٌ) fâil ve (أَسَداً) mef ûldür.

    صَلّى عَلِيٌّ في المسَْجِدِ) ) “Ali mescitte namaz kıldı” (صَلّى) fiil, (عَلِيٌّ) fâil ve ( (في المسَْجِدِmef ûldür.

    Örneklere dikkat edilirse fâil (özne), ister müfred (tekil), ister tesniye (ikil), isterse de cemi (çoğul) olsun fiil dâima 3. tekil şahıs kipinde gelmektedir. Fiille fâil arasında sadece müenneslik (dişillik)-müzekkerlik (erillik) açısından uyum bulunmaktadır. Türkçe devrik cümlelerde olduğu üzere, Arapça fiil cümlelerindeki Fiil+Fâil+Mef ûl dizilişi (في المسجِدِ صلّيتُ) örneğinde olduğu gibi mef ûlün öne geçmesi suretiyle bozulabilir. Öne geçen mef ûl isim olsa da cümle yine fiil cümlesi olarak kalır. Ancak fâil hiçbir zaman için fiilin önüne geçemez. Şayet geçerse cümle fiil cümlesi olmaktan çıkar ve isim cümlesine dönüşmüş olur. Bu durumda öne geçmiş olan fâil de mübteda olmuş olur. Örneğin (يَقْرَأُ عليٌّ الدّرْسَ) “Ali dersi okuyor” fiil cümlesinde fâil (özne) konumunda olan ( (عليٌّkelimesini başa alarak (عَلِيٌّ يَقْرَأُ الدّرْسَ) şeklinde yeniden yazmış olsak cümle artık isim cümlesi ve bir önceki cümlede fâil konumunda olan (عليٌّ) kelimesi de artık fâil değil mübteda olmuş olur. Aşağıdaki cümleleri Türkçeye çeviriniz ve isim cümlesi mi yoksa fiil cümlesi miolduklarını söyleyiniz.

    خديجَةُ فَتاةٌ تدرسُ في الثانَوِيّةِ.

     

    رَأَيْتُ جمََلا في الصحراء.

     

    رَاجَعَ الوَلَدُ دُرُوسَهُ.

     

    الطّفْلانِ الصغيرانِ ذكَِيّانِ.

     

    أطْفِئِ النُّورَ وَنَمْ.

  • İsim Cümlesi – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

     

    Düşünce, duygu, oluş ve isteklerimizi anlattığımız söz dizisine cümle denir.

    Arapçada iki tür cümle vardır:(1)İsim cümlesi,(2)Fiil cümlesi

    İsim Cümlesi

    Arapçada isimle başlayan cümlelere isim cümlesi (الجملة الاسمية) denilir. Cümle isimle başladığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Bilindiği üzere Türkçede ise yüklemi isim olan cümlelere isim cümlesi denilmektedir.

    الكِتابُ مُفِيدٌ) ) “Kitap faydalıdır” cümlesi bir isim cümlesidir zira isim olanالكِتابُ) ) kelimesi ile başlamaktadır. Aynı durum (بابُ البَيتِ مَفْتوحٌ) “Evin kapısı açıktır” cümlesi için de geçerlidir. Zira cümlenin başında yine bir isim olan

    بابُ) ) kelimesi bulunmaktadır. Arapçada basit bir isim cümlesi iki isimden oluşur. Normal cümle dizilişinde başta yer alan öğeye mübteda (المبتدأ) sonda yer alan ögeye de haberالخبر) ) denilir.

    Mübteda:İsim cümlesinin öznesidir. Ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” adlı ünitede anlatılacağı üzere genellikle marife (belirli isim)dir. Nekra olarak geldiği durumlar da vardır. Mübteda daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).

    Haber:İsim cümlesinin yüklemidir. Normal cümle dizilişinde mübtedadan sonra gelir ve genellikle nekredir. Haber de mübteda gibi daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).

    Ayrıntısı “İsim Cümlesinin Ögeleri” ünitesinde anlatılacağı üzere mübteda ile haber arasında müzekkerlik (erillik)-müenneslik (dişillik) ve sayı [müfred (tekil)-Tesniye (ikil)-cemi (çoğul) olma] bakımından uyum aranır.

    Yani mübteda nasıl gelmişse haber de ona uyumlu şekilde gelir. Arapça normal isim cümlesi dizilişinde haber sonra gelir. Ancak ( (في البيتِ رَجُلٌ“Evde bir adam var” örneğindeki gibi haberin önce, mübtedânın sonra geldiğiyerler de vardır. Konunun ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” Ünitesindeanlatılacaktır.

    Aşağıdaki isim cümlesi örneklerini inceleyiniz:

    الغرفةُ واسِعَةٌ) ) “Oda geniştir.” (الغُرْفَةُ) kelimesi mübteda, (واسِعَةٌ) kelimesihaberdir.

    الكِتابُ جمَِيلٌ) )“Kitap güzeldir.” (الكِتابُ) kelimesi mübteda, (جمَِيلٌ) kelimesihaberdir.

    الطالِبانِ ناجِحانِ) )“İki öğrenci başarılıdır” (الطالِبانِ) kelimesi mübteda, ( (ناجِحانِkelimesi haberdir.

    المعَُلّمونَ ناجِحُونَ) )“Öğretmenler başarılıdırlar.” (المعَُلّمونَ) kelimesi mübteda,ناجِحُونَ) ) kelimesi haberdir.

    المعَُلّماتُ ناجِحاتٌ) )“Bayan öğretmenler başarılıdırlar” (المعَُلّماتُ) kelimesimübteda, (ناجِحاتٌ) kelimesi haberdir.

    بابُ البيتِ مَفْتوحٌ) ) “Evin kapısı açıktır” (بابُ) kelimesi mübteda, ( (مَفْتوحٌkelimesi haberdir.

    a

    المعلمونَ نَشِيطُونَ فِي عَمَلِهمْ) )“Öğretmenler işlerinde aktiftirler” (المعلمونَ) kelimesimübteda, (نَشِيطُونَ) kelimesi haberdir

  • Cümle Çeşitleri – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

    Düşünce, duygu, oluş ve isteklerimizi anlattığımız söz dizisine cümle denir.

    Arapçada iki tür cümle vardır:(1)İsim cümlesi,(2)Fiil cümlesi

    İsim Cümlesi

    Arapçada isimle başlayan cümlelere isim cümlesi (الجملة الاسمية) denilir. Cümle isimle başladığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Bilindiği üzere Türkçede ise yüklemi isim olan cümlelere isim cümlesi denilmektedir.

    الكِتابُ مُفِيدٌ) ) “Kitap faydalıdır” cümlesi bir isim cümlesidir zira isim olanالكِتابُ) ) kelimesi ile başlamaktadır. Aynı durum (بابُ البَيتِ مَفْتوحٌ) “Evin kapısı açıktır” cümlesi için de geçerlidir. Zira cümlenin başında yine bir isim olan

    بابُ) ) kelimesi bulunmaktadır. Arapçada basit bir isim cümlesi iki isimden oluşur. Normal cümle dizilişinde başta yer alan öğeye mübteda (المبتدأ) sonda yer alan ögeye de haberالخبر) ) denilir.

    Mübteda:İsim cümlesinin öznesidir. Ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” adlı ünitede anlatılacağı üzere genellikle marife (belirli isim)dir. Nekra olarak geldiği durumlar da vardır. Mübteda daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).

    Haber:İsim cümlesinin yüklemidir. Normal cümle dizilişinde mübtedadan sonra gelir ve genellikle nekredir. Haber de mübteda gibi daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).

    Ayrıntısı “İsim Cümlesinin Ögeleri” ünitesinde anlatılacağı üzere mübteda ile haber arasında müzekkerlik (erillik)-müenneslik (dişillik) ve sayı [müfred (tekil)-Tesniye (ikil)-cemi (çoğul) olma] bakımından uyum aranır.

    Yani mübteda nasıl gelmişse haber de ona uyumlu şekilde gelir. Arapça normal isim cümlesi dizilişinde haber sonra gelir. Ancak ( (في البيتِ رَجُلٌ“Evde bir adam var” örneğindeki gibi haberin önce, mübtedânın sonra geldiğiyerler de vardır. Konunun ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” Ünitesindeanlatılacaktır.

    Aşağıdaki isim cümlesi örneklerini inceleyiniz:

    الغرفةُ واسِعَةٌ) ) “Oda geniştir.” (الغُرْفَةُ) kelimesi mübteda, (واسِعَةٌ) kelimesihaberdir.

    الكِتابُ جمَِيلٌ) )“Kitap güzeldir.” (الكِتابُ) kelimesi mübteda, (جمَِيلٌ) kelimesihaberdir.

    الطالِبانِ ناجِحانِ) )“İki öğrenci başarılıdır” (الطالِبانِ) kelimesi mübteda, ( (ناجِحانِkelimesi haberdir.

    المعَُلّمونَ ناجِحُونَ) )“Öğretmenler başarılıdırlar.” (المعَُلّمونَ) kelimesi mübteda,ناجِحُونَ) ) kelimesi haberdir.

    المعَُلّماتُ ناجِحاتٌ) )“Bayan öğretmenler başarılıdırlar” (المعَُلّماتُ) kelimesimübteda, (ناجِحاتٌ) kelimesi haberdir.

    بابُ البيتِ مَفْتوحٌ) ) “Evin kapısı açıktır” (بابُ) kelimesi mübteda, ( (مَفْتوحٌkelimesi haberdir.

    a

    المعلمونَ نَشِيطُونَ فِي عَمَلِهمْ) )“Öğretmenler işlerinde aktiftirler” (المعلمونَ) kelimesimübteda, (نَشِيطُونَ) kelimesi haberdir

  • ARAPÇADA KELİME VE CÜMLE ÇEŞİTLERİ Okuma Parçası – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

     

    OKUMA PARÇASI

    تركيا وطني

    وَطَنِي تُركيا، فيها عاشَ أجْدادِي، وفيها أَعِيشُ، وفيها أتَرَبَّى وأَتَعَلّمُ، تُظَلِّلُنِي سمَاؤُها، وتَسْقِينِي مِياهُها،

    ا، وَلِذا فأنا لهَا وهِيَ لِي.  وتُغَذّينِي خَيْراُ

    ارُكَ جارِيَةٌ، وشَواطِئُكَ جمَِيلَةٌ، وغَاباتُكَ خَضْراءُ، وسُهولُكَ  ما أجمَْلَك يا وَطَنِي! فجِبالُك شامِخَةٌ، وأْ

    خِصْبَةٌ. إنيِّ لا أَسْتَطِيعُ أن أعِيشَ بَعِيدا عنْكَ، وإذا اِبْتَعَدْتُ عنْك فإنيِّ أَحِنُّ إليكَ، ولا أَشْعُرُ بالرّاحَةِ إلا

    وَأنا فَوْقَ تُرابِكَ وبَيْنَ أَحْضانِكَ.

    أُحِبُّكَ يا وَطَنِي كَما أحِبُّ والِدِي وإخْوَتِي، وإذا سَألْتَنِي: ماذا تُرِيدُ لِوَطَنِكَ؟ قُلْتُ لَكَ: أُرِيدُ أَنْ يَعِيشَ

    وَطَنِي عَزِيزًا، هَادِئا، مُطْمَئِنًّا، سَعيدًا.

    فَاعْمَلْ يا أخِي، واعْمَلِي يا أُخْتِي لِصالحِ وَطَنِنا العَزِيزِ الذِي يَسْتَحِقُّ مِنّا كُلّ خَيْرٍ، ويَنْتَظِرُ مِنّا أَنْ نَبْنِيَهُ،

    ونُدافِعَ عنه بِكُلِّ قُوّةٍ، ونُبْعِدَ عَنْهُ كُلّ شَيْءٍ يُمْكِنُ أنْ يُسِيءَ إلَيْهِ.

    Metni Kavrama Alıştırmaları

    1. Aşağıdaki soruları yukarıdaki okuma parçasına göre cevaplandırınız.

    1. هل الكاتِبُ يُحِبُّ وَطَنَهُ؟ارُهُ؟

     2. كَيْفَ جبالُ الوطن وأْ

    3. كَيْفَ غابات الوطن وسُهولُهُ؟

    4. ماذا يُرِيدُ الكاتبُ لِوطنِهِ؟

    5. ماذا ينتظرُ منا الوطنُ؟

    6. هل الوطنُ جميلٌ؟

    7. هل يُمْكِنُ أن يعيشَ الكاتبُ بعيدا عَنْ وطنه؟

    8. ماذا يُريدُ الكاتبُ من أَخِيهِ وأُخْتِه؟

    9. ماذا نُبْعِدُ عن الوطنِ؟

    10 . مَتَى يَشْعُرُ الكاتِبُ بالرّاحَةِ؟

    2. Altı çizili kelimelerin eş anlamlılarını parantez içindeki kelimelerin arasından seçiniz.

    (يُنْشِئُ، والِدَةٌ، أبٌ، جمالُ، أحِسُّ، أطيب، أشْتاقُ، يطلبُ، مُرْتَفِع، يَكْرَهُ)

    1. جِبالُك شامِخَةٌ.

    2. ما أجمَْلَك يا وَطَنِي!

    3. إذا اِبْتَعَدْتُ عنْك فإنيِّ أَحِنُّ إليكَ.

    4. لا أَشْعُرُ بالرّاحَةِ إلا وَأنا فَوْقَ تُرابِكَ.

    5. أُحِبُّكَ يا وَطَنِي كَما أحِبُّ والِدِي وإخْوَتِي.

    6. ماذا تُرِيدُ لِوَطَنِكَ؟

    7. يَنْتَظِرُ مِنّا أَنْ نَبْنِيَهُ.

    3. Altı çizili kelimelerin zıt anlamlılarını parantez içindeki kelimelerin arasından seçiniz.

    (طيّب، تَعَبٌ، ماتَ،عَلِمَ، يحسِنُ، قَبِيحٌ، حَزِينٌ، قَرِيبٌ، اقترب، جاء)

    1. لا أَسْتَطِيعُ أن أعِيشَ بَعِيدا عنْكَ.

    2. إذا اِبْتَعَدْتُ عنْك فإنيِّ أَحِنُّ إليكَ.

    3. أُرِيدُ أَنْ يَعِيشَ وَطَنِي عَزِيزًا، هَادِئا، مُطْمَئِنًّا، سَعيدًا.

    4. نُبْعِد عَنْهُ كُلّ شَيْءٍ يُمْكِنُ أنْ يُسِيءَ إلَيْهِ.

    5. شَواطِئُكَ جمَِيلَةٌ.

    6. وَطَنِي تُركيا، فيها عاشَ أجْدادِي.

    7. ولا أَشْعُرُ بالرّاحَةِ إلا وَأنا فَوْقَ تُرابِكَ وبَيْنَ أَحْضانِكَ.

    4. Altı Çizili Kelimelerin müfretlerini (tekillerini) bulunuz.

    1. تَسْقِينِي مِياهُها.

    2. فيها عاشَ أجْدادِي.

    ا.  3. تُغَذّينِي خَيْراُ

    ارُكَ جارِيَةٌ، وشَواطِئُكَ جمَِيلَةٌ، وغَاباتُكَ خَضْراءُ، وسُهولُكَ خِصْبَةٌ.

     4. جِبالُك شامِخَةٌ، وأْ

    5. أُحِبُّكَ يا وَطَنِي كَما أحِبُّ والِدِي وإخْوَتِي.

    5. Altı çizili kelimelerin cemilerini (çoğullarını) bulunuz.

    1. تُظَلِّلُنِي سمَاؤُها.

    2. لا أَشْعُرُ بالرّاحَةِ إلا وَأنا فَوْقَ تُرابِكَ وبَيْنَ أَحْضانِكَ.

    3. أُحِبُّكَ يا وَطَنِي.

    4. أُرِيدُ أَنْ يَعِيشَ وَطَنِي عَزِيزًا، هَادِئا، مُطْمَئِنًّا، سَعيدًا.

    5. اعْمَلِي يا أُخْتِي لِصالحِ وَطَنِنا العَزِيزِ.

    6. Aşağıda verilen Arapça cümlelerin en yakın Türkçe karşılıklarını seçiniz.

    ارُكَ جارِيَةٌ، وشَواطِئُكَ جمَِيلَةٌ، وغَاباتُكَ خَضْراءُ، وسُهولُكَ  (ما أجمَْلَك يا وَطَنِي! فجِبالُك شامِخَةٌ، وأْ خِصْبَةٌ)

    a. Vatanım ne güzel! Dağları yüksek, nehirleri gür, kıyıları güzel, ormanları yeşil, ovaları verimlidir.

    b. Vatanım ne güzelsin! Dağların yüksekte, nehirlerin gür, kıyıların güzel, ormanların yeşil, ovaların verimlidir.

    c. Vatanım ne güzelsin! Dağların yüksek, nehirlerin gür, kıyıların güzel, ormanların yeşil, ovaların düzdür.

    d. Vatanım ne güzelsin! Dağların yüksek, nehirlerin gür, kıyıların güzel, ormanların yeşil, ovaların verimlidir.

    e. Vatanım ne güzelsin! Dağların yüksek, nehirlerin temiz, kıyıların güzel, ormanların yeşil, ovaların verimlidir.

    ( إذا سَألْتَنِي: ماذا تُرِيدُ لِوَطَنِكَ؟ قُلْتُ لَكَ: أُرِيدُ أَنْ يَعِيشَ وَطَنِي عَزِيزًا، هَادِئا، مُطْمَئِنًّا، سَعيدًا.)

    a. Bana “vatanın için ne istersin” diye soran birine derim ki: “Vatanımın güçlü, sakin, huzurlu ve mutlu olarak yaşamasını isterim.”

    b. Bana “vatanın için ne istersin” diye sorsalar derim ki: “Vatanımın güçlü, sakin, huzurlu ve mutlu olarak yaşamasını isterim.”

    c. Bana “vatanın için ne istersin” diye sormuştun. Sana demiştim ki: “Vatanımın güçlü, sakin, huzurlu ve mutlu olarak yaşamasını isterim.”

    d. Bana “vatanın için ne istersin” diye sorsan sana derim ki: “Vatanımın güçlü, huzurlu ve mutlu olarak yaşamasını isterim.”

    e. Bana “vatanın için ne istersin” diye sorsan sana derim ki: “Vatanımın güçlü, sakin, huzurlu ve mutlu olarak yaşamasını isterim.”

  • ARAPÇADA KELİME VE CÜMLE ÇEŞİTLERİ – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

     

    Türkçemizde olduğu gibi Arapçada da istediğimiz hususları kurduğumuz cümleler yoluyla ifade ederiz. Cümleler “anlamlı ses veya ses birliği” şeklinde tanımlanabilecek olan kelimelerden oluşurlar. Türkçede bir cümlenin isim cümlesi mi yoksa fiil cümlesi mi olduğunun tespitindeki temel ölçüt yüklemidir. Türkçede yüklemi isim olan cümlelere isim cümlesi, yüklemi çekimli fiil olan cümlelere ise fiil cümlesi denilmektedir. Arapçada ise cümlenin ne tür bir kelime ile başladığı önemlidir. Arapçada ise isim ile başlayan cümleler isim ve fiil ile başlayan cümleler de fiil cümlesidir. Bu sebeple, cümlelerin yapısını anlayabilmek için öncelikle kelimelerin çeşidinin bilinmesine ihtiyaç vardır. Arapçada isim, fiil ve harf olmak üzere üç çeşit kelime bulunmaktadır. Bunlar anlamları sayesinde bilinebilecekleri gibi özellikle isim ve fiil için geçerli olmak üzere bir takım şekilsel özellikleriyle de diğerlerinden ayırt edilebilirler. İsimler el takısı alma, başında cer harfi bulunabilme, sonuna yuvarlak tâ alabilme gibi şekilsel özelliklere sahipken fiiller de öncelerinde bulunan bazı edatlar ya da sonlarına eklenen zamirler gibi şeklen de tespit edilmelerini sağlayan alâmetler taşımaktadırlar.

    Bu ünitede kelime çeşitleri ve şekilsel özellikleri üzerinde durulduktan sonra Arapça cümlenin iki türünü teşkil eden isim ve fiil cümleleri ana hatlarıyla ele alınmaktadır. Dilbilgisi anlatımına geçilmeden önce ünite konusuyla ilgili çok sayıda örnek içeren bir “Okuma Parçası” ve parçayı kavramaya yönelik alıştırmalar, dilbilgisi anlatımının ardından da konunun değişik örnekler vasıtasıyla zihninizde yerleşmesini hedefleyen çeşitli alıştırmalar bulunmaktadır.
    Dil öğrenirken önemli olan gramer kurallarını anlatabilmek değil karşılaşılan değişik tür örnekler üzerinde uygulayabilmek yani dilin kendisiyle karşı karşıya gelebilmektir. Alıştırmaların bu amaca hizmet etmesi düşünülmektedir.
      ​

     

    Arapçada Kelime Çeşitleri

     

    Kelime: Cümleleri meydana getiren ve bir takım anlamları gösteren sözlere kelime denir. Anlamlı ses veya ses birliği şeklinde de tanımlanabilir.

    Arapçada üç çeşit kelime vardır: İsim, fiil, harf. Kelime kendisinden başkasındaki bir anlamı gösteriyorsa harftir. Bizzat kendindeki bir anlamı gösteriyorsa bakılır: Zaman anlamı gösteriyorsa fiil aksi halde isimdir. Bu kısa bilgiden sonra kelimenin üç çeşidi olan isim, fiil ve harfi daha yakından tanımaya geçebiliriz.

    İsim

    Zamana bağlı olmaksızın müstakil bir anlamı gösteren kelimedir. Varlıklara ad olan kelimelerdir şeklinde de ifade edilebilir.حَسَنٌ، كِتابٌ، جَنَّةٌ، سَيّارَةٌkelimeleri isimdirler. İsimler en başta anlamlarıyla diğer kelime çeşitlerinden ayrılırlar. Bunun yanı sıra pek çoğu şekilsel olan bir takım alametler de isimleri ayırt etmemize yararlar. İsmin, fiil ve harften ayrıldığı başlıca alametleri/özelikleri şunlardır:

    1. İsmin başına (ال) takısı gelebilir. Fiil ve harfin başına ise (ال) takısı gelmez.الجامِعَةُ، الفَصْلُ، الكِتابُkelimelerinde olduğu gibi.

    2. İsmin başına (… يا، أيا، آ) nida harflerinden birisi gelebilir.يا عليُّ أَحْسِنْ إلى الفَقيرِ) )“Ey Ali! Fakire iyilik yap.” Örneğinde başında (يا) nida harfi bulunması (عليُّ) kelimesinin isim olduğunu göstermektedir. Zira fiil ve harflerin başına nida harflerinden birisinin gelmesi söz konusu değildir.

    3. İsmin başına (… ب، مِن، إلى، عَنْ، على، لِ) cer harflerinden birisi gelebilir. Ayrıntısı 8. ünitede anlatılacağı üzere cer harfleri başına geldikleri isimlerin sonuna etki ederek mecrûr yaparlar. Müfred (tekil) isimlerde, cem-i müennessâlimlerde (kurallı dişil çoğullarda) ve cem-i teksirlerde (kuralsız/kırık çoğullarda) mecrûr olmanın alameti ismin son harekesinin kesra olmasıdır.ذهبتُ إلى السُّوقِ) ) “Çarşıya gittim” cümlesinde (السُّوقِ)kelimesi başındaki ( (الtakısından ve cer harfinden de rahatlıkla anlaşıldığı üzere isimdir. (إلى) cer harfi (السُّوقِ) kelimesinin son harekesinin kesra olmasının da sebebidir.

    4. İsmin sonuna tenvin (iki üstün, iki ötre, iki esre) gelebilir. Fiil veharfler ise tenvin almazlar.بُعِثَ مُحَمّدٌ رَسُولاً) )“Muhammed Peygamber olarak gönderildi.” cümlesinde ( (مُحَمّدٌve (رَسُولاً) kelimeleri sonlarına aldıkları tenvinlerden de rahatlıkla anlaşıldığı üzere isimdirler.

    5. İsmin sonuna yuvarlak tâ (tâ el-merbûta) gelebilir.( (شَجَرةٌ، نافِذَةٌ، سَيّارَةٌkelimelerinde olduğu gibi. Bir kelimenin sonuna gelen yuvarlak tâ, o kelimenin fiil ya da harf değil isim olduğunu gösterdiği gibi, istisnalar bir tarafa konursa aynı zamanda o ismin müennes (dişil) olduğunun da göstergesidir. Ayrıntılar “Cinsiyet Bakımından İsimler” ünitesinde ele alınacaktır.

    6. İsim isnadı kabul eder. Yani müsned ileyh (kendisine isnad edilen) olur. Fiil ise müsned yani isnad edilendir, müsned ileyh olamaz. Bunu şu şekilde açabiliriz: Arapçada bir cümlenin var olabilmesi için bir müsned (bir başka şeye bağlanılan, onunla ilgili olarak söylenilen yargı, değerlendirme, hüküm, oluş…) ve bir de müsned ileyh (bir yargı, değerlendirme, hükmün, oluşun… kendisiyle ilgili olduğu söylenilen varlık) olması gereklidir.

    Arapça fiil cümlelerinde fâil (özne), müsned ileyh, fiil ise müsneddir. (نامَعليٌّ) “Ali uyudu” cümlesinde iki unsur bulunmaktadır. Birincisi “uyuma” işi (müsned/fiil), diğeri de bu işin kendisine bağlandığı Ali (müsned ileyh/özne)dir. Bu ikisinin bir araya gelmesinden fiil cümlesi oluşmuştur.اسْتَيْقَظتْ خَدِيجَةُ) ) “Hatice uyandı.” cümlesinde ise (اسْتَيْقَظ) fiili müsnedi, ( (خَدِيجَةُismi ise müsned ileyhi oluşturmaktadır. Müsned ileyh olabilme isme ait bir özelliktir. Fiilin müsned ileyh olma imkânı olmadığından fâil olabilme ihtimali de bulunmamaktadır.

    Arapça isim cümlelerinde mübteda, müsned ileyh, haber ise müsneddir.الكتابُ جميلٌ.) ) “Kitap güzeldir” cümlesinde iki unsur vardır. Birincisi ( (جميلٌ“güzel olma” yargısı/hükmü (müsned/haber), diğeri de kendisi hakkında buyargının verildiği varlık (الكتابُ) (müsned ileyh/mübteda). Bu ikisinin bir araya gelmesinden isim cümlesi oluşmuştur. (. النافذةُ كَبِيرَةٌ) “Pencere büyüktür” ncümlesinde ise (كَبِيرَةٌ) müsnedi, (النافذةُ) ise müsned ileyhi oluşturmaktadır. Müsned ileyh olabilme isme ait bir özelliktir. Buna göre fiilin mübteda olabilme ihtimali bulunmamaktadır.

    7. İsimler cümle içersinde merfu  (müfred (tekil) isimler, cem-i müennes sâlimler (kurallı dişil çoğullar) ve cem-i teksirler (kırık çoğullar) için zamme harekeli), mansûb (tekil isimler ve kırık çoğullar için fetha harekeli) ve mecrûr (tekil isimler, kurallı dişil çoğullar ve kırık çoğullar için kesra harekeli) konumlarında bulunabilirler. Bir ismin sonu hiçbir zaman sakin (cezimli) olmaz. (مَنْ) “kim” vb. mebni (yani sonu asla değişmeyen) isimlerinsonunda yazılışta bulunan cezmin bu konuda bizi şaşırtmaması gerekir. Her ne kadar zahiren kelimenin sonunda cezm olsa da bu kelime yerine göre mahallen merfu , mecrûr ya da mansûbtur. Sonu cümledeki yerine göre değişmeyen zamirler, işaret isimleri vb. mebni isimler de merfu , mansûb, mecrûr olurlar. Ancak bu kelimelerin sonu değişmediği için sonlarında her hangi bir alamet görülmez. Bu tür kelimeler için mahallen merfu , mahallen mansûb, mahallen mecrûr ifadeleri kullanılır.

    Aşağıdaki cümlelerdeki isim örneklerini inceleyiniz.

    جاءَ عَلِيٌّ) )“Ali geldi” cümlesinde (عَلِيٌّ) kelimesi fâil (özne) konumunda bir tekil isim olduğu için son harekesi zamme olmuştur. Aynı durum( (ذَهَبَ المعَُلِّمُ“Öğretmen gitti” cümlesindeki (المعَُلِّمُ) kelimesi için de söz konusudur.

    رأيتُ علياًّ) ) “Ali’yi gördüm” cümlesinde (عَلِيٌّ) kelimesi mef ûl (tümleç) konumunda bir tekil isim olduğu için son harekesi fetha olmuştur. ( (رَأيْتُ المعَُلِّمَ“Öğretmeni gördüm” cümlesindeki (المعَُلِّمَ) kelimesi için de aynı durum sözkonusudur.سَلّمْتُ عَلىَ عَلِيٍّ) ) “”cümlesinde (عَلِيٌّ) kelimesi cer harfi olan (عَلىَ)dan sonra geldiği için son harekesi kesra olmuştur.( نَظَرَ الطالِبُ إلى المعلّمِ )“Öğrenci öğretmene baktı” cümlesindeki( المعلّمِ )kelimesi de yine cer harfi dolayısıyla kesra ile harekelenmiştir.

    Mecrûr olma sadece isme ait bir özelliktir. Muzâri fiiller de yerine göre merfu  ve mansûb olabilir ama asla mecrûr olmazlar. İsimler yukarıda da temas ettiğimiz gibi başlarına gelen cer harfleri dolayısıyla mecrûr oldukları gibi iki şekilde daha mecrûr olurlar: 1. Muzafun ileyh (tamlayan) olduklarında: (نافذةُ الصّفِّ) “sınıfın penceresi” örneğindeالصّفِّ) ) kelimesi muzafun ileyh olduğu için kesra hareke ile mecrûr olmuştur.

    2. Mecrûr bir isme sıfat vb. olarak uyduklarında: ( (سلّمْتُ على رجلٍ مَشْهورٍ“Meşhur bir adama selam verdim” cümlesinde (رجلٍ) kelimesi (على) cer harfi dolayısıyla mecrûrdur. (مَشْهورٍ) kelimesi ise (رجلٍ) kelimesinin sıfatıolduğundan ona bağlı olarak mecrûr olmaktadır. İsmin cer olmasının üç sebebi (harfi cer, izafet ve bir başka mecrûr kelimeye bağlılık) besmelede bir arada bulunmaktadır: ( (باسم الله الرحمن الرحيمifadesinde (اسم) kelimesi (ب) cer harfi sebebiyle, (الله) kelimesi muzafun ileyh olduğu için ve (الرحمن) ve (الرحيم) kelimeleri de (الله) kelimesinin sıfatı olup ona uyduklarından dolayı mecrûrdurlar. Bir kelimenin isim olması için sayılan bu alametlerden herhangi bir tanesinin bulunması yeterlidir. Ancak bir isimde bu saydığımız alametlerden birden fazlası da bulunabilir. (القَلَمُ عَلَى المِنْضَدَةِ) “Kalem masanın üzerindedir” cümlesinde (القَلَمُ) kelimesinin isim olduğuna dair iki alamet bulunmaktadır: Birincisi, başında (ال) takısı bulunması ve ikincisi de kelimenin cümle içerisinde müsnedün ileyh (bu cümlede mübteda) oluşudur. ( (المِنْضَدَةِ kelimesinin ise üç alameti vardır: Birincisi, başında (ال) takısı bulunması, ikincisi, sonunda yuvarlak tâ olması ve üçüncüsü de başına cer harfi ( (عَلَىgelmiş olmasıdır. Aşağıdaki cümlelerde geçen isimleri tespit ediniz. Hangi alamet veya alametler sayesinde tespit ettiğinizi belirtiniz.

    عَادَ الوَلَدُ إِلى المنْزِلِ مَسَاءاً.

    صَنَعَ حَسَنٌ طائِرَةً وَرَقِيَّةً.

    هَلْ عَمَلُ الإنْسانِ الآلِيِّ أَفْضَلُ مِنْ عَمَلِ الإنْسَانِ الطّبِيعِيِّ.

    كانَ حَسَنٌ قَدْ بَلَغَ التاسِعَةَ مِنْ عُمْرِهِ.

    تَنْتَقِلُ الممَُرِّضَةُ مِنْ غُرْفَةٍ إلى غُرْفَةٍ.

    Fiil

    Zamana bağlı olarak müstakil bir anlam ifade eden kelimelerdir. Eylem, iş, oluş bildirirler.

    كَتَبَ) ) “Yazdı”, (ذَهَبَ) “gitti”, (يَأكُلُ) “yiyor”, (يَنامُ) “uyuyor”, (اكُْتُبْ) “yaz”,

    اِقْرَأْ) )“Oku” kelimeleri fiil örnekleridir.

    Fiillerde isme ait özellikler olan yuvarlak tâ, tenvin, (ال) takısı ve cer harfialabilme gibi hususlar kesinlikle bulunmaz. Fiil zaman bakımından üç kısmaayrılır: Mâzî, muzâri ve emir

    Mâzî:Türkçemizdeki dili geçmiş zamanın karşılığıdır.

    كتبَ حَسَنٌ الدَّرْسَ) )“Ali dersi yazdı” cümlesindeki (كَتَبَ) “yazdı” kelimesi,جَلَسَ عَلِيٌّ) ) “Ali oturdu” cümlesindeki (جَلَسَ) “oturdu” kelimesi ve ((خَرَجَ صَالِحٌ“Salih çıktı” cümlesindeki (خَرَجَ) “çıktı” kelimesi mâzî fiildir.Mâzî fiilin hem isimden hem de diğer fiil çeşitlerinden (Muzâri, emir) ayırt edici özellikleri ise şunlardır:

    1.Mâzî fiil çekimi esnasında fiile bitişen tâu’t-te’nîs (müenneslik tâsı)تْ) ) ve yine çekim esnasında bitişen ve özne görevi gören ( (تَ، تِ، تُ، تمُا، تُمْ، تُنَّzamirleri mâzî fiile has özelliklerdir. Zira bunlar isme ve diğer fiil çeşitlerine bitişmezler. Dolayısıyla sonlarında bu ekler olan kelimelerin mâzî fiil olduklarına hükmedebiliriz. (… فَتَحَتْ، لَعِبْتُ، جِئْتَ، كَسَرْتمُا، عَلِمْتُمْ، جَلَسْتِ) kelimeleri sonlarındaki eklerden de anlaşılacağı üzere mâzî fiildirler.

    2.Mâzî fiilin başına (قَدْ) edatı gelebilir. Edat mâzî fiile kesinlik anlamı katar. Örneğin (قَدْ كَتَبَ) “Kesinlikle yazdı” anlamındadır. İsmin başında yer almayan bu edat muzâri fiilin başına da gelebilir. Yalnız bu durumda ifade ettiği anlam kesinlik değil ihtimaldir. Mâzî fiillerin sonu mebni olup cümle içersindeki yerine göre veya başında bulunan edatlara göre değişiklik göstermez.

    Muzâri:Türkçemizdeki şimdiki, geniş ve gelecek zamanların karşılığı olup gelecek zaman anlamına geldiğini gösteren bir alamet yoksa şimdiki ve geniş zaman karşılığında kullanılır.

    Muzâri fiilin hem isimden hem de diğer fiil çeşitlerinden (Mâzî, Emir) ayırt edici özellikleri ise şunlardır:

    1.Muzâri fiilin başında mutlaka muzâraât harfleri dediğimiz ( (أَتينkelimesindeki harflerden bir tanesi bulunur.(… (يَكْتُبُ، تَجْلِسُ، تَفْتَحانِ، أَخْرُجُ، نَلْعَبُkelimeleri muzâri fiildirler.

    2.Muzâri fiilin başına sonunu cezm eden (لمَْ) veya (لَمّا) edatları gelebilir. (لميَكْتُبْ) “Yazmadı” ve (لَمّا يَكْتُبْ) “henüz yazmadı” örneklerinde olduğu gibi. Bu edatlar isimler ile mâzî ve emir fiillerin başına gelmez.

    Muzâri başına gelen ve sonunu cezm eden (لَمّا)’nın, “… dığı zaman” manasına gelen ve mâzî fiilden önce gelen şart edatı (لَمّا)’dan farklı olduğunu unutmayınız. (لماّ رأيتُ أُسْتاذِي سَلّمْتُ عَلَيهِ) “Hocamı gördüğüm zaman ona selam verdim” cümlesinde şart edatı olan (لَمّا) bulunmaktadır.

    3.Muzâri fiilin başına gelecek anlamı katan (سَ) ve (سَوْفَ) edatları da gelebilir. (سَيَخْرُجُ) “Çıkacak” ve (سَوْفَ يَجْلِسُ) “oturacak” örneklerinde olduğu gibi.

    4.Muzâri fiilin başında (أَنْ، لَنْ، كَيْ، إِذَنْ) nasb edatlarından biri bulunabilir.أُريدُ أَنْ أَكْتُبَ رِسَالَةً) ) “Bir mektup yazmak istiyorum.” örneğinde (أَنْ) edatı ( (أَكْتُبَmuzâri fiilinin sonunun nasb olmasının (örneğimizde üstün harekesi almasının) sebebidir. Örneğimizde (أُريدُ) kelimesi de yine muzâri bir fiildir ve başına sonunun değişmesini gerektiren bir edat gelmediğinden ötre ile harekelenmiştir.

    5.Ayrıntıları “Fiillerde İrab” ünitesinde görüleceği üzere, mâzî ve emir fiillerin sonları asla değişmezken (mebni iken) muzâri fiil böyle değildir yani sonu öncesinde bulunan ve muzâri fiili etkileyebilecek edatlara göre değişiklik gösterir. Buna göre; muzâri fiil merfu , mansûb ve meczum olur, ancak mecrûr olmaz. Zira mecrûr olma sadece isimlerde bulunan bir özelliktir.

    يَفْتَحُ) ) muzâri fiili merfu dur. (لَنْ يَخْرُجَ) mansûb, (لَمْ يَعْلَمْ) ise meczum konumundadır.

    Emir:Bir işin olmasını veya yapılmasını istemek için kullanılan kip emirdir. (اكُْتُبْ) “Yaz!”,( اِجْلِسْ )“otur!”, (اُدْخُلْ) “gir!” kelimeleri emir örnekleridir.Bir fiilin emir olduğunun kriteri talep içermesidir.Emir fiiller mebnîdir yani sonları asla değişmez.İsimle fiil arasında tablo halinde şu şekilde bir karşılaştırma yapabiliriz:

    İSİM FİİL

    ة(Yuvarlak tâ/ tâ el-merbûta) Alır Almaz

    Tenvin(İki üstün, iki ötre, iki esre) Alır Almaz

    Cer harfi (… ب، مِن، إلى، عَنْ، على، لِ )Alır Almaz

    Nida Harfi (… يا، أيا، آ )Alır Almaz

    ZamanYok Var

    Tek başına anlam ifade ederEvet Evet

    قدْ) ) edatıGelmez Gelebilir (mâzî ve muzâri)

    لَمْ) ) ve ( لَمَا ) edatlarıGelmez Gelebilir (muzâri)

    سَ) ) ve ( سَوْفَ ) edatlarıGelmez Gelebilir (muzâri)

    أَنْ، لَنْ، كَيْ، إِذَنْ) ) nasb edatlarıGelmez Gelebilir (muzâri)

    Harf

     

     

    Arapçadaki kelime çeşitlerinden üçüncüsü harftir. Harfe edat da denilmektedir. Arapçada isim ve fiil gibi bir diğer kelime çeşidi olan harfi alfabe harfleri ile karıştırmamak gerekir. Buradaki harf derken tek başına bir anlamı olmayan başka kelimelerle beraber bir anlam ifade eden edatlar kastedilmektedir.

    Arapçada (… ب، مِن، إلى، عَنْ، على، لِ) cer harfleri, (أَنْ، لَنْ، كَيْ، إِذَنْ) nasb edatları, (… وَ، ثُمَّ، فَ) atıf harfleri (إنَّ) ve benzerleri (… (إِنّ، أَنَّ، كَأَنَّ، لَكِنَّkelime çeşidi olarak harf kabul edilmektedir. Harf olan kelimeler mebnidir yani sonları asla değişmez. Harflerin isim ve fiillerden ayrıldıkları en önemli nokta tek başlarına bir anlamlarının olmayıp beraber kullanıldıkları kelimelerle birlikte bir anlam ifade etmeleridir. Harflerin şekilsel alametleri olarak da isim ve fiillere has alametlerden hiç birisinin kendilerinde bulunmuyor olmasını ifade edebiliriz. Arapçada harflerden bir kısmı âmildir yani başlarına geldikleri kelimelerin sonuna etki ederek değiştirirler. Diğer bir kısmının ise önlerine geldikleri kelimelerin sonuna bir tesirleri yoktur. Örneğin, cer harfleri başlarına geldikleri isimlerin sonunu cer etmektedirler. (إنَّ) ve benzerleri mübteda ve haberin başına gelmekte ve mübtedanın sonunu nasb ve haberin sonunu da ref etmektedirler. (المعلِّمُ في الصّفِّ) “Öğretmen sınıftadır” cümlesindeفي) ) cer harfi (الصّفِّ) kelimesine etki ederek sonunun kesra ile harekelenmesine yol açmaktadır. (إنَّ الحَافِلَةَ سَرِيعَةٌ) “Şüphesiz otobüs hızlıdır” cümlesinde ise ( (إنَّharfi (الحَافِلَةَ) kelimesinin sonunun mansûb olmasının (fetha hareke almasının) ve (سَرِيعَةٌ) kelimesinin sonunun merfu  olmasının (ötre hareke almasının) sebebidir. Buna mukabil (؟ هل رأيتَ الأستاذَ) “Hocayı gördün mü?” cümlesinin başındaki (هل) istifham (soru) harfinin herhangi bir kelimenin sonuna etkisi yoktur.

    Aşağıdaki cümlelerde geçen kelimelerin çeşidini (isim-fiil-harf) ve hangi özelliğinden dolayı tespit ettiğinizi belirtiniz.

    الجَوُّ صَحْوٌ في الصيف.

    كَتَبْتُ الواجبَ المنْزِلِيَّ مساءاً.

    الرِّعايَةُ الصِّحِّيَّةُ للمرضَى ضَروريّةٌ.

    يَتَحَدّثُ الأصْدِقاءُ عَنِ التَّمْرِ.

    أردْتُ النُّزْهَةَ لَكِنَّ الحَرَّ شَدِيدٌ.

  • YÖK, pedagojik formasyon Detaylarını açıkladı

     

    YÖK’ten yapılan açıklama şöyle;

    Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun 20.02.2014 tarih ve 9 sayılı kararı ile belirlenen ve öğretmenliğe kaynaklık eden yükseköğretim programlarından mezun olanlar için geçerli pedagojik formasyon eğitimi sertifika programının, söz konusu yükseköğretim programlarına devam eden lisans öğrencileri için de açılarak;

    (a) programın, bünyesinde eğitim/eğitim bilimleri fakültesi bulunan yükseköğretim kurumlarında açılmasına,

    (b) bünyesinde eğitim/eğitim bilimleri fakültesi açılmamış yükseköğretim kurumlarının, program açma yetkisi bulunan bir üniversiteyle işbirliği yapmasına,

    (c) derslerin, öğrenci tercihleri dikkate alınarak, yükseköğretim kurumlarının imkanları dahilinde, I. öğretim, II. öğretim, hafta sonu, yaz okulu, uzaktan ve açık öğretim gibi farklı alternatifler dahilinde verilebilmesine,

    (d) sınıf içi uygulama gerektirmeyen teorik derslerin, öğrenci talepleri dikkate alınarak fakülte yönetim kurulu kararıyla, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nden kredi tamamlama şeklinde alınmasına imkan sağlanması için söz konusu üniversitenin yetkilendirilmesine,

    (e) 2013-2014 Eğitim-öğretim yılında son sınıfta okuyan öğrencilerin programı tamamlamalarını sağlamak amacıyla, teorik dersleri Açık Öğretim Fakültesi’nde, uygulamalı dersleri de yukarıdaki esaslar (a, b, c) çerçevesinde 2014 yılı sonuna kadar tamamlamalarına imkan sağlanmasına,

    (f) 2014-2015 Eğitim-öğretim yılında son sınıfı okuyacak öğrencilerin, programı iki yarıyılda tamamlamalarını sağlamak amacıyla, kayıtlarının yapılarak teorik dersleri Güz döneminde Açık Öğretim Fakültesi’nde, uygulamalı dersleri de yukarıdaki esaslar (a, b, c) çerçevesinde 2014-2015 Eğitim-öğretim yılı Bahar döneminde tamamlamalarına imkan sağlanmasına,

    (g) programı talep eden öğrenci sayısı, üniversitelerin kontenjan talepleri ve öğretim üyesi yeterliliği dikkate alınarak pedagojik formasyon eğitimi sertifika program kontenjanlarının, her yıl için Yükseköğretim Kurulu tarafından planlanmasına,

    (h) yukarıdaki konularla ilgili olarak ‘Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programlarına İlişkin Usul ve Esaslar’ı güncellemek üzere, gerekli düzenlemelerin yapılmasına,

    karar verilmiştir.

  • Kuran-ı Kerim Hatim Seti İndir – Shaikh Mishary Rashid Al-Afasy

    Okuyan Shaikh Mishary Rashid Al-Afasy
    Örnek 5 milyondan fazla dinlenen Mülk Suresi tilaveti

    1. Part Hatim Setinin indirmek için tıklayınız


    2. Part Hatim Setinin indirmek için tıklayınız

    Şifre:www.fasiharabic.com

     

  • MBSTS Tarihi Belli Oldu Diyanet 2014 MBSTS

     

    Diyanet İşleri Başkanlığı ilgili mevzuatı uyarınca;

    1.      Cami görevlilerinin görev yeri değişikliği,

    2.      Başkanlığımız personelinden başka unvanlarda görev yapmakta iken Kur’an kursu öğreticisi, imam-hatip veya müezzin-kayyım unvanlarına müktesebi olanlar için naklen, müktesebi olmayanlar için ilk defa naklen atamaları,

    3.      Kariyer unvanları basamaklarında yükselmeler,

    4.      Yurtdışı ile hac ve umre hizmetlerinde (hac ve umre hizmetleri için Müftü, Vaiz ve Eğitim Görevlileri hariç) din görevlisi görevlendirmeleri,

    için Başkanlıkça yapılacak sınavlara katılmak isteyen Başkanlığımız personeline yönelik (4/B statüsünde çalışan sözleşmeli personel dahil) 24.05.2014 tarihinde Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı (MBSTS) yapılacaktır.
     
    I-         BAŞVURU İŞLEMLERİ

    1.      Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı (MBSTS) için başvuru işlemleri ve sınav ücreti ödemeleri 31/03/2014/-14/04/2014 tarihlerinde yapılacaktır.

    2.      Adaylar öncelikle www.sinav.anadolu.edu.tr/sb/ internet adresi aracılığı ile sınav başvurularını yapacaklardır.

    3.      45 TL (Kırkbeş TL KDV dâhil) sınav ücreti kredi kartıyla veya bankaya elden ödenebilecektir.

    a)      Sınav ücretini kredi kartıyla ödeyecek adaylar, sınav başvurusu esnasında müracaat ekranındaki ilgili kısımdan ödemelerini yapabileceklerdir.

    b)     Sınav ücreti kredi kartı yoluyla ödemeyecek adaylar, müracaatlarını internet ortamında yaptıktan sonra, Anadolu Üniversitesi’nin T.Vakıflar Bankasındaki “Sınav Başvuru Hesabı”ndaki “Diyanet İşleri Başkanlığı Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı” alt hesabına ücretlerini bankaya elden ödeyeceklerdir.

    Sınav ücreti ödemesini bankaya elden yapan adayların ödemeleri, ücreti yatırmalarından itibaren 1 (bir) gün içerisinde başvuru sistemine yansıyacaktır. Bu durumdaki adaylar sınav ücretini ödemelerinden sonra 1 (bir) gün içerisinde başvuru sistemine girerek ödemelerini kontrol edebileceklerdir.

    4.      Kredi kartı ve bankaya elden ödeme yolları dışında veya belirtilen hesaptan başka bir hesaba yapılan sınav ücreti ödemeleri kabul edilmeyecektir.

    5.      Başvuru işlemlerinin hatasız, eksiksiz ve bu duyuruda belirtilen hususlara uygun olarak yapılmasından adayın kendisi sorumlu olacaktır.

    6.      Sınav başvuru tarihleri içerisinde sınav ücretini yatırmayan, başvuru kayıt işlemini tam olarak gerçekleştirmeyen adayların başvuruları ve bu konudaki itirazları dikkate alınmayacaktır.

    7.      Adaylar, internet ortamında başvurularını yaptıktan sonra tekrar başvuru sistemine girerek başvuru bilgilerinde değişiklik yapamayacaklardır. Bu sebeple, adayların başvurularını yaparken bu hususu göz önünde bulundurmaları önem arz etmektedir.

    8.      Bu duyuruda belirlenen esaslara uygun olmayan ve posta yolu ile yapılan müracaatlar ile 14/04/2014 (saat: 23:59) tarihinden sonra yapılan başvuru talepleri kabul edilmeyecektir.

    9.      Sınava başvuranlardan sınav öncesinde ve sınav anında Anadolu Üniversitesi tarafından tedbir alınmasını gerektirecek herhangi bir engel durumuna sahip olan adaylar, elektronik başvuru ekranında “engel durumu” ve “almak istediği hizmet” ile ilgili uygun olan kutucukları işaretleyeceklerdir.
     
    10.  Sınava başvuranlardan sınav öncesinde ve sınav anında Anadolu Üniversitesi tarafından tedbir alınmasını gerektirecek herhangi bir engel durumuna sahip olan aday/adaylar, sağlık kurulu raporu, engelli kimlik kartının kurum onaylı örneği veya adayın engel durumunun resmi olarak işlenmiş olduğu nüfus cüzdanı örneğinden herhangi birini en geç 14.04.2014 tarihine kadar Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Personel Sistemleri Eğitim ve Sınavlar Daire Başkanlığına ulaştıracaklardır. Bu tarihten sonra ulaşan başvuru ve belgeler ne sebeple olursa olsun (postada ve kargoda gecikmeler vb.) dikkate alınmayacaktır. Beyan edilen özür durumunun doğruluğundan başvuruyu yapan aday, raporun geçerliliğinden ise raporu veren kurum sorumlu olacaktır.
     
    II-      SINAV İŞLEMLERİ

    1.      Diyanet İşleri Başkanlığı Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı 24.05.2014 Cumartesi günü saat 14.00’da Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, İstanbul (Anadolu ve Avrupa şeklinde iki bölgede), Kars, Kastamonu, Kayseri, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon, Van illerinde olmak üzere 21 ilde yapılacaktır.

    2.      Adaylar sınav giriş belgelerini 16.05.2014 tarihinden itibaren www.sinav.anadolu.edu.tr/sb/ adresine girerek alabileceklerdir.

    3.      Adaylar sınava gelirken sınav giriş belgesi ile birlikte T.C. Kimlik No’lu kimlik belgelerinden birini (Nüfus Cüzdanı, Pasaport veya Ehliyet) yanlarında bulunduracaklardır.

    4.      Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı (MBSTS) tek grup halinde yapılacaktır.

    5.      Sınavda 80 soru sorulacaktır. Her bir soru 1.25 puan değerinde olacaktır.
    6.      Sınav süresi 100 dakika olacaktır.

    7.      Değerlendirme sırasında hatalı soru/sorular çıkması durumunda hatalı bulunan soru/sorular adaylar lehine doğru kabul edilerek değerlendirme 100 puan üzerinden yapılacaktır.

    8.      Adaylar sınav sonuçlarını, 09.06.2014 tarihinden itibaren http://www.sinav.anadolu.edu.tr/sb/ internet adresinden öğrenebileceklerdir.
     
    III-   DİĞER HUSUSLAR

    1.      Sınav başvurularında adayın beyanı esas alınacaktır. Ancak Başkanlık, sınav sürecinin her aşamasında aday tarafından beyan edilen hususlarda belge talep edebilecektir.

    2.      Sınava başvuru esnasında veya sonrasında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilenlerin, sınavdan geçerli puan alsalar dahi sınavları geçersiz sayılacaktır. Bu durumdaki adaylar hiçbir hak talebinde bulunamayacaktır.

    3.      İlan edilen sınav tarihinde sınava katılmayan adaylar sınav hakkını kaybetmiş sayılacaktır. Bu durumdaki adaylara her ne sebeple olursa olsun ikinci bir sınav hakkı verilmeyecektir.

    4.      Sınav ve sonuçları ile ilgili www.diyanet.gov.tr ve www.sinav.anadolu.edu.tr/sb/ internet adreslerinde yapılan tüm duyurular tebligat sayılacaktır. Adaylara ayrıca tebligat yapılmayacaktır.
    5.      Başvurusu/sınavı geçersiz sayılan, sınava girmeyen, sınava alınmayan ya da sınavdan çıkarılan, kredi kartı ve bankaya elden ödeme yolları dışında veya belirtilen hesaptan başka bir hesaba sınav ücreti ödemesi yapan, başarılı olamayan, başvuru şartlarını taşımadığı halde sınav ücreti yatırmış olan adayların ödedikleri ücretler kesinlikle iade edilmeyecektir.
     
    IV-   SINAV SORULARINA VE SINAV SONUÇLARINA İTİRAZLAR
     
    1.      Adaylar, sınav sorularına ve sınav uygulamasına ilişkin itirazlarını soru ve cevap anahtarının www.diyanet.gov.tr internet sitesinde yayımlanmasından itibaren en geç 3 (üç) işgünü içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığı, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü, Personel Sistemleri Eğitim ve Sınavlar Daire Başkanlığına yapacaklardır. Başkanlık, sınav sorularına ilişkin itirazları değerlendirerek 10 (on) işgünü içerisinde adaya bilgi verecektir.

    2.      Adaylar sınav sonuçlarına ilişkin itirazlarını ise, sınav sonuçlarının www.sinav.anadolu.edu.tr/sb/  internet sitesinde yayımlanmasından itibaren en geç 5 (beş) işgünü içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığı, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü, Personel Sistemleri Eğitim ve Sınavlar Daire Başkanlığına yapacaklardır. Anadolu Üniversitesi, sınav sonuçlarına ve uygulamasına ilişkin itirazların cevabını 10 (on) işgünü içerisinde adaya bildirecektir.

    3.      Adaylar, sınav sonuçlarına ilişkin yapacakları itiraz başvurularını, Anadolu Üniversitesinin Türkiye Vakıflar Bankasındaki “Sınav Başvuru Hesabı”na 10 TL (On TL KDV Dahil) itiraz ücreti yatırarak alınan banka dekontu ve sınav adının yazılı olduğu dilekçe ile birlikte yapacaklardır.

    4.      Banka dekontu, T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, imza ve adresi olmayan dilekçeler, faksla yapılan itirazlar ile süresi geçtikten sonra yapılan itirazlar dikkate alınmayacaktır.

    5.      Sınavlara yapılacak itirazlar konusunda 1, 2, 3 ve 4 üncü maddelerde belirtilen usule aykırı olarak yapılan ve bu maddelerdeki süreler içerisinde yapılmayan itiraz başvuruları dikkate alınmayacaktır.
     
    V-      SINAV KONULARI

    1.      Dini ve Mesleki Bilgiler,
    2.      Başkanlığımız hizmetleri ve faaliyet alanları,
    3.      Genel Kültür.
     
    VI-   MESLEKİ BİLGİLER SEVİYE TESPİT SINAVI KAYNAK ESERLERİ
     

    S.No KİTAP ADI YAZAR ADI (YAYINEVİ)
    1 Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsiri Komisyon (DİB Yayınları)
    2 Tefsir Usulü Prof. Dr. İsmail CERRAHOĞLU
    (TDV Yayınları)
    3 İlmihal I. ve II. Ciltler Komisyon (TDV Yayınları)
    4 Hac İlmihali Doç. Dr. İsmail Karagöz
    Mehmet Keskin
    Doç. Dr. Halil Altuntaş
    (DİB Yayınları)
    5 Dini Kavramlar Sözlüğü Komisyon (DİB Yayınları)
    6 Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı Prof. Dr. İbrahim SARIÇAM
    (DİB Yayınları)
    7 Hadis Usûlü Prof. Dr. Talat KOÇYİĞİT (TDV)
    8 Riyazü’s-Sâlihîn –Metin ve Çeviri- Ebû Zekeriyya en-Nevevî (DİB Yayınları)
    9 Yaşayan Dünya Dinleri Komisyon (DİB Yayınları)
    10 Tecvidli Kur’an Okuma Rehberi Davut KAYA (DİB Yayınları)
    11 Kur’ân- ı Kerim’in Faziletleri ve Okunma Kaideleri Prof.Dr. İsmail KARAÇAM
    12 Allah, Din, Ahlak, Diyanet, Hutbe, İmam-Hatip Maddeleri Diyanet İslam Ansiklopedisi (TDV)
    13 Diyanet Aylık Dergi Son On İki Sayı Nisan 2013 ile Mart 2014 arasındaki sayılar

     
    VII-          İLETİŞİM VE DUYURULAR
     

    DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
    Telefon : (312) 295 70 00
    Fax : (312) 285 85 72
    e-posta : persis@diyanet.gov.tr

     

    ANADOLU ÜNİVERSİTESİ    
    Telefon : (222) 335 05 80 /2043
    Fax : (222) 335 79 42

                 

  • Yok Başkanından Müjde: Her Üniversiteli Formasyon Alacak

     
    Çetinsaya, YÖK Konferans Salonu’nda, “Yarının Liderleri Projesi”nin lansman toplantısında yaptığı konuşmada, YÖK’ü daha renkli kılmak ve eski imajından sıyırarak tamamen öğrenci ve akademi dostu haline getirmek için gayret ettiklerini söyledi. Çetinsaya, buna ilişkin imajı değiştirmenin gerçekten zor olduğunun altını çizdi.
     
    Öğrenciliğinden itibaren YÖK’ün bütün süreçlerini yaşadığını anlatan Çetinsaya, hocalarının gözlerinin önünde okuldan atıldığını, başörtülü arkadaşlarının üniversiteye alınmadığını ve 28 Şubat’ta hocaları hakkında soruşturma açıldığını gördüklerini aktardı.
     
    “Bu gözler YÖK’ün bütün olumsuz imajlarını ve uygulamalarını gördü” diyen Çetinsaya, “YÖK’ün bütün talihsizliği aslında 12 Eylül döneminde kurulmuş olması. Aslında 12 Eylül dönemi politikalarına aracılık etmesi. 28 Şubat döneminde, 28 Şubat dönemine aracılık etmesi” ifadelerini kullandı.
     
    Artık geçmişe bir tepki olarak YÖK’ün değiştirmenin de yetmeyeceğini, 21. yüzyıla uygun bir yükseköğretim sisteminin oluşturulması gerektiğini söyleyen Çetinsaya, “YÖK’ü tamamen lağvetmemiz lazım. Siz oraya ne kadar renkli desenler yaparsanız yapın, kuruluş felsefesi olarak, zihniyet olarak, eylem olarak, bugünün Türkiyesi’ne ve dünyasına ait bir kuruluş değil. Umarın en kısa zamanda yürütme ve yasama organı da bu konuda gerekli politikaları izleyerek, bu kurumu özlendiği gibi 21. yüzyıl Türkiyesi ve dünyasının koşulları, şartlarına uygun denetleme, planlama ve koordinasyon kurumu haline dönüşecektir” diye konuştu.
     
    Çetinsaya, yüksek öğretim sisteminin büyümeye devam edeceğini çünkü 2020’lere kadar genç nüfusun daha da artacağını kaydetti.
     
    Gökhan Çetinsaya, 12 yıllık zorunlu eğitimle de daha çok gencin üniversiteye gitmek isteyeceğini dile getirerek, YÖK’ün dönüşmesi ve lağvedilmesi gerektiğini ama bütün bu yükseköğretim alanını planlayabilmek için de çağdaş bir kuruluşa ihtiyacın bulunduğunun altını çizdi.
     
    YÖK’ün imajını değiştirmeseler de YÖK’ü dönüştürmeye çalıştıklarını ifade eden Çetinsaya, yeni yükseköğretim yasasına ilişkin çalışmalar sırasında, öğrenci konseyleriyle ilgili sistem oluşturma kararı aldıklarını ancak yasa çalışmasının gerçekleşmediğini hatırlattı.
     
    Bunların ayrı bir mevzuat çalışması olarak değerlendirildiğini ve yasama organına iletileceğini anlatan Çetinsaya, Öğrenci Faaliyetleri Komisyonu oluşturacaklarını söyledi.
     
    Komisyonun YÖK ile öğrenciler arasında diyalog kuracağını aktaran Çetinsaya, “ogrenci.yok.gov.tr” adresi altında sadece öğrencilere ait bir web sitesi tasarladıklarını da kaydetti.
     
    “YÖKDİL” projesine ilişkin de çalışmalarının devam ettiğini anlatan Çetinsaya, tez merkezine ilişkin de çalışmalar yürüttüklerini, Eylül ayında açacakları sistemle Türk üniversitelerindeki tüm makale, tez ve kitapların web üzerinden kullanıma açılacağını bildirdi.
     
    Uluslararası öğrenci sayısının 2011’de 30 bin iken bugün 54 bine çıktığını da belirten Çetinsaya, bunu artırmak için de çalıştıklarını ifade etti.
     
    Yabancı öğrencilerin tercihlerini yapabilmeleri ve üniversiteleri tanımaları için de “edufinder” filtresi geliştirdiklerini söyledi.
     
    Formasyon için yoğun bir talep olduğunu aktaran Çetinsaya, bunu herkesin alması gereken bir hak olarak görmeye başladıklarını vurguladı.
     
    Çetinsaya, iyi alan bilgisinin üzerine bir, bir buçuk yıllık yüksek lisans eğitimiyle öğretmen olunabileceğini, formasyonun hayat boyu öğrenme olarak algılanması gereken bir sertifika programı olduğunu dile getirdi.
     
    -Hepiniz, 4. sınıfı bitirmeden, formasyon eğitimlerinizi tamamlamış olacaksınız
     
    Çetinsaya, şunları kaydetti:
     
    “Bu sebeple bütün mezunların, bir an önce formasyon alması için bu sene bir takım mekanizmalar geliştirdik. Hem de bütün alan öğretmenliklerinde okuyanların öğrenimleri boyunca, lisans öğrenimleri müddetince formasyon eğitimlerini tamamlayabilmeleri için bir politika geliştirdik. Bunu da önümüzdeki günlerde bütün kamuoyuyla paylaşacağız. Yani hepiniz, 4. sınıfı bitirmeden, formasyon eğitimlerinizi tamamlamış olacaksınız. Burada kapasite mevzusu çok önemli. Sonuçta bu eğitim verecek kontenjanlar ve kişiler sınırlı, bunu da gözeterek ama hepinizin bu eğitimi alacağı bir sitemi geliştirdik.”
     
    Çetinsaya, tüm üniversitelerde kariyer merkezlerinin kurulacağını, uzmanların burada iş yaşantılarıyla ilgili öğrencilere bilgi vereceğini dile getirdi.
     
    Çetinsaya, sosyal sorumluluk proje ve derslerinin bütün öğrencilerin alması gereken dersler olduğunu da düşündüğünü ifade etti.
     
    Üniversiteye kontenjan artışının da iyi bir noktaya geldiğini aktaran Çetinsaya, her yıl liseden mezun olan yaklaşık 800 bin kişinin üniversiteye yerleştirilecek sayıda kontenjan bulunduğunu söyledi.
     
    Üniversiteye yerleştikleri halde bölümünden memnun olmayan ve tekrar sınava giren yaklaşık 500 bin kişi olduğunu hatırlatan Çetinsaya, yatay geçişlere ilişkin yapacakları değişiklikle artık adayların belki de tekrar sınava girmesine gerek kalmayacağını dile getirdi.
     
    Çift anadal ve yan dal programlarına ilişkinde politikalar geliştireceklerini söyleyen Çetinsaya, dikey geçiş kontenjanlarının da her yıl ciddi şekilde artırdıklarını ifade etti.
     
    Çetinsaya, yatay geçiş için adayların üniversiteye girişte bütün LYS’lere girmesi gerektiğini belirtti.
     
    -Öğrenciler YÖK tabelasını renklendirdi
     
    Konferans öncesi, yaklaşık 60 üniversiteden gelen öğrenciler, kartonlara Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazarak, harfleri renkli kalemlerle boyadılar ve kurulun tabelasının üzerine bu kartonları yapıştırdılar. Öğrenciler, “Öğrenci dostu YÖK istiyoruz”, “Yıkarak değil yaparak istiyoruz” şeklinde sloganlar attılar.
     
    Daha sonra, YÖK Başkanı Çetinsaya ile oğlu Mustafa Selim, öğrencilerle, oturarak kitap okuma eylemi gerçekleştirdi.