Hadisler

Ahlak – Darimi

 


38.BAB—HER DEVE HÖRGÜCÜNÜN
ÜZERİNDE BİR ŞEYTAN OLDUĞU HAKKINDA GELEN HADİSLER

 

2670. Bize Ubeydullah b. Musa, Usâme b. Zeyd’den, (O da)
Muhammed b. Hamza b. Amr el-Eslemi’den (naklen) haber verdi ki, O -ki O’nun
babası Resulullah’a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sahabi olmuştur-, şöyle dedi:
Babamı şöyle derken işitmiştim: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
buyurdu ki: “-Her devenin tepesinin üzerinde bir şeytan vadır. Bu sebeple
ona bindiğinde Allah’ın adını söyleyin (besmele çekin) ve ihtiyaçlarınızı
(gidermekten) geri durmayın!”

 

 


39.BÂB—HAYVANLARIN SANDALYE GİBİ
KULLANILMALARININ YASAK OLUŞU HAKKINDA

 

2671. Bize Osman b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize
Şebâbe b. Sevvar rivayet edip (dedi ki), bize Leys b. Sa’d, Yezid b. Ebi
Habib’den, (O) Sehl b. Muaz b. Enes’ten, (O da) babasından -ki O, Hz.
Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) As-habındandı-, (naklen) rivayet
etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Bu
hayvanlara (zahmet ve meşakkatten) uzak olarak binin, onları kendinize sandalye
edinmeyin!”

 

2672. Bize Abdullah b. Salih, el-Leys’ten (naklen,
yukarıdaki hadisi) haber verdi. Ancak O, (bu rivayetinde) Şebâbe’ye bir şeyde
muhalefet etmektedir.

 


40. BAB—YOLCULUK İŞKENCEDEN BİR
PARÇADIR

 

2673. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize
Malik, Sümeyy’den, (O) Ebu Salih’ten, (O da) Ebu Hüreyre’den (naklen) rivayet
etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“-Yolculuk, işkenceden bir parçadır. O, (yolculuğa çıkan) birinizi uykusundan,
yemesinden, içmesinden meneder. Bu sebeple sizden biri, yolculuğundaki istek ve
arzusunu yerine getirince ailesinin yanına dönmekte acele etsin!”

 


41.BÂB—(İNSAN) BÎR KİMSEYİ
UĞURLADIĞINDA NE DER?

 

2674. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize
Saîd b. Ebi Ka’b rivayet edip (dedi ki), bize Ebu’l-Hasan el-Abdi rivayet edip
dedi ki, bana Musa b. Meysere el-Abdi, Enes b. Malik’ten rivayet etti ki, O
şöyle demiş: Bir adam Hz. Pey-gamber’e (Saliallahu Aleyhi ve Sellem) gelip,
Ona; “yâ Nebiyyullah, ben gerçekten yolculuğa çıkmak istiyorum, (benim
için dua buyurun)” dedi. (Hz. Peygamber) de Ona; “Ne zaman?”
diye sordu. O; “yarın, inşallah” cevabını verdi. (Enea, sözüne
devamla) dedi ki; O zaman (Hz. Peygamber) O’nun yanına gelip elini tuttu ve
O’nun için şöyle dua buyurdu: “-Allah’ın korumasında ve himayesinde
olasın! Allah sana takvayı azık versin, (emirlerine uymayı, yasaklarından
kaçınmayı nasib etsin), günahını bağışlasın ve nereye yönelirsen -veya
“yüzünü nereye çevirirsen…” Saîd, bu iki sözün birinde şüpheye
düşmüş-, seni hayra yöneltsin!”

 


42.BÂB—(YOLCUNUN), YOLA ÇIKACAĞI
ZAMAN DUA ETMESİ HAKKINDA

 

2675. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bana
Şu’be rivayet edip (dedi ki), bize Asım el-Ahvel, Abdullah b. Ser-cis’ten
rivayet etti ki, O şöyle demiş: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem),
yolculuğa çıktığı zaman şöyle dua buyururdu: “Allah’ım! Muhakkak ki ben,
yolculuğun meşakkatinden, geriye üzüntülü dönüşten, varlıktan (ve iyi halden)
sonra yokluğa (ve kötü hale) düşmekten, mazlumun bedduasından ve aile ile mala
kötü (art niyetli) bakışlardan, (yahut, “aile ile inalda kötü (durumlar)
görmekten”) sana sığınırım!”

 

2676. Bize Yahya b. Hassan haber verip (dedi ki), Bize
Hammâd b. Seleme, Ebu’z-Zübeyr’den, (O) Ali b. Abdillah el-Bâriki’den, (O da)
Abdullah b. Ömer’den (naklen) rivayet etti ki; Rasulullah (Sallallaku Aleyhi ve
Sellem) yolculuğa çıktığında, devesine binince üç defa “Allahu
Ekber!” der ve sözüne şöyle devam edermiş: “Bunu bizim hizmetimize
veren (Allah’ın) sânı yücedir. Aksi halde biz buna güç yetiremezdik. Biz
muhakkak Rabb’imize döneceğiz!645 Allah’ım! Muhakkak ki ben bu yolculuğumda
senden iyilik ile takvayı, (emirlerine uyup yasaklarından kaçınmayı) ve razı
olacağın işler (yapmayı nasip etmeni) istiyorum. Allah’ım, bize yolculuğu
kolaylaştır! Bize uzak yeri yakın et. Allah’ım, yolculukta yardımcı ve
koruyucu, (geride kalan) ailede vekil sensin! Allah’ım, yolculuğumuzda sen bize
yardım et ve (geride kalan) ailemizde bize hayırla vekil ol!”

 


43. BÂB—(YOLCU), YUKARI ÇIKARKEN
VE AŞAĞI İNERKEN NE DER?

 

2677. Bize Alımed b. Abdillah haber verip (dedi ki), bize
Ebu Zeyd, Husayn’dan, (O) Salim’den, (O da) Câbir’den (naklen) rivayet etti ki,
O şöyle dedi: Biz (yolculuklarımızda) yukarı çıktığımızda tekbir getirir
(“Allahu Ekber” derdik), aşağı indiğimizde teşbihte bulunur,
(“Sübhanallah” derdik).

 

2678. Bize el-Hakem ibnu’l-Mübarek haber verip (dedi ki),
bize Malik, Nafi’den, (O) Hz. Ümmü Habibe’nin azadlısı Ebu’l-Cerrah’tan, (O)
Hz. Ümmü Habibe’den, (O da) Hz. Pey-gamber’den (Sallaiiahu Aleyhi ue Sellem)
(naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: “İçinde zil bulunan kafileye
melekler arkadaşlık etmez!”

 

2679. Bize Ahmed b. Abdi İlah haber verip (dedi ki), bize
Zü-heyr rivayet edip (dedi ki), bize Süheyl b. Ebi Salih, babasından, (O) Ebu
Hüreyre’den, (O da) Hz. Peygamber’den (Sallaiiahu Aleyhi ve Sellem) (naklen)
rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: “Melekler, aralarında köpek veya zil
bulunan arkadaş topluluğu ile beraber bulunmaz!”

 


45.BAB—HAYVANLARA LANET ETME
YASAĞI

 

2680. Bize Süleyman b. Harb haber verip (dedi ki), bize
Hammâd b. Zeyd, Eyyub’dan, (O) Ebu Kılâbe’den, (O) Ebu’l-Muhelleb’den, (O da)
İmran b. Husayn’dan (naklen) rivayet etti ki; Hz. Peygamber (Sallallaku Aleyhi
ve Sellem) bir yolculuktaymış. Derken bir lanet işitmiş. “Bu nedir?”
buyurmuş. “Falan kadın, devesine lanet etti” demişler. O zaman (Hz.
Peygamber); “O (devenin üzerindekileri) aşağı indirin (ve onu bırakın
gitsin). Çünkü ona lanet edilmiştir!” buyurmuş. İmran sözüne devamla dedi
ki; “Ben (şimdi) sanki, gri renkli bir deve olan bu (deveye) bakar
gibiyim!”

 


46. BAB—KADIN, ANCAK BERABERİNDE
BİR MEHREMÎ OLDUĞU HALDE YOLCULUĞA ÇIKSIN!

 

2681. Bize Ya’lâ rivayet edip (dedi ki), bize el-A’meş,
Ebu Salih’ten, (O da) Ebu Saîd’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kadın üç günlük
veya daha uzak bir yere yolculuğa, ancak beraberinde babası veya erkek kardeşi,
yahut kocası ya da (kendisiyle evlenmesi) haram olan bir akrabası var iken
çıksın!”

 


47.BAB—”ŞÜPHESİZ, YOLCULUKTA
TEK BAŞINA OLAN ŞEYTANDIR!”

 

2682. Bize el-Heysem b. Cemil haber verip (dedi ki), bize
Asım -ki O, ibn Muhammed el-Omeri’dir-, babasından, O da ibn Ömer’den naklen
şöyle rivayet etti: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“İnsanlar tek başına yolculukta olan şeyleri bilselerdi, hiçbir binekli,
geceleyin tek başına yolculuk yapmazdı!”

 


48.BAB—(İNSAN) BİR YERE İNDİĞİNDE
NE DER?

 

2683. Bize Ahmed b. İshak ile Affan haber verip dediler
ki, bize Vuheyb rivayet edip (dedi ki), bize Muhammed b. Aclan, Yakub b.
Abdillah ibni’l-Eşecc’den, (O) Saîd ibnu’l-Müseyyeb’den, (O) Sa’d b. Malik’ten,
(O da) Havle bint Hakim’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben
Rasulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim:
“-Şayet sizden biri bir yere indiğinde; “ben, yarattığı şeylerin
şerrinden Allah’ın tam kelimelerine sığınırım” dese, ona bu yerde, oradan
göçünceye kadar hiçbir şey zarar vermez!”

 

 


49.BÂB—BİR YERE İNDİĞİNDE İKİ
REKÂT (NAMAZ KILMAK) HAKKINDA

 

2684. Bize Ebu Asım, Osman b. Saîd’den, (O da) Enes b.
Malik1 ten (naklen) haber verdi ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
bir yere indiğinde, iki rekât namaz kılmadıkça -veya “o yere iki rekât
namazla veda etmedikçe”- oradan ayrılmazdı. Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki:
“Osman b. Sa’d zayıftır.”

 


50.BÂB—YOLCULUKTAN DÖNDÜĞÜNDE NE
DENİR?

 

2685. Bize Yahya b. Hassan haber verip (dedi ki), bize
Ham-mad b. Seleme, Ebu’z-Zübeyr’den, (O) Ali b. Abdillah el-Bâriki’den, (O da)
Abdullah b. Ömer’den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem) yolculuğundan döndüğünde şöyle buyururdu: “Biz inşallah (sağ
salim yurdumuza, yuvamıza) dönüyoruz. (Kusurlarımızdan) tevbe ederiz, (yalnız)
Rabb’imize ibadet eder ve (yalnız O’na) hamdederiz!”

 


51.BAB—UYUYACAĞI ZAMAN DUA ETMEK

 

2686. Bize Ebu’l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şu’be
rivayet edip dedi ki, bize Ebu İshak rivayet edip dedi ki; ben elli er a’ b.
Azib’i şöyle derken işittim: Muhakkak ki Rasulullah (Sal-Mlahu Aleyhi ve
Sellem) bir adama, yatağına girdiği zaman şöyle demesini emretmişti:
“Allah’ım, canımı sana teslim ettim. Yüzümü sana yönelttim, işimi sana
bıraktım. Sırtımı sana dayadım. Çünkü senin (bağışını) arzu ediyor, senin (gazabından)
korkuyorum. Senden ancak sana sığınılır, ancak seninle kurtulunur. İndirdiğin
Kitab’ına ve gönderdiğin Peygamber’ine iman ettim.” (Hz. Peygamber, sonra
şöyle buyurmuştu): “İşte, (yatarken bu duayı okuyan kimse o gece) ölürse,
fıtrat (dini olan müslümanlık) üzere ölmüş olur. “

 

2687. Bize Ebu’n-Numan haber verip (dedi ki), bize
Ham-mad b. Zeyd, Ubeydullah b. Ömer’den, (O) Saîd b. Ebi Saîd el-Makburi’den,
(O da) Ebu Hüreyre’den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biri (yatmak için)
döşeğinin yanına geldiğinde döşeğini elbisesinin iç tarafıyla silkelesin,
-çünkü o, döşeğinde kendisinden sonra yerine ne geldiğini bilemez- ve şöyle
desin: Allah’ım, yanımı (yatağa) senin yardımınla koydum, onu yine senin
yardımınla kaldıracağım! Allah’ım, eğer (bu gece) canımı tutar (alırsan), onun
(günahlarını) bağışla! Şayet (almaz) salıverirsen, onu, iyi kullarını
kendisiyle koruduğun (lûtfunla kötülüklerden, günahlardan) koru!”

 

 

İlgili Makaleler