Şifre:www.fasiharabic.com
EŞ ANLAMLI KELİMELER
1.رَاكِبٌ / مُمْتَطِيٌّ (bindi)
2.أَسْعَدَ / يَعْتَبِرُ (sayar)
3.يُجْبِرُ / يَضْطَرُّ (zorlamıyor)
4.غَنِيٌّ / ثَرِيٌّ (zengin)
5.أَصْدِقَاءُ / زُمَلاَءُ (arkadaşlar)
6.ُيُلْقٌ / يَرْمٌ (atar)
7.طِرَازٌ / طَرِيقٌ (yol)
8.فَضَّلٌ / رَجَّحَ (ferah etmek)
9.كَرَّسْتُ / نَذَرَ
ZIT ANLAMLI KELİMELER
1.رَاجِيٌّ X قَانِطٌ (ümitsizliğe kapılmak)
2.(mutlu) أَسْعَدٌ / أَشْقَي (mutsuz)
3. (harika, hoş) رَائِعَةٌ / مُجْتَنِبَةٌ (kötü)
4.(sonsuz) بَقَاءُ Xفَنَاءُ (sonlu)
5.(özgür bıraktı) أَحْرَارٌ X مَقْصُورِينَ
6.(unuttu) يَنْسَ X يَتَذَكَّرُ (hatırladı)
7.(övünür) خُورَةٌ Xخَامِدَةٌ
8.(gülen) مُبْتَسِمَةٌ Xعَبُوسٌ (somurtkan)
9 (itaatkar) .مُمْتَثِلَةٌ X مُسْتَحِيَةٌ (
10.(uzattı) أَطَالَ X قَصَّرَ (kısalttı)
TEKİL _ ÇOĞUL
1.حَقْلٌ ج حُقُولٌ (tarla)
2.تَغْدِيرٌ ج تَغَارِيدٌ (ses)
3.صَوْتٌ ج أَصْوَاتٌ (zaman)
4.وَرْدٌ ج وُرُودٌ (gül)
5.زَهْرَةٌ ج أَزْهَارٌ (çiçek)
6.رَائِحَةٌ ج رَوَائِحٌ (koku)
7.اَدِمٌ ج عَوَادِمٌ (egzoz)
8.اَبٌ ج آبَائٌ (baba)
9.وَلَدٌ ج أَوْلاَدٌ (çocuk)
10.حُرٌّ ج أَحْرَارٌ (sıcak)
11.فَرْدٌ ج أَفْرَادٌ (kişi)
12.بَقَرَةٌ ج بَقَرَاتٌ (inek)
13.غَنَمٌ ج أَغْنَامٌ (koyun)
14.وَقْتٌ ج أَوْقَاتٌ (zaman)
15.حِمَارٌ ج أَحْمَارٌ (eşek)
16.نَفْسٌ ج أَنْفُوسٌ (mal)
17.مَكَانٌ ج أَمَاكِنٌ (mekan)
18.أُسْرَةٌ ج اُسَرٌ (aile)
19.زَوْجَةٌ ج أَزْوَاجٌ (eş)
20.بِنْتٌ ج بَنَاتٌ (kız)
21.مِهْنَةٌ ج مِهَنٌ (meslek)
22.أُسْلُوبٌ ج اَسَالِبٌ (uslup)
23.شَقَّةٌ ج شُقَقٌ
24.مَالٌ ج أَمْوَالٌ (mal)
25.أَهْلٌ ج أَهَالٌ (akraba)
26.أَرْضٌ ج أَرَاضٍ (yeryüzü)
TERCÜME
1.وَ كَانَ يَعْتَبِرُ نَفْسَهُ أَسْعَدَ النَّاسِ لِأَنَّهُ يَقُومُ بِعَمَلٍ يَرْغَبُ فِيهِ
A.Sevdiği bir işle uğraştığından kendini insanların en mutlusu sayıyordu.
B.Sevilen bir işle meşgul olmak insanı en mutlu kılar.
C.O insanların en mutlusu, çünkü sevdiği işi yapıyor.
D.Sevdiğin işi yapıyorsan insanların en mutlusu sensin.
E.Sevilen bir işle meşgul olduğu için insanların en bahtiyarı idi.
(CEVAP C)
2.لاَ يُبَالِي بِالْحَيَاةِ الرَّئِعَاةِ فِي الْمَدِينَةِ ، وَيُفَضِّلُ تَغَارِدَ الطُّيُورِ عَلَى أَصْوَاتِ الْمُنَبَّهِ ، وَضَوْضَاءِ السَّيَّارَاتِ
A.Şehrin parlak yaşantısında kanmadı, kuş seslerini korna seslerine ve taşıtların gürültüsüne tercih etti.
B.Şehrin parlak yaşantısına aldırmaz, kuş cıvıltılarını korna seslerine ve taşıtların gürültüsüne yeğ tutar.
C.Şehirdeki parlak yaşantı onu ilgilendirmez, kuş cıvıltılarına korna sesleri ve taşıt gürültülerine de.
D.Şehirdeki parlak yaşantı onu ilgilendirmez, kuş cıvıltılarına korna sesleri ve taşıt gürültülerini tercih eder.
E.Şehirdeki şaşaalı hayata aldırmaz, kuş cıvıltıları ile gönlünü avutur, korna sesleri ve taşıt gürültüsünden uzak durur.
(CEVAP C)
Yıldız Sarayı’ndaki sempozyumda konuşan MASFED Başkanı Ahmet Seyfi Gözüaydın, Tıbbu’n Nebevi konusundaki laboratuvar ve klinik çalışmaların ilahiyatçılarla koordine edilmesini ve bu doğrultuda enstitü kurmayı hedeflediklerini söyledi. Eğitimci-yazar Hasan Candan da “Efendimiz’in (sas) bize bıraktığı en büyük hazinelerinden ve emanetlerinden biri olan İslam’ın bilim yönü bu çalışmalarda canlanıyor.” dedi.
Marmara Sağlık Federasyonu (MASFED), Tıbbu’n Nebevî Sempozyumu’nun ilkini gerçekleştirdi. Doktor ve ilahiyatçıların İstanbul Yıldız Sarayı’nda bir araya geldiği sempozyumda Peygamber Efendimiz’in (sas) sağlık konusunda dikkat çektiği unsurlar konuşuldu. Bu unsurlara dair yapılabilecek klinik ve laboratuvar çalışmaları anlatıldı.
Sempozyumda konuşan MASFED Başkanı Op. Dr. Ahmet Seyfi Gözüaydın, “Tıbbu’n Nebevî konusunda çalışan arkadaşlarımız vardı. Bu çalışmaları ilahiyatçılarla birlikte koordine etme amacıyla sempozyumla bir başlangıç yapmayı arzu ettik. Bundan sonra 6 ayda bir sempozyum yapmayı düşünüyoruz. Hadisleri değerlendirecek ilahiyat hocalarımız olduğu gibi bunları laboratuvar ortamlarında da değişik testlerden geçirecek hocalarımız olacak. Bu konuyla ilgili hem sağlık hem de ilahiyat camiasına bunu duyurmak ve bu konuya hevesi olan hocalarımızla çalışmayı arzu ediyoruz.” dedi. Programın organizasyonunu yapan eğitimci yazar Hasan Candan, “İslam’da dört bilgi kaynağı var. Bunlar; Kur’an, sünnet, icma ve kıyas. Bu bilgi kaynaklarına uygun olan her bilimsel bilginin bir arada toplanması gayreti içindeyiz. Herkesten bu çalışmaya dua, destek, katkı ve doküman bekliyoruz.” diye konuştu. Candan, “Projeler, bilim heyetlerince üniversiteler ve laboratuvarlarda yürütülüyor. Yüzlerce proje ise açılmaya hazır bekliyor. Efendimiz’in (sas) bize bıraktığı en büyük hazinelerinden ve emanetlerinden biri olan İslam’ın bilim yönü ve mecrası bu çalışmalarda canlanıyor.” diye konuştu.
Peygamber Efendimiz’in ortaya koyduğu esasların modern tıbbî bir ilim haline getirdiğini aktaran Prof. Dr. Ayhan Tekineş de “Peygamber Efendimiz geldiğinde 2 temel tıp anlayışı vardı. Bunlardan birisi Yunan Roma tıbbı, ikincisi de bedevi Arapların tıbbı ki bu tıp, halk tıbbı dediğimiz daha çok tecrübeye dayalı yapılan bir tıp olarak karşımıza çıkmaktadır. Yunan tıbbı daha sistemliydi. Bedevi tıbbında ise daha çok otlarla tedavi yapılıyordu. Peygamber Efendimiz de var olan bütün güzellikleri almış, vahyin süzgecinden geçirip bu iki birikimi terkip etmiş ve yeni bir anlayış ortaya koymuştur. Tıbbın tarihi Efendimiz’le başlar desek mübalağa olmaz.” dedi.
Ailedeki huzur hastalıklara karşı koruyor
İlk dönem hadis kitaplarında tıp başlığı altında hadisler olduğuna değinen Yrd. Doç. Dr. Osman Bilgin, “Tıbbî gelişmeler yapılıyor, arkasından biz şu şekilde değerlendiriyoruz: ‘Efendimiz de bu mevzuyla alakalı böyle demişti.’ Yani bu Efendimiz’in önde değil arkada olması anlamına geliyor. İnşallah bu sempozyum bir başlangıç olur. Tıbbu’n Nebevî’nin enstitüye dönüştürülecek olması hem doktorların hem de ilahiyatçıların Efendimiz’i daha iyi anlamasına yardımcı olacak.” ifadesini kullandı.
Ailenin sağlığa tesirini anlatan Prof. Dr. Abdulhakim Yüce ise “Dünyada mümkün olduğu kadarınca insanı huzura ve mutluluğa erdirecek temel meselelerden biri, gereğine uygun bir şekilde tesis edilmiş aile hayatıdır. Ailede elde edilen huzur ve saadetin sonucu bu saadeti elde edemeyenlere göre hastalıklara karşı vücut savunması ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi, hastalıklarla baş edilmesi, tedavi süreçlerinin düzgün bir şekilde yürümesi şeklinde tezahür edecektir.” örneklerini veriyor.
EFENDİMİZ’İN (SAS) BESLENME VE UYKU DÜZENİ DE SAĞLIKLIYDI
Peygamber Efendimiz’in (sas) uyku düzenine değinen Prof. Dr. Levent Kart, “Peygamberimiz günümüzde birçok insanın uyuduğu saatten daha erken bir saate karşılık gelen yatsı vaktinde ibadetini yerine getirdikten sonra bir müddet istirahat eder, daha sonra da kalkıp gecenin bir bölümünü ibadetle geçirirdi. Efendimiz kaylule uykusunu destekliyor. Bunun da sağlıkla ilgili yönünü şöyle açıklayabiliriz: Kaylule uykusu, kalbe ve vücuda dinçlik, sıhhat ve kuvvet kazandırır. Hafızayı korur, zihinsel yorgunluğu giderir, verimli çalışma ve işe odaklanma sağlar.” diyor.
Efendimiz’in sosyal hayattaki prensiplerinden bahseden Prof. Dr. Osman Güner, konuyu şöyle özetliyor: “Peygamber Efendimiz’in halk içerisinde Hak ile birlikte olma, toplumdan kopmama prensibi var. Peygamberimiz toplum içerisinde hem onlardan biri gibi yaşar, toplumun lideri olmasına rağmen kendini ayrı tutmaz, Medine’de Mescid-i Nebevi inşasında bizzat onlarla birlikte çalışır. Yeri geldiğinde ashabının ödeyemediği borçları öderdi.” Peygamber Efendimiz’in beslenmesine dikkat çeken diyetisyen Hayrettin Mutlu ise ayet ve hadislerde geçen besinlerin bazılarını şu şekilde açıklıyor: “Serin su, hurma, bal, süt, incir, zeytin, et, balık ve kepekli ekmek.”
SÜMEYRA ÇİÇEK, EMEL TEMİZAY – İSTANBUL
Zaman
İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen Arapça Yarışmalarında il elemelerini geçen öğrenciler Batman, Bingöl, Adıyaman, Sinop, Kırıkkale, Zonguldak, Denizli, Çanakkale ve İstanbul’da gerçekleştirilecek bölge yarışmalarında final için yarışacak.
mam Hatip Liseleri arasında bu yıl 5.’si gerçekleştirilecek Arapça Yarışmalarında final heyecanı yaklaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile Akademi Lisan ve İlmi Araştırmalar Derneği’nin “Arapça Öğretimini Geliştirme Projeleri” kapsamında Türkiye’deki İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen Arapça Yarışmaları bölge finalleri 26 Nisan 2014 tarihinde yapılacak.
Türkiye genelinde 81 ilden 636 okulun başvurduğu Arapça Yarışmalarına elemelerine 11 bin 852 öğrenci katıldı. 300’e yakın akademisyen ve ilim adamının jüri üyeliği yaptığı yarışmalarda bilgi yarışması kategorisinde 559, şiirde 437, hitabet (metin canlandırma) yarışmasında 111 okulun öğrencileri il elemelerinde yarıştı.
İl yarışmalarında birinci olarak illerini temsil edecek olan okullar 26 Nisan’da Türkiye genelinde Batman, Bingöl, Adıyaman, Sinop, Kırıkkale, Zonguldak, Denizli, Çanakkale ve İstanbul’da olmak üzere 9 bölgede yarışacaklar.
Yarışmaların Türkiye finalleri 16-17 Mayıs tarihlerinde Eskişehir Sarar Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin ev sahipliğinde Eskişehir’de yapılacak.
25 Arap ülkesinden 350 milyona yakın bir nüfusun konuştuğu Arapça, Kur’an-ı Kerim’in dili olması sebebiyle tüm İslam dünyası için büyük bir öneme sahiptir. İslam medeniyetinin diline dikkat çekmek isteyen yarışmaların amacı Arapçayı daha etkin kullanan, kendilerini yazılı ve sözlü olarak ifade edebilen, sosyal, kültürel ve iktisadi ilişkileri geliştirebilecek gençlerin yetiştirilmesine öncülük etmektir.
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, “İl ve ilçelerde 3 bin 368 camide imam-hatip ve müezzin-kayyım kadrosu münhal bulunmakta, bin 374 camide ise hem kadro hem de görevli bulunmamaktadır” dedi.
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, il ve ilçelerde 3 bin 368 camide imam-hatip ve müezzin-kayyım kadrosu açığı bulunduğu, bin 374 camide ise hem kadro hem de görevli bulunmadığını ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun yazılı soru önergesini yanıtlayan İşler, din görevlisi açığı hakkında bilgi verdi. İşler, “Halen ülke genelinde il ve ilçelerde 3 bin 368 camide imam-hatip ve müezzin-kayyım kadrosu münhal bulunmakta, bin 374 camide ise hem kadro hem de görevli bulunmamaktadır” dedi.
İMAM-HATİP KADROLARINA İHTİYAÇ VAR
Çalışan personelin emeklilik, ölüm, istifa gibi sebeplerden dolayı bulundukları kadroları boşaltmalarının, din görevlisine olan ihtiyacı artırdığını ifade eden İşler, din hizmetlerinde bir boşluk oluşmaması ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nca sunulan din hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yerine getirilebilmesi için il ve ilçelerde halkın yoğun bulunduğu merkezi camilerde istihdam edilmek üzere müezzin-kayyım kadroları ile özelikle kadrosu olmayan camilere verilmek üzere imam-hatip kadrolarına ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.
İşler, Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatına yapılan atamaların; hükümleri uyarınca ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılan “Kamu Personeli Seçme Sınavı”na katılarak başarılı olan adayların KPSS puanı ve tercihi esas alınarak ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini hatırlattı.
12 FARKLI KATEGORİ VE UNVAN
Yapılan alımların eğitim durumları dikkate alınarak 12 farklı kategoride ve unvanda gerçekleştirildiği, her bir kategorinin ve unvanın kontenjanı ile tavan/taban puanı da buna göre farklılık gösterdiğine işaret eden İşler, şunları kaydetti:
“Son 4 yılda Diyanet İşleri Başkanlığına Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyım olarak alınan yaklaşık 40 bin personelin de atama iş ve işlemleri mevzuat doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Her devlet kurumunda olduğu gibi, Başkanlığımızda da gerekli şartları taşıyan personelin diğer kurumlara geçmesi ancak mevzuat çerçevesinde gerçekleşmektedir. Devlet Memurları Kanunu ve diğer mevzuat kamu çalışanlarına kurumlar arası nakil talebinde bulunma hakkını vermektedir. Personelin muvafakat talepleri diğer kurumlarda olduğu gibi Diyanet İşleri Başkanlığı’nda da kurum ihtiyaçları ile personelin eğitim, sağlık, kariyer, ailevi gibi durumları birlikte dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Bilindiği gibi haklı gerekçeleri olduğu halde muvafakati verilmeyen kamu personeli idari mahkemeye gitmekte, mahkemeler de personelin muvafakatinin verilmesi yönünde karar almaktadır. Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı, bu çerçevede hem hizmet gereklerini hem de muvafakat talebinde bulunan personelin durumunu birlikte değerlendirerek personeli de mağdur etmeden muvafakat işlemlerini yürütmektedir. Bu bağlamda Diyanet İşleri Başkanlığı’nda göreve başlayan personelden üniversitelerin ilahiyat fakültelerine öğretim elemanı; Milli Eğitim Bakanlığı’na pedagojik formasyon almaları sebebiyle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve Meslek Dersleri öğretmeni ve yükseköğrenim gördükleri alanlarla ilgili olarak diğer kurumlara naklen geçiş yapabilmektedir.”
4 BİN 742 CAMİDE KADRO AÇIĞI VAR
İşler, 2010-2013 yıllarını kapsayan 4 yıllık zaman diliminde 7 bin 834 personelin başka kurumlara naklen geçiş için müracaat ettiğini, bunlardan şartları tutan 3 bin 892 personelin kurumlar arası geçiş yaptığını belirterek, kurumlar arası geçişlerin ilgili personelin yükseköğrenim gördüğü alanlar doğrultusunda yapıldığını ifade etti. İşler, “Başkanlığımızdan diğer kurumlara naklen geçiş yapan iki personel, şube müdürü olarak atanmış olup, diğer üst kadrolara ise naklen geçiş yapan olmamıştır” dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun yazılı soru önergesini yanıtlayan İşler, Diyanet personelinin kurumlar arası geçişi hakkında bilgi verdi.
İşler, 2010-2013 yıllarını kapsayan 4 yıllık zaman diliminde 7 bin 834 personelin başka kurumlara naklen geçiş için müracaat ettiğini, bunlardan şartları tutan 3 bin 892 personelin kurumlar arası geçiş yaptığını belirterek, kurumlar arası geçişlerin ilgili personelin yükseköğrenim gördüğü alanlar doğrultusunda yapıldığını ifade etti. İşler, “Başkanlığımızdan diğer kurumlara naklen geçiş yapan iki personel, şube müdürü olarak atanmış olup, diğer üst kadrolara ise naklen geçiş yapan olmamıştır” dedi.
Sivas’ta İmam Hatip Lisesi son sınıfta okuyan R.K., okulun 3’üncü katından atlayarak intihara kalkıştı.
Edinilen bilgiye göre, Sularbaşı Mahallesi’nde Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde okuyan R.K. (17) intihar etmek amacıyla okulun 3’üncü katındaki mescidin balkonuna çıktı. Ders notlarının kötü olması nedeniyle bunalıma girdiği iddia edilen R.K.’yı balkonda gören arkadaşları durumu polise bildirdi.
Olay yerine ekiplerin gelmesiyle birlikte arkadaşları R.K.’yı ikna etmeye çalıştı. Bir türlü ikna olmayan genç kız, okulun üçüncü katından kendini aşağıya bıraktı. Toprak zemine düşen genç kız, ambulansla Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı.
Hastanede tedavi altına alınan genç kızın her iki ayağın zedelenmeler ve kırıklar oluştuğu belirtilirken,
polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
“Maganda kurşunu ile ölümde dünya birincisiyiz. Hz. Peygamber bayram şenliklerinde bayram boyunca silahla evden çıkılmasının, kılıç ve diğer silahların taşınmasının yasaklandığına dair rivayetler vardır” dedi.
Bartın Üniversitesi Kültür Kulübü tarafından Kutlu Doğum Haftası programı düzenlendi. Etkinlikte konuşan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Sarıçam maganda kurşunu ile ölümde yılda 7 yüz maktul ile dünya birincisi olduğumuzu ve suçluların yüzde 87’sinin bulunamadığını belirterek, “Hz. Peygamber meşru olan bayram şenliklerine izin vermiştir. Düşman saldırısı bulunmadığı zamanlarda bayram boyunca silahla evden çıkılmasının, kılıç ve diğer silahların taşınmasının yasaklandığına dair rivayetler vardır. Muhtemelen bu yasaklar, dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle özellikle kalabalık yerlerde ve dar yollarda meydana gelebilecek kazaların meydana gelmesine ve bayramın huzurunu bozabilecek olayların çıkmasına fırsat vermemek amacını taşıyordu. Hz. Muhammed tedbir demektir. Onun mesajı, insanlığı günümüzde dünyanın içine sürüklendiği kaos ve felaketlerden kurtarabilecek yegâne kaynaktır. Onun savaşlar dışındaki faaliyetleri, âdil, barışçı, çevreci, dürüst, güvenilir kimliği ile yaşayan kültürün bir parçası haline getirdiği evrensel değerlerle tanıtılması gerekir. Hz. Peygamber her zaman şiddetin karşısında olmuştur. Hz. Muhammed merhamet demektir. Müslüman, gayri Müslim, hür, köle ve suçlu, suçsuz ayırımı yapılmaksızın insanlara, hatta savaş şartlarında azılı düşmanlara bile işkence yapılmasını uygun bulmamıştır” dedi.
Hz. Muhammet hakkında düşünceleri içeren röportaj videosu izlendi. Kuran tilaveti, ney ve şiir dinletisinin yapıldığı etkinliğe BÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Naci Tankut, İl Müftüsü Mahmut Gündüz, dekanlar, yüksekokul müdürleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.