Arapça Gramer

Cahd-ı Müstağrak Arapça Dersleri

 

II) Cahd-ı Müstağrak

✎ Bu dersin sonunda 3 seviyeli test var: kolay, orta, zor (15 soru).Teste git ↓

(Bozulabilir olumsuzluk)

Muzâri fiilin başına cahd-ı mutlak takısı olan لَمْ yerine (لَمَّاَ) getirilince; muzâri fiili cezmeder, mâzîye götürür, geçmiş zamandan şu ana kadar olumsuz yapar. Ancak bu olumsuzluk konuşma anından itibaren bozulabilir. Türkçe’ye “hiç ya  da henüz …medi, ..madı” şeklinde çevrilir.

لَمْ يَكْتُبْ

yazmadı

لَماَّ يَكْتُبْ

(şimdiye kadar) hiç yazmadı.

لَمْ يَفْتَحْ

açmadı

لَماَّ يَفْتَحْ

henüz açmadı

لَمْ يَذْهَبْ

gitmedi

لَماَّ يَذْهَبْ

henüz gitmedi

Cahd-ı müstağrak’ın meçhûlu de cahd-ı mutlak gibi yapılır:

لَمْ يُكْتَبْ

yazılmadı

لَمَّا يُكْتَبْ

henüz yazılmadı

Çekim tablosu aynen cahd-ı mutlak gibidir. 

Cümle Örnekleri

لَماَّ يَرْجِعْ واَلِدِي مِنَ السَّفَرِ.

Babam henüz seferden dönmedi.

أَخَذْتُ الْكِتاَبَ وَ لَماَّ أَقْرَأْهُ.

Kitabı aldım ve henüz onu okumadım.

سَرَقَ اللِّصُّ الدَّراَهِمَ وَ لَماَّ يَصْرِفْهاَ.

Hırsız dirhemleri çaldı ve henüz onları harcamadı.

بَنَى الْأَمِيرُ قَصْراً وَ لَماَّ يَسْكُنْهُ.

Emir bir saray yaptı henüz ona oturmadı.

لَماَّ يَنْزِلِ الثَّلْجُ.

Henüz kar yağmadı.

لَماَّ يَعْمَلُوا فِي الْمَصْنَعِ.

Henüz fabrikada çalışmadılar.

لَماَّ يَعْمَلْنَ فِي الْمَصْنَعِ.

Henüz fabrikada çalışmadılar (müe.) .

لَماَّ تَعْمَلاَ فِي الْمَصْنَعِ.

İkiniz henüz fabrikada çalışmadınız.

اَلْوَلَداَنِ لَماَّ يَلْعَباَ فِي الْحَدِيقَةِ.

İki çocuk henüz bahçede oynamadı.

اَلْبِنْتاَنِ لَماَّ تَلْعَباَ فِي الْحَدِيقَةِ.

İki kız henüz bahçede oynamadı.

 

Not:  (لَماَّ) edatı fiil-i mâzînin önüne geldiği takdirde …dığı zaman, ..diği zaman, ..dığında, ..diğinde manası verir:

لَماَّ رَجَعَ مِنَ الْمَدْرَسَةِ يَأْكُلُ طَعاَمَهُ.

Okuldan döndüğü zaman yemeğini yer.

لَماَّ حَضَرَ إِلَى الْبَيْتِ يَكْتُبُ دَرْسَهُ.   

Eve geldiği zaman dersini yazar.

لَماَّ لَعِبُوا فِي الْحَدِيقَةِ يَفْرَحُونَ.

Bahçede oynadıkları zaman sevinirler.

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

Cahd-ı Mutlak ve Cahd-ı Müstağrak ile İlgili Ayetler

1- لَمْ          يَطْمِثْهُنَّ           إِنسٌ         قَبْلَهُمْ       وَ      لاَ                 جَانٌّ .

Harfu nefy ve cezm Fiil-i muzâri meczûm Fâil Zarfu mekan Harfu nefy  Harfu atıf

                          Ma’tûf

  (هُنَّ) mef’ûl

Ma’tufun aleyh

   
             

(55/RAHMÂN. 74.) Bunlara, onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmadı.

طَمَثَ يَطْمِثُ

dokunmak, el sürmek, cinsi temasta bulunmak

إِنسٌ

insan

جَانٌّ

cin

قَبْلَهُمْ

onlardan önce
             

2– أَ لَمْ يَعْلَمُوا أَنَّ اللّهَ يَعْلَمُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَاهُمْ …

(9/TEVBE, 78). Allah’ın onların sırrını da fısıltılarını da biliyor (olduğunu hâlâ) bil(e)mediler mi?

اَلسِّرُّ

sır, gizlilik

اَلنَّجْوَى

fısıldama, sır verme, fısıltı

أَنَّ اللّهَ

İnne’nin hemzesinin harekesinin başta gelirse esre, ortada gelirse üstün olduğunu kendisinden sonraki ismi mansûb yaptığını ve ortada gelen أَنَّ nin yan cümleciği asıl fiile bağlamada …dığı manasını verdiğini hatırlayınız.

3- أَ لَمْ يَعْلَمُوا أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَأَنَّ اللّهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ .

(9/TEVBE, 104). Allah’ın, kullarından tevbeyi kabul edeceğini, sadakaları alacağını (geri çevirmeyeceğini) ve Allah’ın tevbeyi çok kabul eden ve çok merhamet eden olduğunu bil(e)mediler mi?

قَبِلَ يَقْبَلُ  قَبُولاً

kabul etmek, isteyerek almak, (ayetteki manası: razı olup bağışlamak)

اَلتَّوْبَةُ

tövbe  

عَبْدٌ ج عَبِيدٌ عِباَدٌ

kul, köle

اَلصَّدَقَةُ ج اَلصَّدَقَاتُ

sadakalar

اَلتَّوَّابُ

mağfireti çok olan
           

4– … لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلاَدِ .

(89/FECR, 8). Ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.

مِثْلُهَا

onun benzeri

اَلْبَلَدُ ج اَلْبِلَادُ

memleket, ülke

5– أَ لَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ مِهَادًا ¯ وَالْجِبَالَ أَوْتَادًا .

(78/NEBE, 6, 7). Biz yeryüzünü bir beşik (döşek), dağları da (birer) kazık yapmadık mı?

جَعَلَ يَجْعَلُ جَعْلاً

yaptı, kıldı

اَلْوَتِدُ ج اَلْأَوْتَادُ

kazık

اَلْمِهاَدُ

beşik, yatak, döşek

6- أَ لَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِ ، وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ .

(90/BELED, 8, 9). Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi?

عَيْنٌ

göz

 

   

عَيْنَيْنِ

iki göz (Tesniye mef’ûl durumunda olduğu için üstün hali olan يْنِ ile gelmiş)

لِسَانٌ

bir dil

شَفَةٌ

dudak

شَفَتَيْنِ

iki dudak  
                 

7- أَ لَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ .   

(94/İNŞİRAH, 1). Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

شَرَحَ يَشْرَحُ شَرْحاً

açmak, genişletmek, yarmak

اَلصَّدْرُ ج اَلصُّدُورُ

göğüs

8- أَ لَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ .

105/FİL, 2.Onların tuzaklarını (kötü planlarını) boşa çıkarmadı mı?

كَيْدٌ

hile, tuzak, kötü plan

تَضْلِيلٌ

boşa çıkarma, saptırma (masdar)

9-  … أَ لَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللّهَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ .    

(2/BAKARA, 106). …Allah’ın her şeye kadir olduğunu bil(e)medin mi?

قَدِيرٌ

kudret, büyük gücü sonsuz (olan Allah)

10- … وَ       لَمَّا          يَدْخُلِ             الْإِيمَانُ              فِي قُلُوبِكُمْ …

          Câr mecrûr Fâil F. muzâri meczûm Nefy ve cezm harfi

(49/HUCURAT, 14). …Henüz iman kalplerinize girmedi…

11- وَلَمَّا  جَاءَهُمُ  الْحَقُّ قَالُوا    هَذَا  سِحْرٌ   وَ            إِنَّا             بِهِ      كَافِرُونَ.

                (إِنَّ)nin haberi   câr-mecr.

Te’kit ve nasb h. At.h.

Hab.

Müb

Fâil Fiil

Fâil

Fiil+mef Zaman zarfı
    (ا) (إِنَّ) nin ismi          
                   

(43/ZUHRUF, 30). (Fakat) kendilerine hak gelince: “Bu bir büyüdür, biz onu tanımıyoruz” dediler.

جَاءَ يَجِيءُ جَيْئاً

gelmek

سِحْرٌ

sihir, büyü

كَافِرٌ ج كَافِرُونَ

tanımayan, (hakkı) örten, kâfir, inkarcı.  (قاَلَ) fiilinden sonra iki nokta üst üste gibi kabul edilip ardından gelenin (ma’kûl’ul-kavl) yeni bir cümle olduğunu hatırlayınız.

 

Ek anlatım: Cahd-ı müstağrak

  • Cahd-ı Müstağrak – mâlum : لَمَّا يَنْصُرْ   Hiç yardım etmedi.
  • Cahd-ı Müstağrak – meçhul : لَمَّا يُنْصَرْ   Hiç yardım edilmedi.
  • 1) Cahd-ı Müstağrakın alameti: Muzarinin başına لَمَّا getirilir.
  • Cemi müennes nun’u düşmez. Tensiye, cemi müzekker ve müfret müennes muhataba olan nun’lar düşer. Müfret ve mütekellimin sonlarını cezm eder. Muzarinin sonunda “vav” ve “ya” illet harfleri varsa, cezm alameti olarak illet harfleri düşer.
  • 2) Muzariyi geçmiş zamana çevirir ve fiildeki hadesin geçmişten söyleniş ânına kadarki olumsuzluğunu ifade eder (mazi’nin bozulabilir olumsuz hâlidir). 
  • Ancak, bu olumsuzluk sebeblerinin söyleniş ânından itibaren kalkabileceğini imâ eder. Türkçeye “hiç, daha, hâlâ, şimdiye kadar, henüz … medi” şeklinde çevrilir.
  • 3) Mazi anlatımda da kullanılır. Örnek: Zuhruf, 30 ( …لَمَّا جَآءَهُمْ onlara geldiğinde / onlara geldiği zaman ) anlamlarını verir.
  • 4) Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerdeki cahd-ı müstağrak anlatımda :
  • (4.1) Muhataba tefekküre yasaklananları terk ile başla emrini saklı olarak verir.
  • لَمَّا ile bildirilen mazideki seyyiat için tövbe eden bir imtihandan geçerse, tövbesi kabul edilir. bilgisi saklıdır.
  • Şöyleki : Bu saklı emri idrak edip, … rını terk etmeye çaba harcarsan bir imtihan olursun ve imtihanını kazanırsan, tövben de kabul olmuş demektir. ikâzı saklıdır.  
  • (4.2) Bu olumsuzlukta inadına yapmak anlamı yoktur.
  • (4.3) Fâil / Muhatab, ya kendini bilmeyecek derecede dalgındır (gaflet, cahillik, … gibi) veya bir şeye dalmıştır veya bir şeye daldırılmıştır anlamı saklıdır.
  • (4.4) Kelâm (Kelâm-ı Kadîm, Hadis-i Kutsi, Hadis-i Şerif ve Kelâm-ı Kibar) haricindeki konuşmaların, muhatab’da bir sıkıntı verememesi, olumsuzluk hâlinin mevcudiyetini imâ eder.
  • (4.5) İhbâri fiil olduğu için, mânası gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi mümkün olduğu bilgisini saklar. Hüküm fiilde saklıdır ve hükümden (emirden) fâil yükümlüdür. Örnek : 49/14
  • …  وَلَمَّا يَدْخُلِ الْإِيمَانُ فِي قُلُوبِكُمْ  … 
  • Meâl : “Araplar ‘Biz iman ettik’ dedi – De ki: Onlar daha iman etmediler – Lâkin ‘Biz teslim olduk’ deyin – vakta ki iman sizin kalplerinize girdiği zaman – eğer Ellah’a ve Peygamberine itaat ederseniz – sizin amelinizden hiç bir şey eksiltmez -şüphesiz Ellah çok bağışlayan, merhamet sahibidir.”

Kendini deneBu dersi ne kadar öğrendin?3 seviye, her birinde 5 soru. Önce kendin cevapla, sonra açıklamayı oku. Sonuçların yalnız bu tarayıcıda saklanır.
  1. Cahd-ı müstağrak hangi edatla yapılır?
  2. لَمَّا muzâri fiile ne yapar?
  3. لَمَّا يَذْهَبْ ifadesinin anlamı nedir?
  4. Cahd-ı müstağrak Türkçeye nasıl çevrilir?
  5. Cahd-ı mutlak hangi edatla yapılır?

İlgili Makaleler

Ücretsiz Arapça öğrenme araçlarıDerslerin yanında: seviyeni bul, kelime ezberle, okuyarak pekiştir.